Etiket: Kendinizi

  • “Kendinizi yenilemezseniz, dünyaya ayak uydurmazsanız”

    Dünyanın ve Türkiye’nin en büyük melek yatırımcı ağlarından Keiretsu Forum, ‘Gelişen ekonomilerde verimli bir startup ekosistemi sistemi nasıl oluşur?’ konulu bir konferans düzenledi. Keiretsu Forum İsrail Başkanı Danny Arazi, konferans konuşmasında, “Girişimlerin yerel kültürleri iyi tanıması gerekiyor. Bunun yanı sıra kendinizi yenilemezseniz, dünyaya ayak uydurmazsanız er ya da geç fakirleşirsiniz” dedi.

    Hem Türkiye’de hem de dünyada melek yatırımcılığın önemli şirketlerinden Keiretsu Forum, Türkiye’de startup ekosistemini geliştirmek için attığı adımlara bir yenisini daha ekledi. Keiretsu Forum Türkiye, bu kapsamda ‘Gelişen ekonomilerde verimli bir startup ekosistemi sistemi nasıl oluşur?’ konulu bir konferans düzenledi. İş dünyasının ve Keiretsu Forum Türkiye üyelerinin yoğun ilgi gösterdiği etkinliğe, Keiretsu Forum İsrail Başkanı Danny Arazi ve Keiretsu Forum Israil’in yatırımları arasında yer alan Smarter TV’nin Kurucu Ortağı ve CEO’su Elad Hollander konuk oldu.

    Keiretsu Forum Türkiye Genel Müdürü Esra Talu ev sahipliğinde gerçekleşen etkinlikte Keiretsu Forum İsrail Başkanı Danny Arazi, “Artık yeni bir dünyada yaşıyoruz. Teknoloji hayatımızın her alanında yer alıyor. Dünyadaki ve ülkemizdeki sorunları iyi analiz etmemiz ve başta yaşadığımız çevre için olmak üzere en uygun çözümleri üretmemiz lazım. Bu anlamda girişimlerin yerel kültürleri iyi tanıması gerekiyor” dedi.

    “Girişimler yerel kültürleri ve pazarları iyi tanımalı”

    Doğru zamanda doğru adımları atmanın önemine vurgu yapan Arazi, “Güçlü ekonomilerde yıllar içinde kendini yenileyebilen şirketler ayakta kalıyor. Google, Apple, Amazon, Facebook gibi dev firmaların başlangıçta küçük ölçekli operasyonlar olduklarını hatırlamak lazım. Bizlerde melek yatırımcı ağları olarak küçük ve yerel startup’ların dostuyuz. Ancak burada önemli bir konu var ki o da girişimlerin yerel kültürleri iyi tanıması gerekiyor. Bunun yanı sıra kendinizi yenilemezseniz, dünyaya ayak uydurmazsanız er ya da geç fakirleşirsiniz. 30 yıl önceki ekonomi dinamikleri ile bugünkü dinamikler arasında dağlar kadar fark var” dedi.

  • Prof. Dr. Nabi Avcı: “Yalnız kalmaya kendinizi alıştırın”

    Sakarya Büyükşehir Belediyesi Nisan Kültür Sanat Etkinlikleri Prof. Dr. Nabi Avcı’nın ‘Kültüre ve İrfana Dair Gençlerle Başbaşa’ isimli konferansı ile devam etti.

    Ofis Sanat Merkezinde (OSM) gerçekleştirilen programa Prof. Dr. Mustafa İsen, Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı İbrahim Aktürk, öğrenciler ve çok sayıda sanat dostu katıldı. Programın açılış konuşmasını yapan Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı İbrahim Aktürk, “Büyükşehir Belediyesi Kültür İşleri Dairesi olarak 2010 yılından bugüne kültür sanat dostlarının katkılarıyla birbirinden nitelikli ve kıymetli etkinliklerle buluşmanın sevincini yaşıyoruz. Düzenlemiş olduğumuz konferanslar, paneller, söyleşiler, konserler, sergiler ve kültür sanatın geniş yelpazesiyle devam eden etkinliklerimiz ile Türkiye’nin ve zaman zaman farklı dünya ülkelerinin sanatkâr şahsiyetlerini sizlerle buluşturmaya devam ediyoruz, edeceğiz” dedi.

    Kültür sanat faaliyetlerinin sessiz devrimin kültür ayağını gösterdiğini belirten Prof. Dr. Nabi Avcı, “Son zamanlarda Belediyelerimiz kültür sanat faaliyetlerine ciddi emek harcıyorlar. Kültürün demokratikleşmesine, tabana yayılmasına önemli bir katkı sağlıyorlar. Bu bizim başka alanları da katarak söylediğimiz sessiz devrim tanımına çok uyan bir şeydir. Kültür sanat faaliyetleri sessiz devrimin kültür ayağını gösteriyor. Konuşma sanatı olduğu gibi dinleme sanatı denen bir şey de var. Konuşma bozukları ilgili birçok kurs var ama dinleme bozuklukları ile ilgili bir kurs yok. Konuşma bozuklukları ile ilgili dilsizlik, kekemelik, pelteklik gibi bunlara benzer birçok tabir var ama dinleme bozukluklarında tabirleşen bir tek sağırlık var. Halbuki çok yaygın bir kulak kekemeliği hastalığımız var. Kulak kekemeliği söylenen şeyi çarpıtıp başka anlama götüren bir hastalık. Birbirimiz dinlerken can kulağıyla dinlememiz gerekiyor. Önyargısız olarak ve gerçekten ne söylenmek istediğini dinlemek için dinlersek bu hastalıktan kurtulmuş oluruz” diye konuştu.

    Dinleme sanatının olduğu gibi yalnız kalma sanatının da olduğundan bahseden Avcı, “Nasıl dinleme sanatı varsa yalnız kalma sanatı da var. Şimdi bu sanat günümüzün ilişki kurma biçimleri içerisinde çok daha önem arz ediyor. İnsanlar eskiden yalnız kalmanın başka bir insanla birlikte olmaması olarak anlıyordu. Şimdi ise yalnız gibi görünen ama gerçek insanlarla değil sanal ortamlarda tanıdığımız asla karşılaşmayacağız bir sürü insanla birlikte dolaşıyoruz. Başka insanlarla ile mesajlaşıyorsunuz, sohbet ediyorsunuz ve sanal cemaatler oluşturuyorsunuz. O zaman yalnız kalmıyorsunuz. Tek başına oturuyorsunuz, yalnız gibi görünüyorsunuz ama yalnız değilsiniz. İnternette yalnız başına kalamazsınız. Bu internet bağımlılığı nedeniyle gerçekten insanca ilişki kurma, insanca konuşma ve insanca dinleme kabiliyetlerimiz köreliyor. Gerçekten yalnız kalmaya kendinizi alıştırın” şeklinde konuştu.

    Yeni bir dil başka bir pencere

    Prof. Dr. Avcı konuşmasının devamında ise, “Dil meselesi çok önemlidir. Önce ana dilimizi iyi bilmemiz gerekiyor. Ana dilimizi iyi konuşuyorsak, ana dilimizi iyi okuyabiliyorsak her alandaki düşünme kabiliyetimiz artıyor demektir. Düşünmek için ana dilimizi iyi bilmemiz gerekiyor. Dil öğrenmenin düşünme kabiliyetini artırıp arttırmadığı ilgili yapılan birçok araştırmalar var. Yeni bir dil öğrendiniz zaman her dil dünyaya başka bir pencereden bakmayı sağlıyor. O pencereden bakarken dünyayı tasvir ettiğimiz dil çok farklı” ifadelerini kullandı.

  • Sakarya’dan gençlere öğüt: “Yılmayın, durmayın, sürekli kendinizi geliştirin”

    Türkiye Genç İşadamları Konfederasyonu (TÜGİK) Başkan Vekili ve Çukurova Genç İşadamları Derneği (Çukurova GİAD) Başkanı Ömer Faruk Sakarya, Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) öğrencilerine kariyer yolunda önerilerde bulundu, “Yılmayın, durmayın, sürekli kendinizi geliştirin” mesajı verdi.

    ÇÜ Sinerji Kulübü’nün düzenlediği Geleceğe Yönelen Adımlar Sinerji Kariyer Zirvesi’nde öğrenciler ile buluşan TÜGİK Başkan Vekili ve Çukurova GİAD Başkanı Ömer Faruk Sakarya, “İster aile şirketinizin başına geçin, ister kendiniz sıfırdan başlayın, ister akademisyen olun, ister özel sektörde kariyer yapın. Ne yaparsanız yapın, hiçbir zaman hayal kırıklığına uğramayın, engel tanımayın. Çünkü, okuldan mezun olduğunuz andan itibaren kapınızın önü hayal kırıklıklarıyla, engellerle dolu olacak. Asla hayal kırıklığına uğramayın, engellerin hepsini tek tek geçin” dedi.

    Hayal, öğrenme, gelişim

    Başkan Sakarya, hayallerin peşinde koşan insanların başarıya da ulaşabildiğini, kendisinin de zaman zaman değişen hayalleri bulunduğunu kaydederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Ben hayallerimle uyuyorum. Sizin de hayalleriniz olmalı. Her gece o hayalinizle yatın. Hayalleriniz olsun ve o hayale ulaşmak için çabalayın. Hangi hayal olursa olsun, önünüze hangi zorluk gelirse gelsin aşmanız lazım. Kendinizi mental olarak diri tutmanız lazım. Mental olarak diri olmanızın en önemli yolu da kendinizi geliştirmektir. Kendinizi ne kadar geliştirirseniz sizin için o kadar iyidir. Üniversiteden mezun olduğunuzda eğitiminizin bittiğini de düşünmeyin. Eğitim asla bitmez. Doğduğunuz günden öleceğiniz güne kadar geçen süre hep öğrenme sürecidir. İnsan, hayatının her anında öğrenir. Hiçbir zaman öğrenmekten de vazgeçmeyin. Farkındalığınızı da artırmanız iş dünyasında yerinizi belirler. Yaptığınız her işte farkındalık düzeyinizi mutlaka artırın. Yönetilmeden yönetmeyi beceremezsiniz. Birisi sizi ezmeden o işi öğrenemezsiniz. Yanlış yatırım sizi yok eder. Einstein’ın dediği gibi, 60 dakika süren varsa 55 dakikasını düşüneceksin, 5’inde aksiyon yapacaksın. O yüzden iş hayatında iyi planlayıp, doğru zamanda, doğru sektöre, doğru rakamı yatırmak önemli. İçinizde kendi işini kuracaklar, aile şirketinin başına geçecekler de olacaktır. Sermayeyi yemeyeceksin,kendi kurduğun şirketi kendi malın gibi görmeyeceksin. Biz asla şirketi kendi malımız gibi görmeyiz.”

    Başarı ve farkındalık

    Hayat hikayesinden küçük hikayeler de aktaran Sakarya, 7-8 yaşında babasının teşvikiyle para kazanmak için yaptığı bazı girişimlerin hayal kırıklığı ile başlamasına karşılık yılmadan devam ederek başarıyla sonuçlandığını bildirdi.

    Ömer Faruk Sakarya, girişimlerinin farkındalığının farkına varmasını sağladığını ifade ederek, “O günden beri farkındalığımı yüksek tutmaya çalıştım. Önüme ne çıkarsa çıksın yılmadım, en küçük fırsatı bile değerlendirmeye çalıştım. Anlamadığımızı sorduk, öğrendik, bir işe yaramayacağını bildiğimiz bir şeyin ne olduğunu öğrendik, pazar payı araştırdık, asla vazgeçmedik, yılmadık, çaba gösterdik. Sizler de asla yılmayın, durmayın, sürekli kendinizi geliştirin. Gelecekte iş için görüşmeye gideceğiniz şirkete öyle bir CV bırakın ki sizi işe almasalar bile almadıklarına utandırın” diye konuştu.

  • Sağlığınız için kendinizi güneşten saklamayın

    Acıbadem Eskişehir Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Burcu Aydemir, kış ayları sonrasında yüzünü gösteren güneşten vatandaşların mutlaka faydalanması gerektiğini söyledi.

    Kış aylarında D vitamin eksikliği daha fazla görülüyor. Güneşli gün sayısının az olması vatandaşlarda özellikle D vitamini eksikliğini ortaya çıkarıyor. Hava sıcaklıklarının artması sonrasında vatandaşların mutlaka güneşten faydalanmaları gerektiğine dikkat çeken İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Burcu Aydemir, D vitaminin eksikliğinin çok sayıda hastalığa neden olabileceğini söyledi. D vitamin eksikliğinin yaşam kalitesi bakımından önemine vurgu yapan Aydemir, güneşlenmeyen vatandaşlarda, kas, sinir, eklem ve bağışıklık sistemine bağlık hastalıkların meydana gelebileceğini ifade etti.

    D vitaminin güneşin yanı sıra yağlı balıklar ve süt ürünlerinde de bulunduğunu belirten İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Aydemir, “Balık ve süt ürünlerinde D vitamini bulunuyor. Ancak bunlar güneş kadar etkili değil. Kış ayları sonrasında güneşi gören vatandaşlarımızın mutlaka dışarıya çıkmaları gerekmektedir. Bu onların sağlığı için son derece önemlidir. Güneşlenmek D vitamini eksikliğini giderecektir. Aksi halde D vitamini eksikliği kemik problemleri ve kalp hastalıklarının yanı sıra, kolon ve prostat kanseri gibi pek çok hastalığa neden olabilir. Hergün yaklaşık 15 dakika güneşte yürümek, vücudumuzun yeterli D vitamini almasını sağlayacaktır. Kendinizi güneşten saklamayın” diye konuştu.

  • İş Kazalarına Karşı Kendinizi Koruyor Musunuz?

    Ayyıldız İş Sağlığı ve İş Güvenliği Uzmanı Muharrem Demirbilek, iş kazalarında dünyada üçüncü, Avrupa’da ise birinci olan Türkiye’de son yıllarda çıkarılan kanun ve yönetmelikler, iş kazalarının ve iş yerlerindeki risklerin en aza indirilmesi için büyük bir fırsat olduğunu belirterek doğru çalışmanın hayat kurtardığını söyledi.

    Türkiye’de iş hayatında yaygın olan ‘Bana bir şey olmaz’ anlayışının artık son verilmesi gerektiğini ve bu konuda da yasal düzenlemenin yapıldığını kaydeden Ayyılzı İş Sağlığı ve İş Güvenliği Uzmanı Muharrem Demirbilek, ülkede her ay alınmayan basit tedbirlerle onlarca kişinin hayatını kaybettiğini belirtti. İş güvenliğinde kaza olduktan sonra değil önceden tedbir almak gerektiğini belirten Ayyıldız İş Sağlığı ve İş Güvenliği Uzmanı Muharrem Demirbilek, “Maalesef bir zamanlar emniyet kemerine olan direnç, ülkemizde de baret ve güvenlik kemerine karşı da vardı. Yavaş yavaş bu direnç de kırılmaya başladı. İş güvenliğinde tedbirler ve önlemler öncelikle tehlikeyi kaynağında önlemeye yönelik olmalıdır ve dikkatsiz olduğumuz durumlarda yaşanabilecek olayları önceden görüp gerekli korumayı sağlamamız gerekmektedir” dedi.

    Çalışanların, kişisel koruyucu ve donanımları ile de risk durumunu minimuma indirerek olası kazalarda yaralanma ve can kayıplarını önleyebileceklerini ifade eden Demirbilek, “İnşaat işçisinden, marangoza, nalbantından demircisine kadar herkes alacağı basit tedbirlerle daha güvenli çalışabilir. Çalışanların göze tehlikeli madde sıçrama tehlikesi varsa koruyucu gözlük, ortamda toz varsa tozun yoğunluğuna göre uygun maske, kimyasal bir gaz varsa filtreli tam yüz maskesi ya da yarım yüz maskesi, çelik burunlu ayakkabı iş elbisesi kulaklık gibi malzemelerin sürekli kullanılması gerekiyor. İnsan vücudu taşıdığı her tür ek malzemeye karşı direnç gösterir. Bu nedenle de çalışanlar bu tür koruyucu donanım kullanmayı tercih etmiyorlar. Rahatlığınız mı önemli yoksa canınız mı? İş kazası sayılarında Avrupa birincisi, dünya üçüncüsü olduğumuzu düşündüğümüzde ‘bana bir şey olmaz cümlesi’ anlamını kaybetmektedir. Her an bir şey olacakmış gibi endişe duyarak çalışma yapılması gerekmektedir” diye konuştu.