Etiket: Kilisesi’nde

  • Saint Antuan Kilisesi’nde Noel ayini

    Saint Antuan Kilisesi’nde Noel ayini

    İstiklal Caddesi’ndeki Saint Antuan Kilisesi’nde, Hz. İsa’nın doğum günü kabul edilen 24 Aralık gecesi nedeniyle Noel ayini düzenlendi. Noel ayini pandemiden dolayı kısıtlı sayıda kişiyle yapıldı.

    Katoliklere göre Hz. İsa’nın doğum günü kabul edilen 24 Aralık gecesi Saint Antuan Kilisesi’nde Noel ayini gerçekleştirildi. Korona virüs tedbirleri kapsamında kısıtlı sayıda Katolik vatandaş ayine katılabildi. Kiliseye gelenler, Noel nedeniyle kurulan çam ağacının önünde hatıra fotoğrafı çektirdi. Yaklaşık 2 saat süren ayin sırasında, vatandaşlar yeni yıl için dilek tuttu. Polis ekipleri kilise girişinde ve içinde güvenlik önlemi aldı. Noel ayinine katılanlardan Emanuel Monch, “Noel ayini için toplandık. Bu pandemi günlerinde bu ayini yapmamız bizim için çok önemli. Bu karantinada evlerde kaldığımız dönemde ruhen kendimize bir şey katma anlamında buraya geldik” dedi.

    “Burada olduğumuz için minnettarız”

    Ayinle ilgili konuşan bir diğer kişi Deniz Uçkun ise, “Bugün tekrar Noel bayramını kutluyoruz. Her ne kadar eski yıllar kadar dolu ve renkli olmasa da bugünü kutladığımız için minnettarız. Tekrar dualarla beraber, sevineceğiz. Korona yüzünden eskisi kadar şenlik olmasa da burada olduğumuz için minnettarız” diye konuştu.

  • “Yanyana Ortak Bir Gelecek” belgeseli Antakya Ortodoks Kilisesi’nde gösterildi

    Rum Cemaat Vakıfları Destekleme Derneğinin (RUMVADER) yürüttüğü “Yanyana Ortak Bir Gelecek” projesi kapsamında belgeselin gösterimi Antakya Ortodoks Kilisesi’nde gerçekleştirildi.

    Rum Cemaat Vakıfları Destekleme Derneğinin (RUMVADER) Boyacıköy Surp Yerits Mangans Ermeni Kilisesi Vakfı’nın desteğiyle yürüttüğü “Geçmişte oluşan mesafeleri aşmak, birlikte ortak gelecek inşa etmek” başlıklı, AB destekli “Yanyana Ortak Bir Gelecek” temalı proje kapsamında hazırlanan belgeselin gösterimi Antakya Ortodoks Kilisesi’nde yapıldı.

    Antakya Rum Ortodoks Kilisesi Vakfı Başkanı Fadi Hurigil, “RUMVADER tarafından yürütülmekte olan ’Azınlık Vatandaşları-Eşit Vatandaşlar’ başlıklı Avrupa Birliği Projesi çerçevesinde, Antakya Rum Ortodoks Kilisesi Vakfı ile RUMVADER işbirliği ile Haziran 2014’te Antakya’da ‘Cemaatin geleceğini konuşuyoruz’ adlı iki gün süren bir atölye çalışması düzenledik. 2014-2015 yıllarında ‘Sosyal Medya ve Azınlıklar’ projesi gerçekleştirdik. Son olarak ise geçtiğimiz sene içerisinde bir kısım çekimleri Antakya ve Arsuz’da yapılan ve Yanyana projesi oldu ve bu bizim 3. Proje birlikteliğimizdir” dedi.

    Proje sorumlusu Laki Vingas ise, geçen yıl ocak ayında projeye başladıklarını ve birçok ili dolaşarak belgesel film çektiklerini belirterek, “RUMVADER olarak ülkemizin ortak tarihiyle bugün arasında oluşan mesafeleri aşmak üzere bu projeyi geliştirdik. Temel amacımız ’azınlık’ diye tanımlanan toplumlarımızın tarihi, kültürü ve bugünkü ilişkileri açısından bilgi eksikliğini azaltmak ve diyaloğu güçlendirmektir. Sorunların çözümüne yetmese de sürdürülen bir diyalog empatiyi artırır, çözümü kolaylaştırır” diye konuştu.

  • Ara Güler için Beyoğlu Üç Horan Ermeni Kilisesi’nde tören düzenlendi

    Fotoğraf sanatçısı Ara Güler için Beyoğlu Üç Horan Ermeni Kilisesi’nde tören düzenlendi. Kilise, Güler’in sevenleriyle dolup taştı.

    Fotoğraf sanatçısı Ara Güler’in Türk bayrağına sarılı tabutu Galatasaray Meydanı’nda düzenlenen ilk törenin ardından Beyoğlu Üç Horan Ermeni Kilisesi’ne getirildi. Sanatçının tabutunun üzerini sevenlerinin çiçekleri süslerken, kilisenin dolup taştığı görüldü. Törende Güler için mumlar yakıldı, dualar edildi. Tören boyunca Güler’in hayatını anlatan belgesel büyük ekranda gösterildi. Törende, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ara Güler için yayınladığı taziye mesajı da okundu.

    Güler için duan eden Türkiye Ermenileri Patrikhanesi Ruhani Kurul Başkanı Episkopos Sahak Maşalyan, “Hizmetleri ve katkıları anlatılıyor her yerde fotoğrafları tekrar tekrar gündeme geliyor. Hakkındaki sohbetler ve anma programları ekranları dolduruyor. İşte bu kilise de tıklım tıklım insan almıyor. Herkes burada Ermenisi, Rum’u, Süryani’si, Yahudi’si, Türk’ü, Kürt’ü, Arap’ı, Arnavut’u, Gürcü’sü, Laz’ı, Boşnak’ı tüm Türkiye mozaiği burada. Devlet erkanı, milletvekilleri, konsoloslar, belediye başkanları, sanatçılar, şarkıcılar, ressamlar doldurmuşlar bu mabedi. basın mensupları, televizyoncular, yazarlar, şairler ve din adamları hepsi yerleri almışlar. Beyoğlu esnafı ve genç fotoğrafçılar hepsi son saygılarını sunmak için buradalar. Bu vesileyle tüm misafirlerimize gönül dolusu saygılarımızı sunuyoruz. Onurlandırdınız bizi ve büyük ustayı. Biz de buradayız elbette onun öz halkı” dedi.

    Episkopos Sahak Maşalyan sözlerine şöyle devam etti:

    “Ara Güler çocukluğunda merak sardı fotoğrafçılığa ve doğum nedeninin bu sanat olduğunu anladı tüm varlığıyla ona adandı. Yaşamı işi, işi yaşamı olan ender insanlardandı. 90 yıllık ömrünün son anına kadar kamerasından ayrılmadı. O, 90 yıllık bir çınardı ve bilirsiniz çınarlar ayakta ölürler. Ara’nın yanıp tutuşmasından dünyanın nice karanlık köşesi, özellikle güzel İstanbul’umuz aydınlandı. Onun aydınlatıp kaydettiği anlar anılar ve tarihi tanıklıklar hiç kaybolmayacak. Bir meslek icra etti, foto muhabirliği.. Kendisi fark etmeden bu basit zanaat bir sanat dönüştürdü. Usta ölene kadar yaptığının bir sanat olmadığını iddia etti durdu. İlerini ve emeği görenler öyle düşünmüyordu. Fotoğrafları apaçık birer sanat eseriydi” şeklinde konuştu.

    Tören’in ardından Güler’in tabutu cenaze aracına kadar omuzlarda taşındı. Kiliseden çıkarıldığında Güler’in tabutunun üzeri sevenleri tarafından karanfillerle donatıldı.

    Güler’in naaşı Şişli Ermeni Mezarlığı’na defnedilecek.

  • Kaynak, Fransız kilisesinde incelemelerde bulundu

    Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, Bursa’da mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait olan Fransız kilisesinde yapılacak restorasyon çalışmaları öncesinde incelemelerde bulundu. İncelemelerin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Kaynak, “Gayrimüslim vatandaşlarımızın ve turist olarak gelenlerin ibadetlerini yapabilmeleri için burayı hazır hale getireceğiz. Avrupa Komisyonunun dün aldığı karar karşısında bu durumu değerlendirirseniz Türkiye’de özgürlüğün, demokrasinin, hoşgörünün ne kadar ayakta olduğunun canlı örneğini de yaşamış oluyoruz” dedi.

    Bursa’nın Osmangazi ilçesinin Hocaalizade Mahallesi’nde 1881 yılında gayrimüslimler için ibadete açılan Fransız kilisesinde restorasyon çalışmaları başlıyor. 2006 yılında 10 yıllığına Büyükşehir Belediyesine tahsis edilen ve tahsis süresi olan kilisenin mülkiyeti yeniden Vakıflar Genel Müdürlüğüne geçmişti. Restorasyon çalışmaları öncesinde kilisede incelemelerde bulunan ve Vakıflar Genel Müdürü Mustafa Emek’ten bilgi alan Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

    “Bursa için inşallah önemli bir kazanım olacak”

    “Bizim coğrafyamız her türlü dinin, inanışın özgürce yaşandığı bir coğrafya” diyen Kaynak:

    “Ecdadımız öyle bir devlet yönetmiş ve coğrafyamız içerisinde Hıristiyanlar, Yahudiler onların çeşitli mezheplerin tamamı hayat bulmuşlar ve Bursa’mız da Osmanlı’nın önemli şehirlerinden biri. Bursa’daki gayrimüslimler için 1881 yılında bu kilise yapılmış. Vakıflar Genel Müdürlüğümüz sadece camileri, medreseleri, hamamları değil, vakıf olan bütün dini yapıları da restore etmektedir. Avrupa’nın en büyük sinagogunu Edirne’de restore edip, ibadete açtık. Diyarbakır Sur’da terörden etkilenen Ermeni Kilisesini restore ediyoruz. Süryanilerin manastırlarını iade ettik. Buradaki kilise 2006 yılında Bursa Büyükşehir Belediyemize tahsis edilmiş ve Belediyemiz de isabetli şekilde bunu burada bulunan Hıristiyan inancına mensup, çeşitli mezheplere tabi vatandaşlarımızın hizmetine sunmuş. Biz de bugün tekrar inceledik. İsmail Bey bana çatının aktığını söylemişti. Büyükşehir Belediyesine olan tahsis süresi tamamlanmıştı. Şimdi Vakıflar Bölge Müdürlüğümüz gerekli çalışmaları yaptı. Bunlar tarihi eser olduğu için istediğimizi istediğimiz zamanda ve istediğimiz şekilde yapamıyoruz. Kültür Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu restorasyon projemizi kabul etti. Şu anda yaklaşık maliyet çalışmaları devam ediyor ve kısa sürede çatısından başlayarak restore edeceğiz. Burada yaşayan gayrimüslim vatandaşlarımızın ve turist olarak gelenlerin ibadetlerini yapabilmeleri için burayı hazır hale getireceğiz. Bursa için inşallah önemli bir kazanım olacak” dedi.

    “İnşallah çok kısa sürede tamamlayıp ibadete hazır hale getireceğiz”

    Restorasyon işleminin kısa süre içerisinde tamamlanacağını ifade eden Başbakan Yardımcısı Kaynak, “Avrupa Komisyonunun dün aldığı karar karşısında bu durumu değerlendirirseniz Türkiye’de özgürlüğün, demokrasinin, hoşgörünün ne kadar ayakta olduğunun canlı örneğini de yaşamış oluyoruz. Bu yönüyle de önemli. Çok kısa sürede tamamlayıp ibadete hazır hale getireceğiz. Mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait. Bir Nakşibendi vakfı aslında, çok ilginç. Vakıflar Genel Müdürlüğü Büyükşehir Belediyesine 10 yıllığına tahsis etmiş. O tahsis süresi de dolduğu için yeniden biz bu sene 2017 yılında bu restorasyonu yapıyoruz. Maliyet çalışması yapılıyor. Daha 1-2 önceye kadar yağmur yağıyordu. Çatıda yapılacak onarım için yağmurun kesilmesi lazım. Kısa sürede biter. Bugün biz Bursa Büyükşehir Belediyemiz yok olan sadece temelleri kalan medreseyi yeniden ihya ettik. Bir yandan büyük Osmanlı padişahı, atamız Yıldırım Beyazıt’ın yaptırdığı Yıldırım Camiinin restorasyonu devam ediyor. Bir yandan gayrimüslim vatandaşlarımızın ibadet yerlerini restore ettiriyoruz. Bunlar Anadolu’nun önemli zenginlikleri ve inşallah böyle devam edecek” diye konuştu.

  • Eski Ermeni Kilisesi’nde İftar Programı

    Çanakkale’de eski Ermeni Kilisesi’nde Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Tasavvuf Topluluğu tarafından iftar düzenlendi.

    Çanakkale’de 17. yüzyılda inşa edilen, uzun yıllar ayinlerin yapıldığı Surp Kevork Ermeni Kilisesi’nde Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Tasavvuf Topluluğu tarafından iftar düzenlendi. Kilise, dönem dönem silah deposu, etnografya müzesi, kültür merkezi ve güzel sanatlar bölümü dersliği olarak kullanıldı. Eski yapı, son olarak ÇOMÜ Tasavvuf Topluluğuna, Kültür ve Sanatevi olarak kullanılması için tahsis edildi.

    Uzun yıllar Ermeni cemaatinin ayinlerini gerçekleştirdiği tarihi binada, şimdilerde tasavvuf öğretileri aktarılıyor, sema eğitimi veriliyor. Bu kapsamda eski Ermeni Kilisesi bahçesinde ramazan boyunca iftar yemeği verilecek.

    ÇOMÜ Tasavvuf Topluluğu Akademik Danışmanı öğretim görevlisi Halit Kuşku, ramazan ayı boyunca eski Ermeni Kilisesi’nde iftar programları düzenleyeceklerini belirterek, “Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Tasavvuf Topluluğu Çanakkale’de bulunan eski Ermeni Kilisesi’nde yaklaşık 3 senedir faaliyet vermekte. Ramazan ayında halkımıza, öğrencilerimize bu bölgede bulunan ihtiyaç sahiplerine ücretsiz iftarlar, yardımlar ve ikramlar yapmaktadır. Anadolu’nun bağrından yetişen sufi geleneği, sufi kültürü almada vermeyi, bu noktada karşılık beklemeden insanlara yardım etmeyi ve bu hususta Hz. Mevlana, Yunus Emre ve Hacı Bektaşi Veli öğretisi üçgeninde yardımı, sevgiyi ve merhameti içerir. Çanakkale’de ki bu sufi topluluğu hiçbir karşılık beklemeden, insanlardan bir menfaat ummadan hatta kendilerinden dua dahi istemeden insanlara karşılıksız olarak bu hizmeti sunmakta. Çanakkale’de yaklaşık 30 gün boyunca iftar verip, 10 bin kişiye iftar vermeyi planladık. Dünyanın en büyük Gelibolu Mevlevihanesi’nde bizim il sınırlarımız içerisinde burada da 3 bin kişilik iftar vermeyi planladık. Ve onun dışında da Çanakkale’de de hergün yaklaşık 300 kişiye iftar hizmeti verilmekte. Burada çalışan arkadaşlar tamamen gönüllülük esasına göre çalışmakta” dedi.