Etiket: Kez

  • Gemlik Belediyesi bir kez daha zeytin üreticisinin yanında

    Gemlik Belediyesi bir kez daha zeytin üreticisinin yanında

    Cuma günü akşam saatlerinde başlayan şiddetli dolu ve yağmur, bu kez de Engürücük, Kurtul, Umurbey ve Kurşunlu’daki zeytinliklere hasar verdi. Geçtiğimiz hafta Kumla, Karacaali ve Narlı bölgesi dolu yağışından meydana gelen yaraları sarmaya başlamışken bu kez ilçenin güney bölgesi afet derecesindeki yağışlardan zarar gördü.

    Cuma günü saat 17.00 sularında başlayan yoğun yağışlar bir kez daha zeytin üreticisini vurdu. Daha önce görülmemiş şiddette meydana gelen doğu yağışı sırasında gökyüzü karardı, kısa süre göz gözü görmedi, hatta Uludağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin de bulunduğu Sunğipek Yerleşkesi’ne yıldırım düştü. Neyse ki yıldırım düşmesi sonucu can ve mal kaybı yaşanmadı. Fakat özellikle yüksek yerlerdeki zeytinlikler yağışlardan zarar gördü. Çevre sakinlerinin “zeytinin vuruk alması” olarak tanımladığı, daldaki zeytinin sert yağış nedeniyle zarar görmesi nedeniyle tonlarca ürün kullanılamaz hale geldi. Yağış bazı bölgelerde ise zeytini dalından kopararak ağaç diplerine döktü. Hasadı yaklaşan ürün, önemli derecede değer kaybetti.

    Zeytin üreticisinin yağış karşısında yaşadığı mağduriyete bir kez daha kayıtsız kalmayan Gemlik Belediyesi, Cumartesi günü erken saatlerde sırasıyla Engürücük, Kurtul, Umurbey ve Kurşunlu’daki üreticiler ile bir araya geldi. Belediye Başkan Yardımcıları Bayram Demir, Zeynep Akış Serintürk ile daire müdürlerinin katıldığı ziyaretlerde muhtarlar ile görüşen Gemlik Belediyesi ekipleri, zeytinliklerde incelemelerde bulunarak köylünün yaşadığı mağduriyetin boyutlarını araştırdı. Kurşunlu bölgesinde, daldaki zeytinlerin vuruk alarak çürümeye başladığı görülürken, daha aşağıdaki zeytinliklerde de önemli derecede hasar meydana geldiği görüldü.

    Başkan Sertaslan: “Dünyanın en kaliteli zeytinini kaderine terk etmeyiz”

    Zeytin üreticisinin durumu hakkında bilgi alan Gemlik Belediye Başkanı Mehmet Uğur Sertaslan, geçen hafta meydana gelen yağışlarda ürünü zarar gören zeytincilerden 100 ton olarak yola çıkıp yaklaşık 200 ton zeytini kilosu 4 Liradan aldıklarını belirterek, üreticilere destek olmaya devam edeceklerini belirtti. “Dünyanın en lezzetli ve kalitesi sofralık zeytinini kaderine terk edemeyiz” diyen Başkan Sertaslan “ekiplerimiz yağışlardan sonra geç saatlere kadar çalışmalarını sürdürdüler. Sabah erken saatlerde ise köylere ulaşarak zeytincinin durumunu incelediler. Çalışmalarımız sürüyor. Ortaya çıkacak sonuçlara göre Gemlik Belediyesi olarak elimizden gelen desteği vermeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

  • SGK Müdürü Kurt: “Sigortalı çalışmanın önemi pandemi ile bir kez daha anlaşıldı”

    SGK Müdürü Kurt: “Sigortalı çalışmanın önemi pandemi ile bir kez daha anlaşıldı”

    SGK Manisa İl Müdürü Yavuz Kurt, kayıtlı ekonominin ve sigortalı çalışmanın, Türkiye’nin kalkınması ve toplumun refahı için stratejik öneme sahip olduğunu söyledi. Kurt, sigortalı çalışmanın öneminin pandemi ile bir kez daha anlaşıldığının altını çizdi.

    Kurt, yaptığı açıklamada, iş dünyasına sağlanan teşvikler ve ücret desteklerinin yanı sıra güçlü denetim mekanizması ile çalışanların alın terini muhafaza etmeye, işverenler arasında adil rekabet ortamını sağlamaya ve gelecek nesillere sürdürülebilir bir sosyal güvenlik sistemi bırakmaya kararlı olduklarına değinerek, pandemi sürecinde sosyal güvenliğin öneminin daha iyi anlaşıldığını belirtti.

    Yavuz Kurt yaptığı açıklamada; sosyal güvenlikte kayıt dışılığın üç şekilde gerçekleştiğini, bunların, çalışanların sigortalı bildirimlerinin yapılmaması, kazançlarının eksik gösterilmesi ve çalışılan gün sayılarının eksik bildirilmesi olduğunu belirtti.

    “Pandemide sigortalı çalışmanın önemi bir kez daha anlaşıldı”

    İl Müdürü Yavuz Kurt konuşmasının devamında, “SGK olarak vatandaşlarımıza sunmakta olduğumuz sağlık hizmetlerinden, emekli aylığı, maluliyet aylığı, dul ve yetim aylığı, rapor parası, emzirme ödeneği, evlenme ödeneği, cenaze yardımı gibi haklardan istifade edebilmenin ön şartının sigortalı olmaktan geçtiğini belirterek, bir işçi işyerinde sigortalı bildirimi olmadan çalıştırılıyor ise bakmakla yükümlü oldukları eş ve çocukları da bu haklardan maalesef mahrum kalıyorlar. Devletimiz Covid-19’la mücadeleden ekonominin en az hasarla çıkabilmesi, sürecin iş hayatına olumsuz etkilerinin azaltılabilmesi amacıyla çalışanlar için önemli gelir destekleri sağladı. Bu imkânlardan yararlanabilmek için de yine çalışanların sigortalı bildirimlerinin yapılıyor olması gerekmekte. Görüldüğü gibi sigortasız çalışma insanımızın geleceğinden olduğu gibi bugün yararlanabileceği haklardan da yoksun kalmasına sebep oluyor.

    “SGK aldığı tedbirlerle vatandaşımızın yanında oldu”

    İl Müdürü Kurt, Covid-19’la mücadele sürecinde alınan tedbirler ile iş dünyasının ihtiyaçlarına cevap verildiğini, SGK’nın zor günlerde de işverenler ve sigortalıların yanında olduğunu söyleyerek bu dönemde alınan bazı tedbirleri şöyle sıraladı:

    “SGK, pandemi sürecinde vatandaşlarımızın sağlığını koruma amacıyla e-Devlet üzerinden 143 ayrı hizmet sundu ve sunmaya devam ediyor. Hizmet dökümü, emeklilik talebi, askerlik, doğum borçlanması başvuruları, emekli aylık bilgisi, aylıktan yapılan kesintiler, isteğe bağlı sigortalılık başvurusu, banka ve adres değişiklikleri, ilaç ve rapor bilgisi sorgulama maluliyet sevk talebi gibi birçok işlem elektronik ortamda yapılabiliyor. Belli sektörlerde mart, nisan ve mayıs aylarına ait SGK prim ödemeleri ertelendi. Sigortalılarımızın rapor parası olarak ta bilinen geçici iş göremezlik ödenekleri geciktirilmeksizin ödeniyor. Ayrıca tek hekim tarafından 10 güne kadar verilen rapor süreside 14 güne çıkarıldı. Kronik hastalığı olup raporla ilaç ve tıbbi malzeme alan hastalarımızın sağlık rapor süreleri uzatıldı ve reçete yeniletmeksizin ilaç veya tıbbi malzeme ihtiyaçlarını giderebilmelerine olanak sağlandı. En düşük emekli aylığı 1500 TL’ye yükseltildi. Emekli, dul ve yetimlerimize Ramazan ve Kurban bayramlarında bayram ikramiyeleri ödendi. Kredi Garanti Fonu kefaleti ile Hazine destekli kredi kullanan gerçek ve tüzel kişilerin SGK’ye borcu olmaması koşulu 31.12.2020 tarihine kadar ertelendi. Covid-19 vakalarına yönelik tanı ve tedaviler acil sağlık hizmeti kapsamına alındı. Özel hastanelerde dâhil virüs tedavisi gören hastalardan katılım payı ve ilave ücret alınmaması sağlandı. Covid-19 tedavisinde kullanılan ilaçlar ücretsiz temin edilmeye başlandı. İşverenlerimize, 2020 yılı süresince, günlük prime esas kazancı 128 TL’nin altında olan her bir sigortalı için aylık 75 TL tutarında asgari ücret desteği sağlandı. 01.07.2020 tarihinden önce kısa çalışma ödeneği ya da nakdi ücret desteği başvurusunda bulunan işverenlere bu uygulamaları sonlandırmaları halinde üç ay süreyle SGK işçi ve işveren hisselerinin tamamı tutarında prim desteği sağlandı.”

    “Sürdürülebilir bir sistem için sigortalılık şart”

    Kurt, “Kayıt dışı istihdam neden olduğu prim kayıpları ile bütçe ve SGK aktüeryal dengelerini olumsuz

    etkileyen, maliyetlerle doğrudan ilişkili olması yönüyle de işverenlerimiz arasında haksız rekabete sebep olan bir olgu. Kayıtlı ekonominin benimsendiği, şeffaf, istikrarlı, rekabetçi ve dengeli büyüyen bir Türkiye’yi imar edebilmek, gelecek kuşaklara sürdürülebilir bir sosyal güvenlik sistemi bırakabilmek için sigortalı çalışmak ve çalıştırmak vatani bir görev. Bugün SGK’dan aylık alanların sayısı 13 milyona yaklaşmış bulunuyor. Memurlarımız, işçilerimiz, esnaflarımız, çiftçilerimiz, ev kadınlarımız, emekli, dul ve yetimlerimiz, şehit yakınlarımız ve gazilerimiz, 18 yaşına kadar tüm çocuklarımız sosyal güvenlik şemsiyesi altındalar. 2019 yılında yapılan ilaç ve tedavi giderleri 110 milyar TL’yi geçti. Yalnızca Manisa’da 2019 yılı içinde istirahatli işçilerimize yapmış olduğumuz rapor parası ödemesi 78 milyonu geçiyor. Tüm bu harcamaların sağlıklı bir şekilde finanse edilebilmesi için çalışanlarımızın sigortalı olmaları ve primlerinin zamanında ödenmesi büyük önem taşıyor.”

    “Kayıt dışılıkla çok boyutlu mücadele stratejimiz var”

    Yavuz Kurt, kayıt dışı istihdamın dinamik bir sorun olduğunu, bugün bir işyerinde sigortasız işçi tespit etseniz ve yaptırım uygulasanız dahi ertesi gün aynı işçinin bildirimsiz olarak çalışmaya devam ettirildiğini belirtti. Bu sorunun halli kamu ve özel sektörün güç birliğiyle, bireylerin sağduyulu ve sorumlu olmalarıyla mümkün olabileceğini kaydeden Kurt şunları söyledi: “SGK olarak kayıt dışılıkla mücadelemizin vatani bir görev olduğuna inanmaktayız. Kayıt dışı ekonominin bertarafının da yalnızca polisiye tedbirlerle değil, SGK’nın, paydaş ve iş ortaklarıyla uyumlu işbirliğiyle mümkün olabileceğini düşünmekteyiz. Düne göre umutluyuz. Zira son 20 yılda kayıt dışılık yüzde 54’lerden yüzde 34’lere geriledi. Yarına baktığımızda ise istenilen seviyede değiliz ve daha gidecek çok yolumuz var. Umutluyuz çünkü kayıt dışıyla artık yalnızca polisiye tedbirlerle değil, sistemli, organize, planlı ve risk odaklı mücadele ediyoruz. Hiçbir sorun başlangıcındaki zihin seviyesinde kalınarak çözülemez derler. Eğer kayıt dışılık bir ekonomiyi kemiren bir virüsse, sağlıklı büyüyen bir Türkiye’yi enfekte ediyorsa, biz de o virüsle mücadele edecek panzehiri geliştiriyoruz. Bu mücadelede cezalandırmak tali bir yöntem. Asli yöntemimiz rehberlik etmek ve farkındalık oluşturmak. Bilinmesini isteriz ki; sigortasız işçi çalıştırmakta ısrar edenlere hızlı ve uygun tepkiyi vermeye hazırız. Ancak, niyetimiz teşvikler yoluyla sigortalı çalıştırmayı cazip hale getirmektir.”

  • Kahraman Gazi, Türkiye’de ilk kez yapılan yöntemle sağlığına kavuştu

    Kahraman Gazi, Türkiye’de ilk kez yapılan yöntemle sağlığına kavuştu

    Gabar Dağı’nda 3 yıl önce teröristlerin döşediği patlayıcının infilak etmesi sonucu ağır yaralanan Erzurumlu Uzman Çavuş Abubekir Durmuş, Türkiye’de ilk kez yapılan bir yöntemle Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde ameliyat edilerek sağlığına kavuştu.

    4 Nisan 2017 yılında Şırnak’ta uzman çavuş olarak görev yapan Erzurumlu Abubekir Durmuş (36), 60 arkadaşıyla birlikte Gabar Dağı’na operasyona giderken yolda teröristler tarafından döşenen 1 ton patlayıcının infilak ettirilmesi sonucu ağır yaralandı. 3 arkadaşının şehit olduğu patlamada ağır yaralanan Durmuş, tedavi altına alındı. İlk olarak kafatasına yapay kafatası olarak titanyum kaplama yapılan Durmuş’un kafatası deri inceldiği için tutmadı, zamanla aşınarak açılma oldu. Toplamda 3 ameliyat geçiren Durmuş, son bir yıldır şiddetli ağrılar yaşamaya başladı. Durumunu anlatan bir video çekerek sosyal medyada yayınlayan Durmuş’a olumlu dönüşler oldu.

    Daha sonra Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tedavi altına alınan Abubekir Durmuş, Türkiye’de ilk kez yapılan yöntemle ameliyat edildi. Abubekir Durmuş’un bacağından alınan parçalar, kafatasına nakledildi. Sağlığına kavuşan Erzurumlu gazi Abubekir Durmuş, tedavisinin ardından Erzurum’a ailesinin yanına döndü. Defalarca ölümle burun buruna gelen Gazi Dadaş, 7 kez takdir belgesiyle ödüllendirildi.

    “5 tonluk patlayıcının 1 tonu patladı, Allah bizi sakladı”

    Operasyonun 4 Nisan 2017’de olduğunu ifade eden Abubekir Durmuş, “Teröristlerin daha önce döşemiş oldukları el yapımı patlayıcısını bizi oraya çekmek için görüntü vermişler. İHA’ların almış olduğu görüntü sonrası bizim tugay ve bölük oraya görevlendirildi. İntikal ettikten sonra arazi taramasına başladık. Teröristler bizim hareket ettiğimizi görünce gittiğimizi sanmışlar. Önceden yerleştirmiş oldukları el yapımı patlayıcısını infilak ettirdiler. Yaklaşık 5 tonluk el yapımı patlayıcısı düzeneği düzenlemişler. İnfilak ettirdikten sonra 1 tonu sadece patladı. Geri kalan 4 tonu kablolarda oksitlenme olduğu için temas sağlanamamış patlamamış. 5 tonluk patlayıcının hepsi patlasaydı 20-30 tane şehit verebilirdik. Allah sakladı. 1 tonu patladı 3 arkadaşım şehit oldu, 6 yaralı vardı” dedi.

    “Patlamadan sonra beni şehit oldu gözüyle helikoptere koymuşlar”

    Patlamada yaralıların içinde en ağır durumu olanının kendisinin olduğunu belirten Durmuş, “Helikopter geldiğinde beni şehit olduğu gözüyle koymuşlar. Şırnak’ta ilk müdahalemden sonra Ankara GATA’ya sevk edildim. Uçakta 6 kere kalbim durmuş, hemşire sayesinde geri dönmüşüm. Ankara GATA’da yoğun bakıma alındım, 72 saat komada kaldım. Yoğun bir tedavi ve ameliyat sonucu hayata döndürüldüm. 45 gün yoğun bakımda kaldım” diye konuştu.

    “Önceden yatağa bağlı yaşıyordum, şimdi hayata bağlı yaşıyorum”

    Baş ağrıları artınca sosyal medyada video paylaşarak yardım isteğini kaydeden Durmuş, “Sosyal medyada video sonucunda Sağlık Bakanımız Fahrettin Koca tarafından Ankara Tıp Fakültesine verdiği direktif sonucu Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şükrü Çağlar ve beraberindekiler 11 saatlik uzun uğraş sonucunda ameliyatımı gerçekleştirdiler. Ameliyatım başarılı geçti. Önceden yatağa bağlı yaşıyordum. Baş ağrılarım uyumayınca çok artıyordu. Şimdi hayata bağlı yaşıyorum” şeklinde konuştu.

    “İçim buruk, vatani görevime dönmek istiyorum”

    Gözyaşlarını tutamayan Durmuş, vatani görevine bir an önce dönmek isteğini belirterek, “Ailemin yanına döndüm çok mutluyum ama bir yanım hep buruk. Vatani görevimden uzak kalmak, bir an önce iyileşip tekrardan eski görevime devam etmek istiyorum. Onun için de tedavilerime iyi bir şekilde devam ediyorum. En kısa zamanda bıraktığım üniformama, silahıma kavuşup şerefli ve onurlu görevime tekrardan devam etmek istiyorum” dedi.

    “Komutanlarıma söyledim onun yerine ben giderim dedim”

    Oğluyla gurur duyduğunu vurgulayan 64 yaşındaki baba Şefik Durmuş ise, “Ağır yaralanmıştı. 30-40 gün komada kaldı. Öldürmeyen Allah öldürmedi. Komutanlarıma söyledim onun yerine ben giderim dedim. Maddi olarak bir şey istemiyorum ama manevi olarak topraklarımızı kimseye bırakmayız. Ben de gitsem, canım da gitse, evladım da gitse vatan sağ olsun. Hiç gözümü kırpmadan giderim. Allah razı olsun bakanlarımızdan, Cumhurbaşkanımızdan bizi yalnız bırakmadılar. Evladımla gurur duyuyorum. Bir Abubekirler gider on Abubekirler gelir” şeklinde konuştu.

  • Bacanağını ve baldızını öldüren sanığa 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası

    Bacanağını ve baldızını öldüren sanığa 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası

    Erzurum’da baldızı Hülya Özmen (29) ile bacanağı Fatih Özmen’i (27) pusu kurarak öldüren Mükremin Turan’a (41) yargılandığı 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve ruhsatsız silah taşımaktan 2 yıl 2 ay ceza verildi.

    9 Mayıs günü saat 22.00 sıralarında, Palandöken ilçesi Hüseyin Avni Ulaş Mahallesi’nde meydana gelen olayda evli ve 2 çocuk babası Mükremin Turan, iddialara göre bacanağının esprilerine güldüğü için kıskandığı eşiyle tartıştı. Ayrıca, şiddet uyguladığı eşinin kendisini terk etmesinden de sorumlu tuttuğu baldızı ve bacanağını öldürmek için plan yaparak, pusu kurdu. Turan, çiftin evlerinden çıkıp otomobillerine bindiği sırada baldızı Hülya Özmen ve eşi Fatih Özmen’e ateş ederek öldürdü.

    Mükremin Turan hakkında 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde ’tasarlayarak öldürme’ suçundan 2 kez ağırlaştırılmış müebbet, ’ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma’ suçundan da 2 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. İlk kez hakim karşısına çıkarılan sanık Mükremin Turan çifte cinayeti soğukkanlılıkla anlattı. Turan, “Ben devlet tarafından yetiştirilmiş eski bir Özel Harekatçıyım. İstesem onun bütün ailesini bir şekilde öldürürdüm. Hatta çıplak elle de öldürebilirdim. Silahımın 2 yedek şarjörü vardı. Olay günü Fatih’i aradım, hal hatır sordum. Bana nerede olduğumu sordu. Normalde sabah eylemi gerçekleştirecektim, ancak kendisi bana ’Neredesin, gelip seni alayım’ deyince ben de bu yüzden işimi sabaha bırakmadım. Hülya bana zor dönemlerimde maddi destek vermişti. Ona zarar vermek istemedim. Evden çıktıklarını ben arabayı görecek şekilde 20-30 metre mesafede bulunuyordum. Fatih’i arabanın içinde görünce eşim Fatma’yı ardım, canlı olarak olayı duymasını istedim. Normal bir şekilde sohbet etmeye başladım. Aracın yanına gittim. Fatih şoför koltuğunda oturuyordu. Silahın ucuyla cama iki kez vurdum. Diğer elimle kapıyı açtım ve Fatih’in kafasına doğru ateş ettim. Bu sırada Hülya diğer kapıyı açarak araçtan atladı. Bir ara Hülya’nın aracın diğer tarafından koşarak bana doğru geldiğini gördüm. Hülya’nın çantasında bir şey olabilir diye düşünerek silahı Hülya’ya doğrulttum. Bagaja yaslandım o ara ne yaptığımı bilmiyorum. Kendime geldiğimde silahın namlusu Hülya’ya doğru duruyordu ve Hülya yerde yatıyordu. Cinayeti işledikten sonra aracıma bindim, sokak aralarında bir süre gezdim. Sonra Fatma’nın evinin önüne gittim, burada araç içinde bir sigara içtim. Silahtaki mermileri saydım. En az 11 mermi attığımı anladım. Bu sırada bir polis memuru aradı, nerede olduğumu sordu. Ben polise ’İkisi de mi öldü’ diye sordum. Polis memuru bana yaralı olduklarını söyledi. Fatma’ya 32 bin TL’yi kan parası olarak gönderdim” dedi.

    Baldızı Hülya Özmen ile bacanağı Fatih Özmen’i öldüren Mükremin Turan (41) bugün ikinci kez 3ü’ncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktı.

    Mahkeme heyeti Mükremin Turan’ı kasten öldürme suçundan 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırdı. Mahkeme, ruhsatsız silah taşıyan sanığa ayrıca 2 yıl 2 ay ceza verdi.

  • Galatasaray’da 5 futbolcu ilk kez derbide oynadı

    Galatasaray’da 5 futbolcu ilk kez derbide oynadı

    Galatasaray’da Taylan Antalyalı, Emre Kılınç, Fatih Öztürk, Omar ve Etebo ilk kez Fenerbahçe derbisinde forma giydi.

    Galatasaray’da birçok futbolcu ilk kez Fenerbahçe derbisi heyecanı yaşadı. Bu müsabakada görev alan yeni transferlerde Emre Kılınç, Fatih Öztürk, Omar ve Etebo ile Taylan Antalyalı sarı-kırmızılı forma ile ilk kez sarı-lacivertlilere oynadı. Bu yaz takıma katılan bir başka isim olan Arda Turan ise daha önceden Fenerbahçe maçlarında oynamıştı.