Etiket: Kekik

  • “Şifa kaynağı kekik, zeytin bahçelerine de mutlaka ekilmeli”

    Her daim yeşil rengini koruyan kekik, mutfakta salata ve yiyeceklerde, tıbbi alanda ilaç içeriğinde ve süsleme amaçlı olarak kullanılan bir bitki olmakla birlikte, evlerde saksı içerisinde de yetiştirilebiliyor.

    Türk mutfağında en çok çorbaların üzerine serpilen faydalı bitkilerden kekik, Ziraat Mühendisi Banu Ulusoy’a göre, hiç ilaç kullanmadan saksı içinde evlerde de organik olarak yetiştirilebiliyor. Başlıca geçim kaynağı zeytincilik olan Edremit Körfezi’nde zeytin sineğinin baş düşmanı olarak bilinen kekik, demir, manganez, potasyum, kalsiyum, magnezyum ve selenyum bakımından zengin bir bitki olarak tanınıyor. Antikanserojjen özelliği ile ilaç yapımında da kullanılan kekik ve diğer faydalı bitkilerin kesinlikle köklerinden kopartılmaması gerektiğini vurgulayan Banu Ulusoy, normal kekiklere göre Kazdağları kekiğinin daha yoğun bir içeriğe sahip olduğunu söyledi.

    “Bitkileri köklerinden topladığınızda yok oluyor”

    Bitkiler ve kekik hakkında mutlaka bilinmesi gereken genel bilgileri hatırlatan Ulusoy, “Türk mutfağında kullanılan ve Kazdağları’nda çok kaliteli biçimde yetişen kekikleri evinizde saksılarda yetiştirebilirsiniz. Biz de botanik bahçemizde üretimini yapmaktayız. Önemli olan, bu bitkileri dağdan, bayırdan, yani doğal ortaklarından toplarken kökleriyle toplamamaktır. Kekik ve bu tür bitkileri sadece üstlerinden kırarak toplamalısınız. Kökleriyle toplanıldığı zaman yok oluyorlar. Kekik, bakımı oldukça kolay bir bitkidir. Bol suyu sever. Bu nedenle su kenarlarında en çok yetişir” dedi.

    “Kekik, zeytin sineğinin baş düşmanıdır”

    12 milyonun üzerinde zeytin ağacının bulunduğu Edremit Körfezi’nde zeytin sineği zararlısını doğal yoldan durduracak çözümün kekik olduğunu ifade eden Ulusoy, zeytin tarlalarında mutlaka kekik ekilmesi gerektiğine vurgu yaptı. Ziraat Mühendisi Ulusoy, “Evinizde yetiştirdiğiniz kekikleri makasla keserek kullanabilirsiniz. Kestiklerinizden çelik yapıp üretebilirsiniz. Bu bitkiyi ilaçlamanıza gerek yoktur. Zeytin ağaçları için sinek kovucu bir özelliği de vardır ki, bu Edremit Körfezi için hayati önem taşır. Çünkü zeytin sineği ile zararlısı, her yıl zeytin mahsulüne çok büyük zararlar veriyor. Bu sebeple bölgemizdeki zeytin üreticilerine, mutlaka kekik ekmelerini öneriyorum. Kekikleri toplarken, mutlaka doğayı katletmeden, yarınları düşünerek toplayın. Kekik, insan sağlığına çok faydalıdır ve hastalıklardan korur. Kazdağları kekiği, bol oksijenli bir ortamda yetiştiğinden dolayı çok yoğundur ve daha etkilidir” diye konuştu.

    Kanserden, soğuk algınlığına kadar bir çok faydası var

    Uzmanlara göre kekik, bronşit ve öksürük, akne, saç dökülmesi, tansiyon, kemik sağlığı, sindirim, soğuk algınlığı, bağışıklık sistemi, bağırsaklar, gastrit, meme kanseri, idrar yolları, gibi rahatsızlıklarda etkili olurken, cilt temizliği, ağız ve diş temizliğinde de etkin bir bitki olarak değerlendirilir. Antikansorajen olarak tanımlanan kekik, mantar enfeksiyonlarında da kullanılıyor. Görüldüğü gibi, insan sağlığına bir çok faydası olduğu ispatlanmış olan kekiğin yağı da elde edilebiliyor. Uzmanlar, kekiğin fazla kullanımında alerjik reaksiyonlar olabileceğini ifade ediyor.

  • Lisinia’ya da kekik kokusu

    Burdur’da kurulan Lisinia Yaban Hayatı Koruma ve Rehabilitasyon Merkezinde Lavanta Deresi projesi kapsamında alt proje olan kekik yağı üretimine başlandı.

    Burdur’a bağlı Akçaköy köyünde 200 dekar arazide yetiştirilen bilyeli kekiklerin distilasyonunun yapılarak, Avrupa’da satılabilecek kalitede kekik yağı ürettiklerini anlatan Lisinia Kurucusu Öztürk Sarıca, “Lavanta Deresi Projesi kapsamında yetiştirdiğimiz kekiklerin distilasyonunu yaparak yağını çıkartıyoruz. Bu yıl ortalama dekar başına 1 kiloya yakın yağ elde ettik ve kalite oranı çok yüksek bir yağdır, özellikle yurtdışında satılabilmeye elverişli bir yağ, bu da bize gösteriyor ki Toroslar kekiğin ana üretim yerlerinden birisi ve çok kaliteli yağlar üretilebiliyor ve bu arada su tüketmeden bu üretimi yapıyoruz. Köyle çiftçisine ve yöresel gelire çok ciddi katkısı bulunacağına düşünüyorum. Aynı zamanda son dönemlerdeki yağan yağmurlardan nasibini bitkiler hiç almamış, ona rağmen yaşamaya devam ediyorlar. Kışın eksi 25 dereceye dayandılar ve yıl boyunca 20 mm üzerinde iki defa yağış aldılar, buna rağmen verimdeler. Çok dayanıklı olduklarını düşünüyorum. Dolayısıyla ben bölgenin ileriki dönemlerde kekik konusunda çok iyi açılımlar yapacağını düşünüyorum ve burada çok değerli kekik yağı üretilecek” dedi.

    Kekikin faydaları

    Kekik bitkisinin faydalarını anlatan Lisinia Kurucusu Öztürk Sarıca, “Kekik özellikle tansiyonu dengelemekte çok fazla kullanılıyor, bunun yanında yağ yakıcı özelliklerinden dolayı zayıflama ürünlerinde kullanılıyor. Kan dolaşımını hızlandırdığı için özellikle bakteriyel hastalıklar sırasında, üşütme sırasında çok fazla kekik kullanılıyor. Diğer taraftan kekik yapısı itibariyle doğal böcek kaçırtan bir yağ, insanların, özellikle Türklerin Anadolu’da yaşayan insanların yöresinde bolca bulunduğu için neredeyse evlerin doktoru durumdadır. Her hastalıkta kullanılıyor. Bizim yöresel içeceklerimizden kekik çayı vardır. Her yörenin kendisine ait kekik çayı vardır. Kekiklerin içerikleri neredeyse birbirine yakın derece, farklı türlerden farklı çaylar üretiliyor. Diğer taraftan çok fazla miktarda yemeklere katılıyor. Kekiğe bağlı yan etki pek duymadım. Sağlıklı yaşam için doğal tüketilmesi gereken bir bitki, doğayla barışık, bütün besinlerini doğadan alan bir bitkidir” şeklinde konuştu.

  • Amanoslar’da Kekik Zamanı

    Hatay’ın Hassa ilçesinde köy kadınlarını kekik toplama telaşı sardı.

    Amanosların zirvelerinde bulunan dağ köylerinde baharın müjdecisi ve yaylaların simgesi olan kekikleri toplayan kadınlar, hem kışlık ihtiyaçlarını karşılıyor, hem de ihtiyaç fazlasını satarak ev ekonomilerine katkı sağlıyorlar.

    Hassa halkı tarafından kurutularak baharat olarak kullanılmasının yanında zeytinyağı, limon tuzu, sarımsak ve pul biber ile cam kavanozlara bastırılmış kekikler, kahvaltı sofralarının adeta vazgeçilmezleridir. Kahvaltıda sofraları süsleyen, zeytinyağlı, nar ekşili kekik salatası, yöre halkının en gözde yiyeceklerinden birini oluşturuyor.

    Hassa’nın Gazeluşağı Mahallesi’nden Saniye Aksoy (45), yıllardır kekik topladığını belirterek, “Baharla birlikte Amanos dağ eteklerinde filizlenen kekikleri toplamak için sabahın ilk ışıkları ile beraber evden çıkıyoruz. Akşama kadar bir o çalı bir bu çalı demeden evimizin ve çocuklarımızın rızkını temin etmek için dolaşıyoruz. Kekik filizleri en fazla 2-3 santim olduğundan üç parmağımızla dikkatli ve itinalı bir şekilde filizleri koparıyoruz. Elimize çalıların dikenleri bata bata kekikleri tek tek topluyoruz. Akşama kadar kekiğin durumuna göre 3-4 kilo toplayarak, kilosunu 20 liradan satarak ev ekonomimize katkı sağlıyoruz. Takriben iki ay süren kekik mevsiminde aldığımız siparişleri karşıladığımız gibi semt pazarına da götürüp satıyoruz. İsteyene de kışlık olarak bastırıyoruz” dedi.

    “PİYASADAKİ SAHTE KEKİKLERDEN UZAK DURMALIYIZ”

    Saniye Aksoy, bazı bölgelerde satılan kekiklerin dağ kekiği olmadığını, bahçelerde ekilen kekik yada deli kekik olduğu uyarısında bulunarak, en ideal kekiğin en fazla 2 santim boyunda olması gerektiğini, ağza alındığında ve burna tutulduğunda ferahlatıcı bir acı hissedilmesi gerektiğini anlattı.

    Hassa Belediye Başkanı Abdurrahman Demirel ise yaptığı açıklamada, Hassa ilçesinin yüksek karlı zirvelerinde yetişen kekik bitkisinin yörede baharın müjdecisi ve yaylaların simgesi olduğunu söyledi. Demirel, “Bizim yöremizde meşhur bir söz vardır. ’Dağlarında keklik ötmeyen ve kekik kokmayan yayla yayla değildir.’ İşte bizim dağlarda hem kınalı keklik öter, hem de burcu burcu kekik kokar. Köylülerimiz bu mevsimde dağlardan kekik toplamaktadırlar. Memleketimizin bu kültür zenginliğini kuşaklar boyunca devam ettirmektedirler. Biz de kekiği, bilimsel olarak tanıtımını yaparak, gastronomi ve mutfak kültürüne kazandırmak istiyoruz. Mutfak kültürü dalındaki uzmanlarımızı ve turizm yetkililerimizi ilçemize bekliyoruz” diye konuştu.

  • 70 Bin Adaçayı Ve Kekik Fidesi Dağıtıldı

    Muğla’da alternatif tarla ürünleri arasında gösterilen kekik, nane, adaçayı ve defne gibi bitkilerin üretimine ağırlık verildi. Dalaman ve Köyceğiz’de oluşturulan 8 dekarlık Defne bahçesinin ardından geçtiğimiz yıllarda da dağıtımı yapılan Adaçayı ve Kekik fidesi dağıtımı bu yıl da yapılıyor.

    Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen “Itri-Tıbbı, Aromatik ve Boya Bitkilerinin Üretiminin Yaygınlaştırılıp Geliştirilmesi” projesi kapsamında Muğla’da 70 bin adet Adaçayı ve kekik fidesi üreticilere dağıtımı yapılıyor. Muğla İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü ile Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü işbirliğinde 46 bin ‘Anadolu Adaçayı’ ve 24 bin adet de ‘İzmir Bilyeli Kekiği’ fidelerinin dağıtımına başlandı.

    2015 yılında 16 bin kekik, 16 bin adaçayı, 9 bin adet limon otu fidesi dağıtımı yapılarak Ortaca, Fethiye, Seydikemer ve Dalaman İlçelerinde deneme amaçlı bahçeler oluşturuldu. 2015 yılından dikimi tamamlanamamış tüplü 6 bin adet kekik fidesi Mart 2016’da diğer 70 bin kekik ve adaçayı fidesi ise Nisan 2016’dan itibaren belirlenen sahalara gönderilerek ekimleri yapılacak.

  • “Doğal Antiseptik Kekik Suyu”

    İSTANBUL (İHA) – Kekiğin geleneksel olarak antiseptik, iltihap önleyici bir bitki olarak kullanıldığını belirten Aksuvital Tıbbı ve Aromatik Bitkiler Uzmanı Sevil Gülsoy, bunun yanında kan şekerini ve kolesterolü düşürücü, sindirimi kolaylaştırıcı, tansiyonu dengeleyici, safra arttırıcı, ağrı giderici, asıl önemlisi antioksidan etkisi olduğunu söyledi.

    Etlerin lezzeti, sebzelerin tadı hastalıkların tedavicisi olarak sofralardan hiç eksik edilmeyen kekiğin ballıbabagiller (Lamiaceae) familyasına ait bir bitki olduğunu söyleyen Aksuvital Tıbbı ve Aromatik Bitkiler Uzmanı Sevil Gülsoy, kekik çeşitleri genel olarak Akdeniz çevresinde yayılış gösterdiğini ve Dünya’da 200 cinsi 3 bin 200 türü; Türkiye’de ise 38 cinsi ve 400 dolaylarında türü bulunduğunu söyledi.

    Bitkinin, Antik Mısır’da mikrop öldürücü ve koruyucu özelliklerinden yararlanılarak mumya yapımında kullanıldığını bildiren Gülsoy, “Romalı askerler savaşma güçlerini ve güvenlerini artırmak için kekikli sularla yıkandıkları söylenmektedir ve Ortaçağ’da (5-15 yy.) soylu kızlar kendilerini koruyan kahramanlara kekik motifi işledikleri giysiler verirdi. Bitki cesaretin yanında zenginliğin de simgesidir. Romalı hekim Celsus (3-64) hekimlik üzerine yazdığı kitabında kekiğin mikrop öldürücü özelliğinden söz eder. Bitkinin bileşiminde uçucu yağ, acı madde ve tanenden oluştuğunu, uçucu yağın içerisinde ise timol ve karvakrol bulunur. Kekik geleneksel olarak antiseptik, iltihap önleyici, kas kasılmalarını hafifleten, konsantrasyonu arttıran ve sindirimi düzenleyen bir bitki olarak kullanılmaktadır. Tüm bu etkileri yapılan bilimsel araştırmalarla desteklenmese de yaraları temizleme, kabızlığı giderme, ağız içi bakterileri öldürme, adet sancılarını hafifletmek için yaygın olarak tüketilmektedir. Kekiğin bir diğer önemli özelliği ise antioksidan, vitamin ve mineral bakımından zengin bir bitki olmasıdır. Kekikte demir, kalsiyum, potasyum, magnezyum, manganez mineralleri ve A, C, E, K, B6 vitaminleri bulunmaktadır” ifadelerini kullandı.

    Kekik suyunun, kekiğin su buharına tutulmasıyla kekik esansının altında kalan su olduğunu belirten Gülsoy, “Kekik suyu bitkinin buhar distilasyonu yöntemi ile elde edilir. Bunun kan şekerini ve kolesterolü düşürücü, mikrop öldürücü, sindirimi kolaylaştırıcı, tansiyonu dengeleyici, safra arttırıcı, ağrı giderici, asıl önemlisi antioksidan etkisi vardır. Kekik suyunu kullanırken bir çay bardağının dörtte biri kadar doldurmanız yeterlidir. Kalan kısmı isteğinize göre tamamen su ile karıştırabilceğiniz gibi daha aromatik tatlar için meyve suyu ile de karışım yapabilirsiniz. Yapmış olduğunuz 1 çay bardağı Aksuvital kekik suyunu günde 3 kez yemeklerden sonra içildiğinde sağlıklı yaşamınıza destek sunacaktır. Kekik suyunun faydaları kekikle benzerlik gösterir. Kekik suyu bazı hastalıklar için daha kısa sürede destekleyici yardım sunar. Kekik; öksürük , mikrop temizleme, antikosidan, sindirim, kaşıntı, sivilce, uykusuzluk gibi rahatsızlıkların yanında, alkol alışkanlığından kurtulmak için de kullanılırken, hamileler ve guatr rahatsızlığı olanlar kullanmamalıdır” dedi.