Etiket: kimliksiz

  • Hastanede kalan kimliksiz cenaze adli tıpa getirildi

    Adana’da ailesi hiç kimlik çıkartmadığı için kalp krizinden öldükten sonra 6 gündür hastanede kalan 37 yaşındaki Levent Akrep’in cenazesi, savcılığın olaya el atmasıyla adli tıp kurumuna getirildi.

    Edinilen bilgiye göre, Ali Akrep ve Perihan Akrep dini nikahla evlendi. Bu beraberlikten çiftin 9 çocuğu oldu. 22 yıl aradan sonra çift resmi nikah yapıp çocuklarına da kimlik çıkardı. Ancak 9 çocuktan Levent ismini verdikleri çocuklarına kimlik çıkarmadılar. Aradan geçen süre zarfında anne ve baba da ölünce Levent Akrep’in işlemlerini yaptıracak kimse kalmadı. Levent Akrep resmi olarak yaşamıyordu, bu nedenle ne okula ne de askere gitti. Bu zamana kadar da hiçbir devlet dairesinde işlemi olmadı. Ancak 29 Temmuz günü aniden rahatsızlanarak, Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Seyhan Uygulama Merkezi’ne kaldırıldı. Acilden giriş yapan hasta için görevliler kimlik istedi, yakınları getireceklerini söyledi, hasta acil olduğu için görevliler hastayı kabul etti. Kalp krizi geçirdiği anlaşılan Akrep’e doktorlar anjiyo yaptı. Ancak 30 Temmuz günü Levent Akrep tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. Yakınları Akrep’in cenazesini almak istedi. Levent Akrep’in yakınları cenazeyi almak istediklerinde, hastane yetkilileri ölüm raporunu hazırlamak için aileden Levent Akrep’in kimliğini istedi. Yakınları, hastaneye Levent Akrep’in bu zamana kadar resmi hiçbir işlem yapmadığını, askere de gitmediğini, kendisinin içine kapanık biri olduğunu, geçen süre zarfında kimliğe ihtiyaç duymadığını söyledi. Ancak hastane yönetimi kanunen kimlik olmadan cenazeyi veremeyeceklerini söyleyerek nüfus müdürlüğünden belge getirilmesini istedi. Cenaze yakınları nüfus müdürlüğünden gerekli belgeyi getiremeyince cenaze 6 gün hastane morgunda kaldı. Bunun üzerine aile savcılığa başvurdu. Bir tarafından hastane yönetimi cenazeyi verebilmek için bir kişi görevlendirerek Yüreğir İlçe Nüfus Müdürlüğüne aile ile birlikte gönderildi. Savcılık şahsın hastaneye getirilmesini şüpheli bularak olayı adli vakaya çevirdi. Bu sırada nüfus müdürlüğünden de aile saklı nüfus ilmuhaberi belgesi aldı. Bu belgenin hastaneye verilmesi ve adli vaka olması nedeniyle cenaze bugün öğle saatlerinde Adana Adli Tıp Kurumu Morguna gönderildi.

    Akrep’in kuzeni Resmiye Hizavcılar, uzun uğraştan sonra 12 yaşından bu yana baktığı kuzeninin cenazesinin adli tıp kurumu morguna gönderildiğini belirterek, “Anne ve babası bu çocuğa hiç bakmadı. Bu çocuğa 12 yaşından beri ben bakardım. Anne ve babası 8 çocuğuna kimlik çıkardı buna çıkarmadı. Bırakın kimlik çıkarmayı hem annesi hem babası bu çocuğa şiddet uygulardı. Hem dirisi hem de ölüsü rezil oldu. Hem yaşarken hem de öldüğünde huzur bulamadı” dedi.

    Cenaze, otopsinin ardından aile tarafından alınarak Asri Mezarlıkta toprağa verilecek.

  • Kimliksiz hastanın cenazesi hastanede kaldı

    Adana’da hastanede kalp krizinden ölen 37 yaşındaki hastanın cenazesi, bugüne kadar hiç kimliği olmadığı için 6 gündür hastaneden alınamıyor.

    Edinilen bilgiye göre, Ali Akrep ve Perihan Akrep dini nikahla evlendi. Bu beraberlikten çiftin 9 çocuğu oldu. 22 yıl aradan sonra çift resmi nikah yapıp çocuklarına da kimlik çıkardı. Ancak 9 çocuktan Levent ismini verdikleri çocuklarına kimlik çıkarmadılar. Aradan geçen süre zarfında anne ve baba da ölünce Levent Akrep’in işlemlerini yaptıracak kimse kalmadı. Levent Akrep resmi olarak yaşamıyordu, bu nedenle ne okula ne de askere gitti. Bu zamana kadar da hiçbir devlet dairesinde işlemi olmadı. Ancak 29 Temmuz günü aniden rahatsızlanarak, Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Seyhan Uygulama Merkezi’ne kaldırıldı. Acilden giriş yapan hasta için görevliler kimlik istedi, yakınları getireceklerini söyledi, hasta acil olduğu için görevliler hastayı kabul etti. Kalp krizi geçirdiği anlaşılan Akrep’e doktorlar anjiyo yaptı. Ancak 30 Temmuz günü Levent Akrep tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. Yakınları Akrep’in cenazesini almak istedi.

    Ölünce yaşadığı ortaya çıktı

    Levent Akrep’in yakınları cenazeyi almak istediklerinde, hastane yetkilileri ölüm raporunu hazırlamak için aileden Levent Akrep’in kimliğini istedi. Yakınları, hastaneye Levent Akrep’in bu zamana kadar resmi hiçbir işlem yapmadığını, askere de gitmediğini, kendisinin içine kapanık biri olduğunu, geçen süre zarfında kimliğe ihtiyaç duymadığını söyledi. Ancak hastane yönetimi kanunen kimlik olmadan cenazeyi veremeyeceklerini söyleyerek nüfus müdürlüğünden belge getirilmesini istedi. Yakınları, oturdukları Yüreğir ilçesine bağlı Sarıçam Mahallesi muhtarından yardım istedi. Levent Akrep’in akrabası ve 22 yıldır ona bakan Resmiye Hizavcılar, burada Levent Akrep adına dosya açtırdı. Başlatılan işlemler ile Yüreğir Kaymakamlığı’na giden Hizavcılar, aldığı belgelerle Nüfus Müdürlüğü’nden, ’Yabancılar ve Vatandaşlık Durumu Düzgün Olmayan Kişiler Kütüğü Nüfus Kayıt Örneği’ bildirgesini aldı. Bu evrakla hastaneye tekrar giden Hizavcılar’a yetkililer bu kez cenazeyi soyadı Akrep olan birine vereceklerini söyleyip, alınan evrakın ise 18 yaşının altındaki kişiler için geçerli olduğu, bu belgeyle işlem yapılamayacağını bildirdi.

    “Cenazemizi vermiyorlar”

    Levent Akrep’in kuzeni Resmiye Hizavcılar, Levent’in ailevi nedenlerden dolayı kimliğinin bu zamana kadar hiç çıkartılmadığını belirterek, “Bizden geçici kimlik kaydı istediler. Biz de muhtar aracılığıyla kaymakamlıktan getirdik. Onu kabul etmiyorlar. Bizi engelliyorlar. Bizim cenazemizi burada vermiyorlar. Allah için yetkili makamlara bizim sesimizi duysunlar. 6 gündür cenazemizi alamıyoruz. Burada perişan olduk. Bizi adliyeye yolluyorlar. Savcı, adli vaka değildir diyor. Normal kimliği olmadığı için cenazeyi alamıyoruz. Muhtarlık aracılığıyla kaymakamlık verdi ve geçici kimliğiyle geldik buraya, polis tarafından ifadelerimiz alındı, tutanaklarımız tutuldu daha sonra nöbetçi savcıya telefon açıldı verilsin dediler ama alamıyoruz. Hastane bize savcılıktan gelecek bir kağıtla işlem yapacaklarını söylüyorlar. Adliyeye gittik gene bir şey yapamadık. Cenazemizi vermiyorlar” diyerek tepki gösterdi.

    Akrep’in kardeşi Serpil Barhan ise hastane önünde sinir krizi geçirerek “Ağabeyimi versinler bana, dirisi süründü ölüsü de sürünüyor” diye ağladı. Barhan, daha sonra ise kardeşi olarak hastaneye geldiğini, kardeşini almak için DNA testi yaptırmaya hazır olduğunu ifade ederek, “Ancak onu da yapmıyorlar. Çoluğum, çocuğumla mağdur oldum ağabeyimi versinler artık. Ana yok, baba yok. Vermiyorlar cenazeyi. Bir adliyeye yolluyorlar, bir hastaneye. Bir haftadan beri burada bekliyoruz. Orada ızdırap çekiyor bir haftadan beri. Versinler artık ağabeyimi. Daha ne olacak burada bir hafta daha mı kalacak” diyerek gözyaşı döktü.

    Nüfus cüzdanı örneği istendi

    Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Seyhan Uygulama Merkezi yetkilileri ise cenazenin 6 gündür verilmediğini doğruladı. Yetkililer, cenazenin kimliği olmadığı için yakınlarına teslim edilmediğini, kimliği olmadığı için cenaze teslim işlemlerinin yapılamadığını, kanunen de kimlik olmadığı için cenazeyi teslim edemeyeceklerini bildirdi. Yetkililer hastanın yakınları olduğu ileri sürülen şahıslara nüfus müdürlüğüne ve muhtarlığa giderek belge getirmelerini istediklerini ancak getirdikleri belgenin de 18 yaşından küçük vatandaşlar için geçerli olduğunu bu nedenle teslim edilmediğini, buna rağmen aileye yardımcı olmak için bir kişiyi görevlendirdiklerini, nüfus müdürlüğünden kimliği olmayan ve 18 yaşından büyükler için düzenlenen nüfus cüzdanı örneği alınması için çalışmaların yapıldığı bildirildi.

    Yetkililer bu evrakın gelmesi halinde cenazenin verileceğini belirtti.

  • (Özel Haber) “Kimliksiz Türkmenler” yardım bekliyor

    Irak Telafer’den DEAŞ rejiminin baskıları sonucu kaçarak Türkiye’ye sığınan Türkmen vatandaşlar, kimlikleri olmadığı için devletin desteklerinden yararlanamıyor. Kimlikleri bulunmadığı için hastaneye gidemeyen ve iş sorunu yaşayan Türkmenler, Suriyelilerle aynı hakkın kendilerine tanınmasını talep ediyor.

    DEAŞ rejiminden kaçarak Türkiye’ye sığınan Türkmenler, yardım bekliyor. Suriyeli mültecilere tanınan hakların kendilerine tanınmadığını ifade eden Türkmenler, kimlikleri bulunmadığı için tedavi olamıyor. Savaş mağduru Türkmen ailelere yardımda bulunan MHP Yenimahalle İlçe Başkanı Eyüp Yılmaz, bu durumda bulunan 4 binden fazla aileye destek oldukların kaydederek, “Bu vatandaşlarımız Irak vatandaşı. Telafer’de yaşıyor. DEAŞ’ın Telafer bölgesine girmesi ile çaresiz kalan soydaşlarımız Türkiye’ye geldiler. Türkiye’ye ilk geldiklerinde devlet imkanı olmadı pek fazla. Genel başkanımız Devlet Bahçeli’nin talimatı ile Ülkü Ocakları Genel Başkanımız Mamak’ta Türkmen evini kurmuştur. Akabinde bölgemiz kadın kollarımız vasıtası ile bir kampanya başlattık. Yaklaşık 4 bin küsür ailemiz var. Bu bölgede 2 bin 500 ailenin kira kontratları kendi üzerimizde” şeklinde konuştu.

    “Suriyeli vatandaşlar gibi Türkmen vatandaşlarımıza da imkan sağlamalarını istiyoruz”

    Savaş mağduru ailelerin en büyük sorununun işsizlik olduğunu ifade eden Yılmaz, Türkmenlerin iş bulabilmesi için kayıtlarının olması gerektiğinin ancak, kayıtları olmadığı için, kaçak işçi pozisyonunda gözüktüklerini ve çalışamadıklarını kaydetti. Yılmaz, Suriyeli vatandaşlara tanınan hakların Türkmen vatandaşlara da tanınmasını talep ederek, “Kaçak işçi çalıştırmanın da ciddi bir bedeli ve cezası var. Devletimizin de bu konuda Suriye vatandaşlar gibi Türkmen vatandaşlarımıza da imkan sağlamalarını istiyoruz. Türkmenlerin de Türkiye’de mesleklerini yapabilmeleri için bir kanuni uygunluk ortamının sağlamalarını istiyoruz” açıklamasında bulundu.

    DEAŞ rejiminden kaçarak Türkiye’ye geldiklerini ifade eden Türkmen vatandaş Ali Karabaş ise 2 yıldır Türkiye’de yaşadığını söyledi. Karabaş, “Bizim memleketimize Telafer’e DEAŞ geçti. İş durdu. Maaş kalmadı. Zulüm oluyordu. Ben 3 ay DEAŞ’la kaldım. Sonra çıktım” diye konuştu. Yardımseverlerin desteği ile geçimini sağlayan Karabaş, “Suriyeliler sabah gidiyor kimliklerini bir günde alıyor. Bizim kimlik sıkıntımız var. Türkmenler kimliklerini alamıyor. Kimlik olmazsa iş bulamıyoruz, devlet, belediye, hastaneler bakmıyor” şeklinde konuştu.

    “Suriyelilere verilen haklar, Türkmenlere verilmedi”

    Dört yıldır Türkmen vatandaşlara yardımlarını sürdüren MHP Yenimahalle İlçe Kadın Kolları Başkanı Emel Öztürk ise konuya ilişkin şunları kaydetti:

    “Türkmenlere dört yıldır yardım ediyoruz. Durumları çok vahim gerçekten. Suriyelilere verilen haklar, Türkmenlere verilmedi. Benim tek sıkıntım budur. İlk etapta gelenler yeni yeni kimlik almaya başladılar. Sınırdan girerken Türkmenlerin kimlik numaraları Suriyelilerden farklı olarak verilmiş. Türkmenlerin TC’leri 98 ile başlamış Araplarınki 99 ile. Buraya geldikleri zaman doğum yapmak üzere olan bir bayanı götürüyorum hastaneye bana deniyor ki; ‘Bu Türkmen Suriyeli değil, TC’si 99. Biz bu tedavileri yardımseverler aracılığı ile hep ücretli yaptırdık. Sıkıntımız çok büyüktü. Yeni yeni 2 yılı doldurmuş aileler kimlik almaya başladı. Son bir yıldır gelenlerin kimlikleri yok. Kimlik olmadığı zaman iş bulamıyorsunuz. Hastaneye götüremiyorsunuz. Devletten, belediyelerden yardım alamıyorsunuz. En büyük sıkıntımız bu. İş buluyoruz ama sigorta yapamadığı için insanlar korkuyor. İşleri olmadığı için kiralarını, gıdalarını karşılayamıyorlar. Şu an benim yardım ettiğim 2 bin 500 ev oldu. Pek çoğunun kontratı benim üzerime. Yardım severler sayesinde kiraları karşılamaya çalışıyoruz.”

    Öztürk, Türkmen vatandaşların sağlık, belediye yardımlarından yararlanabilmeleri ve iş bulmaları için kimliklerini alması gerektiğine dikkat çekerek, “Benim talebim Suriyelilere verilen imkanın bu ailelere de verilmesi ve kimliklerinin çıkarılması” mesajını verdi.

  • 68 yıl kimliksiz yaşadı

    Malatya’nın Akçadağ ilçesinde yaşayan Mehmet Tor, 68 yaşına kadar kimliksiz yaşadı.

    Akçadağ ilçesine bağlı Büyükköy Mahallesinde yaşayan Mehmet Tor, 2010 yılına kadar adeta bir hayalet gibi yaşadı. Bu süre zarfında imam nikahı ile evlenen Mehmet amcanın bu evliliğinden 6 çocuğu oldu. Mehmet Tor’un nüfus cüzdanının olmaması nedeniyle çocuklar annelerinin üzerine nüfusta yazıldı. 6 çocuk annelerinin soy isimleri ile okula gidip hayatlarını sürdürürken Mehmet Tor ise 2010 yılına kadar hiçbir sorunla karşılaşmadı.

    Kimliğine 2010’da kavuştu

    Tor, köyden hiç çıkmadığı için başının derde bile girmediğini ifade etti. 2010 yılında işinin devlet dairesine düşmesi ile kimliğin eksikliğini yaşayan Tor, yaptığı girişimler sonucunda kimliğine kavuştu. Mehmet Tor, 2010 yılında Akçadağ ilçe nüfus müdürlüğüne giderek kaydını yaptırınca ilk kez bir nüfus cüzdanı oldu.

    Resmi nikah kıyabildi

    Sonrasında yeniden evlenen yaşlı adam ikinci evliliğinden olan 2 çocuğunu da kimliğine kavuştuktan sonra resmi nikah kıyarak nüfusuna alabildi. Diğer yandan nüfus kaydı olmadığı için vatani görevini de yapamayan Mehmet Tor, 65 yaş üstü olması nedeniyle askerlikten de muaf oldu. Mehmet Amca şimdi ise 68 yıl sonra kavuştuğu kimliği ile köyünde sakin bir yaşam sürüyor.

  • 12 yıldır kimliksiz yaşıyor

    Suriye’nin Rasulayn ilçesinden Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesine 12 yıl önce gelin gelen 7 çocuk annesi

    Emel Rıdvan, eşini kaybettikten sonra kimlik alamadığı için birçok sıkıntılarla karşılaştığını ifade etti.

    Emel Turan, 2 yıl önce eşini kalp krizi sonucu kaybetti. Çocuklarıyla derme çatma bir evde kalan 38 yaşındaki anne Emel, bu nedenle birçok haktan yararlanamıyor ve zor günler yaşıyor.

    Eşini kaybettikten sonra sıkıntılar yaşadığını ifade eden Turan, “2003 yılında Türkiye’ye gelin geldim. Eşimle evliliğimizden 7 çocuğumuz oldu. Eşim 2 yıl önce kalp krizi geçirip yaşamını yitirdi. Resmi nikahımız olduğu halde kimliğimi alamıyorum. Yaptığım tüm müracaatlar sonuçsuz kaldı. Kimliğim olmadığı için ölen eşimin maaşından yararlanamıyorum. Sağlık ve seyahat gibi pek çok konuda da sıkıntı yaşıyorum” dedi.

    Türkiye Cumhuriyeti’ne ait nüfus cüzdanını almak için yaptığı tüm müracaatların sonuçsuz kaldığını belirten Turan, “12 yıldır Türkiye’deyim artık bana vatandaşlık verilmesini istiyorum. 7 çocuğumla birlikte derme çatma evde kalıyorum. Bazı akrabalarım ve komşularımın yardımıyla geçiniyoruz” diye konuştu.