Etiket: Keçiboynuzu

  • Keçiboynuzu pekmezi kadınların geçim kaynağı oldu

    Antalya’nın Akseki ilçesinde yaşayan kadınlar, keçiboynuzu pekmezi yapıp satarak evine ekonomik katkı sağlıyor. Mahalle halkı imece usulüyle bir araya gelip Ağustos ayı boyunca topladıkları keçiboynuzundan Aralık ayında pekmez üretimine başladı. Köylü kadınlar ortalama 80-100 kilogram arasında ürettiği keçiboynuzu pekmezinin kilogramını 30 liradan satışa sunuyor. Ağustos ayında toplanan keçiboynuzunun pekmez yapılması için Aralık ayına kadar bekletilmesinin sebebi ise soğuk havanın verdiği kalite.

    Ağustos ayının 15’inden sonra keçi boynuzunu topladıklarını anlatan Fatma Büyükarslan, “Kasım-Aralık ayında ise pekmez yapmaya başlıyoruz. Topladığımız zaman hemen pekmez yapılmaz. Çünkü sıcaklarda pekmez ekşi olur. Ekşi olmaması için Kasım-Aralık ayını bekleriz. Havalar serinleyince yapıyoruz” dedi.

    Kazanlarda 7-8 saat kaynatılıyor

    Toplanan keçiboynuzundan yarı yarıya pekmez elde eden kadınlar kilogramını 30 TL’den sattıkları pekmez için keçiboynuzunu ezdikten sonra suyun içinde üç gün bekletiyor. Şırasını keten çuvallarda süzüp kaynatıyorlar. Kaynayan şırayı kazanlarda bir saat durduktan sonra dinlenmeye alan kadınlar şırayı yeniden süzüp süreyle 7-8 saat tekrar kaynatıp pekmez haline dönüştürüyor. Aksekili kadınlar ortalama 50-60 kilo keçi boynuzundan 20 kilo pekmez çıkartıyor.

    Komşularla yardımlaşarak yapılıyor

    Komşularla birlikte 3-4 aile bir araya gelip yardımlaşarak pekmez yaptıklarını anlatan Fatma Büyükarslan, “Komşularımıza sırayla bir araya gelerek keçi boynuzlarını elde çekiçle döverek eziyoruz. Keçi boynuzunu makinelerde çekmiyoruz. Makinede çekilen pekmez iyi olmaz. Çünkü ince çekiliyor. Biz bunları döverek yapıyoruz. Çünkü elde kırılan keçi boynuzunun pekmezine paha biçilmez. Çok lezzetli oluyor. Hepimizin hazır müşterileri var, pekmezin yapılacağı tarihleri bekliyorlar” dedi.

  • Her Derde Deva: Keçiboynuzu

    Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sinan Eti, keçiboynuzunun şifa deposu olduğunu söyledi. Eti, keçiboynuzunun zengin besin içeriği yanında yüksek düzeyde antioksidan madde içerdiğini, bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi açısından büyük öneme sahip olduğunu anlattı.

    Prof. Dr. Sinan Eti, keçiboynuzu yetiştiren ülkelerin toplam yıllık üretimlerinin 180 bin ton, Türkiye’nin üretiminin yıllık 15 bin ton olduğunu belirtti. Eti, besin değeri yüksek olan keçiboynuzunun çerez şeklinde tüketilebildiği gibi pekmez yapımında da yaygın kullanıldığını hatırlattı. Keçiboynuzunun aynı zamanda hayvan yemi olarak kullanıldığıını anlayan abildiğini söyledi. Prof. Dr. Eti, “Öğütülmüş keçiboynuzu meyvesinden elde edilen un kakao yerine içilebildiği gibi pasta ve keklerde yine kakao yerine kullanılabilir. Zengin besin içeriği yanında yüksek düzeyde antioksidan maddeler içeren keçiboynuzu, bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi açısından büyük öneme sahiptir” şeklinde konuştu.

    Keçiboynuzunun astım, alerjik bronşit ve nefes darlığına karşı etkili olduğu ve eczacılıkta öksürük şurubu yapımında kullanıldığını söyleyen Prof. Dr. Eti, ayrıca sindirimi düzenleyici ve bağırsakları rahatlatıcı özelliğinden ötürü bebek mamalarına da katıldığını ifade etti. Keçiboynuzu bitkisinin yüksek düzeyde kalsiyum içerdiği için çocukların kemik gelişiminde olumlu etkileri olduğunun bilindiğini hatırlatan Prof. Dr. Eti, “Yaşlılarda kemik erimesine karşı önemli katkıları var. Bunun yanında, akciğer kanserini önlemede ve iktidarsızlığa karşı da etkili olduğu ifade ediliyor” dedi.

    Sağlık alanında etkileri kanıtlanan keçiboynuzu, gıda sanayisinde oldukça yaygın kullanılıyor. Keçiboynuzu tohumlarının endüstride meyvelerinden daha çok değer gördüğünü bildiren Prof. Dr. Sinan Eti, şunları kaydetti:

    “Tohumlarından Tragasol adı verilen güçlü bir zamk elde ediliyor. Bu zamkın türevleri kıvam artırıcı, jelleştirici ve su bağlayıcı olarak birçok işlenmiş gıda maddesinde kullanılıyor. Endüstride ‘Keçiboynuzu gamı’, ‘Keçiboynuzu zamkı’ veya ‘Keçiboynuzu sakızı’ olarak da ifade edilen bu madde (E410); dondurma, yoğurt, puding, krema ve peynir gibi süt ürünleri yanında çikolata, şekerleme, jöle, bisküvi, ketçap, mayonez, salça ve sos, meyve konsantreleri ile işlenmiş et ürünleri, hazır yemekler ve konservelerde yaygın olarak kullanılıyor.”

    Keçiboynuzu sakızının gıda endüstrisi dışında yaygın kullanım alanlarının bulunduğunu belirten Prof. Dr. Eti,“Krem, losyon ve diş macunu yapımında yoğunlaştırıcı olarak, ayrıca boya, matbaa mürekkebi üretiminde, kağıt üretiminde, pamuklu tekstil ürünlerinde kumaşlara eşit geçirgenlik ve düzgün yüzey elde etmek için ve petrol sondajlarında delme işlemini kolaylaştırmak amacıyla da keçiboynuzu kullanılıyor” diye konuştu.

  • Çikolata Yerine Keçiboynuzu Tüketin !

    Uzman Diyetisyen Şebnem Kandıralı, çikolata yerine keçiboynuzu tüketilmesi önerisinde bulundu.

    1 adet orta/büyük boy keçiboynuzunun yaklaşık 31 kalori olduğunu belirtene Kandıralı, şöyle konuştu:

    “Keçiboynuzu lifi 24 polifenolik bileşik içerir. Bunlardan %26’sı flavonoidlerdir. Flavonoidler çok güçlü antioksidan özellik gösteren bitkisel bazlı bileşiklerdir. Keçiboynuzu aynı zamanda belirgin miktarda antioksidan bileşikler olan kuersetin ve mirisetin içerir. 1 adet orta/büyük boy keçiboynuzu yaklaşık 31 kaloridir. Keçiboynuzu bir kimyasal olan tanenlerden gallik asit içerir, analjezik, anti bakteriyel, anti alerjik, anti viral, antioksidan ve antiseptik özellik gösterir. Gallik asit çocuklarda çocuk felcini önlemede ve tedavide etkilidir. Keçiboynuzu sindirimi düzenler ve kandaki kolesterol seviyesini düşürür. Hem çocuk hem de yetişkinlerde 15-20 grama kadar keçiboynuzu ishal tedavisinde kullanılır. Yapılan bir çalışmaya göre yüksek kolesterol seviyelerine sahip bireylere çözünmez keçiboynuzu lifi verildiğinde total kolesterolleri %18 ve LDL kolesterolleri %23 oranında düştüğü gözlenmiştir. Keçiboynuzu kafein içermediği için yüksek tansiyonu olan bireyler tarafından da kullanılabilir. Keçiboynuzunun düzenli kullanımı akciğer kanserini önlemede yardımcıdır. E vitamini içeriği ile öksürük, grip, anemi ve osteoklazi tedavisinde yardımcı olur. Fosfor ve kalsiyum zenginliği sebebiyle osteoporoza (kemik erimesi) karşı savaşır.”

    “Keçiboynuzu çikolataya karşı süt içermeyen bir alternatif olarak laktoz intoleransı veya süt alerjisi olanlara için kullanılır.” diyen Uzman Diyetisyen Şebnem Kandıralı, “Çikolataya göre yağ, kalori ve kafeinden düşüktür, bu anlamda kilo kaybına da yardımcı olur. Keçiboynuzu doğal olarak tatlıdır çikolata gibi eklenmiş şeker ilavesi içermez. Keçiboynuzu tohumlarından elde edilen tragasol adlı zamk benzeri madde fırın mamülleri, dondurma, jöleler, reçeller, salata sosları, peynir, konserve etler, salam gibi işlenmiş et ürünleri, hardal ve diğer gıda ürünlerinde bir stabilizatör ya da koyulaştırıcı madde olarak kullanılır. Keçiboynuzu tozu kakao tozu veya çikolata yerine kek, kurabiye ya da şekerlemelerde kullanılabilir. Sıcak içecekler kahve yerine keçiboynuzu tozu kullanılarak yapılabilir. Kurabiye veya kek yapmak için damla çikolatalar yerine keçiboynuzu parçaları kullanılabilir.” şeklinde konuştu.