Etiket: Kimyasal

  • Çin’de kimyasal tesiste patlama: 19 ölü

    Çin’in Sichuan eyaletindeki bir kimyasal tesiste meydana gelen patlamada 19 kişi hayatını kaybetti.

    Siçhuan eyaleti yetkililerinden yapılan açıklamada, Jiangan ilçesindeki sanayi bölgesinde yer alan bir fabrikada saat 18.30 sıralarında patlama yaşandı. Patlama sonrası çıkan yangın, bugün sabah saatlerinde söndürülebildi.

    Patlama nedeniyle 19 kişinin hayatını kaybettiği, 12 kişinin yaralandığı bildirildi. Yaralıların durumunun ağır olmadığı, patlamanın nedeninin araştırıldığı açıklandı.

    Yerel medyada, patlamanın meydana geldiği fabrikanın üç yıl önce kurulduğunu ve kimyasal madde üreticisi ve distribütörü olarak kaydının bulunduğunu belirtti.

  • Bolu’da, kimyasal madde zehirlenmesi: 3’ü ağır 15 yaralı

    Bolu’nun Gerede İlçesi’nde bulunan bir fabrikada kimyasal maddeden etkilenen 3’ü ağır 15 işçi hastaneye kaldırıldı. Hastaneye kendi imkanlarıyla gelen çok sayıda işçi de kontrolden geçirildi.

    Olay, saat 12.00 sıralarında Bolu’nun Gerede İlçesi’nde bulunan Organize Sanayi Bölgesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, organiza sanayi bölgesi içerisinde bulunan demir işleme fabrikasında su deposu yalıtım malzemesi döşendiği sırada izolasyon maddesinden dolayı fabrikada çalışan işçiler etkilendi. Kimyasal maddeye yakın bölgede çalışan arkadaşlarının fenalaştığını gören diğer işçiler durumu 112 Sağlık ekiplerine haber verdi. Olay yerine, Gerede, Yeniçağa ve Bolu’dan çok sayıda ambulans ve UMKE ekipleri sevk edildi.

    15 işçiden 3’ünün durumu ağır

    Kimyasal maddeden etkilenen 15 işçi olay yerinde yapılan ilk müdahalelerinin ardından Gerede Devlet Hastanesi’ne getirildi. İşçilerden sağlık durumu ağır olan 3 işçi, Bolu Köroğlu Devlet Hastanesi’ne sevk edilerek tedavi altına alındı. Durumu hafif olan 12 işçi ise, Gerede Devlet Hastanesi’nde tedavi edildikten sonra kontrol amaçlı yine Bolu Köroğlu Devlet Hastanesi’ne gönderildi.

    İşçiler fotoğrafları çekilerek hastaneye sokuldu

    Kimyasal madde zehirlenmesinin yaşandığı fabrikada çalışan çok sayıda işçi ise, gerekli kontrollerden geçirilmek için kendi imkanlarıyla Gerede Devlet Hastanesi’ne geldiler. İşçiler hastane kapısında tek sıra halinde fotoğrafları çekilerek içeri alındılar. İşçilerin elbiseleri çöp poşetlerine konuldu. Kimyasal maddeden etkilenen işçilerin iş yaparken giydikleri kıyafetleri ve ayakkabıları hastaneye giriş yapılmadan önce hastane bahçesindeki çöp kutusuna atıldı. Kıyafetler daha sonra hastane yetkilileri tarafından çöp konteynerinden çıkarılarak çöp poşetlerine yerleştirildi.

    “Yaralıların durumu iyi”

    Zehirlenme vakasının ardından işçilerin sağlık durumları ile ilgili bilgi almak için Gerede Devlet Hastanesi’ne gelen Gerede Kaymakamı Cengiz Ünsal, yaralılar hakkında açıklama yaptı. Durumu ağır olan işçilerin sağlıklarının iyiye gittiğini belirten Ünsal, “Su deposu yalıtım malzemesi döşenirken izolasyon maddesinden kaynaklı bir zehirlenme vakası oldu. Bu zehirlenme vakasında 3’ü ağır 12’si hafif 15 yaralımız mevcut. Ağır olanlara ilk müdahalemiz hastanemizde yapıldı. Şu an itibariyle Köroğlu Devlet Hastanesi’ne sevkleri yapıldı. Telefon görüşmelerimizde onların da durumlarının iyiye gittiği bilgisini aldık. Bu da bizim için sevindirici bir haber. Ayrıca diğer 12 hafif zehirlenme vakamıza da burada müdahalesi yapıldı. Onlar da kontrol amaçlı Bolu Köroğlu Devlet Hastanemize sevkleri yapılacak. Çok büyük geçmiş olsun. Herhangi bir can kaybımız yok, Allah beterinden korusun” dedi.

  • Boluı’da 30 işçi kimyasal bir maddeden zehirlendi

    Bolu’nun Gerede ilçesinde faaliyet gösteren bir demir işleme fabrikasında 30 işçinin, kimyasal bir maddeden etkilenerek zehirlendi. Hastanelere sevk edilen işçilerden ilk belirlemelere göre 4’ünün durumunun ağır olduğu iddia edildi.

    Olay öğle saatlerinde Gerede ilçesi organize sanayi bölgesinde bulunana bir demir işleme fabrikasında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre fabrikada, henüz belirlenemeyen bir kimyasal bir maddeden etkilenen 30 işçi zehirlendi. Yetkililerin haber vermesi üzerine çok sayıda sağlık ekibi sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekiplerince kimyasaldan etkilenen işçiler çevre hastanelere kaldırıldı. Hastanede tedavi altına alınan 4 işçinin durumunun ciddi olduğu öğrenildi.

  • Eski Başbakan Davutoğlu: “Kimse kimyasal silah kullanımını mazur gösteremez”

    Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu “Kimse kimyasal silah kullanımını mazur gösteremez” dedi.

    Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON) Batman Şubesi’nin düzenlediği ‘Duruş Konuşmaları-Bilgi, Bilinç ve Ahlak’ konusunda yapılacak konferansa katılmak için Batman’a gelen eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, Batman Valiliğini ziyaret etti. Davutoğlu, valilik ziyaretinde Vali Ahmet Deniz, AK Parti Milletvekili Ataullah Hamidi, Belediye Başkan Vekili Ertuğ Şevket Aksoy, AK Parti İl Başkanı Murat Güneştekin ve protokol üyeleri tarafından karşılandı.

    “Terör örgütleri Batman’a da çok zarar vermişti”

    Batman Valiliğinde konuşan Davutoğlu; “Bir kez daha Batman’a gelmekten gurur duyuyorum. Dün Diyarbakır’daydım bugün Batman’dayım. Bu vesileyle bölgedeki değişimi ve özellikle de teröre karşı mücadelede sağlanan başarıları görmekten de büyük bir mutluluk duyuyorum. Çünkü Batman 6-7 Ekim olayları esnasında çok sıkıntılar çekmiş bir şehrimizdi. Bu hain terör örgütü tüm şehirlerimizde olduğu gibi Batman’a da çok zarar vermişti. O zaman kesin bir kararlılıkla 23 Temmuz 2015’de başbakanlığım döneminde terörle mücadeleyi başlatmak durumunda kalmıştık ve son derece başarılı operasyonlarla valilerimizin, güvenlik birimlerimizin, askerimizin, polisimizin ve en önemlisi de halkımızın omuz omuza vermesi ile terörle mücadelede büyük bir başarı sağlandı. Bütün hendekler kapatıldı, bütün barikatlar ve günlük hayatı olumsuz etkileyen her türlü terör faaliyetlerine son verildi. Devletler kamu düzenini sağladıkları ölçüde devlet niteliği taşırlar. Kamu düzeninden taviz verildiği zaman devlet olma kabiliyetini kaybederler. Farklı siyasi görüşler olabilir, farklı siyasi yaklaşımlar olabilir. Ama hiç kimsenin kamu düzenini yok etme ve yıpratma hakkı olamaz. Dolayısı ile bu süre zarfında kamu düzenini sağlama yönünde olağan üstü bir çaba sarf edildi. Dün Diyarbakır’da, bugün de Batman’da gördüğüm şey daha önce maalesef belediyeler üzerinden teröre aktarılan kaynakların da durdurulması ve halka hizmet götürmesi gereken bazı yöneticilerin bunu teröre bir kaynak vasıtası gibi görmeleri sonucu ortaya çıkan tabloda da çok kararlı bir tutumla durum değişince belediye hizmetlerinde de dün Diyarbakır’da gördüğüm olumlu gelişmelerde memnuniyet verici. Bu vesile ile ziyaret ettiğimiz illerde bizim daha önce başlatmış olduğumuz projelerin kararlı bir şekilde yürütülmesinden de büyük bir memnuniyet duyduk. Her şeyden önce ekonomik kalkınma olması için huzur içinde, refah içinde yaşanması için olmazsa olmaz şart güvenlik alt yapısının güçlü olması ve kamu düzeninin sağlanmış olmasıdır. Kamu düzeninin olmadığı yere bir yatırım gelmesi mümkün değil. Bugün bütün bunların gerçekleşmiş olmasından büyük bir mutluluk duyuyorum. Bölgede görev yapan bütün kamu görevlilerine teşekkürü bir borç biliyorum. İnşallah ülkemiz bir daha böyle sancılı dönemler yaşamayacak. Bölgede Suriye’de, Irak’ta ve diğer alanlarda yaşanan gelişmeler malum. Türkiye istikrar adasıdır ve istikrar adası olamaya da devam edecektir. Cumhurbaşkanımız, hükümetimiz, hepimiz bu gelişmeleri yakından takip edip gerekli adımların atılması içinde çaba sarf etmeye devam edeceğiz” dedi.

    “Suriye rejimi ve ona destek verenler insan neslini yok eden zalimler olarak görülecektir”

    ABD’nin dün gece Suriye’ye hava saldırısı düzenlemesiyle ilgili konuşan eski Davutoğlu, “Son 7 senedir Suriye’de insanlık tarihinin gördüğü en büyük katliamlar yaşanıyor. Suriye bize yabancı ve ırak bir ülke değil. Aksine akrabalık bağlarıyla bağlı olduğumuz, birçok şehrimizin, ilçemizin isimlerinin Suriye tarafından aynen muhafaza edildiği, akrabalık ilişkilerimizin olduğu kardeş bir ülke. Suriye ile ilişkilerimizi geliştirmek için iktidarımızın ilk günlerinden bu yana çok büyük çaba sarf etmiştik ve bu konuda da ciddi neticeler almıştık. Ama maalesef Beşar yönetimi Türkiye ile el ele Orta Doğu’da birlik ve beraberlik içinde ekonomik kalkınma yönünde hamleler yapmak yerine 2011’de kendi halkına karşı, kendi ordusunu şehirlere tanklarla, toplarla sürerek bir savaş açtı. En acısı da bu savaşı kimyasal silahlarla sürdürdü. 2013’te kimyasal silah kullanıldı. BM tarafından tescil edildiğinde eğer o zaman uluslararası toplum cevap vermiş olabilseydi muhtemelen bugün Suriye krizi çözülmüş olurdu ya da en azından bu kadar çok insanın kanına girilmemiş olurdu. Ama maalesef Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kendi iç hesapları yüzünden Suriye ile ilgili tasarıların bir kısmını Rusya ve Çin veto etti. Özellikle kimyasal silah kullanımına karşı olan tasarıları, bir kısmını da ABD ve diğer ülkeler gerekli adımları atmadılar ve Suriye’de bugün milyonlarca insanın yerinden yurdundan edildiği, yüz binlerce insanın hayatını kaybettiği büyük bir insanlık trajedisi yaşanıyor. Bunlar yaşanırken ve bu acılar yaşanırken Türkiye içinde ve dışında bazıları hala Türkiye Cumhuriyeti hükümetlerini ve yürütülen politikaları eleştirmek gibi bir gafletin içerisine giriyorlar. Bugün Suriye’de dökülen kanın birinci sorumlusu Suriye’deki zalim, barbar yönetimdir. Bir ülkenin, bir yönetimin kendi halkına karşı kimyasal silah kullanması herhangi bir dönem itibariyle yapılabilecek en büyük insanlık suçlarından biridir. Daha önce de tescil edildi yani sadece bugün değil 2013’te de kimyasal silah kullanıldığı için Rusya’nın da devreye girmesiyle Suriye’nin kimyasal silahları üzerinden bir denetim araştırıldı eğer kullanılmamış olsaydı veya kimyasal silah olmasaydı zaten o zaman da 2013’te böyle bir araştırmaya ihtiyaç duyulmazdı” ifadelerini kaydetti.

    “Kimyasal silah olduğu hem tescillidir hem de Suriye rejimi bu konuda sicillidir”

    “Suriye yönetiminin Doğu Guta’da kullandığı kimyasal silah olduğu hem tescillidir hem de Suriye rejimi bu konuda sicillidir” diyen Davutoğlu, “Dün yapılan operasyon bu anlamda keşke gönül isterdi ki BM Güvenlik Konseyi’nde 5 ülke birden ve diğer ülkelerle birlikte net tavır alsın ve tek taraflı uluslararası bir müdahale yerine Suriye’de bu barbar yönetimin işlediği savaş suçları dolayısıyla hesaba çekilsin ve Suriye’den milyonlarca insanın kaçmasına sebep olan bu kriz dondurulsun ama bu BM Güvenlik Konseyi’nde bu adımlar atılamadığı için dün bir operasyon gerçekleştirildi. Türkiye hiç bir zaman yabancı müdahalelere sıcak bakmadı. Ama eğer bir ülke, bir yönetim kendi halkını kimyasal silahlarla katlediyorsa buna da mutlaka bir son verilmesi ve ’dur’ denilmesi gerekiyor. Suriye yönetimini ve onları destekleyen ülkelerin bugün bir muhasebe yapma günleridir. Kimse kimyasal silah kullanımını mazur gösteremez, mazur göremez. Türkiye olarak da savaş suçlarına karşı her zaman ilkeli bir tutum takındık. Ümit ederiz ki bu gelişmelerden sonra bir daha Suriye rejimi böyle bir saldırıda bulunma cesareti göstermez. Yine ümit ederiz ki uluslararası toplum Suriye halkının istediği yönde yeni bir Suriye yönetiminin kurulması için gerekli adımlar atılır. Eğer böyle bir adım atılmazsa, Suriye’de bir adım atılmazsa bu ve benzeri gelişmeler kaçınılmaz hale gelir. Yani Suriye’deki kimyasal silah kullanımı dahil olmak üzere hepimizin hem bir komşu ülke olarak Türkiye’deki bütün siyasi partilerin ayırım gözetmeksizin kim olursa olsun ve dünyadaki insanlık vicdanına saygı duyan herkesin kimyasal silahlara karşı net bir tavır sergilemesi lazım. Ve Suriye’deki bu insanlık suçlarını işleyenleri de mutlaka uluslararası mahkemelerde bunun hesabını vermesi lazım. Doğu Guta’da oradaki saldırılarda ortaya çıkan tablolar hepimiz için, bütün insanlık için yüz karasıdır. Bu yüz karası tablo için de ak bir yüzle insanlık içine çıkabilen yegane ülke de Türkiye’dir. Çünkü Türkiye hiçbir zaman yönetimin bu suçlarına alet olmadı. Mültecileri Türkiye’de ağırlamak suretiyle bu kimyasal silahlardan kaçan insanların hayatlarını sürmesi için elinden geleni yaptı. Türkiye’nin bu anlamda dünyada ve önümüzdeki 10 yıllarda, yüzyıllarda adı insanlık vicdanına sahip çıkan ülke olarak geçecektir, Suriye rejimini ve ona destek verenleri ise insanlık, kimyasal suçlarla insan neslini yok eden zalimler olarak göreceklerdir” şeklinde konuştu.

    Valilik ziyareti sonrasında eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, ‘Sivil Toplum Kuruluşları Buluşması’ programına ardından ASKON tarafından düzenlenen ‘Duruş Konuşmaları-Bilgi, Bilinç ve Ahlak’ konulu konferansa katıldı.

  • Rusya: “Suriye’de kimyasal silah saldırısı yok, İngiltere propagandası var”

    Rusya Savunma Bakanı Igor Konaşenkov, İngiltere’nin Rusya’nın Suriye’de kimyasal silah kullandığını söyleyerek kara propaganda yaptığını söyledi.

    Rusya Savunma Bakanı Igor Konaşenkov, yaptığı açıklamada, İngiltere’nin Rusya’nın Suriye’deki siviller üzerinde kimyasal silah kullandığı iddiaları ile dünya kamuoyunu yanılttığını söyledi. İngiltere’nin açıklamalarını kara propaganda olarak değerlendiren Konaşenkov, ellerinde İngiltere’nin bu yöndeki çalışmalarını gösteren belgeler olduğunu belirtti. Konaşenkov, bakanlık tarafından sorgulanan ve tıbbi eğitime sahip olan Suriyelilerin sözde kimyasal olarak bilinen saldırıda yaralananların hiçbirinde kimyasal zehirlenme olduğuna dair bulgu olmadığını onayladıklarını ifade etti. Bakan Konaşenkov, “İngiltere’nin Doğu Guta’da yaşananlar ile alakalı Rusya’ya yönelik propaganda yürüttüğüne dair kanıtlarımız var. Nisan’ın 3’ü ile 6’sı arasında ‘Beyaz Baretliler’ teşkilatına Londra tarafından ciddi baskılar yapıldı. Onlara ’Ceyş-ul İslam’ örgütü üyelerinin Şam’a ağır silahlarla ateş edeceği ve daha sonra da hükümet kuvvetlerinin buna karşılık vereceği söylenmiş. O gün Beyaz Baretliler teşkilatına da bu saldırıyı kimyasal ile gerçekleştirilmiş gibi gösterme görevi verilmiş” şeklinde konuştu.