Etiket: Kazandı

  • ’Proje EV-DES’ TÜBİTAK’tan destek almaya hak kazandı

    ’Proje EV-DES’ TÜBİTAK’tan destek almaya hak kazandı

    Anadolu Üniversitesinin geliştirdiği “Proje EV-DES: Erken Çocukluk Döneminde Gelişimsel Gerilik/Yetersizlik Tanılı Çocukların Ebeveynlerine Yönelik Çevrimiçi Evde Destek Programının Tasarlanması ve Uygulanması” başlıklı proje, Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumundan (TÜBİTAK) destek almaya hak kazandı.

    Korona virüsün mevcut ve öngörülen sorun ve etkilerinin sosyal ve beşeri bilimler perspektifinden incelenmesi, araştırılması ve çözüm önerilerinin geliştirilmesine yönelik olarak ARDEB 1001-Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı kapsamında açılan çağrıya 160 farklı kurumdan toplam 682 proje önerisi sunuldu. Yapılan değerlendirmeler sonucunda 102 proje önerisinin desteklenmesine karar verildi. Bu projelerden birisi de yürütücülüğünü Anadolu Üniversitesi Engelliler Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. İbrahim H. Diken‘in yaptığı “Proje EV-DES: Erken Çocukluk Döneminde Gelişimsel Gerilik/Yetersizlik Tanılı Çocukların Ebeveynlerine Yönelik Çevrimiçi Evde Destek Programının Tasarlanması ve Uygulanması” başlıklı proje oldu. Proje, erken çocukluk döneminde gelişimsel gerilik ya da yetersizlik tanılı çocukların ebeveynlerine yönelik; çocuklarının geriliği ya da yetersizliği hakkında bilgi vermeyi ve bu durumları ile baş etme beceri gereksinimlerini karşılamakla birlikte ebeveynlerin psiko-sosyal iyilik hallerini destekleyerek ebeveynleri güçlendirmeyi amaçlıyor. Proje kapsamında böylece “Çevrimiçi Ebeveyn Evde Destek Programı (Proje EV-DES)” tasarlanacak ve programın etkililiği de değerlendirilecek. Projenin hedef kitlesini erken çocukluk döneminde (0-8 yaş); zihinsel yetersizlik, otizm spektrum bozukluğu, duyusal (görme ve işitme) yetersizlik, fiziksel yetersizlik ya da süreğen rahatsızlık, dil ve konuşma bozukluğu, çoklu yetersizlik, ruhsal ve duygusal bozukluk ve genel gerişim geriliği gibi özel gereksinim durumlarına sahip çocuğu olan ebeveynler oluşturuyor. Proje EV-DES’in sonunda yazılı ve görsel materyaller ile WEB 2.0 tabanlı dijital platformlardan oluşan üç somut ürün ortaya çıkarılması hedefleniyor. Yazılı materyal olarak, ebeveynlere yönelik, çocuklarının gelişimsel gerilik ya da yetersizlik durumları hakkında bilgi veren, çocukların gerilikleri ya da yetersizlikleri ile ilgili beceri gereksinimlerini karşılayan, ebeveynlerin psiko-sosyal iyilik hallerini destekleyecek, bilimsel dayanakları ortaya konmuş bilgi, yöntem ve stratejilerin yer alacağı, açık bir dille yazılmış okuyucu dostu broşürler, afişler, kısa ve uzun bilgi notları oluşturulacak. Ayrıca proje, 1 Temmuz-31 Aralık 2020 tarihleri arasında hayata geçirilecek.

  • Atatürk Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi, Tübitak-1513 desteği kazandı

    Atatürk Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi, Tübitak-1513 desteği kazandı

    Atatürk Üniversitesi, sadece 5 üniversitenin desteklendiği Teknoloji Transfer Ofislerine (TTO) yönelik ülkemizin en kapsamlı ve prestijli programı olan TÜBİTAK-1513 Teknoloji Transfer Ofisleri Destekleme Programı ile desteklenmeye hak kazandı.

    Atatürk Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi; Üniversite-Sanayi iş birliğinin sağlanması, üniversitelerde üretilen yeni teknolojilerin sanayinin kullanımına sunulması, üniversitelerin ulusal ve uluslararası destek mekanizmalarından yararlanması ve girişimciliğin teşvik edilmesi amacıyla Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumunun (TÜBİTAK) Teknoloji Transfer Ofislerine destek olmak amacıyla uyguladığı TÜBİTAK 1513 Programı tarafından desteklenecek üniversiteler arasında yerini aldı.

    “Sanayinin İhtiyaç Duyduğu Bilgi ve Teknolojiyi Üretmeye Devam Edeceğiz”

    Yeni Nesil Üniversite Tasarım ve Dönüşüm Projesinin meyvelerini almaya başladıklarını belirten Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı, elde edilen bu başarının kendilerini oldukça mutlu ettiğini ifade etti.

    Üniversite olarak birçok alanda önemli başarıların altına imza attıklarına dikkat çeken Rektör Çomaklı, TÜBİTAK-1513 Teknoloji Transfer Ofisleri Destekleme Programı ile desteklenmeye hak kazanmalarıyla ilgili olarak: “Teknoloji Transfer Ofisleri, üniversitelerde üretilen bilgi ve teknolojinin, uygulamaya dönüştürülerek ticarileştirilmesine ve bu süreç sonucunda ekonomik, sosyal, kültürel değer kazanmasında önemli rol oynayan birimlerdir. Bu kapsamda üniversitemizde; özel sektör kuruluşları arasında iş birliği oluşturulmasına, sanayinin ihtiyaç duyduğu bilgi ve teknolojinin üniversitede üretilmesine, bu iş birlikleri sonucunda üniversite ve sanayi arasında bilgi ve teknoloji aktarımına ve somut çıktıların geliştirilmesine katkı sağlamak amacıyla üretmiş olduğu birçok projeye destek almaya devam ediyor” ifadelerini kullandı.

    Teknoloji Transfer Ofisinin bu başarısında emeği geçen herkese teşekkür eden Rektör Prof. Dr. Ömer Çomaklı Atatürk Üniversitesinin, donanımlı personeli ve son teknolojiye sahip alt yapısı ile projeler geliştirmeye, araştırma yapmaya ve ülkesine hizmet etmeye devam edeceğini söyledi.

  • AKUT Spor Kulübü son iki yarışta 19 madalya kazandı

    AKUT Spor Kulübü son iki yarışta 19 madalya kazandı

    Geçen yıl kayak ve snowboard branşlarında Milli Takıma en çok sporcu veren AKUT Spor Kulübü, bu sezonda adından söz ettirdi. AKUT sporcuları katıldıkları son iki yarışta 19 madalya topladı.

    Kurulduğu günden bu yana birçok branşta olduğu gibi Türk kayağına da önemli katkılar sağlayan AKUT Spor Kulübü, Alp Disiplini ve snowboardta adeta tarih yazdı. Geçen yıl Milli Takıma en çok sporcu veren kulüp unvanını alan AKUT, bu sezonda iddiasını sürdürdü. Geçen günlerde Erzincan Ergan’da yapılan U18 – U21 2. Ayak yarışlarında Mine Şakarcan, Peri Tüfekçi, Umay Göktürk, Erim İşçimenler, Doruk Üstay ve Tayra Tunca ile 9 madalya toplayan AKUT, aynı başarıyı Palandöken Kayak Merkezi’nde düzenlenen Kardelenler Anısına Alp Disiplini müsabakalarında da gösterdi. AKUT bu yarışta da Alin Özozan, Alevnur Taşkent, Defne Akgerman, Eda Şamgul ve Kaan Özozan ile 10 madalya aldı.

    Hedef Türkiye Şampiyonası

    Bundan sonraki hedeflerinin Türkiye Şampiyonası olduğunu belirten AKUT Kar Sporları Sportif Direktörü Yavuz Kıyıcı, sporcuların gösterdiği performanstan memnun olduklarını dile getirdi. Kulüp Başkanı Burak Üstaş ve Kar Sporları Başkanı Yusuf Gürel’in desteğiyle 11 yıldır istikrarlı bir şekilde sporcu yetiştirdiklerini kaydeden Sportif Direktör Kıyıcı, “Mersin, İstanbul, Eskişehir, İzmir ve Ankara’dan gelen sporcularımızla yaz döneminde kondisyon kış döneminde de yaptığımız kamplar sayesinde başarıya ulaştık. Sporcularımızın performansını artırmaya yönelik yaptığı Avusturya kampının ardından katıldığımız müsabakalarda birbiri ardına gelen madalyalar bizleri daha da motive etti. 3. Ayak yarışlarının ardından Mart ayında düzenlenecek olan Türkiye Şampiyonası’na katılmak için çalışmalarımızı sıkı bir şekilde sürdürüyoruz. Geçen yıl Milli takıma en çok sporcu veren kulüp olarak elde ettiğimiz başarıyı bu yıl da sürdürmek en büyük hedefimiz. Tabi bu noktada özverili çalışmalarıyla başarının mimarı olan antrenörlerimiz Harun Şimşek, İbrahim Seylan, Sergen Örnek, Sevda Sayar ve Gamze Demirci’ye ayrı ayrı teşekkür ediyorum” dedi.

  • Kar yağışı sonrası karla mücadele çalışmaları hız kazandı

    Kar yağışı sonrası karla mücadele çalışmaları hız kazandı

    Aşkale Belediyesi ekipleri yoğun yağan Kar sonrası ilçe merkezinde, mahalle araları ve yakın köylerde kar temizleme çalışmalarını sürdürüyor.

    Yüksek kesimlerde daha fazla hissedilen Kar yağışı ilçe merkezinde de yaklaşık 20 santimin üzerinde yağdı. Kar yağışı kesilince belediye ekipleri araç gereçlerle başta ilçe merkezinde temizleme çalışmaları başlattı. Gece saat 21.00’de başlayan çalışmalar gecenin ilerleyen saatlerine kadar devam etti.

    Hafta sonunun araya girmesi de belediye çalışmalarını aksatmadı ve mahalleler ve ara sokaklarda kardan temizlendi.

    İlçe halkı bu çalışmalardan memnuniyet duyduklarını söyledi.

  • Atatürk Üniversitesi, proje başvurularında en büyük bütçe ile hibe almaya hak kazandı

    Atatürk Üniversitesi, proje başvurularında en büyük bütçe ile hibe almaya hak kazandı

    Atatürk Üniversitesi, Dış İlişkiler Ofisi tarafından yürütülmekte olan “ERASMUS+ KA107 Program Ülkeleri ile Ortak Ülkeler arasında Yükseköğretim Öğrenci ve Personel Hareketliliği” projesi kapsamında, ülke ölçeğinde projeye başvuru yapan 98 üniversiteye ait 45 proje arasından 80 ve üzeri puan alarak Avrupa Birliği fonlarından hibelendirilmeye hak kazandı.

    Türkiye Ulusal Ajansı’nın yayımladığı 2019 proje başvuru sonuçlarına göre Atatürk Üniversitesi; Amerika’dan en büyük bütçeyi kazanarak Türkiye genelinde 3 üniversiteden biri olurken, Tayvan başvurusunda ise 98 üniversite arasında projesi kabul edilen tek üniversite oldu.

    Asya Grubunda İkinci Büyük Bütçeye Sahip Olduk

    Atatürk Üniversitesi, 98 Üniversite arasında Tayvan başvuru sonucunda projesi kabul edilen tek üniversite olup Asya grubunda 2. en büyük bütçenin sahibi oldu. Ayrıca Batı Balkanlar grubunda Bosna Hersek, Kosova ve Arnavutluk için başvuru yapan 28 üniversiteden en büyük 4. bütçeye sahip olan Atatürk Üniversitesi, son olarak Cezayir için başvuru yapan 13 üniversite arasında en büyük 5. bütçe ile hibe aldı.

    Avrupa Dayanışma Programı (ESC) Proje Başvurusu da Kabul Edildi

    Atatürk Üniversitesi, Şubat 2019 tarihinde Avrupa Dayanışma Programı (European Solidarity Corps – ESC) kapsamında en yüksek hibelerden birini almaya hak kazandı. Program sürecinde Atatürk Üniversitesi öğrencileri; 30 kişilik kontenjan dahilinde ikişer aylığına Portekiz’de anlaşma sağlanan kurumlarla gönüllülük hareketliliği gerçekleştirecek. Bu program kapsamında gençlerin kişisel, eğitimsel, sosyal, sivil ve mesleki gelişimleri teşvik edilecek.

    “Yeni Bir Avrupa Birliği Girişimini Hedefliyoruz”

    Üniversitemizin “Yeni Nesil Üniversite Tasarım ve Dönüşüm Projesi” kapsamında uluslararasılaşmaya büyük önem verildiğine dikkat çeken Dış İlişkiler Ofisi Koordinatörü Prof. Dr. Taşkın Öztaş, Atatürk Üniversitesinin, uluslararası bir çekim merkezi olma bağlamında yüksek bir potansiyele sahip olduğunu, yapılan ikili antlaşmalar ve yürütülen hareketlilik programları ile de son dönemde önemli bir ivme kazanıldığını ifade etti.

    Prof. Dr. Öztaş, gençlerin kendi ülkelerinde veya yurt dışında topluma yarar sağlayan projelerde gönüllü olduklarını, Dış İlişkiler Ofisinin ise bölgedeki toplumsal ihtiyaçları karşılamayı hedefleyen yeni bir Avrupa Birliği girişimi olmayı amaçladığını belirterek şunları söyledi: “Daha önce Avrupa Gönüllü Hizmeti olarak bilinen ve mevcut Erasmus+ Dayanışma Programı altında yer alan gönüllülük programına ve diğer AB finansman programlarıyla yurt dışına giden gençlerin kişisel gelişimlerine ciddi oranda değer katacaktır. Gerek yurt dışında gerek yurt içinde güçlü bir uluslararası boyut elde etmeyi düşünüyoruz.”