Etiket: Kirası

  • İzmit’te 3 ay boyunca pazarcı esnafından tezgah kirası alınmayacak

    İzmit’te 3 ay boyunca pazarcı esnafından tezgah kirası alınmayacak

    İzmit Belediyesi tarafından 3 ay boyunca pazarcı esnafından tezgah kirası alınmayacak.

    İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet, kent esnafı ve Aile Hekimlerinin ardından korona virüs karşısında oldukça zor günler geçiren ve adeta iş yapamaz hale gelen pazarcı esnafı için de ekonomik destek paketini yürürlüğü koydu. Bu kapsamda İzmit Belediyesi 3 ay boyunca belediyeye İzmit’teki pazarlarda tezgâh açan pazarcılardan, pazar yeri kirası almayacak. Korona virüsle mücadele kapsamında virüsün yayılmaması adına birçok uygulamaya ve çalışmaya imza atan Başkan Hürriyet, ekonomik anlamda da esnafın yanında olmaya devam edeceğini belirtti.

  • Unutulan bir Ramazan geleneği: Osmanlı’da diş kirası

    Üç kıtada 600 yıl boyunca hüküm süren Osmanlı Devleti’nde Ramazan ayı her zaman özel bir yere sahipti. Ev sahipleri yemeğe gelen misafirlerine ‘diş kirası’ ismi altında hediyeler sunardı. Osmanlı’nın nezaketini gösteren diş kirası günümüzde unutulmaya yüz tutan gelenekler arasında yer alıyor.

    Osmanlı vatandaşları, Ramazan ayında hem evlerinin hem de kalplerinin kapılarını sonuna kadar açıyorlardı. İftar saati kapıyı kim çalmışsa kesinlikle geri çevrilmezdi. Hem zenginler için hem de ihtiyaç sahipleri için sofralar kurulurdu. İftarın ardından ise ev sahibi, yemeğe gelen misafirlerine diş kirası ismi altında hediyeler sunardı. Unutulmaya yüz tutan bu gelenek ile ev sahibi; “Misafirim oldunuz, benim sevap kazanmam için zahmet edip yol yürüdünüz, yemek yerken dişlerinizi yordunuz, bu da sizin dişinizin kirası olsun” demek isterdi.

    “Ecdadımızın nezihliğini, tevazusunu ve cömertliğini gösteren enteresan bir ananedir”

    Günümüzde unutulmaya yüz tutmuş gelenekler arasında yerini alan diş kirasının ecdada ait güzel ve enteresan bir özellik olduğunu söyleyen Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci, “Diş kirası tatbikatı ecdadımızın nezihliğini, tevazusunu ve cömertliğini gösteren enteresan bir ananedir. Ramazan ayına mahsus olmakla beraber başka ziyafetlerde de tatbik edilir. Burada iftara davet edilen davetlilere iftar davetinden ayrılırlarken bir hediye vermek adettir. Buna diş kirası deniyor. Bu kelimede de bir incelik var; yani biz sizin dişinizi kiraladık. Eskiler yaptıkları iyilikleri, başkalarına yaptıkları iyilikler olarak değil de onların kendilerine yaptıkları iyilikler olarak görürlerdi. Yani iftar veren bir kimse, ‘uzak yerlerden bu insanlar ben sevap kazanayım diye çıktılar geldiler. Alışmadıkları yemekleri, alışmadıkları insanlarla yediler. Ben de bu iyiliklerin karşılığında onlara bir hediye vereyim’ der. Mantığı budur” ifadelerini kullandı.

    “Diş kirasında hediye umumiyetle paradır”

    Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci, iftar sahipleri tarafından verilen hediyelerin genellikle para olduğunu fakat başka hediyelerin de verildiğini kaydederek, şöyle konuştu:

    “Bu dünyanın hiçbir yerinde rastlanmayan bir hususiyettir. Osmanlıların ne kadar ince düşündüklerini, İslam ahlakını ve terbiyesini ne kadar derinden yaşadıklarını gösteriyor. Bu hediye umumiyetle paradır ama para misafirin eline verilmeyeceği için altın veya gümüş bir havlunun, mendilin veya bir kesenin kenarına bağlanır ve bu şekilde hediye edilir. Sanki havlu hediye ediliyormuş gibi davranılır fakat kenarında para bağlıdır. Eskiden para verilirken çocuklara da bayramlarda mendile veya çoraba bağlarlardı. Para şart değil başka hediyeler verdikleri de olur ama umumiyetle paradır. Adet bu şekilde cereyan etmiş”.

    “Hediyeyi satıp Fatih’te küçük bahçeli bir ev almışlar”

    Osmanlı’da diş kirasının önemine de değinen Prof. Dr. Ekinci, Koca Hüsrev Paşa’dan örnek vererek, “Eskilerin anlattıklarına göre bazı namlı evlerde verilen hediyelerden bazen bir ev eşyasını düzecek kadar para verirlermiş. Koca Hüsrev Paşa diye bir sadrazam var. O sadrazama bir memur iftara gitmiş. İftarın ardından sadrazam sandığı karıştırırken, bir kahve fincanının zarfı olurdu eskiden altın, gümüş işlemeli. Sadrazam, “Evladım kusuruma bakma yok zamanıma denk geldin. Bunu diş kirası olarak kabul eder misin?” demiş. Memur kabul edip bir kenara atmış. Gel zaman git zaman onu satmak icap etmiş. Satıp Fatih’te küçük bahçeli bir ev almışlar. Diş kirasının ehemmiyetini gösteren dikkate değer bir hadisedir” diye konuştu.

  • Antalyaspor’da 80 Bin TL’lik Stat Kirası İsyanı

    Antalyaspor Kulübü Başkanı Gültekin Gencer, yeni yapılan 33 bin kişilik Antalya Arena Stadyumu’nda kiracı durumunda olduklarını ve maç başı 80 bin TL kira bedeli ödediklerini belirterek, “Şehrin stadında, şehrin takımı astronomik fiyatlarla maçını oynuyor. Stadın Antalyaspor’a verilmesini istiyoruz. Böyle giderse maç başı 5 bin TL ödediğimiz Üniversite Stadyumu’na geri dönebiliriz” dedi.

    “KİRACIYIZ”

    Yeni yapılan 33 bin kişilik Antalya Arena Stadyumu’na rağmen Antalyaspor’un statsızlık yaşadığını dile getiren Gencer, “Stat yapıldığı günden bu yana Antalyaspor’a kiralanması söz konusuydu. Belediyeye devredilme söz konusu oldu. Son olarak bize kiralanması söz konusu ama başvurularımıza rağmen daha net bir sonuç almadık. 15 gün önce Ankara’da Gençlik ve Spor Bakanlığı’na başvuru yaparak, stadı devralmak istediğimizi bildirdik. İnşallah yeni sezonda stada gireriz. Cumhurbaşkanımıza da geçen hafta kulüpler olarak ziyaret gerçekleştirdik. Stat için teşekkür ettik. Biz sorunlarımızı ilettik, Cumhurbaşkanımız gerekeni yapacağını bildirdi. Antalyaspor’un destek alamadığını söyledik. Başta da Expo” diye konuştu.

    Stadı Antalyaspor A.Ş. olarak alacaklarını söyleyen Gencer, sözlerine şöyle devam etti:

    “Bakanlıkta gerekli belgeler bekliyor. Biz Antalyaspor olarak, kendi şehrimizin stadında kiracıyız, bu bilinsin. Biz 10 ay önce kiralamış olsaydık, cüzi kira bedeli verecektik. Maç başı kiralama bize çok pahalı geliyor. Şehrin stadında, şehrin takımı astronomik fiyatlarla maçını oynuyor. Biz Üniversite Stadyumu’nda şu andaki maliyetin 10’da 1’ine oynuyorduk. Şu anda biz Antalya Arena Stadı’na 75-80 bin TL para ödüyoruz. Üniversitede 5 bin TL ödüyorduk. Dayanacak gücümüz kalmadı. Bu işin çözülmesini istiyoruz. İnşallah 8 bin kişilik üniversite stadyumuna dönmek zorunda kalmayız.”

    MAÇ DUYURULARI KONUSU

    Stadın dolduğunu da gördüklerini kaydeden Gencer, “Bu hafta sonundaki Akhisar Belediyespor maçından başlayarak, bilboard tasarımları hazırladık. Maçın yeri ve saatinin yazıldığı bilboardları belediyelerimize gönderdik. Şehrin her noktasında maça davet yazılarının asılmasını istiyoruz. İnşallah belediye başkanlarımızdan olumlu cevap gelir” dedi.

    “MİLLİ MAÇTAKİ BOŞ TRİBÜNLER SPONSORLARDAN KAYNAKLANDI”

    Antalyaspor Kulübü Başkanı Gültekin Gencer, Antalya Arena Stadyumu’nda oynanan Türkiye-İsveç maçında tribünleri dolduran taraftarlara da teşekkür etti.

    Türkiye Futbol Federasyonu’ndan tebrik aldıklarını belirten Gültekin Gencer, “Milli maç Antalya’ya verilmeden önce TFF Başkanı Yıldırım Demirören ve Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim ile bir araya geldiğimizde stadın dolacağını söylemiştim. Bunun da sözünü vermiştim. İyi hazırlandık ve 3 gün içinde biletler bitti. Boşluklar sponsorlardan kaynaklandı. Piyasaya sürülen tüm biletler satıldı. Bizim için onur ve gurur verici bir olaydı. Artık milli maçların Antalya’da oynanacağı düşüncesindeyiz. Kırmızı-beyaz tribünlerde, ay-yıldızlı bayrağımız her şeyiyle yakıştı. Şehir olarak güzel bir ev sahipliği yaptığımızı düşünüyoruz. Euro 2016 öncesi millilere güzel bir moral olmuştur. İnşallah bundan sonra ki Dünya Kupası Elemeleri’nde de Antalya’ya en az 3-4 maçı alırız diye düşünüyorum” dedi.