Etiket: Kaynaklı

  • İznik Belediye Başkanı Sargın: “İznik Gölü’ndeki balık ölümleri kirlilikten değil, konulan tuzaklardan kaynaklı”

    İznik Belediye Başkanı Osman Sargın, İznik Gölü’nde son zamanlarda görülen balık ölümlerinin kirlilikten değil, göle koyulan tuzaklardan kaynaklandığını söyledi.

    Son zamanlarda İznik Sahilinde görülen ölü balıklar ile ilgili birçok iddianın ortaya atılmasının ardından İznik Belediye Başkanı Osman Sargın’da İznik Sahil Kumbaşı mevkisinde incelemelerde bulundu. Sargın yapılan son analizlerde gölün kirli olmadığının ortaya çıktığını ve ölümlerin kirlilik ile bağlantısının olmadığını belirtti. Sargın, “Son zamanlarda basın ve medya da İznik Gölü’nün kirliliğinden kaynaklanan balık ölümlerinden bahsedilmekte. İznik Gölü’nde balıkları öldürecek kadar bir kirlilik olmadığı yapılan analiz ve incelemeler neticesinde ortaya çıkmıştır. Fakat bu balıkların ölüm nedeni nedir diye sorular soruluyor. Bu balıklar genelde bizim saka gibi ve diğer balık tutmak için konulan tuzak diye tabir ettiğimiz araçlar göle konularak günlerce ellenmiyor. Bunlara takılan balıklar da açlıktan ve ya diğer sebeplerden ölüyor. Bunları toplayan vatandaşlar ise ölü balıkları göle geri atıyor” diye konuştu.

    Ayrıca ölümü en zor gerçekleşen balığın İsrail sazanı olduğunu ifade eden Sargın, “Farkındaysanız başka bir türden ölü balık göremiyoruz. Eğer suda kirlilik olsaydı bizim kızılkanat diye tabir ettiğimiz balıklar, sarıbalıklar, akbalıklar, yayın balıkları da kıyılarda görürdük” dedi.

  • Jeotermal Kaynaklı Belediyeler Birliği “yenilenebilir enerji”ye yöneliyor

    Jeotermal Kaynaklı Belediyeler Birliği, Samsun’da yaptığı olağan meclis toplantısında rüzgar ve güneş enerjisi alanında da çalışma kararı alarak yenilenebilir enerji konusuna yöneleceklerini ifade etti.

    Jeortermal Kaynaklı Belediyeler Birliği Nisan Ayı Olağan Meclis Toplantısı ve Samsun Buluşması özel bir otelde gerçekleşti. Buluşma ilk olarak sabah saatlerinde meclis toplantısıyla başladı. Meclis toplantısında faaliyet raporu, kesin hesaplar, komisyon raporu, birliğinin adının değiştirilmesi teklifi, Dünya Birleşik Kentler Birliği’ne üyeliğin görüşülmesi gibi konular görüşüldü. Program meclisin ardından toplantılarla devam etti. Programda İlk olarak Havza Belediye Başkanı Murat İkiz ve Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, Samsun’un ve ilçelerindeki jeotermal kaynakları hakkında bilgiler verdi.

    “Bundan sonraki süreçte rüzgar ve güneş enerjisi alanında da çalışma kararı aldık”

    Artık yenilenebilir enerji üretimi alanında çalışma yapacaklarının altını çizen Jeotermal Kaynaklı Belediyeler Birliği Başkanı Kırşehir Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci, “Bundan sonraki süreçte rüzgar ve güneş enerjisi alanında da çalışma kararı aldık. Bu kapsamda birliğimize 3 yeni danışma kurulu üyesi de katıldılar. Hükümetimizin belirlediği 2023 enerji vizyonunda yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılabilmesi son derece önemli bir yer tutuyor. Bu noktada en önemli aktörler de bizler olacağız. Belediyeler ve belediye başkanları yatırımcıları ve halkı bilinçlendirme noktasında çok önemli bir rol üstlenecek. Enerji zorunlu bir ihtiyaç ama bu enerjiyi elde ederken çevreyi düşünmek, çevre koşullarını dikkate almak, turizme katkısını veya zararını tespit etmek, şehirlerin geleceğine ne kadar katkı vereceğini hesaba katmak gerekir. İnşallah önümüzdeki süreçte çevresel etkiler ile ilgili de farklı çalışmalara imza atacağımızı düşünüyoruz. Yenilenebilir enerji konusuna yeni giriyoruz. Bunu daha önceden yapan belediyelerimiz de var. Güneş ve rüzgar enerji santrali yapan belediyelerimiz var. Bu yatırımların doğru yapılması, malzeme seçimi, proje seçimi gibi konularda ülke olarak standardı oturtmamız gerekiyor. Enerji Bakanlığı ile yaptığımız görüşmede de bu sektörde yerli üretimin yani malzemeyi tamamen dışarıdan getirmememiz lazım. Özellikle güneş ve rüzgar santrallerinde dışarıdan malzeme getirip tesisler oluşturmak doğru bir yaklaşım değil. Yerli üretimi ve yan sanayiyi peşinden üretebilmek, onun da gelişmesini sağlayabilmek işleyiş ve verimlilik açısından son derece önemlidir” dedi.

    Başkan Yılmaz: “94 yıllık kurulu enerjinin yarısını 15 yılda kurduk”

    Cumhuriyet tarihinden beri kurulan enerji gücünün yarısını 15 yıl gibi kısa bir sürede gerçekleştirdiklerini vurgulayan Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, “Bütün bu coğrafyamızdaki çalışmaların enerji meselesi olduğunu biliyorsunuz. Maalesef Türkiye enerji fakiri bir ülke. Türkiye etrafındaki ülkelerden daha çok enerjiye muhtaç olan bir ülke. Türkiye’nin bugüne kadar enerji konusunda harcadığı enerjinin yeterli olmadığını düşünüyorum. Elektrik, doğalgaz, petrol ve yenilenebilir enerjide Enerji Bakanlığımızın sarf ettiği çabayı biliyorum. Ama bizim ülkemizin içinde bulunduğu enerji fakirliği göz önüne alınırsa bunun yeterli olmadığını düşünüyorum. 2000’li yılların başında Süleyman Demirel Cumhurbaşkanıydı. ’Bugün 40 bin megavat kurulu gücümüz var’ dedi. ’3 bin dolar seviyesinde kişi başına düşen gelirimiz var’ dedi. ’Bu 40 bin megavat kurulu gücümüzü 80 bin megavata getirebilirsek her şey çok güzel olacak’ demişti. Şu anda bizim kurulu gücümüz 60 bin megavat. Yani AK Parti iktidarı 2002 yılından bu yana 15 senede 40 bin megavata bir 20 bin megavat ekledi. 40 bin megavata Cumhuriyet’in kurulduğu yıldan bu yana kurulan toplam enerji üreten proseslerin toplamda ürettiği enerji miktarıydı. Allah’a çok şükür 94 yıllık Cumhuriyet tarihinde yapılanın yarısını son 15 yıl içerisinde yaptık. Ama bu yetmiyor. Biz şimdi kişi başına düşen gelirde 20 bin dolarlar seviyesine gelmek istiyoruz. Bunun için yapılacak şey ise, çok daha fazla yenilenebilir enerjiden istifade etmek, termal santrallerden istifade etmek ve her türlü kaynaktan istifade etmekten geçiyor” diye konuştu.

    Toplantı açılış konuşmalarının ardından Samsun Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Sefer Arlı, Kalkınma Bankası’ndan Serdar Çatakçı ve Danimarka Başkonsolosu Jesper Kamp’ın Çöpten Enerjiye ve Merkezi Isıtma Danimarka Modeli konulu sunumuyla sona erdi.

  • Niksar’da Jeotermal Su Kaynaklı Jeotermal Seracılık toplantısı yapıldı

    Tokat’ın Niksar ilçesinde Sarıyazı (Onan) köyü jeotermal su kaynağının jeotermal seracılık amaçlı değerlendirme paneli yapıldı.

    Niksar Ticaret ve Sanayi Odası konferans salonunda yapılan toplantıya Tokat Valisi Cevdet Can, Niksar Kaymakamı Selami Kapankaya, Niksar Belediye Başkanı Özdilek Özcan, Tokat İl Özel İdare Genel Sekreteri Recep Gökçe, AK Parti İlçe Başkanı Mustafa Eraslan, kurum ve daire müdürleri, iş adamları ve vatandaşlar katıldı.

    Programda ilk olarak konuşan Niksar Belediye Başkanı Özdilek Özcan Niksar Ovası’nın çok zengin bir ova olduğunu belirterek, “Bu ovanın zengin bir ova olması ve içerisinde Kelkit nehrinin geçmesi doğanın bize bahşettiği bir nimet. Bu geniş ovaya sahip olmamız ve Sayın Valimizin ve İl Özel İdaremizin girişimleriyle gerçekleştirilen termal sondajımızın çok şükür neticesinde yaklaşık 55 derecelik bir suya kavuştuk. Bu da Kuzey Anadolu fay hattı üzerinde bulunan fay kırığının bize sunmuş olduğu önemli bir nimettir diye düşünüyorum. Niksar’ımız bir tarım şehri bunun yanında turizm de var. Biz de bu eksene oturtmak kaydıyla tarımla ilgili mevcut potansiyellerimiz, geçmişteki tarımda yakaladığımız o günleri bilen uzman arkadaşlarımızla beraber tarımda Niksar’ın hak ettiği noktaya gelmesi ile ilgili mücadeleyi veriyoruz. Niksar’da kavaktan kurtulmamız için çiftçimize sunacağımız bir alternatifi önüne koymamız gerekiyor, bununda en büyük kaynağı bizce seradır. Biz ciddi derecede kazanım sağlayacak, serada ekonomiyi sağlayacak, termal kaynaklı termal seraların hayata geçirilmesi ve ekonomik olarak daha cazip hale getirilmesi için kaynaklarımızı açığa gün ışığına çıkarmamız gerekiyor” dedi.

    Niksar Kaymakamı Selami Kapankaya ise, “Sarıyazı bölgesinde yapılan sondaj çalışmasında 350 metre civarında derinlikte kuzey Anadolu fay hattının en zengin mineralli suyu ortaya çıktı. Gerçekten her açıdan 55 derece sıcaklıkta 30 litre debisi bulunan bir suyumuz var. Şimdi bu kaynağın değerlendirilmesi aşamasına geçmiş bulunuyoruz. Tabii ki il özel idaremizin bu çalışmanın başındaki kurum olarak burada gerekli önderliği yaptığını biliyoruz, biz de kaymakamlığımız belediyemiz olarak bu işin üstesinden gelmeye çalışacağız. Bizim termal suyumuzun çıktığı yer D-100 Karayolunun tam üstünde. Aynı zamanda planlanan Ordu-Ünye-Tokat yolunun kavşağında Organize Sanayi Bölgesi olan ve önünde de kuraklıktan etkilenmeyecek yerler arasında ifade edilen Niksar Ovası’nın bulunduğu bir yerde. Bu kadar olumlu şartların bir araya geldiği yerde bu termal suyun ortaya çıkması bize de fırsatlar sunuyor. Biz bu artıları değerlendirerek buradan 2 T (tarım ve turizm) alanında bunu kullanarak termal suyu da buna monte ederek ilçemizin ilimizin geleceği için güzel şeyler yapmak istiyoruz” diye konuştu.

    Programda son olarak konuşan Tokat Valisi Cevdet Can ise, “Tokat’a geldiğim günden bu yana söylüyorum, toprak bakımından su bakımından ve tarımla iştikal eden nüfus bakımından Allah sizlere büyük nimetler vermiş. Tokat’ta iki kişiden birisi tarımla alakalı ve dolayısıyla Kazova’dan tutun, Artova Ovası, Niksar Ovası büyük bir nimetin içerisindesiniz. Bizim gibi idareciler bu nimetin farkında olup, bu nimetin farkındalığını ortaya çıkarıp önümüzdeki 50 yıllara taşımak için sistemi kuracak. Biz de aslında bu sistemi kurmak için buradayız. Bu sistem kurulduğu zaman tıkır tıkır çalışacak. Biz de bu suyu kullanarak, kullandırarak değerli hale getireceğiz. Bunu yaparken de bu kavak eken kardeşlerimizi bu işin içine sokarsak inşallah onlara en güzel teşvik bizim onlara bedava vereceğimiz seralardır. Dolayısıyla çiftçimiz bu işe rağbet gösterip kavaklarını da kesip seracılığa yönelecektir. Dediğimiz gibi bu suyun değeri üretimle buluştuğu zaman ortaya çıkacaktır. Kim üretimle buluşturmak isterse bu su onundur. Çünkü her zaman söyleriz bir şeyin sahibi olmak o işin kullanma derecesine bağlıdır. O bakımdan bu ovanın kaderi bu termal suyla birlikte değişecek, burada tarım yeniden şekillenecek” şeklinde konuştu.

    Vali Can’ın konuşmasının ardından İlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürü Namık Özdüzgün tarafından Niksar Sarıyazı’da (Onan) jeotermal seracılık raporu sunumu yapıldı.

    Panelde son olarak ERMAP Genel Müdürü Harita Mühendisi Erol Şentürk tarafından Niksar Ovası’nda devam eden toplulaştırma çalışması ve Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nden Yrd.Doç.Dr. Volkan Yörük tarafından da örnek uygulamalar ile jeotermal seracılık konulu sunumlar yapıldı.

    Panel görüş öneriler ve sonuç bildirgesinin ardından termal su çevresinin gezilmesi ve incelenmesiyle sona erdi.

  • Jeotermal Kaynaklı Belediyeler Birliği Başkanlığına Yaşar Bahçeci Yeniden Seçildi

    Jeotermal Kaynaklı Belediyeler Birliği Nisan ayı Olağan Meclis toplantısında Kırşehir Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci, yeniden birlik başkanlığına seçildi.

    Kırşehir Ramada Resort Otelde gerçekleşen toplantıya Jeotermal Belediyeler birliğine bağlı 230 belediye başkanı katıldı.

    Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşının okunmasının ardından başlayan toplantıda ihtisas komisyonu oluşturuldu. Oluşturulan komisyonda konuşan Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci, Erzincan Belediye Başkanı Cemalettin Başsoy’un geçirdiği kalp krizi sonrası üzüntülerini belirterek konuşmasına başladı.

    Başkanlık Divan Teşekkülünün oluşturulmasının ardından başkanlık seçimine geçildi. Seçime tek aday olarak giren Kırşehir Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci, tekrar birlik başkanlığı görevine seçildi.

    Jeotermal Kaynaklı Belediyeler Birliği Merkezi yapılan oylama ile Kırşehir’den Ankara’ya alındı. Birlik Başkanı Yaşar Bahçeci yapılan değişiklikle bundan sonraki çalışmaların daha etkili ve yoğun şekilde devletin merkezinde yapılacağını ve üye belediyelerin bundan sonraki süreçte Ankara’da ki işlerinin takibinin daha kolay yapılabilmesi amacı ile birliği Ankara’ya taşıdıklarını ifade etti.

    Danışma Kurulu üyeleri ile toplantı yaptıklarını anlatan Birlik Başkanı Yaşar Bahçeci, “Elimizde ki bütçe ile neler yapabiliriz diye istişare yaptık. Planlamayı yaptık. Görüş birliği oldu. Şehirlerin sahipleri bizleriz. Bizler ne yaparsak o olacak. Enerji Bakanı ile bir görüşmemiz olacak. Kendilerine Jeotermal hakkında da bilgilendirme yapacağız. 2015 Mayısında Dünya Jeotermal kongresine de katılım gösterildi. Birliğimiz stant açarak bilgilendirme yaptık. Türkiye dünya da jeotermal alanında bir gelişme gösterdiğimiz ortaya çıktı. Ne yapmamız gereği ortaya net şekilde gösterilmeli, jeotermal noktasında en üst düzeyde çalışmalar yapılmalı. İllerin bütün potansiyellerini bilmemiz gerekir. Sizin önerilerinizi de daima önemsiyoruz.Ekim ayı toplantısını Urfa ili Haliliye Belediyesi tarafından yapılacak.”dedi.

    Toplantının seçimin merkezinde olduğunu belirten Birlik Başkanı Yaşar Bahçeci, “Yozgat’ın Sorgun ilçesinde de bir eğitim programı planlayacağız. Elimizde ki envanterleri en iyi şekilde kullanarak gerekli olan bütün çalışmaları gerçekleştireceğiz. Bütün başkanlarımızın tecrübelerinden de faydalanacağız.” diye konuştu.

    Jeotermal Kaynaklı Belediyeler Birliği toplantısı Kırşehir’de pazar günü sona erecek.

  • Uzman Doktor Gökçe: “Kalp Kaynaklı Ani Ölümlerin Önüne Geçilebilir”

    Medicana Konya Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doktor Veli Gökçe, kalp kaynaklı ani ölümlerin önüne geçilebileceğini söyledi.

    Dr. Gökçe, kalp kontrol muayenesinin, saptanan risk faktörlerinin bulunması ve değerlendirilerek korunma stratejilerinin belirlenmesinde önemli rol oynadığını anlattı.

    Uzman Doktor Gökçe, özellikle ailesinde erken yaşta (erkeklerde 40, kadınlarda 50 yaşın altında) kalp hastalığından ölümler olan ya da nedeni bilinmeyen ani ölüm olan ailelerin mensubu kişilerin yaşları ne olursa olsun yaşamları boyunca en az bir kez kalple ilişkili bir check-up yaptırmalarını tavsiye etti. Uzman Doktor Gökçe, ani ölüme yol açabilecek kalp yapısında, doğumsal kaynaklı bir rahatsızlık olup olmadığının tespit edilmesi ve kalp damarlarında erken yaşta oluşabilecek bir tıkanmanın nedenlerinin anlaşılmasının önemli olduğunu söyledi. “Ailesel kolesterol yüksekliği ya da damar içinde pıhtı oluşmasına yatkınlık gibi önemli soruların yanıtı alınabilir” diyen Gökçe, Yapılan tetkik normal sınırdaysa, 40 yaşına kadar benzer check-up tetkiklerinin 5 yılda bir yapılması, 40 yaşından sonra kalp damar hastalığı açısından risk faktörü taşıyan, ailesinde birinci derece akrabalarında kalp hastalığı olan, sigara içen, tansiyon ve kolesterol yüksekliği, şeker hastalığı olan kişilerde de kalp check-up’ının yılda bir yapılmasının önerildiğini söyledi.

    Uzman Dr. Gökçe, bunun yanında toplu ulaşım araçları kullananlar, pilotlar, cerrahlar, yöneticilerin yıllık check-up programlarına dahil olması gerektiğini belirterek şöyle konuştu:

    “Aktif spora başlayan ya da spor yapan kişiler ile profesyonel sporcular belirli aralıklarla kalp check-up’ı yaptırmalıdır. Check-up paketleri kişinin özelliklerine ve yaşına göre değişmektedir. Kalp ve damar hastalığı gelişimine, damar içinde pıhtı oluşumu ihtimaline yönelik tarayıcı kan çalışmaları che-kup tetkiklerinin olması gereken parçasıdır. Kalp ultrasonografisi yani ekokardiyografi ile kalbin yapısı, kalp boşluklarında büyüme olup olmadığı, kalbin performansının ne düzeyde olduğu, kalp kapakları, duvar kalınlığı, kalp zarı ile kalpten çıkan büyük damarlar incelenmektedir. Bazen ekokardiyografi ile beraber yapılan efor testleri ile de kişinin anjiyografiye, yani bir kalp by-pass ameliyatı ya da balonla damar açılmasına ihtiyacının olup olmadığı tespit edilebilir. Ritim probleminden şüphelenilen bireylerde holter analizi önemli bilgi sağlayabilir.”

    “DÜZENLİ KALP TETKİKLERİ RİSKLERDEN KORUYABİLİR”

    Kardiyoloji Uzmanı Doktor Veli Gökçe, düzenli kalp tetkiklerinin birçok riskten koruduğunu ifade ederek, “Günümüz toplumunun en önemli sağlık sorunlarından biri olan kalp damar hastalıklarında kişiler her zaman yakınma duymamaktadır. Bazen hissedilen şikayetler ne kişi ne de doktorları tarafından kalp hastalığı bulgusu olarak yorumlanmayabilir. Bu gibi durumlarda check-up yaptıran hastalarda kalp hastalıkları riski önceden saptanabildiği için hastanın hayatı erken tespit sayesinde kurtarılabiliyor.” dedi.

    Kalpteki yapısal değişikliğin özellikle genç yaşlarda yaşanan ani ölümlerin en sık rastlanan nedenini oluşturduğunu anlatan Gökçe, sözlerini şöyle tamamladı:

    “Kalbin sağ tarafını etkileyen ve ritim bozukluğu yaparak öldüren, sol tarafta doğumsal olarak ortaya çıkan kalınlaşma gibi rahatsızlıklar özellikle fiziksel aktivite gösteren ya da sporla uğraşan kişilerde hayatın sonlanmasına neden olabilmektedir. Hiçbir risk içermeyen ekokardiografi çalışması, böyle bir hastalığı ortaya çıkarabilmektedir. Kişinin kalp damar hastalığı gelişim risklerini ortaya çıkaran kardiyolog değerlendirmesi ve kan tetkikleri, zamanında önlemlerin alınmasını sağladığı için insanların hayatını uzatabilmekte, kişileri riskten koruyabilmektedir.”