Etiket: Kıbrıs’ta

  • Financell ve Paycell şimdi Kuzey Kıbrıs’ta

    Turkcell, ‘Turkcell Finansal Hizmetler’ çatısı altında, Türkiye’nin teknoloji ihtiyacını karşılamaya yönelik sunulan finansal çözümlerini yurtdışına taşıyor. Geçen yıl finansal hizmetler alanında hayata geçirilen Financell ve sadece telefon numarasıyla ödeme kolaylığı sunan Paycell, Kuzey Kıbrıs’ta faaliyete başladı.

    Turkcell, ‘Turkcell Finansal Hizmetler’ çatısı altında, Türkiye’nin teknoloji ihtiyacını karşılamaya yönelik sunulan finansal çözümlerini yurtdışına taşıdığını duyurdu. Yapılan açıklamada, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) hizmete başlayan Financell, buradaki Turkcell mağazalarında yer alan teknolojik ürünlerin satın alınmasında finansman desteği sağlayacak. Kuzey Kıbrıs Turkcell, Financell’in desteğiyle müşterilerinin ihtiyaçlarına ve bütçelerine uygun esnek ödeme opsiyonları sunacak.

    Türkiye’de 5 milyonu geçen mobil ödeme ve elektronik para kullanıcısı bulunan Turkcell, Kuzey Kıbrıs’ta da Turkcell kullanıcılarına Paycell ile mobil ödeme kolaylığı sağlayacak. Facebook, League of Legends, JoyGame, GameSultan, Busuu, GameForge, Badoo gibi yüzlerce oyun ve dijital içerik servisinde ödeme hizmeti vermeye başlayan Paycell, hızla genişleyen iş yeri ağıyla mobil cihazlar üzerinden hızlı ve kolayca ödeme imkanı sunacak.

    Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu, konu ile ilgili yaptığı açıklamada, “Küresel ürün servisler sunma odağımız çerçevesinde müşterilerimizin ihtiyaçlarını doğru bir biçimde adresleyerek bunlara uygun çözümler geliştiriyoruz. Anlık mesajlaşma, müzik, TV, bireysel bulut gibi müşterilerimizin en yoğun ihtiyaç duyduğu başlıklarda dünya çapında milyonlarca müşterisi bulunan BiP, fizy, TV+, lifebox gibi ürünlerimiz var. Bununla birlikte son dönemde müşterilerimizin en yoğun ilgi gösterdikleri alanlardan biri de teknoloji ve finansal hizmetleri buluşturan ürünler. Biz de buradaki ihtiyaca yönelik olarak Financell ve Paycell isimli iki hizmetimizi Kuzey Kıbrıs’ta da hizmete sunuyoruz. Türkiye’de son derece yoğun bir ilgi gören bu ürünlerimizle iki temel hedefimiz var: Birincisi müşterilerimizin finansal işlemlerinde hayatlarını kolaylaştırmak. İkincisi ise müşterilerimizin ihtiyaç duydukları en uygun cihaza kendi bütçesine en uygun ödeme seçenekleriyle sahip olabilmelerini sağlamak. Teknolojik gücümüzle sunduğumuz desteğin finansal hizmetlere erişimi de kolaylaştırarak pazarın büyümesine ciddi katkı sunacağına inanıyoruz” dedi.

    Yeni Hedefler, Ukrayna ve Belarus

    Eş zamanlı olarak Ukrayna’da da devam eden çalışmalar kapsamında, Paycell LLC finansal hizmetler şirketi üzerinden para transferi, kredi verme ve leasing faaliyetleri için lisans sürecinin yıl sonuna kadar tamamlanması hedefleniyor. Rekabetin yüksek, mobil ödeme kullanımının yaygın olduğu Ukrayna pazarına giriş, yurtdışı stratejisi için önemli bir kilometre taşı olma özelliği taşıyor. Bu amaçla Ukrayna’da ‘Paycell LLC’ şirketini kuran Turkcell, ‘finansal şirket’ statüsüyle hizmet vermeyi amaçlıyor. E-para ürünü öncelikli olmak üzere, cüzdan ve kart çözümleriyle de Paycell LLC, pazardaki geniş bir müşteri segmentini hedefliyor. Turkcell ayrıca, faaliyet gösterdiği diğer ülkelerden biri olan Belarus’ta da Paycell ve Financell ürünlerini yaygınlaştırmak amacıyla çalışmalara başladı.

  • Kıbrıs’ta hayata döndüren dokunuş

    Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde, aort damarı yırtılması nedeniyle kalp damar cerrahisi ekibi tarafından acil ameliyata alınan hasta, beyin kan dolaşımı durdurulup, vücut ısısı düşürülerek tıbben ölü duruma getirildi. 12 saat süren ve 3 kalp ameliyatının tek seferde gerçekleştirildiği başarılı operasyon sonrasında hasta sağlığına kavuştu.

    Londra’da ikamet eden 53 yaşındaki Kıbrıslı Soner Keskin isimli hasta, göğüs ve sırta vuran ağrı şikayetleri ile 153 Acil Çağrı Merkezi’ne başvurarak, Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Acil Servisi’ne getirildi. Acil serviste, Kalp Damar Cerrahisi ve Kardiyoloji ekipleri tarafından değerlendirilen hastanın bilincinin bulanık, yaşamsal bulgularının ise düzensiz olduğu kaydedildi. Yapılan değerlendirmelerde hastaya Aort Diseksiyonu (aort damarı yırtılması) tanısı koyularak, hasta hızlı bir şekilde kalp damar cerrahisi yoğun bakım ünitesine yatırıldı.

    Aort kapağı tamir edildi, bypass yapıldı, aort yapay damarla değiştirildi

    Hastanın yaşamsal bulguları kısa sürede kontrol altına alınarak acil olarak ameliyata hazırlandı. Ameliyata alınan hasta hızlı bir şekilde kalp akciğer pompasına bağlandı (kardiyopulmoner baypasa girildi). Operasyon sırasında hastanın çıkan aortasının (assendan aorta) yırtık olduğu, yırtığın sağ koroner artere (kalbin sağ tarafını besleyen damar) kadar uzandığı ve bu durumun aort kapağında yetmezliğe sebep olduğu görüldü. Ameliyat sırasında hastanın aort kapağı tamir edildi, sağ koroner artere baypas yapıldı ve aort damarının yırtık olan kısmı yapay damarla değiştirildi.

    Hastanın beyin kan dolaşımı durdurulup, vücudu 17 dereceye kadar soğutuldu

    Hastanın ameliyatında “Total Sirkulatuar Arrest” adı verilen özel bir teknik uygulandı. Bu teknikte hastanın beynindeki kan dolaşımı yaklaşık 20 dakika durduruldu, organlarının korunması için ise hastanın vücut ısısı 17 dereceye kadar düşürüldü. Bu sırada aort damarı onarılan hastanın özel bir pompa ile toplanan kanı tekrar hastaya verilerek aşırı kan kullanımından uzak duruldu. Sonrasında hastanın vücut ısısı yükseltilerek kan dolaşımı tekrar başlatıldı.

    3 kalp damar cerrahı, 2 anestezi doktoru ile birlikte 20 kişiden oluşan ekibin gerçekleştirdiği ameliyat 12 saat sürdü

    Kalp Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İlhan Sanisoğlu önderliğinde, Doç. Dr. Barçın Özcem ve Yrd. Doç. Dr. Özlem Balcıoğlu tarafından gerçekleştirilen ve yaklaşık 12 saat süren operasyon sonrasında, hasta kalp damar cerrahisi yoğun bakım ünitesine alındı. Dört saat içinde sorunsuz bir şekilde uyanan hasta, solunum cihazından ayrıldıktan 2 gün sonra ise kalp damar cerrahisi servisine alındı. Servis izlemi sıkıntısız geçen hasta sağlığına kavuşarak taburcu edildi.

    “Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde, ameliyat sırasında ve sonrasında kaydedilen ölüm oranları dünya verilerinin çok altında”

    Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İlhan Sanisoğlu, kalp damar cerrahisi alanında tüm acil ameliyatlara anında müdahale edecek güçlü bir ekip ve yüksek teknolojik donanıma sahip olduklarını belirtti. Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde, ameliyat sırasında ve sonrasında kaydedilen ölüm oranlarının dünya verilerinin altında olduğunu da vurgulayan Prof. Dr. İlhan Sanisoğlu, aort diseksiyonu ameliyatlarının tüm dünyada tecrübeli ekipler ve sayılı merkezler tarafından gerçekleştirildiğini ve Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nin de bu merkezlerden biri olduğunu belirtti.

  • Kıbrıs’ta, “Tularemi hastalığı”, avcılık ile artma eğiliminde

    GAÜ Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ayşe Seyer Çağatan av hayvanı olarak nitelenen canlılardan bulaşma faktörü yüksek olan “Tularemi” ile ilgili olarak açıklamalarda bulundu.

    Avcılığın “bir spor” olarak algılandığı Kıbrıs’ta; geçtiğimiz av sezonunda küçük çocukların ellerine, avlanarak öldürülmüş hayvanlarının verilmesi, özellikle sosyal medyada büyük yankı uyandırmıştı. Doğa ortamındaki hayvanlardaki bulaşıcı hastalıklar konusunda yeterli bilgisi bulunmayan avcıların, çocuklara yönelik bu tür davranışlarda bulunması, yine çocuk gelişimi uzmanlarına göre de; çocuk psikolojisinin sağlıklı gelişimi konusunda, yapılmış bir hata olarak nitelendirilmişti.

    Öte yandan, halk sağlığı uzmanları da, konu ile ilgili olarak; bilinçli veya bilinçsiz olarak gerçekleştirilen bu eylemlerin, sağlık açısından yüksek riskler taşıdığına dair uyarılarda bulunmuştu.

    Girne Amerikan Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ayşe Seyer Çağatan; avcılığın bir spor olarak algılandığı ve avcı popülasyonunun yüksek olduğu Kıbrıs Adası’nda ve özellikle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde, av hayvanı olarak nitelenen canlılardan bulaşma faktörü yüksek olan “Tularemi” ile ilgili olarak açıklamalarda bulundu.

    “Avlanmadan uzak durmak ve av hayvanı eti tüketmemek, en ideal korunmadır”

    Kıbrıs’ta son yıllarda görülme olasılığı artan bulaşıcı hastalıklar arasında bulunan ‘Tularemi’ konusunda bilgisine başvurulan Yrd. Doç. Dr. Ayşe Seyer Çağatan; “Bu enfeksiyondan başlıca korunma yöntemleri arasında en temel yaklaşımımız; kendisini ‘avcı’ olarak nitelendiren bu kişilerin, konu hakkında eğitilip bilgilendirilmesinin gerektiğidir. Hatta avlanmadan uzak durulması ve av hayvanlarının etlerinin tüketilmemesi en ideal korunma şekli olacaktır” şeklinde konuştu.

    Tularemi hastalığının; hayvanlardan bulaşabilen bir enfeksiyon olduğunu vurgulayan Yrd. Doç.Dr Çağatan “Glandüler ateş, tavşan ateşi, kene ateşi veya geyik sineği ateşi olarak da bilinen bu enfeksiyonun etkeni; ‘Francisella tularensis’ adlı bakteridir. Enfeksiyon kuşlarda, kan emen eklem bacaklılarda ve insanların da dahil olduğu 200’den fazla memeli türünde gözlenebilmektedir. Bu enfeksiyonun; Ada’mızda görülmesi ise, bir tesadüf değildir; çünkü iklim koşulları, bu bakterinin yaşaması için uygundur. Ayrıca, avcılar avlanma dönemlerinde enfeksiyonun sıklıkla gözlendiği hayvanlar olan; yaban tavşanı veya ada tavşanı avladıklarından ve bu dönem içerisinde de, sıklıkla kemirgenlerin yaşadığı alanlarda bulunduklarından, özellikle avcılar, aileleri ve evcil hayvanları bu enfeksiyon açısından yüksek risk altındadırlar. Genellikle avcıların, bu enfeksiyon hakkında yeterli derecede bilgiye sahip olmamaları ve korunma yöntemlerini bilmemeleri, enfeksiyon riskini daha çok arttırmaktadır.” dedi.

    “Yüksek düzeyde bulaşıcı “

    Oldukça yüksek düzeyde bulaşıcı olan bu bakterinin; deri, gözler, ağız ve akciğerler aracılığı ile insan vücuduna girebildiğini ifade eden GAÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ayşe Seyer Çağatan; Belirtilerin, genellikle bakteriye temas, yani hasta hayvanlarla temastan 3-5 gün sonra ortaya çıkabildiği gibi, bu sürenin 14 güne kadar uzayabildiğini de anlattı. Ani ateş, döküntü, baş ağrısı, diyare, kas ağrıları, eklem ağrıları, kuru öksürük, ileri derecede halsizlik ve zatürre gözlenebildiğini de kaydeden Çağatan, “İnsanlar, özellikle de avcılar, tularemi enfeksiyonuna, kene ısırığı ile dişisinin geyik, sığır ve insanların kanını emen bir tür at sineğinin sokması, veya tularemi ile enfekte olmuş hayvanlar ile deri teması sonucu, hastalığın bulaşmış olduğu suların içilmesi veya ortamın solunması yolu ile yakalanabilirler. Hastalığın ilk aşamasında gözlenen belirtiler, diğer enfeksiyon hastalıkları belirtileri ile aynı olduğundan, tularemi enfeksiyonu anlaşılamayabilir veya yanlış teşhis edilebilir.” değerlendirmesinde bulundu.

  • İklimSA, bayi ve servisleri ile Kıbrıs’ta buluştu

    Türkiye iklimlendirme sektörünün öncü markalarından İklimSA’nın Türkiye genelindeki iklimlendirme merkezleri ve yetkili servisleri Kıbrıs’ta bir araya geldi. 3 gün süren etkinlikte, 2016 yılı değerlendirmesinin yanı sıra 2017 hedefleri paylaşıldı ve farklı kategorilerde başarı elde eden İklimSA bayileri ödüllendirildi.

    TeknoSA Genel Müdürü Bülent Gürcan ve İklimSA İş Birimi Direktörü Tansu Öztorun’un katılımıyla gerçekleşen İklimSA yıl değerlendirme toplantısında, İklimSA’nın mevcut başarılarının yanı sıra gelecek dönem hedef ve vizyonu da paylaşıldı.

    Son 3 yılda pazar payımızı 3 katına çıkardık

    Toplantıda konuşan İklimSA İş Birimi Direktörü Tansu Öztorun, “Klima pazarının yüzde 80’ine hakim olan 4 ana ürün kategorisinde faaliyet gösteriyoruz. 2016 yılında bir önceki yıla oranla, kendi markamız olan Sigma’da ekonomik fiyatlı ürünlerin satıldığı pazardaki payımız 9,4 kat artarken, satışlarımız da adet bazında yüzde 430 büyüdü. 30 yıldan fazla süredir işbirliğimiz olan Mitsubishi Heavy Industries ve Sigma ile son 3 yılda duvar tipi klima pazar payımızı 3 katına çıkarmayı başardık. Stratejik adımlarla rekorlara imza attığımız 2016’da ciromuzu yüzde 37 yükselttik. 2017 yılında da, katma değerli hizmetlerimizi artırmak ve daha da ilerilere taşımak amacıyla birçok yenilikçi projeyi hayata geçirmeyi ve ciroda yüzde 20 büyümeyi hedefliyoruz” dedi.

    Bayiler ödüllendirildi

    Türkiye genelindeki tüm İklimSA merkezlerinin bir araya geldiği toplantıda farklı kategorilerde başarı elde eden bayiler de ödüllendirildi. Türkiye geneli ciro ödülü 5 farklı İklimSA merkezine verilirken, ‘Bölgesel Ciro’, ‘En Yüksek Ciro Artışı’, ‘En Çok Üretilen Proje’ ve “10., 20. ve 30. Yıl Kıdem” ödülleri de sahiplerini buldu.

  • Kıbrıs’ta yapılan uluslararası kongrenin karbon ayak izini Aydın’da Sıfırlandı

    Aydın’da Adnan Menderes Üniversitesi Şehir Sağlığını Geliştirme Uygulama ve Araştırma Merkezi (ŞESAM) ve Aydın Orman İşletmesi Müdürlüğü’nün ortak çalışması ile Kıbrıs’ta gerçekleştirilen kongrenin karbon ayak izi Aydın’da sıfırlandı. Kongre süresince 300 kişinin toplam 16 ton karbondioksit saldığı hesaplanarak buna karşın Aydın-Çine yolu üzerine 5 bin ağaç dikimi planlandı. Planlanan alanda ağaçların dikimi törenle başladı.

    Kıbrıs’ta 11-15 Mayıs 2016 tarihinde gerçekleşen I.Uluslararası Şehir, Çevre ve Sağlık Kongresi’nde destek veren ŞESAM, kongre sonlandıktan sonra, Kongrenin Dünyada bıraktığı karbon ayak izini hesaplattırdı. Anadolu Üniversitesi Ekoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Cengiz Türe ve ŞESAM Yönetim Kurulu Üyesi Öğr. Gör.H. Nurcan Ek tarafından yapılan hesaplamalar değerlendirildi.

    Kıbrıs’ta 4 gün süren kongrede 300 katılımcının evinden çıkıp uçağa binerek Kıbrıs’a ulaşıncaya, kongre süresinde ve kongre bitiminden evine ulaşıncaya kadar geçen sürede toplam 16 ton/eşdeğer karbondioksit salımı yapıldığı hesaplandı. Kongrenin ayak izinin sıfırlanması için de dikilecek olan iğne yapraklı 5 bin fidanın toprakla buluşması törenle başladı.

    Ağaç dikme törenine Aydın Orman İşletme Müdürü Yusuf Karartı, Adnan Menderes Üniversitesi ŞESAM Müdürü ve Hemşirelik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. E. Didem Evci Kiraz, Yönetim Kurulu Üyeleri Yrd. Doç. Dr. Sevil Özcan, Öğr. Gör. H. Nurcan Ek, Hemşirelik Fakültesi Dekan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Belgin Özerus Yıldırım, Aydın Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Müdür Yrd. Dr. Mert Soysal ile meslek yüksekokulu Öğr. Gör. Muammer Korkut, Aydın Sağlık Hizmetleri MYO öğrencileri ve Hemşirelik Fakültesi öğrencileri ile Orman İşletmesi yetkilileri katıldı.

    Aydın Orman İşletme Müdürü Yusuf Karartı yaptığı açıklamada “Aydın’da 2016 sonbahar ve 2017 ilkbahar döneminde toplam 54 bin 187 adet fidan dikimi gerçekleştirdik. Kızılçam, karaservi, maviservi, fıstıkçamı ana türler yanı sıra tali türler ve diğer tip fidanlardan oluşan zengin fidan çeşitlerimiz bulunmakta. Aydın Çine yolu üzerinde belirlediğimiz 40 dekar alan arazi Bereket Ormanı olarak tahsis edilmiştir. Bu alana toplam 6 bin fidan dikilecektir. Bunlardan 5 bin tanesi Türkiye’de ilk kez gerçekleştirilen bir çaba için tahsis edildi. Prof. Dr. E. Didem Evci Kiraz ve Öğr. Gör. Nurcan Ek hocalarımızla yaptığımız işbirliği bizim için çok önemli. Dünyaya bıraktığımız karbon ayak izimizi azaltmak için, bir uluslararası kongrenin karbon ayak izini sıfırlamak için çalışmak mutluluk verici” diye konuştu.

    Prof. Dr. E. Didem Evci Kiraz “Kongremizin ayak izini nasıl azaltırız diye düşünürken Yusuf Karartı müdürümüz bize harika bir imkan sundu. 5 bin fidanı öğrencilerimizle birlikte toprakla buluşturuyoruz” dedi.

    Karbon ayak izi nedir?

    Gün içinde fark etmeden yaptığımız birçok şey karbon ayak izimizi oluşturuyor. Küresel ısınmanın başlıca sorumlusu olarak gösterilen karbon ayak izi; insan aktivitelerinin sonucu olarak salınan ve karbondioksit (CO2) cinsinden ölçülen sera gazlarının çevreye verdiği zararın ölçüsüdür.