Etiket: Kılıçdaroğlu’ndan

  • CHP Lideri Kılıçdaroğlu’ndan gençlere “sandığa gidin” çağrısı

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, gençlere 16 Nisan’da yapılacak referandum için “sandığa gidin” çağrısı yaptı. Kılıçdaroğlu, “Başkana parlamentoyu fesih yetkisi veriliyor. Gazi Mustafa Kemal’e verilmeyen yetki verilecek” dedi.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul’da üniversite öğrencileri ile bir araya geldi. DoubleTree by Hilton Hotel’de düzenlenen toplantıda gençlere seslenen Kılıçdaroğlu’nun gündeminde anayasa değişikliği referandumu vardı.

    Türkiye’de yaşanan anayasa referandumu sürecini, 1930’lu yıllarda Almanya’da yaşan referandum sürecine benzeten Kılıçdaroğlu, “Benzer bir referandum Almanya’da gündemdeydi 1930’lu yıllarda. Elimdeki 1934 yılına ait Almanya’daki resmi gazete. Resmi gazetede referandum konusu var. ‘Cumhurbaşkanlığı makamı, Başbakanlık makamı ile birleştirilmiştir. Cumhurbaşkanının tüm yetkileri ile başbakanın yetkileri Hitler’de toplanmıştır’ diyor. Vekili kendisin atayacaktır. Ağırlıkla onaylanır ve Hitler tek yetkili olur. Sonra ne oldu 2. Dünya savaşı oldu. Önce Almanya ve sonra bütün dünya kan gölüne döndü. Geldik 21. yüzyıla. Benzer bir anayasa değişikliği gündemde. Bütün yetkilerin tek kişide toplandığı bir süreci yaşıyoruz. Kendisi cumhurbaşkanı, kendisi başbakan, kendisi yargıç, kendisi savcı, kendisi vali, kendisi kaymakam, bütün yetkiler bir kişide. Peki Cumhuriyetin kuruluşunda bütün yetkiler Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e mi aitti? Bütün yetkiler meclise ait, milli iradeye ait. Şimdi ne oldu da biz kendi tarihimizi reddederek bütün yetkileri alıyoruz ve parlamentoyu da dışlayarak bir kişiye veriyoruz” diye konuştu.

    “Sandığa gidip oyunuzu kullanmadan önce düşünün”

    AK Parti’nin anayasa değişikliğine neden ’evet’ denmesi gerektiğini vatandaşa anlatamadığını ileri süren Kılıçdaroğlu, “Anlattıkları bir şey var. ‘Hayır’ verirseniz teröristsiniz. Bunu söyleyen insanlar halkını sevmeyen insanlardır, bunu söyleyen insanlar halkı ile arasına mesafe koyan insandır. Başka ne olabilir. Bir kişi ‘evet’ de diyebilir, ‘hayır’ da diyebilir. Biz neden ‘evet’, neden ‘hayır’ demeyi bilmeliyiz. ‘Evet’ diyecekse neden ‘evet’ diyor, ‘hayır’ diyorsa neden ‘hayır’ diyecek bunu bilmek zorunda. Yaptığım bütün konuşmalarda şu çağrıyı yapıyorum. Sandığa gidip oyunuzu kullanmadan önce düşünün. Vicdanınıza ölçün biçin tartın ve ondan sonra sandığa gidin. Kullanacağınız oy çok değerli. Önünüzde iki seçenek var. Birincisi; Türkiye’nin tepesinde elinde sopa olsun, ne derse o olsun. Otoriter tek adam yönetimi. İkincisi; parlamenter demokratik sistem olsun. İki seçenekten birisini kullanacaksınız. Bu bir siyasi parti seçimi değildir. Bir iktidar değişimi de değil, rejim değişikliği yapılıyor. Deniyor ki bize ‘ne rejim değişikliği biz cumhuriyeti 1920’lerde kurduk’. Ama bizim cumhuriyetimiz ile Suriye’nin cumhuriyeti, Libya’nın cumhuriyeti, İran’ın cumhuriyeti farklı. Bizim cumhuriyetimiz parlamenter demokratik sistem üzerine inşa edilmiştir” şeklinde konuştu.

    Kılıçdaroğlu’ndan liderlere çağrı

    Siyasilere televizyonda tartışma çağrısında da bulunan Kılıçdaroğlu, “Ben konuştuğum zaman diyorlar ki ‘Kılıçdaroğlu doğruları söylemiyor’. Kendilerine çağrı yaptım. Sizin kuşak bilmiyor olabilir. Eskiden seçimlerden önce televizyonda siyasi parti liderleri bir masa etrafında oturur soru sorulurdu, her siyasi parti lideri aynı ortamda gazetecilerin önünde sorulara yanıt verirdi. İnsanlar da dinlerlerdi. Ben çağrı yapıyorum. Sayın Devlet Bahçeli’ye de, sayın Binali Yıldırım’a çağrı yapıyorum. Arzu ederse sayın Recep Tayyip Erdoğan da gelebilir. Oturalım beraber bu anayasa değişikliği ne getiriyor. Madem doğruları söylemiyorum televizyon ekranında beni mahcup etsinler. Cesaret edip gelemiyorlar. Biz doğruları söylüyoruz” ifadelerini kullandı.

    “Mustafa Kemal Atatürk’ün Amasya Tamimi nedeniyle biz Anayasa Mahkemesine gitmedik”

    Anayasa Mahkemesine neden gitmediklerini anlatan Kılıçdaroğlu, “Sadece bir kişi düşünecek hepimiz ona uyacağız. O zaman bizim aklımıza ne gerek var. O zaman biz insan mıyız, değil miyiz? Benim düşüncem yok mu? Yanlış yapıyorsa ‘arkadaş sen yanlış yapıyorsun’ deme hakkım yok mu? Gençlerin siyasete biraz uzak durduğunu biliyorum. Bu süreç siyasete mesafe koyma süreci değildir. Bu süreç bir memleket meselesidir. Ya bağımsızlığımızı koruyacağız, ya da bir kişi gelecek elinde sopayla bizi ıslah edecek. Buna izin vermemeliyiz. Niçin biz anayasa mahkemesine gitmedik. Mustafa Kemal Atatürk’ün Amasya Tamimi nedeniyle biz Anayasa mahkemesine gitmedik. Ne diyor Mustafa Kemal Atatürk, ‘milletin istiklalini milletin azim ve kararı kurtaracaktır’ diyor. Ben bu milletin sağduyusuna güveniyorum. Bu milletin doğru karar vereceğine inanıyorum. Eğer bu millet milli kurtuluş savaşını vermişse şimdi bunun ikinci önemli adımını atacak. Baskı kuruyorlar kimse ‘Hayır’ demesin diye. Bu korkunun eseridir. Televizyonda tartışmaktan korkuyorlar. Çünkü ne söyleyeceklerini, nasıl savunacaklarını bilmiyorlar. Arkadaşlarınızla konuşun kavga etmeden özgürce tartışarak” dedi.

    “Gazi Mustafa Kemal’e verilmeyen yetki verilecek”

    “Anayasa hepimizin ortak yasasıdır” diyen CHP Genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

    “Anayasa hepimizin haklarını güvence altına alır. Anayasalar o nedenle toplumsal uzlaşma ile çıkarılırlar. Bir uzlaşma kültürü ile anayasa oluşturulur. Bir partinin mutfağında anayasa hazırlanmaz. Ama hazırlanıp şu an topluma getirilen anayasa değişikliği bir partinin mutfağında hazırlanmıştır. Bin uzlama ile değil dayatma kültürü ile gelmiştir. Bu değişikliğe göre başkan hem cumhurbaşkanı hem parti genel başkanı olacak. Aynı zamanda bu kişi gelecek TBMM’de ben tarafsız davranacağım diye yemin edecek. Kargalar buna gülmez mi. Bir parti genel başkanı tarafsız olur mu. Ben tarafsız olamam, Sayın Bahçeli, Sayın Binali yıldırım tarafsız olamaz. Cumhurbaşkanı yemininde tarafsızlık vardır. Neden? 80 milyonu temsil ediyor. Bu doğru değil. Yargı tümüyle başkanın kontrolünde. Nasıl oluyor Anayasa Mahkemesinin 15 üyesi var. 12’sini başkan tayin edecek. Nasıl olacak peki bu iş. Bu yargı bağımsız olabilir mi? HSYK’nın yarısını tayin edecek, yarısın kendi parlamentosundan çıkaracak. Diyeceksiniz ki HSYK Anayasa Mahkemesi başkan atasa ne olur atamasa ne olur. Bir partinin genel başkanının tayin ettiği yargıçlar olursa o ülkede yargı bağımsızlığından söz edilemez. Bir partinin genel başkanı anayasa mahkemesine üye tayin edebilir mi, dünyanın neresinde görülmüş bu. Kim hakim olacak, kim savcı olacak hepsini onlar belirleyecekler. Üniversitede okuyorsunuz bir haksızlığa uğradınız dava açacaksınız. Haksızlığı yapan ki başkanın adamı, oraya yargıca kim tayin etti başkan, başkanın tayin ettiği yargıç sizin kararınıza objektif bakar mı? Almanya’da Hitler döneminde Führer’e doğru diye bir kavram vardır. Deniyor ki sayın savcılar ve hakimler bir konuda karar alırken önce Führer’e bakacaksınız, Führer ne düşünüyorsa kararı ona göre vereceksiniz. Türkiye bu sürece sokulmak üzeredir. Başkana parlamentoyu fesih yetkisi veriliyor. Gazi Mustafa Kemal’e verilmeyen yetki verilecek. Meclisi fes ettim. Neden, canım istedi. Cevabını alamadığım bir soru daha var. Parlamento milletvekili sayısını 600’a çıkarıyorlar niçin. Hepiniz ödüyorsunuz o 600 milletvekilinin maaşını.”

    Olağanüstü Hal (OHAL) durumunu darbe olarak niteleyen Kemal Kılıçdaroğlu, “20 Temmuz’da ülkede sivil darbe oldu. Bunu unutmayın. Şuanda bir darbe süreci içindeyiz” dedi.

    Gençlere “sandığa gidin” çağrısı

    CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, gençlere sandığa gitmeleri konusunda uyarıda bulunarak, “Kesinlikle sandığa gideceksiniz, oy kullanacaksınız. Gitmek istemeyen, kaydını aldırmayan arkadaşları ikna edeceksiniz. Size emanet edilen bir Türkiye Cumhuriyeti var. Bütün halkın umudu bu gençlikte. Gençlerin bir özelliği var. Gençler kişisel çıkarlar peşinde değil, ülkesinin çıkarları peşinde koşarlar. Bu açıdan bayrağınızı, ülkenizi savunuyorsunuz” ifadelerini kullandı.

    Nazım Hikmet’in “Bir ağaç gibi tek ve hür; ve bir orman gibi kardeşçesine” sözleriyle konuşmasını sürdüren Kılıçdaroğlu, “Bugün farklı siyasi görüşlerimiz olabilir, farklı kimliklerimiz olabilir saygı duyarım ama ortak bir paydamız var, ülkemiz, bayrağımız, demokrasimiz” diye konuştu.

  • Kılıçdaroğlu’ndan Başbakan Yıldırım ve MHP lideri Bahçeli’ye çağrı

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Sayın Binali Yıldırım’a, Sayın Devlet Bahçeli’ye çağrı yapıyorum. Buyurun arkadaşlar gelin sizin istediğiniz televizyon kanalı olsun, sizin istediğiniz gazeteciler olsun. Gelin oturalım konuşalım. Bana 15 dakika versinler, onlara yarım saat versinler, ben buna da razıyım” dedi.

    CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM’deki grup toplantısında yaptığı konuşmada siyaset kurumunun görevinin vatandaşın sorunlarını çözmek olduğunu belirterek, “Vatandaşların kredi kartı ve tüketici kredisi borcu 424 milyar lirayı aştı. Bu borçla ilgili olarak iktidar kanadından bir Allah’ın kulu çıkıp da sevgili vatandaşım seni bu borçtan kurtaracağım diyor mu? Diyemiyor, söyleyemez. Onlar da emin olun sonunda hayır diyecekler göreceksiniz. Bu söylediğim 424 milyar lira henüz daha icra safhasına gelmemiş rakam. Bir de bunun dışında icra dairelerine intikal eden var. Onun miktarı 18 milyar lira. Vatandaşın derdi bu. Sadece bu mu? Vatandaş borç batağına teslim edildiği gibi, faiz yüküne de teslim edilmiş. Sadece geçen yıl vatandaşın ödediği faiz miktarı 48 milyar 932 milyon lira. Son 13 yılda ödenen faiz miktarı 321 milyar lira. Vatandaşın derdi bu, bu dertten kurtulmak istiyor. İcra dairelerindeki dosya sayısı, 26 milyon 178 bin dosya var icra dairelerinde. Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşayan vatandaşların yarısı icralık. Bunlar işsizliği doğuruyor” diye konuştu.

    “Siyasi Partiler Yasası’na göre bir üniversite hocası arzu ettiği siyasi partinin üyesi olabilir”

    Kılıçdaroğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

    “Hep beraber Türkiye’yi aydınlığa çıkaracağız. Hep beraber Türkiye için hayırlı bir iş yapacağız, hiç kimse merak etmesin. Bütün bunlara rağmen 15 Temmuz’da darbe girişimi oldu, hep beraber dik durduk ve darbeyi püskürttük. Ama 20 Temmuz’da bir başka darbe oldu. OHAL ilan edildi. Binlerce insan hapislere tıkıldı. 1 milyondan fazla aile mağdur edildi. 12 Eylül darbesinde Kenan Evren’in darbe yapıp başkan olduğu dönemde ihraç edilen öğretmen sayısı 3 bin 854 kişi. 20 Temmuz darbesinden sonra 160 günde ihraç edilen öğretmen sayısı 30 bin 470. Banka hesaplarına el koydular, ömür boyu kamuda çalışmayacak. Kenan Evren’in bile yapamadığını bunlar yapıyorlar. 12 Eylül döneminde ihraç edilen akademisyen, 120 akademisyen ihraç edildi. 20 Temmuz darbesinden sonraki dönemde ihraç edilen akademisyen sayısı 4 bin 811. Siyasi Partiler Yasası’na göre bir üniversite hocası arzu ettiği siyasi partinin üyesi olabilir. Siyasette kalite yüksek olsun diye. Akademisyenler beğendikleri siyasi partilerde ya görev üstlenirler veya doğrudan doğruya düşünsel olarak hizmet verirler. Şimdi siz kalkıyorsunuz düşüncesini beğenmediğiniz üniversite hocalarını bir Kanun Hükmünde Kararnameyle kapı önüne koyuyorsunuz. Bizim inancımızda da, ahlakımızda da bilim insanına saygı vardır. Bilim insanını hep el üstünde tutarız. ‘Alimin ölümü alemin ölümü gibidir’ deniyor. Hangi gerekçeyle bu üniversite hocalarını kapı önüne koyuyorsunuz?”

    “Osmanlı’yı da bilmiyorlar”

    Soner Demirsoy’un Yavuz’un Çamurlu Kaftanı diye bir kitabı olduğuna değinen Kılıçdaroğlu, kitaptan bir bölümü anlattı. Kılıçdaroğlu, Yavuz Sultan Selim’in Mısır’ın Osmanlı hanedanına katıldıktan sonra İstanbul’a geri dönüşü sırasında yanına Anadolu Kazaskeri Kemal Paşazade’yi davet ettiğini ve beraber gittikleri esnada Kemal Paşazade’nin atının bir su çukuruna bastığını ve oradan sıçrayan çamurun Sultanın kaftanına geldiğini aktararak, “O bir görevliyi çağırır ve sakin bir ifadeyle şunu söyler, ’Bir alimin atının ayağından sıçrayan çamur benim için şereftir, öldüğüm zaman bu kaftanı böylece sandukamın üstüne koysunlar’ der. Yavuz Sultan Selim öldüğü zaman bu çamurlu kaftan onun sandukasının üstüne konur. Alime verilen, ilim adamına verilen değere bakın. Bunlar hani diyorlar ya Osmanlı Osmanlı, Osmanlı’yı da bilmiyorlar. Alime, bilim insanına verilen değeri de bilmiyorlar. Kendisi gibi düşünüyorsa el üstünde, kendisi gibi düşünmüyorsa koyun kapının önüne” dedi.

    “Hayır dediğiniz andan itibaren bu Türkiye derin ve güzel bir nefes alacak”

    12 Eylül’de tutuklanan gazeteci sayısının 31 olduğunu, 20 Temmuz darbesinden sonra tutuklanan gazeteci sayısının 150’yi aştığını söyleyen Kılıçdaroğlu, “Zalimlikte rekor kırdılar. 15 günlük çocuğu annesinden ayırdılar. Şimdi diyorlar ki, ’Kim hayır derse bunlar terörist sayılır.’ Akla bakın. En güzel cevabı bir şehit annesi veriyor, diyor ki ‘Ben hayır diyorum, ne yapacaksın bana? Sen benimle tabuta mı sarıldın? Benim oğlum nişanlıydı, düğünü olacaktı. Sen beni tehdit edemezsin. Bende seni tehdit ediyorum. Hakkım haram olsun’ diyor. Biz ne diyoruz? Onlar ’hayır’ diyenleri terörist, 15 Temmuz yanlısı olarak gösteriyorlar. İster evet de, ister hayır de vatandaşımızın başımızın üstünde yeri var. Aramızdaki fark siyahla beyaz kadardır. Bizde sevgi, onlarda kin var. Hayır dediğiniz andan itibaren bu Türkiye derin ve güzel bir nefes alacak. Şuanda vatandaşa sandığa git ayın 16’sında evet oyunu kullan diyemiyorlar. Çünkü gerekçe yok. Ne diyecekler? Hayır diyeni terörist diye tanımlarsan söyleyecek bir lafın yok demektir” şeklinde konuştu.

    “Sayın Binali Yıldırım’a, Sayın Devlet Bahçeli’ye çağrı yapıyorum”

    Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

    “Sayın Binali Yıldırım’a, Sayın Devlet Bahçeli’ye çağrı yapıyorum. Buyurun arkadaşlar gelin sizin istediğiniz televizyon kanalı olsun, sizin istediğiniz gazeteciler olsun. Gelin oturalım konuşalım. Bana 15 dakika versinler, onlara yarım saat versinler, ben buna da razıyım. Vallahi soru da sormayacağım. Yeter ki oturalım, medeni insanlar gibi konuşalım. Vatandaş değişikliğin ne getirip, ne götürdüğünü tam bilmiyor. Niçin bilmiyor? Televizyonları yasakladılar, görüşmeleri kısıtladılar. Bütün vatandaşlarımızdan tek bir şey istiyorum, Nisan’ın 16’sında yapılacak referandum bir parti seçimi değil, bir demokrasi seçimi. Demokrasiden yana mı tavır takınacağız, otoriter yönetimden yana mı tavır takınacağız? O nedenle bütün vatandaşlarımdan istirham ediyorum, sandığa giderken düşünün. Her şeyden önce kendi vicdanımızla tartalım, ölçelim. Sorun Türkiye sorunu, sorun demokrasi sorunu. A partisi, B partisi, sağ sol olayı değil. Bu bir demokrasi olayı.”

    “Ek 50 milletvekilinin aldığı para haramdır”

    “Elini vicdanına koy ve şu soruyu kendi vicdanında tart. Cumhurbaşkanı taraflı mı olsun tarafsız mı?” diye soran Kılıçdaroğlu, “Neden tarafsız olması lazım? Çünkü cumhurun başkanıdır. Görüşü, inancı, yaşam tarzı ne olursa olsun 80 milyonu temsil ettiği için tarafsız olması lazım. Tarafsız olmasını istiyorsan hayır oyunu kullanacaksın. Bir partinin de genel başkanı cumhurbaşkanı olursa cumhurun başkanı olamaz. Cumhurbaşkanı bize göre tarafsız olmalı. Kışlaya, camiye, adliyeye siyaset girmesin diyoruz. Siyaset buralara girdiği zaman Türkiye’nin çivisi çıkar. Bir başkan çıkıp Meclisi tek taraflı bir iradeyle feshediyorum desin mi demesin mi? Feshetmesin diyorsan gideceksin hayır oyu vereceksin. Böyle bir yetki bu ülkenin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e verilmemiştir. Bir kişi kalkıp milli iradenin yüzde 100 temsil edildiği bir Meclisi feshetmemelidir. Feshederse demokrasi yara alır. Referanduma gidecek anayasa değişikliği çıkarsa başkanın kaç yardımcısı olacak ve kaç bakan olacak? Bu sorunun cevabı yok. İstersen bin başkan yardımcısı, 50 tane bakan olabilir. Elini vicdanına koy ve düşün vatandaşım. Bu uygulama Türkiye Cumhuriyeti’ni maceraya sürükler mi, sürüklemez mi? Bu yetki şuan TBMM’de. Referandumda size sunulan anayasa değişikliğinde güvenoyu yok. Kurulacak hükümet diyor ki, ’Ben niye Meclise gideyim.’ Bir hükümet 550 milletvekilinden güvenoyu istesin mi istemesin mi? İstemelidir diyorsan buna hayır diyeceksin. Milletvekili sayısını 550’den 600’e çıkarıyorlar. 550 milletvekili bile fazla. Normali 450 milletvekilidir. Oturacak maaşını alacak. Ek 50 milletvekilinin aldığı para haramdır. 5 yıllık maliyeti 187 milyon 950 bin lira. Bu vatandaşın cebinden çıkacak. Türkiye’de en hayırlı işi yapacaksın. Toprak rengindeki kahverengiye tercih damgasını vuracaksın. Bu bir rejim değişikliğidir diyorum. Hep beraber itiraz ediyorlar. Libya’da, Suriye’de, İran’da, Mısır’da, Irak’ta cumhuriyet var mı? Var. Bizim cumhuriyetimizle onların cumhuriyeti aynı değil. Bir tek adam rejimi getiriyorsun. ’Çift başlığı önlemek için bunu getiriyoruz’ diyorlar. Şimdi çift başlılık var mı? Hayır. Binali Yıldırım Bey, Erdoğan’ın söylediğinin aksine bir cümle kullanabilir mi? Mümkün değil, 500 metre öteden görse 80 düğmesini 10 saniyede ilikler” ifadelerini kullandı.

    “’CHP, 18 yaşta seçilmeye karşı’ diyorlar, hiç de karşı değiliz”

    Bunun normal bir referandum olmadığını söyleyen Kılıçdaroğlu, “Türkiye’nin bekası, geleceği için, huzurumuz, barışımız için önemlidir. Hayır çıkarsa Türkiye derin bir nefes alır. Herkes görevinin başında olur. Hayır çıkarsa ne olur? Sayın Erdoğan cumhurbaşkanı, Sayın Binali Yıldırım başbakan, bakanlar görevlerini yapmış olacaklar. Millet diyecek ki ’Anayasal sınırlarına çekil.’ Sayın Başbakan, ‘Otur Türkiye’yi adam gibi yönet’ diyecek. Herkes görevine dönmüş olacak. ’CHP, 18 yaşta seçilmeye karşı’ diyorlar. Hiç de karşı değiliz. Gençlerin oyunu almak için onları kandırıyorlar” açıklamasında bulundu.

    “Provokasyona karşı hepimiz dikkatli olmalıyız”

    “Provokasyona karşı hepimiz dikkatli olmalıyız” diyen Kılıçdaroğlu, “Tahriklerde bulunabilirler. Bir minibüste başörtülü kızımızın başının zorla açıldığı söyleniyor. Biz CHP olarak, herkesin giyim kuşamının güvencesiyiz, teminatıyız. Referanduma sunulan anayasa değişikliği gerek içerik, gerekse görüşme usulleri açısından birçok yönüyle anayasaya da, hukuka da aykırıdır. Egemenliği milletten alıp tek adama veren bu değişiklik hukuk devletini yok etme projesidir” dedi.

    Öte yandan CHP’nin grup toplantısına Ankara Üniversitesinden ihraç edilen akademisyenler de katıldı.

  • Kılıçdaroğlu’ndan il ve ilçe başkanlarına referandum talimatı

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin il ve ilçe başkanlarına referandum talimatı vererek, “Yürüyüşler yapacağız. Bundan bir şey çıkmaz. Ev ev gezeceksiniz. Kadınlar gezecek, gençler gezecek, sizler gezeceksiniz. Muhtarlara anlatacaksınız, kanaat önderlerine anlatacaksınız” dedi.

    CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde yapılan CHP il ve ilçe başkanları ortak toplantısında konuştu. Konuşmasında cumhurbaşkanlığı sistemini değerlendiren Kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanının tarafsızlığının devletin sigortasının garantisi olduğunu dile getirdi. Siyasi partiler arasında görüş farklılıkları yaşandığı zaman buna cumhurbaşkanının müdahale edeceğini ve siyasilerle görüşeceğini belirten Kılıçdaroğlu, “Kim sigorta? Cumhurbaşkanı. Davet edecek ‘buyurun gelin’ diyecek. Bu değişiklik bu sigortayı tümüyle devre dışı bırakıyor. Evinizde elektrikler söndüğünde önce sigortaya bakarsınız. Sigortasız bir devlet olmaz. Belki bazı vatandaşlarımız ‘ne olacak cumhurbaşkanı da taraflı olsun’ diyebilir. Cumhurbaşkanı taraflı olduğunda, yani bir partinin genel başkanı olduğunda cumhurun başkanı olamaz. Cumhur, 80 milyon vatandaş demektir. Cumhuru temsil eden 80 milyonu temsil eder. Bir partiyi, iki partiyi temsil etmez. Cumhurbaşkanı 80 milyonu temsil eder. O nedenledir ki arabasında Türk bayrağı taşır. Başbakan taşıyamaz, ana muhalefet partisinin genel başkanı taşıyamaz. Türk bayrağını Cumhurbaşkanı, vali ve büyükelçiler devleti ve hükümeti temsil ettikleri için taşırlar. Bu düzen bozulacak” diye konuştu.

    Cumhurbaşkanının da siyasi görüşünün olabileceğini kaydeden Kılıçdaroğlu, “Her vatandaş sandığı gidip oy kullanır, cumhurbaşkanı da gider oy kullanır. Neden şu partiye oy verdin diye kimse cumhurbaşkanını eleştiremez. Ama cumhurbaşkanı her vatandaşa da eşit yaklaşmak zorundadır. Tarafsızlık ilkesi bu açıdan çok önemlidir. Hiçbir siyasi partinin genel başkanı bayrağı temsil edemez. Peki, biz ne yapıyoruz? Bu değişiklikle deniyor ki cumhurbaşkanı aynı zamanda bir partinin de genel başkanı olsun. Bu yanlış. Bunu vatandaşlarımıza anlatacaksınız. Kavga etmeden anlatacaksınız, bilgi ve birikimle anlatacaksınız. Şimdi tarafsızlık ilkesini fiilen kaldırıyoruz. Ama aynı anayasada cumhurbaşkanı gelecek tarafsız davranacağına dair yemin edecek. Bir partinin genel başkanı tarafsız davranamaz. Milletvekilliği yemininde böyle bir şey yok. Milletvekili olarak ben parlamentoda seçilip geldiğimde yemin ettiğimde biz tarafsız davranacağız diye bir yemin yoktur. O yemin sadece cumhurbaşkanı için vardır” şeklinde konuştu.

    “Kaş yaparken göz çıkarılıyor”

    “Cumhurbaşkanı aynı zamanda bir partinin genel başkanı olduğunda cumhurbaşkanını illerde kim temsil edecek?” sorusunu yönelten Kılıçdaroğlu, “CHP’nin genel başkanı olarak beni illerde il başkanları temsil ediyor. Sayın Binali Yıldırım’ı illerde AK Parti’nin il başkanı temsil eder. Peki, cumhurbaşkanı bir partinin genel başkanı olduğunda onu kim temsil edecek? Vali mi temsil edecek, üyesi olduğu partinin il başkanı mı temsil edecek. Diyorlar ya ’çift başlılık olmaz’, buyurun size çift başlılık. Daha işin başında, illerde başladı. Kaş yaparken göz çıkarılıyor” ifadelerini kullandı.

    “Bu mesele bir parti meselesi değil, demokrasi meselesidir”

    Kılıçdaroğlu, “Cumhurbaşkanı, bir partinin genel başkanı olarak Anayasa Mahkemesinin 15 üyesinin 12’sini doğrudan kendisi atayacak. HSYK’ya, Anayasa Mahkemesine, Yargıtay’a hakim atayacaksın. Bunun bir muhalefet partisine verildiğine düşünün, iktidar partisi kıyameti koparmaz mı? Yargının bağımsız olması, tarafsız olması lazım. Bir siyasi partinin genel başkanı hakim tayin ettikten sonra bu düzen tutmaz. Hakimin tarafsızlığına gölge düşmüş olur. Bunu da sağduyuyla bütün vatandaşlarımıza anlatmak zorundasınız. Bir partinin genel başkanı Anayasa Mahkemesine, HSYK’ya hakim atayamaz. Vatandaşlarımızı bu örneklerle anlatacaksınız. Sizin göreviniz budur. Kavga etmeden, inatlaşmadan anlatacaksınız. Bu mesele bir parti meselesi değil, demokrasi meselesi, Türkiye meselesidir, bayrak meselesidir diyeceksiniz” dedi.

    “Bu düzenlemeyle camiye de, kışlaya da, adliyeye de siyaseti sokuyorsunuz”

    Kılıçdaroğlu, il ve ilçe başkanlarına seslenerek, “Yürüyüşler yapacağız. Bundan bir şey çıkmaz. Ev ev gezeceksiniz. Kadınlar gezecek, gençler gezecek, sizler gezeceksiniz. Muhtarlara anlatacaksınız, kanaat önderlerine anlatacaksınız. Hepimizin sorumluluğu var. Sadece benim, sadece sizin değil 80 milyon vatandaşın sorumluluğu var. Camiye, adliyeye, kışlaya siyaseti sokmayın dedik. Camide ibadet yapılır, siyaset yeri değildir. Kışlada askerlik yapılır, siyaset yeri değildir. Adliyede adalet dağıtılır, siyaset yeri değildir. Bu düzenlemeyle camiye de, kışlaya da, adliyeye de siyaseti sokuyorsunuz. Yazık günahtır bu memlekete. Bunu anlatacaksınız” diye konuştu.

    “Türkiye Cumhuriyeti bir maceraya teslim edilemez”

    CHP’li başkanlardan vatandaşlara cumhurbaşkanının kaç yardımcısı olacağını sormalarını isteyen Kılıçdaroğlu, “Bunu bilen var mı, yok. Başkanın kaç yardımcısı olacak kimse bilmiyor. Başkan ben bütün il başkanlarını başkan yardımcısı olarak tayin ettim diyebilir. Buna engel yok. Bugün bin kişi yapıyor, üç gün sonra canım sıkılıyor 500’e indirdim. Böyle bir devlet yönetimi olmaz. Türkiye Cumhuriyeti bir maceraya teslim edilemez. Başkan yardımcılarının nitelikleri de belli değil. Bütün amca çocuklarını, dayı çocuklarını başkan yardımcısı yapabilir. Eğitim düzeyi hiç önemli değil. Biri ilkokul mezunu olabilir, diğeri üniversitede profesör olabilir. Bunların paralarını biz vereceğiz. Bu olay bir CHP olayı değildir, bir MHP olayı değildir, bir AK Parti olayı, Saadet Partisi, Vatan Partisi, Büyük Birlik Partisi olayı değildir. Bu olay bir Türkiye meselesidir” değerlendirmesinde bulundu.

  • Kılıçdaroğlu’ndan şehit adliye çalışanının ailesine ziyaret

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İzmir’deki adliye saldırısında şehit düşen adliye memuru Musa Can’ın ailesine taziye ziyaretinde bulundu.

    CHP Lideri Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İzmir Büyükşehir Belediyesinin Bayraklı’da 40 dönüm alan üzerine kurduğu Şehit Polis Fethi Sekin Parkının açılışını yaptı. Şehit polis Fethi Sekin ve adliye memuru Musa Can’ın isimlerinin verildiği caddedeki törene katılan Kılıçdaroğlu, buradan da Musa Can’ın ailesini ziyaret etti. Şehidin ailesine başsağlığı dileyen Kılıçdaroğlu’nun ziyareti sırasında, CHP Genel Sekreteri Kamil Okyay Sındır ve bazı milletvekilleri de hazır bulundu.

  • CHP Lideri Kılıçdaroğlu’ndan Cavcav mesajı

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Futbolumuzun duayen ismi, Gençlerbirliği Kulübü’nün efsane başkanı İlhan Cavcav’ı kaybetmenin hüznünü yaşıyorum” dedi.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Gençlerbirliği Başkanı İlhan Cavcav’ın vefatı dolayısıyla resmi Twitter hesabından bir mesaj yayımladı. Kılıçdaroğlu mesajında şunları kaydetti:

    “Futbolumuzun duayen ismi, Gençlerbirliği Kulübü’nün efsane başkanı İlhan Cavcav’ı kaybetmenin hüznünü yaşıyorum. Mekanı cennet olsun.”