Etiket: Kesesi

  • Çöpten Altın Kesesi Çıktı

    Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde yaşlı teyzenin unutarak çöpe attığı yorganın arasındaki altın kesesi, Kartepe Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü ekipleri tarafından bulunarak sahibine teslim edildi.

    Kartepe genelinde rutin çöp toplama uygulaması yapan ekipler Maşukiye Mahallesi’ndeki konteynerleri tek tek boşalttı. Eski yorganını çöpe atan yaşlı teyze altın kesesini de yorganın arasında unuttu. Olayın farkına sonradan varan yaşlı teyze Kartepe Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü’nü arayarak durumu anlatıp yardım istedi.

    Ekipler bölgede çöp toplayan aracı garaja çekerek çöpün içinde altın kesesini aradı. Uzun uğraşlar sonrası İzaydaş’a nakil yapılmadan çöpler içerisinde altın kesesi bulundu. Temizlik İşleri ekipleri de yaşlı teyzeye düşürdüğü altınlarını teslim ederek hayır duasını aldı. Altınlarına tekrar kavuşan Maşukiyeli yaşlı teyze, “Allah Razı Olsun, beni sevindirdiniz Allah da sizleri sevindirsin” diyerek Temizlik İşleri Müdürlüğü ekiplerine teşekkür etti.

  • Türkiye’de ’Safra Kesesi’ Ameliyat Oranı En Yüksek Kentlerin Başında Afyonkarahisar Geliyor

    Afyonkarahisar Devlet Hastanesi Genel Cerrahi Polikliniğinde görev yapan Dr. Serdar Boztekin, kentte safra kesesi hastalarının Türkiye’ye göre oldukça fazla oranda olduğunu ifade ederek, “Bireysel olarak ben ayda aşağı yukarı 40 safra kesesi ameliyatı yapıyorum. Ben daha önce görev yaptığım İstanbul’da dahi bu kadar çok safra kesesi ameliyatı yapmamıştım” dedi.

    Hastanenin Genel Cerrahi Polikliniğine gelen hastalara bakıldığı zaman safra kesesi ve fıtıktan dolayı gelen hastaların oranının yüksek olduğunu ifade eden Dr. Serdar Boztekin, buna çok fazla yağlı yiyecekler tüketilmesi ve ağır yük kaldırılmasının neden olduğunu kaydetti. Kentte aylık olarak kendisinin yaklaşık 40 safra kesesi ameliyatı yaptığını belirten Dr. Boztekin, Türkiye’de İstanbul gibi büyük kentlere bakıldığı zaman bu oranın Afyonkarahisar için çok fazla olduğunu dile getirdi.

    Ortalamalara bakıldığını zaman genel kentten her evden yaklaşık olarak bir kişide safra kesesi ve fıtık problemi olan hastaya rastlandığını aktaran Dr. Boztekin, “Genel Cerrahi Polikliniğimize Afyonkarahisar’dan en fazla safra kesesi hastaları geliyor. Bununda sebebi diyetle ilgili, Afyon’da malum kaymak, sucuk, tereyağı çok yeniliyor bunlarda çok yağlı gıdalar. Safra kesesinin de görevi yağ sindirmek olduğunu için, buda zamanla safra kesesinde yağ ve tortulara yol açıyor. Yine aynı zamanda Afyon’da polikliniğimize fıtık hastası da çok geliyor. Afyon bölgesi mermer bölgesi olduğu için ağırlık kaldırmaya bağlı kasık bölgesinde açılma yapan fıtık hastaları sık geliyor. Bireysel olarak ben ayda aşağı yukarı 40 safra kesesi ameliyatı yapıyorum. Safra kesesi ameliyatları standart olarak laparoskopik (kapalı) yöntemle yapılıyor. Bu hastalarımızın safra fonksiyonları bozulduğu için yani safra bağırsağa akmadığı için yiyecekler tam hazmetmediği için şişkinlik, hazımsızlık, sağ üst karında ağrı bulantı ve eğer çok geç kalındıysa safra kesesi iltihaplanmasına bağlı olarak ateş oluşabiliyor. Safra kesesinde kapalı yöntemle karına 3 delik bazen 4 torakal dediğimiz çubuklarla karına girip safra kesesini kapalı yöntemle çıkarıyoruz. Hastamız hastanede 1 gece kalıyor. Duruma ve patolojik sonucu göre de hastayı tekrardan bilgilendiriyoruz biz. Gerçekten safra kesesi problemi Afyonkarahisar’da çok yaygın, daha önce görev yaptığımız Doğu ve Güneydoğu Bölgeleri ile birlikte bil hassa İstanbul’da da bu kadar çok safra kesesi ameliyatı yapmamıştık. Afyon safra kesesi konusunda Türkiye’de en fazla hastalığı rastlanan yerlerden birisi bununda insanların genetik yapıları ve diyetle ilgili olduğunu düşünüyoruz. Bunu arkadaşlarımızla da konuluyoruz yani hemen hemen her evde bir kişi görülebiliyor. Afyon, Türkiye’de en fazla safra kesesi ameliyatlarının yapıldığı bölgelerden birisi diye düşünüyoruz” diye konuştu.

  • “Sık Kilo Alıp Vermek Safra Kesesi Taşına Yol Açabilir”

    Toplumda sıklıkla 40 yaş üstü kadınlarda görülen safra kesesi taşlarının başta sarılık olmak üzere ilerleyen dönemde karaciğer yetmezliği ve safra kesesi kanserleri gibi ciddi hastalıklara neden olabileceği bildirildi. Özellikle düşük kalorili diyet yapanların risk altında olduğunu belirten uzmanlar, sık kilo alıp vermenin safra kesesi taşına neden olabileceğini söylüyor.

    Memorial Antalya Hastanesi Genel Cerrahi Bölümünden Op. Dr. Tolgay Akın, safra kesesi taşlarının en sık olarak 40 yaş üstü kişilerde ortaya çıktığını, herhangi bir belirti vermeden sessizce oluşabileceğine dikkat çekti. İlerleyen dönemde ise karnın geneline yayılan, sırt ve omuza vuran şiddetli ağrılara yol açabileceğini kaydeden Op. Dr. Akın, “Bu şikayetler kimi zaman kalp krizi belirtileri ile karıştırılabilir. Bu nedenle doğru tanı konulması ve tedavinin buna göre şekillenmesi çok önemlidir. Tedavi için vakit kaybedilmemelidir. Çünkü zamanında müdahale edilmeyen safra kesesi taşları ciddi komplikasyonlara yol açabilir” dedi.

    DÜŞÜK KALORİLİ DİYET YAPANLAR RİSK ALTINDA

    Safra kesesinin en fazla görülen hastalığı olan taş oluşumunda, kişinin yaşam tarzının etkili olduğuna dikkat çeken Op. Dr. Akın, doğurganlığa ve östrojen hormonuna bağlı olarak 40 yaş üstü kadınları, erkeklere oranla daha fazla etkileyen sorunun oluşma riskini artıran diğer faktörleri ise şu şekilde sıraladı: “Fazla kilo, düşük kalorili diyetlerle sık kilo alıp vermek, çok sayıda doğum yapmış olmak, hareketsiz yaşam.”

    Safra kesesi taşlarına doğru zamanda doğru tedavi uygulanmadığında, uzun dönemde safra kesesi kanseri ortaya çıkabileceğine işaret eden Op. Dr. Akın, şu ifadeleri kaydetti:

    “Kanser riski, safra kesesi taşı olan ve tedavi edilmeyen kişilerde, sağlıklı kişilere göre 7 kat fazladır. Safra kesesi kanserinin birçok kanser türüne göre kötü seyirli olduğu göz önüne alındığında, bu riskli durumun ortaya çıkmaması için gerekli önlemler alınmalıdır. Safra kesesi taşları, ağır ve yağlı yemeklerin ardından yaşanan şiddetli ağrılar, şişkinlik, hazımsızlık ve mide ağrısı şikayetleri ile kendini göstermektedir. Tanın konulması, taşın sayısının ve boyutunun saptanması için ultrasonografik inceleme yapılır. Tanı sonrası ameliyat gereken hastalarda sıklıkla altın standart kapalı ameliyat olarak adlandırılan laparoskopik cerrahi tercih edilmektedir. Safra kesesinin vücuttan cerrahi müdahaleyle alınması hastanın yaşam konforunu etkilememektedir.”

    Safra kesesinde taş tespit edilen hastaların, vakit kaybedilmeden ameliyat edilmesi gerektiğini söyleyen Op. Dr. Akın, küçük kesilerden girilerek yapılan laparoskopi ameliyatının hastaya konfor sağladığı bilgisini paylaştı. Op. Dr. Akın, bu yöntemle ameliyat sonrası hastanede kalış ve iyileşme süresinin kısalacağını, hastanın normal yaşama dönüş süresinin azalacağını ve 30 dakikadan az bir sürede yapılan safra kesesi ameliyatlarında, sabah ameliyat olan hastanın ertesi gün iş hayatına bile dönebileceğini sözlerine ekledi

  • Safra Kesesi Hastalıkları Ve Cerrahisi

    Genel Cerrahi ve Cerrahi Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Serdar Yol, 20-60 yaş kadınlarda safra taşı görülme sıklığının, erkeklere göre 3 misli fazla olduğunu söyledi.

    Samsun Büyük Anadolu Meydan Hastanesi doktorlarından Genel Cerrahi ve Cerrahi Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Serdar Yol, safra kesesi hastalıkları ve cerrahisi hakkında bilgi verdi. Yol, “20 – 60 yaş kadınlarda safra taşı görülme sıklığı, erkeklere göre 3 misli fazladır. Çok doğum yapmış kadınlarda daha sıktır. Yaş ve şişmanlık görülme sıklığını artırır. 60 yaş üstü insanların yaklaşık yüzde 10-20’sinde safra taşı bulunur. Safra taşı olanların büyük çoğunluğunda (yüzde70-80) şikayet yoktur. Bunlar tesadüfen, başka tetkikler sırasında saptanırlar. Bunlara ‘sessiz taş’ denir. Sebep oldukları en önemli şikayet ise karın sağ üst kısmında, sırta da vurabilen ağrıdır. Bazen değişik komplikasyonlara (istenmeyen yan etkiler) neden olabilirler. Küçük taşlar safra kanalına düşüp burada tıkanıklığa yol açarak sarılık meydana getirebilirler. Bazıları pankreas ile ilgili şikayetlere neden olabilir. Bazen şişkinlik, hazımsızlık , özellikle yağlı gıdalara tahammülsüzlük gibi şikayetlere neden olabilirler. Safra kesesi taşı oluşumunda esas neden, kesenin konsantrasyon yeteneğindeki bozukluk olduğundan, hasta olan kesedir. Bu neden ile esas tedavi safra kesesinin ameliyatla çıkarılması yani kolesistektomi’dir. Böylece, hem safra kesesi taşı çıkarılmış, hem de tekrar taş oluşturabilecek kese ortadan kaldırılmış olur. Açık kolesistektomi, ya da halk arasındaki adı ile açık ameliyat, genel anestezi altında, karın duvarına yapılan cerrahi bir kesi ile karın boşluğuna girilmesi ve safra kesesinin çıkarılması işlemidir. Hastanın iyileşip taburcu olması için 3 – 4 günlük bir süreye ihtiyaç vardır. Kapalı kolesistektomi, kapalı ameliyat, ya da tıbbi adı ile ‘laparoskopikkolesistektomi’ 1990 larda ortaya atılan bir yöntemdir. Bunda da işlem safra kesesinin çıkarılmasıdır. Ancak, karın duvarında genişçe bir kesi yapmaya gerek yoktur. Tüm ameliyat 3 ila 4 kadar delikten karın içine sokulan aletler ve bir kamera yardımı ile ameliyat bir televizyon ekranından izlenerek gerçekleştirilir. Bu işlem de genel anestezi (bayıltılarak) ile yapılmakla birlikte, karın duvarında büyükçe bir kesi olmadığından hastanın konforu ve iyileşmesi çok daha iyidir. Hasta ertesi gün evine gidebilir” dedi.

    Dr. Serdar Yol, “Açık ameliyat mı, kapalı ameliyat mı tercih edilmeli?”sorusunu şu cevabı verdi: “Günümüzde kapalı ameliyat (laparoskopik) standart yöntemdir. Emniyetli bir kapalı ameliyat birinci tercih olmalıdır. Hatta, genellikle bu hastanın tercihi bile olmamalıdır. Birinci görevi hastasına ziyan vermemek olan doktor, doğal olarak karnın kesilmesi yerine birkaç delikten ameliyatı hastaya daha az zarar verici bulup onu tercih eder.”

    Prof. Dr. Serdar Yol açıklamasını şöyle tamamladı: “Safra taşlarının günümüzde kabul edilen tek tedavi şekli, safra kesesinin taşlarla birlikte çıkarılmasıdır. Ancak, ameliyatın çok riskli olduğu hastalarda, ameliyat dışı yöntemlerle çare aranabilir. Taşları eritmek için uzun süre ursodeoksikolik asit içeren ilaçlar kullanılabilir. Yüksek riskli (çok yaşlı, ciddi yandaş hastalığı olanlar…), ancak ameliyatın zorunlu olduğu durumlarda ameliyatı bir an önce sonlandırmak gerekçesi ile sadece taşların alınması ile yetinilebilir.”

  • Piazza AVM’deki Lavanta Kesesi Yapımı Renkli Görüntülere Sahne Oldu

    Göz kamaştıran süslemeleri ve ışıl ışıl koridorları ile yılbaşı heyecanına ortak olan Şanlıurfa Piazza Alışveriş ve Yaşam Merkezi’nde herkes için eğlenceli ve öğretici atölyeler devam ediyor.

    Şanlıurfa Piazza’nın atölyelerinde bu kez yetişkinler için lavanta kesesi yapımı etkinliği düzenlendi. Piazza AVM Yetişkin Atölyesi’nin lavanta kesesi yapımı etkinliğine katılan Şanlıurfalı kadınlar, uzman eğitmenler eşliğinde, farklı renklerde saten kumaş üzerine kurdele, boncuk ve simli iplerle bezenmiş, süslü lavanta keselerinin yapımını öğrendi. Geçmişi asırlar öncesine dayanan ve tahtakurusu, güve gibi zararlıları evlerden uzaklaştırmak için hazırlanan lavanta keselerinin yapımını öğrenen Şanlıurfalı hanımlar, Piazza yönetimine teşekkür etti.