Etiket: Kilosu

  • Ihlamurun kilosu 150 liradan satılıyor

    Fiyatı altınla yarışan ıhlamurun kilosu Samsun’da 150 liradan satılıyor.

    Kış aylarında soğuk algınlığına iyi gelen, terlemeye teşvik eden ve ateş düşürme gibi birçok faydası olan ıhlamur, faydalarının yanı sıra fiyatıyla da dikkat çekiyor. Kış aylarının vazgeçilmez ürünü ıhlamurun yaprağının kilogramı 100, çiçeğinin kilogramı ise 150 liradan satıcıya sunuluyor.

    Fiyatların yüksek olmasına rağmen satışlarda bir düşüş yaşanmadığını dile getiren aktar Recai Doğanay, “Ihlamur piyasası geçtiğimiz yıldan 20 lira daha pahalı seyrediyor. Ihlamur fiyatları 100 liradan başlıyor, 150 liraya kadar çıkıyor. Çiçek ıhlamur, 150 liradan tüketiciye sunuluyor. Fiyatlar yüksek olmasına rağmen, insanlar yine de mecburen ıhlamur alıyor. Fiyat artışı, ıhlamur satışlarını etkilemedi. Satışlarda en ufak bir etkilenme yok. Bu sene ıhlamurda stok da yapmadılar. Üründe kıtlık yok ama serbest piyasada fiyatlar yükseliyor. Toptancılar, tutturabildiğine fiyatı belirliyor. Ihlamurun dışında en çok kilosu 40 lira olan adaçayı, kilosu 25 lira olan zencefil ve kilosu 30 lira olan tarçın kışın en çok tüketilen ürünler. Ama bu ürünlerin içinde en çok satılan her kış olduğu gibi bu sene de ıhlamur oldu” dedi.

    Vatandaşlar da kış aylarında en çok ıhlamur çayını tercih ettiklerini ifade ettiler.

  • 200 kiloluk orkinos kilosu 20 liradan satışa sunuldu

    Çanakkale’de balıkçılar tarafından yakalanan 3 metre boyundaki 200 kiloluk orkinos, Karabük’te tezgahta kilosu 20 liradan satılıyor.

    Karabük’te balıkçılık yapan Serhat Kılıç, Çanakkale’de 200 kiloluk orkinos balığını satın alıp araç ile Karabük’e getirdi. 7 kişi tarafından güçlükle taşınan orkinos balığı, daha sonra balık tezgahının ön tarafında kanca ile askıya takıldı. Alışveriş yapan vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği orkinos, çağrılan kasap tarafından derisi yüzülerek parçalar halinde satışa sunuldu. Bu sırada bazı vatandaşlar balığın fotoğrafını çekerek, kesilmesini ilgiyle izledi.

  • Taze yer fıstığının kilosu 6 liradan satılıyor

    İlk çıktığında tezgahlarda kilosu 10 liradan satışa sunulan yer fıstığı bu günlerde 6 TL’ye düştüğü halde üreticisinin yüzünü güldürmeye devam ediyor.

    Silifke’de yetiştirilen yer fıstıkları tezgahlarda ve pazarda yerini almaya başladı. Üreticiden 4-5 liradan alınan fıstıklar, semt pazarında ve marketlerde 6 ile 7 lira arasında satışa sunuluyor.

    Bu yıl yaklaşık bin 800 dönüm fıstık ekili araziden 450 ton yer fıstığı hasadının yapılmasını beklendiği öğrenildi.

    Silifke’nin yer fıstığı yetiştirme konusunda ikliminin uyum sağladığını kaydeden Silifke Ziraat Odası Başkanı Cafer Doygun, ürünün tarladan kilosunun 4-5 lira arasında satıldığını, kurusunun ise 2 katı fiyatına alıcı bulduğunu söyledi. Bu yıl verimin de fiyatın da oldukça iyi olduğu için üreticilerin yüzünün güldüğünü belirten Doygun, Silifke fıstığının kalitesinin de oldukça yüksek olduğunu ifade etti.

    Yer fıstığı ekiminin her geçen gün azaldığına dikkat çeken Doygun, “Fiyatı iyi olduğu halde üreticilerimiz yer fıstığı ekimini her geçen gün azaltıyor. Özellikle yaş olarak şu günlerde beklenen rakamların üzerinde satılabiliyor” dedi.

    Yer fıstığının Silifkeli çiftçiler için önemli bir gelir kapısı olduğunu ve ekim alanlarının çoğaltılması için yeni çalışmalar yapılması gerektiğini ifade eden Doygun, “Türkiye genelinde yer fıstığı üretimi giderek azalan bir ürün konumunda. Oysa fiyatı bakımından üreticisine kazandıran yer fıstığının daha fazla alanda ekimi yapılması gerekiyor. Yıllar önce çilek gibi alternatif ürünler nedeniyle ekimi azalan yer fıstığı bu günlerde yeniden ivme kazanmaya başladı” diye konuştu.

  • Arslan: “Mercimeğin kilosu stokçular yüzünden 4 liraya çıktı”

    Arbel Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Arslan, bu yıl mercimek rekoltesinde artış olmasına rağmen, ürünün stoklanması nedeniyle mercimeğin kilosunun 4 liraya çıktığını belirterek, sıkıntının aşılabilmesi için mercimekte ithalat serbestliğinin erken tarihe çekilmesi uyarısında bulundu.

    Mersin’de kurulu bulunan ve dünya mercimek piyasasında söz sahibi olan Arbel Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Arslan, yazılı bir açıklama yaparak, kırmızı mercimekte stokçulara dikkat çekti. 2016 yılında kırmızı mercimek rekoltesinin 400 bin ton civarında olacağını ifade eden Arslan, geçtiğimiz yıllara oranla rekoltede bir artış olduğunu, ancak stokçular yüzünden piyasada ürün akışıyla ilgili sorun yaşandığını kaydetti. Arslan, “Bu yıl mercimek rekoltesinde artış var. Yeterli olmamakla beraber bu sevindirici bir durum. Fakat piyasada ürün akışıyla alakalı bir sorun yaşanmakta, ürün stoklanmakta. Bir aydır nihai ürün düzgün olarak piyasaya gelmiyor. Piyasaya günlük girmesi gereken miktarın çok altında ürün geliyor. Bu da ciddi bir sıkıntı. Bu nedenle de mercimeğin kilosu 4 liraya çıkmış durumda. Devlet, 1 Ekim-1 Mayıs tarihleri arasında mercimek ithalatını serbest bırakmakta. Yaşanan bu sıkıntıdan dolayı devletin ithalatı erken bir tarihe çekerek serbest bırakması gerekmekte” dedi.

    “Kırmızı ve yeşil mercimekte ithalatçı konumdayız”

    Mercimek ve nohudun anavatanının Türkiye olduğunu dile getiren Arslan, geçmiş yıllarda Anadolu’da ekiminin tercih edildiğini kaydederek, “Eskiden ülkemizde en fazla mercimeğin yetiştirildiği bölge İpek Yolu olarak bilinen Harran Ovası, Kızıltepe Ovası ve Nusaybin Ovası’ydı. Buralarda artık kırmızı mercimek ekimi yapılmamakta, yerine buğday ve mısır ekilmekte. Ayrıca, Anadolu çiftçisi verimi fazla olan, boyu yüksek komando mercimeği çeşidini tercih etmekte. Ancak, bu çeşit yağmura dayanıklı değil ve direnci yok. Mayıs yağmurlarında toprağa doğru yatarak çürüyor. Daha bodur boylu ve daha kuvvetli bir kırmızı mercimek türü geliştirildi. Çiftçinin ekmesi için bu tohumun yaygınlaştırması gerekiyor. Bu sayede üretim artabilir” ifadelerini kullandı.

    Yeşil mercimekte ise 1990 yıllarının başına kadar dünyada en fazla üretim, tüketim ve ihracatın Türkiye’de yapıldığına işaret eden Arslan, şöyle devam etti: “1987-88 yıllarında bir milyon tona yakın yeşil mercimek hasat edildi. Bu kadar malın ihracatı ve tüketimi mümkün olmayınca ticari değerini kaybetti. Elde kalan ürün kırılarak iç mercimek olarak Hindistan’a gönderildi. İç pazarda fiyatların çok düşmesi neticesinde çiftçi yeşil mercimek ekmedi. O tarihlerde zirai mücadele de yapılmayınca böceklenen ürün ihraç edilemedi. Bunun sebebi Orta Anadolu’da yetişen yeşil mercimekte bürücüs denilen bir böceğin oluşumunun engellenememesi. Bu böcek mercimeğin zarına yerleşmekte ve tarladayken görülememekte, bu nedenle de tarlada mücadele edilememekte.”

    Yeşil mercimekteki bu böceğin sıcak iklim koşullarında oluştuğunu, bu nedenle üretimin Doğu Anadolu’ya taşınması gerektiğini vurgulayan Arslan, mercimek ekiminin tarım arazilerinin oldukça uygun olduğu Erzurum ve çevre illerde yapılabileceğini, geçmişte bunun denemesinin yapıldığını ve gayet olumlu sonuçlar alındığını belirtti.

    Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın eğitim amaçlı ve çiftçinin görebilmesi için tarla günleri düzenlemesi gerektiğini de ifade eden Arslan, “Çiftçilere yeni tohumları tanıtmak, çiftçilere eğitim vererek bilgilendirmek gerekiyor. TİGEM arazilerinde uygulamalı olarak anlatılmalı. Mevcut araştırma istasyonları etkin hale getirilmeli, pilot bölgelerde örnek ekim yapılmalı” değerlendirmesinde bulundu.

    “Türkiye, mercimek üretiminde dünyada Kanada’dan sonra ikinci sırada”

    Dünyada bakliyatın durumuna ilişkin de bilgi veren Arslan, dünyada toplam 70 milyon tonun üzerinde kuru fasulye, nohut, mercimek gibi bakliyat ürünlerinin üretiminin yapıldığını belirtti. En fazla yetiştirilen bakliyatın 22,5 milyon ton ile kuru fasulye olduğunu aktaran Arslan, “Bunu 14 milyon ton ile nohut, 11 milyon tonla bezelye ve 6 milyon ton ile mercimek takip ediyor. Ülkeler itibariyle bakıldığında ise üretimdeki yaklaşık yüzde 25’lik payı ile Hindistan ilk sırayı alıyor. Hindistan’ı sırasıyla Kanada, Myanmar ve Çin takip ediyor. Türkiye’nin dünya bakliyat üretimindeki yeri ise yıllara göre 8 ila 10’uncu sıralar arasında değişiyor. Mercimekte üretim lideri Kanada. Kanada’yı Hindistan, Türkiye ve ABD takip ediyor. 2015 yılında dünyada dış ticarete konu olan mercimek miktarı yaklaşık 3,5 milyon ton oldu. Ülkemizin dünya mercimek ihracatından aldığı pay yüzde 6, ithalatından aldığı pay ise yüzde 9 dolayında” dedi.

  • Bamyanın Kilosu 20 TL

    İzmir Ödemiş’te yılın ilk turfanda bamyası çıktı. Bamyanın kilo fiyatının 20 TL olduğunu öğrenen vatandaşlar şaşkınlıklarını gizleyemedi.

    Havaların tamamen ısınması ve yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte semt pazarında ürün yelpazesi de değişti. Meyve türlerinden kayısı, şeftali, kavun, nektar, karpuz gibi yazın en önemli meyveleri tezgâhlarda yerini alırken, sebzelerden de Ayşe kadın fasulyesi, barbunya, börülce ve bamya gibi sebzeler de satılmaya başladı. Bamyanın kilo fiyatının 20 TL olduğunu duyan vatandaşlar ise şaşkınlığını gizleyemedi.

    GÖÇÜRME USULÜ İLE YETİŞTİRDİ

    Pazarda fasulyenin kilo fiyatı 3-5 TL, barbunyanın kilo fiyatı 5 TL, börülcenin kilo fiyatı 5-6 TL’den satılırken bamyanın kilo fiyatı ise 20 TL’den satıldı. Ödemiş’in Ertuğrul Mahallesindeki üretici İsmail Yılmaz (50), bamyayı göçürme usulü ile yetiştirdiğini ve ilk kez Ödemiş Cumartesi pazarına getirdiğini söyledi. Yılmaz, fiyatların önümüzdeki günlerde düşeceğini söyledi.

    “KÖYÜN EN ÖNEMLİ GEÇİM KAYNAĞI”

    Yılmaz şunları ifade etti: “Uzun yıllardır köyümde tarımla uğraşıyorum. Bizim köyün önemli geçim kaynaklarından biri de bamyadır. Bamyanın işçiliği zordur ancak hiçbir zaman üreticisine de mağduriyet yaşatmaz. Az da olsa çok da olsa satılır, alınır ekmek paramızı buldurur. Ben bu yıl da bamyayı göçürme usulü yetiştirdiğim için biraz erken ürün aldım. Bugün ilk kez topladığım bamyaları pazara getirdim. Kilo fiyatı 20 liradan satıldı. Vatandaşlarımız rakamı duyduğunda şaşkınlıklarını gizleyemediler ancak bamya her yıl ilk başta böyle oluyor.”

    “BU OVADA NE EKERSEN ONU EN İYİ ŞEKİLDE BİÇERSİN”

    Ödemiş ovasında tarım ürünlerinin yetiştirilmesine değer verilmesi gerektiğini belirten İsmail Yılmaz şöyle devam etti: “Ödemiş ovasının çok verimli olduğunu herkes biliyor. Bu ovada ne dikersen, ekersen onu en iyi şekilde biçersin. Ancak son yıllarda tarım ürünlerinin para etmemesinden dolayı insanlar tarımsal gıda üretimini bırakıp hayvancılığa ya da hayvancılık yapan işletmeler için hayvan bitki maddesi üretmeye başladı. Ödemiş’ten çıkın Beydağ’a kadar gidin her tarlada silajlık mısır var. Bu kadar verimli topraklara sadece mısır ekilmesi aslında bizim lehimize değil aleyhimizedir diye düşünüyorum. Benim fikrim tarımsal ürünlerin ekimine önem vermektir.”