Etiket: KAZAKİSTAN

  • Kazakistan iş yatırım heyeti GSO’da

    Kazakistan iş yatırım heyeti, Gaziantep Sanayi Odası (GSO) ev sahipliğinde, Kazakistan’a yatırım yapmak isteyen firmalarla ikili iş görüşmelerinin yapıldığı toplantıda bir araya geldi.

    Toplantının açılışında kent sanayisi hakkında sunum yapan GSO Genel Sekreteri Kürşat Göncü, heyeti GSO’da ağırlamaktan dolayı memnun olduklarını söyledi.

    Göncü, Gaziantep’in, Wall Street Journal’ın araştırmasına göre dünyanın en hızlı gelişen 9. şehri olduğunu belirterek, Türkiye’nin en büyük Organize Sanayi Bölgesi’ne (OSB) sahip bir kent olduklarını ifade etti. Bulunduğu konum itibariyle etrafındaki ülkelerde yaşanan olumsuz durumlardan dolayı Gaziantep’in, bazı sıkıntılar yaşadığını dile getiren Göncü, “Ancak dünya ülkelerinin şehirleri ne kadar güvenliyse biz de o kadar güvenli bir şehiriz. Onlar ne kadar tehlike içindeyse biz de o kadar tehlike içerisindeyiz. Coğrafi açıdan bazı sıkıntılar olsa da bunun yanında çok ciddi avantajlarımız da var” dedi.

    Bölgedeki sorunlara rağmen Gaziantepli sanayicilerin hiçbir zaman üretimden vazgeçmediğini canla başla çalışarak üretim ve ihracata devam ettiklerini kaydeden Göncü, “Gaziantep bugün toplam 43 milyon metrekare alan üzerinde 5 OSB ve 135 bin çalışan ile üretime devam ediyor. Ürettiği ürünleri dünyanın 177 ülkesine ihraç ediyor ve ihracat yapan iller arsında 5. sırada bulunuyor” şeklinde konuştu.

    Ürün çeşitliliği fazla olan bir kent olduklarını, özellikle tekstil, makine-metal, halı ve makarna üretiminde söz sahibi bir il durumunda olduklarını anlatan Göncü, “Kentimizde hızla gelişen sanayi 1989 yılında GSO’nun kurulmasıyla daha da hızlandı. Bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz projelerin yanı sıra devam eden projelerimiz var. Özellikle Bu yılın Nisan ayında OSB içerisine kurduğumuz, GSO Mesleki Eğitim ve Danışmanlık Merkezi ile kentimize gelen Suriyeli vatandaşlara ve meslek sahibi olmak isteyenlere mesleki eğitimler veriyoruz” ifadelerini kullandı.

    GSO’nun vizyon projeleri olan Kilis ile ortaklaşa kurulacak, Polateli-Şahinbey OSB ve sanayicileri İskenderun Limanı’na daha kısa mesafeden ulaştıracak Hassa-Dörtyol Tünel Projesi’nden de bahseden Göncü, “Polateli-Şahinbey OSB’de 55 Milyon metrekarelik alanın ilk etapta 15 milyon metrekaresi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Kazakistanlı yatırımcıları buraya yatırım yapmaya davet ediyoruz. Hassa Dörtyol Tünel Projesi’nde de şuanda 270 kilometre olan mesafeyi açılacak tünellerle 107 kilometreye düşüreceğiz. Projelerin tamamlanmasıyla hem kentimiz hem de bölgemizdeki iller daha da kalkınacak” diye konuştu.

    Kazakistan Yatırım Destek Ajansı Türkiye Temsilcisi NuriddinAmankul da Kazakistan hakkında katılımcılara bilgi verdi.

    Türkiye ve Gaziantep ile olan mevcut ticari işbirliklerini daha da arttırmak istediklerini aktaran Amankul, bu amaç doğrultusunda Gaziantep’e geldiklerini belirterek GSO’ya ev sahipliğinden dolayı teşekkür etti.

  • OMÜ’de Kazakistan rüzgarı

    Türkiye-Kazakistan diplomatik ilişkilerinin 25. yılı nedeniyle Kültür ve Turizm Bakanlığı, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ), Kazakistan Millî Kütüphanesi iş birliğinde “Kazak Kültür Günleri Konseri” düzenlendi.

    Kazakistan Kültür ve Tanıtım Günleri kapsamında Atatürk Kongre ve Kültür Merkezinde düzenlenen konserde, dünyanın 3. büyük orkestrasına bağlı “Kurmangazi Oda Orkestrası ve Saltanat Dans Topluluğu” kopuz ve dombra eşliğinde Kazak halk müziğinden doyumsuz örnekler sundu.

    Eserlerini Kazakça olarak seslendiren ünlü Nogay sanatçı Arslanbek Sultanbekov’un da katılımıyla ayrı bir değer kazanan konsere; Samsun Valisi Osman Kaymak ve eşi Emine Kaymak, Rektör Prof. Dr. Sait Bilgiç, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mehmet Ali Cengiz ve Prof. Dr. Mehmet Kuran, organizasyonun düzenlenmesinde katkı sunan Doç. Dr. Bekir Şişman, OMÜ TÜRKÇE Müdürü Doç. Dr. Yakup Poyraz, akademisyenler ve kalabalık bir öğrenci topluluğu iştirak etti.

    Konser öncesi Kültür ve Turizm Bakanlığı Dış İlişkiler Başkan Vekili Çetin Akar konuşmasında, “Biz her iki ülkenin devlet başkanlarının liderliğinde gelişen, ilerleyen ve Türk – Kazak kardeşliğini yani bu soy, din ve kültür kardeşliğini ilerletmek için bu konserin bir başlangıç, daha doğrusu bitmeyen bir başlangıç olduğunu biliyoruz. Kazakistan’dan gelen tüm sanatçı kardeşlerimize Türkiye’yi ziyaret ettikleri için ve bize Kazak kültürünü tanıttıkları için teşekkür ediyoruz” dedi.

    “İki ülkenin diplomatik ilişkilerinin 25. yılını kutlamak için bu konseri düzenledik”

    Kazakistan Millî Kütüphanesi Başkan Yardımcısı Saltanat Yelemessova, “Kazakistan Kültür Günleri’nin Samsun ayağında iki ülkenin diplomatik ilişkilerinin 25. yılını kutlamak için bu konseri düzenledik. Samsun’daki bu etkinliğimiz Kazak medeniyeti ve kültürü ile tanışmanızda size yardım edecek ve bunları anlamanızı sağlayacaktır” diye konuştu.

    “Dünyanın kardeşliğe çok ihtiyacı olduğu günler içerisindeyiz”

    Rektör Prof. Dr. Sait Bilgiç, “Dünyanın kardeşliğe çok ihtiyacı olduğu günler içerisindeyiz. Gerçekten kardeş olan toplumların aralarındaki bu bağı kuvvetlendirecek birçok faaliyete, girişime ve duruşa ihtiyacımız var. Bugün Kazakistan’ın kültürel mirasından bazı esintiler bizimle paylaşılacak. Hepimiz biliyoruz ki kanımızda depreşen güzel duygular, genetik kodlarımızdaki buluşmalar gözlerimizin önüne gelecek. Ben bu güzel anı teneffüs edeceğimiz herkese teşekkür ediyorum ve OMÜ olarak bu tarz etkinliklere her zaman kapımızın açık olduğunu söylüyorum” ifadelerini kullandı.

    “Biz soydaşız, ortak kültürümüz, ortak duygularımız var”

    Samsun Valisi Osman Kaymak ise konuşmasında Türkiye’nin dünya barışına katkısından bahsetti. Kaymak şunları söyledi: “Biz şunu hep söylüyoruz: Atayurt’tan Anayurt’a. Dedelerimiz Orta Asya’dan Türkistan’dan, Kazakistan’dan, Özbekistan’dan geldiler buraya. Biz soydaşız, ortak kültürümüz, ortak duygularımız var. Bizim bu ortaklığımız dünya barışına bir tehlike oluşturmuyor, aksine katkı sağlıyor. Türkiye dünyada barışın egemen olması için yoğun çaba sarf ediyor. OMÜ yabancı öğrenci sayısıyla bu konuda çok önemli bir iş yapıyor. 3 bin 500 civarındaki yabancı öğrenci sayısının artması için biz de Valilik olarak çalışmalar yapıyoruz. Şüphesiz biz aramızdaki ortak kültürü paylaşarak bunu daha da geliştirebiliriz. Kazakistan diplomatik ilişkilerinin 25. yılındayız ve inşallah bu ilişkileri daha da ileriye götüreceğiz. İnanıyorum ki Türkiye Orta Asya Cumhuriyetleri ve Kazakistan’la çok daha güzel ilişkiler geliştirecektir.”

    Konuşmaların ardından konsere geçildi. Konserde; Saltanat Kazak Devlet Topluluğu, Kazak Millî Sanat Üniversitesi Folklor Topluluğu, Nurkhat Segizbay, Anna Uvarova, Zhanerke Kabatayeva, Saule Zhumabay gibi ekip ve sanatçılar yer aldı. Konserde canlı ve ritmik Kazak müzikleri ve folklorüyle seyirciyi coşturan sanatçılar, seslendirdikleri Türkçe parçalarla da güzel bir sürpriz yaşattılar. Ünlü Nogay sanatçı Arslanbek Sultanbekov da bilinen ve sevilen parçası “Dombra” ile seyircilerden büyük alkış aldı.

    Konser, Rektör Prof. Dr. Sait Bilgiç’in Saltanat Yelemesova’ya hediye sunması ve hatıra fotoğrafının çekilmesiyle son buldu.

  • Kazakistan Cumhurbaşkanı Azerbaycan’da

    Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev, resmi temaslarda bulunmak üzere Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye geldi.

    Resmi temaslarda bulunmak için Bakü’ye gelen Nursultan Nazabayev, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından resmi törenle karşılandı. Tören sonrasında Aliyev ve Nazarbayev ikili görüşme gerçekleştirdi. İki ülke arasındaki ilişkilerin değerlendirildiği görüşmede, başta ulaştırma, ticaret ve tarımalanları olmak üzere ortak atılabilecek adımlar konusunda fikir alışverişinde bulunuldu. Görüşmenin ardından liderler ulaştırma, vergi, tarım gibi alanlarda işbirliği yapılmasını ön gören bir dizi deklarasyona imza attılar.

  • Ahmet Yesevi Üniversitesinde ‘Kazakistan’ sempozyumu

    Ahmet Yesevi Üniversitesi tarafından ‘Bağımsızlığının 25. Yılında Kazakistan’ konulu sempozyum düzenlendi.

    25 Ocak tarihinde öğretim üyeleri ve davetlilerin katılımı ile Ahmet Yesevi Üniversitesi Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen sempozyumun açılışında Ahmet Yesevi Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Prof. Dr. Musa Yıldız, Heyet Üyesi Prof. Dr. Muhittin Şimşek ve Rektör Prof. Dr. Valihan Abdibekov birer konuşma yaptı. Mütevelli Heyet Başkanı Prof. Dr. Yıldız, 16 Aralık 1991 bağımsızlık hareketinin sadece Kazakistan’ın değil tüm Türk dünyasının bağımsızlık fitilini ateşlediğine işaret etti. Kazakistan’ın bağımsızlığını ilk tanıyan ülkenin Türkiye olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Yıldız, bunun onur ve gurur verici olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Yıldız, Kazak şair ve yazar Mağjan Jumurbaev’in ‘Ben Gençlere İnanıyorum’ adlı şiirini okuyarak geleceğin teminatı olan öğrencilere güvendiğini dile getirdi.

    Ahmet Yesevi Üniversitesi Mütevelli Heyet Üyesi Prof. Dr. Muhittin Şimşek ise, dost ve kardeş ülke Kazakistan’ın daha nice yıllarına da bağımsız olarak ulaşması temennisinde bulunarak, “Bunu gerçekleştirecek olan, Türkiye ve Kazakistan’ın ortak evladı, göz bebeği olan üniversitemizin öğrencileri, bu bayrağı dostluk ve kardeşlikle taşıyacaktır” dedi.

    Ahmet Yesevi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Valihan Abdibekov da Kazakistan’ın ve üniversitenin 25. yılını kutladı. Kazakistan’daki gelişim ile değişimler hakkında bilgi veren Rektör Abdibekov, 2017 TÜRKSOY Kültür Başkenti’nin Türkistan olduğuna değinerek, bu kapsamda ise 17 projeleri olduğunu söyledi.

    Açılış konuşmalarının ardından Rektör Abdibekov, sempozyuma davetli olarak katılan Mütevelli Heyet Başkanı Yıldız ve Mütevelli Heyet Üyesi Şimşek’e katılımlarından dolayı altın madalya takdim etti. Açılış konuşmalarının ardından sempozyumun bildirilerini sunmak üzere ilk olarak Ahmet Yesevi Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Mehmet Kutalmış konuştu. “Bağımsızlık Sonrası Kazakistan’da Kazakça’nın Yaygınlaşması ve Gelişmesi” başlıklı bildiride bağımsızlığın önemine değinen Kutalmış, Kazakistan’ın bağımsızlığının ardından kısa zamanda gelişip büyüyerek dünyanın gelişmiş ülkeleri arasında yer aldığını aktardı. Kazakistan’ın bağımsızlığından sonra Kazakça’nın gelişiminin özellikle Kazakistan Cumhuriyeti’nin kurucusu Nursultan Nazarbaev’in izlediği politikalarla büyük güç kazandığını ve yaygınlaştığını belirten Kutalmış, geliştirilen projelerle de etkin, bilimsel ve edebi bir dil haline geldiğini söyledi. Kutalmış, Kazakça’nın Kıpçak grubunda en geniş sahada konuşulan dil olduğunu ifade etti.

    Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Akif Kireççi ise, Ahmet Yesevi Üniversitesinin iki ışığın kaynağında kurulduğunu söyleyerek, bu ışıkların birinin Kazakistan bayrağındaki ışık, diğerinin ise Hoca Ahmet Yesevi’nin yaktığı manevi ışık olduğunu, bu ışıkların dünyayı aydınlatacağını sözlerine ekledi.

    Ahmet Yesevi Üniversitesi Avrasya Araştırma Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Nevzat Şimşek de, ‘Bağımsızlık Sonrası Kazakistan-Türkiye İlişkileri’ adlı bildirisinde Kazakistan’ın bağımsızlığını ilk tanıyan ülke olması sebebiyle Kazakistan ve Türkiye’nin her zaman beraber hareket ettiğini ve iki ülke arasında ticari ve siyasi ilişkilerin sürekli geliştiğini belirterek, konu ile ilgili iki ülke arasında yapılan ticari antlaşmalar ve desteklemeler hakkında bilgiler verdi. Kazakistan’ın iyi bir ticari partner olduğuna değinen Doç. Dr. Nevzat Şimşek, yıllar içerisinde ticari hacim rakamlarındaki dalgalanmalara da temas ederek bunun sebebini dönem içerisinde gerçekleşen küresel krize bağladı. Şimşek, Kazakistan ve Türkiye’nin birbirini tamamlayan ülkeler olduğunu, bu konuda iki ülke arasındaki ilişkilerin daha iyi hale getirilmesi için daha kapsamlı bir çalışma yapılmasını gerektiğini belirterek, Kazakistan’ın bağımsızlığının 25. yılını kutladı.

    Ahmet Yesevi Üniversitesi Rektör Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Mustafa Eren de, Kazakistan’ın sosyo-kültürel yapısı hakkında bilgiler verdi. Göçebe toplumların bilim, sanat, kültür, edebiyat gibi alanlarında yetkin eserler veremediği şeklinde yaygın bir yanlış kanaatin olduğunu vurgulayan Eren, aslında bu düşüncenin doğruyu yansıtmadığını, göçebe toplumların aynı zamanda dinamik bir zihni yapıya sahip ve pek çok farklı insan kaynağıyla çoğulcu bir kültürü oluşturduğunu vurguladı. Türkistan, Mezopotamya, Endülüs ve Avrupa coğrafyalarında inşa edilen kültür ve medeniyetin bu tarz bir sentezin örnekleri olduğunu dile getiren Eren, Hoca Ahmet Yesevi’nin de dinamik bir zihin ve bilgi birikimi ile felsefi anlamdaki dünya algısı ve tasavvurunun filozofların da ötesinde olduğuna işaret etti. Eren, ayrıca filozofların fikir ve teoriler üretip bu düzeyde kaldıklarını, Yesevi’nin ise teori ve pratiğin birleşiminden müteşekkil bir bütünlük bulunduğunu söyledi. Yrd. Doç. Dr. Mustafa Eren, Ahmet Yesevi Üniversitesinin sloganı olan ‘Köklü Geçmişten Güçlü Geleceğe’ sözünün önemine de vurgu yaparak, bizi biz yapan köklerimize inip, oradaki hikmeti kazanıp, yepyeni tutarlı bir zihin dünyası inşa etmemiz gerektiğini iletti.

    Ahmet Yesevi Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Talcan Raimberdiev bağımsızlık ile Kazakistan’daki yenilikler hakkında söz alırken, El Farabi Üniversitesinden davetli olarak katılan Doç. Dr. Mehmet Arslan da Kazakistan’ın Avrasya coğrafyasındaki jeopolitik önemi konusunda bilgiler verdi. Sempozyumun sonuna doğru ise Ahmet Yesevi Üniversitesi Pedagojik Bilimler Fakültesinden Prof. Dr. Kalipa Atemova ‘’Kazakistan’ın Bağımsızlığında Eğitim Öğretimin Gelişim Süreci’’ ve Yrd. Doç. Dr. Seydullah Sadıkov da ‘’Kazak Basını ve Milli Meseleler‘’ konusunda katılımcıları bilgilendirdi.

  • Ahmet Yesevi Üniversitesi’nden “Kazakistan Bağımsızlık Günü” etkinliği

    Kazakistan Cumhuriyeti’nin bağımsızlığının 25’inci yılı, Ahmet Yesevi Üniversitesi’nde gerçekleştirilen programla kutlandı.

    Ahmet Yesevi Üniversitesi, Kazakistan Cumhuriyeti’nin bağımsızlığının 25’inci yılı münasebetiyle “16 Aralık: Halkımın Mutluluğu Bağımsızlık” programını gerçekleştirdi. Ahmet Yesevi Üniversitesi Kültür Merkezi Tiyatro ve Sinema Salonu’nda geçekleştirilen programa Türkistan Valisi Alipbek Öserbayev, Ahmet Yesevi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Valihan Abdibekov, Rektör Vekili Prof. Dr. Mehmet Kutalmış ile çok sayıda öğretim üyesi, idari personel, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.

    Program, Ahmet Yesevi Üniversitesi Sanat Fakültesi öğrencileri tarafından hazırlanan ve 1986 yılının 16-17 Aralık günleri meydanlara çıkarak Kazakistan Cumhuriyeti’nin bağımsızlık ateşini yakan Kazak gençlerini anlatan “Aralık Gençleri” isimli sahne gösterisiyle başladı. Konuşmasını yapmak için sahneye gelen Ahmet Yesevi Üniversitesi Rektörü Valihan Abdibekov, Kazakistan Cumhuriyeti ve Kazak vatandaşlarını 16 Aralık Bağımsızlık Günü vesilesiyle kutladı. Bugünün anlam ve öneminin Kazak halkı için çok büyük olduğunu ifade eden Abdibekov, Kazak halkının tarih boyunca çok zor dönemlerden geçerek buralara geldiğini ve azimle, inançla, kararlılıkla çalışarak daha güzel yerlere gelebileceğini dile getirdi.

    Bazı öğretim üyeleri ile görevlilerine Ahmet Yesevi Üniversitesi 25. Yıl madalyası ve teşekkür belgesinin takdim edildiği programda, Kazakistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev tarafından çıkarılan 29 Kasım 2016 tarihli kararname uyarınca; Ahmet Yesevi Üniversitesi Rektörü Abdibekov, Rektör Danışmanı Kulbek Ergöbek, Kültür Merkezi Müdürü Ziyaydinkızı, Arkeoloji Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Jetibayev ile Prodüksiyon Merkezi Müdürü Botakarayev, Kazakistan Cumhuriyeti Bağımsızlığının 25. yılı nişanıyla ödüllendirildi.