Etiket: Kentsel

  • Niğde’de Kentsel Dönüşüm Konutları Hızla Yükseliyor

    Niğde Belediyesinin Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanlığı ile birlikte yürüttüğü Kentsel Dönüşüm Projesi, tüm hızıyla devam ediyor. Birinci etap konutlarının yapımı tamamlanan projede, ikinci ve üçüncü etap inşaatları yükseliyor.

    Belediye Başkanı Faruk Akdoğan, Niğde Belediyesinin ufuk projelerinden biri olan Efendibey Kentsel Dönüşüm Alanında incelemelerde bulundu.

    2. ve 3. etap inşaatların hızla ilerlediği kentsel dönüşüm alanını, Belediye Başkan Yardımcısı Mustafa Yiğit ve diğer ilgililerle birlikte gezen Başkan Akdoğan, yetkililerden çalışmalar hakkında bilgi aldı. Başkan Akdoğan, 121 hektarlık alanı kapsayan projenin tamamının 2018 yılında tamamlanmasını beklediklerini söyledi.

    Niğde Belediye Başkanı Faruk Akdoğan, Toplu Konut İdaresi Başkanlığının (TOKİ) Niğde Belediye Başkanlığı ile birlikte sürdürdüğü Kentsel Dönüşüm ve Yenileme Projesi kapsamındaki 2. ve 3. etap inşaatlarını gezdi. Efendibey, Şehitler ve Şahinali Mahallelerini kapsayan projede 1. etap inşaatlarının tamamlandığını söyleyen Başkan Akdoğan, 2. ve 3. etap inşaatlarının da hızla yükselmeye başladığını belirtti.

    Belediye Başkanı Faruk Akdoğan, 2018 yılında projenin tamamının bitirilmesinin hedeflendiğini de ifade ederek, “Proje kapsamında çeşitli etaplarda 6 bin konut, ticari alanlar, 35 metreye varan genişlikteki bulvarlar, spor alanları, rekreasyon alanları, restoranlar, alışveriş merkezleri, okullar,camiler ve sosyal donatı alanları yer alacak” dedi.

  • Başkan Rahmi Gençer, ODTÜ’de İlçenin Kentsel Sit Alanı Hakkında Sunum Yaptı

    Ayvalık Belediye Başkanı Rahmi Gençer, Ankara’da Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde Mimarlık Bölümü Restorasyon Yüksek Lisans Programında Ayvalık’ın Kentsel SİT Alanı Analiz sunumunu yaptı.

    Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) hocaları Profesör Doktor Neriman Şahin Güçmen, Doktor Nimet Özgönül, Doçent Doktor Güliz Bilgin Altınöz ve Doktor Fuat Gökçe, Ayvalık Belediye Başkanı Rahmi Gençer’i kendilerine yaptığı “ Ayvalık’ın Kentsel SİT Alanı Analiz sunumunu” dikkatle dinlediler.

    Başkan Gençer, bu sunumun Ayvalık’ın kentsel SİT alanlarının analizinde faydalı olacağını söyledi.

  • CHP’den ’Kentsel Dönüşüm Gerçeği’ Toplantısı

    CHP İl Teşkilatı tarafından düzenlenen ‘Kentsel Dönüşüm Gerçeği’ toplantısı ile vatandaşlarla buluşan uzmanlar, sorun ve sıkıntıları dinledi.

    Yamaç Mahallesi’nde gerçekleştirilen halk toplantısına CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, 24. Dönem İstanbul Milletvekili olan Jeofizik Mühendisi ve Deprem Bilimcisi Prof. Dr. Haluk Eyidoğan, CHP Yüksek Disiplin Kurulu üyesi Avukat Saniye Barut, CHP Malatya İl Başkanı Enver Kiraz, Hekimhan Belediye Başkanı Aliseydi Millioğulları ve Arguvan Belediye Başkanı Mehmet Kızıldaş katıldı.

    İl Başkanı Enver Kiraz’ın selamlama konuşmasının ardından söz alan CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, CHP olarak kentsel dönüşümde mağdur olan vatandaşları aydınlatmaya geldiklerini belirterek, “Ne yapılabilir, ne yaparız çözüm önerisi neler bunu tartışacağız. Burada size bir taahhütte bulunamam ama sizin sorununuzu, sesinizi tüm Türkiye’ye duyururum” diye konuştu.

    Daha sonra konuşan Prof. Dr. Haluk Eyidoğan ise kentsel dönüşümlerin başlangıç sürecine değinerek, deprem gerçeğine karşılık bu uygulamanın başladığını ifade etti. Malatya’daki kentsel dönüşüm alanının yapılması sırasında bölgenin bir deprem bölgesi olduğuna dair bir raporun sunulmadığını belirten Eyidoğan, “Sizler hiçbir irade beyan etmeden, sizin adınıza Ankara’da birileri oturdu 17 kat binaları çiziverdi. 2008 yılında imzalanan protokol ile buradaki yetkililer ’13-14 bin bina yapacağız’ dediler. Acaba bir haneye kaç hane yapacaklar güzel iş, güzel ekonomi. O zaman bunun neresinde kamu hizmeti var” şeklinde konuştu. Eyidoğan ayrıca kentsel dönüşüm alanında evleri olan vatandaşların mutlaka dernekleşmeye gitmeleri gerektiğini belirterek, projenin görülmeden sözleşmelerin imzalanmamasını istedi.

    Avukat Saniye Barut da kentsel dönüşüm süreci ile ilgili hukuki boyutlarda vatandaşlara bilgiler aktardı.

  • Biner: “Kentsel Dönüşümde Süre Uzatılmalı”

    Van Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi Faruk Biner, nisan ayı bitiminde sona erecek olan kentsel dönüşüm başvurularına ilişkin açıklamalarda bulundu.

    Kentsel dönüşüm süresinin uzatılmasını isteyen Faruk Biner, “2011 yılında Van’da meydana gelen iki yıkıcı depremin ardından kentin yeniden imar edilmesi en büyük sorun olarak karşımıza çıkarken, kentsel dönüşüm yasası bu durumun düzeltilmesi için en büyük fırsat olarak ortaya çıkmıştır. Ancak kentsel dönüşüm başvuru süresi Nisan 2016 tarihinde doluyor. Süre uzatılmadığı takdirde binalarını yapmak isteyen depremzede arsa sahipleri yasadan yararlanamayacakları için büyük mağduriyetler yaşayacak. Ayrıca kentimizin lokomotif sektörü olan inşaat sektörü de bu durumdan olumsuz etkilenecek. Van’da deprem sonrası duran inşaat sektörünü teşvik ederek, sektöre katkılar sağlayan ve birçok vatandaşın sitesini yeniden yapabilmesine imkan veren kentsel dönüşümle ilgili yasal sürenin 2016 inşaat sezonu öncesi bir yıl daha uzatılması gerekmektedir. Bu sürenin uzatılması hem hak sahiplerine hem de sektörde faaliyet gösteren firmalara olumlu katkı sunacaktır. Kentsel dönüşüm kapsamında her bir daire için 100 bin TL gibi bir rakamın kent içinde ekonomiye kazandırılması, sektörün ayağa kalkmasını sağlayacaktır” dedi.

    Faruk Biner, sürenin uzatılması konusunda kent bileşenlerinin, yerel yönetimlerin ve siyasi temsilcilerin girişimde bulunmasını, ayrıca belediye tarafından halkı bilgilendirmek üzere bir birimin oluşturulması gerektiğini ifade etti. Van Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi Faruk Biner, kentsel dönüşüm uygulamasının karlı bir uygulama olduğunu, bu sürenin uzatılmasının hem halka hem de inşaat sektöründe faaliyet gösteren firmalara katkı sunacağını belirtti.

  • AK Partili Karaaslan: “Bu Proje Diyarbakır İçin Kentsel İhya Projesi”

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Samsun Milletvekili Çiğdem Karaaslan, hükümetin Diyarbakır’ın Sur ilçesinde yapacağı projelerin bir kentsel dönüşüm ya da toplu konut projesi olmadığını, projenin Diyarbakır için bir kentsel ihya projesi olduğunu kaydederek, bu projenin dünyada da örnek olacak bir proje olduğunu söyledi.

    TBMM Genel Kurulu’nda HDP Grup Başkanvekilleri Çağlar Demirel ve İdris Baluken tarafından “Sur ve Silopi için alınan ’acele kamulaştırma’ kararından doğrudan etkilenecek olan yurttaşların yaşayacağı hak gaspının ve bu kararın doğuracağı olumsuz sonuçların araştırılması” amacıyla verilen Meclis Araştırma Önergesi’ne yönelik AK Parti grubu adına konuşan Genel Başkan Yardımcısı Samsun Milletvekili Çiğdem Karaaslan, acele kamulaştırma kararıyla birlikte devletin bir yıkım yapacağı ve bu yıkımdan halkın büyük bir mağduriyet yaşayacağı yönünde bir algı oluşturulmaya çalışıldığının altını çizdi. Oluşturulmaya çalışılan bu algının doğru olmadığının altını çizen Karaaslan, “Orada yıkımı yapan terör örgütüdür ve halkı asıl mağdur eden de yine terör örgütüdür. Biz devlet olarak elbette buna acele bir çözüm üretmekle mükellefiz” dedi.

    “YIKIM KARARININ ALTINDA İMZASI OLAN DİYARBAKIR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’DİR”

    Suriçi bölgesi Diyarbakır Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 1988 yılı kararı ile birinci derece kentsel sit alanı ilan edildiğini hatırlatan Çiğdem Karaaslan, 2001 tarihinde alanın kararla da Sur’un koruma alanı olarak belirlendiğini söyledi. Riskli alandaki taşınmazların acele kamulaştırılmasına dair 2016 yılında Bakanlar Kurulu kararının Resmî Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdiğini kaydeden Karaaslan, “Bu karar ilk değildir. Diyarbakır’da daha önce de biliyorsunuz, Büyükşehir Belediyesi, Sur Belediyesi, TOKİ ve Valilik ortaklaşa olarak bir kamulaştırma kararı almıştır 3 mahallemizde Alipaşa, Lalebey ve Cevatpaşa. Burada gerçekten bir eş güdüm ve iş birliği hâlinde bu çalışma yürütülmüştür. Hatta daha da enteresan bir şey söyleyeyim, burada sahadaki görüşmeleri yapan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’dir, yıkım kararının altında imzası olan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’dir. Yıkıma başlayan da yine Büyükşehir Belediyesi’dir. Bugün Büyükşehir Belediye Başkanımız da HDP sıralarında, milletvekili olarak aynı Meclis çatısı altındayız. Ben şimdi sormak istiyorum bugün ne değişti? Bugün orada terörden dolayı yaşanan büyük bir mağduriyet var. Bundan henüz birkaç yıl önce bu kararın altına imza atan, bu iş birliğinin önemli aktörlerinden biri olan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ve aynı grubun temsilcileri bizim karşımızda çok farklı bir argümanla duruyorlar, ‘devlet burayı yıkacak. acele kamulaştırma kararı bunu ifade eder’ anlamı yüklüyorlar bu çalışmaya. Fakat bu kesinlikle gerçek dışıdır” diye konuştu.

    “DİYARBAKIR’DA YÜRÜTTÜĞÜMÜZ VE YÜRÜTECEĞİMİZ ÇALIŞMA BUGÜNÜN ÇALIŞMASI DEĞİLDİR”

    Diyarbakır’ın Sur ilçesi sınırları içerisinde bulunan Suriçi bölgesinin tarihi özelliğini kaybederek çöküntü alanı hâline gelmesi, zemin üzerindeki yapılaşma nedeniyle can ve mal kaybına yol açma riski taşıdığı gerekçesiyle Suriçi bölgesi ile tarihi Sur koruma bandını kapsayan yaklaşık 187 hektar alanın 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında 4/11/2012 tarih ve 28457 sayılı Resmî Gazete’de yayınlanarak Bakanlar Kurulu kararıyla riskli alan ilan edildiğini belirten Karaaslan, “Yani Diyarbakır’da bugün bizim yürüttüğümüz ve yürüteceğimiz çalışma bugünün çalışması değildir. Aslında bu çalışma bizim 61’inci Hükûmet Programı’mızda da yer almakta, Suriçi’yle ilgili çalışma özellikle 2009 yılında biraz önce bahsettiğim TOKİ, belediye, valilik iş birliğiyle yürütülen çalışma var ve orada belli bir aşamaya da gelindi. 2012 yılında Diyarbakır Suriçi riskli alan ilan edildi. Hükümetimizin büyük çabasıyla birlikte Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri UNESCO Dünya Miras Listesi’ne girmiştir ve inşallah önümüzdeki dönemde bizim bu konuyla ilgili, bu alanın genişletilmesiyle ilgili çalışmamız devam edecek. Diyarbakır’da Suriçi bölgesine ait ilk koruma amaçlı imar planı 1990 yılında hazırlanmıştır. Fakat bu korumu planı Suriçi’ni korumamış ve sorunlarına çözüm üretmekte yetersiz kalmıştır. O amaçla Büyükşehir Belediyesi Meclis kararıyla 2008 yılında bu plan askıya alınmış ve yeni koruma amaçlı imar planı hazırlanmıştır. 2012 yılında Koruma Bölge Kurulu’nun uygun görüşüyle Sur Belediye Meclisi ve Diyarbakır Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından onaylanarak yürürlüğe girmiştir. Peki, biz bugün bu koruma planının ötesinde bir şey söylüyor muyuz? Hayır. O zaman ben neye karşı çıkıldığının, hangi argümanla birlikte devletin burayı yıkacağının ve halkı mağdur edeceğinin daha detaylı olarak bizlerle paylaşılmasını rica ediyorum çünkü anlamakta gerçekten güçlük çekiyorum” şeklinde konuştu.

    “KIRKLAR DAĞI’NIN KALBİNE SAPLANAN O HANÇERLERİN HESABINI KİM VERECEK”

    1/5.000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planının kentsel sit olarak koruma altına alınan Suriçi bölgesinin yanı sıra, surların dışında kalan sur koruma bandını da kapsadığının altını çizen Karaaslan, “Parsel ölçeğinde, avlulu düzende yapılaşma önerilerinin, geçmişe ilişkin elde edilebilen veriler ve güncel tespitlerle elde edilen bütün verilerin kullanılarak yeni bir plan geliştirilmesi öngörülmüştür. Yani, Diyarbakır hepimizin şehridir ve bu şehrin kadim değerlerini korumak hepimizin görevidir, bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Sadece Suriçi de değil, On Gözlü Köprü’süyle, Dicle’siyle, Kırklar Dağı’yla Diyarbakır hepimizindir. Ben şunu da sormak istiyorum, Kırklar Dağı’nda Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nden ruhsat alınarak yapılan o hançerlerin, Kırklar Dağı’nın kalbine saplanan o hançerlerin hesabını kim verecek?” ifadelerini kullandı.

    “BİZ TARİHİ DOKUYU KORUYACAĞIZ AMA AYNI ZAMANDA İNSANIMIZIN HAK VE HUKUKUNU KORUYACAĞIZ”

    Sur’da tarihi dokunun korunacağını ifade eden Karaaslan, “Öncelikle alandaki kaçak, sağlıksız ve güvensiz yapıların yıkılarak yöresel mimariye uygun yapılanması, alanın tarihi ve kültürel değerlerinin ön plana çıkarılması, tıpkı bizim diğer 80 ilimizde yapacağımız gibi ve bugüne kadar yaptığımız gibi, medeniyetimizin, o kadim kültürümüzün bize bıraktığı bütün mirası tekrar gün yüzüne çıkartacak bir çalışma bizim öncelikli hedefimizdir, bundan asla vazgeçilmeyecektir. Alan içinde bulunan tarihi ve kültürel değerlere sahip, başta surlar olmak üzere pek çok tarihi köşk, konak, kilise, cami, han, hamam, anıt gibi yapılar restore edilerek kente tekrar kazandırılacaktır. Biz tarihi dokuyu koruyacağız ama aynı zamanda insanımızın hak ve hukukunu koruyacağız; bu ikisinden de asla bu projelerde taviz vermeyeceğiz. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Sağlıklı ve güvenli yaşam alanlarında çocuk yetiştirmek herkesin hakkı, en çok da Diyarbakır’da bu işin cefasını en çok çeken vatandaşlarımızın hakkı. O yüzden inşallah önümüzdeki dönemde yapılacak bu projelerle birlikte mutlaka bu alanlar daha yaşanabilir mekânlar olarak ama hafızayı silmeden, ama izleri silmeden ki, hiçbirimizin öyle bir niyeti yok, çünkü bu bildiğimiz anlamda bir kentsel dönüşüm projesi değildir, bu bir toplu konut projesi asla değildir. Bu Diyarbakır için bir kentsel ihya projesidir ve inşallah, sadece Türkiye’de değil, dünyada da bu konuda örnek olacak bir projeyi imza atacağız. Eğer burada diyalog ortamının daha da geliştirilmesi gibi bir öneri varsa, bu öneriyi kesinlikle kabul ederiz ve bu konuda söz söyleyecek sivil toplum örgütlerinin, odaların, aynı zamanda, sadece mimarlar mühendisler değil, sanat tarihçilerinin, şairlerin, yazarların, o şehrin bütün söz sahiplerinin bir araya gelip konuşmasından yana hiçbirimizin bir çekincesi yok. Bu proje hepimizin projesi, bu proje tüm Türkiye’nin projesidir. Bu hassasiyete hepimizin sahip olduğunu bir kez daha bilmenizi isterim. Halkların Demokratik Partisi’nin verdiği önergeyle alakalı olarak zaten hükümetimiz ve ilgili bakanlıklarımız gerekli çalışmaları yapmış bulunmaktadır. Dolayısıyla, şu anda konuyla alakalı Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından alınması gereken ivedi bir tedbir ya da araştırmaya ihtiyaç duyulmamaktadır. İhtiyaç duyulması hâlinde AK Parti Grubu olarak zaten bizler derhâl harekete geçecek kadar bilinçliyiz” açıklamasında bulundu.

    HDP’LİLERİN “HAYALCİ” SATAŞMALARINA ANLAMLI CEVAP

    Konuşması esnasında HDP’li milletvekillerinin kendisini hayalci olmakla suçlayan sataşmalarına cevap veren Karaaslan, “Evet, ben bir hayal kuruyorum çünkü her şey hayal kurmakla başlar. Ben, Diyarbakır sokaklarında çocukların hiç korku duymadan özgürce dolaşabildiğini hayal ediyorum, seksek oynadığını hayal ediyorum; kadınların, çocukların, gençlerin çok daha sağlıklı yaşam alanlarında hep birlikte olduğunu hayal ediyorum. Bu da herhalde bir sorun teşkil etmese gerek. Biz, bütün grubumuz olarak her zaman Diyarbakır’dayız, Silopi’deyiz, bütün bölgedeyiz. Bu perşembe ve cuma günü de inşallah yine bölgede çok kalabalık bir heyet olarak oradayız. Dolayısıyla, her şey hayal kurmakla başladığı gibi, çok çalışmayla ve üstün bir irade göstermekle de başarıya ulaşır, onu gösterecek tek parti de AK Parti’dir” dedi.