Etiket: Kendimize

  • Uzun, “Amacımız kendimize yetecek kanı karşılamak”

    Türk Kızılayı Karabük Kan Bağışı Merkezi tarafından düzenlenen yemek programında düzenli olarak kan bağışı yapan kişilere altın, gümüş ve bronz madalya verildi.

    Karabük Öğretmenevi’nde verilen yemek programına Türk Kızılayı Karabük Şube Başkanı Mehmet Uzun, İl Milli Eğitim Müdürü Ali Köse, , SGK İl Müdürü İsmail Yıldırım, Karabük Kan Bağışı Müdürü Serkan Kahveci, Karabük Kızılay Şube Yönetim Kurulu üyeleri, Bartın Kızılay Şube Başkanlığı Yönetim Kurulu üyeleri ve kan bağışçıları katıldı.

    Düzenlenen yemek eşliğinde madalya almaya hak kazanan kan bağışçılarına 3 plaket, 2 altın, 13 gümüş ve 115 bronz madalya verildi.

    “Amacımız kendimize yetecek kanı karşılamak”

    Türk Kızılayı Karabük Şube Başkanı Mehmet Uzun kan veren bilinçli insanlar sayesinde güzel şeyler olacağına inandığını belirterek, “Para ile satın alamayacağımız tek şey kandır. Gerçekten kan ihtiyacı olanlar bizi çok sık arıyorlar. Halen para ile kan satılıyor düşüncesi var. Bunu bir türlü yıkamıyoruz. Ama inanın hastanelerden kan istedikleri zaman bizim bölge müdürlüğümüz olan Düzce’den gece üçte olsa beşte olsa ihtiyaç olan kan geliyor. Onun için çok önemli. Karabük’te şuana kadar yıllık 10 bin 700 civarında kan alıyoruz. Fakat Karabük’e getirdiğimiz kan 14 bin 300. Yani Karabük’te ihtiyacımız olan kanı karşılayamıyoruz. Bizim amacımız kendi kendimize yetecek kanı bulabilmek. Buda sizin gibi saygıdeğer, bilinçli vatandaşlarımızın gayretleriyle olacak. Ben gerçekten dünyada yapılan en güzel şeyin kan vermek olduğunu düşünüyorum” dedi.

    Konuşmanın ardından madalya almaya hak kazanan bağışçılara madalyaları verildi.

  • Ünal: “Bilgiyi ve kültürü kendimize rehber kılıyoruz”

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Mahir Ünal, Şehit İlhan Güleç Bilgi ve Kültür Evi’nin açılışında, “Bugün, bilgiyi ve kültürü kendimize rehber kılıyoruz” dedi.

    Mahir Ünal, Onikişubat Belediyesi tarafından Akif İnan Mahallesi’ne yaptırılan Memur ve İşçi Emeklileri Okuma Salonu ile Fatih Mahallesi’ne yaptırılan Şehit İlhan Güleç Bilgi ve Kültür Evi’nin açılışında, bilgi ve kültürün önemine dikkati çekti, her mahalleye spor kompleksinin yapılması gerektiğini söyledi. Yapılan hizmetlerden dolayı Onikişubat Belediye Başkanı Hanefi Mahçiçek’e teşekkür eden Ünal, “Bugün, bilgiyi ve kültürü kendimize rehber kılıyoruz. Şehidimiz İlhan Güleç’in isminin, bir bilgi ve kültür eviyle özdeşleşmesi son derece manidardır. Bu toprakları korumak için verdiğimiz canları aslında bilgiyi, kültürü, değeri, erdemi ve cesareti yükseltmek için verdiğimizin bir sembolü niteliğinde. Bu yüzden Onikişubat Belediye Başkanız Hanefi Mahçiçek’i tebrik ediyoruz. Biz 3 şey yapacağız, çocuklarımız için her mahallede bir spor kompleksi yapacağız. Çocuklarımız spor alanındaki, yeteneklerini o spor komplekslerinde futbol, basketbol, atletizm ve voleybol olmak üzere her alanda çocuklarımız yeteneklerini mahallelerinde ortaya çıkarsınlar diye. Ve eskiden olduğu gibi yeniden mahalle takımlarımız kurulsun, her mahallede spor kompleksimiz ve mahalle takımlarımız ile o mahallenin spor anlamındaki yetenekleri ortaya çıksın” diye konuştu.

    “4 yılda 500 milyon liralık yatırım yaptık”

    Onikişubat Belediye Başkanı Hanefi Mahçiçek ise konuşmasında, 4 yılda spor alanında 890 milyon liralık yatırım yaptıklarını belirterek, “Fiziki hizmetleri yaparız kolay ama bizim için önemli olan insanımız ve o insanlarımızın nitelikli yetişmesidir. Bunu sağlamak için elimizden geldiğince gayret edeceğiz. Bakın, 4 yıldır toplamda 500 milyon lira civarında bir yatırım yapmışız. Ama 500 milyon lira yatırımın 80 milyon lirasını spor ve eğitim alanında harcamışız. Dolayısıyla Onikişubat Belediyemiz, Kahramanmaraş’taki önemli bir eğitim açığını gücünün yettiğince telafi etmeye çalışıyor. İnşallah bu yatırımlarımızı devam ettirmeye gayret edeceğiz. Bugün, bir taraftan sevinçliyiz bir taraftan hüznümüz var. Bu binayı çocuklarımızın ihtiyacı için açacağız ancak, bu binanın adını bir şehidimize verdik onun için mahzunluyuz. Ailemize böyle bir yiğit ve şehit yetiştirdikleri için kendilerine teşekkür ediyorum” diye konuştu.

    Konuşmaların ardında katılımcılar hep birlikte kurdeleyi keserek bilgi ve kültür evini çocukların hizmetine açtı.

  • MTSO Başkanı Aşut: “Kendimize çeki düzen vermek, eksiklerimizi gidermek zorundayız”

    Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Şerafettin Aşut, vizyon ve değişimlerin sadece eğitimle olacağını belirterek, “Türkiye’nin neden küresel şirketleri yoktur? Bizim şirketlerimiz neden küçüktür? Bunun elbette yatırım ortamından kaynaklanan nedenleri de vardır. Ama aynı zamanda, işin, o şirketleri yönetenlerin bakış açısı ile de bir alakası vardır. İş dünyası olarak önce kendimize çeki düzen vermek, kendi eksiklerimizi gidermek zorundayız” dedi.

    İstanbul Sanayi Odası’nın açıkladığı Sanayi 500 listesini değerlendiren Aşut, listede Mersin firmalarının da olmasının kendilerini mutlu ettiğini söyledi. Firma yöneticilerine çalışmalarından dolayı teşekkür eden Aşut, kendileriyle gurur duyduklarını dile getirdi. İSO 500 ve İSO ikinci 500 listelerinin kentlerin sanayi yapılanmaları ve sanayi üretimlerini göstermesi anlamında göstergelerden sadece bir tanesi olduğunun altını çizen Aşut, “Ancak, kentlerin ekonomik büyüklüklerini, sanayi gelişimlerini gösteren tek gösterge değil. İSO sanayi listelerinde Mersin’den daha fazla sayıda sanayi kuruluşu olan ama ekonomik büyüklüğü Mersin’in çok çok altında olan iller var. Ekonomi bütüncül ele alınması gereken bir konudur. Bir çiçekle bahar gelmez, bir sektörle veya bir gösterge ile ekonomik gelişme yakalandı denemez. Öncelikle ülke ekonomimizin küçük ve orta ölçekli KOBİ’lere dayandığı unutulmamalıdır. Tüm enerjimizi bu KOBİ’lerin öncelikle ayakta durmasına, sonra büyümesine, ar-ge kapasitesinin arttırılmasına, kurumsallaşmasına ve ihracat odaklı çalışmasına harcamamız gerekiyor. İşte bu anlamda İSO listelerine giren firmalarımızın bir rol model teşkil edeceğine inanıyorum” diye konuştu.

    “Türk sanayinin potansiyeli dünyada ilk 15 ülke içine girmeye yeter”

    Türk sanayisinin potansiyelinin dünyada ilk 15 ülke içine girmeye yeter olduğunu vurgulayan Aşut, “Evet, KOBİ’lere dayanan bir ekonomimiz var. Özellikle konumuz sanayi olduğu için biraz sanayi odaklı birkaç veriyi paylaşmak isterim. Türkiye İstatistik Kurumu veri tabanında yaklaşık 17 bin imalat sanayi şirketine ait veri bulunmaktadır. Bunlar arasında, beş yıl üst üste satışlarını artırabilen şirket sayısı yalnızca 600 civarındadır. Beş yıl üst üste, hem satışlarını, hem ihracatını, hem de verimliliğini artıran firmaları arıyorum derseniz, bulabileceğiniz firma sayısı yalnızca 15’tir. Türk şirketlerinin içinde, vasat olmayan, kendini sürekli yenileyip, operasyonlarını verimliliği ile birlikte büyütebilen firma sayısı yalnızca 15’tir. İstanbul Sanayi Odası’nın İSO-1000 şirketleri içinde, ortalama satış gelirleri artışı, beş yıl süreyle, içinde bulunduğu sektörün ortalama satış gelirlerinin üzerine çıkan şirket sayısı 150’yi bulmuyor. Bir önceki başyazımızın ne anlama geldiğini sanırım daha iyi anlıyoruz. Karakter olarak pozitif ve bardağın çoğu zaman dolu tarafını gören bir kişi olarak bilinirim. Hiçbir zaman umutsuz değilimdir. Bundan dolayı zaman zaman sanayimizin veya genel anlamda ekonomimizin eksiklerini öne çıkarttığımda bazı çevreler veya dostlarım bunu yanlış algılıyor ve neden karamsar yorumlar yaptığımı soruyorlar. Ben buna katılmıyorum. Çünkü ben ülkemin sanayi vizyonuna inanmasam bir sanayici olmam. Aksine, ben var olan durumumuzu var olan potansiyellerimize göre yetersiz bulduğum için, Türk sanayicisinin çok daha büyük işler başarabileceğini bildiğim için, ülkemin sanayisine inandığım için bu yorumları yapıyorum. Çocukluğundan beri sanayinin içinde olan bir sanayici olarak, ülkemin sanayi potansiyelini ve başarı hikayesini bilen biri olarak dünyanın sanayisi gelişmiş ilk 15 ülke içinde olmamız gerektiğine inandığım için bunları söylüyorum. Hatta çoğu zaman çuvaldızı kolaycılığa kaçıp makro eksiklere veya kamu desteklerine değil, aksine kendimize, biz sanayicilere batırıyor ve önce kendi eksiklerimize odaklanmamız gerektiğini söylüyorum. Çünkü şunu iyi biliyorum ki, mükemmel bir bütün, mükemmel parçalardan oluşur. Sanayiciler ve sanayi kuruluşları nitelikli olursa, ülke sanayimiz de nitelikli olur” şeklinde konuştu.

    “Sanayide aile vesayeti kurumsallaşmaya engel oluyor”

    Sanayide aile vesayetinin kurumsallaşmaya engel olduğunu kaydeden Aşut, “TEPAV uzmanları üşenmemişler ve İstanbul Sanayi Odası’nın İSO-1000 şirketlerini büyüklüklerine göre iki gruba ayırmışlar. İSO-1’inci 500 içinde daha büyük şirketler olsun. İSO-2’inci 500 içindeyse daha küçükler yer alsın. Her iki gruptaki şirketlerin yönetim kurullarında aynı soyadlı kaç kişi olduğuna bakmışlar. Bir nevi şirketlerde aile vesayeti ne durumda analizi yani. Aile vesayeti ne kadar güçlüyse, şirket o kadar az kurumsal oluyor. Buna göre, İSO-1’inci 500 şirketlerinin yönetim kurullarında aynı soyadı taşımayanların oranı yüzde 40 iken, İSO-2’inci 500 içinde bu oran yüzde 20’ye düşmektedir. Ya da tersinden söyleyelim: İSO-2’inci 500 şirketlerinin yüzde 42’sinde aynı soyadını taşıyanların yönetim kurulu içindeki ağırlığı yüzde 100 oranındadır. Aynı oran, İSO-1’inci 500 şirketleri içinde yüzde 24’e gerilemektedir. Yani, şirketler küçüldükçe, yönetim kurullarında hep aynı aileden kişiler yer almaktadır. Şirketler kurumsallaştıkça profesyonel yöneticiler başa geçmektedir ve büyümektedir. Elbette kurumsallaşma sadece bu demek değil ama durum bu. Sadece sanayicimizde değil, tüm girişimcilerimizde bu güven sorunu var aslında” ifadelerini kullandı.

    “Sanayicilerin vizyonu değişirse, sanayinin vizyonu değişir”

    Sanayicinin vizyonu değişirse, sanayinin de vizyonunun değişeceğine dikkat çeken Aşut, “Türkiye’nin neden küresel şirketleri yoktur? Bizim şirketlerimiz neden küçüktür? Bunun elbette yatırım ortamından kaynaklanan nedenleri de vardır. Ama aynı zamanda, işin, o şirketleri yönetenlerin bakış açısı ile de bir alakası vardır. Elbette Ticaret ve Sanayi Odaları olarak veya ülkenin ekonomik STK’ları olarak yatırım ortamı ile ilgili, makro alt yapı eksikleri ile ilgili veya kamu destekleri ile ilgili eksikleri gündeme getirmek, kamu ile uyum içinde, siyaset ile uyum içinde bunlara çözüm aramak asli görevlerimizden biridir. Ancak, iş dünyası olarak önce kendimize çeki düzen vermek, kendi eksiklerimizi gidermek zorundayız. Bunun başında da kurumsallaşmak, insan kaynağımızı eğitmek, ar-ge ve inovasyona odaklanmak, ihracatı odak noktamız yapmak ve yeni çağın imalat devrimi olan Sanayi 4.0’a kendi çapımızda hazır olmaya çalışmak gelmektedir. Mersin Ticaret ve Sanayi Odası olarak bu konularla ilgili sürekli eğitimleri Odamızın temel vizyonu olarak devam ettireceğiz. Çünkü, vizyon ve değişimler sadece eğitimle oluşur” dedi.

  • AK Parti’li Ataş: “Hepimiz yeniden kendimize çekidüzen vermeye mecburuz”

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Ataş, “21 Mayıs’tan sonra hepimiz yeniden kendimize çekidüzen vermeye mecburuz. Yeninden eksikliklerimizi tespit etmek mecburiyetindeyiz” dedi.

    AK Parti Tekirdağ İl Başkanlığı tarafından düzenlenen İl Danışma Meclis Toplantısı’na AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı İstanbul Milletvekili Mustafa Ataş’ın yanı sıra AK Parti Tekirdağ Milletvekilleri Mustafa Yel, Metin Akgün, Ayşe Doğan ve AK Parti Tekirdağ İlçe Başkanlarının yanı sıra il genelinde çok sayıda partili katıldı.

    “Eksikliklerimizi tespit etmek mecburiyetindeyiz”

    Ataş, konuşmasında, “AK Parti Türkiye’de hizmetin adresidir. Nasıl ki merkezi yönetimlerde AK Partili belediyelerde, biz milletimize hizmet etmeyi birinci öncelik olarak kendimize yol edebilsek, 15 yıla yakın iktidarlarımız döneminde nasıl ki Türkiye’yi değiştirip dönüştüren kadrolar olarak, tarihe geçeceksek, inanıyorum ki 2019’da Tekirdağ’da belediyeyi yeniden kazanmak suretiyle Tekirdağ’ımızı da hizmetlerle yeniden buluşturmanın gayreti ve azmi içerisinde olacağız. 21 Mayıstan sonra hepimiz yeniden kendimize çekidüzen vermeye mecburuz. Yeninden eksikliklerimizi tespit etmek mecburiyetindeyiz” şeklinde dedi.

    “Daha çok uykusuz kalmaya, daha çok terlemeye mecburuz”

    “Bu ülkenin kalkınmasını istemeyen yurtiçinde ve yurtdışında bir takım çevreler, Türkiye’nin önünü kesmeye çalışırken, liderimiz Recep Tayip Erdoğan’ın önünün kesmeye çalışırken, AK Parti’nin önünü kesmeye çalışırken, bizler duramayız daha yoğun çalışmak mecburiyetindeyiz” diyen Ataş, “Daha çok uykusuz kalmaya, daha çok terlemeye mecburuz. Kardeşliğimizi yeniden gözden geçirmeye mecburuz. Liderimiz dünya 5’ten büyüktür dediği için o sorumluluğun bilinciyle o cümleleri sarf etmiştir. Bilesiniz ki, biz sadece kendimizden mesul değiliz. Aynı zamanda mazlum ve masum milletlerinde haklarını savunmak gibi bir sorumluluğumuz mecburiyetimiz vardır. Yeryüzündeki tüm haksızlıkları ortadan kaldırmak gibi bir sorumluluğumuz vardır” şeklinde konuştu.

    AK Parti Tekirdağ İl Başkanlığı tarafından düzenlenen İl Danışma Meclis Toplantısının geri kalan kısmı basına kapalı olarak devam etti.

  • Batalla: “Kendimize benzemiyoruz”

    Bursaspor’un Arjantinli oyuncusu Pablo Batalla, 4-0’lık Kasımpaşa mağlubiyetinin ardından yaptığı değerlendirmede, “Kendi futbolumuzu ortaya koyamadık. Kendimize benzemiyoruz bile. Bireysel olarak da kapasitemizin düştüğünü düşünüyorum. Ben de kötü durumdayım” dedi.

    Spor Toto Süper Lig’in 22. haftasında deplasmanda Kasımpaşa ile karşılaşan Bursaspor, sahadan 4-0 mağlup ayrıldı. Karşılaşmanın ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan yeşil-beyazlıların Arjantinli oyuncusu Batalla, “Kötü günlerden geçiyoruz. Gol ve kırmızı kartın aynı anda oluştuğu pozisyona kadar hiç de fena getirmediğimiz bir karşılaşma vardı. 10 kişi kaldığımızı göze alırsak, maçın geri kalanı hiç de kolay olmadı bizim için” dedi.

    “Ben hakemlerden konuşan birisi değilim”

    ’Hakemin performansını nasıl buldun?’ şeklindeki soruyu yanıtlayan Batalla, “Ben hakemlerden konuşan birisi değilim. Hiçbir zaman da olmadı. Ben hakemlerin de insanoğlu olduğunu düşünen, onların da hata yapabileceğine inanan biriyim. Bize karşı yapılan hataların miktarı ve bize yaşattığı zorlukları göze alırsak, hem de hakemlerin bunları çok rahat bir halde yapabiliyor olmaları beni gerçekten çok düşündürüyor. Hatalar yapacaklardır ama maçın kaderine etki edecek hataları yaparken bu kadar rahat davranmaları gerçekten düşündürücü. Sorumlu davranışlar bekliyoruz onlardan” diye konuştu.

    “Kendimize benzemiyoruz”

    Ligin ikinci yarısında özgüven kaybı yaşadıklarını ifade eden Batalla, “Kendi futbolumuzu ortaya koyamadık. Kendimize benzemiyoruz bile. Bireysel olarak da kapasitemizin düştüğünü düşünüyorum. Ben de kötü durumdayım. Önümüzdeki belli maçlar kaldı. Cesur olmalıyız. En iyi şekilde bitirmek için elimizden geleni yapmalıyız. Haziran ayı geldiğinde herkes kendi bireysel analizini yapacaktır. Gidecek mi, kalacak mı? Her şeyi düşünecektir. Bütün maçlarda en iyi performansımızı göstermemiz gerekiyor” dedi.

    “Gitmeyi düşünmüyorum”

    ’Gitme gibi bir düşüncen var mı?’ sorusuna ise Batalla, “Gitmeyi düşünmüyorum. Ben zaten sadece önümüzdeki karşılaşmaları düşünüyorum. Futbol bugündür. Ben bugünü düşünüyorum. Bugünkü duruma biz oyuncular olarak çare bulamazsak kimsenin bulacağını düşünmüyorum. Teknik direktör değişikliği yaşadık ama değişen bir şey olmadı. Demek ki sorun teknik direktörde değilmiş, bizim düşünmemiz gerekiyor. Şu anda hiçbir şey düşünmemiz gerekiyor. Sadece önümüzde 11 tane maç var. Bunlara odaklanmalı ve çıkarabildiğimiz kadar puan çıkarmalıyız.”

    Bugün bulunduğumuz durum taraftarımız için alışılagelmiş bir durum değil. Bunu yadırgamaları ve tepkilerde bulunmaları çok normal. Geri kalan maçlarımız için cesurca çıkmalı ve savaşmalıyız. Çünkü özgüven durumu yaşıyoruz ve bunu tersine çevirmemiz gerekiyor. Önümüzdeki maçları en iyi şekilde geçirmemiz gerekiyor” yanıtını verdi.