Etiket: Kimdir?’

  • Deniz Kuvvetleri Komutanlığına atanan Koramiral Adnan Özbal kimdir?

    Yüksek Askeri Şura kararlarına göre Deniz Kuvvetleri Komutanlığına Koramiral Adnan Özbal atandı. Koramiral Adnan Özbal’ın özgeçmişi şöyle:

    “Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na atanan Koramiral Adnan Özbal, 1958 yılında İstanbul’da doğdu. 1976 yılında Deniz Harp Okulu’na giren Özbal, 1980 yılında Teğmen olarak mezun oldu.

    Adnan Özbal, 1980-1981 yılları arasında TCG İSTANBUL, 1981-1983 yılları arasında TCG M.F.ÇAKMAK muhriplerinde Harekat Elektronik Subaylığı, 1983-1985 yılları arasında TCG ŞAHİN II. Komutanlığı, 1986-1987 yıllarında TCSG-22 Komutanlığı görevlerinde bulundu.

    1989 yılında Deniz Harp Akademisi öğrenimini tamamlayan Özbal, 1989-1991 yıllarında Hücumbot Filosu Hrk. Kısım Amirliği, 1991-1993 yıllarında TCG ŞAHİN Komutanlığı, 1993-1995 yıllarında Genelkurmay İstihbarat Bşk.lığı proje subaylığı görevlerinde bulunmuştur. 1995-1996 yıllarında TCG RÜZGAR Komutanlığı, 1996-1999 yılları arasında Napoli/İTALYA’da STRIKFORSOUTH Karargahında Tatbikat Proje Subaylığı, 1999-2003 yılları arasında Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Plan Prensipler Başkanlığı Proje ve Mali Program Daire Başkanlığı Proje Şube Müdürlüğü, 2003-2005 yılları arasında 2’nci Hücumbot Filotillası Komodorluğu, 2005-2006 yılları arasında Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Lojistik Başkanlığı, 2006-2008 yıllarında Harekat Başkanlığı görevlerinde bulunmuş, 2008 yılında Tuğamiralliğe terfi etmiştir. 2008-2010 yılları arasında Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Kurmay Başkanlığı, 2010-2011 yılları arasında Hücumbot Filosu Komutanlığı, 2011 yılında Persenol Plan ve Yönetim Daire Başkanlığı görevini ifa eden Adnan ÖZBAL 2012 yılında Tümamiralliğe terfi ederek Deniz Harp Okulu Komutanlığına atanmıştır.

    Özbal daha sonra Koramiral rütbesine terfi ederek, Deniz Eğitim ve Öğretim Komutanı olarak görevlendirildi. Son olarak Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanı olarak görev yapan Koramiral Adnan Özbal, YAŞ kararıyla Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na getirildi.”

  • Kara Kuvvetleri Komutanlığına atanan Orgeneral Güler kimdir?

    Yüksek Askeri Şura kararlarına göre Kara Kuvvetleri Komutanlığına Orgeneral Yaşar Güler atandı. Kara Kuvvetleri’ne atanan Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Yaşar Güler’in öz geçmişi şöyle:

    “1954 yılında Ardahan’da doğmuş, Kara Harp Okulundan muhabere teğmen rütbesiyle mezun olmuştur.

    1975-1984 yıllarında çeşitli birliklerde Muhabere Takım ve Bölük Komutanlığı görevlerinde bulunan Org.Güler; 1986 yılında Kara Harp Akademisinden, 1988 yılında Silahlı Kuvvetler Akademisinden mezun olmuştur.

    Kurmay subay olarak; 1986-1988 yılları arasında Yurt İçi Bölge Komutanlığında Harekât Başkanlığı, 1988-1991 yıllarında Kara Kuvvetleri Denetleme ve Değerlendirme Başkanlığında Plan Subaylığı, 1991-1992 yılları arasında 12’inci Piyade Tümen Harekât ve Eğitim Şube Müdürlüğü, 1992-1994 yılları arasında Silopi’de İç Güvenlik Tabur Komutanlığı, 1994-1995 yılları arasında Bosna-Hersek Türk Tugay Komutan Yardımcılığı, 1995-1997 yılları arasında Başbakanlık Askerî Başdanışmanlığı Proje Subaylığı, 1997-1999 yılları arasında Napoli/İtalya’da konuşlu NATO Güney Bölge Komutanlığı Muhabere Başkan Yardımcılığı, 1999-2000 yılları arasında Barış İçin Ortaklık Eğitim Merkez Komutanlığı, 2000-2001 yılları arasında Gnkur. Tatbikatlar Şube Müdürlüğü görevlerini yürütmüş, 2001 yılında Tuğgeneralliğe terfi etmiştir.

    Tuğgeneral rütbesiyle; 2001-2003 yılları arasında 10’uncu Piyade Tugay Komutanlığı, 2003-2005 yılları arasında Gnkur. MEBS Plan Koordinasyon Daire Başkanlığı görevlerini yürütmüş, 2005 tarihinde Tümgeneralliğe terfi etmiştir.

    Tümgeneral rütbesiyle; 2005-2007 yılları arasında MEBS Okulu ve Eğitim Merkez Komutanlığı, 2007-2009 yılları arasında Gnkur. Eğitim Daire Başkanlığı görevlerinde bulunmuş ve 2009 yılında Korgeneralliğe terfi etmiştir.

    Korgeneral rütbesiyle; 2009-2010 yılları arasında Harita Genel Komutanlığı, 2010-2011 yılları arasında 4’üncü Kolordu Komutanlığı, 2011-2013 yılları arasında Gnkur. İstihbarat Başkanlığı görevlerinde bulunmuş ve 2013 Yüksek Askerî Şura Kararları ile Orgeneralliğe terfi ederek Genelkurmay II nci Başkanlığı görevini yürütmüş, İçişleri Bakanlığının 28 Temmuz 2016 tarihli, 2016/508 sayılı kararıyla Jandarma Genel Komutanlığı görevine atanmıştır. Demet Güler ile evli olan Orgeneral Yaşar Güler bir çocuk sahibidir. İngilizce bilmektedir.”

  • Hava Kuvvetleri Komutanlığına atanan Orgeneral Küçükakyüz kimdir?

    ANKARA (İHA) – Yüksek Askeri Şura kararlarına göre Hava Kuvvetleri Komutanlığına Orgeneral Hasan Küçükakyüz atandı. Orgeneral Küçükakyüz’ün özgeçmişi şöyle:

    Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na atanan Orgeneral Hasan Küçükakyüz 1957 yılında Of’ta dünyaya geldi. Küçükakyüz 1974 yılında girdiği Hava Harp Okulu’ndan 1978 Teğmen olarak mezun oldu. 1978-1980 yıllarında 2’nci Ana Jet Üs K.lığında pilotaj eğitimini takiben 3’üncü Ana Jet Üs K.lığında harbe hazırlık eğitimini tamamladıktan sonra 191’inci Filo kol uçucusu olarak atanan Küçükakyüz, 1987 yılında arı arasında Hava Harp Akademisi’nden mezun olarak kurmay subay oldu.

    Hava Kuvvetlerine bağlı çeşitli komutanlıklarda görev alan Hasan Küçükakyüz, 1994 yılında Silahlı Kuvvetler Akademisi’nden mezun oldu. Küçükakyüz, 1994-1996 yılları arasında 4’üncü Ana Jet Üs Komutanlığında üs eğitim kısım amirliği, 1996-1997 yıllarında 4’üncü Ana Jet Üs Komutanlığında F-16 Öncel Filo Komutanlığı, 1997-2000 yılları arasında Hv.K.K.lığı Hrk.Bşk.lığı Eğt.D.Bşk.lığında uçuş eğitim subayı ve uçuş eğitim şube müdürlüğü, 2000-2002 yılları arasında 4’üncü Ana Jet Üs Komutanlığı Değerlendirme ve Denetleme Bşk.lığı ve Harekat Komutanlığı görevlerinde bulundu.

    Küçükakyüz, 2002-2003 yıllarında Hv.K.K.lığı Hrk.Bşk.lığı plan Harekat Daire Bşk.lığında Harekat Şube Müdürü olarak görev yaptı, 30 Ağustos 2003 tarihinde Tuğgeneralliğe terfi etti. 30 Ağustos 2008 tarihinde de Tümgeneralliğe terfi eden Küçükakyüz, 4 Mayıs 2009 tarihinden itibaren Hava Harp Okulu komutanı olarak görev yaptı. Son olarak Muharip Hava Kuvveti Komutanı olarak görev yapan Orgeneral Hasan Küçükakyüz, YAŞ kararlarıyla Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na getirildi.

  • ‘Aydın Kimdir?’ Konulu Konferans AKM’de Gerçekleştirildi

    Sakarya Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen Şubat Kültür Sanat Etkinlikleri ‘Aydın Kimdir? Türkiye’de Aydın Bunalımı’ konulu konferans ile devam etti.

    Adapazarı Kültür Merkezi (AKM)’de gerçekleştirilen programa konuşmacı olarak katılan Gazeteci-Yazar Yıldıray Oğur, son dönemin dikkat çeken gündem maddelerinden biri olan Türkiye’de aydın bunalımı üzerine düşüncelerini kültür sanat dostları ile paylaştı. Konferansın moderatörlüğünü SAÜ Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hamza Al üstlendi.

    Oğur, “Aydın meselesi çözemediğimiz en önemli konulardan biri. Bu konuda her yerde bir tartışma var. Ancak bunun tam tersine Türkiye’de Dünya literatürüne referans verilebilecek bir gazeteci, bir tarihçi, bir akademisyen neredeyse yok. Bu kadar çok aydın meselesi tartışılan bir ülke Türkiye ama birçok alanda referans olarak gösterilebilecek insan yok. Aydın bizde neden bu kadar siyasi tartışmanın ortasında, neden hep onları tartışıyoruz? Aydın eleştirilerine büyük çoğunlukla katılan bir kişiyim, bunun tartışılması, konuşulması gerektiğini düşünüyorum” dedi.

    Bilginin sıradanlaşması konusuna da değinen Yıldıray Oğur, “Bilginin artık sıradanlaşması kolay hale geldi. İnternetin, kütüphanelerin yaygınlaşması bilgiyi sıradanlaştırdı. Bir şeyi bilmek artık bir vasıf hali olmaktan çıkıyor. Her konuda fikri olan insanları dinlemekten bıkmışsınızdır. Siz zaten bu bilgilere ulaşabiliyorsunuz. Ve bu nedenle kamuoyunda yer bulan o yüzlerden daha fazla şey bekliyorsunuz. Yani artık bilgiyi bilmek artık o kadar mühim değil. Artık aydının önemi azalıyor” şeklinde konuştu.

    Konferansta konukların sorularını da yanıtlayan Oğur, ‘Aydın her zaman muhalif mi olmalıdır?’ sorusuna şöyle cevap verdi; “Muhalif olmak, insana daima haklı ve iyi tarafta hissetme konforu yaratan bir durum. Müthiş bir kolaycılık. Kendi durduğunuz yerdeki fikirleri, sorunları, aktörleri hepsini masumlaştırıp diğerlerini önemsizleştiriyorsunuz. Herkes kendi pozisyonunu korumak için böyle bir ‘anti’ pozisyon inşa ediyor ve komplo teorileri üretiyor. Bakın, Türkiye’nin tarihi bu şekilde komplo teorileri ile dolu.”