Etiket: keskin

  • Şehit Üsteğmen Erdem Keskin Son Yolculuğuna Uğurlandı

    Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde 20 Mart tarihinde terörle mücadele operasyonu sırasında ağır yaralanan ve Ankara GATA’da tedavi görürken dün kurtarılamayarak şehit olan Piyade Üsteğmen Erdem Keskin memleketi Gümüşhane’nin Kelkit İlçesi’nde son yolculuğuna uğurlandı.

    İlçedeki pazaryerinde İl Müftüsü Ercan Aksu’nun ikindi namazı sonrası kıldırdığı cenaze namazına Gümüşhane Valisi Yücel Yavuz, Erzincan Valisi Süleyman Kahraman, AK Parti Gümüşhane milletvekilleri Hacı Osman Akgül, Cihan Pektaş, Garnizon Komutanı Albay Cezayir Danışan, Kelkit Kaymakamı Naif Yavuz, Gümüşhane Belediye Başkanı Ercan Çimen, Kelkit Belediye Başkanı Ünal Yılmaz, Bolu Dağ Komando Tugayı’ndan asker arkadaşları ile binlerce kişi katıldı.

    Cenaze namazı sonrası Şehit Üsteğmen Keskin’in cenazesi ilçenin Karşıyaka Köyü’ndeki aile mezarlığında toprağa verildi.

  • 28 Şubat Mağdurlarından Ramazan Keskin:

    28 Şubat mağdurlarından Malatya’nın kanaat önderlerinden Ramazan Keskin, baskı ve zorlamalarla geçen 28 Şubat sürecini asla unutamadığını, yapılan post modern darbenin Müslümanlara karşı yapıldığını belirterek bu darbeyi yapanların kıyamet gününde Mahkeme-i Kübra’da hesaplaşacaklarını ifade etti.

    Malatya’da, 28 Şubat sürecinde başörtülü üniversiteli kız öğrencilerine destek verdiği için idamla yargılanan ve cezaevinde yatan Malatya Medeniyet Derneği Başkanı Ramazan Keskin, o dönem yaşadığı sıkıntıları unutamıyor. 28 Şubat sürecinin mağdurlarından Ramazan Keskin yaptığı açıklamada, 28 Şubat sürecinin İslama ve Müslümanlara karşı başlatılmış topyekun bir savaş olduğunu belirtti. Keskin, 28 Şubatçıların, bu başlattıkları harekete savaş demeye cesaret edemediklerinden dolayı ’demokrasiye balans ayarı’ demek zorunda kaldığını, kendisinin ise bu süreci Müslümanların inancına karşı yapılmış bir post modern darbe olarak tanımladığını kaydetti.

    “MESCİDİ GASP ETTİLER”

    Keskin, kendisinin de imamlık yaptığı Malatya Medine Mescidinin baskı ve zorlamalarla ellerinden alındığını belirterek yaşananları anlattı. Keskin, “O süreçte Malatya Medine Mescidimiz 28 Şubatçılar tarafından gasp edildi ve 8 yıllık kesintisiz eğitime karşı okuduğumuz hutbelerden dolayı hakkımızda soruşturma açıldı. O zamanın soğuk yüzü olan Devlet Güvenlik Mahkemesinde yargılandık” dedi. Keskin, 28 Şubat sürecinde Malatya İnönü Üniversite Senatosunun “Başörtülü öğrencilerin kapalı alanlara girmesinin yasaklanması” ile ilgili karar vermesinin ardından kentte başörtüsü olaylarının yaşandığını ifade etti. Amacın darbeye zemin hazırlamak ve Müslümanları sindirmek olduğunu belirten Keskin, olayların dış güçler ve karanlık eller tarafından tertiplendiğini de sözlerine ekledi. Keskin, olayların başörtülü öğrencilerin İnönü Üniversitesi’ne alınmamasıyla başladığını ve bir grup öğrencinin adliye kavşağından Akpınar Caddesine doğru sessiz bir yürüyüş yaptıklarını, birkaç gün içerisinde de üniversite de oturma eylemi gerçekleştirildiğini anlattı.

    “EMNİYET MÜDÜRÜ TEHDİTLER YAĞDIRDI”

    O süreçte İnönü Üniversitesindeki başörtülü 56 öğrencinin polisler tarafından gözaltına alınarak Malatya Merkez Polis Karakolu’na götürüldüğünü kaydeden Keskin, “O gün biz Belediye Başkanlığı’na seçilmiş olan Mehmet Yaşar Çerçi’yi ziyaretten dönüyorduk. Akpınar’daki Esnaf İşhanının karşısındaki çay ocağında da 6 kız öğrenciyi gördük. O kız kardeşlerimizden birisi de yaralıydı. Hemen yaralı bacımızı sağlık kabininde tedavi ettirdik. Çay Ocağının dışarısında ise başörtülü öğrencileri tutuklamak üzere bir polis ekibi beklemekteydi. O kız kardeşlerimizi polise vermedik. Ama oraya gelen dönemin Malatya Emniyet Müdürü Kemal İskender ile çay ocağının kapısında karşı karşıya geldik. Yakama yapışarak, ‘Senin sonun geldi. Seni yok edeceğim. Senin canını alacağım’ diyerek bana tehditler savurdu. O ara, Petek Taksi ’den Cihan ağabey araya girerek ‘Müdür Bey, Müdür Bey, Hoca Allah dostlarından’ dedi. Yine de Emniyet Müdürünün tehditleri bitmedi” şeklinde konuştu.

    “ŞARLAK PAŞA BAŞÖRTÜLÜLERİ ALMADI”

    İlk Cuma olaylarının üniversitedeki eğitime ara verilmesine kısa bir süre kala başörtülü öğrencilerin dönemin İnönü Üniversitesi Rektörü Ömer Şarlak’ın (Şarlak Paşa) talimatıyla askerler, polisler tarafından üniversiteye alınmamasıyla başladığını hatırlatan Ramazan Keskin, “Daha sonra anlaşılmaz bir hal aldı. Tanımadığımız bilmediğimiz kişiler esnafı dolaşıp eyleme davet etti. Olaylar sırasında tepkileri mecrasından çıkarmaya yönelik dışarıdan getirilen provokatörler provokasyon yaptılar. Cuma günü yürüyüşlerindeki temel amaç, başörtülü kızlarımızı eğitime devam ettirmekti. Fakat kirli eller, yabancı güçler medyayı da kullanarak bu işi farklı mecralara çektiler ’’dedi.

    600 KİŞİ SORGUYA ÇEKİLDİ

    Kentteki ikinci Cuma olaylarında ise 40’ı kadın olmak üzere 236 kişiyi tutukladığını ve toplamda ise 600 kişinin sorguya çekildiğini söyleyen Keskin, ‘‘Tutuklananlar ve gıyabi tutuklama kararı verilenler arasında basın mensupları da vardı. Medeniyet Gazetesi imtiyaz sahibi oğlum Mehmet Keskin ile gazetenin yazı işleri Müdürü Şevket Başıbüyük kardeşimi de yaka paça tutukladılar, cezaevine attılar. İşte o günlerde bize, Müslüman kesime baskı uygulayanlar milletin vicdanında mahkumlardır” ifadesinde bulundu.

    “İŞKENCE ÜSSÜ MALATYA SEÇİLMİŞTİ”

    TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonu raporunda yer alan tespitler incelendiğinde de 28 Şubatçıların işkence üssünün ilk olarak Malatya’da kurulduğunun görüldüğünü söyleyen Keskin, 28 Şubat sürecinde Malatya’da sistematik bir şekilde toplum mühendisliği yapıldığı, sanal örgütler kurulduğu, kolluk kuvveti eliyle Filistin askısı, ailelere baskı, zorla alıkoyma ve darp gibi ağır işkenceler sonucu insanlara zorla suç isnat edildiğini, fakat inançlı Malatya halkının sağduyusuyla darbe severlerin gerçek planladığı hedeflerine ulaşamadığını kaydetti.

    “YAPTIKLARI KÖTÜLÜKLER ANLATMAKLA BİTMEZ”

    28 Şubat sürecinde bazı hastanelerin başörtülü hasta dahi kabul etmediğini anımsatan Ramazan Keskin, “Askeri kışla ve garnizonlarına başörtülülerin girmesi yasaklandı. Sakallı babalar, başörtülü anneler, eşler ve kız kardeşler çocuklarını ve yakınlarını ziyaret edemez oldu. Başörtülüler adeta öcü gösterildiler. Devletin her kademesinde mütedeyyin insanlara farklı bakılmaya başlandı. Tüm Üniversitelere, sivil toplum kuruluşlarına ve hak ve adalet arayan insanlara sövüldü, işkence edildi, gözaltılar oldu ve nice tutuklamalar oldu. 28 Şubat sürecinin tahribatlarını ve yaptığı kötülükleri anlatmakla bitiremeyiz. Onları yüce adalete havale ediyoruz” ifadesinde bulundu.

  • Keskin “Özgür Basın Susturulamaz”

    AK Parti Düzce İl Başkanı Hikmet Keskin, Yeni Şafak ve Akit Gazetelerine düzenlenen molotoflu ve silahlı saldırıları kınayarak, “Gazetecilere yönelik şiddet hiçbir zaman kabul edilemez” dedi.

    AK Parti Düzce İl Başkanı Hikmet Keskin, demokratik toplumların vazgeçilmez unsuru olan basın özgürlüğünün kısıtlanması ve çoksesliliğin önlenmesi için gösterilen şiddete her zaman karşı olduklarını belirterek, Yeni Şafak ve Akit Gazetelerine yönelik yapılan silahlı ve molotoflu saldırıyı kınadığını kaydetti. Basın özgürlüğünün olmadığı bir ülkede demokrasiden bahsedilmesinin çok zor olduğunu ifade eden AK Parti Düzce İl Başkanı Hikmet Keskin, “ Sadece bizimle aynı düşüncede değiller diye hiçbir gazeteci ya da basın kuruluşuna şiddet uygulamak veyahut susturmaya çalışmak demokrasi ile bağdaşmaz. Her türlü görüşe saygı göstermek zorundayız ki demokrasinin gereğini yerine getirebilelim. Milletin haber alma özgürlüğünü kısıtlamaya ve yapılan silahlı ve molotoflu saldırı ile de yaşam hakkına kastetmeye yönelik Yeni Şafak ve Akit Gazetelerine saldırılarını kınıyorum” ifadelerinde bulundu.

  • AK Parti İl Başkanı Keskin, CHP’li Vekilin Maskeli Eylemine Cevap Verdi

    AK Parti Düzce İl Başkanı Hikmet Keskin, CHP Bolu Milletvekilinin meclisteki maskeli basın açıklamasına cevap vererek, “Önce geçmişlerine baksınlar, sonra bize laf yetiştirsinler” dedi.

    AK Parti Düzce İl Başkanı Hikmet Keskin, Düzce’de doğduklarını, büyüdüklerini, siyaset yaptıklarını ve Düzce’de öleceklerinin altını çizerek, “Düzce’nin sorunlarını en iyi Düzceliler bilir. CHP kendi işiyle uğraşmaz, her zaman başkalarının işiyle uğraşır. Bu onların geleneğinde vardır. 70 yıl boyunca bu halka zulmettiler. 13 senedir milletin çocukları iktidara geldi ve onların yapamadıklarını yapmaya başladı. Düzce’miz coğrafik olarak çanak şeklindedir ve soğuk-sıcak hava akımı maalesef ki kış aylarında sorun yaratabiliyor. Hava kirliliğinin kömür dağıtılmasına bağlanarak AK Partinin suçlanmasını anlamsız buluyoruz. Düzce Valiliğimiz de elinden geleni yapıyor. Kömürün kalitesini 6 bin kalorilere çıkartıldığını herkes biliyor. Ayrıca kömür kullanımının azaltılması ve doğalgaz geçilmesi için çalışmalarımız devam ediyor” dedi.

    “ÇEVRE BAKANLIĞI İLE GÖRÜŞÜYORUZ”

    Düzcelilerin hava kirliliğinden hassasiyetlerini anladıklarını ve sorunları en üst makam olan Bakanlığa taşıdıklarının altını çizen AK Parti İl Başkanı Hikmet Keskin, “Kömür kullanımının azaltılması ve doğalgaza geçilmesi için yoğun çaba sarf ediyoruz. Daha önce 7 bin 500 aileye yardım yapılırken bunu 2000’lere seviyesine çekildi. Doğalgaza geçen hemşehrilerimize destek oluyoruz” dedi.

    “81 İLE DOĞALGAZI BİZ GETİRDİK”

    AK Parti Düzce İl Başkanı Hikmet Keskin, “Unutulmasın ki 81 ilin doğalgaza geçmesini sağlayan yine AK Partidir. Daha önce kartonlarda yatanlar, sokaklarda yatanlar hep onların iktidarı dönemlerinde olmuştur. CHP önce kendi geçmişine baksın sonra bize laf yetiştirsin” ifadelerinde bulundu.

  • AK Parti İl Başkanı Keskin “Mazlumlara Her Zaman Kucak Açacağız”

    AK Parti Düzce İl Başkanı Hikmet Keskin, Göçmenler Günü dolayısıyla mesaj yayınladı. Keskin, Türkiye’nin dünyanın her yerindeki mazlumlara ve yardıma muhtaç insanlara kucak açtığını kaydetti.

    AK Parti Düzce İl Başkanı Hikmet Keskin, 18 Aralık Göçmenler Günü dolayısıyla mesaj yayınladı. AK Parti Düzce İl Başkanı Hikmet Keskin yaptığı mesajda; “ Türkiye her zaman göç yolları üzerinde olmuş bir ülkedir. Avrupa ile Ortadoğu’yu birbirine bağlayan yegane ülke olmamızdan dolayı sadece son yıllarda yaşanan göç dalgaları bugünümüze özgü bir durum olmadığını belirtmek isterim. Yüzyıllardır, dünyanın farklı noktalarından gelen göçmenler ya ülkemizde kalmışlar ya da Türkiye güzergâhını kullanmışlardır. Özellikle AK Parti döneminde dünyanın her bölgesindeki mazlum ve yardıma muhtaç kardeşlerimizin, insanların yanında olduk. Myanmar’dan Somali’ye, Suriye’den Irak’a kadar çok geniş bir coğrafyada göçmen kardeşlerimizi kardeşlerimiz olarak gördük ve onların dertleriyle dertlendik. Son yıllarda Suriye’de Esed katliamından kaçmak zorunda kalan Suriyeli kardeşlerimize de kucak açtık. Biz hem dinimiz gereği hem de vicdanımız gereği her zaman mazlumun yanında olduk ve olmaya da devam edeceğiz.

    Ekonomik olarak güçlü olmamız ve siyasi istikrarın sağlanması ile özellikle Ortadoğu’da cazibe merkezi haline gelen Türkiye’nin çok kültürlü yapısı ve herkesin eşit ve saygı çerçevesi içinde yaşaması ülkemize olan göçün ana unsurlarını oluşturmaktadır. Buna binayen AK Parti hükümetleri olarak Göçler İradesi Müdürlüğünü kurarak göçmenlerin sorunları ve sıkıntılarını da gidermeye gayret gösteriyoruz.

    Özellikle iç savaşlardan ve katliamlardan kaçarak ülkemize gelen göçmenlere her zaman kucak açarak, Dünyaya örnek ülke olma yolunda ilerleyeceğimizi hatırlatarak Göçmenler Gününde herkesi daha duyarlı olmaya davet ediyorum” ifadelerinde bulundu.