Etiket: Kaynak

  • Başbakan Yardımcısı Kaynak Kilis’te

    Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, Fırat Kalkanı Operasyonu sayesinde Cerablus-Azez arasındaki 90 kilometrelik sınır boyunun yeniden güvenli hale geldiğini söyledi.

    Kilis’te AK Parti İl Danışma Toplantı’sında konuşan Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, sınırın iç tarafında da bir başka tarih yazıldığını ifade ederek, “Bunun en çok sıkıntısını Kilisli kardeşlerimiz yaşadı. Kilis’e düşene her roket, bizi ciğerimizden vuruyor. Hiçbir kusur yok, oradaki savaşın, oradaki zulmün bir parçası değil, ama kendi çocuklarının okuluna roket düşüyordu. Kendi esnafının dükkanına düşüyordu. En son yaşadığımız hadise de ise Gaziantep’te, kurban bayramımıza matemle girmemize sebep oldu. Bir canlı terör saldırısı, 56 kardeşimizi kaybettik. Kına gecesi için bir araya gelen, sokakta kına gecelerini kutlayanlara için… Bunun 29’u, yarıdan fazlası çocuktu, masum çocuktu, öyle bir zalim ki Suriye’deki çocukların okullarına, hastaların hastanesine bomba atarken, burada da gene çocukların, gene kadınların olduğu yere hem de sevincini paylaştıkları yere bir canlı bomba gönderdiler. Ondan önce de oldu, Ankara’da Gar, başkaca bombalı saldırılar, İstanbul Atatürk Havalimanı, Fırat Kalkanı Harekatı işte bu Gaziantep’teki, son saldırıdan sonra başladı. 172. gününe yaklaşıyoruz. Fırat Kalkanı’nın Cerablus’tan başlayan hareketi sayesinde Cerablus-Azez arasındaki 90 kilometre sınır boyumuzu yeniden güvenli hale getirdik. Bu süre zarfında TSK, yaklaşık 2 bin kilometrelik bir alanı, hain unsurlardan temizlendikten sonra o şerefli üniformayla Özgür Suriye Ordusu’nu destekleyerek, hangi kahramanlıkları yapabileceğini ortaya koymuştur. Evet, şehitlerimiz oldu, diyor ya Cumhurbaşkanımız, ’Bu topraklarda bu vatanda asla şehitler tepisi boş kalmamıştır’. Yaralılarımız gazilerimiz olmuştur” dedi.

    Başbakan Yardımcısı Kaynak, “El Bab’da bir dost ateşinde yanlışlıkla vurulan bir binada şehit olan 3 askerimizden 2’si benim hemşerimdir. O günden bu güne Kilis’te, Antep’te, sınırımızın hiçbir yerinde bir hadise olmamıştır. İşte Fırat Kalkanı Harekatı’nın hedefi budur. Başka yerde de sordular, az önce Gaziantep’te yine sordular. ’Bizim askerimiz Suriye topraklarında savaşırken, Suriyeli gençler, niye kendi topraklarında değiller?’ diye… Değerli kardeşlerim, referandum sürecinde, bizi ensar, muhacır dayanışmasını ortaya koyan bizlere, bizim aziz milletimize, yüce Türk milletine nifak sokmaya çalışan bir anlayıştır bu” diye konuştu.

    İl Danışma Toplantısı’na AK Parti Kilis İl Başkanı İzzet Toprak, AK Parti Kilis Milletvekilleri Mustafa Hilmi Dülger, Reşit Polat, Belediye Başkan Vekili Mehmet Ali Eryılmaz ile AK Partililer katıldı.

  • Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak: “Bugün bu anayasayı tartışanlar önümüze 367’yi koyulduğu günü düşünmeleri gerekir”

    AK Parti Gaziantep İl Danışma Meclis Toplantısına katılan Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, “Bugün bu anayasayı tartışanlar önümüze 367 barajının koyulduğu günü düşünmeleri gerekir” dedi.

    Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, AK Parti Gaziantep İl Danışma Meclis Toplantısına katıldı. Toplantıda konuşan Veysi Kaynak, yeni sistemle ilk defa halkın üstünde bir vesayetin kalmayacağını belirtti.

    “Bugün bu anayasayı tartışanlar önümüze 367’yi koyduğu günü düşünsünler”

    “Bugün cumhurbaşkanı sistemini eleştirenler geçmişte önümüze koyulan engelleri düşünmeleri gerekir” diyen Kaynak, “Bize dediler ki, sizin 363 milletvekiliniz olsa da size Cumhurbaşkanını seçtirmeyiz dediler. İşte o tarihte film koptu. Bugün bu anayasayı tartışanlar, bugün bu anayasa için ah vah edenler o günü düşünmelilerdi. Milletin iradesiyle seçimlere girmiş AK Partinin bir Cumhurbaşkanı adayını çıkarmasına engel oldular. Bugünden o günleri hesap etmelilerdi. Biz de referanduma götürdük ve Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesinin önünü açtık. İşte bugün yapılan anayasa değişikliği o gün yapılan anayasa değişikliğinin devamıdır” dedi.

    “Anayasa kitapçığını fırlatan Cumhurbaşkanı ülkeyi fakirleştirdi”

    Yetkisini milletten almayan Cumhurbaşkanının yaptığı hareketin ülkeyi kaosa sürüklediğini belirten Kaynak, “Eski Cumhurbaşkanı Ahmet Nejdet Sezer kendisini seçen siyasi iradeye 19 Şubat 2001 yılında anayasa kitapçığını fırlattı. Bu ülkeye çok pahalıya patladı. Bir gecede ülkemiz yarı yarıya fakirleşti. AK Parti bu ülkeye çok şükür kriz yaşatmadı” şeklinde konuştu.

    “Bu sistemle milletin iradesinin üstünde hiçbir vesayet kalmayacak”

    Sstemin getirdiği en önemli maddenin millet iradesi olacağını söyleyen Kaynak, “Bu sistemle artık milletin iradesinin üstünde hiçbir vesayet organı kalmayacak. Millet her şeyi belirleyen olacak. Artık vesayete ve vesayet prangalarına kıyamete kadar son verilecek” dedi.

    AK Parti Gaziantep İl Başkanı Eyüp Özkeçeci ise, 16 Nisan’a kadar sıkılmadık el bırakmayacaklarını, her kapıyı çalacaklarını belirtti.

    Programın sonunda AK Parti Siyaset Akademisinde ilk 5’e girenlere ödül verildi.

  • Deprem Uzmanı Prof. Dr. Kaynak: “Bandırma 10 tane katil fay tarafından çevrilmiş durumda”

    Deprem Güvenliği ve Yapı Uzmanı Prof. Dr. Uğur Kaynak, Bandırma’nın 10 katil fay ile sarılmış halde olduğunu söyledi.

    Balıkesir’in Bandırma ilçesinde açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Kaynak, Bandırma’nın 10 katil fay ile sarılmış halde olduğunu belirterek, “Marmara Bölgesi’nin depremselliği Kuzey Anadolu Fayı’nın saçaklanıp üç kola ayrılması ile ilintili bir bulgudur. Bandırma hem orta kol hem de güney kol tarafından sarılmıştır. Kuzeyinden orta kol, güneyinden ise Güney Anadolu Fay hattı kolu geçer. Bandırma etrafında 10 tane farklı isimde segment var. Segment çok uzun bir fay hattı üzerinde teker teke çalışabilecek deprem odakları olarak açıklanabilir. Bu segmentlerden Manyas Segmenti, Yenice-Gönen-Çan Segmenti gibi segmentler güncel tarihler arasında çalışmış olup, tekrar çalışmaları için opsiyonel bir bekleme hakkımız var. Ama diğer segmentler, Bandırma Fayı, İmralı Fayı, Edincik Fayı, Etili Fayı, Sarıköy Fayı ve Manyas Fayı gibi faylar, hemen hemen Manyas Fayı ve Yenice-Gönen-Çan Fayı hariç hepsi vaktini geçirmiş, yüzyıllardır deprem üretmeyen gerilim altındaki faylardır” dedi.

    “Gemlik’in ayakta kalması söz konusu bile olamaz”

    Bandırma’nın çevrili olduğu katil faylar ile dünyada eşine zor rastlanan bir kent olduğunu söyleyen Kaynak, kentin olası bir depremde tek şansının tepeler üzerine kurulmuş olması olduğunu dile getirdi. Kaynak, “Marmara Bölgesi’nin tamamı Kuzey Anadolu Fay hattının kolları ile sarılmış haldedir. Kuzey Anadolu Fayı’nın orta ve güney kolu katil faylar üretir. Bu katil faylardan ne yazık ki on tanesi Bandırma’yı çevrelemiştir. Bandırma belki bu özelliği ile dünyada eşine zor rastlanan bir yerleşim yeri. Bandırma’nın bu on tane katil faya karşı bir tek savunma sistemi var. O da bir liman kenti olmasına rağmen, limanın dolgusu üzerine kurulmamış olup, tepeler üzerine kurulan bir kent olması. Gemlik’in düşünün. Gemlik şehri, körfezin uzantısı olan balçık bir ova üzerinde kurulmuştur. 500-600 yıldır büyük bir deprem üretmeyen Gemlik-İznik-Şerefiye Segmenti çok büyük bir tehlike olup, Gemlik’in ayakta kalması söz konusu bile olamaz. Bandırma, Gemlik’ten daha şanslı. Tepeler üzerine kurulmuş bir kent. Bu daha sağlam zemin anlamına geliyor. Gemlik’teki binalar ne kadar çürükse, Bandırma’daki binalar da o kadar çürük olabilir ama bir avantajı var. Sağlam zemin üzerindeki çürük binalar daha az deprem momentlerine maruz kaldıkları için ayakta kalabilirler. Tek tesellimiz bu” diye konuştu.

    “Şu anda yapılana kentsel dönüşüm denilemez”

    Özellikle Marmara Bölgesi ve İstanbul’da 1999 Marmara depreminin ardından devam eden kentsel dönüşüm çalışmaları hakkında da görüşlerini açıklayan Prof. Dr. Uğur Kaynak, “İnsanoğlunun bu konuda şu güne kadar bulduğu tek çare deprem güvenli yapıdır. Çözüm, ticari amacı olmayan gerçek bir kentsel dönüşüm ile deprem güvensiz yapıların deprem güvenli yapılara dönüştürülmesi ya da bundan sonraki yapıların deprem güvenli olup, diğerlerinin rehabilite edilmesidir. Yıkılıp yapılması, daha yüksek katlı, yukarıya doğru gelişim daha mantıklı olarak görünüyor. Ama tabi ki bunu bir rant kapısı gören kimi müteahhit firmaları, insanları mağdur edercesine bir kentsel dönüşüm girişimine başlamış durumdalar. İstanbul’dan bu şekilde çok büyük şikayetler geliyor. Bunun mutlaka halk yararına yeniden düzenlenmesi gerekiyor. Şu anda yapılana kentsel dönüşüm denilemez. Doğrudan doğruya saldırıp, yık yeniden yap gibi bir rant alanına dönüşmüş durumda” ifadelerini kullandı.

    “Bandırma’da 20 sene deprem olmayacak demek büyük vebal”

    Bandırma’yı çevreleyen fayların kente birkaç saniye mesafede olduklarından dolayı kurulacak bir erken uyarı sisteminin fayda etmeyeceğini belirten Prof. Dr. Kaynak, deprem olmayacak demenin olacak demekten daha tehlikeli bir ifade olduğunun altını çizerek, “Bandırma için bir erken uyarı da söz konusu değil. 10 tane aktif fay, Bandırma’ya birkaç saniye mesafede olduğu için erken uyarı sistemi kurulması Bandırma için söz konusu değil. Bandırma’nın etrafından bu 10 fay, doğrultu atımlı katil faydır. Eğim atımlı daha düşük magnitütlü faylar daha çok Ege Bölgesi’ndedir. Bir fayın katil fay olması için belli bir uzunlukta olması gerekir. Ne zaman bir deprem olacağı konusuna gelince bir tek seçeneğimiz var ne yazık ki, o da tarihsel aktivitelere bakmak. Derinliğini, yerini söyleyerek deprem olacak demeye hakkımız olduğu halde şu tarihte deprem olacak demeye hakkımız yok. Meteoroloji geçtiğimiz günlerde bir hafta önceden kar yağacağını tahmin etti. Ama sismologlar Bandırma’da, İstanbul’da ya da Gemlik’te şu tarihte deprem bekliyor diyemez. Ama Türkiye bir deprem bölgesi. Söylenecek şey önümüzdeki günlerde çok şiddetli bir deprem bekliyorum demek haksız olmakla birlikte halkı uyarmak bakımından faydalı olabilir ama bundan da korkuncu var. Bir bilim adamı Bandırma’da önümüzdeki 20 senede deprem olmaz derse bu çok büyük bir vebal demektir. Bir yerde deprem olmayacak demek, olacak demekten daha tehlikelidir halkı aymazlığa düşürmek bakımından. Halka şirin gözükmek adına İstanbul’da 2030’a kadar deprem olmaz diyebilen bilim adamlarımız var” şeklinde konuştu.

  • Başbakan Yardımcısı Kaynak geçici barınma merkezinde incelemelerde bulundu

    Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, Kahramanmaraş’ın Dulkadiroğlu ilçesine bağlı Kapıçam mevkiinde inşa edilen Geçici Barınma Merkezinde incelemelerde bulundu.

    Geçici barınma merkezinde Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, Kahramanmaraş Valisi Vahdettin Özkan, Kahramanmaraş İl Emniyet Müdürü Doğan İnci, Dulkadiroğlu Kaymakamı Mehmet Türköz, Onikişubat Kaymakamı Mustafa Çek, AK Parti İl Başkanı Ahmet Özdemir, Dulkadiroğlu Belediye Başkanı Necati Okay ve Onikişubat Belediye Başkanı Hanefi Mahçiçekten Suriyeliler ve diğer mülteciler hakkında brifing aldı.

    20 bin metrekarelik hazine arazisinin meslek edindirme kurslarıyla üretime katkı sağlayacağını söyleyen Başbakan Yardımcısı Kaynak, “Zaruri ihtiyaçları karşılayacak malzemeler var. Çamaşır makinesi var. Banyosu ve tuvaleti var. Ebeveyn odası var. Yine hem çamaşır hem de banyo ihtiyaçları karşılamak için güneş enerjisi, sıcak su sistemleri var. Ancak gördüğünüz gibi biz Türkiye Cumhuriyeti olarak sadece barındırmak sadece eğitmekle kalmıyoruz. Bunların gelecekleri içinde çalışmalar yapıyoruz. Valiliklerimiz ve meslek edindirme kurslarıyla bunları yapıyoruz. Şimdi başka bir adımı Kahramanmaraş’tan başlatıp faaliyete geçirmeye düşünüyoruz. Az önce kaymakamımız bize brifing verirken söyledi. 20 bin metre karelik bir hazine arazisi var. Bu araziyi alıp daha büyük çaplı hem ülkemizin ihtiyaç duyduğu bir sektörde hem de meslek edindirme yönünde kullanacağımız ve üreteceğimiz bir bina yapmayı planlıyoruz”dedi.

    El Bab’dan yakın bir zamanda mutlu havadisler almayı beklediklerini söyleyen Kaynak, “2 bin kilometrelik bölgeyi terör unsurlarından temizledik. Operasyona Cerablus’tan başlamıştık.Türk Silahlı Kuvvetlerinin desteğiyle Özgür Suriye Ordusu bu bölgede çalışmalar yapıyor. Neticede bugün ya da yarın El Bab’dan da mutlu havadisi alacağız. Dolayısıyla 2 bin kilometrelik sınır boyundan hem terör ve terörist geçişi kontrol altında olacak. Hem de orada ki insanlar oranın asli sahipleri de bir terör baskından kurtulacaklar” diye konuştu.

    Daha sonra Kahramanmaraş AK Parti İl Gençlik kollarıyla ve Suriyelilerden oluşan dostluk maçının başlama vuruşunu yapan Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, penaltı atışı yaparak alandan ayrıldı.

  • Başbakan Yardımcısı Kaynak, Mehmet Akif İnan’ı anma programına katıldı

    Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, “DEAŞ’a karşı terör operasyonu yapmak üzere 65 ülkeden teşkil edilen koalisyon güçleri kendi ürettikleri canavara karşı bir şey yapmazken, Türkiye’nin bütün coğrafyasında terör belası ile baş başa bırakıyorlar” dedi.

    Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, Memur-Sen Kurucu Genel Başkanı Mehmet Akif İnan’ın vefatının 17. yılı dolayısıyla düzenlenen anma programına katıldı. Ankara Palas Devlet Konuk Evinde yapılan anma etkinliğine Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, TBMM Meclis İdari Amiri Ahmet Gündoğdu, milletvekilleri, sendika üyeleri ve çok sayıda davetli katıldı. Kur-an’ı Kerim tilaveti ile başlayan program İnan’ı anlatan slayt gösterisi ile devam etti.

    “Akif ağabey hem önemli bir mütefekkir hem de önemli bir aksiyon adamı”

    Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, Memur-Sen’in Mehmet Akif İnan’ın mirasına sahip çıktığını vurgulayarak “Akif Ağabey Kendisine Rabbimin verdiği o meziyetleri aldığı ilahi mesaj ile hayata, aksiyona çeviren birisi. Bizim neslimiz, nerede dünyada bir Müslüman zulüm görüyorsa, nerede bir mazlum varsa bizim neslimiz o yedi güzel adamdan öğrendi bu zulmü. Akif ağabey hem önemli bir mütefekkir hem de önemli bir aksiyon adamı. Necip Fazıl’ın dediği gibi ‘tohum saç, yeşermezse toprak utansın’ işte 1 milyon Mehmet Akif İnan bütün Türkiye sathında. Mehmet Akif İnan ve onun kardeşleri yedi güzel adam, sizler aslında o davayı çok iyi anladığınızı düşünüyorum. ‘Türkümüz dünyayı kardeş bilendir’ işte Ortadoğu’daki, dünyadaki çatışmanın, mezhep savaşının, ırk savaşının ilacı bu” şeklinde konuştu.

    DEAŞ’a karşı operasyon yapması gereken koalisyon güçlerinin Türkiye’yi terör ile baş başa bıraktıklarını dile getiren Kaynak, şunları söyledi:

    “DEAŞ’a karşı terör operasyonu yapmak üzere 65 ülkeden teşkil edilen koalisyon güçleri kendi ürettikleri canavara karşı bir şey yapmazken, Türkiye’nin bütün coğrafyasında terör belası ile baş başa bırakıyorlar. Dün ne diyordu Amerikalı komutan ‘biz El Bab’da güç gösterisi yaptık.’ Yani Amerika’nın gücüne inanmak için El Bab’daki teröristin alçak uçuşu görmesi mi gerekiyordu. İşte o yüzden Akif İnan ‘Batı sırtımda bir hançerdir’ diyerek o günden ifade etmiş. Mehmet Akif İnan’ın ‘destanlar yayılır mezarımızdan’ diyor. Bilesiniz ki Cumhurbaşkanımızın, liderimizin, reisimizin önderliğinde aynen o destanlar yazılmaktadır.”

    “Mehmet Akif İnan Vakfı’nı kurmuş bulunuyoruz”

    Mehmet Akif İnan’ın 60 yılını mücadeleye vakfetmiş bir dava insanı, bir düşünce adamı, öğretmen, şair, mütefekkir ve iyi bir sendikacı olduğunu belirten Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın “Bizim bu toplantıda ‘kardeşliğin şairi, birliğin sendikacısı’ teması ile andığımız kurucu genel başkanımız, 14 Şubat 1992’de Eğitim Bir-Sen ile sendikal hayata besmele çeken, 11 hizmet kolunun oluştuğu Memur-Sen’in kuruluşu ile 1995’te sendikal anlamda destanlaşan bir mücadeleyi, daha sonra yetki ile mütemmim hale gelişiyle kurmakla kalmayıp niyet hayrolduğu için akıbetin hayrolmasına vesile olan kurucumuz” ifadelerini kullandı.

    İnan’ın şiirlerinden bahseden Yalçın “Eğitim Bir-Sen ve Memur-Sen’in Kurucu Genel başkanı unvanı ile bize bıraktığı bir miras var. Ondan sonra görevi devralan sendikamızın başkanları bu ülkede umudu bayraklaştırdılar. Akif İnan sadece bir sendika kurmadı, yazdıkları şiirleri, bıraktıkları eserleri ile bize bıraktığı mirası sendikal alanla sınırın ötesine taşıyan, Filistin, Suriye Mısır, Bangladeş, Arakan, Doğu Türkistan ve medeniyet coğrafyasının tamamına bir soluk olarak taşıyacak bir merhamet hareketinin de kuruculuğunu yapmış oldu. Sendika olarak Türkiye’de kamu görevlerinin hak, menfaat ve ekonomik durumlarının iyileştirilmesi konusunda verdiğimiz mücadelenin yanında merhamet hareketi olarak bütün mazlum coğrafyaların kısılan sesi, onlara ulaşan bir yardım eli olan evrensel bir hale bürünüşümüz söz konusu. Mehmet Akif İnan Vakfı’nı kurmuş bulunuyoruz. Bu davayı taşıma noktasında desteğimiz, güç alacağımız yeni bir merkezimiz olacaktır. Toplumun bütün sorunlarına çözüm üretebilecek, çocuklarımıza ulaşabilecek, sendikal anlamda ulaşmakta zorlandığımız diğer alanlara duygusal ve tatlı bir dokunuş yaparak onların imarına katkıda bulunabilecek önemli bir merkez olacaktır” diye konuştu.

    İnan’a ilişkin birçok şey yazıldığını ve hepsinin iyi şeyler olduğunu belirten Yalçın, Akif İnan’a ait eserlerin topluma yeniden sunulmaya başlandığını kaydederek “Şuan ‘Bilge Sendikacı Akif İnan’ adlı iki kitabını bugün takatim ettik. Aynı zamanda onun kendi sesinden şiirlerini 3 farklı tasarımla sunduk” ifadelerini kullandı.

    Yaşanan terör olaylarına da değinen Yalçın “Saldırılan 15 Temmuz’un artçıları olarak devam ediyor. Ayağa kalkan Anadolu’ya terör koalisyonu diz çöktürmek istiyor. Ama bunu başaramayacaklar. Bu asil millet şimdiye kadar gösterdiği destansı duruşu bundan sonra da göstermeye devam edecek. FETÖ, DEAŞ, PKK milletin şanlı direnişi önünde diz çökecek, yeni istiklal mücadelesi hedefine ulaşacak. Kaybeden terör koalisyonu ve destekleyen emperyalist güçler olacaktır” dedi.

    “Büyük bir irade sahibiydi”

    İnan’ın azimli ve kararlı bir insan olduğunu söyleyen ve liderlik yanı olduğunu belirten Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan “Çok naif bir insandı. Çok sıkıntılar çektik Eğitim Bir-Sen’in kuruluşunda, Memur-Sen’in kuruluşunda yaşanan ekonomik sıkıntılar. Bütün bunlara rağmen azmini, kararlılığını, istikametini bozmadan hep ileriye bakarak, zaman zaman bizim bile ‘acaba’ diye sorduğumuz sorulara net bir şekilde cevap verebilen büyük bir irade sahibiydi. Bütün olumsuzluklara rağmen geri adım atmayan, kararlılığını herkese anlatmaya çalışan bir liderlik yanı vardı ki, bu bugün Memur-Sen’i bu noktalara taşıyan irade bu irade olsa gerek” dedi.

    Mehmet Akif İnan Vakfı’nın kuruluşunu temsil eden berat, Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak tarafından Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın’a verdi.