Etiket: Kazalarının

  • Türkiye’de iş kazalarının yıllık maliyeti 80 milyar lira

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Serhat Ayrım, “Ülkemizde 2016 yılında iş kazalarının toplam maliyetinin 80 milyar TL olduğu tahmin edilmektedir. Bu maddi kayıplar telafi edilebilse bile kaybedilen hayatların telafi edilmesi mümkün olmamaktadır” dedi.

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yüksekte çalışma kaynaklı iş kazalarının önlenebilmesi ve çalışanların sağlıklı ve güvenli bir çalışma ortamında faaliyetlerini sürdürebilmelerini sağlamak amacıyla düzenlenen “Güvenli İnşaat Sempozyumu” Swiss Otel’de başladı. İki gün sürecek sempozyumda konuşan Çalışma Ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Serhat Ayrım, “Sosyal güvenlikten mesleki eğitime kadar çok geniş bir alanı kapsayan çalışmalar yapıyoruz. Ülkemizde 2016 yılında iş kazalarının toplam maliyetinin 80 milyar TL olduğu tahmin edilmektedir. Bu maddi kayıplar telafi edilse bile kaybedilen hayatların telafisi mümkün olmamaktadır. Bu konunun sadece iş yeri ve çalışan düzeyinde değil toplumun genelini doğrudan ilgilendiren bir öncelik olduğunu kabul etmemiz gerekmektedir. Sanayi devrimi ile başlayan üretim odaklı anlayış günümüzde yerini insan odaklı anlayışa bırakmıştır” dedi.

    Okul öncesi eğitim

    Bakanlığın mesleki eğitimin yanı sıra okul öncesi eğitimi de içine alan yaşam boyu eğitimi önemsediğini belirten Ayrım, “Kanun ve yönetmelik konusunda altyapı kesinlikle oluşmuştur ama bu yeterli olmuyor. Bilinçlenme çok önemli, bu yüzden ilkokullardan başladık ve iş sağlığı tedbirlerinin alınması için projeler geliştirdik. Meslek hastalıkları yüzde 100 önlenebilir bir durum. Burada da çok yeterli olduğumuz söylenemez. Eskiden üç tane meslek hastalıkları hastanemiz vardı. Birleşmeden sonra şu anda birçok üniversite ile meslek hastalıkları konusunda ortak protokoller hazırlandı. Ama yeterli olmuyor. Eğitim, eğitim, eğitim. Bu eğitimin olması için de yalnız bakanlık olarak bunu başarmamız mümkün değil. Ama hep birlikte bu taşın altına elimizi koymadığımız sürece bu sorunun altından kalkmamız mümkün değil. İşverenlerin bu konuda çok dikkatli olmasını istiyoruz. Bir can bile bizim için çok önemli” diye konuştu.

    “Her 3 ölümlü kazadan biri inşaat sektöründe”

    İş sağlığı güvenliği bilincinin yaygınlaşmasını sağlamak amacıyla faaliyetler yürüttüklerini söyleyen İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü Başkanı Furkan Yıldız ise toplumun her katmanında iş sağlığı güvenliği bilincinin yaygınlaşmasını sağlamayı amaçladıklarını belirtti. İnşaat sektöründeki iş kazaları diğer sektörlere nazaran daha fazla olduğunu dile getiren Yıldız, “Her 3 ölümlü kazadan birinin inşaat sektöründe, bunlarından birinin de yüksekten düşme nedeniyle gerçekleştiğini ortaya koyuyor. Cephe iskeleleriyle başladığımız projemize cephe kenar korumalıklarını da projeye dahil ettik. İnanıyoruz ki bu tür kazalarda gözle görülür azalmalar sağlayacağız” ifadelerini kullandı.

    İş kazalarının önlenmesi için işçinin alınabilecek önlemler konusunda eğitilmesi gerektiğini savunan EBSO Başkan Vekili Erdoğan Çiçekci de uygulama ile ilgili konuların hazırlanması bakımından bakanlığıma gerekli desteği sunmaya hazır olduklarını söyledi.

    “Birçoğu cahil cesareti ve eğitimsizlikten kaynaklanıyor”

    İnşaat sektörünün aynı zamanda en çok iş kazasının yaşandığı sektör olduğuna dikkat çeken İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş da şunları söyledi:

    “Sektör önemli ama işçilerin can güvenliği hepsinden önemli. Ben aynı zamanda 40 yıldır inşaat sektöründe çalışıyorum. Yaralanma ve ölüme yol açan kazalar yaşandığı için bunun acısını yaşamış biri olarak şunu söyleyebilirim ki, birçoğu cahil cesareti ve eğitimsizlikten kaynaklanıyor. Onlarca metre yükseklikte cambazlık yapıyorlar. Ölümlü iş kazalarının en çok yaşandığı sektör inşaat sektörü. En çok yüksekten düşerek ölümlü kazalar oluyor. Mesleki olarak bir eğitimden geçmesi gerekiyor bu kişilerin. Mesleki yeterlilik belgesi denen bir belgeyi de alması lazım. İşçilerin çoğu eğitimsiz. Bu nedenle mesleki yeterlilik belgesi zorunluluğu 2015 yılında yürürlüğe girdi. 2 yıldır mesleki yeterlilik belgesi vermek üzere çalışma yapıyoruz. En çok sorun olan inşaat sektöründeki dokuz iş kolunda belgelendirme çalışmalarına başladık. Çok başvuru yok. Eğitimli olmak gerekiyor.”

    “İş güvenliği eğitimden geçiyor”

    Türkiye ekonomisine ciddi katkı sağlayan inşaat sektöründe iş kazalarının kronik hale geldiğini dile getiren Dokuz Eylül Üniversitesi Rektör Vekili Erdal Çelik, “Yatırım ve destekler yeni Türkiye’nin istikrarlı ekonomisini güçlendiriyor. Yurt içinde yüzlerce sektörü doğrudan etkileyen ve çok sayıda kişiye iş imkanı sağlayan inşaat sektörü, Türkiye ekonomisine ciddi katkılar sağlıyor. Buna karşın sektör kronik hale gelen iş sağlığı ve güvenliği konularıyla baş etmek zorunda kalıyoruz. Tuğla örmenin, beton dökmenin ötesinde düşünmemiz gerekiyor. Mühendislik uygulamalarıyla insan psikolojisine kadar hayatın ve bilimin her unsuruna dikkat etmemiz gerekiyor. İşçimize bareti giydiremiyoruz, sigortalı çalışmanın önemini anlatamıyoruz. İş güvenli algısını hayatın her döneminde yeniden ele almamız gerekiyor. Bu da eğitimden geçiyor. Sadece işveren ve çalışan olarak değil konuyu bir bütün olarak ele almamız lazım. Güvenli inşaatın ilk adımı yetişmiş insan gücünden geçiyor. Yeni ve yerli bir iş modeli geliştirmemiz şart. Bu alanda akademi çalışmaların da desteklenmesi gerekiyor. İş sağlığı güvenliği konusunu asla ertelememiz gerekiyor” diye konuştu.

    İki gün sürecek

    Sempozyuma İzmir Vali Yardımcısı Fatih Damatlar, İzmir Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkan Vekili Erdoğan Çiçekci, İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Sırrı Aydoğan, Dokuz Eylül Üniversitesi Rektör Vekili Erdal Çelik ve çok sayıda sektör temsilcisi katıldı. Sempozyumda, inşaat sektöründeki çalışanlar, işverenler, İSG profesyonelleri, kurum ve kuruluşlar gibi tüm taraflara yönelik olarak oturumlar gerçekleştirilecek. Bu kapsamda 6-7 Aralık tarihlerinde İzmir ilinde gerçekleştirilecek sempozyumda 30’dan fazla konuşmacı 6 oturumda yaklaşık 500 katılımcıyı bilgilendirerek, katılımcılara ‘Güvenli İnşaat’ vizyonu doğrultusunda 5 farklı rehber dağıtılacak.

  • Tekirdağ’daki trafik kazalarının bilançosu açıklandı

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Edirne Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, 2016 yılında Tekirdağ’da meydana gelen 2 bin 202 trafik kazasında 119 kişinin hayatını kaybettiği, 3 bin 713 kişinin ise yaralandığı bildirildi.

    TÜİK verilerine göre, Türkiye genelinde karayolu ağında 2016 yılında toplam 1 milyon 182 bin 491 adet trafik kazası meydana geldi. Kazaların 997 bin 363 adedinin maddi hasarlı, 185 bin 128 adedinin ise ölümlü yaralanmalı trafik kazası olduğu açıklandı. Yıl içerisinde meydana gelen ölümlü yaralanmalı trafik kazalarının yüzde 75’i yerleşim yeri içinde, yüzde 25’i ise yerleşim yeri dışında meydana geldi.

    Tekirdağ’da ise toplam 11 bin 964 adet trafik kazası meydana gelirken bunun 9 bin 762 adeti maddi hasarlı 2 bin 202 adeti ölümlü yaralanmalı trafik kazası olarak kayıtlara geçti.

    Tekirdağ’da trafik kazalarında 119 kişi hayatını kaybetti, 3 bin 713 kişi yaralandı

    Türkiye’de 2016 yılında meydana gelen 185 bin 128 adet ölümlü yaralanmalı trafik kazası sonucunda 3 bin 493 kişi kaza yerinde, 3 bin 807 kişi ise sağlık kuruluşlarına sevk edildikten sonra hayatını kaybetti. 303 bin 812 kişi ise trafik kazasında yaralandı.

    Tekirdağ’da meydana gelen 2 bin 202 adet ölümlü yaralanmalı trafik kazasında 119 kişi ölürken bunların, 66’sı kaza yerinde, 53’ü ise yaralanıp sağlık kuruluşlarına sevk edildikten sonra kazanın sebep ve tesiriyle 30 gün içinde hayatını kaybetti. 3 bin 713 kişi ise trafik kazasında yaralandı.

  • Trafik kazalarının önlenmesi için değerlendirme yapıldı

    Kayseri’de kamu kuruluşlarının yetkilileri trafik kazalarının önlenmesi için Malatya yolunda değerlendirme yaptı.

    Kayseri’de meydana gelen trafik kazalarının önlenmesi için yapılan çalışmalar hız kesmeden devam ediyor. Bu kapsamda, Malatya yolu Nalçik bulvarında emniyet, kara yolları ve belediye yetkilileri değerlendirme yaptı.

    Yollarda alınacak tedbirler hakkında görüş alışverişinde bulunan yetkililer, kazaların azalması için çalışmalarını sürdürüyor.

  • Ajans Press trafik kazalarının medya raporunu çıkardı

    Medya takibinin öncü kuruluşu Ajans Press trafik kazalarının medya raporunu çıkardı. Türkiye’de 2006-2016 yılları arasında yaklaşık 12 milyon 300 bin trafik kazası meydana geldi. Belirtilen yıllar arasında meydana gelen trafik kazalarında 1 buçuk milyonun üzerinde ölümlü ve yaralanmalı sonuçlar yaşandı.

    Ajans Press’in Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerini incelediği araştırmada dikkat çekici sonuçlar ortaya çıktı. Ajans Press’in derlediği bilgilere göre son on yılda trafik kazaları sebebiyle 51 bin 869 kişi yaşamını yitirirken 2 buçuk milyonun üzerinde birey yaralandı. İstatistiksel veriler incelendiğinde trafik kazalarının yüzde 89 sürücü hatalarından kaynaklandığı belirlendi.

    Dünya genelinde saatte 118 kişi yaşamını yitiriyor

    Dünya genelinde meydana gelen trafik kazalarında saatte 118, bir yılda ise yaklaşık 1 milyon 250 bin kişi yaşamını yitiriyor. Bu kazaların tüm dünyadaki yıllık ekonomik maliyeti 518 milyar dolar oldu.

    Ajans Press’in detaylı medya araştırmasında 2006-2016 yılları arasında Türkiye’de meydana gelen trafik kazalarının detaylı tablosu aşağıdaki gibi olurken yılbaşından bugüne trafik kazaları ile ilgili medyaya 15 bin 795 haberin yansıdığı belirtildi. ITS Medya’nın portalları taradığı incelemede ise trafik kazalarının yıl boyunca 127 bin 258 habere konu olduğu saptandı.

  • “İş kazalarının en önemli nedeni ihmal”

    Türkiye’de her yıl yüzlerce kişinin hayatını kaybettiği binlerce kişinin de yaralandığı iş kazalarının en önemli nedenlerinden birinin ihmal ve ‘Bir şey olmaz’ anlayışından kaynaklandığı belirtildi. Aydın’da ve çevresinde faaliyet gösteren Ege Hayat OSGB Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Bilir, Türkiye’de gerekli önlemlerin alınmaması nedeniyle iş kazalarına ve meslek hastalıklarına yaklaşık 78 milyar lira harcandığını belirtti.

    Meydana gelen iş kazarı incelendiğinde çok basit tedbir ya da önlemlerin alınmamasından kaynaklandığını, özellikle, kemer, baret, eldiven, gözlük gibi iş kıyafetlerini bir çok çalışanın sanki gereksiz gibi algılamasından kaynaklı iş kazalarının daha yoğun yaşandığını belirten Ramazan Bilir, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının başlatmış olduğu Çalışma Hayatında Milli Seferberliğinin ikinci ayağı olan “İş Sağlığı ve Güvenliği Seferberliği” kapsamında çalışanların bilinç düzeyini arttırmaya yönelik faaliyetler yaptıklarını söyledi.

    Türkiye’de artan nüfusa paralel olarak çalışan sayısının da her geçen gün arttığını buna karşın da iş sağlığı ve güvenliğine yönelik yapılan çalışmalar kapsamında iş kazalarının sayısında önemli oranda azalma yaşandığını belirten Ege Hayat OSGB Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Bilir, “Verilere göre; 2002 yılında çalışan sayısı 5 milyon 223 bin 283 iken, 2015 yılında bu rakam 13 milyon 998 bin 398 kişiye yükselmiş. 2002 yılında ölümlü iş kazası oranı 100 binde 16,8 iken, 2015 yılında 100 bin 8,8’e düşmüş. Bu düşüş sevindirici bir gelişme ama hedef 0 kaza. Bu nedenle çalışma kültürünün değişmesi şart” diye konuştu.

    “Önce tedbir almayı alışkanlık haline getirmeliyiz”

    Ülkemizde hayati önem taşısa da bazı tedbir ve kurallara karşı anlaşılması güç bir direnç yaşandığını bunun en önemli örneklerinden birinin trafikte emniyet kemeri olduğunu hatırlatan Bilir, “Uzun çalışmalar sonunda Türkiye’de emniyet kemeri takma oranı yükseldi. Vatandaşımız bunu trafik cezası yememek için değil de kendi can güvenliği için takması gerektiğinin bilincine kavradığı an bu sorun nasıl çözülecek ise çalışma alanlarında da aynı durumu anlatmaya çalışıyoruz. Bareti, iş gözlüğünü ya da koruyucu kıyafetleri çalışanların sıkıcı ve fazlalık olarak değil de gereksinim olarak görmesi halinde iş kazalarının önlenmesinde ciddi mesafe kat edeceğiz. Özellikle havaların ısındığı şu günlerde tüm çalışanların iş sağlığı ve güvenliğine uygun şekilde gerekli önlemleri alarak çalışmalarını tavsiye ediyoruz. Denetim ve cezai müeyyideden ziyade çalışma alanlarında iş sağlığı ve güvenliği kültürünü yaygınlaştırıp bilinç oluşturmak” diyerek bu sorunun çözümü için okullarda iş sağlığı ve güvenliğinin ders olarak işlenmeye başladığını kaydetti.