Etiket: Kerbela

  • Kerbela kentinde silah ve mühimmat deposunda patlama

    Irak’ın Erbil kentinden sonra güneyindeki Kerbela kentinde Şii milis gücü Haşdi Şabi’ye ait bir silah ve mühimmat deposunda patlama meydana geldi.

    Irak’ın güneyindeki Kerbela kentinde bir silah ve mühimmat deposunda patlama meydana geldi. Polis kaynakları, patlamanın kent girişindeki bir köy yakınlarında bulunan Haşdi Şabi güçlerine ait bir silah ve mühimmat deposunda meydana geldiğini belirtti. Patlama sonucu bölgede yangın çıktığını belirten yetkililer, kenti başkent Bağdat’a bağlayan anayolun kapatıldığını ve olay yakınlarındaki köylülerin bölgeden tahliye edildiğini bildirdi.

    Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) başkenti Erbil’de dün geç saatlerde Peşmerge Bakanlığına ait bir silah ve mühimmat deposunda patlama meydana gelmişti.

    Irak’ta yaz mevsiminin başlamasından bu yana 10’dan fazla silah ve mühimmat deposunda patlama meydana geldi. Yetkililer olayın sabotaj veya terör eylemiyle ilişkisi olmadığını söylüyor.

  • Kırıkkaleliler Kerbela olaylarını andı

    Kerbela’da Hz. Hüseyin ve beraberindekilerin şehit edilmesinin yıldönümü dolayısıyla Kırıkkale’de anma programı düzenlendi.

    10 Muharrem Aşure Günü vesilesiyle Kırıkkale Kültür Merkezinde yapılan Hz. Hüseyin ve Kerbela Faciasını Anma Günü programında konuşan Kırıkkale Valisi M. İlker Haktankaçmaz, “O zulmü işleyenler, o büyük insanları şehit edenler, tarih huzurunda da İslam’a inanan bütün insanların vicdanında da mahkûm edildi. Bizlerin Kerbela’yı doğru okuması lazım, o gün orada meydana gelen olayları, çok doğru okuması lazım. Hz. Hüseyin ne için ayağa kalkmış, niçin ve bile bile, bu tarih kitapları okunduğunda apaçık ortadır, şehit olacağını bile bile oraya niye gitmiş. Hangi değerler için gitmiş, bunu iyi bilmek lazım. Bizlerin tarihte yaşanan bu acı olaylardan, bugün yeni acılar çıkartmak, yeni üzüntüler, yeni tefrikalar çıkarmak hiçbir zaman bu ümmetin menfaatine olmamıştır. Yapmamız gereken o gün orada yaşanan olayları iyi analiz edip oradan bir kardeşlik ve birlik çıkarmak” dedi.

    Kırıkkale Alevi Kültür Dernekleri Başkanı Hüseyin Güney de programda bir konuşma yaptı.

    Kırıkkale Ehlibeyt Derneği tarafından düzenlenen anma gününde okunan mersiyeler sırasında bazı izleyiciler gözyaşlarına hâkim olamadı.

  • Diyanet’ten Kerbela şehitleri için anma programı

    Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, “Müslümanların en büyük zorluğu hep kendi içlerinden, fitne fesat tohumları ekenlerden en büyük tehlike daima onlardan olmuştur. İşte bizim Kerbela’dan alacağımız en büyük ders bu” dedi.

    Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’in ev sahipliğinde Eyüp’teki Bahariye Mevlevihanesi’nde düzenlenen ’Muharrem iftarı ve Kerbela şehitlerini anma’ programına İstanbul’daki Alevi-Bektaşi kanaat önderleri, Caferi dedeler, Alevi dedeleri ve çok sayıda din adamı katıldı. Fatih Camii İmam Hatibi Bünyamin Topçuoğlu’nun ezan okuması ile başlayan programda daha sonra yemek duası yapıldı. Programda konuşan Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Muharrem, aşure ve Kerbela’nın ümmetin ortak konuları olduğuna dikkat çekti. Görmez, “Her mümin ve Müslüman kabul eden her kardeşimizin dünyada ırkı, rengi ve coğrafyası ne olursa olsun, mezhebi, meşrebi ne olursa olsun bütün Müslümanların Kerbela ortak ilmidir, ortak hüznüdür, ortak kederidir” dedi.

    “Şemdinli’de 17 kardeşimiz zalimce katledildi”

    Şemdinli’de 17 kişinin katledildiğini ifade eden Görmez, “Bugün Şemdinli’de biz bu iftar sofrasını paylaşırken 17 kardeşimiz zalimce katledildi. Onlara Cenab-ı Hakk’tan rahmet diliyorum. Bu toprakları vatan kıldığımız günlerden bugüne kadar hak ve hakikat uğruna, vatan ve milletin barış ve huzuru adına canını veren Şüheda-i Kerbela ile haş etmesini yüce Mevla’dan niyaz ediyorum” şeklinde konuştu.

    Muharrem, Kerbela ve aşurenin bizlere iki önemli ders verdiğini ifade eden Görmez, “Bu tür büyük hadiseler daime bir tehlike ile karşı karşıyadır. Eğer bir Kerbela’yı, Muharrem’i, aşurayı sadece yas ve mateme dönüştürürsek, sadece senede bir defa bir araya geldiğimiz, yad ettiğimiz, bir araya gelip andığımız, bir araya gelip şühedaya rahmet gönderdiğimiz bir dini törene dönüştürdüğümüz zaman biz Kerbela’ya haksızlık yapmış oluruz. Biz Kerbela’da can veren şühedaya da haksızlık yapmış oluruz. Yüce Kur’an bize tarihte yaşadığımız büyük hadiseler, dersler ve ibretler almamız gerektiğinin yollarını gösterir. İslam ümmetinin daima karşı karşıya kalacağı en büyük tehlikenin, dine karşı din, nifak, fitne ve fesat hareketlerine karşı uyanık olmasıdır. Çünkü Kerbela’da Seyidi Şühedayı, Hüseyin’i ve evladını, Hz. Zeyneb’i katledenler de Müslüman olduklarını söylüyorlar. Onlar din adına bunu yaptıklarını söylüyorlar. Müslümanları kötülüklerden koruyacaklarına inanıyorlardı. İşte karşı karşıya kaldığımız en büyük tehlikelerden birisi olmaya devam ediyor. Müslümanların açık düşmanlarla baş etme konusunda herhangi bir problemi olmaz. Çünkü onlar ölümün de Allah’tan olduğuna inanırlar. Çünkü onlar yüce değerleri uğruna can vermenin Allah’a vuslat olduğuna inanırlar. Çünkü onlar vatan savunmasının cihat olduğuna inanırlar. Burada Müslümanlar açık düşmanlar ile baş etmekten kaçınmazlar. Müslümanların en büyük zorluğu hep kendi içlerinden fitne fesat tohumları ekenlerden, en büyük tehlike daima onlardan olmuştur. İşte bizim Kerbela’dan alacağımız en büyük ders bu. Sadece Kerbela’da can verenlerin hangi değerler uğruna can verdikleri üzerine düşünmek yetmez. Aynı zamanda onları katleden Yezidler’in hangi sapmalar yaşayarak, Allah’ın hangi ayetlerini değiştirerek, Resulü Ekrem’e (sav) hangi iftiraları atarak bu katliamları meşrululaştırdıklarını bilmek, değerlendirmek ve bugün yaşadıklarımızı yeniden gözden geçirme mecburiyeti var. Eğer bugün biz hala 14 asır geçtikten sonra biz halen Kerbela’nın hafi figanları üzerine bir güç ve iktidar inşa etmeye kalkışırsak Yezid’in düştüğü hataya düşmez miyiz. Yezid’in yaptığından ne farkımız kalır. Eğer biz bugün Kerbela’nın hafi figanlarını bugüne taşımaya devam edersek ve çocukları katletmeye devam edersek, kadınları katletmeye, şehitleri tahrip etmeye devam edersek, insanları öldürmeye devam edersek biz hangi yüzle muharrem matemini yad etmek üzere bir araya geliriz. Biz hangi yüzle Hz. Hüseyin’in huzuruna gideriz” dedi.

    “Kerbela bir mekteptir”

    Kerbela’nın bir mektep olduğunu aktaran Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, “Bu mektep sadece Şiilerin, Alevilerin, Sünnilerin mektebi değil, bütün Müslümanların mektebidir. Kerbela’dan öğreneceğimiz çok büyük dersler var. Kerbela’da can veren, her canın bugüne hitap eden bir mesajı vardır” diye konuştu.

    Program, okunan Kur’an-ı Kerim ve ilahiler ile son buldu.

  • ”Kerbela Stadı Tarihten İzler Taşıyacak”

    Mimar Bahadır Kul, Irak’ın Kerbela şehrinde yapımına devam edilen stadyumun tasarımına yerel doku ve tarihi olayların yansıtıldığını söyledi.

    Yurtdışında ve yurtiçinde birçok spor yapısı ve stadyuma imza atan Bahadır Kul Architects (BKA) tasarımı olan Kerbela Stadyumu’nda sona yaklaşıldığı açıklandı. Mimar Bahadır Kul, Irak’ın Kerbela şehrinde bulunan stadyumun tasarımına yerel dokunun ve tarihi olaylarların yansıtılmakta olduğunu söyleyerek “Irakta yaşanan savaş sebebiyle ara verilen stadyum, bu sene itibariyle tamamlanıp faaliyete girecektir. Stadyumun 73 kapısı, Kerbela’da yaşanan tarihi trajedilerden İmam Hüseyin olayında ölen kişilerin sayısına atfedilmiştir. Stadyumun kırmızı koltukları bu olaya gönderme yapmaktadır. Kabukta seçilen beyaz malzeme ise barışı temsil etmektedir” dedi.

  • Elazığ’da ’İmam Hüseyin Kerbela’ Tiyatrosu Sahnelendi

    Çira-i Osmanlı tiyatro atölyesi, ’İmam Hüseyin Kerbela’ adlı tiyatro oyununu sergiledi.

    Türk ve İslam tarihi hakkındaki dönüm noktalarını sahneden seyircilerle buluşturmak için Çira-i Osmanlı tiyatro atölyesi, 34 kişilik kadrosuyla sahnelediği oyunda Kerbela olayını canlandırdı. Elazığ Nurettin Ardıçoğlu Kültür Merkezi’nde sahnelen tiyatroya çok sayıda izleyici katıldı. Tiyatronun yönetmenliği, yazarlığını ve aynı zamanda oyunculuğunu yapan Mahmut Yıldırım, tiyatro hakkında bilgi verdi. Karbela’nın İslam dünyası için bir dönüm noktası, en kanlı olaylardan biri olduğunu söyleyen Mahmut Yıldırım, “İslam dünyasının en trajik olaylardan biridir. Bunu bilmeyenler var. Tabi kitap okuyan bir millet olmadığımız için Karbela’yı tam anlamıyla bilmeyenler var. Biz de bu misyonu üstlendik. Bu görevi üstlendik. Sahneden seyircilerimizi nasıl bilinçlendiririz diye düşündük. İmam Hüseyin Karbela adlı oyunu yazdım, yönetiyorum ve bugün de sahneye koyacağız. Oyunumuz kapalı gişedir. İki gün boyunca seyircilerimizle birlikte olacağız. Ekibimiz 34 kişilik bir ekipten oluşuyor. Önümüzdeki günlerde tabi 2016 yılının sonlarında oyun olarak Şebi Arus ayında Mevlana ve Şemsi’yi düşünüyoruz. Hedefimiz, misyonumuz amatör bir ekipten profesyonel bir oyun çıkarmak. Profesyonel işler yapmak. Bunu yaparken de hem biz hem de seyircinin haz almasını sağlayacağız. Bizim oyunumuzdan çıkan bir seyircinin, ben bu oyundan şunu öğrendim demesi bizim için en büyük mutluluktur” dedi.