Etiket: kazılar

  • Mardin Kalesin’de arkeolojik kazılar sürüyor

    Mardin’in turizme kapalı olan tarihi kalesinde arkeolojik kazılar sürüyor.

    Mardin Müzesinden yapılan açıklamada kazı çalışmalarının devam ettiği bildirildi. Açıklamada “Mardin Kalesi, 1. jeolojik dönemde oluşmuş bin 100 ile bin 200 metre arasında değişen kalker yükseltinin üzerine kurulmuştur. Kalenin şehirle bağlantısı, kalenin güneyindeki girişten sağlanmaktadır. Bu giriş kısmı, kale niteliğini kaybetmeden önceki tek giriştir ve hemen sağında Kale Cami yer almaktadır. Yapım tarihi tam olarak bilinmemekle birlikte, buradan ele geçen buluntulardan Artuklu Dönemi’ne ait bir yapı olduğu ve farklı dönemlerde yıkılan duvarların onarılarak yeni duvarlar eklendiği bilgisine ulaşılmaktadır” denildi.

    Mardinlilerce “kartal yuvası” olarak anılan ve Mezopotamya ovasının kuşbakışı için en iyi izlenebildiği yerlerden biri olan kalenin 1980 yılından bu yana Milli Savunma Bakanlığı’na tahsisli olup içinde NATO’ya bağlı bir hava radarı bulunduğu belirtilen açıklamada, “Bu nedenle kale alanı, uzun yıllardır sivil girişlere kapalıdır. Kalenin kamu ziyaretine açılması ve turizme kazandırılması için çalışmalar sürmektedir. Müze Müdürlüğümüz tarafındansa 2014 yılında kalede arkeolojik kazı çalışmaları başlatılmıştır. Kale Cami içerisinde halen sürmekte olan kazılarda açığa çıkartılan mimari unsurların restorasyon ve konservasyon çalışmalarına devam etmektedir” ifadelerine yer verildi.

  • Kamulaştırılan tarlada 3. lahit için kazılar yeniden başladı

    Bursa’nın İznik ilçesinde Roma dönemine ait 2 lahit çıkarılan zeytin tarlasında 3. lahdin çıkarılması için 3 yıldır beklenen kamulaştırılma kararının ardından arkeolojik kazılar yeniden başladı.

    Bursa’nın İznik ilçesinde definecilerin kaçak kazı alanı olan Hisardere yolu üzerindeki zeytin tarlasında müze yetkilileri bugüne kadar 2 adet erken Roma dönemi lahit mezarı gün yüzüne çıkarmış ve 3’üncü bir lahit daha bulmuştu. Ancak toprak altındaki 3. lahit kamulaştırma süreci nedeniyle çıkarılamayarak emniyet güçlerince gözetim altında tutuluyordu.

    Kültür ve Turizm Bakanlığı geçtiğimiz yıl Roma dönemine ait (Nekropol) lahit tarlası olarak bilinen zeytinliğin kamulaştırılması için harekete geçmişti. Asli Hukuk Mahkemesinde 1 yıl süren ve 2017 yılında sonuçlanan davanın ardından tarla 1 milyon 50 bin TL’ye kamulaştırıldı.

    İznik Müze Müdürlüğü, kararın ardından Hisardara köyü yolunda bulunan zeytin tarlasında bulunan 3’ncü lahit için bugün arkeolojik çalışmalara yeniden başladı. Hz. İsa’dan sonra Roma dönemi 2’inci yüzyıla ait olduğu sanılan 3’üncü lahit mezarın çıkarılması için toprak tabaka kazıldı. Arkeologlar, ilk olarak gömülü lahdin üzerindeki toprak tabakayı aldı. Lahdin 1 metre derinlikte olduğu, kazı çalışmalarının yarın erken saatte yeniden başlayacağı öğrenildi. Çalışmaların ardından bölgenin müze olacağı öğrenildi.

  • Paha biçilemeyen çinilerin üretildiği fırınlarda kazılar yeniden başladı

    Bursa’nın İznik ilçesinde tarihî çini fırınlarında arkeoloji kazıları başladı.

    İznik çiniciliği Osmanlı döneminde sarayın büyük desteği ile gelişti. 18. yüzyıl sonlarına doğru sarayın malî kriz yaşamasıyla birlikte çini de son buldu. İznik’te 30 yılı aşkın bir zamandır dönem dönem yürütülen çini fırınları kazıları, İstanbul Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü öğretim üyelerinden Belgin Demirsar Arlı başkanlığında geçtiğimiz günlerde yeniden başladı.

    Orjinal İznik çinilerine koleksiyonerler paha biçemiyor. Avrupa müzayedelerinde milyon dolarlara alıcı buluyor. Koleksiyonerlerin elinde bulunan nadide İznik çinileri büyük meblağlara satılıyor. Osmanlı dönemine ait İznik çinisi tabak, en son İngiltere’nin başkenti Londra’da düzenlenen müzayedede 1 milyon 426 bin 500 sterline (yaklaşık 5 milyon TL) alıcı buldu.

    İstanbul Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü öğretim üyesi Belgin Demirsar Arlı, “Çini fırınları kazısına İstanbul Üniversitesi’nden çeşitli uzman ve öğrencilerin teşkil ettiği 15 kişilik bir ekiple başladık. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İstanbul Üniversitesi adına Bakanlar Kurulu kararıyla yürütülen çalışmalarda çini ve seramik üretim teknolojilerini aydınlatmaya yönelik araştırmalar yapılmakta. Bakanlık temsilcisi olarak Adıyaman Müzesi uzmanlarından Fatma Savsar’ın katıldığı çalışmaların eylül ayının ortalarına kadar sürmesi planıyor. Çalışmalar bu yıl da İznik II. Murat Hamamı’nın doğusunda yer alan BHD kodlu kamulaştırılmış alanda, XIV-XVII. yüzyıllar arasında faaliyet gösterdiği tespit edilen çini fırınları ve atölyelerin bulunduğu şantiyede devam etmekte. 2013 yılında kamulaştırılarak BHD kodlu alana dâhil edilen kazı alanına kuzeyden bitişik yaklaşık yarım dönümlük yeni bölümde yoğunlaştık. 15. yüzyıla tarihlenen 3 fırına rastlanmış. İznik çiniciliği açısından önem arz eden bu fırınlar açığa çıkarıldıktan sonra koruma altına alındı. 2018 kazı sezonunda, 2017 yılında bir kısmı açılan, BHD olarak isimlendirilen atölye alanında 8. fırının ortaya çıkarılmasına başlandı. İstanbul Üniversitesi’nin en uzun soluklu kazılarından biri olan İznik kazıları Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın tahsisatının yanı sıra Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin desteği, İznik halkının anlayış ve ilgisiyle yürütülüyor” dedi.

    18. yüzyılın ardından terk edilip toprak altında kalan İznik çini fırınları, 1967 yılında İstanbul Üniversitesi Sanat Tarihi ve Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Oktay Aslanapa tarafından keşf edildi. 1994 yılından itibaren çalışmalar yine aynı bölüme ait öğretim üyesi Prof. Dr. Ara Altun başkanlığında, çeşitli bilim adamları ve öğrencilerin iştirakiyle sürdürüldü. Bugün ise bu görevi öğretim görevlisi Belgin Demirsar Arlı yürütmekte.

  • 9 bin yıllık Yumuktepe’de kazılar başladı

    9 bin yıldır kesintisiz yerleşim yeri olarak kullanılma özelliğiyle dünya tarihinde önemli bir yere sahip olan Mersin’deki Yumuktepe Höyüğü’nde bu yılki kazılar başladı. Kazı Başkanı Prof. Dr. Isabella Caneva, “Dünyada Yumuktepe’den daha eski yerleşim yerleri var ama Neolitik Çağ’dan Orta Çağ dönemine kadar kesintisiz kale olarak kullanılan Yumuktepe’nin özelliği devamlılık” dedi.

    Milattan önce 7 binli yıllarda Neolitik Çağ’ın bir kalesi olarak ilk yerleşimin kurulduğu Mersin’in merkez Toroslar ilçesindeki Yumuktepe Höyüğü’nde kazı ekibi çalışmalarına başladı. İtalya Lecce Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Isabella Caneva’nın, ekibiyle birlikte 25 yıldır her yaz aralıksız sürdürdüğü, üst üste kurulmuş medeniyetlerin en tepesinden başlayıp aşağıya doğru inerek sürdürülen çalışmalarda, bu yıl ilk etapta 10’u akademisyen, 12’si işçi 22 kişi görev alıyor. Ekim ayının sonuna kadar devam edecek kazılarda, Kurban Bayramı’ndan sonra ekiptekilerin sayısı da 30 kişiyi bulacak.

    Neolitik Çağ’dan başlamak üzere Kalkolitik, Orta Kalkolitik, Geç Kalkolitik, Tunç Çağı ve devamında Orta Çağ’a kadar uzanan, M.Ö. 7 binli yıllardan 14’üncü yüzyıla kadar geçen dönemde kesintisiz yerleşim yeri olma özelliğiyle her tabakada ayrı kalıntıların bulunduğu Yumuktepe kazıları, şu anda 3 ayrı ekibin 3 ayrı tabakada yürüttüğü çalışmalarla devam ediyor.

    “Yumuktepe’de Neolitik Çağ’dan Orta Çağ’a kadar kesintisiz seri yerleşim var”

    Kazı Başkanı Prof. Dr. Caneva, kazı alanında İHA muhabirine çalışmalarıyla ilgili bilgi verdi. Yumuktepe’de iki ayı aşkın süre kazı yapacakları bilgisini veren Caneva, çalışmaları Türk ve İtalyan üniversitelerinin ortak yürüttüğünü söyledi. Yumuktepe’de çok uzun süre ve kesintisiz seri yerleşim bulunduğunu belirten Caneva, “Milattan önce 7 binde Neolitik Çağ’da başlıyor, ondan sonra Orta Çağ’a kadar üst üste kalıntılar bulunuyor, 14’üncü yüzyıla kadar yerleşim var. Neolitik hariç her zaman burası ‘kale’ olarak kullanılmış. Deniz kenarında en yüksek yer burası olduğu için hem savunma nedeniyle hem de sudan korunmak amacıyla kullanılmış” dedi.

    Caneva, bu yaz ilk etapta kazılara, Neolitik dönemin hemen üstünde yer alan M.Ö. 5 bin-5 bin 500 dönemini kapsayan Geç Neolitik Çağ, M.Ö. 4 bin 500 dönemindeki Geç Kalkolitik Çağ, onun üstündeki ilk Tunç Çağı’na ait bir yerleşmede ve ayrıca Orta Çağ tabakasında çalışmalara başladıklarını ifade etti. Bayramdan sonra Neolitik Çağ’daki yerleşmenin bulunduğu tabaka çalışmalarını genişleteceklerini dile getiren Caneva, “Bizim ortaya çıkardığımız kalıntıları ve özellikle duvarları olduğu gibi koruyabilmemiz için bazı çalışmalar yapmamız gerekiyor. Kazı alanını önce temizleyip restore ediyoruz. Biliyorsunuz buranın havası çok sıcak ve otlar, bitkiler bu havayı çok seviyor. Köklenen bitkiler zamanla bu duvarlarda çatlamalar yapıyor. Bunu önlemek için ilaçlama yapılıyor ama yeterli olmuyor. Biz de şırıngalarla bu bitkilerin köklerini kurutuyoruz” diye konuştu.

    “Dünyada Yumuktepe’den daha eski yerleşim yerleri var ama Yumuktepe’nin özelliği devamlılık”

    Bu yılki kazılardan çok şey beklediklerini de vurgulayan Caneva, kazı ilerledikçe çok detaylı noktalarda çalışacaklarını kaydetti. 25 yıldır yaptıkları kazılarda her dönem için ayrı ayrı çok önemli buluntuları ortaya çıkardıklarını belirten Caneva, “Yumuktepe, ilk olarak 60 yıl önce bir İngiliz ekip tarafından kazıldı. Bu kazıların ardından çok önemli bir kitap çıktı. Daha sonra yapılan tüm kazılarda bu kitaptan yararlanılıyor. Biz de bu kitabı kullanıyoruz ve ona çok detay ekledik. Bu da çok önemli. Bu sayede Yumuktepe daha sonraki yıllarda da anahtar sit alanı olarak devam edecek” ifadelerini kullandı.

    Dünyada Yumuktepe’den daha eski yerleşim yerleri olduğunu vurgulayan Caneva, “Ama Yumuktepe’nin özelliği devamlılık. Üst üste kesintisiz çok uzun zaman yerleşim olarak kullanılmış” şeklinde konuştu.

    “Yumuktepe’nin açık hava müzesi olması için Büyükşehir Belediyesi çalışma başlattı”

    “Yumuktepe’nin kent müzesi olması çok uzun zamandır benim rüyam” diyen Caneva, şunları söyledi:

    “Olmaması çok yazık. Burada çok uzun bir tarih var. Bu tarih tepeden çıkıyor ve bu tepe şehrin içinde kalıyor. Türkiye’de böyle başka bir örnek yok. Burada yerleşim açısından bir devamlılık olması çok güzel. Bundan dolayı burası bir açık hava müzesi olmalı. Biz, birkaç seneden bu yana burayı kent müzesi olması için hazırlıyoruz. Geçen sene bizim bu projemizi Mersin Büyükşehir Belediyesi aldı ve gerçekleştirmek için çalışmaya başladı. Biz de danışman olarak onlarla birlikte çalışıyoruz.”

  • Çobankale’de kazılar sürüyor

    Yalova’nın Altınova ilçesinde Çobankale bölgesinde araştırma kazıları sürüyor.

    Çobankale’de Bursa Arkeoloji Müzesi ve Altınova Belediyesi’nin ortaklaşa yürüttüğü restorasyona yönelik temizlik ve araştırma kazıları çalışmaları devam ediyor. Altınova Kaymakamı Zafer Engin, Belediye Başkanı Dr. Metin Oral ve yetkililer bölgeyi gezerek yetkililerden bilgi aldı. Kaymakam Zafer Engin, Çobankale’nin Osmanlı tarihimdeki önemine vurgu yaptı. Yalova’da ilk kez restorasyon çalışmasının yapıldığını ifade eden Başkan Metin Oral da, “Osmanlı’nın, Doğu Roma ile ilk kez savaştığı bölge olma özelliği taşıyan Çobankale’nin tarihi önemi oldukça fazla. Uzun soluklu devam edecek bu çalışma tarihimiz açısından büyük önem taşıyor” dedi.