Etiket: Kimyasal

  • Uşak Kardeşlik Platformundan Suriye’deki kimyasal saldırıya kınama -” Ölümlerin konvansiyonel veya kimyasal olması arasında fark yoktur”

    Uşak’ta Çakaloz Camisinde kılınan Cuma namazının ardından Suriye’de öldürülen sivillerin gıyabında cenaze namazı kıldı. Uşak kardeşlik Platformu adına açıklama yapan Av. Fahrettin Tuğrul ; ” Bizim için ölümlerin konvansiyonel veya kimyasal olması arasında fark yoktur. Bizim için asıl olan” Bir insanı öldürmek bütün insanlığı öldürmektir” bakışıyla zulme direnmek, zalimi tarihin çöplüğüne göndermektir.” dedi.

    Açıklamaya “Sakın Allah’ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma. Allah onları ancak gözlerin dehşetle bakakalacağı bir güne erteliyor” İbrahim 42. ayeti okuyarak başlayan Tuğrul konuşmasını şu şekilde sürdürdü; ” Altı yıldır Suriye’de işlenen ve yaklaşık 1 milyon insanın ölümüne yol açan insanlık dışı katliamlar maalesef katlanarak devam ediyor. Karanlık batı ruhunun icadı kimyasal silahlar İdlib’de çoğu çocuk onlarca insana ölüm kustu. Bu katliamda Rusya, ABD, İran başta olmak üzere emperyalist batı, katil Esed’in suç ortaklarıdır. Ayrıca belirtmek gerekir ki, emperyalistlerin ve katillerin kimyasal hassasiyet naraları koca bir kandırmacadan ibaret olup, 100 binlerce insanın ölümünü sıradanlaştıran şeytani kurnazlıktır. Bizim için ölümlerin konvansiyonel veya kimyasal olması arasında fark yoktur. Bizim için asıl olan” Bir insanı öldürmek bütün insanlığı öldürmektir” bakışıyla zulme direnmek, zalimi tarihin çöplüğüne göndermektir. “

    Tuğrul basın açıklamasının kalan bölümünde şu ifadeleri kullandı; ” Aç gözlü emperyalist işgalciler, insanlık düşmanı muhterisler, hainler, kalleşler İnsanlarımız ve şehirlerimiz sizin kirli ellerinizle perişan oldu, bütün evlerimizi yaktınız.

    Dedeleriniz Endülüs’te soykırım yaptı ve siz Haçlı artıkları, Saraybosna’da soykırıma yeltendiniz, Beyrut yaralandı, Kahire vuruldu, Kudüs esir, Gazze hapis, Şam yandı, Bağdat perişan, Basra harap. Halep düştü

    İslam medeniyetinin tüm şehirlerini, tüm değerlerini, camilerini, köprülerini, hanlarını yaktınız, yıktınız, işgal ettiniz, esir aldınız, 2 yüzyıldır etimizi koparır gibi kopardınız şehirlerimizi tarihin kalbinden

    O kadim şehirlerde yaşattığımız insanlığı, huzuru, mutluluğu, kardeşliği, medeniyeti vurdunuz, talan ettiniz. Canımıza tak etti artık!

    Artık gözlerimizin içine bak baka İslam coğrafyasında kardeşlerimizin katledilmesine sessiz kalmayacağız. Artık biz Endülüs’üz, Halep’iz, Şam’ız, Hama’yız, Musul’uz, Kudüs’üz, bırakıp İstanbul’u yakma girişlerinize seyirci kalmayacağız.

    Kadınlarımıza, yaşlılarımıza ve çocuklarımıza uzanan o kirli elleriniz kırmaya ahdettik..

    “Kim bilir belki yarın, belki yarından yakın”

    Bilinsin ki bizim kitabımızda zalimlerden başkasına düşmanlık yoktur.

    Bu coğrafyada döktüğünüz her damla kanın, zulmettiğiniz her mazlumun hesabını soracağız sizden.

    İdlib’de insanlık suçu işleyen, hiçbir vicdanın kabul edemeyeceği yöntemlerle masum sivilleri katleden zalim rejim ve emperyalist destekçileri bilin ki;

    Vekalet savaşlarınızı yürüten taşeron örgütlerinizle de, Halep’i, İdlib’i kan gölüne çeviren paralı köpeklerinizle de ve siz kuklacı emperyalistlerle de hesaplaşacağız.

    Bu Uşak Kardeşlik ve dayanışma platformuna üye olan STK’lar olarak yeryüzünde hürriyetin ve adaletin hakim olması için çabamız, ümidimiz, gayretimiz ve mücadelemiz, artarak devam edecek. Yeryüzünün bütün mağdur, mazlum ve mustazaflarına kol kanat germeye, kucak açmaya devam edeceğiz. Son nefesimize kadar ümitle ve azimle gayret edeceğiz.

    Üzüleceğiz, kalbimiz taşlaşmasın diye ağlayacağız ama gevşemeyeceğiz, asla ve asla ümitsizliğe kapılmayacağız. Ve siz katiller yenilip cehenneme sürüleceksiniz.

    Zalimler için yaşasın cehennem.”

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, İdlib’deki kimyasal saldırıda ikizlerini kaybeden baba ile görüştü

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İdlib’de rejim güçlerinin kimyasal saldırısında 9 aylık ikizlerini, eşini ve çok sayıda akrabasını kaybeden Suriyeli Abdülhamid el-Yusuf ile görüştü.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hatay’da katıldığı toplu açılış töreninin ardından Esed rejiminin İdlib’de düzenlediği kimyasal silah saldırısında 9 aylık Aya ve Ahmed isimli ikiz bebeklerini, eşini ve çok sayıda akrabasını kaybeden Abdülhamid el-Yusuf ile görüştü.

    Cumhurbaşkanlığından görüşmeye ilişkin paylaşılan fotoğraflarda Suriyeli babanın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı alnından öptüğü görüldü.

  • Kimyasal saldırıdan etkilenenler Türkiye’de tedavi ediliyor

    HATAY (İHA) – Suriye’de Beşşar Esed rejiminin, İdlib’te düzenlediği kimyasal saldırıdan etkilenen ve Türkiye´ye getirilen kişi sayısı 32’ye ulaştı.

    Cilvegözü Sınır Kapısı’na getirilen yaralılar, özel kıyafetler giyen sağlık ekiplerinin ilk kontrolleri sonrası Türkiye´ye geçiriliyor. Hatay’daki hastanelere kaldırılan kişi sayısının 32 olduğu, durumu ağır olan 2 kişinin de kurtarılamayarak hayatını kaybettiği öğrenildi.

    Reyhanlı Devlet Hastanesi’nde tedavisi süren hastalardan Veda Ajej (35) isimli kadın, “Büyük bir gürültüyle uyandık. Gazdan etkilenmiştik. Kalkıp, düşmeye başladık. Ayakta duramıyorduk. Baş dönmesi ve mide bulantısı oldu. Nefesim daraldı. Nefes alamaz oldum. Gözlerimden yaş geliyordu. Sonra kendimi kaybettim. Gözümü Türkiye´de hastanede açtım. Hiçbir şey hatırlamıyorum. Eşim ve 2 çocuğumun durumunu bilmiyorum. Onlara ne olduğunu bilmiyorum. Onlardan haberim yok” dedi.

    Hastanede tedavi gören Mahmut Mansur (14) ,saldırı sırasında fırında çalıştığını ifade ederek, “Fırında çalışırken büyük bir patlama oldu. Başım dönmeye başladı. Yere düştüm. Ayağa kalkamaz oldum. En son etrafımda enkaz vardı ve çığlıkları duydum. Çok sayıda ölü be yaralı vardı gerisini hatırlamıyorum” dedi.

    Saldırı sırasında ailesiyle uyuduğunu ifade eden Ahmed Kadir Dâhiye (31), ”Sabah 6-7 civarıydı. Bombardıman oldu ve büyük bir gürültü koptu. Başım döndü midem bulandı. Nefes almakta zorlandım. Sonrasını hatırlamıyorum. 3 çocuğum ve eşimle ilgili bir şey bilmiyorum. Gözümü burada açtım” dedi.

  • Kimyasal saldırıda katledilenler için gıyabi cenaze namazı kılındı

    Suriye’nin İdlib kentinde rejimin düzenlediği kimyasal saldırıda hayatını kaybedenler için Manisa Sivil Dayanışma Platformu tarafından gıyabi cenaze namazı kılındı. Hatuniye Camii müezzini Şuayip Özcan, Müslümanların yaşananlar karşısında sessiz kalmaması ve özeleştiri yapmaları gerektiğini söyledi.

    Manisa Sivil Dayanışma Platformu (MASİDAP) üyeleri ikindi namazının ardından Hatuniye Camii’nin bahçesinde düzenledikleri basın açıklamasıyla Suriye’nin İdlib kentinde, rejimin düzenlediği kimyasal silahlı saldırıda hayatını kaybeden onlarca Suriyeli Müslüman için gıyabi cenaze namazı kılıp dua ederken katliamın sorumlularına da lanet yağdırdı.

    Gıyabi cenaze namazı öncesinde Müslümanların özeleştiri yapması gerektiğini kaydeden Hatuniye Camii müezzini Şuayip Özcan, “Hepinizin malumu yüreğimiz yanıyor, ciğerimiz yanıyor. Firavunlar devam ediyor, Ebu Cehil’ler ölmedi devam ediyor, vahşet devam ediyor. Ancak Kur’an’ın diliyle Müslüman rahat etmeyecek. Yani şu manada; ehli keyif olarak yatmayacağız, yiyip içmeyeceğiz, sürekli mücadele edeceğiz. Yiyip içip yatarsak, ehli keyif olarak üretmezsek, çalışmazsak, evdeki çocuğumuza, evdeki torunumuza, evdeki eşimize tebliğ etmezsek, televizyonlara emanet edersek, adam yetiştirmezsek, çocuklarımızı gençliğimizi yetiştirmezsek maalesef bu hüsranlar böyle devam edecek. Ebu Cehil’ler, Firavun’lar zaten Allah’ın düşmanı, bizim düşmanımız olduğu gibi. Onların ne yaptığı değil bizim ne yaptığımız ile ilgili Allah bize hesap soracak. Onun için bu özeleştiriyi lütfen kulaklarınızı iyice açıp eve vardığınızda sakin bir kafayla tekrar düşünelim. Türk milleti olarak çok badireler atlattık, atlatmaya devam ediyoruz. Üzerimizde çok büyük oyunlar oynanıyor. Ama Kur’an’ın tabiriyle bir olmamız gerekiyor, beraber olmamız gerekiyor, kenetlenmemiz gerekiyor, üretmemiz gerekiyor, çalışmamız gerekiyor. Uyumayın, israftan kaçınaraktan, zamanınızı hem yiyecek hem giyecek olarak Kur’an’a layık bir ümmet olarak, layık bir kul olarak kendimizi yetiştirir, geleceğimizi yetiştirirsek inşallah dünyanın hakimi olur, bu mazlumlara daha güçlü bir şekilde sahip çıkacağımıza inanıyorum. Dün Suriye’de yine Suriye’de yüzlerce çocuğumuzu, kadınımızı, erkeğimizi katledildiği, savaş kurallarının dışına çıkılarak katledildiği o masum kardeşlerimizin masum şehitlerimiz için gıyabi cenaze namazı kılalım” dedi.

    Kılınan gıyabi cenaze namazının ardından MASİDAP adına açıklamayı dönem sözcüsü ve Eğitim Bir-Sen Manisa Şube Başkanı Mesut Öner okudu. Öner, “6 yıldır Suriye’de işlenen ve yaklaşık 1 milyon insanın ölümüne yol açan insanlık dışı katliamlar maalesef katlanarak devam ediyor. Karanlık Batı ruhunun icadı kimyasal silahlar dün İdlib’de çoğu çocuk onlarca insana ölüm kustu. Bu katliamda Rusya, ABD, İran başta olmak üzere emperyalist Batı, katil Esad’ın suç ortaklarıdır” şeklinde konuştu.

    İdlib’de yaşananların hiçbir şekilde açıklamasının olamayacağını kaydeden Öner şunları söyledi:

    “İdlib’de insanlık suçu işleyen, hiçbir vicdanın kabul edemeyeceği yöntemlerle masum sivilleri katleden zalim rejim ve emperyalist destekçileri bilin ki; vekalet savaşlarınızı yürüten taşeron örgütlerinizle Halep’i, İdlib’i kan gölüne çeviren siz kuklacı emperyalistlerle de hesaplaşacağız. Ve siz katiller yenilip Cehenneme sürüleceksiniz.”

    Basın açıklaması sırasında platform üyeleri, ‘Müslüman uyuma kardeşine sahip çık’, ‘Mazluma uzanan eller kırılsın’, ‘Mazlumlar, mağdurlar yalnız değildir’, ‘Hainler katiller hesap verecek’ şeklinde slogan attı.

  • Bingöl’den kimyasal silah kullanan Esed’e tepki

    Bingöl’de toplanan kalabalık, Suriye’de kimyasal silahlı saldırı düzenleyen Esed rejimine tepki gösterdi.

    Bingöl İslami Kardeşlik ve Dayanışma Platformu öncülüğünde, Suriye’de Esed rejiminin İdlib’in Han Şeyhun beldesine düzenlediği ve 100’den fazla sivilin ölümüne sebep olan kimyasal silah saldırı Dörtyol Saat Kulesi önünde kınandı. Toplanan kalabalık slogan atarak Esed rejimine tepki gösterdi.

    Tepki pankartlarının açıldığı eylemde, Bingöl İslami Kardeşlik ve Dayanışma Platformu adına İbrahim Dağılma açıklama yaptı.

    Platform adına konuşan İbrahim Dağılma, “Suriye’de rejime ait uçaklar, dün sabah ülkenin kuzeybatısında muhaliflerin denetimindeki İdlib’in Han Şeyhun ilçesine hava saldırıları düzenledi. Zehirli gaz olarak bilinen Sarin gazı kullanılan saldırıda çoğu çocuk 100 kişi hayatını kaybetti ve aralarında çocukların da yoğunluklu olduğu 500’den fazla kişinin yaralandı. Zalim ve katil Esed kimyasal ile saldırırken Rusya uçaklarıyla yaralıların getirildiği hastaneyi vurdu. Öte yandan Suriye’de rejimi başkent Şam’da muhaliflerin kontrolündeki bölgelere düzenlediği hava saldırılarında da en az 32 sivil hayatını kaybetti. Bunca sivilin öldürüldüğü bir katliamda, katliamı kimin yaptığının, ne için yaptığının ve hangi silahla yaptığının hiçbir önemi yoktur. Katliamların mazereti ve bahanesi olmaz. Kadın-erkek demeden, yaşlı-çocuk ayırt etmeden insanların üzerine kimyasal bombalar yağdırmanın toprağı, havayı, suyu zehirleyerek nesillerin geleceğini heba etmenin insanlık önünde de Hak Teala katında da hiçbir açıklaması olamaz” diye konuştu.

    Toplanan kalabalık, saldırıda ölenler için dua edilmesinin ardından dağıldı.