Etiket: Kimsenin

  • Servet Kuş: “Cumhurun Oyu İle Seçilen Cumhurbaşkanımıza Hakaret Kimsenin Yanına Kar Kalamaz”

    AK Parti Uşak İl Başkanı Servet Kuş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hakaret ettiği gerekçesiyle yaptığı suç duyurusunu eleştiren CHP Uşak İl Başkanı Ali Karaoba’ya cevap verdi.

    CHP Uşak İl Başkanı Ali Karoba’nın eleştiri ve hakaret arasındaki farkı ayırt edemediğini savunan AK Parti Uşak İl Başkanı Servet Kuş, “Türkiye’de ilk defa halk oyu ile Cumhurbaşkanı olan ve milletin gönlünde taht kuran Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a yapılan hakaret kimsenin yanına kar kalamaz. Garabet bir zihniyetin temsilcisi olan ve kendi partililerince dahi sevilmeyen Kılıçdaroğlu’nun siyasi nezaketten uzak ve hakaret seviyesindeki sözlerine sessiz kalmadık ve bundan sonra da kalmayacağız” dedi.

    CHP’nin bugüne kadar sadece Atatürk’ün arkasına sığınarak siyaset yaptığını ifade eden Servet Kuş, “Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bugün sağ olsaydı, böyle bir CHP’yi kabul etmezdi veya hepinizi kovardı. Bugüne kadar ülkemizde meydana gelen bütün darbelerin perde arkasında sizler varsınız. Açlık, karaborsa, sefalet ve vesayetle yönetilen bütün dönemler size ait. Bu gerçekleri milletimiz çok iyi bildiği için sizi asla ve asla iktidara getirmiyor. Çünkü halkımız, halkçılığın sözde değil özde olduğunu çok iyi biliyor” diye konuştu.

    “Sizin Genel Başkanınızın hakaretler savurarak itibarsızlaştırmaya çalıştığı Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, milletin teveccühünü yaptığı çalışmalar ve hizmetlerle kazanmıştır” diyen Servet Kuş, şöyle devam etti: “AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan olduğu dönemde, Türkiye’nin borucunu bitiren ve ülkemizi IMF belasından kurtaran, herkese konut alma hakkını sağlayan, milli gelir düzeyini Cumhuriyet tarihinin en üst düzeylerine çıkaran, sadece kendi ülkesindeki değil dünyadaki bütün mazlumlara sahip çıkan ve halkın teveccühü ile Cumhurbaşkanı seçilen Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a dil uzatmak kimsenin haddi değildir. Sayın CHP Uşak İl Başkanı Ali Karaoba, milli iradeye saygı duyuyorsa, bu sözleri iyi dinlemeli ve idrak etmelidir.”

  • CHP’li Böke: “Başkanlık Sistemi Tartışması İhtiyacı Olmayan Gündemi Suni Gündemle Tıkamaya Kimsenin Hakkı Yoktur”

    CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Selin Sayek Böke, “Başkanlık sistemi tartışması ihtiyacı olmayan gündemi suni gündemle tıkamaya kimsenin hakkı yoktur. Buna engel olmak noktasında elimizden gelen her şeyi yapacağız” dedi.

    CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı. Yaklaşık 3 saat süren toplantının ardından Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Selin Sayek Böke bir basın toplantısı düzenledi. Konuşmasına dün İstanbul’da bir inşaatta üç kişinin hayatını kaybetmesine değinerek başlayan Böke, “Bunlar birer cinayettir. Bunlar engellenebilir cinayetlerdir. Bu kayıplar, bu ölümler bu çağda asla kabul edilemez. Kaybettiğimiz işçilere Allah’tan rahmet, sevenlerine sabır diliyorum” dedi.

    Sur’da yaşanan çatışmalarda şehit olan askerlere de Allah’tan rahmet dileyen Böke, sevenlerine sabır diledi.

    “MESELE ANAYASADAN İBARET DEĞİLDİR, MESELE YASALARIN DARBE HUKUKUNDAN ARINDIRILMASI MESELESİDİR”

    “Türkiye geniş çaplı bir anayasa değişikliği tartışıyor” diyen Böke, şunları kaydetti:

    “CHP olarak biz bütün toplum kesimlerinden ortaya çıkan bu değişiklik ihtiyacının gerçek olduğunu kabul ediyoruz. Ancak Türkiye’nin asıl meselesinin bir anayasa değişikliği meselesi olmadığının altını çiziyoruz. Türkiye’nin asıl meselesi darbe hukukundan yasal sistemi arındırma meselesidir. Türkiye’nin asıl meselesi, evrensel değerlerde özgürlüklerin inşa edildiği, demokrasinin özgürlükçü bir yapıya kavuşması meselesidir. Yarın toplanmaya başlayacak olan uzlaşma komisyonunun çalışmalarını ve bu çalışmalar sonucunda ortaya çıkacak olan süreci biz bu özgürlükçü demokrasinin inşasının parçası olarak görüyoruz. Mesele anayasadan ibaret değildir. Mesele yasaların darbe hukukundan arındırılması meselesidir. Mesele hukukun uygulanışına dair bir anlayış değişikliğine ihtiyaç meselesidir. Mesele bunlarla birlikte anayasada değişiklik meselesidir. Bu bir bütünün parçasıdır. Parçası olarak görülmediği takdirde de Türkiye’nin ihtiyacı olan özgürlükçü demokrasi çerçevesini inşa etmesi mümkün olmayacaktır. Ancak anlaşılıyor ki CHP’nin özgürlükçü demokrasi mücadelesine karşı saray vesayeti altında bulunan AKP’nin ise tek bir gündemi var. Bu gündem adına başkanlık denen tek adam yönetimini dayatma gündemidir. Geçtiğimiz hafta Sayın Cumhurbaşkanı kendi yetki ve sorumluluğunun dışına çıkarak, Meclis zeminini yok sayarak şunu ifade etmiştir; ’Parlamenter sistem bitti’ demiştir. Ülkemizin sorunları büyük.”

    “CHP TÜRKİYE’Yİ BİR TEK ADAM REJİMİNE TESLİM ETMEYECEKTİR”

    Siyasetin temel görevinin Türkiye’nin esas meselelerini konuşmak olduğunu söyleyen Böke, “Biz CHP olarak Türkiye’nin esas gündeminin ilk ve en önemli maddesi olan özgürlükçü demokrasi inşasında ‘önce Türkiye’ diyen yaklaşımla çalışmaya devam edeceğiz. ‘Önce ben, hep ben’ diyen saray ve saray vesayeti altındaki AKP’nin haykırışlarına karşı biz de ‘önce Türkiye’ diyen siyaseti vatandaşın sorununu çözme zemini olarak kullanan bir yaklaşımla Türkiye’yi bu ruh sıkışıklığından çıkaracağız. Sorunları çözen değil, sorun olan bir yaklaşımın karşısında sorunları tespit eden ve her soruna çözüm üreten yeni bir siyasetle Türkiye’ye nefes aldıracağız. Biz parlamenter sistemin olduğu söylenen aksaklıklarının giderilerek güçlendirilen mücadelenin takipçisi ve öncüsü olacağız. Buradan tüm vatandaşlarıma seslenmek istiyorum; CHP burada. CHP Türkiye’yi bir tek adam rejimine teslim etmeyecektir. CHP bunun olmaması için ne yapılması gerekiyorsa toplumun bütün kesimlerini kucaklayarak, hep birlikte yapılmasını sağlayacaktır. Bunun yolu da Türkiye’yi darbe hukukundan arındırmak ve özgürlükçü demokrasiyi inşa edecek bir süreci başlatmaktan geçmektedir. Biz yarın başlayacak olan Uzlaşma Komisyonu’na da bu kararlılıkla ve Türkiye’nin sorunlarını çözme ve özgürlükçü demokrasiyi inşa etme kararlılığıyla oturuyoruz. Belli koşullarla oturuyoruz” ifadelerini kullandı.

    “BAŞKANLIK SİSTEMİ MASAYA KESİNLİKLE GETİRİLMEMELİDİR”

    “Türkiye’nin bir siyasi sistem rejim sorunu yoktur” diyen Böke, şöyle konuştu:

    “Cumhurbaşkanının tek adam olmak gibi kişisel bir sorunu vardır. Bu nedenle tartışma mutlaka parlamenter sistemde gelişmek zorundadır. Başkanlık sistemi masaya kesinlikle getirilmemelidir. Türkiye Cumhuriyeti’nin milli mücadeleden kalma kuruluş iradesinin yansıması olan anayasanın ilk 4 maddesi bizim vazgeçilmezlerimizdir. Bu komisyonda oy birliğiyle karar alınması gerekliliği de aşikardır. Aynı zamanda güçlendirmek istediğimiz parlamenter sistemin işler hale getirilmesini de çok önemsiyoruz. İhtisas komisyonları çalıştırılmalı, Meclis zemini işler kılınmalı, var olan parlamenter sistemin çözüm üretmesi için imkan yaratılmalıdır. AKP bunları yapmayarak kendi 14 yılını inkar eden bir yaklaşım sergilemektedir. Siyaseten bu anlaşılmaz ve kabul edilemez bir durumdur. Türkiye’nin esas melesi anayasa meselesi değildir. Türkiye’nin esas meselesi özgürlükçü demokrasinin inşası gerekliliğidir. Anayasa burada araçlardan sadece bir tanesidir. CHP, özgürlükçü demokrasiyi inşa edecek, yargı bağımsızlığını, basın özgürlüğünü, ifade özgürlüğünü, milletin iradesinin Meclis’e yansıdığı, seçim barajının ortadan kalktığı bir düzenin acilen, hızla, yasal düzenlemelerle ortaya konmasını talep etmektedir. Bütün bunlarla ilgili CHP, son iki yasama döneminde tekrar tekrar kanun önerisi vermiştir. Samimiyseniz gelin bu teklifleri yasalaştıralım. Samimiyseniz, gelin Türkiye’yi darbe hukukundan arındıracak bu düzenlemeleri vakit kaybetmeden Meclis’te yasalaştıralım.”

    Böke, MYK’da ayrıca Suriye başta olmak üzere Irak, İran ve Rusya ile ilişkilerin de kapsamlı olarak değerlendirildiğini bildirdi.

    “MUTFAĞIMIZ YANIYOR”

    Ekonomiyle ilgili değerlendirmede bulunan Böke, “Bu hafta açıklanan ihracat rakamlarına göre Türkiye’nin ihracatı Ocak ayında, geçtiğimiz yılın Ocak ayına kıyasla yüzde 14,4 düştü. Bu düşüşle 2011 yılında açıklanmış olan 2023 hedeflerinden sadece uzaklaşmakla kalmadık 2011 düzeyine doğru da hızla gerilemeye devam ediyoruz. Enflasyon yüzde 9,58’e çıktı. Bu artışın en önemli kısmı gıdada. Mutfağımız yanıyor. Gıda enflasyonu yüzde 11,7. Türkiye bunu hak etmiyor. Bunu düzeltebilecek bir potansiyele sahip. Ancak bunu düzeltecek bir reform iradesi olan vizyonu olan bir iktidara sahip değil” açıklamasında bulundu.

    “BU HAFTA İSTANBUL’DAKİ CHP’Lİ BELEDİYELER KENDİ ÇALIŞANLARININ ASGARİ ÜCRETLERİNİ NET BİN 500 LİRAYA ÇIKARDILAR”

    CHP’nin yeni siyaset anlayışını temsil ettiğini kaydeden Böke, “7 Haziran öncesi asgari ücretlilerimizin vahim durumunu ortaya koymuş ve asgari ücretin en az bin 500 liraya artması gerektiğini tespit etmiştik. Bu tespitimizin hayal olduğunu söyleyenler sonradan bu tespiti kopyalamaya karar verdiler. Bir öğretim üyesi olarak şunu ifade etmeliyim ki kopyalar anlaşılır. Kötü kopya çektikleri için de bin 500 lira değil, bin 300 lira dediler. Bütüncül bir çerçeve ortaya koyamadıkları için de o bin 300 liralık artışı da ellerine yüzlerine bulaştırdılar. Bu sebeple bu hafta İstanbul’daki CHP’li belediyeler kendi çalışanlarının asgari ücretlerini net bin 500 liraya çıkardılar. Biz verdiğimiz sözlerin arkasındayız. Çünkü bir samimiyiz” dedi.

    “PARTİ MECLİSİMİZ EN YAKIN TARİHTE TOPLANACAK”

    Gazetecilerin sorularını da cevaplayan CHP Sözcüsü Böke, Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka’nın tedbirli olarak kesin ihraç istemiyle Yüksek Disiplin Kurulu’na sevkedilmesi ile ilgili sorulara, “Parti Meclisimiz en yakın tarihte toplanacak. Karar ortaya çıktıktan sonra detaylı bir şekilde paylaşılacaktır” yanıtını verdi.

    “TOPLUMSAL MUTABAKATA BİR SON TARİH KONULAMAZ”

    Anayasa Uzlaşma Komisyonu’yla ilgili bir süre tartışmasına ilişkin soruya ise Böke, “Öncelikle yarın toplanacak olan komisyon Uzlaşma Komisyonu’dur. Bizim için bu komisyon Türkiye’yi darbe hukukundan arındırma komisyonudur. Anayasa bu bütünün bir parçasıdır sadece. Anayasaya dair yapılacak bütün değerlendirmelerin anayasanın temel unsurunu yansıtıyor olması gerekir. Anayasa toplumsal mutabakat gerektirir. Toplumsal mutabakata bir son tarih konulamaz. Biz bu prensibi öncelemeye devam edeceğiz” cevabını verdi.

    “BAŞKANLIK SİSTEMİ TARTIŞMASI İHTİYACI OLMAYAN GÜNDEMİ SUNİ GÜNDEMLE TIKAMAYA KİMSENİN HAKKI YOKTUR”

    “CHP hiçbir konuda kaygı ve endişe yaşamaz” ifadesini kullanan Böke, şunları kaydetti:

    “Durumu doğru tespit eder ve o durumu çözmek yönünde adım atar. Onun için kaygımız yok. Türkiye’nin gerçek meselelerinden onu uzaklaştıracak her tür suni gündeme karşı koyma yükümlülüğümüz olduğunun da farkındayız. Bu komisyonun amacı Türkiye’ye özgürlükçü demokrasiyi getirmek olmalıdır. Bunun ötesinde bir başkanlık sistemi tartışması ihtiyacı olmayan gündemi suni gündemle tıkamaya kimsenin hakkı yoktur. Buna engel olmak noktasında elimizden gelen her şeyi yapacağız.”

  • Ağbaba: “Türkiye’yi AB Sınırlarına Bekçi Yapmak Kimsenin Haddi Değildir”

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, sığınmacıların yoğunlukta yaşadığı İzmir Basmane’de Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Milletvekili Özcan Purçu, CHP Muğla Milletvekili Nurettin Demir ile birlikte basın açıklaması yaptı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, sığınmacı akınıyla ilgili AB’nin Türkiye’ye 3 milyar Euro’luk maddi destek sağlamayı kararlaştırmasına tepki göstererek “Türkiye’yi AB sınırlarına bekçi yapmak kimsenin hakkı ve haddi değildir” yorumunu yaptı.

    AB-Türkiye Zirvesinde, sığınmacı akınıyla ilgili AB’nin Türkiye’ye 3 milyar Euro’luk maddi destek sağlamayı kararlaştırmasının ardından CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, CHP İzmir Milletvekili Özcan Purçu, CHP Muğla Milletvekili Nurettin Demir ve CHP İzmir İl Başkanı Bedri Serter, Suriyeli sığınmacıların yoğun yaşadığı İzmir Basmane’de basın açıklaması yaptı. Suriyeli mülteci çocukların da bulunduğu basın açıklamasında konuşan CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, “Türkiye’yi AB sınırlarına bekçi yapmak kimsesin hakkı ve haddi değildir. Kişi başı bin Euro verilerek Türkiye 3 milyar Euro karşısında Avrupa bekçisi konumuna getirilmiştir” dedi.

    CHP Muğla Milletvekili Nurettin Demir de, “İktidarın AB tarafından kandırıldığını görüyoruz. Türkiye istemeden Avrupa’nın sınır bekçiliğine yeni bir lakapla görevlendirilmiş oluyor” diye konuştu. CHP İzmir Milletvekili Özcan Purçu ise kaldırımlarda hâlâ hamile, yaşlı ve çocukların yattığını belirterek bu konuda koordineli bir çalışma yürütülmediğini söyledi. CHP’li vekiller, yarın sabah sığınmacıların aldığı riskleri daha iyi anlamak için Bodrum sahilinden botla açılacaklarını açıkladı.

    “2. DÜNYA SAVAŞINDAN SONRA EN ÖNEMLİ MESELE”

    Basın açıklamasını, bölgede yaşayan Suriyeli çocuklarla yapan CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, “100 bine yakın kişi İzmir’de bulunuyor. Türkiye’de 2,5 milyon sığınmacı var. Bu mesele sadece Türkiye değil Avrupa açısından da önemli bir sorun. 2. Dünya Savaşından sonra Türkiye ve Avrupa’nın karşılaştığı en önemli mesele mülteci meselesidir” dedi.

    Türkiye’nin dış politikadaki yanlışlarının etkisinin ne kadar büyük olduğunu bildiklerini anlatan Ağbaba, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye, Orta Doğu ülkesi olma konusunda hızla ilerliyor. Göçmen meselesi AKP’ye bırakılmayacak kadar ciddi bir sorun. Aylardan beri sahile vuran bebek cesetlerini, mültecilerin sorunlarını görüyoruz. Bu mesele sadece Türkiye’nin değil, Avrupa ülkelerini de ilgilendirmektedir. Başbakan’ın da katıldığı zirvede alınan kararlar, sadece Türkiye meselesi olma konusunda Türkiye’yi bir noktaya getirdi. AB ile ilgili yeni döneme giriyoruz. AKP’nin göz boyaması ile karlı karşıyayız. AB ile Türkiye ilişkilerinde ana eksen Kopenhag kriterleri idi. Artık AB’nin Türkiye’den sığınmacı krizinden beklentileri yer alıyor.”

    “TÜRKİYE’Yİ AB SINIRLARINA BEKÇİ YAPMAK KİMSENİN HADDİ DEĞİLDİR”

    Sığınmacıları Türkiye’de bırakmak için 3 milyar Euro verildiğini öne süren Ağbaba, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu sorun ortaklaşa çözülebilir. Yük paylaşımı ile çözülmeli. Bu dram sadece Türkiye’nin sorunu değildir. AB ile Türkiye ortaklaşa çözebilir. Bunu Türkiye’nin sırtına yüklemek kimsenin hakkı değildir. Hiç kimse gazeteci tutuklayacak, faili meçhulleri artırarak AB’ye girmemizi beklemesin. Bu program Türkiye’yi AB’ye sokamaz. Ancak Türkiye’yi AB’nin tampon ülkesi yapar. Türkiye artık bir sığınmacı tampon bölgesi durumundadır. Türkiye’yi AB sınırlarına bekçi yapmak kimsesin hakkı ve haddi değildir. Kişi başı bin Euro verilerek Türkiye 3 milyar Euro karşısında Avrupa bekçisi konumuna getirilmiştir. Kabul etsek de etmesek de Türkiye’nin en önemli meselesi mülteci sorunudur. Cumhuriyet Halk Partisi olarak Genel Başkanımızın talimatı ile Mülteci Komisyonu kurduk.”

    BOTLA DENİZE AÇILACAKLAR

    CHP’nin önümüzdeki dönemde sığınmacılarla ilgili meseleleri daha derinden inceleyeceğini kaydeden Ağbaba, CHP’li vekiller olarak önce Çeşme ve Basmane’de mültecilerle ilgili incelemelerde bulunduklarını, ardından Aylan Kurdi bebeğin cesedinin sahile vurduğu Bodrum sahilinde inceleme yapacaklarını kaydetti. Zorlu hava koşullarında mültecilerin aldığı riskleri daha iyi anlamak için botlarla açılacaklarını belirten Ağbaba, “Şu konuştuğumuz dakikalarda bile belki çocuk mülteciler sulara gömülüyor” dedi.

    “KALDIRIMLARDA YATAN HAMİLE MÜLTECİLER VAR”

    CHP İzmir Milletvekili Purçu da, devlet elinin mültecilere ulaşmadığını savundu. Halen kaldırımlarda yatan hamile, yaşlı ve çocuk mültecilerin bulunduğunu söyleyen Purçu, devlet görevlilerin bu kişilerle yeterince ilgilenmediğini ifade etti. Mültecilerin barınacağı yerlerle ilgili koordineli çalışmanın da yapılmadığını dile getiren Purçu, şöyle konuştu: “Tedbirler emniyet aşamasında kalabiliyor. İster kaldırımda yatsın, ister hasta hamile olsun şimdiye kadar yapıcı bir çalışma yapılmadı. Kaç mülteci geldi, kaç mülteci gitti, kaçı kaldı, kaçı kimlik çıkardı, belli bir bilgi yok. Yapılan açıklamalarda ortalama rakamlar var. 100 bini geçkin mülteci sayısı var ve bunların sadece yüzde 10’a yakını kimlik sahibi ve kayıt altında.”

    “CİDDİ SAĞLIK SORUNU YAŞADIKLARINI GÖSTERİYOR”

    Basın açıklamasında değerlendirmede bulunan CHP Muğla Milletvekili Nurettin Demir de sadece kayıtlı sığınmacılara sağlık hizmeti verildiğini, iki yıl içerisinde sadece 16 bin liralık sağlık masrafı yapıldığını ifade etti. Bu rakamın çok düşük olduğunu belirten Demir, şunları söyledi: “Bu durum, ciddi sağlık sorunu yaşadıklarını gösteriyor. Yeterince izlendiğini tahmin etmiyoruz. Genel olarak Türkiye’de bu sorunun giderilmesi konusunda ciddi koordinasyonun olmadığını düşünüyoruz. Her birim kendi kendine bir şeyler yapmaya çalışıyor. İzmir’de şuan 24 bin 0-18 yaşına genç ve çocuk var. 3-4 bini eğitimlerini zor koşullarda sürdürüyor. 20 bin çocuk sokakta ve emekleri sömürülüyor. Tezgah kurup günde 1-2 liraya çalışan 7 yaşında çocuğumuz var. Okula gitmiyormuş.”

    “AVRUPA’NIN SINIR BEKÇİLİĞİ”

    Türkiye’nin sığınmacı sorununun çok ciddi boyutta olduğunu belirten Demir, sözlerini şöyle tamamladı: “3 milyar Euro aldık diye bunu kahraman gibi övgü ile söylüyorlar. İktidarın AB tarafından kandırıldığını görüyoruz. Bu gerçekten Türkiye’nin değil tüm insanlığın ciddi sorunudur. Dün Çeşme’de 25 kişilik botta iki kişi kurtuldu, 13 kişi öldü. Her gün o kadar kanıksadık ki olaylar sık sık tekrarlanıyor. 6 milyar dolar da verseler bunların ne önü ne arkası kesilir. Türkiye istemeden Avrupa’nın sınır bekçiliğine yeni bir lakapla görevlendirilmiş olur.”