Etiket: Kerbela

  • Kerbela Şehitleri Semah Dönülerek Anıldı

    Alevi Kültür Dernekleri Adıyaman Şubesi tarafından ‘Kerbela Şehitlerini Anma ve Aşure Lokması’ etkinliği düzenlendi.

    Yenimahalle Cemevi’nde gerçekleştirilen ‘Kerbela Şehitlerini Anma ve Aşure Lokması’ etkinliğine, Adıyaman Valisi Mahmut Demirtaş, Belediye Başkanı Hüsrev Kutlu, Adıyaman Milletvekili Behçet Yıldırım, Adıyaman Müftüsü Mehmet Ali Öztürkçü, Süryani Kadim Cemaati Bölge Metropoliti Melki Ürek, İl Genel Meclis Başkanı Salih Şahan, Emniyet Müdürü Fikret Salmaner ve çok sayıda kurum ve kuruluş temsilcisi katıldı. Açılış konuşmaları ile başlayan etkinlikte cem yapılarak, aşure dağıtıldı. Programın açılış konuşmasını yapan Alevi Kültür Dernekleri Adıyaman Şube Başkanı Rıza Tanrıverdi, Kerbela Şehitlerinin yıllarca matemini yaşadıklarını belirterek, Fransa’da yaşanan saldırıları kınadı.

    Alevi Dedesi Ali Büyükşahin ise konuşmasında, “Bugün elbette ki bizim için, çok üzüntülü bir gündür. Çünkü Hz. Hüseyin’i anıyoruz. Hz. Hüseyin 1335 yıl önce Kerbela’da susuz bırakılmak şartı ile 72 yakını ile birlikte şehit edildi. Biz Hz. Muhammed’in yolunu ne kadar izlersek, onun o güzel buyruklarını ne kadar dinlersek, uygularsak orada mutluluk görürüz” ifadelerini kullandı. Belediye Başkanı Hüsrev Kutlu ise Adıyaman’da ki birlik ve beraberliğe dikkat çekti. Kutlu, “İslam tarihinde en büyük acı Muharrem ayında yaşanmıştır. Hz. Hüseyin efendimiz ve yakınları hunharca katledilmiştir. Burada eğer Hz. Hüseyin efendimiz bu zulme karşı direnmeseydi güçlü olanın haklı olduğu bir zihniyet gelişirdi. Halbuki dinimiz güçlü olanın değil haklı olanın güçlü olması prensibini getiriyor. İşte Hz. Hüseyin efendimizin de o binlerce gözü dönmüş, kandırılmış yezidin askerlerine karşı galip gelemeyeceğini biliyordu. Ama inandığı bir dava vardı ve o inandığı dava uğruna canını vererek bizlere de zulmün karşısında dik durmanın en güzel örneğini vermiş oldu. O günden bugüne her zaman bu acıyı yaşarken, günümüzde ki yanlışlara da direnmenin bir örneğini teşkil eder. Yezit hareketi bir terör örgütüydü. Haklı olmadığı bir şeyi ele geçirmişti. Bugünde terör devam etmektedir. Katliamlar devam etmektedir. Geçtiğimiz günlerde Ankara’da yüzlerce insanımız öldü yaralandı, bir katliam yaşandı. Dün akşam Fransa’da yüzlerce insan yine katledildi. Bunlarda bugünün terör örgütleridir. Bu terör örgütünün adı ne olursa olsun, milliyeti ne olursa olsun, dini ne olursa olsun terör örgütüdür. Terör örgütünün dini olmaz, milliyeti olmaz, memleketi olmaz. Adıyaman’ımız terör örgütlenirinin intikam tahtası haline getirilmek istendi. Terör örgütleri burada yer bulamayınca maalesef Adıyaman’ımızı kirletmek için, Adıyaman’ı kullandılar. Ama yinede Adıyaman’ımıza leke süremediler. Adıyaman’ımızda birliğimiz, beraberliğimiz, kardeşliğimiz burada görüldüğü gibi devam etmektedir. Alevi’siyle, Sünni’siyle, Türk’üyle, Kürdü’yle, Arap’ıyla, Hıristiyan’ıyla, Müslüman’ıyla kardeşçe yaşamaya inadına devam edeceğiz. Bu terör örgütlenirine karşı verilecek en güzel cevap bizim daha sıkı bir şekilde kol kola girip birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi muhafaza etmektir” şeklinde konuştu. Vali Mahmut Demirtaş ise, bu programın birlik ve beraberliğin artmasına vesile olması dileklerinde bulunarak, “Bu güzel atmosferin oluşmasında emeği geçenlere şükranlarımı arz ediyorum. Adını kutlu Peygamberimizin bizzat koyduğu Hz. Hüseyin efendimiz ve arkadaşlarının siyasi ihtiraslar uğruna Kerbela da susuz bırakılarak şehit edilmiştir. Bu olay başta İslam Alemi olmak üzere dünyanın neresinde bulunursa bulunsun bölgesi, kültürü, mezhep ve meşrebi ne olursa olsun bütün insanlığın asırlardır gönlünde bir yara bırakmıştır. Günümüzde ise bizlere düşen görevlerin en önemlisi, bu tür olaylardan ders ve ibret almak, Müslümanların birlik ve beraberliğini zedeleyecek her türlü olumsuz tutum ve davranışlardan kaçınmak ve gönül birlikteliğini geliştirmektir. Değerli canlar, millet olarak birlik ve beraberliğimizi temelinde kökleri ortak değerlerimiz vardır. Asırlardır Anadolu topraklarında, Alevisi, Sünnisi, Kürdü, Türkü, Çerkezi tüm vatandaşlarımız birlik ve beraberlik içerisinde yaşamışlardır. Bundan sonrada yaşamaya devam edeceklerdir. Yüzyıllardır süren bu birlikteliğin coğrafyamızda ki en önemli örneği Adıyaman’dır. Çünkü Adıyaman kökleri tarihin derinliklerinde olan bir medeniyet kentidir. Her din ve mezhepten insanların kardeşçe yaşadığı huzur kentidir. Dünya coğrafyasının farklı yerlerinde yaşanan farklı mezhep olaylarının ve çatışmalarının ve çeşitli sıkıntılara rağmen Adıyaman insanları birbirilerine karşı sevgiyle, saygıyla, hoşgörüyle yaklaşıyorlarsa bunun temelinde Adıyamanlı vatandaşlarımızın sevgisi var, saygısı var ve hoşgörüsü vardır. Ülkemizin de, Dünya’nın da varmak istediği nokta, bugün Adıyamanın içinde bulunduğu durumdur. Seyyidi Şüheda İmam Hz. Hüseyin Efendimiz başta olmak üzere Kerbela şehitlerine Allahtan rahmet diliyorum” ifadelerini kullandı. CHP İl başkanı Abuzer Tanrıverdi ise daha sonra gazetecilere yaptığı açıklamada, “Yassı Muharrem Kerbela’da vuku bulan tarihimizin en acı olayıdır. Dağları taşları ağladığı, insanoğlunun görebileceği en acı olayıdır. Hz. Hüseyin, Dünyadaki makam ve mevkilerden vazgeçmiş mazlumun yanında duruşu ile şehadet şerbetini içmiştir. Hz. Hüseyin Efendimizin, Hz. Ali’nin oğlu Peygamber Efendimizin torundur. Ona yapılan İslam dünyasına ve tüm insanlığa yapılmıştır. Dolayısıyla ile Hz. Hüseyin değil kerbelada insanlık şehit edilmiştir” şeklinde konuştu.

    Konuşmalar sonrasında semah dönerek, cem yapıldı. Program sonunda davetlilere aşure dağıtıldı.

  • 72 Kerbela Şehidi İzmirde Yâd Edildi

    İzmir’in Konak ilçesinde, Muharrem ayı dolayısıyla Kültürpark içerisinde bulunan İsmet İnönü Sanat Merkezinde gerçekleştirilen “Sevdamız Ehlibeyt, Hüznümüz Kerbela” programında Kerbela şehitleri yâd edildi.

    Programda okunan şiirler duygulandırırken, yapılan konuşmalar günün anlam ve önemini hatırlattı. Dede Seyit Derviş Tur’un okuduğu matem şiiri ile başlayan program, Semah Alevi Bektaşi Kültür ve Eğitim Derneği Başkanı Mehmet Güldiken’in konuşmasıyla devam etti. Güldiken, akıllarını, beyinlerini, inançlarını ortadan kaldırarak kardeşini şehit eden insanların ne noktada bulunduklarını bir kez daha teyit etmek ve tüm şehitleri başta İmam Hüseyin olmak üzere Kerbela’daki 72 canı bir kez daha sevgiyle hürmetle anmak için burada bulunduklarını söyledi. Güldiken, ehlibeytin kuşatıcı kaynaştırıcı manevi varlığının milletimizin ortak paydası olduğunun altını çizdi. Edebiyattan sanata birçok alanda kültürel varlığımıza ehlibeyt sevgisinin hayat, şekil ve vücut verdiğini anlatan Güldiken, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu programda bunun güzel ve zengin örneklerini içermektedir. Muhammed Mustafa’nın torununun ve ehlibeyt mensubu olan beraberindekilerinin hunharca ve insanlık dışı şehit edilişleri bütün inananlar için büyük bir acı olmuş ve derinden tüm insanları etkilemiştir. Kardeşin kardeşe düştüğü insanlıktan çıktığı zaman ne yapabileceğini gördüğünüz bu hadisenin insanlık tarihinde bir kez daha yaşanmamasını diliyorum.”

    “EŞİ BENZERİ GÖRÜLMEMİŞ BİR ZULÜM”

    Güldiken’in konuşmasının ardından “Kerbela” adlı şiirini okuyan ortaokul öğrencisi Dilan Gül, salondakileri hüzünlendirdi. “Orada kılıçların, bedenlerin savaşından öte fikirsel bir savaş, iyi ve kötünün savaşı mazlumla zalimin savaşını temsil eder” diyen Alevi Bektaşi Federasyonu Başkan Yardımcısı Engin Güldür, Kerbela’nın bin 335 yıl önce yaşanmış dünya tarihinde eşi ve benzeri olmayan bir zulüm olduğunu belirtti. Güldür, oradaki asıl savaşın karanlıkla aydınlığın savaşı olduğunu anlatarak sözlerini şöyle sürdürdü: “Ve orada biat etmek, dünya üzerinde mazlumların tarih boyunca ezilmelerine sebep olacaktı. Çünkü İmam Hüseyin kendisine Yezid’e biat et dediklerinde şunu söylüyordu; Yezid’e biat etmek Muhammed Mustafa’ya, dedeme ihanet etmek demektir. Ben bir kere zalim olmaktansa bin kere mazlum olmayı seçiyorum diyerek şehadet şerbetini içiyordu.”

    Birkaç hafta önce 10 Ekim’de Ankara’da 100’ün üzerindeki canın ölmesine sebep olan Kerbela’yı da yaşattıklarını belirten Güldür, günümüzde de Kerbelaların yaşandığını söyledi. Güldür, iki sene öncesinde Gezi olaylarında gencecik fidanlarımızı alırken de bizlere yaşattılar Kerbela’yı. Suruç’ta Rojava’ya tek suçları çocuklara oyuncak götürmek olan 33 gencimizi de bizden kopardılar. Biz Aleviler açısından Kerbela hiç bitmedi. Çorum’da, Sivas’ta Maraş’ta, Elbistan’da, Malatya’da, Kırıkhan’da, Dersim’de, tarihin her sayfasında bize bir Kerbela yaşatıp bizi sadece ve sadece İmam Hüseyin’in talipleri olduğumuz için her daim katliamı bize reva gördüler. Ve biz dersini Kerbela’dan almış olanlar bu topraklarda Hacı Bektaşı Veli’nin ruhunda, Yunus Emre’nin ruhunda, Pir Sultan’ın ruhunda, Seyit Rıza’nın ruhunda, Ali İsmail Korkmaz’ın ruhunda, Ethem Sarısülük’ün ruhunda ve bu topraklarda belki yarınlarda daha yeni yeni bu saydığımız İmam Hüseyin ruhlarıyla yeniden o zalimlerin karşısına dikilmeyi kendimize ödev biliriz. Bizim için insanlık adına, barış adına, mazlumiyet adına ölmek bir şeref, bir mazlumu katletmek şerefsizliktir. Biz, tarihin her sayfasında Pir İmam Hüseyin’e yakışır şekilde durduk, onlarda Yezid’e yakışır şekilde durdu. Onlar bugün Yezid’lik yapıyorlarsa karşılarında İmam Hüseyin olarak durmak bizim boynumuzun borcudur.”

    “KATLİAMI KİM YAPARSA YAPSIN KINARIZ”

    Alevi Bektaşi Federasyonu Dönem Başkanı Selahattin Özel ise yaptığı konuşmada katliamı yapanın dini, ırkı, cinsi rengi, mezhebi kimden olursa olsun nereden gelirse gelsin yapılanın da yapanın da hiç fark etmeksizin katliamların lanetlenmesi gerektiğini vurguladı. “Aşk olsun size ki bugün de mazlumdan yana tavır koydunuz ve bugün Kerbela’yı anma gününde bizi yalnız bırakmadınız” diyen Özel, hamile kadınların karnındaki çocuklar süngüyle deşilirken gıkını çıkarmayan insanların bu ülkede var olduğunu söyledi. Çorum’da katledilen canlara sesini çıkarmayan insanların olduğunu anlatan Özel, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sivas’ta katliama sessiz kalan insanlar var bu ülkede. Vicdanı olmayanın insanlığı olmaz. Bu ülkede bizi dernekleşerek inancımızı sürdürmeye muhtaç edenler utansın. Bu Aleviler’in eksikliği değil, bu bizi yok sayan binlerce yıldır, o lanet olası geleneğin sonucunda bu noktalara geldik. Hiç umurumuzda değil, biz insan cemalini gördüğümüz her yerde ibadet ederiz. Bizim için kutsal olan Cemevi değildir, oraya gelen insandır, mabet kutsal değildir.”

    Konuşmaların ardından 3 bin mektup isimli tiyatro oyunu sergilendi. Program oyunun ardından sona erdi.

    Semah Alevi-Bektaşi Derneği tarafından gerçekleştirilen programa CHP İzmir Milletvekili Zekeriya Temizel, Tuncay Özkan ile Bedri Serter, Dr. Ülkümen Rodoplu, Erdal Aksünger başta olmak üzere çok sayıda dernek, sivil toplum örgütleri yetkilisi ve davetliler katıldı.

  • Alevi Vatandaşlarla İftar Yapan Ak Partili Kuzu: “Kerbela Hepimizin Ortak Acısıdır”

    AK Parti İstanbul 2. Bölge milletvekili adayı Burhan Kuzu, Alevi vatandaşlarla birlikte iftar yaptı. Kuzu, “Kerbela tarihimizin en büyük acısıdır ve bu acı hepimizindir” dedi.

    AK Parti İstanbul 2. Bölge milletvekili adayı Burhan Kuzu, Esenler Belediyesi ile Pir Sultan Abdal Kültür ve Cemevi tarafından düzenlenen iftara katıldı. Esenler Kadir Topbaş Kültür Merkezinde düzenlenen iftara Kuzu’nun yanı sıra Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu, Alevi Kanaat önderleri, cemevi dedeleri ve dernek başkanları ile Alevi vatandaşlar katıldı. Alevi vatandaşlarla birlikte iftar yapan Kuzu, yaptığı konuşmada birlik ve kardeşlik vurgusu yaptı.

    Kerbela’nın tarihimizin en büyük acısı olduğunu ifade eden AK Parti’li Kuzu, “Bu acı hepimizin acısıdır. Ben bunu sosyal medyada paylaştığımda birileri neye göre en büyüğü budur diyor. Neye göre diye bir şey yok. Peygamberimizin torunu Hz. Hüseyin şehit edilmiş. Bundan daha büyük acı olabilir mi? Bu acı hepimizin yaşadığı ve maneviyatı büyük bir acıdır” diye konuştu.

    Alevi, Sünni, Kürt, Türk kavgasını senelerdir körüklemeye çalışanlar olduğunu belirten Kuzu, “Belki bunu lokal olarak başardılar ama toplu bir başarıyı asla yapamadılar, yapamayacaklar. Hepimiz aynı gemideyiz. Allah korusun gemi su almaya başlarsa hepimiz beraber batarız. Bizim Allah’ımız, kitabımız, peygamberimiz birdir. İbadette farklılıklar olabilir. Kimisi cemevine gider, kimisi camiye gider. Biz zaten cemevlerinin yapılmasında yardımcı oluyoruz. Bunlar mesele değildir. Birileri aramıza nifak sokmaya çalışıyorlar. Onların sayısı çok azdır. Onlara asla fırsat vermeyelim. Zaten siz de onlara fırsat vermezsiniz” şeklinde konuştu.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğandan Kerbela Açıklaması

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Hicri 61 yılının 10 Muharrem gününde, Kerbela’da tarihin gördüğü en acı katliamlardan biri yaşanmıştı. Şehadetlerinin 1376’ncı sene-i devriyesinde Ehl-i Beyt’in tüm mensuplarını, hassaten Hz. Hüseyin Efendimizi rahmetle yâd ediyorum” dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muharrem ayının 10. gününe ilişkin olarak Kerbela katliamını anarak, resmi Twitter hesabı üzerinden paylaşımlarda bulundu.

    Hicri 61 yılının 10 Muharrem gününde, Kerbela’da tarihin gördüğü en acı katliamlardan birinin yaşandığını anımsatan Erdoğan, “Hz. Peygamberimizin reyhan çiçeği, sevgili torunu Hz. Hüseyin ve çoğu Ehl-i Beyt’ten 72 mü’min işkencelere maruz kaldı ve şehit edildi. Şehadetlerinin 1376’ncı sene-i devriyesinde Ehl-i Beyt’in tüm mensuplarını, hassaten Hz. Hüseyin Efendimizi rahmetle yâd ediyorum. Tutulan Muharrem oruçlarının, yapılan ibadetlerin Hak katında kabul ve karin olmasını niyaz ediyorum. Kerbela tefrika ve husumet değil kenetlenme ve muhabbet günüdür. Kerbela’yı idrak etmek gönüllerin Kerbela Çölü’ne dönmesine engel olmaktır” ifadelerini kullandı.

  • Beüde Kerbela Ve Muharrem Ayının Anlamı Ve Önemi Konferansı Yapıldı

    Bülent Ecevit Üniversitesi Muharrem ayı etkinlikleri kapsamında, Kastamonu Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Mehmet Nadir Özdemir’i ağırladı.

    “Kerbela ve Muharrem Ayının Anlam ve Önemi” başlıklı bir konferans veren Doç. Dr. Özdemir’i akademisyenler ve öğrencilerden oluşan kalabalık bir grup ilgi ile izledi. Tahir Karaoğuz Konferans Salonunda yapılan Konferans Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Daha sonra kürsüye çıkan Doç. Dr. Mehmet Nadir Özdemir, Bülent Ecevit Üniversitesinde bulunmaktan büyük mutluluk duyduğunu söyledi ve daha önce çalıştığı Üniversiteye anlamlı ve önemli bir etkinlik için davet edildiğinde büyük bir onur duyduğunu belirtti.

    Doç. Dr. Özdemir konferansta Kerbela’da yaşanan sürecin günümüz insanının nasıl anlaması gerektiği üzerinde durarak yaşanan acı olaydan bizlerin nasıl bir ders çıkarması gerektiği üzerinde durdu.

    Konferansın ardından Doç. Dr. Özdemir’e Türk Kültürünü Tanıtma Kulübü adına Yrd. Doç. Dr. Nurettin Hatunoğlu tarafından BEÜ’nün teşekkür plâketi takdim edildi. Konferans sonrasında gelen davetlilere aşure ikram edildi.