Etiket: kaza

  • Erzurum’da trafik kazası:2 yaralı

    Erzurum’da iki otomobilin çarpışması sonucu savrulan araçlar yolun karşısına geçmeye çalışan iki yayaya çarptı.

     
    Edinilen bilgiye göre, Palandöken ilçesinde dün saat 13. 00 sıralarında meydana gelen olayda; M. S. Ö., idaresindeki otomobil ile M. K., yönetimindeki araç çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle savrulan otomobiller bu sırada yolun karşısına geçmeye çalışan S. Ö., ile N. T.’ye çarptı. Kazada otomobil sürücüleri yaralanmazken iki yaya yaralandı.

     
    Ambulansla hastaneye kaldırılan yaralılardan N. T.’nin hayati tehlikesinin devam ettiği bildirildi.
    Polis olay sonrası iki otomobil sürücüsünü de gözaltına aldı.

  • Jetler, düşmeden 4 dakika önce Yazıcıoğlu’nun tepesindeydi

    Jetler, düşmeden 4 dakika önce Yazıcıoğlu’nun tepesindeydi

    BBP Lideri Muhsin Yazıcıoğlu ve beş arkadaşının hayatını kaybettiği helikopterin düşmesi olayının üzerinden 4 yıl geçti. Bu süre zarfında soruşturmada çok önemli bulgulara ulaşıldı. Bu kapsamda radar uzmanları ve pilotlardan oluşan ekibin yaptığı teknik analize göre, helikopter düşmeden 4 dk önce jetlerin Yazıcıoğlu ve arkadaşlarını taşıyan helikopterin tepesinde olduğu anlaşılıyor. Ayrıca helikopterin nasıl düştüğüne ilişkin gerçek veriler kullanılarak hazırlanan simulasyon soruşturmayı yürüten Özel Yetkili Malatya Cumhuriyet Savcılığı’na teslim edildi.

    Bugüne kadar kamuoyuna yansıyan bulguların ötesinde Gazeteci Köksal Akpınar’ın kaleme aldığı “Kanlı Çukur” kitabında, Yazıcıoğlu ve arkadaşlarının hayatını kaybettiği helikopterin düşmesi olayıyla ilgili çarpıcı bilgi ve belgelere yer veriliyor. Kitapta, kamuoyuna hiç yansımayan önemli tespitlerde yer alırken, bunların arasında kitaba değerlendirmelerde bulunan radar uzmanları ve pilotların, düşmeden 4 dk. önce jetlerin, helikopterin tepesinde olduğuna ilişkin yaptıkları analiz dikkat çekiyor. 25 Mart 2009 tarihinde Kahramanmaraş’ın Çağlayancerit ilçesinden 14.43’de kalkan helikopter içinde BBP Lideri Muhsin Yazıcıoğlu, BBP’li Erhan Üstündağ, Yüksel Yancı, Murat Çetinkaya, İHA Muhabiri İsmail Güneş ve Pilot Kaya İstektepe’yi taşıyordu. Helikopter 15.03’te Keş Dağları’nın eteklerine düşmüştü. O sırada radarlar 4 dakika 47 saniye kararmış ve bu durumu Genelkurmay Başkanlığı, “Doğu bölgesindeki tüm radarlar arızaya girdiği için görüntü alınamadı şeklinde” açıklamıştı. Genelkurmay Başkanlığı açıklamasında, iddia edildiği gibi helikopterin havadaki jetler tarafından düşürülebilmesi için 4 dakika 47 saniyelik zaman diliminin yeterli olmadığını vurguluyordu. Çünkü düşen helikopterin enkaz mahalline, en yakın Merzifon’dan kalkan MJ524 iz numaralı F-16 savaş uçağının 28,5 km uzağında olduğunu iddia ediyordu. Fakat “Kanlı Çukur” kitabında uzmanların yaptığı değerlendirmelere göre, helikopter düşmeden 4 dakika önce yani saat: 14.59 da savaş uçaklarıyla helikopterin bir noktada kesiştiği iddia edildi.

    JETLER HELİKOPTERE 28,5 KM’DEN ÇOK DAHA YAKINDI

    Genelkurmay Başkanlığı, soruşturmayı yürüten Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı’na gönderdiği gizli ibareli sunum dosyasında helikopterin düştüğü zaman dilimi olan 15.03’te Merzifon’dan kalkan MJ524 iz numaralı F-16 savaş uçağı TC-HEK işaretli helikopterin bulunduğu enkaz mahalline 28,5 km uzağında görülüyor. Genelkurmay Başkanlığı’nın yaptığı hesaplama da temel bir hata bulunduğunu belirten uzmanlar, üç jetin Yazıcıoğlu’nu taşıyan helikopterin Saat 14.58-14.59 zaman aralığında aynı noktada buluştuğunu belirtiyor. DDK’da, İsmail Güneş’in helikopter içinde çektiği fotoğraflardan helikopterin muhtemel uçuş rotasını belirlemişti. Bu kapsamda belirlenen uçuş rotasına göre, helikopterin F4 savaş uçaklarıyla saat 14.58–14.59’da karşılaşma ihtimali güçleniyor. Helikopterin düşmesine 4–5 dakika öncesinde savaş uçaklarının, Genelkurmay’ın raporunun aksine zaman zaman alçaktan uçtuğu ve helikoptere çok daha yakın mesafede olduğu anlaşılıyor. Ve tam da bu nokta da helikopter ile F4-F16 savaş uçaklarının hava da karşılaşma olasılığı ortaya çıkıyor. En azından helikopter ile savaş uçaklarının arasındaki mesafesinin 28,5 km. olmadığı açıkça belli oluyor.

     

     

     

    SAVAŞ UÇAKLARI ALÇAK İRTİFADAN UÇUYORDU

    Genelkurmay Başkanlığı’nın Özel Yetkili Savcılığa gönderdiği radar izlerinin yer aldığı Lahika3 dosyasındaki haritalı radar iz kayıtlarına göre savaş uçaklarının alçaktan uçtuğu belli oluyor. Lahika3’deki radar iz kayıtlarına göre savaş uçaklarından MJ524 iz numaralı F-16’nın, saat: 14.58’de yaklaşık 6600 metre yüksekten uçtuğu görülüyor. O sırada F-16 tam da helikopterin bulunduğu güzergahta uçuşunu gerçekleştirip, kalkış yaptığı yer olan Merzifon’a inişini gerçekleştiriyor. Aynı güzergahta uçan HH721 iz numaralı F-4 savaş uçağı ise 14.58’de ortalama 8400 metre yüksekten uçarak saat:14.58’de helikopterin muhtemelen olabileceği noktada uçuşunu gerçekleştiriyor. HH721 iz numaralı F–4 savaş uçağı da Erhaç Havalimanına 15.41’de iniş yapıyor. Bu iki savaş uçağının yanında bir başka savaş uçağı daha aynı noktaya doğru uçuşunu gerçekleştiriyor. Üç savaş uçağının havada olması, Yazıcıoğlu ile birlikte 6 kişiyi taşıyan helikopterin uçuş güzergâhında olduğu yerde kesişme ihtimalini artırıyor. Üçüncü hava aracı ise HK046 iz numaralı olan F–4 savaş uçağı. Bu uçak ilginçtir Yazıcıoğlu’nu taşıyan TC-HEK işaretli helikopterin Çağlayancerit’ten havalandığı 14.43’den iki dakika sonra 14.45’te Malatya Erhaç Havalimanından kalkıyor. Saat: 14.58’de ise diğer iki savaş uçaklarının olduğu noktaya doğru geliyor. 14.58–14.59 zaman dilimi aralığında F–4 savaş uçağı ortalama 4 bin metre yüksekten uçuyor. Kısaca söylemek gerekirse Genelkurmay Başkanlığı’nın Savcılığa gönderdiği radar iz raporlarına göre 3 savaş uçağı ile 15.03’de düşen helikopterin havada birbirlerine çok daha yakın şekilde, uçuş yaptıkları anlaşılıyor.

     

     

     

    ‘JETLERİN DÜŞÜRDÜĞÜNE İLİŞKİN ŞÜPHELER ARTIYOR’

    Konuyla ilgili “Kanlı Çukur” kitabına değerlendirmelerde bulunan Emekli Hava Albay Mustafa Hacımustafaoğulları, saat 14.59’da helikopter ile jetlerin bir noktada buluşması jetlerin helikopteri bilerek veya bilmeyerek düşürdüğüne ilişkin şüpheleri artırdığını belirtti. Hacımustafaoğulları’nın yaptığı analiz şöyle: “Genelkurmay Başkanlığı’nın bugüne kadar hazırladığı raporlarda, jetlerin helikoptere mesafesinin 28,5 km olduğunu söylüyordu. Ortaya çıkan belgeler ile bunun doğru olmadığı anlaşılıyor. Jetlerin helikoptere çok daha yakın mesafede uçtuğu anlaşılıyor. 14.43’de helikopter Çağlayancerit’ten kalkış yaptıktan sonra 2 dakika sonra HK046 iz numaralı F4’ün kalkış yapıp helikopterin uçtuğu istikamette uçması bir tesadüf olamaz. Dolayısıyla diğer savaş uçaklarıyla saat: 14.59’da bir noktada buluşması jetlerin helikopteri düşürdüğüne ilişkin kuşkuları daha da artırmaktadır. Kısaca şunu söyleyebiliriz. Jetler, saat: 14.59’da helikopterin tepesindeydi. Dolayısıyla 14.59’da helikopter jetler ile karşılaşmasıyla jetlerin oluşturduğu türbülans ve jetlerin egzoz gazları helikopter motorunu etkilemiş olabilir. Pilotunda egzoz gazının olumsuz etkisiyle kontrol zayıflaması yüzünden 3-4 dakika ancak havada tutunabildiği anlaşılıyor. Zaten pilotunda kanında yüksek oranda karbonmonoksit tespit edilmişti. Belki de kaza kırım ekibinin raporunda dile getirdiği pilotta oluşan vertigo bu nedenle oluştu.”

     

     

     

    ‘UÇUŞ PLANLAMASIYLA İCRA EDİLEN UÇUŞ FAALİYETİ ÖRTÜŞÜYOR MU?’

    Emekli Hava Albay Hacımustafaoğulları değerlendirmesinde ayrıca savaş uçaklarının kalkış yapmadan önceki planlarıyla icra edilen uçuş faaliyetinin aynı olup olmadığının araştırılması gerektiğini dile getiriyor. Hacımustafaoğulları: “Jetleri uçuran pilotlar uçuştan önce görevleriyle ilgili brifing yapar. Brifing de uçuş ile ilgili tüm ayrıntılar koldaki uçucular tarafından paylaşılır. İcra edilen uçuş faaliyetinin yerdeki planlamaya uygun yapılması temel esastır. Uçuşun tamamlanmasına müteakip inişten sonra görevin değerlendirilmesini içeren görev sonu brifingi yapılır. Uçuştan önce yapılan planlama ile icra edilen uçuş faaliyetleri birbiriyle tamamen örtüşüyor mu?” Sorunun cevabının araştırılması gerektiğinin altını çiziyor.

     

     

    PATLAMA SESİNİ DUYAN KÖYLÜLERİN İHBARI, DİKKATE ALINMADI

    Öte yandan “Kanlı Çukur” kitabında DDK’nın konuyla ilgili yaptığı çok önemli bir tespite de veriliyor. Jetler ile Yazıcıoğlu’nun helikopteri karşılaşma olasılığına ilişkin DDK, patlama sesini duyan köylülerin ihbarda bulunduğuna vurgu yapıyor. DDK raporunda, savaş uçakları ses hızını aştığında patlama sesi duyulabileceğine işaret ediyor. Konuyla ilgili DDK, bilimsel olarak yaptığı araştırmada “Hareketli ses kaynağının hızı, sesin yayılma hızını geçince, ses, patlama sesi olarak duyulur” sonucunu raporuna yansıtıyor. Helikopterin düştüğünü gören çevre köyü sakinlerinin patlama sesini duyduklarını dile getirmiş olmaları da ayrı bir önem kazanıyor. DDK görgü tanıklarının ifadelerine atıf yaparak şu tespiti yapıyor: “Kurucaova, Tekir Alaçayır Mahallesi-Deli Höbek dağı, Ahmetçik, Saraycık, Kınıkkoz, AslanBey Çiftliği, Andırın, Yeniyapan, Düzbağ ve diğer bazı köylerden patlama sesi duyulduğu ihbarı yapıldığı bilinmektedir. Yapılan ihbarlarda patlama sesi; şiddetli, çok şiddetli, gök gürlemesi gibi, deprem gibi evler sarsıldı şeklinde tarif edilmiştir. Helikopterin sözü edilen köylerden geçmediği ve kaza kırım raporuna göre bir patlama da olmadığı göz önüne alındığında bu patlama seslerinin, ses hızını aşan uçaklardan kaynaklandığı düşünülmektedir.”

     

     

    Öte yandan Gülefer Yazıcıoğlu’nun avukatı Selami Ekici’nin radar uzmanları, pilotlar ve mühendislerin içinde olduğu bir ekip tarafından olayın simülasyon görüntüsü de hazırlandı. Soruşturmayı yürüten savcılığı da teslim edilen simülasyon, DDK’nın yaptığı tespitler, İsmail Güneş’in çektiği fotoğraflar, helikopterin sürati, yerden yüksekliği, jetlerin irtifa bilgileri hesaplanarak hazırlandığı iddia edildi. Simülasyon görüntüsüne göre de saat: 14.59’da helikopter jetler ile karşılaşıyor.

     

     

    Granada Yayınları’ndan çıkan ve raflardaki yerini alan “Kanlı Çukur” kitabında suikast şüphesine ilişkin bugüne kadar hiç yayınlanmayan bilgi ve belgeler yer alıyor.

  • Köpeğin ağzından tutanak tuttu

    Ağrı’nın Patnos ilçesinde 2011 yılında meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında sokak köpeğine çarpan Aldulmecit Şen isimli vatandaş, ‘Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı’ tuttu.

     

    Tutanakta kendi bilgilerini tam olarak yazan Şen, ‘Araç B’ bölümünü doldururken, Adı ve soyadı bölümüne ‘köpek’, marka ve cinsine ‘çoban köpeği’, kullanım şekline ise ‘başı boş’ yazdı.

     

     

    Tutanakta, ‘Araç B’ bölümünde karşı tarafın doldurması gereken yeri çarparak öldürdüğü köpek adına dolduran Şen, “Ben köyün yolundan karşıdan karşıya geçerken dikkatsiz ve dalgın olduğumdan araba bana çarpmıştır. Kusur, suç benimdir” diye yazarak imzasını attı.

     

    Köpeğin ağzından tutanak

    A

  • Erzurum’da kaza: 1 ölü

    Erzurum’un Yakutiye ilçesinde meydana gelen trafik kazasında 1 kişi hayatını kaybetti.

     
    Alınan bilgiye göre, dün saat 11. 00 sıralarında Yakutiye ilçesi Sanayi semtinde meydana gelen trafik kazasında eşiyle birlikte yolun karşısına geçmeye çalışan G. Y., isimli kadına A. A., idaresindeki otomobil çarptı. Kazada ağır yaralanan G. Y., ambulansla Yakutiye Araştırma Hastanesine kaldırıldı. G. Y., yapılan tüm müdahalelere rağmen hastanede kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

     
    Kazayla ilgili tahkikat başlatılırken sürücü A. A., polis tarafından gözaltına alındı.

  • Erzurum’da kaza 4 yaralı

    Erzurum’un Yakutiye İlçesinde ambulans ile otomobilin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında 4 kişi yaralandı.
    Edinilen bilgiye göre, Erzurum – Tortum Karayolu üzerinde dün gece saatlerinde meydana gelen trafik kazasında Erzurum il merkezinde hasta bırakıp geri Narman ilçesine dönmek için yola koyulan E. T., idaresindeki ambulansla R. Z., yönetimindeki otomobil çarptı. Kazada ambulansta bulunan üç kişi ile otomobil sürücüsü yaralandı. Ağır yaralanan otomobil sürücüsü R. Z., Yakutiye Araştırma Hastanesi Yoğun Bakım Ünitesinde tedavi altına alındı. Diğer üç yaralı ise hastanede tedavi gördükten sonra taburcu edildi.
    Öte yandan polis olayla ilgili tahkikat başlatırken otomobil sürücüsü R. Z’nin bilincinin yerinde olmaması dolayısıyla ifadesinin alınamadığı öğrenildi.