Etiket: Kazıları

  • İdyros Antik Kenti kazıları başladı

    Antalya’nın Kemer ilçesinde yer alan İdyros Antik Kenti’nde kazılar başladı.

    Kemer ilçesinde Kemer Koyu, Ayışığı Parkı ile Balıkçı Barınağı arasında yer alan İdyros Antik Kenti’nde 21 kişiden oluşan ekip ile kazı çalışmaları başladı. Geçtiğimiz nisan ayında Kemer’e bir ziyaret gerçekleştiren Antalya Valisi Münir Karaloğlu’nun, İdyros Antik Kenti ziyaretinde verdiği müjde sonrasında başlayan kazıların ilk etabı yıl sonuna kadar sürecek. İdyros Antik Kenti arkeolojik kazı çalışmaları Antalya Müzesi Başkanlığı tarafından, Kültür ve Turizm Bakanlığı izniyle yürütülüyor. Kazıda, bilimsel danışmanlığı Yrd. Dç. Dr. Murat Karademir ve alan koordinatörlüğünü ise Yrd. Dç. Dr. Hakan Öniz yapıyor.

    Kemer Turizmci ve İş Adamları Derneği (KEMİAD) Başkanı Özgür Kurga, kazılara destek verdiklerini söyledi. Kurga, “İdyros Antik Kenti’nin kazısının yıllardır başlaması için uğraş verdik. Antik Kentin gün yüzüne çıkması bir hayaldi. Bu hayalin gerçekleşecek olması bizleri çok heyecanlandırıyor. Kazılar sonrasında Kemer merkezinde bir Antik Kent gün yüzüne çıkacak. Böylece otellerde konaklayan turistlerin Kemer’e gelmesi için bir sebep olacak ve bu vesile ile esnafımızda fayda sağlayacak” dedi.

    İdyros, denizci bir kent olma özelliği taşıyor

    İdyros Antik Kenti, Likya bölgesi sınırları içerisinde kalan konumu itibari ile denizci bir kent olma özelliği taşıyor. İdyros’un bulunduğu alan, denize çok yakın olması sebebiyle Akdeniz ticareti yapan gemicilerin, uğrak noktası olduğu düşünülen bir kent. Kent ile ilgili günümüze kadar yapılmış yayınlar araştırıldığında kent tarihi hakkında sınırlı bilgiler elde edilirken, bu bilgiler ışığında, kentin genel yapısına bakıldığında bölgede 1976-77 yıllarında çok kısa süreli bir arkeolojik kazı çalışması gerçekleştirildiği ve günümüze kadar bölgede o tarihten bu yana arkeolojik kazı faaliyeti olmadığı görülüyor.

    Kilise, İdyros’un simge yapılarından

    Araştırmalar ışığında, kentin ilk iskanının Helenistik döneme kadar gittiği, devamında Roma ve Bizans olarak yerleşimin devam ettiği görülüyor. Kentin bilinen en dikkat çekici yapısı, Bizans Dönemine tarihlendirilen mozaikli kilise yapısı oluyor. Arkeolojik kazı çalışmaları 2017 yılından itibaren mozaikli kilise ve çevresindeki yapı kalıntıları etrafında gerçekleştirilecek ve Antik Kent İdyros, yapılan kazılar eşliğinde bilim dünyası ile turizmin hizmetine kazandırılacak.

  • Gölyazı’daki nekropol kazıları sona erdi

    Bursa’nın Nilüfer ilçesine bağlı Gölyazı’daki 2500 yıllık tarihi ortaya çıkarmak için yapılan kazılar sona erdi. Ekipler, şimdi Kız Ada’daki tarihi gün yüzüne çıkarmak için çalışmaları bu bölgeye kaydırdı.

    Nilüfer Belediyesi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı Müzeler Genel Müdürlüğü arasında 2015 yılında imzalanan protokol çerçevesinde geçen yıl Gölyazı’da başlayan kazılar Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin’in başkanlığında yürütülüyor. Nekropol ve kutsal alandaki kazılar sona erdi. 30’a yakın mezarın bulunduğu kazılardan 2500 yıl öncesine ait eşyalar ve Roma dönemine ait seramik ve cam fırınlar da çıkarıldı. Bu iki alanda kazı çalışmalarını tamamlayan ekipler, Kız Ada’da Apollon Tapınağı’nın kalıntılarını ortaya çıkarmak için çalışma başlattı. Karadan yaklaşık 800 metre uzaklıkta bulunan Kız Ada’da sürdürülen çalışmalarda öncelikle bölgenin bitki temizliği yapıldı. Temizlik çalışmasının ardından yüzey altındaki kalıntıların tespit edilebilmesi için adada sondaj işlemi uygulanıyor.

    Daha önce hiç arkeolojik kazı yapılmayan Gözyazı’da çalışma için gerekli bütün araçların tedarikini ve personel hizmetini sağlayan Nilüfer Belediyesi, bölgede bir ilki de gerçekleştirmiş oluyor. Gölyazı ve çevresindeki kaçak kazıların önlenmesi için sürdürülen kazılar sonunda yüzlerce yıldır toprak altında yatan tarihin gün yüzüne çıkarılarak Gölyazı’nın kültür turizmine kazandırılması hedefleniyor.

    Kazıları Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman ile Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Güney Özkılınç yerinde inceleyerek bilgi aldı. Güney Özkılınç, çalışmalar tamamlandığında bir arkeopark yapmak istediklerini belirterek, “Bursa Müze Müdürlüğü’nün izni ve onayı ile arkeopark düzenlemeleri yapmak istiyoruz. Bununla ilgili olarak kimi bölgelerin röleve çalışması belediyemiz tarafından gerçekleştirildi ve plan proje aşamasına gelindi” diye konuştu.

  • Antandros antik kenti kazıları başladı

    Balıkesir’in Edremit ilçesine bağlı Altınoluk Mahallesi’ndeki Antandros antik kentinde 18. dönem kazıları başladı.

    Ege Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Klasik Arkeoloji Anabilim Dalı’ndan Prof.Dr. Gürcan Polat’ın başkanlığında yapılan 18. dönem kazıları başladı. Kazı Başkan Yardımcısı Adıyaman Üniversitesi Arkeoloji Bölümünden Yardımcı Doç. Dr. Kahraman Yağız, 2001 yılında başlayan çalışmalarının 18’nci sezonla devam ettiğini belirtti. Kazıların 2000 yılındaki yüzey araştırmasından sonra 2001 yılında başladığını kaydeden Yağız, “Buraya 2001 yılında Prof. Dr. Gürcan Polat ile birlikte kazıya başladım. Yaklaşık 17 yıldır bu kazıda görevimi sürdürüyorum. Kazımız Ege Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Prof. Dr. Gürcan Polat’ın başkanlığında yürütülmektedir. Bu sene biri arkamızda gördüğünüz nekropol sektörü, diğeri yamaç ev sektörü olmak üzere iki alanda çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Yamaç evde geçen sene açığa çıkarmış olduğumuz dükkanlar ve onların işlevlerine yönelik bir çalışma gerçekleştirilecek. Nekropolis alanında ise hem doğuda, hem batıda nekropolisin sınırlarını belirlemeye yönelik bir çalışma sürdüreceğiz” dedi.

    Ödenek olması halinde kazıların Eylül ayının ilk haftasına kadar sürmesinin planlandığını ifade eden Yardımcı Doçent Dr. Yağız, “Bu sene ekibimizde yaklaşık 15 çalışanımız ve 20 öğrenci var. Bunların arasında restorasyon, aynı zamanda mimarlık öğrencileri bulunuyor. Bunun dışında genetikçi arkadaşlarımız bize katılacaklar. Onlar da kazımızda görev alacak. Bu şekilde kazılarımızı sürdüreceğiz. Kazılarımız eylülün ilk haftasına kadar sürdürmeyi planlıyoruz. Tabii ki ödenek devam ettiği müddetçe” dedi.

  • Harput Kazıları Yaşanmışlığı Ortaya Çıkaracak

    Harput Kalesi kazı çalışmalarında dikkate alınacak 250’ye yakın eser ile kale içerisinde restorasyona yönelik mimari bölümler bulunduğunu belirten Kazı Başkanı Doç. Dr. İsmail Aytaç, atölyedeki çalışmaların tamamlanmasının ardından bu eserlerim müzeye teslim edileceğini söyledi.

    Elazığ’ın en eski yerleşim yeri olan tarihi Harput Mahallesi’ndeki Harput Kalesi’nde 2. dönem kazı çalışmalarında ortaya çıkartılan buluntuların temizliği ve çizim çalışmaları başladı. Harput kalesinde bu yıl Fırat Üniversitesi sorumluluğunda, Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İsmail Aytaç’ın kazı başkanlığında 45 kişilik ekip ve Kültür Bakanlığı ile Elazığ Valiliği İl Özel İdaresinin destekleriyle 2. dönem kazıları tamamlandı. Kazıların tamamlanmasının ardından bulunan 250’ye yakın önemli eserin temizlik çalışması ile binlerce seramik parçasının da incelenme çalışmasına başlanıldı.

    2015 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığının kararıyla Fırat Üniversitesi adına kazı başlattıklarını ifade eden Kazı Başkanı Doç. Dr. İsmail Aytaç, “Geçen sene başlatmıştık. Oldukça verimli geçti. Bu senede yaklaşık 800 metrekarelik bir alanda kazı yaptık. Bu kazıda birinci bölge olarak saray önü bölgesini seçmiştik. Özellikle saray önündeki bölümü açmamızda ki amaç seneye yapacağımız restorasyon çalışmalarına bir ön çalışma olsun diye düşünmüştük. Ancak hava şartlarından o alandan 300 metrelik alanı çalışabildik. Bu bölgede özellikle tandırların, mutfak eşyalarının yoğun olduğu bir bölgeydi. Ocaklar çok yoğun bir şekilde tespit edildi. Üst katman geç Osmanlı katmanıydı. Aşağı doğru Bizans’a kadar inildi. Orada daha tahminimiz 5 metre 6 metre kadar bir yerleşim buluntusu var” dedi.

    “MİMARİ VE TAŞINABİLİR KÜLTÜR VARLIKLARINA RASTLADIK”

    Yapılacak çalışmalarla daha eski dönemlere ait yerleşim ve buluntular elde edeceklerini ifade eden Doç. Dr. Aytaç, “Bu bölgede mutfak eşyaları dışında sikkeler bazı mimari parçalar ve güllelere rastladık. Ancak yapıların üst örtüsüne ait buluntular şuan kadar elde edilemedi. Bazı ahşap parçalarından fikirler elde edebildik. Özellikle bizim cami bölgesi dediğimiz ya da Osmanlı Mahallesi dediğimiz atölyeler bölgesindeki çalışmalardan bahsedelim. Buradaki 5 açmada geç Osmanlı dönemine ait katmanlar vardı. Ama hemen doğal kütle içerisinde özellikle Urartu’ya giden bir sarnıç elde ettik. Bu bizim için önemliydi. Bu sahanın içerisine akıntıyla her döneme ait malzeme, buluntu gelmişti. Yani Osmanlı Mahallesi dediğimiz yerin ilk yerleşim yerinin Urartu olduğunu gördük. Bahsettiğimiz Osmanlı Mahallesinde yine Urartu dönemine ait saç iğnesi bulundu. Demek ki devamında ki Bizans Sikkesi, Bizans seramikleri, Selçuklu Osmanlı seramikleriyle beraber üçüncül baktığınızda ve atölyeler bölgesinde yaklaşık 2700, 2800 yılında ki yerleşime ait hem mimari buluntular hem de taşınabilir kültür varlıklarına rastladık” diye konuştu.

    “250’YE YAKIN ÖNEMLİ ESER BULUNDU”

    Yapılan kazı çalışmalarında dikkate değer anlamda 250 civarında eser elde edildiğini ifade eden Aytaç, şöyle konuştu:

    “Bunların önemli olanları Elazığ Müzesine teslim edilecek. Diğer yandan çıkan buluntuları değerlendirdiğimizde restorasyona yönelik elde edebileceğimiz mimari kısımlar bulundu. Bunların bu sene kışın restorasyon çalışmalarını bir projeyle yapacağız. Bir aksilik olmasa da yazın restorasyon çalışmaları gerçekleşmiş olacak. Tabi ki buradaki amaçlar eserleri sağlam elde etmek 15. yüzyıla ait porselenlerin elde birkaç parçasının bulunması kale yerleşiminin zenginliğini gösteriyor.”

    Buluntulara seramik grubunu dahil ettiklerinde buluntu sayısının binlere çıktığının da altını çizen Aytaç, şu ifadelerde bulundu:

    “Bunların temizliği gerçekleştirildi. Bir kısmının çizimleri gerçekleştirildi. Tamamlanabilenler bir araya getirilmeye çalışılıyor. Yani restorasyon çalışmalarında küçük buluntular açısında devam ediyoruz. Bulunduğumuz atölye Fırat Üniversitesinde kazı depomuz. Bu alanda uzman arkadaşlarla buluntuları, çalışma sırasında elde edilenlerinin temizliği, çizimleri, teknik işleri yapılıyor. Bazı analizler de yapmak istiyoruz, buluntularla ilgili böylece bütün yaşanmışlığa ait hem arkometrik hem de arkeolojik yöntemlerle bilgileri ortaya koymaya çalışıyoruz.”