Etiket: KEYİF

  • Müze sanal, keyif gerçek

    Yaşar Üniversitesi Minerva Kuluçka Merkezi’nde yer alan 3B Dijital Uygulama Merkezi, Ege Üniversitesi Kağıt ve Kitap Sanatları Müzesi için Türkiye’de ilk olma özelliği taşıyan sanal müze hazırladı. Oyun motoru teknolojisiyle ve güncel sanal gerçeklik teknolojileri kullanılarak üç boyutlu hazırlanan sanal müze, ziyaretçilerine sanal gerçeklik gözlüğü ile de gezilebilme imkanı sağlayacak.

    İnsanlık tarihinin en büyük miraslarını barındıran müzeler de sanal dünyadan nasibini almaya başladı. Yaşar Üniversitesi Minerva Kuluçka Merkezi’nde yer alan 3B Dijital Uygulama Merkezi, Ege Üniversitesi’nin Türkiye’de ilk olma özelliği taşıyan Kağıt ve Kitap Sanatları Müzesi için sanal müze hazırladı. Aynı zamanda, Yaşar Üniversitesi Yüksek Lisans öğrencisi Mehmet Emin Dinç’in tezi olan sanal projede, binalardan içerideki objelere kadar tüm içerikler üç boyutlu olarak modellendi. Oyun motoru yardımıyla interaktif hale getirilen sanal müze, görsel ve işitsel olarak üç boyutlu olduğundan, ziyaretçilerin eserleri kendi istekleri doğrultusunda istedikleri açıdan, diledikleri zaman gezebilmeleri, kağıt yapımını animasyon olarak gözlemleyebilmeleri gibi birçok özelliği barındıracak şekilde tasarlandı. Sanal müzeyi hazırlayan ekipte, Yaşar Üniversitesi’nden Yrd. Doç. İsmail Okay, Dr. Senem Yılmaz, Mehmet Emin Dinç, Yağız Türk, Ulaş Coşkun ile Kağıt ve Kitap Sanatları Müzesi Koordinatörü Nedim Sönmez ve Koordinatör Yrd. Seda Ağırbaş yer aldı.

    Rektör Yılmaz’a armağan

    Hazırlanan Sanal Kağıt ve Kitap Sanatları Üç Boyutlu Sanal Müze Projesi, aynı zamanda müzenin kurucusu olan Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Candeğer Yılmaz’a tanıtıldı. Tanıtımda, Ege Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yeşim Kirazlı, Yaşar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Levent Kandiller ve müze yetkilileri de yer aldı. Prof. Dr. Levent Kandiller, “Yaşar Üniversitesi Minerva Kuluçka Merkezi’nde yer alan 3B Dijital Uygulama Merkezi, bu projeyi her zaman iyi ilişkiler içinde bulunduğumuz Ege Üniversitesi’ne ve sanata olan katkıları nedeniyle Rektör Prof. Dr. Candeğer Yılmaz’a teşekkür olarak armağan etmek istedi. Müzenin, buraya gelip gezemeyen insanlara da ulaşması açısından sanal hale gelmesi önemli” dedi.

    “Benzersiz bir konuma sahip”

    Prof. Dr. Candeğer Yılmaz ise, “Ege Üniversitesi’nin ülkemiz ve dünya kültürüne önemli bir katkısı olan Kağıt ve Kitap Sanatları Müzesi, 2012 yılında açılışından itibaren çok sayıda ziyaretçiye ev sahipliği yaptı. Üniversitemizin tarihi Levanten köşklerinden birinde hizmet veren Müze, dünya kültür tarihinin son 2000 yılının vazgeçilmez demirbaşları kağıt ve kitabın uzun soluklu yolculuğunu, farklı kültürlerden örneklerle ziyaretçilerine sunuyor. Müze, Türkiye’de ilk olmasının yanı sıra konunun bu boyut ve zenginlikte ele alındığı bir üniversite müzesi olarak da uluslararası alanda benzersiz bir konuma sahip. Milattan Önce 3 bin 500’lerde papirüsün kullanımıyla başladığı kabul edilen kağıt tarihi, kağıtların ciltlenerek bir arada tutulması ile ortaya çıkan kitabın tarihi, insanlığın bugün ulaştığı uygarlık aşamasının büyülü, ışıklı yolu gibi. Müze, bu ışıklı yolun bir göstergesiyken Yaşar Üniversitesi tarafından hazırlanan sanal hali de daha fazla insana ulaşmasına, geleceğe daha iyi aktarılmasına aracılık edecektir” diye konuştu.

    Müzede 700’den fazla eser var

    Müzede bulunan objelerin tamamına yakını kişi, kurum ve sanatçıların bağışlarından oluşuyor. Kağıt ve kitabın Avrupa’dan Uzakdoğu’ya, günümüze kadar geçirdiği evrelerden örneklerin bulunduğu müzede, 700’den fazla eser bulunuyor. Kağıdın üretiminden, sanat eserine vardığı noktaya kadar çok çeşitli kağıt ve baskı aşamalarından örneklerin sergilendiği müzenin giriş katında el yapımı kağıt üretimi, kağıt tarihi, günümüz renkli kağıt sanatçıları, dünya renkli kağıtları, modern kağıt sanatı bölümleri; üst katında ise kitap sanatları, ekslibris, matbaa, sanatçı kitapları, kitap biçimleri, kitaplardaki ustalar, baskı teknikleri, minyatür kitaplar ve tipografi bölümleri yer alıyor.

  • Bu Defa Keyif İçin Değil Hayvanlar İçin Denize Girdiler

    Aydın’ın Didim ilçesinde ikamet eden İngilizler ile Didim Belediyesi Sokak Hayvanları Rehabilitasyon Merkezi tarafından organize edilen etkinlikte, vatandaşlar sokak hayvanlarına bağış toplamak amacıyla denize girdi.

    Altınkum Yalı caddesinde gerçekleştirilen etkinliğe, ilçede ikamet eden ve Sokak Hayvanları Barınağı gönüllüsü İngilizler ile bazı Didimli vatandaşlar katıldı. Etkinlik öncesinde sokak hayvanları için bağış toplandı, çekiliş için ücretli bilet dağıtıldı.

    Etkinliğe katılan yabancılar giydikleri hayvan figürü kıyafetleriyle köpek denize girerek yaklaşık yarım saat soğuk suda durdu. Güneşli havada gerçekleşen etkinlikte denize giren İngilizler, etkinliğe katılan vatandaşlardan büyük alkış aldı.

    Didim Belediyesi Sokak Hayvanları Rehabilitasyon Merkezi Sorumlusu Bayram Maden, “İlçemizde yaşayan İngiliz vatandaşlarımız 15 yıldır gönüllü olarak barınağımızdaki sokak hayvanlarına mama, ilaç gibi her şekilde yardımda bulunuyor onları gezdiriyorlar. İhtiyaçlarında sürekli yanımızdalar. Bu etkinlikte birikecek bağışlar tekrardan barınağımıza mama ve ilaç olarak geri dönecek” dedi.

    Didim Hayvan Dostları Derneği Sekreteri Gill Erer, sahipsiz sokak hayvanları için bu faaliyeti her yıl düzenlediklerini belirterek, “Etkinliğimize katılmak isteyenler bizlere bağışta bulundu. Toplanan bağışlar da barınağa teslim edilecek” diye konuştu.

  • KIŞIN KEYFİNİ ÇIKARIN

    Clinimed Dermatoloji Kliniği Uzman Dr.Elif Ebru Güner,kış aylarında da güzel,mutlu ve sağlıklı görünebilmenin mümkün olduğunu belirtti.
    Dermatoloji Uzmanı Dr.Elif Ebru Güner,”Havaların soğumasıyla birlikte üstünüze bir yorgunluk, rehavet ve mutsuzluk çöker.Havanın rengi gibi, yüzümüzün rengi de solar ve depresyona girmeye çok yatkın oluruz.Oysa kışın mutlu olmanın ve mevsimin tadını çıkarmanın pek çok yolu var.İşte bunlardan bazıları:Günlük uyku düzenini korumak depresyona girmemek için çok önemlidir.Alışılagelmiş uyku düzeninde ani değişiklikler yapmamalısınız.Rahat bir uyku için günlük stresleri yatağa girmeden unutmalısınız.Ayrıca odanızı havalandırmaya özen gösterin.Temiz ve havadar bir odada uyursanız, sabah zinde uyanırsınız.”diye ifade etti.

     

    Dr.Elif Ebru Güner,”Kışın kendini mutlu hissetmenin en keyifli yollarından biri de , aynada baktığınızda görüntünüzden mutlu olmanızdır.Cilt sorunları bu mutluluğu gölgeleyebilir.Özellikle en sık görülen cilt problemleri arasında yer alan sivilceler can sıkıcıdır.Sivilce, genelde ergenlik döneminde başlayan, yağ bezi kanallarında tıkanmaya bağlı olarak gelişen, başta yüz olmak üzere sırt ve göğüs gibi diğer yağlı bölgelerde de oluşabilen bir cilt hastalığıdır.”dedi.

     

    Dr.Elif Ebru Güner,”En çok ergenlik dönemi dediğimiz kızlarda 14-17 yaş, erkeklerde ise 16-19 yaş arası dönemde görülür. 25 yaşlarına dek devam edebilir. Hatta bazı geç başlangıçlı sivilcelerde 25 yaşından sonra da hastalık görülebilmektedir. Ancak bu olguların %8’i kadardır. Bunun dışında nadir görülen bazı durumlarda da sivilceye rastlanmaktadır. Örneğin hormonal bozukluklar, kortizon gibi sistemik ilaç alımları, deriye yağlı kremlerin ve bitkisel yağların sürülmesi, mesleki olarak endüstriyel bazı ürünlere maruz kalınması ve bunun gibi durumlarda.Sivilce bir yağ bezi ünitesi hastalığı olduğu için yağlı ciltlerde, yağlanma olan bölgelerde görülür.Ama sivilceler çözümsüz değildir.”diye belirtti.
    Dr.Elif Ebru Güner,”Lekelenme de bir diğer cilt sorunudur.Lekelenme; Melanosit adını alan renk hücrelerinin, deriye rengini veren melanin adlı pigmenti normalden fazla üretimine bağlıdır. En fazla görülen lekelenme tipi melasma olarak bilinir. Özellikle güneş uyarısıyla gelişen bu durum, hormonal sebepler, ışığa duyarlandırıcı ilaçların kullanımı, bazı hastalıklar, genetik yatkınlık ve deri üzerine uygulanan kozmetikler gibi nedenlere bağlı olarak meydana gelebilir. Hatta bilgisayar ve yoğun ışıma yaratan floresans kaynakları bile lekelenmenin sebepleri arasındadır.”diye söyledi.

     

    Dermatoloji Uzmanı Dr.Elif Ebru Güner,”Tedavi basamaklarında peelingler ile birlikte, 2-3 hafta arayla Roller tedavileri, PRP tedavileri, mezoterapi ve dermabrazyon da uygulanabiliyor. Bu tedavilerin başarısı ise kişiden kişiye değişiyor. Bu noktada önemli olan hasta için en uygun kombinasyonu belirleyip uygulamak.Leke tedavisinde lazer uygulamaları da son yıllarda tercih edilmektedir. Lazerle daha kısa sürede başarı sağlamakla birlikte pigment oluşumunu baskılayan diğer tedavilere de devam etmek ve kombine uygulamak gerekiyor. Leke tedavisinde kullanılan lazerler ise Q Switched Nd Yag ve CO2 lazerler Q Switched Ndyag Laser; dermal ve epidermal kökenli melasmalarda ve dövme silmek için uygulanır. Leke tedavisinde uygulama sonrası hafif bir kızarıklık dışında bir problem oluşturmaz, kişi günlük aktivitesine devam edebilir.Ayrıca Fraksiyonel CO2 lazerler de; güneş lekeleri tedavisinde başarıyla çözüm sağlar. Derin soymaya ve kollajen dokuda yenilemeye sebep olduklarından aynı anda cilt gençleştirme de sağlarlar. Ancak güçlü etkileri sebebi ile kızarıklık uzun dönem sürebilmektedir.Bir başka yöntem krioterapi ise lekenin dondurularak ortadan kaldırılmasıdır, uygulaması kolay ve pratiktir. Uygulamada sıvı azot veya karbondioksit kullanılır, sonrasında kızarıklık veya su toplamalar, onu takiben de koyu renkte kabuklanmalar olabilir. Ortalama 2 hafta içinde kabuklar dökülür ve daha canlı renkte canlı bir deri ortaya çıkar.”dedi.

     

    Dr.Elif Ebru Güner,”Kışın beslenmenize son derece özen göstermelisiniz.Vücudunuzun bağışıklık sistemini güçlü tutmak ,kolay hastalanmamak ve depresyona girmemek için iyi bir beslenme ilk koşuldur.Vücudun dengesini koruyabilmek için mutlaka günde 2-2,5 litre su için.Kendinize bir plan yapın ve su içme alışkanlığı edinin.Sabah uyanınca ,yatarken , yemeklerden önce ve sonra su için .Kendinizi daha dinç hissedeceksiniz.Vücudunuzun kışın vitamine daha fazla ihtiyacı olacaktır.Mümkün olduğunca meyve ve sebze tüketin.Özellikle A,B ve C vitamini tüketmeye önem verin.”diye ifade etti.