Etiket: KAZAKİSTAN

  • Kazakistan Büyükelçisi Saparbekuly’den ETSO’ya ziyaret

    Türkiye’nin Kazakistan Büyükelçisi Abzal Saparbekuly, Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası’nı (ETSO) ziyaret ederek, Yönetim Kurulu Başkanı Lütfü Yücelik ve yönetim kurulu üyeleriyle görüştü.

    Erzurum Ticaret Borsası’nın (ETB) davetlisi olarak Erzurum’a gelen Kazak Büyükelçi Saparbekuly, Erzurum Valisi Okay Memiş, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen’i ziyaretinin ardından ETSO’yu ziyaret etti. ETB Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Oral, Avrasya Ekonomik İlişkiler Derneği (EkoAvrasya) Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Eren ve Dernek Genel Sekreteri Beşir Var’ın eşlik ettiği Büyükelçi Saparbekuly’i ETSO’da Yönetim Kurulu Başkanı Lütfü Yücelik, Başkan Vekili Hüseyin Polat ve yönetim kurulu üyeleri karşıladı. ETSO Yönetim Kurulu Toplantı Salonu’na geçen konuk büyükelçi burada ETSO Yöneticileriyle görüştü. Toplantıda konuşan ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Yücelik, dost ve kardeş ülke Kazakistan’ın Büyükelçisi’ni Erzurum’da görmekten memnuniyet duyduklarını ifade etti. Türkiye ile Kazakistan arasında gelişen ilişkilerin daha üst seviyelere çıkarılmasını gönülden arzu ettiklerini dile getiren Başkan Yücelik, Türkiye ile Kazakistan arasında, Kazakistan’ın bağımsızlığını kazandığı 1991 yılından itibaren yakın ilişkiler kurulduğunu belirterek, Türkiye’nin diğer Türk cumhuriyetlerinin yanı sıra, Kazakistan’ı da ilk tanıyan ve büyükelçilik açan ülke olduğunu hatırlattı.

    “TİCARET HACMİMİZ DAHA ÇOK ARTMALI”

    Türkiye ile Kazakistan arasındaki ekonomik ilişkilerin başlandığı 1992 yılında karşılıklı ticaret hacminin sadece 30 milyon dolar olduğunu kaydeden Başkan Yücelik, bu rakamın 2017 yılında 2 milyar doların üzerine çıktığını vurgulayarak şunları söyledi;

    “Aslında bu rakam da asla arzu edilen seviyede değildir. İki ülke Cumhurbaşkanlarının da mutabık kaldığı gibi ülkelerimiz arasındaki ticaret hacmini en kısa sürede 5 milyar dolar seviyelerine çıkarmak iki ülke iş dünyasının ortak ve öncelikli hedefi olmalıdır. Erzurum özelinde düşündüğümüzde ise Kazakistan’la özellikle tarım ve hayvancılık alanlarında birlikte projeler geliştirip, uygulayabiliriz. Bu anlamda şehrimizin ciddi bir potansiyele sahip olduğu bilinen bir gerçektir.”

    BAŞKAN YÜCELİK; “KARDEŞLİĞİN GEREĞİNİ YERİNE GETİRELİM”

    Türkiye’nin Rusya ve Çin’den sonra Kazakistan’da en fazla yabancı hisseli şirkete sahip olan üçüncü ülke olduğunun altını çizen Başkan Yücelik şöyle devam etti; “Kazakistan’da; telekomünikasyon, otel işletmeciliği, gıda sanayi, bankacılık ve finans, havaalanı işletmeciliği, enerji, perakende ticaret, ilaç ve temizlik malzemeleri üretimi gibi çok çeşitli alanlarda çalışan Türk firmalarının yaklaşık 15 bin Kazak vatandaşına istihdam sağladığı ifade ediliyor. Ekonomik işbirliğinin diğer önemli alanını Türk müteahhitlik şirketlerinin Kazakistan’daki çalışmaları teşkil ediyor. Türkiye Müteahhitler Birliği verilerine göre, 2017 yılının sonu itibarıyla Türk inşaat firmaları, Kazakistan’da toplam değeri 22,8 milyar dolar olan 480’den fazla proje üstlenmişler. Bu da Türk müteahhitlik sektörü için gurur verici bir değerdir. Tüm bu potansiyeller göz önüne alınarak, ikili ticaretimizi arzu ettiğimiz şekilde artıracak yeni formüller üzerinde kafa yormalı, dost ve kardeş ülke olmanın gereğini bu şekilde yerine getirmeliyiz.

    “TÜRKİYE’NİN DESTEĞİNİ HİÇBİR ZAMAN UNUTMAYACAĞIZ”

    Ziyarette daha sonra konuşan konuk Büyükelçi Abzal Saparbekuly ise, 1991 yılında Kazakistan’ın bağımsızlığını ilan etmesinden yarım saat sonra kendisini tanıyan ilk ülkenin Türkiye olduğunu belirterek, Kazak halkının Türkiye’nin bu desteğini hiçbir zaman unutmayacağını, hep kalbinde taşıyacağını ve şükranla anacağını söyledi. Öğrencilik yıllarından itibaren 20 yılı aşkın bir süreden beri Türkiye’de olduğunu ve Türkiye’yi ‘ikinci vatanı’ olarak gördüğünü anlan Büyükelçi Saparbekuly, “Sizler Kazakistan’ı ‘Ata Yurdu’ olarak kabul ediyorsunuz. Ben de Türkiye’yi ikinci vatanım olarak kabul ediyorum. Dört çocuğum da Türkçe’yi ana dilleri gibi konuşuyor. Bu açıdan Türkiye benim hayatımda önemli bir yere sahiptir” diye konuştu.

    “TİCARET HACMİMİZ POTANSİYELİMİZİ YANSITMIYOR”

    Türkiye ile Kazakistan arasındaki ticari ilişkilerin her iki ülkenin de potansiyelini yansıtmadığının altını çizen Kazak Büyükelçi Abzal Saparbekuly, “Ama ikili ticaret konusunda Cumhurbaşkanlarımızın koyduğu hedeflere ulaşmak için çaba göstermeliyiz. İki ülke arasındaki ticaret hacmini yakın gelecekte 5 milyar dolara, orta gelecekte de 10 milyar dolar seviyelerine çıkarmalıyız. Bununla ilgili olarak, Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Projesi’nin hayata geçmesi, özellikle Kazakistan ve Türkiye arasındaki ulaşım anlamında yaşanan sıkıntılara çözüm olacaktır. Şu anda BTK Demiryolu ile Kazakistan’dan Mersin Limanı’na buğday taşımacılığı başladı. Bu anlamda özel şirketlerin ve lojistik şirketlerinin çalışmaları büyük önem taşıyor. Erzurum’un, sahip olduğu lojistik köyü ile bu hat üzerindeki önemli ulaşım noktalarında birisi olacağına inanıyoruz. Erzurum, iki ülke ticaretinin gelişmesine bir zenginlik katacaktır.”

    Kazakistan’ın bağımsızlığını ilan ettiği tarihten buyana yaklaşık 300 milyar dolar direkt yabancı yatırım çektiğini belirten Büyükelçi Saparbekuly, bunun da yıllık ortalama 21-22 milyar dolara denk geldiğini ifade ederek şöyle devam etti; “Türkiye’den 2 milyar dolar civarında bir yatırım çekildi. Bizim de Türkiye’ye 1 Milyar dolar civarında bir yatırımımız oldu. Tabi potansiyelimiz daha büyük Özellikle Erzurum açısından ilgi çekebilecek alanlardan birisi tarım ve hayvancılık. Yaklaşık yüzde 45 civarında bir sübvansiyon desteği var. Bunun yanı sıra ticari anlamda da Kazakistan, Orta Asya ve Çin pazarına ulaşma noktasında önemli avantajlar sağlıyor. Türk firmaların bu imkanları değerlendirmesini arzu ediyoruz.”

    Ziyaretin ardından Başkan Yücelik konuk büyükelçiye ziyaretinin anısına, Çifte Minare figürü işlenmiş kristal bir plaket ve gümüş işlemeli Oltutaşı tespih hediye etti. Büyükelçi Abzal Saparbekuly de Başkan Yücelik’e kol düğmesi ve kravattan oluşan bir set ile Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’in biyografisi ve ‘Astana- Ulu Bozkır Başkenti’ isimli iki kitap hediye etti.

  • Bursalı firmalardan Kazakistan çıkarması

    Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Bebe ve Çocuk Konfeksiyonu Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi’nin (Ur-Ge) Orta Asya çıkarmasındaki ikinci durağı Kazakistan oldu. Kırgızistan’da 500’e yakın firmayla ikili iş görüşmesi yapan Bursalı firmalar, Kazakistan’da Laleli ve Adem Center’deki firmaları ziyaret etti. Kırgızistan ve Kazakistan temaslarında önemli siparişler alan bazı firmalar, sevkıyatlarına Bursa’ya dönmeden başladı.

    Türkiye’nin bebe ve çocuk konfeksiyonu üretiminin yüzde 80’ini tek başına karşılayan Bursa, bu sektördeki ihracat potansiyelini artırmak için dünyayı karış karış geziyor. BTSO çatısı altındaki bebe ve çocuk konfeksiyonu 2. Ur-Ge Projesi üyeleri, Orta Asya coğrafyasına ihracat seferine devam ediyor. Daha önce İran, Fas, Sırbistan gibi ülkelerde B2B organizasyonlarına imza atan sektör temsilcileri, şimdi de Orta Asya pazarına rotayı çevirdi. İlk olarak 6.2 milyonluk bir nüfusa sahip Kırgızistan’a yönünü çeviren sektör temsilcileri, burada gerçekleştirilen B2B görüşmelerinden olumlu sonuçlar aldı. Bursalı firmalar, ikili iş görüşmelerinde 500’e yakın firma ile bir araya geldi.

    BTSO liderliğinde 60’ı aşkın bebe ve çocuk konfeksiyonu sektörü temsilcisinin Orta Asya seferindeki ikinci durağı Kazakistan’ın Almatı şehri oldu. Bursalı sektör temsilcileri, Almatı’nın en önemli iki ticaret merkezi olan Adem Center ve Laleli Center’ı inceledi. Her iki merkezde özellikle Bursa menşe’li ürünlerin olması dikkati çekti.

    BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsmail Kuş, üretim ve ihracat şehri Bursa’nın dış ticaret hacmini güçlendiren adımlar atmaya devam edeceklerini söyledi. Ur-Ge projelerinin firmaların dünyaya açılmasını ve ‘ihracatçı’ olmalarını sağladığını kaydeden İsmail Kuş, bebe ve çocuk konfeksiyonunun bu konuda başarılı çalışmalara imza attığını vurguladı. Kırgızistan ve Kazakistan ziyaretinin firmalar için oldukça verimli geçtiğini kaydeden İsmail Kuş, “Dünyanın en kaliteli ve katma değeri yüksek ürünlerini imal eden sektörümüz, ihracatta altın bir dönem yaşıyor. Artık firmalarımızın rotası ihracat oldu. Kısa sürede önemli bir mesafe kat eden firmalarımızın ihracatta yeni başarılara imza atacağına yürekten inanıyorum.” ifadelerini kullandı.

    Kazakistan ve Kırgızistan programı kapsamında bebe ve çocuk konfeksiyonu sektörünün kalbinin attığı merkezlerde Bursa markalı ürünlerin yoğun olarak tercih edildiğini kaydeden İsmail Kuş, “Üretimde başarı çıtasını her geçen yıl artıran sektörümüz, bu vizyonu ihracatta da sürdürüyor. Ziyaret ettiğimiz neredeyse her işyerinde Bursa markalı ürünleri görmek oldukça gurur verici bir olay.” diye konuştu.

    Sektör temsilcisi Mustafa Uluocak, Kazakistan’daki ticaret merkezi ziyaretinde kendi ürünlerini vitrinde görmenin mutluluk verici bir durum olduğunu söyledi. Uluocak, firma olarak Orta Asya pazarına daha fazla ağırlık vereceklerini belirterek, “Sektörümüzün ve ülkemizin büyümesi için gece gündüz çalışacağız.” diye konuştu.

    Heyet katılımcısı Ersin Baykal, BTSO’nun öncülüğünde gerçekleştirilen iş gezisinde Orta Asya coğrafyasının önemli bir pazar olduğunu bizzat görme imkanı bulduklarını söyledi. Ersin Baykal, “Türk mallarına yönelik önemli bir teveccüh var. Kırgızistan’daki ikili iş görüşmelerinde birçok firmamız sipariş almaya başladı. Bazı firmalar sevkiyatlarına geriye dönmeden başladı.” dedi.

    “BTSO’NUN FARKINI HİSSETTİK”

    Sektör temsilcisi Cemal Eyüpoğlu, Kazakistan ve Kırgızistan programlarının beklentilerin üzerinde gerçekleştiğini dile getirdi. Bursa ürünlerini dünyanın dört bir yanında görmenin çok güzel bir duygu olduğunu ifade eden Eyüpoğlu, BTSO’nun yürüttüğü Ur-Ge projelerinin sektörün dünyaya açılmasına ve ihracatın artmasına katkı sağladığını kaydetti. Sektör temsilcisi Ayşe Akgün ise B2B organizasyonlarında önemli iş bağlantılarını kurduklarını söyledi. Akgün, “Sektörümüzün ihracatta güzel işler çıkaracağına inanıyorum. BTSO, muazzam bir organizasyona imza attı. Firma olarak kendi imkanlarımızla geliyor olsaydık, bu kadar verimli bir program olmazdı.” dedi.

    BTSO Başkan Yardımcısı İsmail Kuş ve beraberindeki heyet, Kazakistan programı çerçevesinde Türkiye Cumhuriyeti Almatı Başkonsolosu Rıza Kağan Yılmaz’ı ve Ticaret Ataşesi Osman Boztepe’yi ziyaret etti. Başkonsolos Yılmaz, ziyarette Kazakistan ekonomisi ve yatırım fırsatları konusunda Bursalı heyete bilgiler aktardı.

  • Antalya’da Kazakistan uyruklu turizmci araç içerisinde ölü bulundu

    Antalya’da turizm işiyle uğraşan Kazakistan uyruklu bir kişi, arkadaşından emanet aldığı aracın içerisinde ölü olarak bulundu. Tatil bölgesi yakınında yaşanan olayda tatil yapan bir çok turist de olan biteni konakladıkları otel ve rezidansların balkonlarından meraklı gözlerle izledi.

    Olay, Akşu ilçesi Kemerağzı Mahallesi 1006. Sokak’ta saat 14.45 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Kemer ilçesinde turizm işiyle uğraşan Kazakistan uyruklu 38 yaşındaki Takhir Sultanov’un 07 KP 819 plakalı bir otomobil içerisinde hareketsiz olduğunu fark edenler, durumu polis ekiplerine bildirdi. İhbarın ardından bölgeye gelen sağlık ekipleri, Sultanov’un öldüğünü tespit etti. Polis, şüpheli olarak değerlendirilen olayla ilgili Sultanov’un aracında yaptığı araştırmada yan koltukta uyuşturucu madde tespit etti. Polisin yakınlarına haber vermesinin ardından olay yerine gelen Sultanov’un akrabaları, gözyaşı döktü. Çevrede otel ve rezidansların bulunduğu sokakta konaklayan turistler de balkonlardan olan biteni izledi.

    Evli bir çocuk babası olduğu öğrenilen Sultanov’un cenazesi otopsi yapılmak üzere Antalya Adli Tıp Morguna kaldırıldı.

    Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

  • 35 Türk yatırımcıyla anlaşan Kazakistan, Ankaralı sanayicileri de bekliyor

    Kazakistan Yatırım ve Kalkınma Bakan Yardımcısı Arıstan Kabikenov, 35 Türk iş adamının Kazakistan’a yatırım yapacağını belirterek, Ankaralı sanayicileri de Kazakistan’a yatırım yapmaya davet etti.

    Kazakistan Yatırım ve Kalkınma Bakan Yardımcısı Arıstan Kabikenov, Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev’in Haziran ayında yapacağı ziyaret öncesi temaslarda bulunmak üzere geldiği Ankara’da beraberindeki heyetle Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir’i ziyaret etti. Nazarbayev’in ziyaretinde 35 Türk yatırımcı ile anlaşma imzalayacaklarını vurgulayan Kabinekov, 5 yıl içinde aralarında Türk firmalarının da bulunduğu 140 yabancı şirketin Kazakistan’a 50 milyar dolarlık yatırım gerçekleştireceğini açıkladı. Kazak-Türk Sanayi Odası’nın hazırlıklarını tamamladıklarını da söyleyen Kabinekov, “Ankara sanayiini ve ASO’nun önemini çok iyi biliyoruz. Birlikte çok güzel işler yapacağımıza inanıyorum. Yabancı yatırımcılara sağladığımız imkanları görmeleri için ASO yönetimini ve üye sanayicileri Kazakistan’a bekliyoruz” dedi.

    “Kardeş Türkiye güçlü bir ülke” diyen Kabinekov, Kazakistan’ın da hitap ettiği pazara ve komşularına bakıldığında Türk yatırımcıları için sağlam bir ekonomi üssü olduğuna dikkat çekerek, “Kazakistan’da tarım, hayvancılık, gıda, madencilik gibi sektörlerde işbirliği ve yatırım imkanları var. Çeşitli teşvikler uyguluyoruz. Yatırım tutarı belli miktarları aşan firmaların bütün alt yapı hizmetlerini yapıyoruz. Ayrıca, 10 yıl gelir vergisi muafiyeti, 8 yıl emlak vergisi muafiyeti, 5 yıl da gümrük vergisi muafiyeti sağlıyoruz” diye konuştu.

    ASO Başkanı Özdebir de, Türkiye ile Kazakistan arasındaki ticaret hacminin 2 milyar dolar civarında olduğuna hatırlatarak, “İki ülke arasındaki ilişkileri daha da geliştirmek için hepimize önemli görevler düşüyor. Bunun için tüm şartlar mevcut. Ankara Sanayi Odası olarak bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirerek Kazakistan ile ticari ilişkilerimizi güçlendirmek istiyoruz” dedi.

    Kamu ihtiyaçları başta olmak üzere Kazakistan’daki her türlü talebin bildirilmesini isteyen Özdebir, “Dünya standardında mal ve hizmet üreten üyelerimizle bu talepleri karşılamaya hazırız. Üyelerimizin kaliteli üretimini gördükten sonra Kazakistan’da üretim de kendiliğinden gündeme gelecektir. Oraya gelmeye, iş yapmaya, ticaret hacmini geliştirmeye talibiz. Üyelerimizi Kazakistan’la tanıştırmaya hazırız. Yeter ki taleplerinizi iletin” diye konuştu.

    Ziyarette Kazak Yatırım Ajansı temsilcileri de yabancı yatırımcılara sağlanan imkanlarla ilgili bilgi verdiler.

  • Gümüşhane’de ’Kazakistan ve Ahmet Yesevi’ konulu konferans düzenlendi

    Ahmet Yesevi Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Prof.Dr. Musa Yıldız, Hoca Ahmet Yesevi’nin Türk milletinin milliyetini ve Müslümanlığını borçlu olduğu değerli bir büyüğü olduğunu söyledi.

    Türk dünyasının manevi hayatını etkileyen ve Anadolu coğrafyasının İslamlaşmasında büyük katkısı olan Hoca Ahmet Yesevi ve Kazakistan coğrafyası Gümüşhane’de Mareşal Çakmak Sosyal Bilimler Lisesi tarafından düzenlenen ‘Kazakistan ve Ahmet Yesevi’ konulu konferansla tanıtıldı.

    Gümüşhane Kültür Merkezinde düzenlenen program saygı duruşunda bulunulması, İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.

    Kazakistan’ın tanıtımıyla ilgili kısa filmin gösteriminin ardından Mareşal Çakmak Sosyal Bilimler Lisesi Müdürü Köksal Duman açılış konuşmasını gerçekleştirdi. Okul müdürü Duman, yerli ve milli kavramların şuurunda öğrenciler yetiştirmeyi önemsediklerini belirterek, bu bağlamda Hoca Ahmet Yesevi’yi tanımanın iyi bir başlangıç olacağına vurgu yaptı.

    “Son yıllarda Türkiye’de Kazak edebiyatıyla ilgili çok büyük bir eser basımı yapıldı”

    Gazi Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Bölümü öğretim üyesi Dr. Cemile Kınacı, “Kazak edebiyatının tarihsel gelişimi” konulu sunumunda Kazak edebiyatçılarıyla ilgili detaylı bilgi verdi ve son yıllarda Türkiye’de Kazak edebiyatıyla ilgili çok büyük bir eser basımı yapıldığını hatırlattı.

    “Türk milleti Hoca Ahmet Yesevi’ye çok şey borçlu”

    Ahmet Yesevi Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Prof.Dr. Musa Yıldız ise, “Ahmet Yesevi Hazretleri Hakkında” konulu konferansında Türk milletinin Hoca Ahmet Yesevi’ye çok şey borçlu olduğunu, milliyetini ve Müslümanlığını borçlu olduklarını belirterek, “Bizim geldiğimiz coğrafyanın adı Türkistan ya da Turan ama biz şu an Orta Asya diyoruz. Çin seddinden Hazar’a kadar olan bir coğrafya orası” diyerek Yesevi’nin hayatından kesitler aktardı.

    “O olmasaydı, ilk mayayı atmasaydı bugün Anadolu ve Balkanlar’da Müslümanlık olmazdı”

    Ahmet Yesevi’nin bir derdi, bir davası olduğuna, bu amaçla da yetiştirdiği öğrencilerin Horasan’dan Anadolu’ya geldiğini kaydeden Yıldız, “Anadolu’nun birçok noktası onun yetiştirdiği insanların aynaları gibi. O olmasaydı, ilk mayayı atmasaydı bugün Anadolu ve Balkanlar’da Müslümanlık olmazdı diyebiliriz. Yesi’de 99 bin talebe yetiştirdi. 25 yıllık üniversiteyiz 75 bin mezun verebildik. O zamanı çok iyi kullanabiliyordu. 850 yıl geçti Gümüşhane’de de anılıyor. Günün üçte birini ibadetle, üçte birlik kısmında öğrenci yetiştirdi, son üçte birlik kısmında da kaşık ve kepçe yontarak geçimimi sağladı” dedi.

    Yesevi hazretlerinin bir diğer başarısının da Türklerin İslamlaşma sürecinde Türkçe olarak İslamiyeti anlatması olduğunu kaydeden Yıldız, Türklerin 751 yılındaki Talas savaşıyla toplu olarak Müslüman olduklarını hatırlattı.

    “Onu ve öğrencilerini örnek almalıyız”

    Hoca Ahmet Yesevi ve onun Anadolu’daki takipçilerinin örnek alınması gerektiğine değinen Yıldız, “Başkalarını örnek aldığımız zaman bu başkaları bizi başka yerlere götürebiliyor. Başkalarının bize verdiği reçete başka yerlerimizde rahatsızlığa sebep oluyor. Yesevi hazretleri geriye 4 eser bıraktı. Türkiye ile Kazakistan’ın ortak üniversitesi Hoca Ahmet Yesevi Üniversitesi” diye konuştu.

    “Türk milleti olarak bu dünyada çok önemli bir milletiz”

    Programı ilgiyle takip eden Gümüşhane Valisi Okay Memiş ise programda emeği geçenlere plaket takdimini gerçekleştirdikten sonra yaptığı konuşmada, Türk cumhuriyetleriyle ilgili tüm programların kendisini heyecanlandırdığını ve mutlu ettiğini belirterek, “Biz Türk milleti olarak bu dünyada çok önemli bir milletiz. Bütün dünyadaki yaşayan Türkler olarak çok önemli bir potansiyele sahibiz. Bunun yeterince değerlendirilememiş olmasını da biraz israf olarak değerlendiren bir insanım. Son yıllarda Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ve önderliğinde çok daha güzel, çok daha somut işbirliğine dayalı güzel projeler oluyor. Burada Ahmet Yesevi Üniversitesinin kuruluşunda çok büyük emekler var.

    “Alperenler Anadolu’yu sadece silahla değil, gönülleriyle, hoşgörüyle fethetti”

    Ahmet Yesevi ve öğrencilerinin Türkleştiren ama sadece silahla değil önce gönülleri fetheden, İslamiyet’in hoşgörüsünün tezahürü olan tasavvuf ilminin tezahürü ile gönüllerin fethiyle Anadolu coğrafyasını fethetmiş Alperenler olduğunu vurgulayan Vali Memiş, “Onlara çok şey borçluyuz. Minnettarız. Bizler de o kuşağın, neslin torunlarıyız. Daha çok ilimize burada hizmet etmek için mücadele ediyoruz. Sizleri ve diğer üniversiteleri daha çok ilimizde görmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Sizi burada ağırlamaktan mutluluk duyuyoruz” diye konuştu.

    Konferans programının ardından “Dombıra ile ezgiler” bölümünde Ercan Arkabay dombıra ile ezgiler seslendirirken, Dinmuhammed Kasımbek ise Kazakça şarkılar okudu.

    Hoca Ahmet Yesevi kitaplığının da açıldığı programa Vali Okay Memiş, Belediye Başkan Vekili Hüseyin Demir, İl Milli Eğitim Müdürü Seydi Doğan, Ankara Kazak Gençleri Konseyi Başkanı Ercan Argınbayev, kurum müdürleri, İYİ Parti İl Başkanı Ali Ateş, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, öğretmen ve öğrenciler katıldı.