Etiket: “Kazanan

  • Orhan Kemal Roman Armağanı ödülünü kazanan Kayserili Gürsel Korat:

    Orhan Kemal Roman Armağanı ödülü, bu yıl ‘Unutkan Ayna’ adlı romanıyla, Kayserili Yazar Gürsel Korat’ın oldu. Yazar Gürsel Korat, “Orhan Kemal Roman Armağanı’nı almak bana Çukurova’nın, Kapadokya’ya el vermesi gibi görünüyor” dedi.

    Yazar Gürsel Korat’ın, Kapadokya’da geçen ve 1915 Olaylarına gönderme yaptığı ‘Unutkan Ayna’ adlı romanı, bu yıl Orhan Kemal Roman Armağanı’nın sahibi oldu. Yönetmen Ezel Akay’ın, ‘Çekmeyi çok arzuladığım film hikayem’ diye tanımladığı Unutkan Ayna’nın yazarı Gürsel Korat, ödülün kendisi için anlamını şu sözlerle ifade etti:

    “Orhan Kemal Roman Armağanı’nı almak bana Çukurova’nın, Kapadokya’ya el vermesi gibi görünüyor. Çünkü Çukurovalı iki büyük yazarımız, Orhan Kemal ve Yaşar Kemal, romanın merkezi olarak İstanbul’u seçenlerden ayrı yol tutturmuşlardır”.

    “Orhan Kemal’in Çukurova’dan aldığını, ben de İç Anadolu’dan aldım”

    Kitaplarında Orta Anadolu’nun dilini edebiyata taşıdığını dile getiren Gürsel Korat, “Roman sanatı, dil düzleminde kurulur. Ben, Orta Anadolu’nun dilini edebiyata taşıyan, Orta Anadolu’yu estetik bir varlık olarak yeniden tasarlayan bir yazarım. Orhan Kemal, Çukurova’nın dilini ve edasını edebiyata düşürmüş, buradan tüm Türkiye’yi kucaklamış bir büyük yazarımızdır. İnsanların küçük dünyasındaki büyüklüğü sezmiş, doğanın insana nasıl biçim verdiğini görmüştür. Orhan Kemal’in Çukurova’dan aldığını, ben de İç Anadolu’dan aldım. Ne aldığımı sorarsanız, ‘Bütün insanlığı ilgilendiren sözler’ demek ve susmak isterim. Ne yaptığımı gören gözlerin sevgisini ifade ediyor bu ödül” diye konuştu.

    Gürsel Korat kimdir?

    1960’ta Kayseri’de dünyaya gelen Gürsel Korat’ın çocukluğu ve ilk gençliği Kayseri’de geçti. Yazar, yüksek öğrenimini Ankara Üniversitesi’nde tamamladı. Çeşitli gazete ve dergilerde yazılar yayımladı. Bazı film projelerinde senarist olarak yer aldı. Halen Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde öğretim görevlisi olan Gürsel Korat, Kalenderiye adlı romanıyla ‘Notre Dame de Sion Edebiyat Ödülü’nü (2009), Yine Doğdu Tanyıldızı romanıyla da ‘Ankara Üniversitesi Roman Ödülü’nü (2015) kazandı. Gürsel Korat’ın, Zaman Yeli (1995), Ay Şarkısı (1998), Güvercine Ağıt (1999), Kalenderiye (2008), Rüya Körü (2010), Yine Doğdu Tanyıldızı (2014), Unutkan Ayna (2016) adlı romanlarının yanı sıra, çok sayıda öykü, çocuk kitabı, deneme ve inceleme kitapları bulunmaktadır.

  • Kılıçdaroğlu: “Kazanan bu ülkenin insanı, bu ülkenin demokrasisi”

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Yüzde 51 ile kazanıldı deniliyor ama hiçbirisi hayatından memnun değil. Niçin? Kaybettiklerini çok iyi biliyorlar. Dünyanın gözü önünde kaybettiklerini çok iyi biliyorlar. O kadar ki, şimdi birbirlerini suçluyorlar. Düne kadar yol arkadaşları olanlar şimdi birbirlerini ’hain’ olarak suçluyorlar” dedi.

    CHP Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu partisinin il başkanları toplantısında yaptığı konuşmada, halk oylamasına değinerek, “Haksız, adaletsiz ve huzursuz bir süreç. Bunu sadece biz söylemiyoruz. Bütün dünyanın gözü önünde yaşadığımız bir süreçti. Bu süreçte devletin bütün kadroları kullanıldı. Bütün imkanları, araçları, parası, forsu, televizyonları kullanıldı. Ama bunların hiçbirisi bizi yıldırmadı. Hiçbirisini gerekçe göstermedik. Çünkü biz bir demokrasi davasına inanıyoruz ve mücadelemiz buna ilişkin. Anayasa görüşmelerinden itibaren bu tür baskıların olacağını zaten biliyorduk. Ama biz sıradan bir parti değiliz. Biz dünyanın en köklü 4 partisinden biriyiz. Bütün zor koşullara rağmen demokrasiyi inançla ve kararlılıkla savunan bir gelenekten geliyoruz. Bütün baskıları savuşturan, bütün baskılara karşı direnen bir gelenekten geliyoruz. Hiçbirimiz baskılara boyun eğmedik. Bütün arkadaşlarıma, bütün örgütüme yürekten teşekkürlerimi sunuyorum. Bir kez daha CHP’nin demokrasi için ne kadar önemli bir parti olduğu gerçeğini sadece Türkiye değil, bütün dünyaya anlatmış olduk” diye konuştu.

    “Sandıklardan ıslak imzalı tutanakların geliş oranı yüzde 97.44 bu çok önemli”

    Kılıçdaroğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

    “Biz çocuklarımızı baskının olduğu bir Türkiye’de değil, demokrasinin yaşadığı bir Türkiye’de yetiştirmek istiyoruz. Bunun için bizim yaptığımız mücadele bizim demokrasi tarihimizin dönüm noktalarından birisidir. Eğer bu ülkede seçmenin yüzde 50’den fazlası demokrasiyi savunup, tek adam rejimine karşı ‘hayır’ diyorsa ‘bu sadece ve sadece CHP’nin başarısıdır’ dersek doğru olmaz. Ana aktör CHP’dir ama arkasında milyonlar vardır. Dolayısıyla başarı bu ülkenin başarısıdır. Başarı bizim insanımızın başarısıdır. 1982 Anayasasını düşünün, aynı koşullarda neredeyse halk oylamasına gittik. O dönem yüzde 94 oranında ‘evet’ çıkmıştı. Şimdi en azından seçmenin yüzde 50’sinden fazlası ‘hayır’ diyebildi. Demokrasi açısından geldiğimiz bu nokta çok önemlidir. Halk oylamasının yapıldığı ve genel merkezde değerlendirildiği akşam, sandıklardan ıslak imzalı tutanakların geliş oranı yüzde 97.44 bu çok önemli. Bu nedenle bizim tarihimizde bir ilktir bu. İl başkanlarımız, ilçe başkanlarımızı, kadın kollarımız, gençlik kollarımız ve gönüllülerimiz artı diğer siyasi partilerin sandık görevlileri yüzde 97.44 oranında ıslak imzalı tutanakları o akşam CHP Genel Merkezinde girdi. Bu başarı hepimizin ortak başarısıdır.”

    “Oylar sandıkta değil Yüksek Seçim Kurulunda çalınmış”

    “Vatandaşlarımıza şunu söyledik; sandığa gidin oy kullanın, sandığın güvenliği bize ait” diyen Kılıçdaroğlu, “Biz bunu yaptık halkımıza verdiğimiz sözü sonuna kadar tuttuk. Ama bir geriye dönüp baktık ki oylar sandıkta değil Yüksek Seçim Kurulunda çalınmış. Hırsızlığın adresi başka bir yer olmuş. Aklımıza gelmedi mi? Emin olun gelmedi. Çünkü orada hakimler var, hakimlerin siyasal görüşleri olabilir ama vicdanı, ahlakı olmayan bir hakim olmaz diye düşündük. Bu kadar saygısız bir grubun YSK’da kümelendiğini hiç düşünmedik. Bu ağır konuşmayı onların hak ettiğini çok iyi biliyorum. Eğer bir hakim cübbe giyiyorsa düğmesi ve iliği olmalı. Bu halk oylaması bize şu gerçeği gösterdi, orada kümelenen bir grup hakimin cübbesi var, ilikleri var ve düğmeleri yok. Siyasi otoritenin önünde eğilen ve talimatla hareket eden kişiye hakim denmez, ondan olsa olsa toplumun en zavallı kişileridir. YSK’ya niye güvendik? Şunun için güvendik. Kanun maddeleri o kadar açık ki bu kanun maddelerini anlamak için hukuk fakültesini bitirmeye gerek yok. İlkokulu bitirmeye bile gerek yok. Okuma yazma bile bilmeye gerek yok. Nohut kadar akıl varsa bu maddeleri anlar” ifadelerini kullandı.

    “Bu okuyacağım iki maddeyi cebinize koyacaksınız”

    Seçim kanunun iki maddesini okuyan Kılıçdaroğlu, “Bu okuyacağım iki maddeyi cebinize koyacaksınız. Gittiğiniz her kahvede, lokantada, oyunda, parkta, fabrikada, tarlada çıkaracaksınız vatandaşa okuyacaksınız. YSK’nın nasıl bir kanunsuzluğa imza attığını vatandaşa anlatacaksınız. Ne diyor; ‘Üzerinde ilçe seçim kurulu mühürü bulunmayan zarflar geçersiz sayılır.’ Bunu anlamak için nohut kadar akıl yeterli. Ama bunlar cübbe giyenler, ilikleyenler ve siyasi otoritenin emrinde olanlar bunu anlamazlıktan geldiler ve geçerli saydılar. Aynı şekilde 101.madde, ‘ Arkasında sandık kurulu mührü bulunmayan oy pusulaları geçersizdir.’ Ama bunlar geçerli yaptı. Vatandaş sandığa gitti 49 milyon vatandaş oy kullandı evet veya hayır. Herkesin evetine ve hayırına hep saygı duydum. Ama bir şeye inandık, hukukun üstünlüğüne. Vicdanı olmayan, ahlakı olmayan hakim olmaz dedik. Ama bir gördük ki vicdan sahibi ve ahlak sahibi olmayan hakimler. Bunları da gördük” açıklamasında bulundu.

    “Bütün baskılara rağmen çok önemli bir sonuç aldık”

    Türkiye ile ilgili, halk oylamasıyla ilgili yazılan bütün raporlarda adaletsizliklerin sıralandığını söyleyen Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

    “En son Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisinde de Türkiye 3.lige düşürülürken, 2004’te çıkmıştık denetim sürecinden, yeniden denetim sürecine girerken, o denetim sürecine girmenin nedenlerinden birisi de maalesef bu. Bu referandum süreci bize şunu gösterdi; çalışırsak kesinlikle kazanırız. Referandum süreci bu gerçeği bize gösterdi. Çalıştık ve sonuç aldık. Bütün baskılara rağmen çok önemli bir sonuç aldık. Çalışırken hiç kimseyi bu süreçte ötekileştirmedik. İlk kez CHP olarak siyasi parti ayrımı gözetmeksizin, sivil toplum ayrımı gözetmeksizin, inanç farkı gözetmeksizin, kimlik farkı gözetmeksizin, hiç kimseyi ötekileştirmeden herkesle tokalaşma imkanı yakaladık. Bunu yaptığımız ve devam ettirdiğimiz sürece Türkiye’nin birleştirici gücünün CHP olduğunu geniş kitlelere aktarabiliriz. Bu bizim ilk adımımız bu adımı sürdüreceğiz. Bu süreçte hiç kimsenin kimliği, inancı, yaşam tarzını siyasete, referanduma malzeme etmedik. CHP’liler hiç kimsenin kimliğiyle, yaşam tarzıyla, inancıyla uğraşmazlar. Onlar hepimizin birlikte Türkiye’de onur ve gururla yaşamasını ister. Bu algı toplumun geniş belleğine yerleştirilmiş vaziyette. Ayrıştırıcı bir dil kullanmadık. Bizi en acımasız şekilde eleştirdiler, hakaret ettiler, küfür ettiler ama biz duymadık, görmedik. Öfke üzerine siyaset kurmadık. Öfkeye teslim olmadı hiçbir arkadaşım. Sandık başında kurşunlanarak ölen CHP’liler oldu referandum sırasında. CHP Türkiye’yi en sağlıklı, en tutarlı yönetecek olan partidir. Bunun mücadelesini hep birlikte vereceğiz. Bu süreçte elde ettiğimiz en büyük kazanımlardan birisi körü körüne muhalefet değil, bilgiye dayalı muhalefet yapmaktı. Böylece ilk kez CHP’li olmayan veya hayatında hiç CHP’ye oy vermeyen vatandaş bize kulak kabarttı. Can ve mal güvenliği, demokrasiye olan bağlılık, bizim gibi düşünmeyen insanların haklarını savunmak bu bizim temel görevlerimizden birisidir. Bu süreçte biz bunu geniş kitlelere aktarma imkanı bulduk.”

    “Nezaket ziyaretleri süreciniz başlıyor”

    Bir demokrasi ortak paydasını oluşturduklarını ifade eden Kılıçdaroğlu, “Şimdi bu paydayı büyütmek, genişletmek zorundayız. Ne yapacağız? Önümüzdeki iki ay içinde her bir il başkanı ve ilçe başkanı bu halk oylaması sırasında gittiğiniz her yere bir kez daha gideceksiniz. Nezaket ziyaretleri süreciniz başlıyor iki ay. Hiçbir yorum yapmadan ister vatandaş evet oyunu kullansın ister hayır oyunu kullansın. Size sandığa gittiğiniz için teşekküre geldik diyeceksiniz. Demokrasi için önemli bir sınav verdik biz vatandaş olarak görevimizi yaptık sizde vatandaş olarak görevinizi yaptınız. Ama süreci gayri meşru hale getiren siz değilsiniz, siyasi otoritenin emrinde olan YSK” şeklinde konuştu.

    “Onlar kavga ediyorlar, birbirlerine ’hain’ diyorlar”

    Kılıçdaroğlu, “Tam kanunsuzluğun bütün koşulları oldu. Her yaptıkları açıklamadan sonra biraz daha batıyorlar. Yüzde 51 ile kazanıldı deniliyor ama hiçbirisi hayatından memnun değil. Niçin? Kaybettiklerini çok iyi biliyorlar. Dünyanın gözü önünde kaybettiklerini çok iyi biliyorlar. O kadar ki, şimdi birbirlerini suçluyorlar. Düne kadar yol arkadaşları olanlar şimdi birbirlerini ’hain’ olarak suçluyorlar. Kaybettiklerini, yanlış yaptıklarını biliyorlar. Eşkıya dünyaya hükümdar olmaz. Yargıyı ayarlayacaksın, onlara bir şeyler vaat edeceksin, sonra geleceksin ’Ben kazandım’ diyeceksin. Kim yutacak? Kazanan biziz. Her yerde gururla söyleyeceksiniz. Kazanan bu ülkenin insanı, bu ülkenin demokrasisi. Bütün baskılara rağmen kazanan biziz. Onlar kavga ediyorlar, birbirlerine ’hain’ diyorlar. Çünkü kaybettiklerini çok iyi biliyorlar. Bütün dünya biliyor. O açıdan biz önümüzdeki iki ay teşekkür ziyaretleri yapacağız. Ben dahil, gittiğim her yere bir daha gideceğim, konuştuğum herkesle tekrar konuşacağım. Demokrasinin ne kadar önemli bir kavram olduğunu, özgür yaşam tarzını demokrasiyle elde ettiğimizi, düşünce özgürlüğünü, medya özgürlüğünü demokrasi ile elde ettiğimizi anlatacağız. Tek adam rejiminin Türkiye’ye hangi felaketleri getireceğini de hep birlikte yaşayacağız, hep birlikte göreceğiz” diye konuştu.

    “Kadın kollarına destek verin”

    İl başkanlarından kadın kollarına önem vermelerini ve hangi talepte bulunuyorlarsa taleplerini mutlaka karşılamalarını rica eden Kılıçdaroğlu, “Çalmadığımız kapıları, giremediğimiz evlere onlar giriyor. Hepimize düşen görev kadın kollarına destek vermektir. Biz vatandaşın kapısını çalacağız, biz oturacağız, çayını, kahvesini biz içeceğiz, derdini biz dinleyeceğiz, bir emrin var mı diyeceğiz. Süreç şuanda demokrasiden yana, ibre demokrasiden yana. İnsan haklarından yana” dedi.

    “Hayır diyen demokrasiye bağlı bütün siyasal partilerle yakın ilişkilerimizi sürdüreceğiz” ifadesini kullanan Kılıçdaroğlu, “Onlara da teşekkür borçluyuz. Onlarda mücadele ettiler” değerlendirmesinde bulundu.

  • ’Evet’ ve ’Hayır’ bahsine girdiler, kazanan dairelerin sahibi olacak

    Eskişehir’de iki vatandaş, referanduma sayılı saatler kala, ‘Evet’ ve ‘Hayır’ çıkma bahsine girerken birbirlerine daire sözü verdi.

    Eskişehir’de müteahhitlik yapan Cevdet Kılıç, sosyal medya hesabından referandumda hayır çıkması halinde 2 dairesini karşısına çıkacak birine vereceğini söylemiş ve aksi düşünenleri bahse çağırmıştı. Cevdet Kılıç’ın çağrısına Hayır çıkacağını iddia eden CHP Odunpazarı Gençlik Kolları eski Başkanı Volkan Enver Kılıç çıktı. Cevdet Kılıç ‘Hayır’ çıkması halinde 2 dairesini, Volkan Enver Kılıç ise ‘Evet’ durumunda ise 1 dairesini verecek.

    İkili, Adalarda bir avukatın bürosunda bir araya gelerek, söz verdikleri daireler için sözleşme imzaladı.

    Cevdet Kılıç, Türkiye genelinde iki daire vereceğini söylediğini ve bu lafın arkasında durmak için sözleşmeye imza atamaya geldiğini söyledi. Ak Parti sevdalısı olarak, Türkiye genelinden hayır çıkmayacağını belirten Kılıç, “Referandumda ‘Evet’ çıkacağına canı gönülden inanıyorum. Onun için varımı yoğumu ortaya koyuyorum, 2 tane daire veriyorum. Bir tane hayırsever istedik, bir sürü klavye kahramanı çıktı. İnternet üzerinden mesajlarla bize, ’ben de varım, ben de varım’ diye mesajlar verdiler ama hiçbir tanesi gelmedi. Volkan kardeşim çıktı ’ben de 1 daire veriyorum’ dedi, biz de ’tabi buyurun’ dedik. Kendisi sözünde durdu ve sözleşmemizi imzaladık. Rabbim inşallah bizi ya 1 daire sahibi daha yapacak ya da Volkan kardeşime 2 daire ekstradan kazandıracak” dedi.

    Volkan Enver Kılıç da, “Cevdet ağabeyimiz sosyal medyadan ve basınla bir çağrı yaptı. Hayırcılıların ‘Hayır’ demesiyle bu iş olmuyor. Kendilerine güvenemiyorlar gibi açıklama yaptı. Biz bu tapulardan önce ülkemizin tapusunu verdirmeyeceğiz. Ülkemizi tek adama verdirmeyeceğiz. Ben de ‘Hayır’ çıkacağına, Türkiye Cumhuriyetinin insanlarının hayır vereceğine inanıyorum. Yarın Türkiye Cumhuriyetinin tapusunu verdirmeyeceğimize de inanıyorum. Ben de Cevdet Ağabeyime ‘Evet’ çıkarsa bir daire vaat ettim” şeklinde konuştu.

    Eskişehir’de yaşayan ve müteahhitlik yapan Cevdet Kılıç adlı vatandaş, sosyal medya hesabından “Ben diyorum evet çıkacak, hayırcılar diyor Hayır çıkacak, ben de nerede öyle delikanlılar, eğer Türkiye geneli Hayır çıkarsa 2 daire veriyorum. Var mı cesareti olan, iddia eden gelsin” diyerek kendisine ait dairelerin fotoğrafını paylaşmıştı.

    Cevdet Kılıç, 16 Nisan Pazar günü yapılacak olan cumhurbaşkanlığı sistemi halk oylamasında ’evet’ çıkacağını ama ’hayır’ çıkması halinde Fatih Mahallesindeki apartmanındaki 2 dairesini kendisiyle bahse giren kişiye vereceğini söylemişti.

  • Akhisar’da kazanan Eskişehir oldu

    Türkiye Basketbol 1. Ligi 20. haftasında Akhisar Belediyespor evinde Nesine.com Eskişehir Basket takımını konuk etti. Eskişehir Basket 92-90 mücadeleden galip ayrıldı.

    Karşılamanın ilk periyoduna hızlı başlayan ev sahibine konuk ekip de iyi cevap verince ilk periyot 20-20 sona erdi. İkinci periyotta ev sahibi ekip üstünlüğü sağladı ve 23-21 ikinci periyodu önde kapatırken soyunma odasına 43-41 önde gitti.

    Üçüncü periyotta iyi bir oyun çıkaran ev sahibi ekip rakibini 21-18 üstünlük sağlarken tabelada skor 64-59 ev sahibinin üstünlüğü ile son buldu. Üçüncü periyoda konuk ekip üstün başladı, son 3 dakika kala üstünlüğü sağladı. Son 1 dakikaya girilirken skor konuk ekibin 90-85 üstünlüğü ile geçildi. Karşılaşmanın son 30 saniyesinde ise ev sahibi ekip aradaki farkı 2 sayıya indir ve 90-92 geçildi. Geri kalan sürede skor değişmeyince Akhisarlı devler karşılaşmadan 90-92 mağlup ayrılan taraf oldu.

    Karşılaşmanın en skorer oyuncusu nesine.com Eskişehir Basket takımından 34 sayı Josh Duncan olurken Akhisar Belediyespor’dan ise 24 sayı ile Reha Öz takımının en skorer oyuncusu oldu.

    Akhisar Belediyespor Lig’in 20 haftalık periyodunda 28 puan ile 11. sırada yer alırken, konuk ekip Nesine.com Eskişehirspor Basket takımı ise 37 puan ile Sakarya Büyükşehir Belediye Basketbol takımı ile birlikte liderliği paylaştı. Akhisar Belediyespor 21. haftada Yalova Group Belediyespor’un rakibi olurken lider Nesine.com Eskişehir Basket takımı ise Mamak Belediye Ankara DSİ takımını konuk edecek.

  • Manisaspor – Boluspor maçında kazanan çıkmadı

    TFF 1. Lig’in 17. haftasında Manisaspor sahasında konuk ettiği Boluspor ile 2-2 berabere kaldı.

    Sezonun ilk yarısını alt sıralarında tamamlayan ve ikinci yarıya sahasında Boluspor karşısında galibiyet ile başlamak isteyen Manisaspor, geriden gelerek öne geçtiği maçın son dakikalarında yediği gol ile bir puana razı oldu. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Manisaspor Teknik Direktörü Sait Karafırtınalar, son dakika yedikleri golden dolayı üzüntülü olduklarını söyledi. Bu sene son dakikalarda yedikleri ikinci gol olduğunu aktaran Karafırtınalar, konuşmasına şöyle devam etti:

    “Maçın 1. dakikasından 90. dakikasına kadar üstün oynadığımızı düşünüyorum. Zaman zaman rakibin de pozisyonları vardı. Onların da etkili olduğu dakikalar var ama genel kontrol bizdeydi. Şanssız bir golle geri düşmemize rağmen devre arasında çocuklarla bir motivasyon konuşması yaptık. Ondan sonra çok daha farklı bir Manisaspor izledik. Böyle oynadığımız zaman bizim yenemeyeceğimiz bir takım olmadığını onlar da gördü. İnanmaları gerekiyordu. Öne de geçtik. O skoru da yakaladık. Son dakikada talihsiz bir goldü. O pozisyonu vermeseydik… Hep söylüyorum, o dakikada o pozisyonu vermeyeceksin. Hakem hata yapmış da olsa ne olursa olsun kornere atmayacaksın. Ya taca atacaksın ya başka bir yere atacaksın. Maçı bitirmenin yollarına bakacaksın. Bugün başaramadık. Ama önümüzdeki maçlarda başaracağız. İyi oyunlarından dolayı futbolcularımı kutluyorum. Sonuç çok da istediğim gibi değil ama 1-0’dan gelip 2-1 öne geçip, kaybetmek hakikatten çok üzücü.”

    “Devre arasında nokta transferler yaptık”

    Yeni transferlerin performansıyla ilgili soruya yanıt veren Karafırtınalar, “Devre arasında nokta transfer yapılır. Bizi Umut transferinde eleştirdiler daha önce oynamamış diye ama ben o çocukla 36 tane maç oynadım. Oradan Galatasaray’a transfer oldu. Kalitesini biliyorum. İnandığım bir oyuncu. İkinci golün pasını da zannedersem o verdi. Aynı şekilde İsmail Haktan da bu ligin önemli oyuncularından. O da ilk golde asisti o yaptı. Bütün takım bence mücadele anlamında başarılıydı bugün. Sadece son dakika bir gol, alıp götürüyor. Engel olamadık. Oyuncularım bunun bilincinde. Bundan sonra daha farklı bir Manisa izleyeceğiz” dedi.

    Boluspor cephesi

    Karşılaşmaya istedikleri gibi başlayamadıklarını kaydeden Boluspor Teknik Direktörü Fuat Çapa, bunun sebebinin takımdan ayrılan 9 oyuncu ve onların yerine transfer edilen 6 oyuncunun henüz hazır olmamasından kaynaklandığını söyledi. Çapa, “Devre arası yapmış olduğumuz transferler hazır olan oyuncular değil. Kendi takımlarında daha az süre alan arkadaşlar. Onların belirli bir süreye ihtiyacı var. İlk 11’in 6 tanesi az maç sayısı olan ve az dakika oynamış olan oyunculardan oluşuyor. Bunu maçtan önce yapmış olduğumuz analizlerde de 45-50. dakikalardan itibaren bu düşüşleri bekliyorduk. İlk devre 1-0’dan sonra skoru arttırabilmek için belirli bir oyun felsefesi belirlemiştik. Pozisyonlar da yakaladık, son final paslarını atamadık. Atmış olduğumuz bir gol var. Ofsayt gerekçesiyle verilmedi ancak duyduğum kadarıyla ofsayt değilmiş. Eğer öyleyse üzücü. Kaçırmış olduğumuz bir penaltı var. Deplasmanda yakalanması gereken pozisyonları yakaladık. 2 tane gol attık bir penaltı kaçırdık. Biraz önce söylemiş olduğum faktörleri de ilave edecek olursak skoru ilk devre 1-0’dan fazla yapmış olsaydık bugün tamamen değişik bir senaryo olurdu” diye konuştu.

    Skor olarak üzücü fakat oyun anlamında memnun olduğunu kaydeden Çapa, konuşmasını şöyle sonlandırdı:

    “İlk devre çok fazla alternatifimiz yoktu. Kulübeye baktığımız zaman bize direkt katkı sağlayabilecek olan oyuncu sayımız çok azdı. Sonradan oyuna giren arkadaşlarımız gerçekten bize çok katkı sağladı. Hedefimiz olan ilk 6 içerisinde olmak istiyoruz ve olacağız da. Bununla ilgili en ufak bir sıkıntımız yok. Önümüzdeki hafta çok önemli bir karşılaşmaya gideceğiz Sivas’a. Orada inşallah bugünkü kaybettiğimiz 2 puanı telafi etmiş olacağız.”