Etiket: Kaynak

  • Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak Somali’de

    Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, çeşitli temaslarda bulunmak üzere Somali’ye geldi.

    Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, çeşitli temaslarda bulunmak üzere Somali Cumhurbaşkanı Muhammed Abdullah Fermacu ile bir araya geldi. Kaynak, Somali Meclis Başkanı Muhammed Şeyh Osman Javari ve Başbakan Hasan Ali Hariri ile Somali’nin çeşitli bölgelerini etkileyen kuraklıkla ilgili görüşmeler yaptı.

  • Arabadan kaynak makinesi ve kablo hırsızlığı

    Denizli’nin Pamukkale ilçesinde ticari aracın içindeki yaklaşık 2 bin 500 TL değerinde kaynak makineleri ve kabloları çalan hırsız kayıplara karıştı. Hırsızın kaynak makineleri ve kabloları çalma anı saniye saniye güvenlik kameraları tarafından kaydedildi.

    Olay, 25 Mart saat 05.30 sularında Denizli’nin Pamukkale ilçesi İncirlipınar Mahallesi 1217 Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, hırsız saat 05.20 sıralarından önce beyaz bir arabayla olay yerinde keşif yaptı. Ardından sokağın başında bulunan 20 AFM 57 plakalı ticari aracın yan kapısındaki camı açtı. Kapının kilidini açarak arabaya giren hırsız, aracın içini karıştırmaya başladı. Arabanın içindeki 2 kaynak makinesi ve kabloları çalan hırsız, elindekilerle kayıplara karıştı. Hırsızın araba içerisinden 2 kaynak makinesi ve kabloları çalma görüntüleri saniye saniye çevrede bulunan iş yerlerinin güvenlik kameraları tarafından kaydedildi. Polis hırsızın yakalanması için çalışma başlattı.

    Sabah işe gitmek için kalktığında arabanın kapısını açık görünce olayı fark ettiğini belirten araç sahibi 54 yaşındaki Ahmet Alayont, yaklaşık 2 bin 500 TL değerinde malzemenin çalındığını söyledi. Alayont, “Önce arabanın yan kapısındaki camı açmış, daha sonra kapı kilidini açarak içeri girmiş. Arabanın içini karıştırmış ve malzemeleri çalmış” dedi.

  • Başbakan Yardımcısı Kaynak: “Bize kimse terörle mücadele yasanızı gevşetin diyemez, dememelidir”

    Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, “Bize kimse terörle mücadele yasanızı gevşetin diyemez, dememelidir” dedi.

    Kaynak,Kahramanmaraş Devlet Su İşleri içerisinde bulunan Cumhuriyet Salonunda yapılan Türkiye Enerji,Su ve Gaz İşçileri Sendikası (TES-İŞ) Kahramanmaraş Olağan 6. Genel Kurultayına katıldı. Kurultaya Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak’ın yanı sıra Kahramanmaraş Valisi Vahdettin Özkan, AK Parti Kahramanmaraş İl Başkanı Ahmet Özdemir, belde belediye başkanları ve birçok TES-İŞ sendika üyesi katıldı.

    Türkiye’nin uzun yıllardan itibaren terör örgütleriyle mücadele ettiğini ve terörle mücadele yasasında gevşetmeye gitmelerinin kimsenin söyleyemeceğini ifade eden Başbakan Yardımcısı Kaynak, “Avrupa Birliği herkes için eşit kurallarını maç oynarken değiştirmemelidir. Değiştirdiğini kabul edelim. Türkiye gibi terörle mücadele eden hem de uzun yıllardan beri mücadele eden DEAŞ’ın, DHKP-C’nin, PKK’nın, PYD’nin, TİKKO’nun aklınıza ne kadar terör örgütü geliyorsa, ne kadar harf geliyorsa o kadar terör örgütünün faaliyet göstermeye çalıştığı ülkede bize kimse terörle mücadele yasanızı gevşetin diyemez, dememelidir” dedi.

  • Başbakan Yardımcısı Kaynak, Kılıçdaroğlu’na yüklendi

    Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, “Kılıçdaroğlu şimdi milletimizin kafasını karıştırmak için yeni bir yalan ihdas etti. ‘Cumhurbaşkanı isterse bir imza ile birinin elindeki malı alır, diğerine verir.’ Sayın Kılıçdaroğlu, bizler okur-yazar insanlarız, bizler susadığımızda su içeriz. Hacca umreye giden olur ikram ederse zemzem içeriz. Ben çalı çok içerim. Kahve içeriz, ayran, şalgam içeriz. Allah aşkına sen bu metni okurken ne içiyordun?” dedi.

    Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinde, AK Parti Elbistan İlçe Başkanlığı tarafından, Anayasa Değişikliği Referandumu konulu toplantıda konuşan, Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na yüklendi.

    “Kılıçdaroğlu yukarı çıkan merdiveni inmek için kullanır” diyen Kaynak, “Milletvekili seçilme yaşı ile ilgili bir görüş okuyacağım. Sunucu soruyor; ‘Maden gençleri daha çok hayatın içine sokacağız diyorsunuz. Seçilme yaşının düşürülmesi ile ilgili ne düşünüyorsunuz?’ CHP’nin genel başkanı diyor ki; ’18 yaşa düşürülmesine evet, herhangi bir sorunumuz yok. O konuda biz anayasa değişiklik teklifini de verdik. Gençler siyasete ısınacaksa, 18’e ulaşan bir gençte rahatlıkla milletvekili, belediye başkanı olabilmeli. Şu anda bunu rahatlıkla söyleyebilirim. Türkiye’nin en genç belediye başkanı bizim partimizdendir.’ Bunu bugün çoluk çocuğu milletvekili yapacaksınız diyen, 26 Mayıs 2015 tarihinde CHP’nin Genel Başkanı Kılıçdaroğlu söylemiş. Ama Kılıçdaroğlu yukarı çıkan merdiveni inmek için kullanır. Kılıçdaroğlu dümdüz yalan söylüyor. Kılıçdaroğlu şimdi milletimizin kafasını karıştırmak için yeni bir yalan ihdas etti. ‘Cumhurbaşkanı isterse bir imza ile birinin elindeki malı alır, diğerine verir.’ Sayın Kılıçdaroğlu, bizler okur-yazar insanlarız, bizler susadığımızda su içeriz. Hacca umreye giden olur ikram ederse zemzem içeriz. Ben çalı çok içerim. Kahve içeriz, ayran, şalgam içeriz. Allah aşkına sen bu metni okurken ne içiyordun?”

    Kaynak, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Milletin gözünden kaçırmak için her türlü hareket yapılmaktadır. CHP, ‘Türkiye’nin Avrupa’da yeri yok, başörtüsünün Avrupa’da yeri yok’ diyen Cem Özdemir ile oturacak ve diyecek ki, ‘ben olsam, ben göreve gelirsem, AB’nin özerklik şartını kabul ederim.’ Yani ülkemizin doğusunda, güneydoğusunda özerk bölge kurulmasına imkan verecek. Sonra dönüp bize diyecek ki, ‘Cumhurbaşkanı bu sistemle, bir kararname ile eyalet kurabilecek.’ Bu da bugünlerin icadı yeni bir yalan. Yeni sistem şuanda Bakanlar Kurulu’nun kararname çıkarma yetkisini cumhurbaşkanına veriyor. Zaten Bakanlar Kurulu hangi alanda kararnameler çıkartabilecekse, cumhurbaşkanı da bu alanda kararname çıkartabilecek. Ama asla temel haklara dokunamayacak. Kimsenin mülkiyet hakkına, kimsenin can emniyetine, inanç özgürlüğüne dokunamayacak. Cumhurbaşkanı bir kanuna aykırı kararname de çıkartamayacak. Cumhurbaşkanı bir kararname çıkardığı taktirde, gene milletin seçtiği meclis bir kanunla onu ortadan kaldırabilecek. Bizim bu sistemi getirme sebebimiz ülkemizin bekasıdır.

    Bakın bu bölgede Allah vergisi bir bölgede yaşıyoruz. Büyük nimetlere sahibiz. 4 mevsimi yaşıyoruz. Çok çalışkan insanlarımız var. Ama bu bölge aynı zamanda tehlikelerle, risklerle etrafı çevrili bir bölge. Bu bölgede güçlü bir devlet olmazsa başımıza neler gelebileceğini, hemen Suriye’de, Irak’ta görüyoruz. O yüzden bizim milletimizin hukukunu sağlama, devletimizin geleceğini sağlamamız gerekir. Bu sistemin özü budur. İstiyoruz ki bu sistem kriz üretmesin. Krizler olursa bunun çözümünü bizzat milletimiz yapsın, milletin seçtiklerinden başka hiç kimse milleti yönetmesin. Diyeceksiniz ki bu milleti milletin seçtiklerinden başkası mı yönetiyor? Bizler 2007 yılında cumhurbaşkanı seçtirilmeyince 367 gibi bir garabet çıkartılınca, yani 276 kişi cumhurbaşkanı seçebilir ama 276 kişinin cumhurbaşkanı seçmesi için 367 vekilin mecliste olması gerekir. Böyle bir icat çıkartılınca, cumhurbaşkanını halkın seçmesi düzenlendi. Milletimizin yüzde 68’i buna evet dedi. Ardı sıra biz bir anayasa değişikliği yaptık. Milletimizin çocukları istedikleri kılık kıyafetle üniversiteye gitsinler diye bir anayasa değişikliği yaptık. O zaman MHP ile birlikte yaptık. Ertesi gün uyandığımızda, 411 el kaosa kalktı manşetini gördük. Ardı sıra milletin seçtiği 411 vekilin oyu ile yapılan değişiklik, Anayasa Mahkemesi’ndeki 8-9 kişinin oyu ile iptal edildi. Bu mudur millet iradesi. Ardından bununla da yetinmediler. Türkiye’nin yarısının oyunu almış, ülkeyi kalkındırmış, büyütmüş, okuldaki çocukların sıralarına kitap bırakmış, fakirlerin kömürünü teslim etmiş, hastasını ilaçsız bırakmamış partiye karşı kapatma davası açtılar. Bu sistemde böyle odaklar var da ondan yapabiliyorlar. Yetkilerini kullandılar. Ve milletin oyunun yarısını almış partiye irticai eylemden para cezası verdiler. Bir tek üye daha oy verseydi, milletin kurduğu parti millete rağmen kapatılacaktı. O yüzden bu sistem var olduğu müddetçe bizim bu zor coğrafyada devletimizin bekasını sağlamamız mümkün değildir. Şehit vererek ayakta tuttuğumuz bu vatan topraklarını asla risk altında, tehdit altında bırakamayız. Halk kendisini yönetecek başkanı seçsin. Ve halk kendisinin yasalarını yapacak meclisi seçsin. Tabi bu sistem milletimizle de ittifakı zorunlu kılar. Yani milletin yüzde 50’sinden fazlasını oyunu alabilecek kimse, bir, milletin ortak değerlerine sahip olacak, iki, tavanda bir mutabakat sağlanacaktır. Bu sistem uygulanmıştır da. Hatırlayın. 2014’te cumhurbaşkanlığı seçiminde biri sol siyasi parti CHP, biri milliyetçi parti MHP ortak aday çıkardılar. Demek ki bu sistem çatışmayı, kutuplaşmayı değil, uzlaşmayı doğurur. Ekmeleddin İhsanoğlu. Neydi sloganı? Ekmek için Ekmeleddin. Ekmek için Ekmeleddin olabilir ama istikrar için bu sistem. Biz diyoruz ki; milletimizin iradesinin üstünde bir irade olmasın. Milletimizin üstünde bir söz, bir karar olmasın. Milletimiz koalisyonlarla, krizlerle, cumhurbaşkanlığı başbakan anlaşmazlığı ile asla meşgul olmasın.”

    Kaynak, son olarak, “Türkiye, 2007’deki müdahale olmasa idi, Türkiye o kapatma davaları ile Anayasa Mahkemeleri ile bilmem Ergenekon, sarıkız, ayışığı, balyoz darbe girişimleri bunlar olmasa idi, inanın bugün fert başına gelirini 25 bin dolarlara çıkarmıştı” diye konuştu.

  • Başbakan Yardımcısı Kaynak, üniversiteli gençlere “Başkanlık ve Parlamenter Sistem” konferans verdi

    Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, üniversiteli gençlere “ Başkanlık ve Parlamenter Sistem” konulu konferans verdi.

    Gençlik Spor Merkezi salonunda İbrahim Çeçen Üniversitesi öğrencilerine “ Başkanlık ve Parlamenter Sistem” konulu konferansta konuşan Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak,”Getirmek istediğimiz Cumhurbaşkanlığı sistemi ülkemizin en önemli gündem maddesidir. Bir parlamenter sistem var, bir de onun yerine inşa etmeye çalıştığımız, egemenliğin asli sahibi olan millete getirdiğimiz milletimizin hangi tercihi yaparsa yapsın başımızın üzerinde olduğunu hep kabul ettiğimiz ama tercihi de onun yapmasına fırsat verdiğimiz bir anayasa değişikliği var. Türkiye’deki parlamenter sistemin milletin egemenliğini ve iradesini hayata tam geçiren bir yöntem olmadı. Şimdi getirmeye çalıştığımız sistemde bir yandan milletin işlerini görecek yani yürütme organını temsil edecek milletin doğrudan seçtiği bir Cumhurbaşkanı var. Güvenoyunu parlamentodan aramayacak. Milletimiz cumhurbaşkanını seçecek. O Cumhurbaşkanı da hükümeti oluşturacak. Cumhurbaşkanı yardımcılarını ve bakanlarını o belirleyecek. Hükümet, Cumhurbaşkanı doğrudan millete karşı sorumlu olacaktır. Asla milletin iradesine hiçbir kimse çomak sokamayacaktır. Milletin iradesi ile şekillenmiş hükümeti, milletin iradesi ile seçilmiş Cumhurbaşkanını kimse başka hesaplarla el değiştiremeyecektir. Milletimiz kendisi kanun yapsın, kendisi için yapılan kanunları ve hükümetin o kanunlara uygun olup olmadığını denetlemek üzerede bir Meclis seçsin. İşte milletimizin huzuruna getirilen sistem budur”dedi.