Etiket: Keneden

  • 10 gün içinde keneden üçüncü ölüm (2)

    Sivas’ta Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı şüphesiyle tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden şahıs toprağa verildi.

    İstanbul’da yaşayan ve yaz tatilini geçirmek için Yıldızeli ilçesine bağlı Aslandoğmuş köyüne gelen Cemal K.’nin vücuduna yaklaşık 1 hafta önce kene yapıştı. Bir süre sonra rahatsızlanan Cemal K. yakınları tarafından Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi’ne getirildi. KKKA şüphesiyle tedavi gören Cemal K., burada yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Yakınları tarafından morgdan alınan cenaze defnedilmek üzere Aslandoğmuş köyüne götürüldü. Burada kılınan cenaze namazının ardından kireçlenen mezarlığa tabut ile birlikte Cemal K.toprağa verildi.

    Cemal K.’nın eniştesi Rıza Şengül,” Çarşamba günü hastaneye gidiyor acilden giriş yapıyor. Acilden giriş yaptığı için yoğun bakıma alıyorlar. Cumartesi günü ölüyor. Hastanenin koymuş olduğu teşhis KKKA şüphesi ama kesin bir bilgi verilmedi. Kırım Kongo’ya göre hareket ettik. Rahmetlinin vücudunda herhangi bir kene izine rastlanılmadı ama kene ısırmış mikropla veya elle bir yerden bulaşmış olabilir” dedi.

    Havaların ısınmasıyla birlikte Sivas’ta KKKA şüphesiyle tedavi görüp hayatını kaybedenlerin sayısı 3’e yükseldi. Yaklaşık 10 gün önce Koyulhisar ilçesinde 1’i çocuk 2 kişi kene ısırması sonucu tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetmişti.

  • 18 yaşındaki genç keneden can verdi

    Sivas’ın Zara ilçesinde kenenin ısırdığı 18 yaşındaki genç, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) şüphesiyle kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.

    Edinilen bilgiye göre, Sehel ve Hamdi Bozok çiftinin 5 çocuğundan en küçüğü olan Yusuf Bozok’un boynuna 10 gün önce ensesine kene yapıştı. Bozok, ensesine yapışan keneyi kendisi çıkardı. Aradan geçen birkaç gün sorası gençte halsizlik, mide bulantısı ve göstermeye başladı. Yakınları tarafından Zara Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Bozok, KKKA şüphesiyle 3 Mayıs’ta sevk edildiği Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Servisi’nde tedavi altına alındı. Bozok burada yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak dün hayatını kaybetti. Ailesine teslim edilen Bozok’un cenazesi Baharşeyh köyünde toprağa verildi.

    CÜ Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Aynur Engin, Yusuf Bozok’un hastaneye getirildiğinde durumunun ağır olduğunu belirterek, “Hastamızı dün yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Şuan hastanemizde tedavi gören 1 hastamız daha var. Vatandaşlarımız bu gibi durumlarda keneyi kusturmamak gerekiyor. Çıkarmaya çalışmak yerine en yakın sağlık kuruluşuna gitmeleri doğru olur” dedi.

  • Keneden korunma yolları

    İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi Acil Tıp Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Şükrü Gürbüz, kene ısırmasına karşı alınması gereken önlemler konusunda uyarılarda bulundu.

    İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi Acil Tıp Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Şükrü Gürbüz kene ısırığının belirtileri, kenelerin neden olduğu hastalıklar, ülkemizde hangi bölgelerde görüldüğü ve kene ısırığından nasıl korunmamız gerektiği gibi merak edilen konular hakkında açıklamalarda bulundu.

    Kene ısırmasının belirtilerine değinen Yrd. Doç. Dr. Gürbüz “Kene ısırması ve sonucunda meydana gelen hastalık, kenenin kendisini direk ısırdığı yerde görülebileceği gibi kene ısırmasını takiben 10 gün içerisinde ateş, titreme, baş ağrısı, bulantı, halsizlik, vücutta yaygın kas ağrıları ve kanamalarla da farkına varılabilir” şeklinde konuştu.

    “Yaklaşık 800 hastalığa sebep olabilirler”

    Kenelerin birçok hastalığa neden olduğunu aktaran Dr. Gürbüz “Birçok bakteri, virüs, parazit, mantar ve solucan kökenli yaklaşık 800 hastalığa sebep olabilirler. Alerjik reaksiyonlara da yol açabilirler. Oluşturduğu en tehlikeli hastalıklardan biri Kırım Kongo Kanamalı Ateşidir (KKKA). Bu hastalık ülkemizde ölüme sebebiyet veren olgular görülmesine neden olmuştur. Dünyada kırım Kongo kanamalı ateşine bağlı ölüm oranı yüzde 15-30 arasındayken bizim ülkemizde yüzde 5’tir” ifadelerini kullandı. Sözlerine kene virüsünün bulaşma yollarını anlatarak devam eden Gürbüz ”Virüsü taşıyan kenelerin insan vücuduna tutunması, virüsü taşıyan kenelerin çıplak el ile ezilmesi, KKKA virüsünü taşıyan hayvanların kan, doku ve diğer vücut sıvıları ile temas edilmesi, KKKA hastalarının kan ve diğer vücut sıvıları ile temas edilmesi ile bulaşabilmektedir” dedi

    Türkiye’deki riskli bölgeler

    Dünyanın her bölgesinde kenelerin bulunduğunu söyleyen Yrd. Doç. Dr. Gürbüz, “Virüs taşıyan keneler ülkemizde Karadeniz iklimi ile step ikliminin kesiştiği bölgelerde bulunurlar. Bu tür keneler bodur meşelik alanları ve yaban hayvanların bulunduğu yerleri tercih ederler. Türkiye’de virüs taşıyabilen keneler için esas odak noktaları özellikle Çorum, Tokat, Amasya, Yozgat, Çankırı, Gümüşhane, Sivas, Kastamonu, Tunceli, Bingöl, Karabük, Samsun, Artvin ve Erzurum’dur. Kırsal alanda yaşayan, pikniğe giden, tarım ve hayvancılıkla uğraşan herkes kene ısırması açısından risk altındadır” ifadelerini kullandı.

    “Sigara basmak, kolonya, gaz yağı, eter dökmek gibi yöntemlerden kaçınılması gerekir”

    Kene ısırığının ağrısız olduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Gürbüz, “Kenenin vücutta tutunduğu sırada parçalanmaması, patlatılmaması gerekmektedir. Halk arasında uygulanan vücuda tutunmuş kenelerin üzerine sigara basmak, kolonya, gaz yağı, eter dökmek gibi yöntemlerden kaçınılması gerekir. Kenelerin parçalanmadan ve patlatılmadan bir an önce çıkarılabilmesi için en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gerekmektedir. Sağlık kuruluşuna başvurana kadar da keneye dokunulmamalıdır” dedi. Kenenin ısırdığı kişinin 1 saatte ulaşabileceği bir sağlık merkezine gitmesi gerektiğini bu imkan yoksa nasıl müdahalelerle çıkarılması gerektiğini aktaran Gürbüz ”Ucu ince bir cımbız yardımıyla, kenenin vücuda en yakın noktasından (kan emdiği hortumdan) nazikçe ve sağlam bir şekilde kavrayıp çekerek keneyi çıkarabilirsiniz. Daha sonrasında on gün içerisinde ateş, titreme, baş ağrısı, bulantı, halsizlik, vücutta yaygın kas ağrıları ve kanamalar görülmesi durumunda en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gerekmektedir” şeklinde konuştu.

    “Kenelerin vücuda girebileceği yerlerin kapatılması gerekmektedir”

    Son olarak kene ısırığından nasıl korunmamız gerektiği konusunda tavsiyelerde bulunan, Yrd. Doç. Dr. Gürbüz, “Mümkün oldukça hayvan barınakları, doğal alanlarda kaçınılması gerekmektedir. Bu yerlere giden kişiler mümkün olduğunca kenelerin fark edilmesi için açık renk kıyafet giymelidir. Kenelerin vücuda girebileceği yerlerin kapatılması gerekmektedir. Doğal ve piknik alanları dönüşünde vücut ve elbiseler kene yönünden kontrol edilmeli ve kene varsa uygun şekilde uzaklaştırılmalıdır. Hayvanlar üzerinde bulunan kenelere çıplak elle dokunulmamalıdır ve eğer dokunulacaksa mutlaka eldiven ve önlükler kullanılmalıdır” diyerek sözlerini noktaladı.

  • Keneden Ölümleri Bitirecek İlk Milli Aşı Belgesel Oldu

    Türkiye’nin ilk milli aşısı, “Dünyanın Beklediği Aşı” adlı belgesel ile TRT Belgesel ekranlarında izleyiciyle buluşacak.

    Türk Bilim adamları 5 yıllık çalışmanın sonunda dünyanın beklediği ve ilk milli olan aşıyı ürettiler. Aşının üretim aşamasının tüm aşamaları ise TRT Belgesel ekibi tarafından kayıtlara geçirildi. Dünyanın beklediği aşının belgeseli bu akşam TRT Belgesel ekranlarına gelecek

    İnsanlara kenelerden bulaşan KKKA virüsü, halen dünyada başta Ortadoğu ve Balkanlar olmak üzere 50 dolayında ülkede görülüyor. Hastalığa yakalananlarda ölüm oranı Ortadoğu ülkelerinde yüzde 40’larda görülürken, virüs ile yoğun bir mücadele veren Türkiye’de bu oran yüzde 8’in altında. Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aykut Özdarendeli, başkanlığında aşı geliştirme ekibi, beş yıllık bir çalışmanın sonunda geliştirdikleri aşıyı 2015 yılı sonunda insanlarda deneyerek başarılı sonuca ulaştı. Faz -1 olarak adlandırılan çalışma sonunda Kırım Kongo kanamalı ateşi aşısı 60 deneğe vuruldu. Prof. Özdarendeli, aşıyı ilk olarak kendi vücudunda denedi.

    Kısa süre sonra Faz-2 ve Faz-3 olarak adlandırılan ve daha çok insan üzerinde uygulandıktan sonra aşı ticari olarak piyasaya sürülecek. Piyasaya çıktığında KKKA aşısı Türkiye’nin tamamen kendi imkanları ve kendi bilim insanlarıyla gerçekleştirdiği ilk milli aşı olarak tıp tarihine yazılacak. Aşının Avrupa patenti Türkiye adına tescil edildi. Sağlık Bakanlığı, Tübitak ve üniversiteler olarak üçlü bir yapıyla yürütülen çalışma TRT tarafından belgesel olarak hazırlandı. Yönetmenliğini Mustafa Metin’in yaptığı belgeselin ilk gösterimi bugün saat 22:10’da TRT Belgesel’de ekranlara gelecek. Belgeselin tekrarı ise 21 Şubat Pazar günü saat 19:40’ta TRT belgesel kanalında yayınlanacak.