Etiket: Kaynaklı

  • Matlı: “Ekonomide pandemi kaynaklı daralma alınan tedbirlerle kısıtlı kaldı”

    Matlı: “Ekonomide pandemi kaynaklı daralma alınan tedbirlerle kısıtlı kaldı”

    Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) Yönetim Kurulu Başkanı ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Üyesi Özer Matlı, 2020 yılı ikinci çeyrek büyüme rakamlarını değerlendirdi.

    İkinci çeyrek verilerinin, bütün dünyanın korona virüs salgını sebebiyle âdetâ durduğu nisan-mayıs ve haziran aylarını kapsadığını hatırlatan Başkan Özer Matlı, “Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı ikinci çeyrek verilerine göre Türkiye’de gayri sâfî yurtiçi hâsıla (GSYİH) yılın ikinci çeyreğinde yüzde 11 oranındaki beklentinin aksine yüzde 9,9 oranında küçülme kaydetti. GSYH’yi oluşturan faaliyetler incelendiğinde bu yılın ikinci çeyreğinde, geçen yılın aynı dönemine kıyasla zincirlenmiş hacim endeksi olarak tarım yüzde 4, bilgi ve iletişim faaliyetleri yüzde 11, finans ve sigorta faaliyetleri yüzde 27,8, gayrimenkul faaliyetleri yüzde 1,7 arttı. Buna mukabil sanayi yüzde 16,5, inşaat sektörü yüzde 2,7, hizmetler ise yüzde 25 oranında azaldı” diye konuştu.

    “Alınan tedbirler ekonomiye ciddi destek sağladı”

    Yılın ilk çeyreğindeki 4,4’lük büyümenin aksine, ikinci çeyrekteki küçülmenin korona virüs salgınına bağlı olarak alınan kısıtlama kararlarının bir sonucu olduğunu ifade eden Başkan Matlı, “Aynı dönemde Avrupa Birliği yüzde 11,9, Euro Bölgesi yüzde 12,1 ve ABD yüzde 32,9 gibi rekor oranlarda küçülme yaşarken, Türkiye’nin beklentilerin altında bir daralma yaşamasında ekonomi yönetiminin aldığı koruyucu tedbirler olumlu bir gösterge olarak karşımıza çıkıyor. Haziran ayından itibaren atılan normalleşme adımları ve Merkez Bankası’nın faizlerde değişiklik yapmaması ekonomiye ciddi destek sağlarken, verilerin yeniden ‘V’ şeklinde pozitif yönlü bir artış izlemesi, Türkiye’nin yıl sonunda daha iyimser bir tabloyla karşı karşıya kalacağını gösteriyor” dedi.

    “Kısa çalışma ödeneği yıl sonuna kadar uzatılmalı”

    İşletmelerin üretim, yatırım ve istihdamını aralıksız sürdürmeleri için bir süre daha desteklenmeye ihtiyacı olduğuna dikkat çeken Özer Matlı, bu noktada TOBB’un teşebbüsleri sonucu hayata geçirilen kısa çalışma ödeneğinin 2 ay daha uzatılmasını olumlu bir gelişme olarak değerlendirdi.

    Başkan Matlı, “Pandemi sebebiyle birçok ülke yıl sonuna kadar, hatta 2021 yılının ikinci çeyreğine kadar negatif bir beklenti içindeyken, Türkiye’de son açıklanan veriler ışığında daha iyimser bir tablo beklentisi, reel sektör açısından oldukça motive edici bir durum. Ekonomideki pozitif yönlü bu ivmenin devam etmesi için kısa çalışma ödeneğinin en azından yıl sonuna kadar devam etmesi ve sistemin dışında kalan bazı sektörlerin de bu ödenekten faydalanması gerektiğini düşünüyorum. Tüm bunların yanı sıra sağlıklı ve kalıcı bir büyüme için üretim odaklı, katma değer oluşturan, yüksek teknolojiyi esas alan üretim modelini de her alanda hayata geçirmemiz olmazsa olmaz” ifadelerini kullandı.

  • Dr. Kaya “Türkiye’de sigara kaynaklı ölüm sayısı yılda 100 bin”

    Dr. Kaya “Türkiye’de sigara kaynaklı ölüm sayısı yılda 100 bin”

    Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Abdulkadir Kaya, salgınıyla mücadelenin devam ettiği bugünlerde sigara bırakmanın öneminin daha da arttığına dikkat çekti.

    Tıp Fakültesi’ndeki eğitim görevinin yanı sıra Düzce Üniversitesi Hastanesi’nde Check Up, Obezite ve Sigara Bırakma Polikliniklerinde hasta kabulü yapan Dr. Öğretim Üyesi Kaya, Düzce Üniversitesi Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Merkezi’nde hipnoz, hacamat ve sülük tedavisi uygulamalarında bulunacak.

    “Koruyucu hekimlik yapmaktayız”

    Aile Hekimliğinin doğumdan ölüme kadar geniş bir yaş aralığına hizmet verdiğine dikkat çeken Dr. Kaya, “Doğumdan ölüme kadar tüm yaşlarda; akut ve kronik tüm sağlık sorunları ile ilgileniriz. Diyabet, hipertansiyon gibi sağlık sorunlarını takip etmekle kalmayıp, aynı zamanda hastaya biyopsikososyospiritüel yaklaşımda bulunan bir hekimlik dalıyız. Covid 19 ‘la mücadele döneminde Aile Hekimlerinin öneminin daha da arttığını görmekteyiz” dedi.

    Düzce Üniversitesi Hastanesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı bünyesinde Obezite, Check Up ve Sigara Bırakma Polikliniği’nin hizmet verdiğini anımsatan Kaya, Covid-19 salgınıyla mücadelenin devam ettiği bugünlerde sigara bırakmanın öneminin daha da arttığına dikkat çekti.

    “Türkiye’de sigara kaynaklı ölüm sayısı yılda 100 bin”

    Sigaranın dünyada ve ülkemizde önemli bir halk sağlığı sorunu olduğuna işaret eden Kaya, “Türkiye’de sigara kaynaklı ölüm sayısı yılda 100 bin. Sigara dünyada her 6 saniyede bir can kaybına yol açıyor. Akciğer kanseri ve daha birçok kanser sigara ile ilişkilidir. Başta KOAH olmak üzere solunumsal problemlerin temel sebeplerinden biri de sigaradır. Tüm bu veriler bile sigarayı neden bırakmalıyız sorusu için yeterli cevaplardır. Burada yaptığımız poliklinik hizmetinin ne kadar değerli olduğu ortaya çıkıyor” ifadelerini kullandı.

    “Bırakanların yüzde 15’i başarılı oluyor ve içmemeyi sürdürüyor”

    Sigara bağımlılığından kurtulmak için bir den fazla etken olduğunu dile getiren Dr. Kaya, “Bunlardan en önemlisi kişinin karar vermesi. Yine destek tedavisi bizim için çok değerli. Gerek ilaç desteği gerek psikolojik destek bırakmada önemli faktörlerdir. Tüm bunlardan daha da değerlisi sigarayı bıraktıktan sonra içmemeyi sürdürmektir. Sigarayı, bıraktırmayla ilgilenen tüm hekim ve profesyonellere rağmen halen çok sayıda insan sigara kullanmaya devam ediyor. Bu nedenle bizlere büyük iş düşüyor.”

    “Covid-19’a bağlı ölümü 14 kat artırıyor”

    Sigaranın akciğer başta olmak üzere vücudun bütün organlarını etkilediğini ifade eden Dr. Kaya, “Sigara, kanserlerin yüzde 22’sinden sorumlu. Yaptığı birçok zararlı etki ile bedensel bir fakirliğe sebep oluyor. Bu nedenle Covid-19 salgınında sigara içiyorsanız daha riskli hale geliyorsunuz. Sigara bağımlılığı Covid-19’a yakalanmayı ve covid-19’a bağlı ölümü 14 kat artırıyor” dedi.

    Sigara bağımlılığının bir hastalık olduğunu vurgulayarak açıklamasına devam eden Dr. Öğr. Üyesi Kaya, “Destek almak şart” diye konuştu.

    “Bıraktıktan sonraki hayat değişikliği çok önemlidir”

    Her bireyde bağımlılık derecesinin farklı olabileceğine işaret eden Dr. Kaya, açıklamasını şöyle tamamladı: “Hastaya yaptığımız test ile bağımlılık düzeyini belirleyerek tedavi planı uyguluyoruz. Burada hastanın kararlılığı ve bıraktıktan sonraki hayat değişikliği çok önemlidir. Son olarak herkese Covid-19 döneminde; sosyal mesafeye, maske ve temizlik kuralına riayet etmelerini, dumansız hava sahalı ve sigarasız bir hayat öneriyorum” ifadelerini kullandı.

  • Elbistan’da düğün ve kına töreni kaynaklı korona vakaları tırmanışa geçti

    Elbistan’da düğün ve kına töreni kaynaklı korona vakaları tırmanışa geçti

    Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinde düğün ve kına töreni kaynaklı korona vakaları tırmanışa geçti. Elbistan Kaymakamı Özkan Demir, ilçede yapılan kına gecesi ve düğün töreni kaynaklı Covid-19 vakalarının arttığını belirterek, vatandaşları alınan tedbirlere uymaları konusunda daha dikkatli olmaya çağırdı.

    Elbistan’da 1 Temmuz itibarıyla belirli kurallara uyularak yapılması gereken düğün ve kına törenlerinde tedbirlerin göz ardı edilmesi Covid-19 vakalarının da artmasına neden oldu. Elbistan Kaymakamı Özkan Demir, düğün ve kına törenlerindeki tedbirlere uyulmaması nedeniyle vakalarda artış gözlemlendiğini söyledi. İlçedeki bir kına gecesi ve ardından düzenlenen düğün töreni sonrası artış gösteren vakaların İlçe Sağlık Müdürlüğünce titiz bir şekilde takip edildiğini kaydeden Kaymakam Demir, “Ülkemiz genelinde olduğu gibi ilçemizde de 1 Temmuz itibarıyla düğün, nişan ve kına gecesi gibi törenlerin belirli kurallar dahilinde yapılması kararlaştırıldı. Törenlerle ilgili alınması gereken tedbirlere uyulmadan yapılan bu törenler, virüsün yayılmasına ortam hazırlıyor. Nitekim ilçemizde geçtiğimiz günlerde düzenlenen kına gecesi ve düğün töreni kaynaklı Covid-19 vakalarında artış yaşanmıştır. Vaka sayılarındaki bu artış, İlçe Sağlık Müdürlüğümüzce yakından takip edilmektedir. Filyasyon ekiplerimiz, hassasiyetle gerekli bütün saha çalışmalarını yapmaktadır” dedi.

    Söz konusu kına gecesi ve düğün töreni ile ilgili olarak tedbirlere uymamak ve kamu sağlığını tehlikeye atmak suçundan düğün sahipleri ve işletme hakkında idari ve adli işlemlerin başlatıldığını belirten Kaymakam Demir, “Gerekli ceza da uygulanacaktır. Bu ve benzeri hadiselerin tekrarının yaşanmaması için de gerekli tüm tedbirler en üst seviyede alınacaktır. Bizim vatandaşlarımızdan isteğimiz, bu mutlu günlere gölge düşürmemek için alınan tedbirler doğrultusunda hareket etmeleridir. Rehavete kapılmayarak tedbiri de elden bırakmamak en büyük görevimiz olmalıdır” ifadelerini kullandı.

    Elbistan’daki pandemi sürecini en iyi şekilde yönetmek için tüm kurumların seferber olduğunu hatırlatan Kaymakam Demir, şunları kaydetti:

    “Hep birlikte verdiğimiz bu sınavı başarılı bir şekilde devam ettirmemiz gerekiyor. Bizler, bilim kurulunun aldığı kararlar ile ilgili bakanlıkların çalışmalarının kentimizde en üst düzeyde yansıması için çaba gösteriyoruz. Tedbirin elden bırakılması, hijyene, sosyal mesafe kuralına, maske kullanımına dikkat edilmemesi halinde karşılaşacağımız sonuç hiç iç açıcı olmayacaktır.

    Vatandaşlarımızdan, günlük yaşamlarında ve düğün, kına gecesi ya da nişan gibi törenlerde Covid-19 konusunda alınmış bütün karar ve tedbirlere hassasiyetle uymalarını rica ediyoruz. Sosyal mesafe, hijyen ve maske takma kuralına azami gayret göstermelerini istiyoruz. Cezai müeyyidelerle karşılaşmamaları ve kurumlarımıza yardımcı olmalarını bekliyoruz” şeklinde konuştu.

  • Aydın Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü, incirde jeotermal kaynaklı kükürt iddialarını yalanladı

    Aydın Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü, incirde jeotermal kaynaklı kükürt iddialarını yalanladı

    Aydın Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, bazı ulusal ve yerel gazetelerde Aydın’ın en önemli ürünlerinin başında gelen ve coğrafi işaret tescilli ‘Aydın İnciri’nde, jeotermal kaynaklı olarak kükürt oranının yükseldiğine dair haberler sonrası bir açıklama yaparak iddiaları yalanladı.

    Haberlere konulan incirde jeotermal kaynaklı olarak kükürt oranının yükseldiğine dair iddiaların gerçek dışı olduğu kaydedilen açıklamada; “Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğümüz tarafından bütün jeotermal santrallerde jeotermal kaynaklardan numuneler alınarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yetkilendirilmiş laboratuvarlarda analizler yaptırılmaktadır. Yine hava kalitesini etkileyen gazların ölçümleri de aynı şekilde analizlere tabi tutulmaktadır. Bu analizler sonucu sınır değerlerini sağlamayan işletmeler olursa gerekli idari yaptırımlar uygulanmaktadır. Ayrıca havadaki gazların konsantrasyonlarını belirleyecek olan pasif örnekleme tüplerinin Müdürlüğümüz personeli gözetiminde Bakanlığımızca akredite edilmiş laboratuvarlarca, jeotermal santral alanlarında konuşlandırılması yapılmaktadır” denildi.

    Gerekli tüm ölçüm ve denetimler yapılıyor

    Gerekli ölçüm ve denetimlerin yapılabilmesi için Aydın’a özel bir ölçüm cihazı tahsis edildiğine dikkat çekilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

    “Bu çalışmalarımıza ilave olarak, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Büyük Menderes Havzasında; jeotermal faaliyetlerden kaynaklanan emisyonların hava ortamında ölçülmesi ve buna bağlı olarak ‘Ulusal Hava Kalitesi İndeksi’ ile ‘EPA Hava Kalitesi İndeksi’ kapsamında gerekli değerlendirmenin yapılabilmesi amacıyla 1 adet mobil hava kalitesi ölçüm aracı, ilimiz Germencik ilçesinde tesis edilmiştir. Hava kalitesi ölçüm aracı vasıtasıyla hava ortamında; partikül maddeler (PM10), karbon monoksit (CO), kükürt dioksit (SO2), azot dioksit (NO2) ve ozon (O3) parametrelerinin ölçümünü aktif olarak yapılacaktır. Ölçüm sonuçları, Hava Kalitesi Değerlendirme ve Yönetimi Yönetmeliğinde yer alan ‘Ulusal Hava Kalitesi İndeksi’ne göre değerlendirilecektir. Ayrıca Hidrojen Sülfür (H2S) parametresi ölçümü için de Dokuz Eylül Üniversitesi yetkilileri ve Bakanlığımız personeli tarafından çalışmalar yürütülmektedir. Bakanlığımız tarafından Büyük Menderes Havzasında; meydana gelen kirlilik yükünü ölçmek için Büyük Menderes Nehrinin Denizli Sarayköy –Söke ilçesi akış güzergâhı üzerinde belirlenen 9 adet noktadan, Bakanlığımıza ait mobil ölçüm laboratuvar aracı ile su örnekleri alınmıştır. Alınan numuneler için gerekli analizler yapılacaktır”

  • Evren Yurttaş: “Elektrik kaynaklı yangınlar önlenebilir felakettir”

    Elektrik Yangınlarından ve Hasarlarından Korunma Derneği (ELYAK) Genel Başkanı Evren Yurttaş, Türkiye’de son yıllardaki yangınları incelediklerini ve yaşanan yangınların elektrik ve aşırı gerilim kaynaklı olduğunu belirterek, “Bu yangınların tamamı önlenebilir ve önlenmediği içinse felakettir” dedi.

    Son yıllarda büyük artış gösteren elektrik kontağı ve elektrik kaynaklı yangınlar ile ilgili ELYAK, meydana gelen yangınların tamamının önlenebilir felaket olduğunu açıkladı.

    Türkiye’de son yıllardaki yangınları incelediklerini belirten ve yaşanan yangınlarla ilgili değerlendirmelerde bulunan ELYAK Genel Başkanı Evren Yurttaş, “Elektrik kaynaklı yangınlar genel olarak; elektrik sayacından, elektrik kontağından ya da nötr kopması gibi bir çok sebep ile ortaya çıktığı açıklanır. Yaşanan elektrik kaynaklı bir yangını incelediğinizde ise açıkçası kaza demek yanlışa düşmek olur. Çünkü elektrik ve aşırı gerilim kaynaklı yangınların tamamı önlenebilir ve önlenmediği içinse felakettir. Elektrik kaynaklı yangınların temel sebepleri kontaklar, sayaçlar değil ilgili yönetmeliklere uyulmaması ve denetimsizliktir” dedi.

    “Engelli, hasta ve yaşlı bireyler için yönetmelik genişletilmeli”

    Yangın yönetmeliğinin özellikle engelli bireyler için eksikliklerine değinen Yurttaş, “Uygulamadaki yangın yönetmeliği engelli, hasta ve yaşlı bireyler için daha da genişletilmeli. Bir engelli vatandaşımız ortaya çıkan bir yangında kaçış için yangın merdivenini nasıl kullanabilir? Bir yaşlı ya da hasta bir vatandaş da aynı şekilde yardıma ihtiyaç duymadan kaçışı nasıl kolaylaştırılabilir bunlar üzerine çalışmak lazım. Hatırlarsanız geçtiğimiz yıllarda Konya’da çıkan bir yangında evde oksijen tüpüne bağlı bir çocuk, elektrik kontağından yangında kaçamamış maalesef hayatını kaybetmişti. Son yıllarda ise elektrik kaynaklı yangınların yüzde 78 artış gösterdiği görüyoruz. Tedbir alınmadıkça sonu felaket ile sonuçlar yaşanmaya maalesef devam edecektir. Yapılarda uygulanan yangın yönetmeliği ise genel hatları ile yangın çıkmasını engellemek üzerine değil yangın çıktıktan sonra devreye girecek tedbirlerle ilgilidir. Elektrik kaynaklı yangınları, diğer tüm yangın sebeplerinden tamamen ayrı tutmak gerekiyor. Yapılarda elektrik tesisatları, 3 Aralık 2003 Tarihinde 25305 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Elektrik İç Tesisleri Proje Hazırlama Yönetmeliği’ne uygun şekilde yapılması gerekiyor. Yangın yönetmeliği ile birlikte Elektrik İç Tesisleri Proje Yönetmeliği de uygulandığı taktirde elektrik ve aşırı gerilim kaynaklı yangınlar tamamen engellenir. O zaman sonu felakete varan sonuçlar ile yüzleşmek zorunda kalmayız” şeklinde konuştu.