Etiket: Kınadı

  • Eğitim-bir-sen, Öğretmene Yapılan Palalı Saldırıyı Kınadı

    Memur-Sen Bursa İl Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanı Numan Şeker, bir öğrencinin Kestel ilçesindeki okulda pala ile müdür yardımcısının odasına zarar vermesini ve tehditler savurmasını kınadı.

    Endüstri Meslek Lisesi’nde bir öğrencinin sınıfta öğretmeni tartakladıktan bir gün sonra müdür yardımcısının odasına palayla zarar vermesini kınayan Şeker, “Hafta başında yaşanan olayda, derste arkadaşının yok yazılmasına sinirlenen 9. sınıf öğrencisi 16 yaşındaki M.S., önce öğretmeni Serkan Subaşı’na saldırarak darp etti. Okuldan kaçan öğrenci hakkında disiplin işlemi başlatıldı. İkinci gün okula gelen aynı öğrenci, elindeki palayla müdür yardımcısı İbrahim Özalkan’a saldırdı. Özalkan’ın bütün ikazlarına rağmen masaya palayla vurup tehditler savuran öğrenci, kaçarak kayıplara karıştı. Olayın ardından öğrencisi tarafından darp edilen öğretmen 4 günlük rapor aldı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Olayın yaşandığı Çimento Fabrikası Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde Eğitim-Bir-Sen Bursa 1 Nolu Şubesi ve diğer sendika temsilcileri, öğretmene ve müdür yardımsına yapılan bu menfur saldırıyı protesto ettik” dedi.

    Bu olayın 2015 yılı eğitim-öğretim yılında öğretmen ve idareciye yapılan 4. saldırı olduğunu anlatan Şeker, “Aynı yıl içinde yapılan 4. saldırı toplumu derinden yaraladı. Bu saldırılara karşı toplum topyekun tepkisini göstermelidir. Çünkü bir eğitimciye yapılan saldırı bütün topluma ve toplumun geleceğine yapılmış bir saldırıdır. Öğretmenler bu toplumun ortak paydası ve değeridir. Öğretmenlerimize toplum olarak ne zaman sahip çıkacak ve yalnız olmadıklarını göstereceksiniz? Dozajı gün geçtikçe artan saldırılardan öğretmenleri kurtaracak gerekli tedbirlerin acilen alınması adına Eğitim-Bir-Sen Bursa Şubesi olarak yetkilileri göreve davet ediyoruz. Toplum olarak öğretmenlerimizin yalnız olmadıklarını ve onlara sahip çıkıldığının gösterilmesini, aksi halde bu menfur saldırıların ilk olmadığı gibi son da olmayacağını bütün yetkililere ve halkımıza hatırlatıyor ve kendilerini göreve çağırıyoruz” diye konuştu.

  • Bölge Baroları Avukat Mehmet Nezir Okur’un Öldürülmesini Kınadı

    Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki 15 baro, Siirt Barosu’na kayıtlı avukat Mehmet Nezir Okur’un ölümü ile sonuçlanan silahlı saldırıyı basın açıklaması yaparak kınadı.

    Şırnak, Batman, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Hakkari, Kars, Mardin, Muş, Siirt, Şanlıurfa, Ağrı, Tunceli, Iğdır ve Van baroları tarafından, Siirt Barosu’na kayıtlı avukat Mehmet Nezir Okur’a yapılan saldırıya ilişkin basın açıklaması yapıldı. Bölge baroları adına açıklamayı okuyan Şırnak Baro Başkanı Nuşirevan Elçi, saldırıyı şiddetle ve nefretle kınadıklarını vurguladı. Elçi, “Avukat Mehmet Nezir Okur, bürosundan evine gitmek üzere çıktığı sırada uğradığı alçakça saldırı sonucunda hayatını kaybetti. Meslektaşımız 35 yaşında ve en küçüğü 20 günlük 3 çocuk babasıydı. Tamamen cehaletten kaynaklanan avukatlara yönelik saldırılar ne yazık ki son dönemlerde artış göstermiştir. Oysa avukat bir davanın ya da çekişmenin tarafı değildir. O, sadece insanlara hukuki yardım sağlayarak mesleğini icra eden kişidir. Hukuk ve adalet herkese lazımdır. Avukatı, davanın ya da çekişmenin tarafı olarak gören anlayış sorunludur, marazidir. Unutmamalıdır ki avukat, kendi işini ya da davasını değil, müvekkilinin işini ya da davasını takip eder. Bundan ötürü avukat, mesleğini icra ederken hasım olarak görülmemelidir” dedi.

    Daha önceki olaylarda olduğu gibi bu olayda da idarecilerden herhangi bir tepki gösterilmediğine dikkat çeken Elçi, şunları kaydetti:

    “Diğer meslek örgütleri mensuplarına yönelik saldırılar, başta idareciler olmak üzere, toplumun değişik kesimlerinden şiddetli tepkiler alırken; avukatlara yönelik saldırılar, bu son örnekte de görüldüğü gibi, neredeyse tepki dahi almamıştır. Yani avukatlara yönelik saldırılar maalesef artık sıradan bir hal almış ve kanıksanmıştır. Haksızlıklar karşısında sessiz kalmadıklarından olsa gerek avukatlar idareciler tarafından benimsenmemektedir. Tarih boyunca avukatlar müvekkillerinin haklarını korumak, toplumu daha ileriye götürebilmek ve hukuku ülkelerinde egemen kılmak için büyük mücadeleler vermişler ve bu uğurda bedel ödemişlerdir. Kimi zaman sözlü, kimi zaman fiili saldırılara uğramış ve hatta hayatlarından olmuşlardır. İdareciler ya da toplumun değişik kesimleri, avukatlara yapılan saldırılara sessiz ve duyarsız kalsa da, biz barolar ve avukatlar her zaman gerekli tepkiyi en üst seviyeden vermeye devam edeceğiz. Unutulmamalıdır ki hiçbir meslektaşımız yürüttüğü kutsal ve onurlu mücadelede yalnız değildir. Faillerin yargı karşısına çıkarılıp en ağır şekilde cezalandırılması için soruşturmanın takipçisi olacağız. Bu vesile ile meslektaşımızın hayatına mal olan bu hain saldırıyı şiddetle ve nefretle kınıyor; meslektaşımıza Allah’tan rahmet, ailesine ve yargı camiasına başsağlığı ve sabır diliyoruz.”

  • Siirt Barosu Avukata Saldırıyı Kınadı

    Siirt Barosu, dün öldürülen avukat Mehmet Nezir Okur’a yapılan silahlı saldırıyı kınadı. Baro Başkanı Mehmet Cemal Acar, hukuk neferlerinin cübbesine sıçratılan kandan dolayı acılı olduklarını kaydetti.

    Siirt Barosu, dün akşam saatlerinde avukat Mehmet Nezir Okur’un ölümüne neden olan silahlı saldırıya ilişkin basın açıklaması yaptı. Siirt Adliyesi önünde toplanan baroya bağlı avukatlar adına açıklama yapan Siirt Baro Başkanı Mehmet Cemal Acar, acılı olduklarını belirterek, “Bir toplumsal cinnet sarmalının toplumda yarattığı cerahatin üzerimize akmasından, hukukun üstünlüğü gayesinden başkaca bir gayesi olmayan hukuk neferlerimizin cübbesine sıçratılan kandan dolayı acılıyız. Hak arama mücadelesinin olmazsa olmazlarından olan savunmanın şahsına yönelmiş her saldırı, savunmanın itibarsızlaştırılarak pasifize edilmeye çalışılmasının ve bir habis halini almış toplumsal şiddet cerahatinin hedefi haline getirilmesinin acı ve kabullenilmesi olanaksız bir sonucudur. Biliyoruz ki, bu toplumsal cinnet sarmalı hukukun üstünlüğü şiarıyla kırılıp mahkum edilmedikçe, bir hukuk neferi olan avukatımıza yönelen saldırılar son bulmayacaktır. Acımızı ve öfkemizi haykırmaya çalışırken, Siirt Barosu olarak hukukun üstünlüğü ve gayemizden zerre sapmadan bu alçakça saldırının takipçisi olacağımızı belirtmek isteriz. Meslektaşımız avukat Mehmet Nezir Okur’a Allah’tan rahmet, sevenlerine, ailesine ve meslektaşlarımıza başsağlığı dilerken, meslektaşımızın şahsında savunmaya yönelen her türlü saldırıyı lanetlediğimizi kamuoyuna duyuruyoruz” dedi.

    Soruşturmanın yürütüldüğünü ve bir şüphelinin gözaltına alındığını aktaran Acar, olayın siyasi bağlantısının olmadığını, gözaltındaki kişinin meslektaşlarını 2 yıl önce adliyede darp etmesinden dolayı bu noktada şüphelerin olduğunu söyledi. Gazetecilerin, “Olayda ihmal var mı, zanlı ile ilgili avukat görevlendirilecek mi?” sorusunu yanıtlayan Acar, “Olayda herhangi bir ihmal yok. Avukat görevlendirme ile ilgili de, cinayetin şiddeti, biçimi ve kimden gelirse gelsin baro bu konuda görevlendirme yapmak zorundadır. Ancak Siirt Barosuna bağlı tüm avukatlar zanlı ile ilgili görevlendirme almak istemiyor” dedi.

  • Müzisyenler Kendilerine Yapılan Taşlı Saldırıyı Kınadı

    Serhat Iğdır Müzisyenler Derneği, Erhacı köyünde müzisyenlere yapılan saldırıyı kınadılar.

    Dernek üyeleri adına açıklama yapan Aydın Kayıcı, bu tür saldırıların olacağını ve can güvenliklerinin olmadığı düğünlere gitmeyeceklerini belirtti. Kayıcı, “Bizler kültürümüzü yaşatarak nesilden nesile aktaran, tüm özel günlerinizin vazgeçilmez ve olmazsa olmazı olan, sizlerle sevinip sizlerle acı ve üzüntüyü yaşayan, aynı zamanda toplumun acı, keder, üzüntü ve mutluluğunu söylediğimiz şarkılarda dile getiren kocaman ve bilinçli bir aileyiz. Bugün bizleri bu açıklamayı yapmaya mecbur kılan Erhacı köyünde arkadaşlarımızın düğün programı esnasında kimliği belli olmayan bazı şahıslar tarafından taşlı saldırıya uğraması ve ekmek teknesi olan cihaz ve arabalarının kırılmasından ibarettir. Olayın bu şekilde gerçekleşmesi bizleri derinden üzmüştür. Bizlerde bu olayın akabinde bir araya gelerek tüm Iğdır müzisyenleri olarak bir karar aldık. Bundan sonraki süreçte bu tür olayların yaşandığı yerlere gitmeme kararı aldık. Bu kararımıza serhat yöresindeki tüm müzisyen arkadaşlarımızın gereken hassasiyeti göstereceklerini umuyoruz. Bu tür saldırıları nefretle kınıyoruz” dedi.

  • Sağlık Çalışanları, Terörü Kınadı

    Kastamonu’da sağlık çalışanları, terörü şiddetle kınadıklarını açıkladı.

    Kastamonu İl Sağlık Müdürlüğü önünde toplanan sağlık çalışanları adına açıklamada bulunan Kastamonu İl Sağlık Müdürü Dr. Metin Öztürk, “Haziran ayından bu yana tırmanışa geçen saldırılarıyla, genç-yaşlı, çocuk-bebek demeden tüm halkımızı hedef alan eli kanlı terör örgütü, sağlık çalışanlarımıza, ambulanslarımıza ve hastanelerimize yönelik alçakça saldırılarına devam ediyor. 3 sağlık çalışanımız terör örgütünün gerçekleştirdiği alçakça saldırılarda hayatını kaybetti. Aile Hekimimiz Dr. Abdullah Biroğul memleketi Diyarbakır’da, Sağlık Memurumuz Eyüp Ergen ve Ambulans Şoförü Şeyhmus Dursun memleketleri Şırnak’ta uğradıkları silahlı saldırı sonucu şehit edildiler. Onlarca çalışanımız alıkonuldu, ambulanslarımıza, hastanelerimize ateş edildi; sağlık hizmetleri aksatılmaya çalışıldı. Son olarak Hakkari Şemdinli’deki Devlet Hastanemiz bombalı saldırı sonucunda neredeyse kullanılamaz hale getirildi. En büyük zararı Şemdinli’de bizlerden sağlık hizmet bekleyen halkımız gördü” dedi.

    Vatandaşın en temel haklarından olan sağlık hakkının engellenmesine yönelik yapılan çirkin saldırıları planlayanları ve gerçekleştirenleri şiddetle lanetlediklerini ifade eden Öztürk, “Tek amaçları hayat kurtarmak, insanımızın sağlığına hizmet etmek olan çalışanlarımızın bu tür saldırılara maruz kalması asla kabul edilemez. Sağlık hizmetlerini engelleyerek devlet kurumlarını itibarsızlaştırmayı amaçlayan bu saldırılar en çok da bölge insanımıza zarar vermekte, onların en temel ve en doğal insani hakkı olan sağlık hizmetlerine ulaşımını güçleştirmektedir. Çalışanlarımızın ve masum insanların hayatlarına kastedilerek gerçekleştirilen bu eylemler, terör örgütünün insani değerlerden ne kadar uzaklaştığının da kanıtı niteliğindedir. Hiçbir dinde, hiçbir kültürde yeri olmayan acizlik göstergesi bu saldırılar ve bu çağdışı anlayış, dünya medeniyetine önderlik etmiş bu topraklarda kendine yer edinemeyecektir” diye konuştu.

    Hastanelerde çalışanların güvenliği için gereken tedbirlerin alındığını aktaran Dr. Öztürk, “Güvenlik güçlerimiz terör örgütüne yönelik operasyonlarına aralıksız devam ediyor. Ancak unutmayalım ki teröre karşı en büyük cevap, en büyük mücadeleyi birlik ve beraberlik içinde hareket ederek, birbirimize sımsıkı kenetlenerek verebiliriz. Bizler tüm engellemelere rağmen; din, dil, ırk ayrımı gözetmeden insanımıza hizmet etmeye devam edeceğiz. Bu topraklarda binlerce yıldır kardeşçe yaşayan insanımızın sağlığını daha ileriye taşıma gayreti içinde olacağız. Terör bizi asla yıldıramayacak ve asla amacına ulaşamayacaktır. “Terör değil; kardeşlik diyen gönüller, şifa veren eller kazanacak”