Etiket: Kilometre

  • Ölü balıklar kilometre uzunluğundaki nehre yayıldı

    Aydın ile Muğla illeri arasında kalan Büyük Menderes Deltası Milli Parkı sınırları içinden geçen tahliye kanalında Pazartesi günü başlayan balık ölümlerinde bilanço büyüyor. Ölen milyonlarca balık kilometre uzunluğundaki nehir yatağına dağılırken, kurulan komisyon ölümlerin nedenini belirlemeye çalışıyor.

    Büyük Menderes Deltası Milli Parkı sınırları içerisinde milyonlarca balığın telef olduğu tahliye kanalında 3 kilometre boyunca görülen toplu balık ölümleri bölge halkını tedirgin etti. Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, DSİ ile Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü’nden uzmanların oluşturduğu komisyon ölü balıklar ve su üzerinde inceleme başlattı. Olayla yakından ilgilenen Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODSD) de, Büyük Menderes Nehri’nde yaşanan kirliliğinin nedenleri ve sorumluların tespit edilmesi amacıyla suç duyurusunda bulundu.

    Büyük Menderes Deltası’nda görülen toplu balık ölümleriyle ilgili olarak gerekli çalışmaların yapıldığını ve bölgeden numunelerin alındığını belirten Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Fikret Fuat Aktaş, “Valimizin talimatıyla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, DSİ ile Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü’nden oluşan bir komisyon kuruldu. Kamuoyuna yanlış aktarılan olay Büyük Menderes Nehri’nde değil, bir sulama kanalında yaşanıyor. Ölü balıklar ve çeşitli noktalardan anılan numunelerin sonuçları yaklaşık 10 gün sonra belli olacak. Toksit zehirlenme de dahil olmak üzere her türlü ihtimal değerlendiriliyor” dedi.

    Büyük Menderes Nehri’nde her son bahar mevsim değişikliği nedeniyle balık ölümlerinin yaşandığına işaret eden Söke Ziraat Odası Başkanı Kemal Kocabaş’da, “Ancak bu sefer hem daha erken oldu hem de ölüm oranı çok yüksek. Bu yıl bölgemizde yağış oranı düşük olduğu için nehir suyu tahliye kanalları, fabrikalar ve arıtma tesislerinden bırakılan atık sular nedeniyle oldukça kirli durumda. 25-30 yıl önce biz Menderes’te yüzüp, su içebiliyorduk. Bölgemizde arıtma tesisi durumu yok denecek kadar az. Nehir suyu kirli olduğu için balık ölümlerinin meydana geldiğini düşünüyoruz. Acilen bölgedeki her kuruluş ve belediyenin arıtma tesisini kurması lazım. Söke Ovası 500 bin dekarlık bir arazi. Bütün atıklar burada toplanıyor. Önlem alınmaması halinde bu ovanın yok olacağını öngörüyoruz. Bugün balıkları vuran bu çevre katliamı yarın insan ölümlerine de yol açabilir” diye konuştu.

    Ölen milyonlarca balığının kilometrelerce uzunluğundaki bir alanda yaşıyor olabileceğini kaydeden Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Veteriner Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Serap Birincioğlu ise, böylesine toplu balık ölümlerinde ilk akla gelenin oksijen seviyesinin ani düşmesi sonucu zehirlenme olabileceğini söyledi. Gerek balıklar gerekse su üzerinde yapılacak incelemeyle zehirlenmeye neden olan etmenin tespit edilmesinin büyük önem taşıdığının altını çizen Birincioğlu, şöyle konuştu: “Menderes’te bu olay yıllar içerisinde tekrarlıyor. Bunun nedenini tespit edebilirsek önümüzdeki yıllar için önlem alabiliriz. 8-10 çeşit balıkta farklı büyüklüklerde tonlarca balık ölümü var. Burada büyük bir çevre sorunuyla karşı karşıyayız. Nehrin kısa sürede kendisini toplaması çok zor. Balıkların yeniden bu doğaya adapte olması ve yavrulaması zor. Kuşlar bu balıkları tüketiyor. Eğer balıklar zehirliyse onlarda bu durumdan etkilenecektir. Bu konu büyük bir ciddiyetle takip edilmelidir”

    “EKODOSD suç duyurusunda bulundu”

    Balık ölümlerinin başladığı Pazartesi gününden itibaren konuyu yakından takip ettiklerini ifade eden EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü’de, olayının nedeninin belirlenmesi için bilimsel çalışmaların devam ettiğini bildirdi.

    “Bu sorun yıllardır bölgemizin kanayan yarası haline geldi” diyen Sürücü, şunları kaydetti: “Büyük Menderes Nehri 584 kilometrelik güzergah boyunca bölgeye can veriyor. Teknolojik gelişmeyle birlikte son 20-30 yıldır nehirde ciddi bir kirlenme var. Tesisler arıtmadan tüm atıklarını Büyük Menderes’e veriyorlar. Şuan sadece balık ölümlerini konuşuyoruz ama başka ne tür sonuçlar doğurabileceğini hiç akımıza getirmiyoruz. Çok büyük bir ekosistem olan Büyük Menderes Deltası Milli Parkı’nda sadece balıklar ölmüyor. Biyolojik çeşitliliği korumak adına bir an önce bu soruna kalıcı bir çözüm bulmak zorundayız. Biz bugün sorumluların tespit amacıyla avukatımız aracılığıyla Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunduk”

    Öte yandan; toplu balık ölümlerinin yaşandığı tahliye kanalındaki sudaki kirlilik oranının azalması için daha önceden oluşturulan set DSİ ekipleri tarafından yıkılarak arıtma kanalının Ege Denizi’yle bağlantısı sağlandı.

  • Polisten 20 kilometre kaçtı, yakalanınca “görmedim” dedi

    Konya’da polisin “dur” ihtarına uymayan kamyonet sürücüsü polisle yaşanan kovalamaca sonunda yakalandı. Gözaltına alınan ve alkollü olduğu anlaşılan sürücünün, “Polis ekiplerini görmediğini” söyleyerek kendini savunması dikkat çekti.

    Edinilen bilgiye göre, Dr. Sadık Ahmet Caddesi üzerinde uygulama yapan Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, durumundan şüphelendiği 42 SA 672 plakalı kamyonete ’dur’ ihtarında bulundu. Sürücünün dur ihtarına uymayarak kaçması üzerine kovalamaca başladı. Polis ile sürücü arasında yaşanan kovalamaca Yeni İstanbul Caddesi Cumhuriyet Mahallesinde bir süre devam etti. Kaçan aracı durdurmak için çok sayıda polis ekibi de bölgeye sevk edildi.

    Merkez Karatay ilçesi Akabe Mahallesi Adana Çevre Yolu Caddesine çıkan alkollü sürücünün kullandığı kamyonet, yaklaşık 20 kilometre süren kovalamacanın ardından ekipler tarafından cadde ile Kaside Sokağın kesiştiği noktada yakalandı. Alkollü araç sürücüsü Ecir D. (47) araçtan indirilerek etkisiz hale getirildi. Alkol muayenesi yapılan Ecir D.’nin “Moralim bozuktu, dur ihtarı yapıldığını görmedim. Yoksa ben buraya durmazdım” demesi dikkat çekti. Alkollü sürücü Ecir D’nin yapılan alkol muayenesinde 1.08 promil alkollü olduğu belirlendi.

    Alkollü araç kullanmaktan yakalanan sürücüye, hız ihlali, kırmızı ışıkta geçmek, alkollü araç kullanmak, dur ihtarına uymamak, trafiği tehlikeye düşürmekten 5 bin lira idari para cezası kesilirken, araç da trafikten men edildi. Araç sürücüsü Ecir D. işlemlerin ardından ifadesi alınmak üzere polis merkezine götürüldü.

  • 7 bin kilometre yol kat ederek Leylek Ormanı’na geldiler

    Afrika’dan 7 bin kilometre yol kat ederek Samsun Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti’ne gelen leylekler, apartmanı andıran ‘Leylek Ormanı’na yerleşti.

    Leylekler, Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti sınırları içerisinde Bafra Doğanca Mahallesi mevkisinde ağaçlarda oluşturdukları kat kat yuvalarıyla adeta leylek apartmanını andırıyorlar. Leylek Ormanı’na dişilerinden önce gelen ve yuvalarını tamir eden erkek leyleklerden sonra dişi leylekler de geldi. Burada her biri 4-5 yavru büyütecek leylekler, Mayıs ayında yavruları yumurtalardan çıkmaya başlayacak.

    Leyleklerin Kır Kahvesi

    Leylek Ormanı’nda dişi leylekler devamlı yuvada kalarak yumurtladıktan sonra yavrularını büyütürken, erkek leylekler de aynı yuvada yavrusuna zarar vermemek için akşamları Leylek Ormanı’nın bir diğer bölümü olan ve ismine ‘Leyleklerin Kır Kahvesi’ denilen bölgede kalacak. Bölgede 5 aylık bir süre kalan leylekler yavrularını büyütüp, uçuş talimlerini tamamlayıp güçlerini toparladıktan sonra Ağustos ayı sonunda daha sıcak ülkelere hareket edecekler.

    Deltada 950 leylek yuvası var

    Leyleklerin bahar ayıyla birlikte tekrar Samsun’a göç ederek geçen yıldan kalma yuvalarını inşa ettiklerini ve yuvalarına yerleştiklerini dile getiren Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Şefi Cengiz Akyüz, “Leylekler her yıl düzenli olarak ilkbaharda üremek için deltaya geliyorlar. Üredikten sonra sonbahara doğru ise tekrar sıcak ülkelere göç ediyorlar. Kızılırmak Deltası’nda bugüne kadar kayıt altına alınmış yaklaşık olarak 950 adet leylek yuvası bulunmakta. Leylekler Mart ayında buraya gelerek geçen yıldan kalma yuvalarını tamirat ederek tekrar bu yuvalarına yerleşiyor. Burada dişi leylekler kuluçkaya yatıyor ve üredikten sonra 15 Ağustos itibariyle buradan yaklaşık olarak 7 bin kilometre uzaklıkta olan Afrika’ya göç ediyorlar. Kızılırmak Deltası’nda her yıl 5 bin leylek popülasyonu söz konusu oluyor” dedi.

    Deltayı gezmeye gelen ve Leylek Ormanı’na hayran kalan vatandaşlar da, “Burayı çok sevdik. Kızılırmak Deltası’nda bir leylek ormanı olduğunu yeni öğrendik. Gelip ziyaret etmek istedik ve çok hoşumuza gitti. Gerçekten görülmesi gereken bir yer. Herkesin gelip mutlaka görmesi gerekir. Adeta burası insanı kendine hayran bırakıyor” dediler.

  • Hırsızlık zanlıları 45 kilometre süren kovalamaca sonucu yakalandı

    Kuşadası ve İzmir Selçuk’taki iki ayrı hırsızlık olayının zanlısı olarak aranan 3 kişi, 45 kilometre süren nefes kesen kovalamaca sonucu polis tarafından yakalandı. Gözaltına alınan 3 zanlı, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

    Edinilen bilgiye göre, 8 Mart 2018 tarihinde Kuşadası’na bağlı Değirmendere Mahallesi’nde bir evden gerçekleştirilen hırsızlık olayını araştıran Kuşadası polisi, şehir polis kamerasında yaptığı inceleme sonucu Bursa plakalı lüks otomobilin olayda kullanıldığını tespit etti. Yapılan incelemede aynı otomobilin 10 Mart 2018 tarihinde İzmir’in Selçuk ilçesindeki bir başka ev hırsızlığında da kullanıldığı ortaya çıktı. Polisin her yerde aradığı ve içinde 3 kişinin bulunduğu lüks araç, Bayraklıdede Mahallesi’ndeki uygulama noktasından Kuşadası’na giriş yapmak üzereyken fark edildi. ’Dur’ ihtarına uymayarak kaçan otomobilin peşine düşen polis ekipleri ile hırsızlık zanlıları arasında müthiş kovalamaca başladı. Çevre yolundan Çamlık yoluna sapan şahıslar, sırasıyla Kirazlı, Çınar ve Yeniköy güzergahlarında kaçmaya başladı. Polisin takibi nedeniyle tekrar Kuşadası’na dönmek zorunda kalan zanlılar, şehir girişinde yine karşılarında polis ekiplerini buldu.

    Yaklaşık 45 kilometrelik nefes kesen kovalamacanın ardından kaçacak yer bulamayan araç sürücüsü Mustafa K. ile araçta bulunan Hasan Ç. ve Mehmet S., yolda pusu kuran polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. Araçta yapılan aramada ise bir adet kuru sıkı tabanca, çok sayıda başkasına ait kimlik kartı, pasaport ve banka kartları ile evlerden çalınan çok miktarda ziynet eşyası, 3 adet LCD TV, DVD player, dizüstü bilgisayar, çok sayıda değişik marka içki, 2 adet şarjlı matkap, başka araçlara ait iki adet plaka ele geçirildi.

    Bu arada, yakalanan zanlıların yapılan parmak izi incelemesinde ise Hasan Ç.’nin sahte kimlik kullandığı, 6 adet hırsızlık dosyasından arandığı, 6 yıl 10 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunduğu ve cezaevi firarisi olduğu, Mehmet S.’nin ise yine sahte kimlik kullandığı, 3 ayrı hırsızlık dosyasından arandığı tespit edildi. Sorgulamalarının ardından Kuşadası’nda hakim karşısına çıkan 3 zanlı, tutuklanarak cezaevine konuldu.

  • 2,7 saniyede 100 kilometre hız

    Antalya’da eş zamanlı gerçekleştirilen otomobil ve tekne fuarı, kapılarını ziyaretçilere açtı. Birbirinden farklı modellerin yer aldığı fuarda en çok ilgi gören yaklaşık bir milyon lira değerindeki Tesla’nın elektrikle çalışan P100D modeli otomobili oldu.

    Antalya Otoshow, Otomobil, Ticari Araçlar, Motosiklet, Bisiklet ve Aksesuarları Fuarı ile Boat Antalya Motorlu, Motorsuz ve Yelkenli Tekneler ve Su Sporları Fuarı, kapılarını ziyaretçilere açtı. Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. (TÜYAP) tarafından Antalya Valiliği, Antalya Büyükşehir Belediyesi, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Türkiye Otelciler Federasyonu, KOSGEB ve ve Antalya Deniz Ticaret Odası işbirliğiyle Antalya EXPO Center ANFAŞ Fuar ve Kongre Merkezi’nde 5 gün boyunca sürecek olan Antalya Otoshow ve Boat Antalya fuarlarına otomobil ve tekne tutkunları ilgi gösterdi. Birbirinden farklı modellerin yer aldığı en çok dikkat çeken ise yaklaşık 1 milyon lira değerindeki elektrikle çalışan Tesla P100D modeli oldu.

    “2,7 saniyede 100 kilometre hıza ulaşabiliyor”

    Bir İstanbul Firması tarafından ziyaretçilerin beğenisine sunulan aracın özelliklerinden bahseden firma yetkilisi Onur Şahin, yüzde yüz elektrikle çalışan otomobilin en dikkat çekici özelliğinin 2,7 saniyede 100 kilometre hıza ulaşması ve aynı hızdan da yine 2,7 saniyede 0 kilometreye düşebilmesi olduğunu söyledi. Aracın özelliklerini saymaya devam eden Şahin, “Oto pilot sisteminin de yer aldığı araç, tam dolu şarjla 500 kilometre yol kat edebilirken, 770 beygirlik gücüyle akaryakıtla çalışan araçlardan daha üstün performans sergiliyor. Toplamda ise 250 kilometre hıza ulaşabiliyor. Araç aynı zamanda çift motorlu 4 çekerli. 2 teker için bir motor, diğer iki teker için başka bir motor bulunuyor. Fuardaki en pahalı araç ve yüzde yüz elektrikli. Antalya’ya ilk defa getirdik, yoğun ilgi görüyor. Biz de bu durumdan memnunuz” diye konuştu.