Etiket: Kendisi

  • Uyuşturucuyu kargoyla gönderdi, kendisi otobüsle geldi

    Bursa’da kargoyla uyuşturucu sevkıyatı yapan iki kişi yakalandı.

    Emniyet ekipleri, Bursa’ya kargoyla esrar getirileceği istihbaratını aldı. Gerekli araştırmaların ardından operasyonu başlatan ekipler, doğu illerinden Orhangazi ilçesine gelen tütünlerin içine saklanmış 17 kilo esrar olduğunu belirledi. Kargoyu almaya gelen 53 yaşındaki N.Y. (63) gözaltına alındı. Tütün poşetlerinin içine gizlenmiş halde bulunan uyuşturuculardan haberi olmadığını iddia eden N.Y, kargoyu gönderen şahsın tütüncü dükkanı olduğunu, ona iyilik yapmak için kargosunu almaya geldiğini söyledi.

    Ekipler, kargoyu gönderen M.K.’nin (35) Orhangazi’ye dönmek için otobüse bindiğini tespit etti. Terminalde tertibat alan Uyuşturucu ile Mücadele Şube Müdürlüğü ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekipleri, M.K.’nın otobüsü gelir gelmez harekete geçti. M.K.’nın üzerinden aynı kargodaki gibi tütüne sarılmış bir kilo esrar ele geçirildi.

    Emniyetteki ifadesinde uyuşturucuyu kendisinin gönderdiğini itiraf eden M.K., N.Y.’nin olayla bir alakası olmadığını söyledi. Tütün işi yapan zanlının esrarı kokusu belli olmasın diye tütüne sardığı belirlendi.

    Gözaltına alınan şahıslar, emniyetteki ifadelerinin ardından mahkemeye sevk edildi.

  • Paramotoru kendisi imal etti, şimdi kuşlar gibi uçuyor…(Özel Haber)

    Bursalı makine teknikeri Sebahattin Çetin, uçmak için kendine paramotor imal etti, gökyüzünde kuşlar gibi uçuyor. Birkaç dakika içinde havalanıp 260 kilometre yol kateden Sebahattin Çetin, seri üretim yapmak istediğini ancak cihazı için “uçmaya elverişli belgesi” verecek kurum olmadığını söyledi.

    Uçma tutkunu olan Bursalı makine teknikeri Sebahattin Çetin, hayaline kavuşabilmek için kendi imkanlarıyla paramotor imal ederek bir ilke imza attı. Türkiye’de daha önce birkaç kişinin yurt dışından getirerek uçtuğu paramotoru kendi imkanlarıyla yapmayı başaran Çetin, şimdi “Türk Yıldızı” adını verdiği paramotorla hem kendisi uçuyor hem de isteyen arkadaşları ve dostlarına bu heyecanı tattırıyor.

    Yamaç paraşütüne takılan motorla havalanan ‘paramotor” iki kişiyle 260 kilometre yol alabiliyor. Bursa’nın bir ucundan diğerine 10 dakikada giden, Uludağ’a ise 15-20 dakikada varan Sebahattin Çetin, bu aracın seri üretimini yapmak isteğini, büyük firmaların kendine yardımcı olduğu takdirde bunu başarabileceğini söyledi.

    Havacılığa 17 yaşında başladığını ifade eden Sebahattin Çetin, “Bulgaristan’da lise okurken benim hocam akrobasi pilotuydu. O hocamın sayesinde ben de onunla uçarak havacılığa ilk adımımı attım. İlk uçuşumdan sonra havacılığı unutamadım. İnsan bir defa uçtuğu zaman bir daha o keyfi unutamıyor. İlk uçuşumun üzerinden yıllar geçti. 1991 yılında Bulgaristan’dan Türkiye’ye göç ettim. Bu tarihten sonra “nasıl uçabilirim” diye düşünmeye başladım. Araştırmaya başladım. Daha sonra paramotoru keşfettim. Paramotor kullanımı Avrupa’da yıllar önce başlamış ama Türkiye’de yoktu. 2005 yılında kendi paramotorumu yaptım, 2006 yılında da ilk uçuşumu gerçekleştirdim. Benim paramotor yaptığım yıllarda ülkemizde kimsede yoktu. Yurtdışından getiren birkaç kişi de vardı. İlk defa 2006 yılında yerli paramotoru ben yaptım. Bursa’da ilk uçtuğumda çok ilgi gördü, o yıllarda hiç kimse Bursa semalarında böyle bir şey görmediği için insanlar garipsedi. Yapmış olduğum bu aletle en uzak gittiğim mesafe 260 kilometre, Bursa şehir merkezinden kalkıp Uludağ’ın zirvesine 15-20 dakikada çıkabiliyorum. Bu mesafeye araçla çıkmak istenildiğinde 1,5 saat sürüyor” dedi.

    “Paramotora Türkiye’de uçuşa elverişli belgesi verecek kurum yok”

    Paramotor’un seri üretimini de yapmak istediğini söyleyen Çetin, “Çünkü ülkemizde bunu üreten kimse yok. Ben üretmek istiyorum. Ancak Türkiye’de “paramotora uçuşa elverişlidir” raporu verecek bir kuruluş yok. Nasıl ki zamanında Vecihi Hürküş, uçak yapmış, uçuşa elverişli belgesi almamışsa hala günümüzde de böyle bir kuruluşumuz yok. Ben bu aracın seri üretimini yapabilmek için yurtdışına götürmeliyim. Orada izin belgelerini alıp prosedür sonrası seri üretimini yapabiliyorum. Ancak Bilim Sanayi Teknoloji Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı, Ekonomi Bakanlığı, Savunma Bakanlığı elimizden tutsa bir çok

    sıkıntıyı aşabiliriz. İddia ediyorum, seri üretimini yapabilirim. Benim seri üretime geçecek bütçem yok. Ama bir firma yardımcı olursa, bu aracın seri üretimini yapabilirim. Türkiye’de bu araçların bir imalatı yok” şeklinde konuştu.

  • 4 yıl önce annesinin öldüğü kavşakta bu defa kendisi öldü

    Düzce’de D-100 üzerinde meydana gelen kazada kadın sürücü kahveye daldı. Kazada 1 kişi öldü, 9 kişi yaralandı. Köylüler ise yolu odun ve koltuklarla trafiğe kapattı.

    Kaza, öğle saatlerinde Düzce’nin Gümüşova ilçesi Elmacık Kavşağı’nda meydana geldi. Filiz Ö. idaresindeki 81 DP 366 plakalı otomobil kavşakta, önündeki araca vurmamak için yavaşlayan Erdal K.’nin kullandığı 81 AS 761 plakalı otomobile arkadan çarptı. Çarpışmanın etkisiyle savrulan Filiz Ö.’nün kullandığı otomobil, yol kenarındaki kıraathane önünde oturanlara çarptı. Kazada otomobillerinde bulunan Fatma Ş., Özlem ve Anıl E., Muhammed Emin G., Zeynep R., Yağmur Ö. ile kahve önünde oturan Ertuğrul Özcan ve Alaaddin Y. yaralandı. Yaralılar, ambulanslarla çevrede bulunan hastanelere kaldırıldı. Kahve önünde oturan Ertuğrul Özcan, kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Kazada hayatını kaybeden Ertuğrul Özcan’ın 4 yıl önce de yine aynı kavşakta meydana gelen kazada annesi Sevgi Özcan’ı kaybettiği ortaya çıktı.

    Vatandaşlar yolu kapattı

    Kazanın ardından vatandaşlar, kavşağın kontrolsüz olduğunu ve çok sayıda kaza yaşandığını ileri sürerek D-100 karayolunun her iki yönünü de koltuk ve odunlarla ulaşıma kapattı. Uzun süre araç geçişine izin verilmezken, vatandaşlar Kaymakam İsmail Sündük’ü olay yerine davet etti. Kaza yerine gelen Gümüşova Kaymakamı İsmail Sündük, kavşakta ışıklandırma çalışması yapılacağının sözünü verdi. Yol uzun süren ikna çabalarının ardından tekrar trafiğe açıldı.

  • Özel harekatçı baba, oğlunun şehit olduğu haberini eşine kendisi verdi

    Mardin’in Derik ilçesinde PKK’lı teröristlerce düzenlenen bombalı saldırıda şehit olan özel harekat polis memuru Ahmet Demir’in (22) Kütahya’nın Çavdarhisar ilçesindeki köyünde yas var.

    PKK’lı teröristlerce yola döşenen el yapımı patlayıcının zırhlı polis aracının geçişi sırasında infilak ettirilmesi sonucu 2 arkadaşıyla şehit düşen Demir’in acı haberi, önce kendisi gibi özel harekatçı olan ve İstanbul’da görev yapan babası Mehmet Ali Demir’e (49) iletildi.

    Baba Demir, görev yaptığı İstanbul’dan Kütahya’nın Çavdarhisar ilçesine bağlı Tepecik köyüne gelerek, eşi Hanife’ye acı haberi kendisi bildirdi.

    Şehidin köyündeki evine Türk bayrakları asılırken, burada toplanan vatandaşlar, Kur’an okuyarak dua etti.

    Çavdarhisar Kaymakam Vekili Muhammed Zennur Karasu ve Kütahya Emniyet Müdürü Hasan Çevik, köye gelerek baba Demir’e taziyede bulundu.

    Mehmet Ali Demir, kendisinin şehit olmak istediğini ifade ederek, “Kendimin şehit olacağını düşünerek al bayrak almıştım. Ancak şehit olmak Ahmet’ime nasipmiş. Dik duracağız ve hainleri sevindirmeyeceğiz. Vatan uğruna ölen varsa vatandır.” dedi.

    Bekar olan şehit polis Demir’in, iki yıldır özel harekat polis memuru olarak Tunceli’de görev yaptığı, geçici görevle Mardin’de bulunduğu öğrenildi.

    Şehit polis Ahmet Demir’in cenazesinin, bugün Tepecik köyünde defnedileceği bildirildi.

    Mardin’in Derik ilçesinde Kızıltepe-Viranşehir karayolunun Denktaş Mahallesi yakınlarında PKK’lı teröristlerce yola döşenen el yapımı patlayıcı, göreve giden personelin naklini sağlayan zırhlı polis aracının geçişi sırasında infilak ettirilmiş, patlamada araçta bulunan 3 polis şehit düşmüştü.

  • Simitle yüzerken göle düşen kızını kurtaran baba kendisi boğuldu

    Konya’nın Beyşehir ilçesinde, serinlemek amacıyla Karaburun plajına 3 yaşındaki kızıyla birlikte girerek yüzen baba, tutunduğu simit üzerinden suya düşerek çırpınan çocuğunu kurtarma mücadelesi verirken kendisi boğuldu.

    Edinilen bilgiye göre, Konya’da oturan 30 yaşındaki Ümit Akyıl eşi ve 3 yaşındaki çocuğu Sebahat ile tanıdıkları olan 2 aile ile birlikte sabah saatlerinde piknik yapmak üzere Beyşehir’in Üstünler Mahallesi’ndeki Karaburun plajına geldi. Burada piknik yapan aile fertleri, serinlemek amacıyla göl sularına girdi. 3 yaşındaki çocuğu Sebahat ile beraber lastik simite tutunarak kıyıdan 100 metre kadar uzaklaşan baba Akyıl, çocuğunun simitten kayarak suya düşmesi üzerine ne yapacağını şaşırdı. Görgü tanıklarının anlattığına göre, birkaç defa suya dalarak boğulmak üzere olan çocuğunu çıkararak simidin üzerine tekrar koymaya çalışan baba Akyıl, gücü tükenince göl sularında gözlerden kayboldu. Bu esnada, babasının kurtarmaya çalıştığı çocuğu boğulmaktan kurtarmak amacıyla kıyıdan açılan alana yeğenleriyle birlikte yüzmek için geldiklerini anlatan gençlerden Mehmet Emin Baş ve arkadaşı Hasan Kılınç da tutmayı başardıkları çocuğu kıyıya kadar çekerek ölümden kurtardı.

    Çocuğu boğulmaktan son anda kurtaran ve fenalaşan iki genç, adrese gelen ambulansla Beyşehir Devlet Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Ardından taburcu edildi.

    Kızını kurtarmak isterken kendisi göl sularında gözlerden kaybolan baba Ahmet Akyıl’ın cansız bedeni ise plaja gelen Konya Büyükşehir Belediyesi ve Beyşehir Belediyesi’nde görevli arama kurtarma ve itfaiye ekipleri tarafından Beyşehir Gölü Jandarma Asayiş Botu ve jandarma ekipleri nezaretinde, kıyıdan yaklaşık 150 metre açıklıktaki yaklaşık 2,5 metre derinlikte yapılan su altı dip aramasının ardından bulundu. Bir botla kıyıya getirilen Akyıl, ambulansa alınarak sağlık ekipleri tarafından müdahalede bulunuldu. Yaklaşık bir saat su altında kalan ve sudan çıkarıldıktan sonra kalp masajı ile duran kalbi yeniden çalıştırılan Akyıl, kaldırıldığı Beyşehir Devlet Hastanesi Acil servisinde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

    Akyıl’ın cenazesi otopsi yapılmak üzere hastane morguna kaldırıldı. Eşinin de 5 aylık hamile olduğu öğrenilen Akyıl’ın ölümü, birlikte geldikleri arkadaşlarının da sinir krizi geçirmesine yol açtı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.