Etiket: Kesilmesine

  • Başkan Atabay açılışta kurban kesilmesine müsaade etmedi

    Başkan Atabay açılışta kurban kesilmesine müsaade etmedi

    Didim’in Akbük Mahallesi’nde hizmete giren restoranın açılışına katılan Didim Belediye Başkanı A. Deniz Atabay, açılışta kurban kesimine karşı çıkarak, açılışlarda kurban kesilmesine müsaade etmediğini ve asla etmeyeceğini belirtti.

    Akbük Mahallesi’nde hizmete giren restoranın açılışına Didim Belediye Başkanı A. Deniz Atabay ve vatandaşlar katıldı. Açılış öncesi alana getirilen kurbanlık koyun kesileceği sırada Türkiye’nin ilk vegan festivaline ev sahipliği yapan Didim’in Belediye Başkanı Atabay, açılışlarda kurban kesilmesine müsaade etmediğini ve asla etmeyeceğini söyledi. Atabay, hayvan hakları mücadelesi konusunda bir farkındalık oluşturma adına ‘Vegan Dostu Kent’ olma idealiyle yola çıktıklarını ve bu hassasiyette hareket ettiklerini belirtti. Restoran açılışı kurdele kesimi ve konuşmaların yapılması ile son buldu.

    İlk deneysiz belediye “Didim Belediyesi” olmuştu

    Her platformda hayvan haklarını savunmasıyla tanınan Başkan Atabay, geçtiğimiz aylarda barınakta korumakla yükümlü olunan hayvanların ölüme ve işkenceye terkedileceğini bile bile hiçbir şekilde denek olarak laboratuvarlara verilmeyeceğini, bir ‘hayvan haklarına saygı ilkesi’ olarak benimseyerek bu yöndeki kararın Didim Belediye Meclisinden çıkarılması konusunda ek gündem maddesi sunarak, meclisten çıkan kararla Türkiye’nin deneysiz belediyesinin Didim Belediyesi olmasını sağlamıştı.

  • Horlama ve uykuda nefes kesilmesine dikkat

    NCR İnternational Hospital KBB Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yaşar Çokkeser, horlama ve uykuda nefes durması hakkında uyarılarda bulunarak, hastalık hakkında bilgiler verdi.

    KBB Uzmanı Prof. Dr. Yaşar Çokkeser, uykuda horladığını bilenlerin r toplulukta uyuyakalmaktan ve mahcup olmaktan korkma sıkıntısı yaşadığını hatırlatarak, bu rahatsız edici hastalığın tedavisinin mümkün olduğunu kaydetti. İnsanların neden horladığı konusunda da bilgiler veren Çokkeser, “Öncelikle söylenmesi gereken 35 yaşını aşmış erkeklerin yüzde 35’i aralıklı ya da yatış pozisyonuna bağlı olarak horlamaktadır. Yoğun bir günün ardından, alkol kullanılmasından sonra, sırtüstü yatarken horlamak genelde masum horlamalardır. Özellikle yukarıda saydığımız koşullarda horlarken, nefes kesilmesinin olmaması durumunda horlama, horlayandan çok yanında yatanlar (dolayısıyla uyumakta zorluk çekenler) için sorun teşkil etmektedir. Bu durumlarda tedavi, horlayanlar için değil yatak partnerlerinin ya da oda arkadaşlarının kararıyla ve uyku sağlıkları için yapılmaktadır. Ancak hemen hemen her gün, yüksek şiddette ve uykuda nefes kesilmelerinin eşlik ettiği horlamalar gerek hastanın yaşam süresini kısaltması gerekse beraberinde önemli hastalıklar için risk oluşturması nedeniyle tedavi edilmesi gereken önemli bir sağlık sorununu oluşturmaktadır” dedi.

    Nefesi kesilen yaşlılarda hayati tehlike

    Prof. Dr. Yaşar Çokkeser, uykuda horlarken nefesi kesilen 60 yaş üstündeki kişilerin hayati tehlikesi bulunduğunu belirterek, “Gece uykuda horlarken nefesi kesilen ve yaşı 60’ın üstünde olanların hayati tehlike taşıdıkları ve birçok kalp ve solunum hastalıklarına yatkın oldukları bilinmektedir. Yatakta ölüm, kontrol edilemeyen yüksek tansiyon, kalp enfarktüsü geçirme risklerini yükselten bir durum olabileceği unutulmamalıdır. Tüm bunların yanında horlayan insanların sabah uyanamama, gün boyu uykuya meyilli olma, trafik sıkışıklığında, televizyon karşısında ya da öğlen yemeği sonrasında aşırı uyku isteği gibi yaşam kalitesini bozan birçok şikayeti de bulunmaktadır” şeklinde konuştu.

    Ölümcül kazalarda da etken

    Prof. Dr. Çokkeser, “Ölümcül trafik kazalarının birçoğunun uykuda nefesi kesilen ve horlayan insanların uykuya meyil ve konsantrasyon kaybı nedeniyle olduğu bilinmektedir. Öncellikle ideal kilomuz üstündeki kilolarımızdan kurtulmak iyi bir başlangıç olacaktır. Gece uyku öncesinde alkol alınımının azaltılması, en az 4 saatlik açlık ile yatağa gidilmesi ve uyumadan sakinleştirici ilaçların kullanılmaması ile birçok basit horlamanın önüne geçebiliriz. Özellikle gece uykuda burnumuzdan nefes alamıyorsak ve bu nedenle ağız açık uyumak zorunda kalıyorsak horlamamız kaçınılmaz olacaktır. Burnumuzun açık olması ve ağzın kapalı olması sağlıklı bir uyku için altın kuraldır” ifadelerini kullandı.

    Tedavisi

    Çokkeser, hastalığın tedavisi konusunda ise Bu basit önlemlerin alınmasına rağmen horlama ve uykuda nefes kesilmesi devam ediyorsa mutlak olarak tedavi edilmesi gerekmektedir. Hastalığın şiddetinin anlaşılabilmesi ve hangi tedavi metodunun kullanılacağının belirlenmesi bir gece hastanede yatılmasını ve uykunuzun değerlendirilmesinin yapılacağı ’uyku testinin’ yapılabileceği bir merkeze başvurmamız gerekmektedir. Cerrahi tedavide ana prensip gece uykuda solunum yolunu tıkayan küçük dil ve yumuşak damağın gerginleştirilmesinin sağlanmasıdır. Ağız içindeki bu dokularda gerginliğin sağlanması ve sarkan dokuların hava yolunun açılması günümüzde en geçerli, sonuçları en iyi olan tekniktir” diye konuştu.

  • (Özel) Silivri’de ormanlık alandaki ağaçların kesilmesine tepki

    Silivri’de bulunan ormanlık alanda kesilen ağaçlar, bölge sakinlerinin tepkisine neden oldu. Bölgede hayvancılıkla uğraşan mahalle sakinlerinden Ahmet Avcı, “Ben burada bulunan bir ağacı apartmana değişmezken, bu vicdansızlar ormanı keserek kendilerine rant sağlıyor” diyerek duruma tepki gösterdi.

    Silivri’nin Çayırdere Mahallesi’nde bulunan ormanlık alandaki ağaçların kimliği belirsiz kişilerce kesilmesi, köylülerin tepkisin çekti. Ormanlık alanın 2B yasasını suistimal etmeye çalışan kişilerce yok edilmeye çalışıldığını savunan köylüler, yetkililerden yardım istedi.

    Bölgede hayvancılık yapan Ahmet Avcı bu duruma tepki göstererek, “Ben burada bulunan bir ağacı şehirdeki bir tane apartmana değişmemem. 50 yıldır buradaki arazimde bu toprağı işliyorum. Burada bulunan ağaç kesilen yeri 50 yıldır çalışılırken tarım yapılırken görmedim. Fakat 2B yasasını suistimal eden bazı memurlar bazı vatandaşların da çıkarına olduğu için burası bir şekilde kayıtlara girmiş. Bütün ilgililerin ve bu memurların burasını neye dayanarak kayıt ettiklerini ben merak ediyorum. Üstüne buradaki ağaçları kesmek için izin alınmış. Bu izni de neye güvenerek almış merak ediyorum” diye konuştu.

    “Bir ağacı bir apartmana değişmem”

    Ağaçların kendisi için apartmanlardan daha değerli olduğunu ifade eden Ahmet Avcı, “Şehirdeki bir apartmana vermeyeceğim değeri verdiğim bu ağaçlar gördüğünüz gibi kesilmiş durumda. Biz burada 1878 yılından beri bu topraklarda çalışıyoruz. Ben 3. kuşağım, devlet bize hala tapumuzu vermedi. Ama bu vatandaş ormanı gelip 10, 20 günde kendine arazi kazandırmaya uğraşıyor. 2B yasalarını suistimal ederek bazı memurlarında bunu suistimal ettiği görülüyor. Bunlar için gerekenin yapılması lazım. Bu işleri yapanların yanına kar kalmaması lazım. Daha tapusunu almadan bu ormandaki ağaçları kesmiş, tapuyu alacağı da belli değil. Adına kayıt yaptırmış, ormanı kesmiş yarın öbür günde bu yolu kapatır” diye konuştu.

    İnsanlık için önemli olan ormanlık alanların katledilmesine göz yumulmaması gerektiğini ifade eden Avcı, “Bugün 5 liraya alacak buranın toprağını bizim çıkan yasalardan yaralanan arkadaşlar burasını yarın devletten 5 liraya alacak ondan sonrada 50 bin liraya eli ayağı düzgün zengin tabakanın villa yapmak için peşkeş çekecekler, bu kadar basit. Bu basit bir canlı örnek, buradan yetkililere sesleniyorum. Bu işin önüne geçin, insanların nefes alacağı ormanların katledilmesine göz yummayın” şeklinde konuştu.

  • Engelli Şahıstan Mehmetçik Vakfı’ndan Aldığı Maaşın Kesilmesine Tepki

    Aydın’da 1996 yılında askerde hafif derecede debilite rahatsızlığı (zeka geriliği) teşhisi ile erken terhis edilen Murat Karahemşeri, 2009 yılında Mehmetçik Vakfı’ndan almaya başladığı maaşın 4 yıl sonra rahatsızlığının çocukluktan kalma olduğu gerekçesiyle kesilmesine tepki gösterdi.

    Nazilli ilçesinde 1976/4 tertip gittiği askerde çocukluktan kalma hafif derecede debilite teşhisi konarak erken terhis edilen Murat Karahemşeri, çocukluktan kalma hiçbir rahatsızlığının olmadığını öne sürerek, “Askere gitmeden gerek Askerlik Şubesi’nden gerekse sağlık ocağından askere elverişlidir diye sağlam raporu verdiler. Ardından Manisa Kırkağaç’ta acemi birliğimi tamamladım. Jandarma olarak gittiğim Bingöl Karlıova’da ise 3-4 ay sonra terör olayları yaşandı. Ben bu olaylardan çok etkilendim ve psikolojim bozuldu. Beni tedavi etmek için önce Elazığ, ardından da Diyarbakır Askeri Hastanesi’ne götürdüler. Diyarbakır Askeri Hastanesi’nde bana çocukluğumdan beri motor ve mental gelişimimin yaşıtlarıma göre geri kaldığı, belli bir test uygulayarak bana hafif derecede debilite olduğum rapor edildi. Madem çocukluğumdan beri ben rahatsızdım bana sağlam raporu vererek nasıl askere aldınız” diye konuştu.

    “ASKERİYENİN RAPORU GERÇEĞİ YANSITMIYOR”

    Askerde yaşadığı psikolojik nedenlerden dolayı erken terhis olduktan sonra Mehmetçik Vakfı’nın önce kendisine maaş bağladığını, ardından da askeri raporu gerekçe göstererek maaşı kestiğini söyleyen Karahemşeri, “Askerden erken terhis olduktan sonra Mehmetçik Vakfı 2009 yılında bana maaş bağladı. Fakat 2013 yılında bunu rahatsızlığımın çocukluktan kalma olduğunu gerekçe gösterip kestiler. Önce maaş bağlıyorlar, ardından kesiyorlar. Derdimi kimseye anlatamıyorum. Ben askerde yaşadıklarımdan sonra rahatsızlandım. Bunun sonucunda bana ilk başta yüzde 50, ardından da yüzde 70 özürlü sağlık raporu verildi. Askeriyenin verdiği rapor gerçeği yansıtmıyor. Raporda ilkokulu 8 yılda bitirdiğim yazıyor. Fakat şu anda ilkokulu 5 yılda bitirdiğime dair elimde ilkokul diplomam var. Mehmetçik Vakfı’nın maaşımı kesmesinin ardından zor günler geçiyorum. Bu raporun incelenmesini ve kanuni hakkımın geri verilmesini istiyorum” dedi.

    NAZİLLİ BEDENSEL ENGELLİLER BAŞKANI ÇINKIT: “ZOR DURUMDALAR”

    Murat Karahemşeri’nin Türk Silahlı Kuvvetleri Mehmetçik Vakfı’ndan aldığı maaşın kesilmesinin ardından maddi olarak zor günler yaşadığını söyleyen Nazilli Bedensel Engelliler Başkanı Ayşe Hişil Çınkıt ise “Murat askerden geldikten sonra yüzde 70 özürlü raporu aldı. Derneğimize üye birisidir. Hem kendisi hem de hanımı engelli ve çalışamamaktadır. Her ikisi de engelli maaşı alarak yaşamını sürdürmeye çalışıyor. Mehmetçik Vakfı’ndan aldığı maaş ta kesilince çok zor günler yaşamaya başladılar. Zaman zaman biz de maddi olarak yardımcı oluyoruz. Rahatsızlığının askerden sonra olduğunu bir türlü anlatamadı. Devletin bu konuda yardımcı olmasını istiyoruz” diye konuştu.

  • Bakan Eroğlu Şehitlik Açılışında Kurbanın Kesilmesine İzin Vermedi

    Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu, Kastamonu Ilgaz’da gerçekleşen şehitlik açılışında açılış için getirilen kurbanın kesilmesine izin vermedi.

    Birtakım temaslarda bulunmak üzere Kastamonu’ya gelen Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu’nun ilk durağı Ilgaz oldu. Ilgaz’da bulunan Derbent Şehitliği’nin açılışını gerçekleştiren Bakan Veysel Eroğlu, açılış sırasında hazır bekletilen kurbanın kesilmesine izin vermedi. Kurban kesmenin güzel bir düşünce olduğunu ancak ortamın kurban kesilmesine müsait olmadığını ifade eden Bakan Eroğlu, “Şehitliğimizde sadece bizler bulunmuyoruz. Burada küçük yavrularımız da yer alıyor. Çocuklarımızın gözü önünde kurban kesmenin uygun olmadığını düşünüyorum. O yüzden kurbanı kesmeyelim ve kurbanı nereye bağışlayacaksak oraya sağ olarak gönderelim” dedi.

    Kurbanı kesmek için yere yatıran kasabın elinden bıçağı alan Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu, kurbanı severek hayvanlara karşı incitici davranışlardan kaçınılması gerektiğini uyarısını bir kez daha yineledi.

    Yapılan duaların ardından kurban Kastamonu’da Kur’an Kursu’nda öğrenim gören öğrencilere gönderildi.