Etiket: kayseri

  • (Özel) Kastamonu Pastırması mı?, Kayseri Pastırması mı? derken şimdi de Hindi Pastırması gündeme geldi

    Kastamonu Pastırması mı yoksa Kayseri Pastırması mı? Tartışmalarının devam ettiği günlerde Kahramanmaraş’tan da Hindi Etinden yapılan Hindi Pastırması gündeme geldi. Kastamonulu Pastırma ustaları, pastırmanın kökeninin kırmızı et olduğunu ve kırmızı et olmadan pastırmanın olamayacağını savundu.

    Kahramanmaraş’ta ikamet eden Mustafa Uludağ isimli vatandaşın et fiyatlarının yüksek olmasından dolayı hindi etinden pastırma yapması meşhur Kastamonu Pastırması ustalarının dikkatini çekti. Kastamonu’da 5 kuşaktan bu yana pastırma üretimi ve ticareti ile uğraşan Ali Korkoroğlu, gerçek pastırmanın kırmızı etten üretilebileceğini ifade etti. Pastırmacı Ali Korkoroğlu, kırmızı etin protein açısından daha zengin olduğunu belirtti.

    Orta Asya’da yaşayan Türklerin savaş dönemlerinde tükettikleri kuru et olarak bilinen ve zamanla sarımsak, çemen ve tuz karışımından elde edilen pastırma, gündemdeki yerini korumaya devam ediyor. Kastamonu Pastırma mı yoksa Kayseri Pastırması mı? ile ilgili yaşanan tartışmaların bir yenisine de Hindi Pastırması eklendi.

    Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesi Necip Fazıl Mahallesi’nde ikamet eden Mustafa Uludağ (57), eşi Aysel Uludağ ile birlikte pastırma fiyatlarının yüksek olması nedeniyle yaptıkları Hindi Pastırmasına Kastamonulu Pastırma Ustası Ali Korkoroğlu’ndan cevap geldi.

    108 yıldan bu yana pastırma üretimi ve ticareti ile uğraştıklarını ifade eden Pastırma Ustası Ali Korkoroğlu, Kastamonu Pastırmasının doğallığını kaybetmeden üretildiğini ifade etti.

    Korkoroğlu, “1910’lardan beri ben 4’üncü kuşak, oğluma devrettik 5’inci kuşak. Yaklaşık 100 seneden fazla bu işle iştigal ediyorum. Kastamonu Pastırmasının en büyük özelliği; tamamen etin doğallığını bozmadan etin kendi öz suyunu içinde tutarak kaybetmeden rüzgarla bir ayda kurutarak yapılıyor olması.Bir aylık süre içerisinde kuruyarak etin kendi öz doğal tadını müşterilerimize sunuyoruz. En büyük farkımız Kastamonu havasının kuru ve nemsiz olmasından dolayı pastırmalarımız çok güzel kızıyor. Ve pastırma kendi doğallığını kaybetmeden satışa sunabiliyoruz. En büyük özelliğimiz bu” dedi.

    “Makine ile kesilirse kesmemiz her halükarda sert olur”

    Kastamonu Pastırmasının elle kesildiğini ifade eden Ali Korkoroğlu, “Kastamonu Pastırmasının elle kesilmesi en büyük yöntem. Makine ile kesilirse her halükarda sert olur. Sert olmasının sebebi, suyu pres ile dışarı atmadığımız için etin suyunun içinde muhafaza ettiğimiz için makinede kestiğimiz zaman o pastırma kesinlikle sert olur. Türkiye’de satılan diğer pastırmalarla mukayese edersek onlar pastırmanın suyunu presle dışarı atıyorlar ve fırınlarda kurutarak bir haftalık bilemediniz 10 günlük bir süre zarfında satışa sunuyorlar. Biz bunun aksi yönünde hareket ediyoruz. Etin suyunu muhafaza ediyoruz. Presle falan dışarı atmıyoruz. Kendi kokusunu muhafaza ediyor. Fırınlarda kurutmuyoruz. Açık havada kurutuyoruz. Bu da bir aya tekabül ediyor. Taşköprü sarımsağımız olmazsa olmazımız. Türkiye’de ki vilayetler içerisinde ki bilinen bir gerçek Taşköprü Sarımsağı bizim çemenimizin en büyük aroması” şeklinde konuştu.

    “Pastırmanın kökeni kırmızı ettir”

    Pastırmanın kökeninin kırmızı et olduğunu ve kırmızı et olmadan pastırma yapılamayacağını savunan Ali Korkoroğlu, hindi etinin kırmızı etin yerini tutmayacağını belirterek, “Hindi eti kırmızı etten yapılan pastırmanın yerini asla tutmaz. Çünkü hindi eti, tavuk eti bunlar beyaz et cinsinden. Pastırmanın kökeni kırmızı ettir. Bu değişmez. Kırmızı et olmadan pastırma olmaz. Oradaki arkadaşımız kendince değişik bir sunum yapmış öyle kabul ediyorum ben hindi etinden pastırma olacağını düşünmek bile istemiyorum olmaz. Hindi etinden olsa olsa sucuk olur. Bizim pastırmanın dayanma ömrü 6 aydır. Hindi etinin pastırması ancak 1 aydır. Beyaz et olduğu için bir aylık bir zamana tekabül eder. Lezzet olmaz. Kırmızı et her zaman tercih edilen bir ürün. Yani protein açısından çok fazla” ifadelerini kullandı.

    Hindi etinden pastırma olmayacağını söyleyen Dilek İğdirli ise, “Her şeyin güzelinin, doğalının olması gerekir. Pastırma kırmızı etten olur. Ama doğal şekillerde olur her zaman kendi sisteminde kendi orijinaline göre yapılır. Beyaz etten pastırma olmaz. Kırmızı etten olur. Tadına baktığınız zamanda aradaki farkı anlarsınız. Beyaz etten yapılan pastırmanın pek uzun süreli ve sağlıklı olacağını tahmin etmiyorum. Pastırma doğal yollardan kırmızı etten olur. Tabii usuller ile olur. Buda çok uzun süre dayanır. Tahminim sonbaharda yapılan bir pastırma ilkbahara kadar kendini ve doğallığını muhafaza eder”

  • Kayseri Şeker, Berlin Üniversitesi ile biyoteknik projesi başlattı

    Berlin Üniversitesi, Kayseri Şeker, Almanya-Stern Enzyme şirketi ile Kayseri Şeker Fabrikalarında işletmeye alınan şeker pancarından şeker kazanımını artırmayı amaçlayan ortak proje başlatıldı.

    Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay, Kayseri Şeker Fabrikasının şeker üretimindeki rol model çalışmaları, şeker pancarı tarımında verimliliği artırmayı amaçlayan ar-ge faaliyetleri ile ulusal ve uluslararası kuruluşların Kayseri Şeker ortak proje yapma taleplerinin her geçen gün arttığını söyledi.

    Başkan Akay, konuyşa ilgili açıklamasında, “Kayseri Şeker olarak, işletmeye alınan şeker pancarından, şeker kazanımını artırmayı amaçlayan projesinin Berlin Üniversitesi ve Almanya’dan Stern Enzyme şirketi ile birlikte yürütmeye başlaması, ülkemiz şeker endüstrisi için önemli bir kazanımdır” dedi.

    Altı ay önce başlatılan proje çalışmaları kapsamında, Kayseri Şeker Fabrikasının işletme bünyesindeki şeker üretim proseslerinde belirli süreli olarak yapılan çalışmalara, Stern Enzyme şirketinden Uluslararası İş geliştirme Müdürü Jan Gerrit Hussman, Ar-Ge Mühendisi Uliana Moisch ve SternEnzyme Türkiye direktörü İsmail Tura katıldı. Proje yürütme heyetinde Kayseri Şeker Fabrikası Genel Müdür Yardımcısı Sırrı Doğanlı, Şeker uzmanlarından İşletme Koordinatörü Burak Karaaslan, Üretim Mühendislerinden Çiğdem Uzunoğlu ve Kübra Özel de yer aldılar.

  • Prof. Dr. Mehmet Akif Somdaş, Acıbadem Kayseri Hastanesi’nde göreve başladı

    Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Akif Somdaş, Acıbadem Kayseri Hastanesi’nde hasta kabulüne başladı.

    Acıbadem Kayseri Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları ekibine katılan Prof. Dr. Mehmet Akif Somdaş, 2000 yılında Kulak Burun Boğaz Uzmanı olarak göreve başladı. Prof. Dr. Mehmet Akif Somdaş, işitme kaybı, konuşma bozukluğu tanı ve tedavisindeki önemli çalışmaları ve odyoloji, biyonik kulak, burun estetiği, septoplasti alanındaki uygulamaları ile tanınıyor.

    1969 Kayseri doğumlu Prof. Dr. Mehmet Akif Somdaş, 1994 yılında Hacettep Üniversitesi İngilizce Tıp Fakültesinden mezun olduktan sonra 1995-2000 yılları arasında Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi uzmanlık eğitimini tamamladı. 2009 yılında Doçentlik, 2010 yılında Şeflik, 2015 yılında Profesörlük unvanını alan Prof. Dr. Mehmet Akif Somdaş ’ın birçok bilimsel çalışması bulunuyor.

    Acıbadem Kayseri Hastanesi Kulak Burun Boğaz ekibine yarı zamanlı katılmasıyla ilgili “Acıbadem’de hizmet vermekten mutluluk duyuyorum” açıklamasında bulundu.

  • Kayseri Üniversitesi Meslek Yüksekokulunda kermes düzenlendi

    Kayseri Üniversitesi Meslek Yüksekokulu’nda ihtiyaç sahibi öğrenciler yararına kermes düzenledi.

    Meslek Yüksekokulu zemin katında düzenlenen kermesin açılışına, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Derviş Boztosun, Genel Sekreter Doç. Dr. Semra Aksoylu, Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Ercan Karaköse ile çok sayıda akademisyen, idari personel ve öğrenci katıldı.

    Etkinlikte konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Derviş Boztosun, yapılan etkinliğin dayanışmanın en güzel göstergesi olduğunu söyledi.

    Rektör Yardımcısı Boztosun, “Kayseri Üniversitesi olarak bu tür etkinliklere önem vermekteyiz. Geçen haftalarda da ihtiyaç sahibi arkadaşlara ayakkabı dağıtım etkinliğimiz oldu. Kermesin hazırlanmasında emeği geçen öğretim üyeleri, idari personel ve öğrenci arkadaşlara teşekkür ediyorum” dedi.

    Konuşmasının ardından kermes anı defterine duygularını yazan Prof. Dr. Derviş Boztosun, yemek stantlarını gezdi.

    Kermes gün boyu devam edecek.

  • Dış Ticaret İstihbarat Merkezi sanayicilere ve Kayseri ekonomisine katkı sağlıyor

    Kayseri OSB Dış Ticaret İstihbarat Merkezi sanayicilere, bölge sanayicilerine ve Kayseri ekonomisine önemli katkılar sağlamaya devam ediyor.

    Kayseri Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Tahir Nursaçan; OSB bünyesinde kurulan ve çalışmalarına büyük bir titizlikle devam eden Dış Ticaret İstihbarat Merkezinin çalışmaları hakkında bilgi verdi.

    Nursaçan, “Dış ticaret ülkeler arasında yapılan mal ve hizmet alım satım işlerinin tamamıdır ve günümüzde de ülkeler arasında farklı ürünlerde alım ve satımlar olmaktadır. Ülkemiz dış ticarette geçmiş zamanlara göre birçok üründe giderek gelişerek başka ülkelere de satım yapmaktadır. Sanayicilerimiz ve şehrimiz ekonomisine katkı sağlamak için kurulan Kayseri OSB Dış Ticaret İstihbarat Merkezi’nde görev yapan uzmanlarımız hedef pazar tespiti, firma istihbaratı, sürdürülebilir ucuz ithalat, hedef Pazar, detaylı pazar ve mevzuat bilgisinin sağlanması gibi birçok hizmet veriyor” dedi.

    Nursaçan, küresel sistemde ciddi gelişmelerin yaşandığını, güçlü bildiğimiz ekonomilerin sallandığını, güçlü görülen yapıların tek tek yıkıldığını, dünyada ekonomik, siyasal ve sosyal çalkantıların baş döndürücü bir hızla devam ettiğini, Kurumların gelişmesi, daha verimli, kaliteli ve beklenen hizmeti sunabilmesi için kurumsallaşmanın kaçınılmaz bir hal aldığını, Küresel düzeyde rekabetin artış göstererek her geçen gün hızla arttığını, hiper rekabet ortamının yaşandığı günümüzde sanayicilerin doğru zamanda ve yerinde hamleler yapmaya mecbur kaldıklarını, analiz ve araştırmaların öneminin günden güne değer kazandığını, ihracatta hedef pazar seçimi yapıldıktan sonra, rakip firmaların tespiti ve potansiyel müşteri belirlenmesinin ikinci önemli bir adımı oluşturduğunu, firmaların fırsat sunan pazarları tespit edebilmeleri ve yeni müşterilere ulaşmalarına katkıda bulunmak amacıyla çalışmalarını kesintisiz bir şekilde sürdüren söz konusu merkezin, hizmet kalitesi bakımından Türkiye’deki 327 OSB arasında önemli ve ayrı bir yere sahip olduğunu ifade etti.