Etiket: kimlik

  • Uçak Biletlerinde Tc Kimlik Numarası Yazılması Karışıklığı Önleyecek

    Hızlı ve en rahat ulaşım araçlarından olan hava yolu seyahatleri sırasında uçak bileti üzerinde TC kimlik numarasının bulunmasının zorunlu hale getirilmesi, bazı karışıklıkların da önüne geçecek.

    Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünün resmi sosyal medya hesabı üzerinden yapılan açıklamaya göre, otobüs biletleri için daha önce yürürlüğe giren TC kimlik numarası girilmesi zorunluluğu, 30 Mayıs 2016’dan itibaren uçak bileti almak isteyenler için de geçerli hale geldiği bildirildi. Bundan 3-4 yıl öncesine kadar yolcular sadece isim ve soy isim belirterek şehirler arası seyahatlerini gerçekleştirebilirken, yolcular bundan sonra TC kimlik numaralarını da belirtmek durumunda kalacak.

    BÖYLE BİR UYGULAMAYA NEDEN GİDİLDİ?

    Aynı isim ve soy isme sahip kişilerin sayısının oldukça fazla olması ve yolcuların farklı isim kullanarak seyahat etmelerinin önüne geçmek için böyle bir uygulamaya geçildiği öğrenildi. Uygulamayla, 11 numaradan oluşan TC kimlik numarası her vatandaş için farklılık gösterdiği için isim benzerliği olsa da kişilerin ayırt edilmesini daha kolay bir hale geldiği kaydedildi. Online uçak bileti satış portallarından www.bilet3.com yetkilileri de, 30 Mayıs 2016’dan itibaren uçak bileti alındığında bilet üzerinde TC kimlik numarasının kullanılmasının zorunlu hale getirildiği aktardı.

  • Başkan Delican’dan Sızdırılan Kimlik Bilgileri Açıklaması

    AK Parti İzmir İl Başkanı Bülent Delican, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun sızdırılan kimlik bilgilerinin CHP İzmir İl Teşkilatı tarafından yayıldığını söylemesi üzerine “Hükümet olsalar kim bilir yurt dışına neleri aktaracaklar. Allah korumuş” yorumunda bulundu.

    Başbakan Ahmet Davutoğlu, katıldığı bir televizyon programında sızdırılan kimlik bilgilerinin CHP İzmir İl Teşkilatı tarafından yayıldığını söyledi. Bunun üzerine açıklama yapan CHP İzmir İl Başkanı Alaattin Yüksel, seçimlerde şeffaflığı ortadan kaldırmaya ve hile yapılmaya yönelik bir algı operasyonu içerisinde olduklarını belirterek, gerekirse Başbakan Davutoğlu’na karşı dava açacaklarını kaydetti. AK Parti İzmir İl Başkanı Bülent Delican’ın yorumu ise, “Hükümet olsalar kim bilir yurt dışına neleri aktaracaklar. Allah korumuş” oldu.

    “ŞOK GEÇİRDİK”

    Başbakan’ın açıklamasını duyunca şok geçirdiklerini ifade eden Delican, “Nasıl cesaret ve cüret ederler şaşkınlık içerisindeyiz. Partilere aktarılan bilgilerin tamamını aktarmaları kabul edilemez bir durum. Bu bilgi partilerin namusudur, mahremiyet içerir. Özel bilgiler zaten paylaşılamaz. Bu durumdan ’seçim şeffaflığını ortadan kaldırmaya yönelik’ diyerek sıyrılamazlar. Hükümete talip olan bir siyasi partinin büyük beceriksizlikle bilgileri yurt dışına aktarmasını İzmir seçmenine aktarıyoruz” dedi.

  • CHP İzmir’den “Sızdırılan Kimlik Bilgileri” Açıklaması

    CHP İzmir İl Başkanı Alaattin Yüksel, Başbakan Davutoğlu’nun, sızdırılan kimlik bilgilerinin CHP İzmir İl Teşkilatı üzerinden yayıldığını belirtmesi üzerine bir açıklama yaptı. CHP İzmir İl Başkanı Yüksel, seçimlerde şeffaflığı kaldırmaya ve hile yapmaya yönelik bir algı operasyonu ile karşı karşıya olduklarını, gerekirse Başbakan hakkında karşı dava açacaklarını söyledi.

    CHP İzmir İl Başkanı Alaattin Yüksel, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun “Bilgiler CHP İzmir İl Teşkilatına verildi, oradan sızdı” sözleri üzerine il binasında açıklama yaptı. Ciddi bir manipülasyon ve algı operasyonu ile karşı karşıya kaldıklarını, bu algı operasyonunun seçimlerde şeffaflığı ortadan kaldırmaya ve hile yapmaya yönelik olduğunu öne süren Yüksel, YSK’nın 30 partinin genel merkezine verdiği bilgilerin tamamının il örgütleriyle paylaşılmadığını kaydetti. E-seçmen uygulamasında sadece kimlik numaraları ile baba adının ve hangi sandıkta oy kullanıldığının görüldüğünü hatırlatan Yüksel, kendilerine iftira atıldığını ve gerekirse Başbakan Davutoğlu’na karşı dava açacaklarını dile getirdi.

    “ÜZERİMDEN NASIL ATARIMIN ÇABASI İÇİNE GİRMİŞTİR”

    Türkiye’nin büyük bir manipülasyona uyandığını, İzmir’in Türkiye’de yürütülen algı operasyonunun merkezi yapılmaya çalışıldığını kaydeden Yüksel, sözlerine şöyle devam etti: “Geçen hafta bir skandal olarak ortaya saçılan 50 milyon yurttaşımızın kimlik bilgilerinin yurt dışında elden ele dolaştırıldığı yönündeki haber üzerine bu skandalın bir numaralı sorumlusu olan hükumet, ‘üzerimden nasıl atarımın çabası içine girmiştir. Her sıkıştığı noktada Hükümet, Başbakan, bu sıkışmışlıktan kurtulmak için kendi işlediği suçu CHP işlemiş gibi göstermeye çalışmaktadır.”

    CHP olarak büyük bir manipülasyon ve algı operasyonuyla karşı karşıya olduklarını belirten Yüksel, şöyle konuştu: “Bu geçen hafta içinde benim Sayın AKP İl Başkanı Delican’ın İzmir’le ilgili tutarsız, karıştırıcı açıklamalarına yanıt verirken ‘konuşulması gereken asıl meselenin 50 milyon yurttaşın kimlik bilgilerinin nasıl yurt dışına sızdırıldığıdır’ diye açıklamam vardı. Bunun tek sorumlusu bu ülkeyi yöneten hükümettir.”

    “HİÇBİR BİLGİ ÖRGÜTLERLE TAM OLARAK PAYLAŞILMADI”

    Hükümetin “Bundan nasıl kurtuluruz?” diye bir çaba içine girdiğini ifade eden Yüksel, YSK tarafından 30 partiye verilen bilgilerle ilgili şunları söyledi: “Başbakan bu bilgilerin YSK tarafından partilere verdiğini, parti genel merkezlerinin de teşkilatlara verdiği, bu sırada İzmir il örgütünün bu bilgileri sızdırdığı yönünde açıklama yaptı. Şuan CHP’de olmayan eski bir milletvekilinin de yargıda olduğunu söyledi. E-seçmen uygulamamız 2011 seçimlerinde başladı, daha çok 2014’te kullanıldı. Başbakanın sözünü ettiği tarihlerde böyle bir şey ortada yoktu. Bu bilgiler ortalıkta başı boş dolaşıyor. GSM şirketleri, özel şirketler tarafından satılıyordu. 2011’e geldiğimizde YSK’nın 30 partinin genel merkeze verdiği bilgiler vardır ama bu bilgi sınırlıdır. Hiçbir partinin genel merkezi de örgütleriyle bu bilgileri tam olarak paylaşmadı. İlk defa CHP, şeffaf seçim yapılabilmesi için dedikoduların ortadan kaldırılmasını sağlamak amacıyla güzel bir çalışma yaptı. Bu e-seçmen uygulamasıdır. Bu bilgi sadece kimlik numarası üzerinden sandığı bulması yönünde çok sınırlı bir iki şeyi içeren bilgidir. CHP, YSK’nın genel merkezlere verdiği bilgiyi tam olarak hiçbir örgütle paylaşmamıştır. Sadece seçimlerde kimlik numarası ile girdik, baba adı, hangi sandıkta oy kullanabileceğimizi görüyorduk, bizim adresimizde sahte seçmen var mı onu görebiliyorduk.”

    “SEÇİMLERDE ŞEFFAFLIĞI KALDIRMAYA VE HİLE YAPMAYA YÖNELİK”

    Yapılan açıklamaların iki nedenle yapıldığını dile getiren Yüksel, şunları söyledi: “Önümüzdeki dönemlerde, eski gizlilik dönemlerine dönmeye çalışıyor. Seçimlerde bu bilgileri YSK partilerle paylaşamayacak ve seçimler de hileye açık bir hale gelecek. O dedikodular üretilmeye başlayacak. İktidarda bu bilgiler olduğu için istediği gibi kullanabilecek. Bu, seçimlerde şeffaflığı kaldırmaya yönelik algı operasyonudur. Seçimlerde hile yapmaya yöneliktir. Seçim güvenliği ile ilgili akıllarının arkasında bir takım çalışmaların olduğudur. İzmir milletvekili olan Bakan Binali Yıldırım’ın da ‘demek ki bir takım önlemler almak gerekiyor’ gibi açıklamaları vardı. Seçimdeki şeffaflığı kaldırmaya yönelik. Çok büyük, ciddi bir algı operasyonu ve saldırı altındayız.”

    “ESKİ MİLLETVEKİLİNİ AÇIKLAMALI”

    Başbakan Davutoğlu’nun, eski bir CHP’li milletvekilinin yargıda olduğuna ilişkin sözleri üzerine de konuşan Yüksel, “Eğer böyle bir şey varsa bellidir. Ip numarası var. Bunun olup olmadığını açıklamak zorundadır. Böyle bir suçlama bize yapamaz. Gerekirse Başbakana karşı dava açarız. Bunun üzerine çalışacağız. Bu bize Başbakan tarafından atılı bir iftiradır. Hukuk çerçevesinde mücadelemizi sürdüreceğiz. Eski milletvekili açıklaması da muğlaktır. Bütün eski milletvekillerimizi zan altında bırakmaktadır. Kimse bu eski milletvekili açıklamalıdır” ifadelerini kullandı.

    Yüksel, Başbakan Davutoğlu’nun bahsettiği eski milletvekili tanımının Emrehan Halıcı’ya uyduğunu, kendisinin o dönemde çok değerli çalışmalar yaptığını, e-seçmen sistemini getirdiğini ve bu sayede iktidarın daha dikkatli olmasının sağlandığını kaydetti.

    “EN SUÇSUZ KURUM CHP İZMİR’DİR”

    E-seçmen uygulaması sırasında uygulamanın bir AK Partili tarafından uygulamanın şikayet edildiğini de anlatan Yüksel, “O sırada bir AKP’li tarafından “ben buraya girdiğimde baba adımı, kendi adımı görmek istemiyorum’ diye şikayette bulundu, partimiz de bunu kaldırdı. Bununla ilgili AKP’li bu kişi dava açmıştır, o dava da henüz sürmektedir. CHP İzmir bu konuda en suçsuz, en düzgün kurumdur. Hiçbir ilişkisi olamaz. Bu olayların tek sorumlusu 14 yıllık AKP iktidarıdır” dedi.

    “KILIÇDAROĞLU’NA HAKARET İÇEREN AFİŞLER ASILDI”

    CHP Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik karikatürize edilmiş hakaret içeren afişlerin dün metropol ilçelere asıldığını, gece boyunca afişleri topladıklarını söyleyen Yüksel, “Bu hakaret içeren afişleri akşam saatlerinden itibaren metropol ilçelerine asmaya çalıştılar. Sayın vali ile görüşüldü. Sayın vali, genel sekreterimize ‘Olur mu öyle şey, bunlar açıklanabilir mi? Emniyet müdürümüzü arıyorum’ dedi ama erken saatlerde yapılan konuşmaya rağmen gece hiçbir emniyet mensubunun buna müdahale etmediğini gördük. Partili arkadaşlarımızla bu izinsiz, imzasız, yasak afişleri bizzat topladık. Emniyet, ortalıkta dolaşan, plakasının bizde olduğu araçların hiçbirine ulaşamadıkları yönünde cevap verdi. İpe un seren açıklama yaptılar. Topladığımız afişleri teslim ettik, sikayetçi olduk” diye konuştu.

  • Bakan Bozdağ’dan Kimlik Bilgilerinin Sızdırılması Açıklaması

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, YSK’nın kimlik bilgilerini paylaşmasına sınır getireceklerini belirterek, “Yüksek Seçim Kurulu bundan sonraki seçimlerde vatandaşlarımızın kimlik bilgilerini herhangi bir siyasi partiyle de bugünkü usul ve yöntemle paylaşmayacaktır” dedi.

    Ankara’dan tarifeli uçakla Muş’a gelen Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Muş Valisi Seddar Yavuz, Belediye Başkanı Feyat Asya, AK Parti Muş İl Başkanı Namık Ergün, Muş Cumhuriyet Başsavcısı Ömer Sönmez ve çok sayıda partili tarafından karşılandı. İlk olarak Muş Valiliği’ni ziyaret eden Bakan Bozdağ, burada gazetecilere açıklama yaptı. Bakan Bozdağ, “Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı bu konuda bir soruşturma başlattı. Şu anda soruşturma sürüyor. Yayınlanan kişisel verilere baktığımızda, sayıya baktığımızda, rakam 2009 seçim, 2011 seçim rakamlarına çok yakın duruyor. Bunlarla ilgili inceleme sürüyor. Şu anda yayınlananlar içerisinde 18 yaşın altında isimler var mı yok mu bunlar bakılıyor. Eğer 18 yaşın üstündeki isimlerden oluşuyorsa bu tartışmasız bir şekilde seçmen listesiyle, bunu savcılık araştırıyor şu anda. Nasıl sızdı veya ele geçirildi? Bununda adli soruşturma sonunda ortaya çıkacağına inanıyoruz. Şu anda soruşturma yürüyor. Bilindiği gibi Yüksek Seçim Kurulu, seçim zamanı siyasi partilere seçmen isim ve listelerini vermektedir ve seçime katılan bütün partilere bunu vermektedir. O nedenle YSK’nın verdiği o listelerden mi bu, partilere gittikten sonra mı, başka ellere geçti veya başkaları partilerden mi bunu ele geçirdi, yoksa YSK’dan mı bir şekilde ele geçirildi veya başka bir yöntemle mi ele geçirildi bunların tamamı elbette bu adli soruşturma sonrası ortaya çıkacaktır” dedi.

    “Seçimlerin temel hükümleri ve seçmen hükümleri hakkında bir kanundur” diye ifade eden Bakan Bozdağ, sözlerini şöyle sürdürdü: “Milletvekili seçimi kanunu var, mali idareler seçim kanunumuz var ve bunlara yardımcı olan yan düzenlemeler var. Bakanlık olarak seçim kanunlarının tamamını tek bir kanun haricinde düzenleme çalışmasını sürdürüyoruz. Bu çalışma içerisinde, bundan sonraki seçimlere giderken Yüksek Seçim Kurulu’nun paylaşacağı verilere de bir sınırlama getirmeyi planlıyoruz. Eğer mümkün olursa herhangi hiçbir veri vermeyiz. Eğer veri vermek ihtiyacı doğacaksa da, o zaman TC kimlik numaraları, adresler, doğum yeri, doğum tarihi, anne-baba ismi gibi kişiyi ismi dışında tanımlayan diğer verilerin tamamını gizlemek ve anonim hale getirilmek suretiyle sandık numarası ve isim listesi sadece paylaşılabilir bir alternatiftir bu. Hangi alternatifi tercih edeceğimize şu anda karar vermedik. Şunun bütün vatandaşlarımız tarafından bilinmesini istiyoruz. Yüksek Seçim Kurulu bundan sonra ki seçimlerde vatandaşlarımızın kimlik ve bilgilerini herhangi bir siyasi partiyle de bugünkü usul ve yöntemle paylaşmayacaktır. Buna yasal sınırlamalar getireceğimizi buradan ifade etmekteyim.”

    Bakan Bozdağ, yaptığı açıklamadan sonra Muş Adliyesi’ne geçti.

  • Cezaevi Firarisi, Sahte Kimlik, Ehliyet Ve İkiz Plakalı Çalıntı Kamyonetle Yakalandı

    Kilis’te cezaevi firarisi H.E., sahte kimlik, sürücü belgesi ve ikiz plakalı çalıntı kamyonet ile birlikte yakalandı. H.E. ve yanındaki şahıs, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

    Kilis Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Müdürlüğü ekipleri, Kilis-Gaziantep yolu üzeri Opet petrol önünde yaptıkları uygulamada İstanbul’un Sultanbeyli ilçe Emniyet Müdürlüğü Fatih Polis merkezi Amirliğince çalıntı olarak aranan açık kasa kamyonet üzerinde ikiz plaka takılı halde ele geçirdi. Olayla ilgili yapılan çalışmalar neticesinde, olayın şüphelisi oldukları tespit edilen H.G. ve Ş.A. isimli şahıslar yakalanarak gözaltına alınırken, çalıntı araç sahibine teslim edilmek üzere muhafaza altına alındı. Yapılan tahkikat sırasında, isminin Ş.A. olduğunu iddia eden ve bu isme düzenlenmiş sürücü belgesi ibraz eden şahsın belgeleri incelendiğinde, sahte olduğu tespit edildi. Şahsın gerçek kimliğinin tespitine yönelik yapılan çalışmalar sonucu kendisini Ş.A. olarak tanıtan şahsın gerçekte H.E. olduğu belirlendi. Cezaevi firarisi olarak aranan şahsın farklı mahkemelerce altı ayrı suçtan daha yakalama kararının bulunduğu ortaya çıktı. Firari H.E. ve yanındaki H.G., sorgularının ardından çıkarıldığı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sevk edildiği Sulh Ceza Mahkemesi tarafından tutuklanarak Kilis Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na gönderildi.