Etiket: Kaynakları

  • Güneş Vakfı’nda “Dünya Toprak Kaynakları ve Sorunları” konferansı

    Güneş Vakfı’nda “Dünya Toprak Kaynakları ve Sorunları” konferansı

    Güneş Vakfı tarafından geleneksel olarak düzenlenen Konferans etkinliklerinin bu hafta ki konuğu Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Müdahir Özgül, “Dünya Toprak Kaynakları ve Sorunları” konulu sunumu ile oldu.

    İnsanlığın var olabilmesinde toprak sahibi olmanın öneminden bahseden Özgül şu ifadeleri kullandı. “Toprak ve arazi kavramları dünden bu güne bilimsel olarak araştırılmış laboratuvarlara alınmış bir materyal değil. 1850’li ve 1860’lı yıllarda birkaç kimyager ve jeolog kökenli bilim adamları toprağın yapısı ve oluşumu ile ilgili birtakım deneyler mevcuttur. Neticede ise toprağın kimyasal bir ortam olduğunu onun içerisinde bazı minerallerin bitkileri beslediğini ayrıca içerisinde birtakım canlıların yaşadığını ve bu canlıların çok fazla çeşitte yer aldığına değinmişlerdir. Geçen yüzyıl içerisinde de çok fazla spesifik düzeyde araştırmalar ortaya konulmuştur.”

    Toprak ve Arazi kavramı üzerine birçok araştırma ve tanımlama yapılsa da bu yapılan çalışmalar insanın toprak felsefesine olan bakışını değiştirmediğini anlatan Doç. Dr. Müdahir Özgül, “Bunu artık yeni bir bakış açısıyla, düşünce aleminde yeni bir perspektifle birbirimize anlatmanın zamanı geldi. Toprak ve arazi kavramları başlangıçta bizim bildiğimiz, geriye doğru gidebildiğimiz kadar gittiğimizde, önce feodalizmle mücadele ve köle çiftçileri toprak sahibi yapmakla söz konusu edildi. Buna en iyi örnek ise Güney Amerika’da ki Topraksızlar Hareketi” idi. Burada hep arazi ve toprak konuşlandı. Toplum bu dönemde bu fikre yönelmişti. Sonraları ise yoksulluğun önlenmesi ve kırsal kalkınma hedefleri için kullanıldı.

    Toprağın ve arazinin bu özelliklerinin yanında bir takım başka özellikleri de mevcuttur. Toprak sürekli oluşan, her zaman azalan ama yerine başka bir materyalde konulamayan bir şeydir. Örneğin dünya üzerinde ki gıda üretiminin %95’i topraktan elde edilen ürünlerden meydana gelmektedir. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü(FAO)’nün verilerine göre sürdürülebilir toprak yönetimi ile %58 daha fazla gıda üretilebilir.” Diye konuştu.

    Sunumun ardından konu ile alakalı sorulan soruları cevaplayan Doç. Dr. Müzahir Özgül’’e vermiş olduğu bilgilerden dolayı Güneş Vakfı Başkanı Prof. Dr. Alpaslan Ceylan Teşekkür belgesi takdim edildi.

  • Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofis Başkanı Salim Atay, Atatürk Üniversitesini ziyaret etti

    Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofis Başkanı Salim Atay, Atatürk Üniversitesini ziyaret etti

    Doğu Anadolu Kariyer Fuarına katılmak üzere Erzurum’a gelen Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofis Başkanı Doç. Dr. Salim Atay, Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı’yı ziyaret ederek çeşitli birimlerde incelemelerde bulundu.

    Üniversite ve çalışmaları hakkında Atay ile bilgi paylaşımında bulunan Rektör Çomaklı, Atatürk Üniversitesinin “Yeni YÖK Vizyonu Yaklaşımını” dikkate alarak eğitim, AR-GE, sanayi ve topluma fayda anlamında çalışmalar yürüterek yoluna devam ettiğini belirtti. Yaklaşık 400 bin öğrencisiyle Türkiye’nin en büyük üniversitelerinden birinin Atatürk Üniversitesi oluğuna dikkat çeken Çomaklı, üniversitenin tüm fikirlere açık, çağa uyum sağlayan ve uluslararasılaşma yolunda emin adımlarla ilerleyen bir eğitim kurumu olduğunu söyledi.

    Atay, Birimleri Ziyaret Ederek Yapılan Çalışmaları Yerinde İnceledi

    Doç. Dr. Salim Atay’ı Rektörlük makamında ağırlayan Çomaklı, daha sonra Atatürk Üniversitesinin yakın zamanda açılan önemli birimlerine yönelik çalışmalarını anlattı.

    Öncelikle Proje Geliştirme ve Koordinasyon Ofisi, Dijital Dönüşüm Ofisi, Metodoloji Ofisi ve Lisans Eğitim Koordinatörlüğü gibi birimleri ziyaret eden Akay burada birim yöneticilerinden bilgi aldı.

    Daha sonra Atatürk Üniversitesinin Yeni Nesil Üniversitesi Tasarım ve Dönüşüm Projesi kapsamında yeni faaliyete geçirilen Kurumsal İletişim Direktörlüğü (KİD) ve alt birimlerini gezen Salim Atay, direktörlüğün Atatürk Üniversitesinin vizyonuna yakışır bir birim olduğunu vurguladı.

    Doğu Anadolu Yüksek Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi (DAYTAM) ve Veteriner Fakültesi Hayvan Hastanesine de gitmeyi ihmal etmeyen Akay, “İlerlemiş bir teknolojik alt yapıya sahip olan Atatürk Üniversitesi akademik ve idari personelini Rektör Çomaklı nezdinde tebrik ediyorum” dedi.

    Yeni Nesil Üniversite Tasarım ve Dönüşüm Projesi Bilgi Paylaşımında Bulunuldu

    Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinasyon Birimiyle (BAP) yakından ilgilenen Doç. Dr. Salim Atay, ziyaret esnasından BAP Koordinatörü Prof. Dr. Atilla Keskin’den detaylı bilgi edindi.

    Ziyaretlerin ardından, Rektör Prof. Dr. Ömer Çomaklı başkanlığında, Doç. Dr. Salim Atay, bölge üniversite rektörleri rektör yardımcıları, araştırma merkez müdürleri ve birim yöneticilerinin katıldığı genel bilgilendirme toplantısı yapıldı.

    Bilimsel Araştırma Projeleri (BAP) Koordinasyon Birimi Koordinatörü Prof. Dr. Atilla Keskin, BAP Koordinatörlüğünde gerçekleştirilen yapısal dönüşümün, YÖK Başkanlığının yürüttüğü politikalara uyumlu olarak gerçekleştirildiğini ve Yeni YÖK’ün politikalarını yakından takip ettiklerini söyledi.

    Prof. Dr. Keskin, konuşmasının önemli bir bölümünde, Rektör Çomaklı tarafından bizzat yürütülen ve devlet üniversitelerine örnek teşkil edebilecek “Atatürk Üniversitesi Yeni Nesil Üniversite Tasarım ve Dönüşüm Projesi” ile ilgili bilgiler verdi. Keskin, konuşmasında yeni nesil üniversite kapsamında oluşturulan birimlerin yapılandırılma çalışmalarına, proje çıktılarına ve önümüzdeki süreçte planlanan çalışmalara yer verdi.

    Son olarak Kariyer Merkezi ziyaretiyle Atatürk Üniversitesi mesaisini noktalayan Atay, yapılan bu incelemelerin ardından kısa bir değerlendirmede bulundu.

    Atay: “Atatürk Üniversitesi Dünyada İlk 200’de Olmalı”

    “Gördüğüm kadarıyla Atatürk Üniversitesi mükemmel bir alt yapıya sahip. Hem akademisyen, hem de öğrenci kalitesi bakımından ileri bir seviyede” diyen Doç. Dr. Salim Atay, üniversitenin bütçesini köklü değişiklikler yaptığı alanlara yaymasının, kendisini klasik bir üniversite olmaktan çıkardığını aktardı.

    Atay: “Atatürk Üniversitesinin dünya üniversiteleri sıralamasında ilk 500’de değil, ilk 200’de olması gerekiyor. Çünkü alt yapısı bunu destekliyor ve kaldırabilecek güçte. Çevre üniversitelere örnek olabilecek projeleri var. Diğer üniversitelerimiz Atatürk Üniversitesi ile el ele vererek yeni çalışmalar yapabilirler. 62 yıllık bir birikimden faydalanmak kendileri için bulunmaz bir fırsat olacaktır” dedi.

  • Güç kaynakları (UPS) için aşırı gerilim sönümleyici önerisi

    Trimbox Ceo’su Evren Yurttaş, güç kaynakları tıpkı regülatörler gibi mikrosaniyelik voltaj dalgalanmasını, oluşan aşırı gerilimi engelleyemediklerini belirterek, “Bu da cihazlarda elektrik kaynaklı hasarların yaşanmasına sebep olur. Trimbox gibi aşırı gerilim sönümleyici kullanılarak, voltaj dalgalanması, aşırı gerilim, nötr kopması, yıldırım düşmesi ve trafo patlaması gibi durumlara karşı cihazlar korunurken ve oluşabilecek yangınlar tamamen engellenmiş olur” dedi.

    Elektrik kesintileri, yapılar da elektrik tesisatına bağlı cihazlar için büyük bir risk oluşturuyor. Aniden değişen elektrik akımı, cihazların zarar görmesine neden oluyor. Güç kaynağı kullanarak bu kesintilere karşı önlem alınabiliyor. Ancak kullanıcılar, güç kaynağı kullanılmasına rağmen elektrikli cihaz arızalarının önüne geçemiyor.

    Güç kaynağı kullanıcıları için bilgiler veren Trimbox Ceo’su Evren Yurttaş, “Kesintisiz güç kaynağı (UPS) elektronik aletleri şebeke beslemesinin kesilmesine karşı koruyan bir cihazdır. Genel olarak tolerans dışında kalan yüksek ve düşük voltajın gelmesini de önleyebiliyor. Çalışma amacı jeneratör ile benzer olsa da, kesinlikle farklı bir amaca ve sisteme sahiptir. Jeneratör, elektrik enerjisini genellikle fosil yakıtları elektrik enerjisine çevirerek sistemin çalışmasını sürdürmesini sağlar. Ancak tekrar devreye girmesi için belli bir süre gerekir ve en gelişmiş modellerde bile birkaç saniyelik bir boşluk olabilmektedir. UPS, jeneratörün aksine elektronik aletlere optimize edilebilmekte ve depoladığı enerjiyle genel tesisat yerine belli cihazları besleyebilmektedir. Bu bakımdan jeneratörden çok daha verimli bir kullanım da sağlar” ifadelerini kullandı.

    “Aşırı gerilim güç kaynağına zarar verir”

    Elektrikte meydana aşırı gerilim konusunda güç kaynağı kullanıcılarını uyaran Yurttaş, “Nihayetinde kesintisiz güç kaynağının da bir elektronik cihaz olduğunu belirtmek gerekiyor. UPS de diğer cihazlar gibi bir besleme frekansına sahiptir. Elektrik kesintilerinde gerçekleşen voltaj değişimlerini tolare edebilse de, bazı durumlarda yüksek voltaja karşı savunmasız kalır. Özellikle yıldırım gibi aşırı voltaj akımlarına ve statik elektrik birikiminden kaynaklanan dengesizliğe karşı savunmasız kaldığını söylemek gerekiyor. Güç kaynağının yüksek gerilim sebebiyle bozulması, sadece elektrik kesintilerinde sorun oluşturan bir durum değildir. Aşırı gerilime maruz kalmış bir güç kaynağı, bağlı cihazlar için her zaman tehdit oluşturacaktır” şeklinde konuştu.

    “Topraktan gelen aşırı gerilime karşı savunması yok”

    Güç kaynağı kullanıcı şikâyetlerini paylaşan Trimbox Ceo’su, “Güç kaynağı kullanıcılarının en çok dile getirdikleri şikâyet; “Güç kaynağı kullanılmasına rağmen, güç kaynağının bağlı olduğu cihaz aşırı gerilim ya da voltaj dalgalanması sebebi ile hasar alıyor, elektronik kartları yanıyor”. Bazı durumlarda güç kaynağı zarar görmezken, bağlı bulunan cihazlar elektrik kaynaklı hasar alabiliyorlar. Bunun sebebi ise güç kaynakları şebekeden gelen voltajı bir regülatör gibi dengeleyebilirken, topraktan gelen aşırı gerilime karşı korumasız olmalarıdır. Toprakta oluşan aşırı gerilim, güç kaynağının güvenlik açığıdır. Bu durum meydana geldiğinde güç kaynağı zarar görmezken, koruması gereken elektrikli cihazlar ve elektronik kartları hasar alırlar. Kullanıcılar bunun önüne geçmek ve zarar görmemek için aşırı gerilim sönümleyici kullanmalarını gerekiyor. Güç kaynakları da tıpkı regülatörler gibi mikrosaniyelik voltaj dalgalanmasını, oluşan aşırı gerilimi engelleyemezler. Bu da cihazlarda elektrik kaynaklı hasarların yaşanmasına sebep olur. Trimbox gibi aşırı gerilim sönümleyici kullanılarak, voltaj dalgalanması, aşırı gerilim, nötr kopması, yıldırım düşmesi ve trafo patlaması gibi durumlara karşı cihazlar korunurken ve oluşabilecek yangınlar tamamen engellenmiş olur” dedi.

  • Gaziantep 6. İnsan Kaynakları ve Kariyer Fuarı

    SANKO Holding Onursal Başkanı Abdulkadir Konukoğlu, bir süredir dünya genelinde belli merkezlerin saldırısı altında olan ekonominin bu saldırıları göğüslediğini belirterek, “Ekonomi hep böyle gidecek değil. Mart ayındaki seçim sonrası, 2019’un ikinci yarısında toparlanma, üçüncü çeyrekte ise yatırımlar başlar” dedi.

    Konukoğlu, Gaziantep Üniversitesi Mavera Kongre ve Sanat Merkezi’nde İŞKUR tarafından düzenlenen Gaziantep 6’ıncı İnsan Kaynakları ve İstihdam Fuarı’nda yaptığı konuşmada, ekonomideki iyileşmeye bağlı olarak 2019’un ikinci yarısından itibaren iç ve dış finans çevrelerinin kredi musluklarını açacağına inandığını söyledi.

    Türkiye’de mühendisliğin batı ülkelerinden geri olmadığı, hatta pratik zekâ anlamında daha başarılı işler ortaya konulduğunu anlatan Konukoğlu, “Batı ülkelerindekilerin bizden farkı, işin kültürünü de çok iyi bilmeleridir. Bizim mühendislerin babaları genelde çiftçi, memur, işçi. Onlarda ise dede mühendis, baba mühendis, evlat mühendis. İşte bundan dolayı onlar fark ortaya koyabiliyorlar” şeklinde konuştu.

    Mühendisin öneminin tartışılamayacağını, ancak işletmeler açısından usta – çırak modelinin bitmesinin sancılarının yaşandığına vurgu yapan Konukoğlu, bunun eksikliğinin her alanda hissedildiğine dikkat çekti.

    Hiçbir işverenin, eğer suç teşkil edecek bir konu yok ise hiçbir çalışanını işten çıkarmak istemeyeceğini vurgulayan Konukoğlu, “Ama bazen şartlar zorluyor. Böyle bir durumda şartlar iyileşip yeniden istihdam sağlanırken, öncelik daha önce çıkarılan işçilere verilmeli. İşverenlerin bu noktayı gözden kaçırmaması gerekir” ifadelerine yer verdi.

    İş arayanlara ve özellikle iş bulanlara seslenen Konukoğlu, “Sabredeceksiniz, azimli olacaksınız, öğrenme merakınızı diri tutacaksınız, çok çalışacaksınız” önerisinde bulundu.

    Çalışanların SGK primlerinin eksiksiz yatırılması gerektiğinin altını çizen Konukoğlu, “Bu hem hukuki hem yasal hem de vicdani sorumluluk ve inancımızın gereğidir. İşçi de maaşını altığında prim açısından gerekli kontrolü yapmalı. Bugün önemsemediği, hatta ‘prim eksik yatıyor ama maaşım daha çok’ diye üzerinde durmadığı primlerin eksiksiz ödenmesi konusundaki pişmanlığı emeklilik döneminde yaşar ama artık geç kalmıştır” değerlendirmesini yaptı.

    Teknolojik gelişmelerin üretimi ve verimliliği artırdığını, ancak istihdamı azalttığı için bundan endişe duyduğunu kaydeden Konukoğlu, şöyle devam etti:

    “1972’de 30 bin iğlik işletmemizde, 1800 kişi ile günde 15-16 ton iplik üretirdik. Teknoloji yükseldikçe üretim arttığı gibi, istihdam azalıyor. Bugün aynı miktar ipliği çok daha az çalışanla hem de daha kısa sürede üretebiliyoruz. Türkiye’de doğduk, Türkiye’de yaşıyoruz. Ülkemde işsizler varken hiçbir zaman yurt dışında yatırıma sıcak bakmadım. Benim vatandaşım işsiz gezerken başka bir ülkenin işsizine istihdam sağlamam. Bu anlamda doğrusunu yaptığımıza inanıyorum.”

    Konukoğlu, yatırımları planlarken, “Dünya’da Türkiye, Türkiye’de Gaziantep” ilkesi ile hareket ettiklerini, o yatırım Gaziantep’te yapılamıyorsa çevre illere yöneldiklerini, o da olmazsa Türkiye’nin herhangi bir yöresinde gerçekleştirdiklerini, sözlerine ekledi.

    SANKO Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Güner Dağlı’nın da katıldığı etkinliğin sonunda Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Dr. Ali Gür ve İşkur Gaziantep İl Müdürü Sıraç Ekin tarafından Abdulkadir Konukoğlu’na günün anısına bir hediye takdim edildi.

  • Boehringer Ingelheim Türkiye, İnsan Kaynakları Direktörü Aylin Agalday oldu

    Aylin Agalday, Kasım 2018 tarihi itibariyle Boehringer Ingelheim Türkiye İnsan Kaynakları Direktörü olarak atandı.

    Aylin Agalday, Kasım 2018 tarihi itibariyle Boehringer Ingelheim Türkiye İnsan Kaynakları Direktörü olarak atandı. İnsan Kaynakları alanında ağırlıklı uluslararası şirketlerde yaklaşık 20 yıllık deneyime sahip olan Aylin Agalday; Turkcell, British American Tobacco gibi şirketlerde farklı seviyelerde yöneticilik pozisyonlarında bulunmuş ve Estee Lauder Türkiye bünyesinde İnsan Kaynakları Direktörlüğü yaptı. 2003-2005 yılları arasında Boehringer Ingelheim’da Ücretlendirme ve Çalışan Gelişimi konularında da görev alan Aylin Agalday, yeni görevine başlamadan önce Kıdemli İnsan Kaynakları Danışmanı ve Co-Active Koç olarak görevini sürdürüyordu.

    Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü mezunu Aylin Agalday, yeni atamasıyla birlikte Boehringer Ingelheim Türkiye’nin yönetim kurulunda da üye olarak görev alacağı kaydedildi.