Etiket: Kazanır

  • Girmen: “Sertifikalı tohum eken kazanır”

    Seyhan Ziraat Odası Başkanı Süleyman Girmen, sertifikalı tohum eken üreticinin kaliteli ve yüksek verim alabileceğini söyledi.

    Buğday ve arpa ekim döneminin yaklaştığını belirten Girmen, ekim yapmadan önce toprağın hazırlanması uyarısında bulundu. Girmen, “Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de tarımsal üretim artışında üstün nitelikli yeni buğday çeşitlerinin ve kaliteli tohumun payı büyüktür. Tarla ve laboratuar kontrollerinde fiziksel ve biyolojik değerleri belirlenmiş, her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen sertifikalı tohum eken kazanır” dedi.

    Sertifikalı tohumun çimlenme oranı yüzde 85

    Sertifikalı tohumlarda çimlenme oranının yüzde 85 olduğunu belirten Girmen şöyle konuştu:

    “Sertifikalı tohumlukta çeşit saflığı en az yüzde 97 oranındadır. İçerisinde yabancı madde en çok yüzde 3’tür. Yani üretici hangi ürünü ekmişse onu alır. Sertifikalı tohumluklarda en az çimlenme oranının yüzde 85 oranındadır. Tohumlar selektörden geçirildiği için her tohum yaklaşık aynı büyüklüktedir. Verim artışı ve tasarruf sağlayarak tohum maliyetini düşürür ve üreticiye kazanç sağlar. Söz konusu tohumun hangi çeşit olduğu bellidir. Ekilen tohumların tamamı aynı günlerde çıkış sağladığı için (tekdüze çıkış) tarlada dalgalanma ve boşluklar olmaz, dolayısıyla da ürün kaybı görülmez. Bitkilerin tümünün gelişmesi aynı dönemde olur. Olgunlaşma tüm bitkilerde aynı zamanda olacağından hasat kolaylığı sağlar.”

    Üretici ekim zamanını ayarlayabilir

    Sertifikalı tohum eken üreticinin ekim zamanını tam olarak ayarlayabileceğini de söyleyen Girmen sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Sertifikalı tohumda çeşit özellikleri bilindiğinden ekim zamanı tam olarak ayarlanabilir. Çeşit özellikleri bilindiğinde ürünün gelişimi sırasında izlenecek olan uygulama (bakım, sulama) programı da daha rahat belirlenir. Elde edilen ürünler aynı özelliklerde olduğundan pazar değerleri yüksektir, bu da satış kolaylığı sağlar. Söz konusu tohumlar toprakta mevcut ve tohumla taşınan bazı hastalıklara karşı koruyucu olarak ilaçlandığından kayıplar minimum düzeydedir, ekimde fazla tohum kullanılmasına gerek kalmadığından tasarruf sağlar. Sertifikalı tohum kullanımını Tarım Bakanlığı tarafından desteklenmektedir. Bu tohumu kullanan çiftçilerimiz kullanılan tohumluk miktarına göre destekleme ödemesi almaktadırlar.”

  • Türk İnşaat Sektöründen Avrupalı Yatırımcılara Çağrı: “İstanbul’a İnanan, Kazanır”

    Türk inşaat sektörü temsilcileri, Avrupalılar’a, İstanbul’a yatırım çağrısı yaptı.

    Uluslararası Bankacılar Forumu IBF, Almanya’nın önde gelen finansal iletişim şirketlerinden Maleki Group tarafından düzenlenen Türk-Alman Yatırım Zirvesi Frankfurt’ta yapıldı. İstanbul’a iddialı iki yeni proje kazandırmaya hazırlanan Cathay Group’un sponsorluğunda gerçekleştirilen zirvede Avrupalı yatırımcılara, İstanbul’daki yatırım fırsatları anlatıldı.

    “İstanbul’da geçen yıl 1.3 milyon konut satıldı. Bu tüm zamanların rekorudur. Kentsel dönüşüm artık bir hükümet değil bir devlet politikası oldu. Bu nedenle İstanbul yatırımcıları büyük fırsatlar sunuyor” diyen Cathay Group Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Yılmaz, Avrupa’ya “Türkiye gayrimenkul sektöründe sürdürülebilir bir başarıya imza attı. Dünya metropolü İstanbul’daki değere inanan kazanır” çağrısı yaptı. IBF Başkan Yardımcısı Dr. Hermann Reuter’in, “AB’nin ve Almanya’nın Türkiye’ye, Türkiye’nin AB’ye ve Almanya’ya ihtiyacı var. Bugünkü zirvenin özü budur” sunuşuyla başlayan toplantıda, Frankfurt Başkonsolosu Mustafa Çelik, Türk-Alman ekonomik ilişkilerinin karşılıklı yatırımlarla güçlenmesi gerektiğini söyledi.

    Zirvede konuşan TOKİ Başkan Yardımcısı Mehmet Özçelik, dünyada 2000’li yıllardan itibaren yavaşlayan inşaat sektörünün Türkiye’de aksine istikrarlı bir büyüme içinde olduğunu vurguladı. TOKİ’nin dev projelerinden ve işbirliği modellerinden söz eden Özçelik, 2015’te Türkiye’de inşaat harcamalarının 50 milyar doları bulduğunu, TOKİ’nin 2023 hedefinin 1.2 milyon konut olduğunu, bu yıl 60 bin nitelikli ve kaliteli konut ihalesi yapılacağını söyledi. 93 ülkeyle işbirliği yapan TOKİ’nin dev projeleri için yabancı ortaklarla çalışacağını kaydetti.

    “KIRMIZI HALIYLA KARŞILARIM”

    Zirveye katılan İstanbul Küçükçekmece Belediye Başkanı Temel Karadeniz, 762 bin kişilik nüfusuyla Frankfurt’tan büyük olan Küçükçekmece’nin kentsel dönüşüme öncülük ettiğini bildirdi. Karadeniz, “248 kilometrekarede 690 bin nüfuslu Frankfurt’a karşılık Küçükçekmece’de 762 bin kişi 38 kilometrekarelik alanda yaşıyor. Her metrekaremiz çok değerli. E5 ve E6’nın yani İstanbul’un en önemli iki ulaşım aksının ortasında bulunan Küçükçekmece, yerli ve yabancı yatırımcıların öncelikle tercih ettiği bir bölge. Yatırımcıları havaalanında kırmızı halıyla karşılayacak bir de belediye başkanı var. Belirlediğimiz 13 kentsel dönüşüm alanıyla ilgili bilgileri yatırımcılarla paylaşmaya hazırız” dedi.

    BASIN EKSPRES, AVRUPA’DAKİ KENTSEL DÖNÜŞÜMÜN MERKEZİ OLACAK

    Belediye Başkanı Karadeniz’in anlattığı Küçükçekmece’de büyük bir projeye imza atmaya hazırlanan Cathay Group Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Yılmaz, bölgenin neden cazip olduğunu anlattı. Yılmaz, İstanbul’un gayrimenkul yatırımı için dünyadaki en doğru lokasyonlardan biri olduğunu söyledi. Kentsel dönüşümle ortaya çıkan fırsatlar yabancıların ilgisini çektiğini belirten Yılmaz, şöyle konuştu: “Sadece İstanbul değil, Avrupa’da birçok kentte dönüşüm var. Dinamik nüfus yapısı, demografik profiliyle gayrimenkul pazarını hızlandıran İstanbul önemli fırsatlar barındırıyor. Basın Ekspres bunlardan biri. Kentsel dönüşümün Avrupa’daki merkezi Basın Ekspres olacak. İstanbul’da daha önce Levent’te fabrika ve depoların bulunduğu şu anda ise en prestijli rezidans ve ofislerin otellerin yükseldiği Büyükdere Caddesi’nde gördüğümüz dönüşümün Basın Ekspres’te olmasını bekliyoruz. Şüphesiz İstanbul’un gayrimenkul yatırımı için cazip birçok bölgesi var. Bu bölgeler dünyada ’iyi gelir’ kabul edilecek oranların üzerinde getiri sundukları için dünyanın her yerindeki gayrimenkul yatırımcılarının ilgisini çekiyor. Biz de buradaki yatırımcılara Türkiye’deki fırsatları anlatacağız.”

    Zirveyi izleyen Türk gazetecilerle sohbet eden Cathay Group Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Yılmaz, Türkiye’deki gayrimenkul sektörüyle ilgili önemli değerlendirmelerde bulundu. Avrupa’daki getirilerin düşmesi nedeniyle 2013 yılından bu yana Türkiye’ye özel bir ilgi olduğunu söyleyen Yılmaz, İstanbul’un ve Türkiye’nin terörle, mülteci sorunuyla değil yatırım yapılabilecek ülke özelliğiyle Avrupa’da konuşulmasının çok değerli olduğunu söyledi. Yılmaz, “İstanbul yatırım için doğru bir lokasyon. Dünyanın çok az yerinde İstanbul’daki kadar iyi getiri elde edersiniz. Bir proje 3 yıl gibi hesaplanır ama aslında 5 yıl sürer. Projeyi 3-4 yılda bitirirseniz yıllık kar yüzde 20-22’yi bulur. Bu rakam Avrupa’da yüzde 5-10 civarındadır. İngiltere’de bir gayrimenkul yatırımı yapsanız bunun karı yüzde 3-4’tür. Büyük yatırımlara bu oran az değildir. Almanya’da şunu anlatıyoruz; İstanbul öyle bir pazar ki, gayrimenkul sektöründe yılda yüzde 15-20 kazanmak mümkün. Bunu analiz edip buna inanan peşinden gider. Bu iyi bir kazançtır” dedi.

    Avrupa’da bankalar eksi faiz verirken, Türkiye’de bu kadar kazanılacak bir pazar olduğunu ifade eden Mehmet Yılmaz, “MIPIM’de konuştuk bunları. Mesela Berlin’de bu oran yüzde 2’dir dediler. Onlara göre yatırım yapmak için iyi bir oran. Bizim yüzde 15’imizle ilgili sorunumuz yok. Bu orana dünyanın her yerinden yatırımcı gelir. Sadece bunun sürdürülebilir olduğunu yatırımcıya iyi anlatmak gerek” dedi.

    Bu sektörde Ortadoğu’dan, Avrupa’daki Türkler’den, eski Rus cumhuriyetlerinden, çok farklı ülkelerden müşteri olduğunu ifade eden Yılmaz, “Yakın coğrafyamızdaki herkes özellikle İstanbul söz konusu olduğunda gayrimenkule ilgi gösteriyor. Aslında İstanbul; Paris, Berlin, Londra gibi bir şehir. Gayrimenkul finans işidir. Finansmana ihtiyaç duyar. Sektör finansman bulamadığı zaman bankalarla işbirliği yapmak zorunda kalıyor. Bankalarla işbirliği yapmanın da maliyeti çok yüksek. Türkiye’deki gayrimenkul sektörü büyük ölçüde satarak yapmaya dayalı. Finans kuruluşları taşın altına elini koymuyor. Onlar müşteriye gayrimenkul kredisi satıyor. Projeyi Avrupa’daki veya diğer gelişmiş marketlerdeki gibi fonlamıyor ve çok büyük garantilerle çalışıyorlar. Çünkü finansman kaynağı kısıtlı olduğu için alternatif yok. Bankaların gayrimenkul sektörüyle işbirliği yapmaları gerekiyor” dedi.

    Kentsel dönüşüm hakkında konuşan Yılmaz, “Bir özel şirket şöyle düşünür; ’Parasını verdim arsayı aldım veya 30 kişiyle anlaştım projesini yaptım, 3-5 yılda teslim edeceğim’. Ama bir para angaje ediyorsunuz. Sonuçta ortada bir kar olması lazım ki şirketler devam edebilsin. Dolayısıyla devletin işe kaynak ayırması lazım kentsel dönüşümün başarılabilmesi için. İkincisi mevzuata ilişkin yasama faaliyeti yapılması lazım. Bir de maalesef şöyle oluyor, devlet bir şey yapıyor, Mimarlar Odası dava açıyor, yürütmeyi durduruyor. Bunlar yatırımcıyı ürküten şeyler. Cathay’ın girdiği işler bir şekilde kentsel dönüşüm. Sektörde bunun dışında kalamıyorsunuz. Kentsel dönüşüm artık bir zorunluluk. Şu anda İstanbul’un ve Türkiye’nin gayrimenkul gerçeğinin tam orta noktasında kentsel dönüşüm yer alıyor. Basın Ekspres’te yapacağımız projenin büyüklüğü yaklaşık 200 bin metrekare. Lansmanını haftaya gerçekleştiriyoruz. Bu proje için 7 tane arsayı satın alarak bir araya getirdik. Arsa üzerinde iki ayrı fabrika vardı. Özellikle kentsel dönüşüm projesi yapmak istediğimizden değil, ama İstanbul ulaşımının omurgası durumundaki E5 ve E6 ile bağlantı yolu olan Basın Ekspres artık kimlik değiştiriyor. Eskiden depolar, fabrikalardan oluşan bir profili vardı. Bu bölgede 3 belediye var. Hepsi bölgeye prestijli hizmet alanları, ofisler rezidanslar gelsin istiyor. Gayrimenkulde gelişim noktaları ve yıldızın parladığı anlar vardır. Piyasayı yakından takip edenler, bu hikayenin içinde yer almak istiyorlar. İran pazarı konusunda sektör heyecanlı. Türkiye gibi genç bir nüfusu var, insanlar tüketime aç. Muhtemelen orada orta vadede rejim biraz daha normalleşecek. Komşu nihayetinde. Elbette yapılacak işlerde payımız yüksek olsun. Ama bölgede Amerikalı da iş yapacaksa Türkiye ile yapıyor. Biz sahadayız. Coğrafi yakınlık, halkların yakınlığı çok önemli” dedi.

    Cathay Group 25 yıldır yerli ve yabancı yatırımcılarla yaptığı işbirlikleriyle, gelişmekte olan değerli araziler üzerinde nitelikli konut, ofis, alışveriş, iş merkezi, sosyal ve kültürel projeleri hayata geçiriyor. Tasarladığı yaşam alanlarıyla hayat kalitesini artırmayı kurumsal bir strateji olarak belirleyen Cathay Group, arsa sahibinden son kullanıcıya kadar, kârlı yatırımı garantiliyor.

  • Hisarcıklıoğlu: “Eğitime Yatırım Yapan Kazanır”

    Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) Isparta’daki Gül Petek Sanayi Sitesi’nde yaptığı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin açılış töreni yapıldı. Açılışa TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu, Isparta Valisi Vahdettin Özkan, Burdur Valisi Hasan Kürklü, Isparta Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Şükrü Başdeğirmen ile birlikte çok sayıda davetli katıldı.

    TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu açılışta, Isparta’nın her şeyin iyisini hak ettiğini belirtip “Zaten Türkiye’nin en yaşanabilir kenti olarak bunu gösterdi. Son 1 yılda kadın istihdamını iş yeri sayısını Türkiye’de daha çok artıran illerin başında geliyor Isparta. Bir ilde iş yeri sayısı niye artar diye baktığınız zaman orada umut görürsünüz. İşte Isparta’da bunu görüyorsunuz” diye konuştu.

    TOBB olarak eğitim tesislerine büyük önem verdiklerini belirten Hisarcıklıoğlu, “Bugüne kadar 64 ilde eğitim yatırımı yaptık. 18 ilde daha eğitim yatırımına devam ediyoruz. Niye eğitime bu kadar yatırım yapıyorsunuz diyorlar. Aslında ben bir iş adamıyım. Kazanç var onun için yapıyorum. Ben iş adamıyım. İş hayatında neye yatırım yaparsanız yapın kar da edersiniz zarar da. Ama eğitime yaptığınız yatırım hep kar yazar. Ondan zarar etmezsiniz” dedi. Konuşmaların ardından Vali Vahdettin Özkan tarafından, Hisarcıklıoğlu’na okulun bahçesine dikilecek ağaçlar için fidan sertifikası verdi. Ardından bahçeye ağaç dikildi. Daha sonra kurdele kesildi. Öğrencilerle birlikte hatıra fotoğrafı çekilerek okulun açılışı yapıldı.

    EKONOMİ KAMPÜSÜNÜ AÇTI

    Buradaki açılışın ardından, TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, Isparta Ticaret Sanayi Odası öncülüğünde tüm ekonomi kuruluşlarının bir yerde toplanacağı Ekonomi Kampüsünün açılışını yaptı. Buradaki açılış töreninde konuşan Hisarcıklıoğlu, bu tesisin marka değeri yüksek Isparta’ya daha da değer katacağını söyledi. Hisarcıklıoğlu şöyle konuştu:

    “Bugün hayırlı işler için gülün ve elmanın memleketi Isparta’dayız. Biraz önce üniversitede inşası biten caminin açılışını daha sonra mesleki ve teknik anadolu lisesinin açılışını gerçekleştirdik. Şimdi de Ticaret ve Sanayi Odamız ve Borsamız ile birlikte Ekonomi Kampüsü temel atma törenini gerçekleştireceğiz. Isparta marka olmuş bir şehir. Bu markanın üzerine yeni bir marka daha ilave etti. Türkiye’nin en yaşanabilir şehri olmasıyla markalaşmanın en son noktasına geldi. Burada en önemli olan şey birlikte bereket vardır. Isparta’nın ekonomik göstergeleri zaten bunu gösteriyor. Burası çok önemli. Her üye geldiği zaman aynı anda işlerini görüp çıkabilecek. Buranın bir an önce yapılmasını arzuluyorum. Biz de Odalar ve Borsalar Birliği olarak birlikte hareket edilen oda ve borsa binalarına ilave katkı sağlıyoruz. İnşallah bu çorbada bizim de tuzumuz olsun diye maddi katkı sağlayacağız. Bu nedenle 365 oda ve borsanın 245’i yeni hizmet binasına kavuştular. 120’si de yeni hizmet binalarını tamamladılar.”

    Konuşmaların ardından, Hisarcıklıoğlu ve protokol düğmeye basarak ilk harcı attılar.

  • Vatandaş Kazanırsa Esnaf Da Kazanır

    Eskişehir Seyyar Tuhafiye ve İşportacılar Odası Başkanı Ali Safa Şen, 2015 yılının küçük esnaf için uğurlu geçmediğini vurgulayarak, 2016 yılında ise hükümetin geçici çözümler yerine daha sağlam adımlar atması gerektiğini belirtti.

    Şen, küçük esnaf için özellikle de yaz aylarının daha bereketli geçtiğini, ancak 7 Haziran seçimleri, 1 Kasım seçimleri ve Rusya ile yaşanan uçak krizinin esnafı 2015’te zorladığını dile getirdi. Vatandaşın alım gücünün düşük olmasının en çok küçük esnafı olumsuz etkilediğini, ticari bir sirkülasyonun sağlanmadığını kaydeden Şen, 1 Kasım seçimleri sonrasında güçlü bir iktidar ortaya çıktı. Esnafımız için can suyu olan kredi destekleri elbette ki faydalı. Ancak bunlar geçici çözümler. Sürdürülebilirliğin sağlanması için vatandaşın alım gücü refahı arttırılmalı ki esnafımız ticaretini daha güvenilir yapabilsin. Dileriz 2016 yılı hem vatandaşlarımız hem de esnafımız için daha kazançlı bereketli geçer” dedi.