Etiket: Kazanıyor

  • Kadınlar hem öğreniyor hem kazanıyor

    Diyarbakır’ın merkez Kayapınar ilçesinde Çok Amaçlı Toplum Merkezi (ÇATOM) kadınların okulu hem de iş yeri oldu. Merkezdeki kurslara katılarak, çeşitli ürünler tasarlamayı öğrenen kadınlar, bunları satarak aile ekonomilerine katkı sağlıyor.

    İçişleri Bakanlığı tarafından onaylanan ve Diyarbakır Tarihi ve Kültürel Değerleri Koruma Derneği ile Kayapınar ÇATOM işbirliğiyle yürütülen “Üretiyoruz ve Kazanıyoruz” adlı sosyal sorumluluk projesi sayesinde 30 kadın hem öğreniyor hem de üretiyor. Kursa katılan kadınlar, yaptıkları süs eşyalarını da satarak, aile ekonomilerine katkıda bulunuyor. El sanatları ve keçe işleme kursuna katılan kadınlardan Nurcan Ateş (22), kurslarda yaptıkları işlerinde hem maddi hem de manevi olarak kendilerine çok iyi geldiğini belirtti. Ürünleri kendilerinin tasarlayıp ürettiğini kaydeden Ateş, “El sanatları, keçe üzerine bir şeyler yapıyoruz. Kendimiz çiziyoruz, kendimiz tasarlıyoruz. Kapı süsü, çantalar, yastık yapıyoruz. Burada yaptığımız şeyler bize iyi geliyor. Kafamızı dağıtıyoruz. Sorunlarımızı unutuyoruz. Satıldığı zaman bize bir katkıda bulunuyor. En azından kendi ihtiyaçlarımızı karşılıyoruz. Buradaki şeyler bize iyi geliyor. En azından katkıda bulunuyor bize” dedi.

    “Aile ortamı gibi”

    6 kardeşin en büyüğü olduğunu anlatan Ateş, bir şeyler üreterek aile ekonomisine katkıda bulunmaya çalıştığını vurguladı. Ateş, yaptığı işin psikolojik olarak da kendisine iyi geldiğini ifade ederek, şunları kaydetti:

    “Kadınlar kurslara gelsinler, kurslar gerçekten iyi. Okul okumayanlar, okulu bitirip boşta kalanlar var. Kurs çok iyi maddiyat açısından da maneviyat açısından da herkese öneririm. Ortam aile ortamı gibi. Herkes sorunlarını konuşuyor, çözüyor. Herkes birbirine yarımda bulunuyor. O da çok güzel.”

    7 çocuk annesi

    Keçe işleme kursuna katılan 7 çocuk annesi Cahide Gümüş (49) ise kurslarda elde ettiği gelirlerle aile ekonomisine katkıda bulunduğunu belirtti. Kurslarda çok güzel bir arkadaş ortamı olduğunu kaydeden Gümüş, “7 çocuğum var. Üniversite okuyorlar. Büyüttük hepsini. Buraya da geliyorum hem ekonomiye katkıda bulunuyorum hem de psikolojik olarak rahatlıyorum. Arkadaş ortamı var, güzel bir çevre. Rahatlıyoruz burada arkadaşlarla iş yapıyoruz. Stres de atıyoruz para da kazanıyoruz. Sipariş aldığımız zaman toplu olarak iş yapıyoruz ondan sonra para da alıyoruz. Harçlığımız da oluyor” diye konuştu.

    “Kendimi işe yarar hissediyorum”

    Ev kadınlara kurslara katılmaları için çağrıda bulunan Gümüş, şunları söyledi:

    “Keçe çalışması, dikiş-nakış siparişleri alıyoruz. Teslim ettiğimizde paramızı alıyoruz. Çok iyi oluyor. Kendini bir şey hissediyorsun, işe yarar hissediyorsun. Evde de biraz daha hakimsin, çocuklara da hakimsin. Çok güzel bir şey. İsteriz ki bu gibi merkezler daha fazla olsun ki kadınlar faydalanabilsinler. Hem psikolojimize iyi geliyor, hem arkadaş çevremiz oluyor. Beraber gezilere, yemeklere gidiyoruz. Çok güzel biz de faydalanıyoruz.”

  • Ekmeğini, kalaycılık yaparak kazanıyor

    Dede baba mesleği olan kalaycılığı yapan 57 yaşındaki Mehmet Tokgöz, kalaycı arabasıyla il il gezerek ekmeğini kazanıyor.

    Teknolojiye karşı direnen kalaycılar bir taraftan zor şartlarda baba mesleğini sürdürmeye çalışırken, diğer taraftan da kalaycılığa alternatif olarak mutfak aletlerinin tamiri yaparak ayakta durmaya çalışıyor.

    Bin 890 kilometre uzaklıkta bulunan Bursa’dan kendisine ait aracıyla Kars’a gelen 57 yaşındaki Mehmet Tokgöz, seyyar kalaycılık yaparak ailesinin geçimini sağlıyor. Mehmet Tokgöz, kendisine ait aracıyla yaz sezonunda Doğu, Güneydoğu ve Karadeniz bölgelerindeki illeri eşi Aysel Tokgçz ile birlikte gezerek bakır kapların ve mutfak malzemelerine yeniden hayat veriyor.

    Eskiyen çeliklere yeniden hayat verdiklerini ifade eden Mehmet Tokgöz, “Bakımını yapıyoruz. Kalay işi yapıyoruz. İşler normal gidiyor. Ekmeğimizi alıyoruz. Durumumuz işe bağlı, gelecek malın kalitesine bağlı, ev aletlerine yeniden hayat veriyoruz” dedi.

    Eşi Aysel Tokgöz ile birlikte kendisine ait araçla Bursa’dan Kars’a gelerek eşiyle birlikte eski mutfak aletlerinin tamir, bakım ve kalayını yapan Mehmet Tokgöz, il il gezerek ekmeğini çıkarıyor.

    15 gün Kars’ta kalacak olan Tokgöz, Kars’ta sonra Ardahan’a gidecek. Ölmek üzere olan dede, baba mesleğini sürdüren Mehmet Tokgöz, eşi Aysel Tökgöz yardım ediyor. Karı koca sıcak havada caddelerde güneş altına ekmeğini kazanmanın haklı gururunu yaşıyor.

  • Kıraç topraktan yılda 40 bin lira kazanıyor

    Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde adaçayı üretimi hızla artıyor. Doğada kendiliğinden yetişen ve toplanarak ekonomiye kazandırılan adaçayı, şimdilerde köylü tarafından ekimi yapılarak gelir kapısı haline getirildi. Özellikle kıraç ve susuz tarlalar adaçayı bahçeleri ile değer bulup bereketleniyor.

    Gazipaşa’nın Kızılgüney Mahallesi’nin muhtarı Ramazan Tekin, 10 dönümlük arazisinde iki yıldır adaçayı ekiyor. Çay fidelerini bir kez ektikten sonra sürekli olarak ürün alan Tekin, adaçayı üretiminin kolay ve getirisinin yüksek olduğunu söyledi. Birinci yıl ürünün az olduğunu ancak ikinci yıldan sonra ürün rekoltesinin arttığını belirten Tekin, “İlk örnek bahçeyi ben kurdum. Adaçayının fidesini bitki köklerinden oluşan özel toprak türü olan torf ile ürettim ve 10 dönüm bahçe yaptım. Birinci yıl fideleri toprakla buluşturduk. Fidelerin tutması için birkaç kez su verdik. Birinci yıl fazla bir verim olmaz çünkü çay fidelerinin gelişmesi lazım ama ikinci yıl bahçe verime oturdu. Verim ve kalite gayet güzel. Bahçe yaptığımız yer kayrak kıraç bir arazi ama verim güzel oldu” dedi.

    Adaçayı üretiminin kolay ve masrafsız olduğunu belirten Ramazan Tekin, “Köyümde çay bahçeleri çoğalıyor. Üretim yılda bir iki kez yapılıyor. Çay başaklarını kırıyorsunuz. Burada dikkat edilmesi gereken başaklar mutlaka elle kırılacak, demir aksamlı makas ve bıçak ile hasat yapılırsa çay ağaçları kuruyor. Onun için hasat kesinlikle el ile kırılarak yapılacak. Çay üretiminde pazar problemi yok. Bir kilo ada çayı tarlada 15 ila 25 lira arasında alıcı buluyor. Ben 10 dönümlük bahçemde yılda 1 ton ürün alıyorum” diye konuştu.

    Ev hanımı Havva Tekin ise çay kırma işinin zevkli, üretiminin kolay olduğunu söyledi. Havva Tekin, sağlık yönünden birçok faydası bulunan adaçayının her sabah tüketilmesi tavsiyesinde bulundu.

  • 90 metrekarede beslediği İpek böceklerinden 40 günde 15 bin TL kazanıyor

    Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde 8 yıldır ilkel şartlarda ipek böcekçiliği yapan çiftçi, Gazipaşa Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfının ipekböceği ile ilgili destekleri olduğunu duyunca başvuru yaptı. Başvurusu olumlu yanıtlanan Gültekin Demiral, 90 metkerake büyüklüğünde ipekböceği evindeki 2 kutuluk üretimini 5 kutuya çıkardı. Demiral ailesi tohumu devletten, hastalıkta bakımı devletten , alımı yine devlet tarafından yapılan ve sadece 40 süren üretim safhasından 15 bin TL gelir bekliyor

    Daha önce 1-2 kutu ile üretim yapan Demiral, aldığı destek ile yaklaşık 100 bin ipekböceğine tekamül eden 5 kutuluk tohum ile üretime başladı. Şu an üretimin son evresi olan koza örme aşamasında olan çalışmalardan 10 gün sonra yaklaşık 200-250 kilogram ipekböceği kozası elde edilecek. Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfının projesini duyup yararlanmak istediklerini ve başvurusunun olumlu sonuçlandığın söyleyen Gültekin Demiral , ” Aldığımız destek ile bu ipekböceği evini yaptık. Daha sonra gördük ki Türkiye’nin en kapsamlı ipek böceği yetiştirilen yeri burasıymış. Biz 40 gün içinde 200-250 kg koza üretiyoruz. Bu da 15 bin liraya tekamül ediyor. Riski yok. Tohumları kooperatif devlet yoluyla getiriyor. Herhangi bir hastalık olduğunda bir telefonla gelip tedavi ediyorlar. Yetiştirdiğinde de satma sıkıntısı yok. Hazır olduğunda gelip kapında alıyorlar. Ödeme banka yoluyla yapılıyor. Kısa sürede 40 günde 15 bin lira bir gelir çok iyi. Önceki sistemde en fazla 5 bin lira yapabildik. Dut fidanlarımız tam büyümediği için 5 kutu yaptık. Bunu ilerde 10 kutu olarak yapmayı istiyoruz. Herkese tavsiye ederim” dedi.

    Sırtında bebeğiyle sabah ilk işi ipek böceklerinin karnını doyurmak olan Gültekin Demiral’ın eşi Ayşe Demiral, ipekböceği üretiminin zevkli ve sera işlerine oranla daha zahmetsiz olduğunu söyledi. Parasının da diğer işlere oranla daha güzel olduğunu ifade eden Ayşe Demiral, “Kısa sürede elimize güzel para geçiyor. Eşime yardımcı oluyorum, evime katkı sağlıyorum. Bunları sonraya koyarsan aç kalıyorlar ve hastalanıyorlar. Önce bunlarla ilgileniyorum. Çocuğumu sırtıma alıp bu işleri yapabiliyorum. Allah devletten razı olsun” diye konuştu.

    Demiral ailesinin yaptığı üretimi yerinde görmek isteyen Gazipaşa Kaymakamı Nurullah Kaya ise aileyi tebrik etti. Unutulmaya yüz tutmuş bir sektörün yeniden dirilmeye başlamasını görmenin mutluluğunu yaşadığını belirten Kaya, “40 günlük bir süreçte üreticimizin ciddi kazanım sağladığı bir sektör bu. Sosyal Yardımlaşma Vakfımız ile Gıda Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürlüğümüzün ortak yürüttüğü bu proje Türkiye’de tektir. Bu projenin ülkemize örnek olmasını ve çoğalmasını temenni ediyoruz” dedi.

    Riski olmayan ve pazarı hazır olan bir sektör olan ipekböceği üretiminin ilçede yaygınlaşmaya başladığını dile getiren Kaya, 67 üreticinin 112.5 kutu ile toplamda 3 bin 200 kg üretim yaptığını belirtti. İçinde bulundukları tesisin tek başına 500 kilogram üretim yapma kapasitesi olduğunu ancak şu an yarı kapasiteyle faaliyet gösterdiğini söyleyen Kaya, “Devletlerimizin imkanlarıyla gelene yok demiyoruz. Üretim yapmak isteyen her bireye limit koymaksızın destek veriyoruz. 40 günde yaklaşık 15 binin üzerinde bir geliri elde edebilecek. Riski yok, ürünümü satamam diye bir kaygısı yok. Canlı bir sektör. Biz de görevimiz gereği mahallelerimizde her bireyimize anlatıyoruz. Her geçen gün davetimize icabet eden çayımızı içen vatandaş sayısı artıyor. Artacağına inanıyorum” şeklinde konuştu.

  • Ordu turizmden kazanıyor

    Ordu Valisi irfan Balkanlıoğlu, Ordu turizmi için yapılan tanıtım çalışmalarının meyvesini verdiğini belirterek 2016 yılında Ordu’ya 602 bin 466 turistin geldiğini söyledi.

    Ordu turizm kenti olma yolunda çalışmalarını hız kesmeden sürdürmeye devam ediyor. Bu kapsamda yapılan çalışmalar meyvesini verirken turizm oranlarında ise artış yaşanıyor. Ordu’da ki turizm faaliyetleri ve turist sayıları hakkında basın toplantısı düzenleyen Ordu Valisi İrfan Balkanlıoğlu, yapılan tanıtımlar sonucunda 2016 yılında Ordu’yu 602 bin 466 turistin ziyaret ettiğini belirtti. 2013 yılında yıllık 294 bin turistin Ordu’ya geldiğini aktaran Balkanlıoğlu, yüzde yüzlük bir artış ile bu sayının 600 binin üzerine çıktığını vurguladı.

    “Hedef 1 milyon turist”

    Ordu’nun çok güzel bir il olduğunu ve bu sebeple turizmden pay alması gerektiği için tanıtım faaliyetlerine önem verdiklerini dile getiren Balkanlıoğlu, “Göreve başladıktan sonra Ordu’nun turizm pastasından çok fazla pay alamadığını fark ettik. Son dönemde Karadeniz’de yayla turizm rağbet gören bir turizm dalı haline geldi. Güzellik namına ve varsa Ordu’da fazlasıyla var. Bu sebeple Ordu’yu iç ve dış basında tanıtmaya karar verdik. Sosyal medya ve bu tür tanıtım araçları ile faaliyetlerimiz arttırdık ve Karadeniz’e en fazla turist gönderen Arap ülkelerinde çalışmalar yaptık. Yapılan çalışmalar sonucunda ise turizm akışı başladı. Ordu olarak turizmdeki hedefimiz 1 milyon turist 500 bini geçtik inşallah 1 milyonu da yakalayacağız” dedi.

    “Ordu 300 milyonluk gelir elde etti”

    Ordu’ya gelen turist sayıları hakkında bilgiler veren Ordu Valisi İrfan Balkanlıoğlu, “Kültür ve Turizm Bakanlığı verilerine göre 2016 yılındaki turist sayımız 2013 yılındaki rakamlara oranla iki kattan fazla arttı. 2016 yılında Ordu’ya 602 bin 466 turist geldi. 2013 yılından bu yana yüzde yüzün üstünde artış sağlandı. Aynı zamanda bu durum Ordu’ya 300 milyonlukta bir gelir kazandırdı. Bizim hedefimiz 1 milyon turist, bir yılda 600 binlerin üzerinde turist sayısına ulaştık ve bu çalışmalarımız artarak devam edecek” diye konuştu.

    “Ege ve Akdeniz’de azaldı Ordu’da arttı”

    Ege ve Akdeniz’deki turizm oranlarının düştüğünü Ordu’da ise bu sayının katlanarak arttığına dikkat çeken Balkanlıoğlu, “Ege ve Akdeniz’deki turizm sayıları azalırken Ordu’da ki turizm oranları katlamalı olarak arttı. Bu durumun en önemli göstergesi ise tanıtımın doğru yapıldığını göstermektedir. Bizim bu çalışmalardaki amacımız Karadeniz turizminin pastasını arttırmak istiyoruz ve yayla turizminin geliştirilmesini amaçlıyoruz” şeklinde konuştu.

    Ordu’da turizmin geliştirilmesine yönelik yapılan tesisleşmede de önemli artışların yaşandığını vurgulayan Ordu Valisi İrfan Balkanlıoğlu, bu kapsamda 3 binlerde olan yatak kapasitesinin 5 binlere ulaştığını sözlerine ekledi.