Etiket: Kaynağı

  • Oğlunun okul sırası, buluşunun kaynağı oldu

    Çocuğunun okul sırasında bir kâğıt üzerinde yazı yazamaması baba İbrahim Tunç’u bir buluş yapmaya yönlendirdi. Tunç, “Okul sıraları üzerinde bir kâğıda üzerinde yazı yazabilmek için kabarmamış, oyulmamış, temiz tutulmuş bir masa bulmak mümkün değil. Bizim buluşumuz da bu ihtiyaçtan doğdu” dedi.

    Her yetişkinin hayatında eşsiz izler bırakan okul sıraları artık bir buluşla daha korunaklı ve sağlıklı. Çocuğunun okul sırasında bir kâğıt üzerine yazı yazamaması baba İbrahim Tunç’u bir buluş yapmaya yönlendirdi. Nem ile kabaran ahşap yerine kolay temizlenebilen ve incecik bir kâğıtla bile üzerinde rahatlıkla yazı yazılabilen masalar artık piyasada.

    Dayanıklı masa üst tablası ve metodu ile Anadolu’daki köyünden bir çoban olarak İstanbul’a gelip, bugün bir buluşa imza atan iş insanı Batusan Plastik’in Kurucu Ortağı İbrahim Tunç, “Hepimizin çocuğu var ve biz onları iyi insanlar olarak yetiştirmek istiyoruz. Ama o çocukların hangi şartlarda okuduklarına bakmıyoruz. Okullarda çocukların masalarının hali içler acısı. Bir kâğıtla üzerinde yazı yazabilmek için kabarmamış, oyulmamış, temiz tutulmuş bir masa bulmak mümkün değil. Bizim buluşumuz da bu ihtiyaçtan doğdu” dedi.

    “Kanserojen madde içermeyen ürün”

    Günümüzde masalar ve tablaların ahşap, metal, plastik vb. birçok malzemeden veya bunların birleşiminden imal edildiğini kaydeden Tunç, “En sık görülenler Verzalit ve kompozit masalar olarak çıkıyor karşımıza. Verzalit masalar darbelere karşı dayanıklı olsa da özellikle nakliye ve taşıma esnasında kırılmalara karşı zayıftır. Kompozit masalar ise dayanıklı ve su geçirmez olmalarına rağmen çizilmelere karşı dayanıksızdır. Bizim buluşumuz mukavemeti enjeksiyondan yüksek olan bir metot. Yüzde 100 dayanıklı. Üzerinden kamyon geçse bir şey olmaz. Plastik hayatımızın içinde. Önemli olan doğru ürünü mukavemet buluşlarındaki iddiasını ortaya koymak. Bizim ham maddemiz tüm sertifikasyonlardan geçti. Kanserojen madde içermiyor, antibakteriyel üremeye karşı bir ham madde ile üretim yapıyoruz. İstenilen laboratuarda test edilebilir” şeklinde konuştu.

    “Türkiye’de fiyat, yurtdışında kalite soruyorlar”

    ’Tek ürün doğru ürün’ sloganıyla diyerek medikal ürünlerde ve eğitim monoblok sandalye ürününde Türkiye pazarına hâkim olduklarını ve Yunanistan, Bulgaristan, Polonya, İspanya, İtalya, Almanya ve Çin’e ihracat gerçekleştirdiklerini kaydeden Tunç, “Türkiye’de ürünlerimizi anlattığımız zaman karşılaştığımız ilk soru fiyat oluyor. Oysa yurtdışında kanserojen madde olup olmadığı, antibakteriyel olup olmadığı, garanti süresi, temin süreci ve alev geciktirici özelliği soruyorlar. Türkiye’de kalite bilgimiz ve bilincimiz ne yazık ki eksik. Türkiye’de Ar-Ge çalışmaları ve yatırımları çok zor ama copy-paste (kopyala – yapıştır) anlayışıyla her şey kolaylıkla taklit ediliyor. Ar-Ge çalışması yaptığımız ürünlerde olmazsa olmazımız patent veya tasarım tescil oluğu için patent başvurusunda bulunduk” dedi

    “Teknolojik istihbarat aracı olarak patent”

    İbrahim Tunç’un patent ve tescil işlemlerini gerçekleştiren Adres Patent’in Genel Müdürü Cumhur Akbulut, “Geçmişten günümüze hepimizin aşina olduğu okul sıralarının halinden şikâyetle yola çıkan firmamız bu konuda olduğu gibi sorunun çözümünü aslında yine o sıralarda aldığımız matematik ve fen bilgisi eğitimleri içerisinde çözüme ulaştırmıştır. Geleneksel sorun çözme alışkanlıklarımızın biraz dışına çıktığımızda patentlerin günümüz ve gelecek için birçok sorunun çözümünde bize anahtar veriler sağladığını görmekteyiz” diyerek patentlerin hayatımızdaki yerine işaret etti.

    “Patentler sadece yenilik özelliği olan buluşlar değildir”

    Kapsamlı Ar-Ge faaliyetleri sonucu elde edilen sonuçlara patent alınabildiği gibi bazen de farklı sektörlerdeki buluşların aslında benzer mekanizmalar üzerinden ihtiyaçları karşıladığı noktasına dikkat çeken Akbulut, “Patentler sadece yenilik özelliği olan buluşlar değildir. Aynı zamanda patentlerin teknolojik bir istihbarat aracı olarak kullanılması özellikle rakip analizi ve sektörel analizler yapmak isteyen, rekabette öne çıkmak isteyen firmalar için çok önemlidir” ifadelerini kullandı.

  • Melki Sındırgılıların geçim kaynağı oldu

    Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde dağlarda yetişen melki mantarı vatandaşların gelir kaynağı oldu.

    Yaylabayır mahallesi başta olmak üzere özellikle yüksek rakımlı mahallerde dağların eteklerinde yağışların ardından güneşin yüzünü göstermesiyle, özellikle ormanlık alanlarda kendiliğinden yetişen kırmızı renkli melki mantarları toplayan vatandaşlar toptancılara verdikleri gibi ilçe merkezinde çeşitli bölgelerde, kilosunu 10 ile 15 lira arasında değişen fiyatlarla satıyor. Bazıları maddi kazanç elde etmek için melki toplarken, kimi vatandaşlar da dağlarda gezerek hem temiz hava soluyor, hem de yiyecekleri kadar melki buluyor. Yörede melki, çıntar, epcin, kuşaklı mantar adı verilen bu mantarın tam bir protein deposu olduğunu söyleyen mantar satıcısı Veli Yerlikaya, ’Yağmurların ardından bu yıl ormanlık alanlarda melki mantarı çokça bulunuyor. Orman köylülerin birçoğu mantar toplamak için dağlara akın etmiş durumda. Sadece köylüler değil ilçe merkezinden de çok sayıda vatandaş hafta sonları melki aramaya geliyor.Biz ev halkı ile dağlarda dolaşıyoruz. Günlük 15 – 20 kovaya yakın mantar toplandığımız oluyor. Yaklaşık 100 kilo civarında. Mantarın yağda kızartması ve küllemesi çok leziz oluyor. Ayrıca et yerine sulu yemeklere de katılıyor. Bu yüzden bölge halkı melki mantarını tercih ediyor. Bu mantar kesinlikle zehirli değil. Çünkü bugüne kadar yöremizde melki mantarını tüketip de zehirlenen kimse olmadı. Halkımız bu mantarı gönül rahatlığıyla yiyebilir. Tabi bazı türler var onlara da dikkat etmek gerekir. Yöremizin mantarı diğer mantarlardan daha lezzetli oluyor’’ diye konuştu.

    Sındırgı’nın yöresel lezzetleri arasında sayılan melki fırınlanmış veya türlü yemek şeklinde belirli günlerde lokantalarda da satışa sunuluyor.

  • Şifa kaynağı kara buğday ekmeği sofralara geliyor

    Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından çiftçilere dağıtılan tohumla üretilen kara buğdayda hasat sonrası alımlar başladı. BESAŞ tarafından alınan kara buğday, farklı lezzetlerle Bursalıların sofralarına ulaşacak.

    Büyükşehir Belediyesi tarafından çiftçilere ücretsiz dağıtılan 4 ton tohumdan yaklaşık 50 ton verim alındı. Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ve BESAŞ iş birliğiyle hayata geçirilen “kara buğday yetiştiriciliği” projesi dahilinde hasadı yapılan mahsûlün alımı başladı. Uzman bir ekip tarafından randıman testinden geçirilip sınıflandırılan buğdaya kilogram başına 4 – 4,5 TL fiyat verildi. Uygulanan fiyat politikası çiftçilerin yüzünü güldürürken, BESAŞ ürün alımlarına başladı.

    Şifa kaynağı olan kara buğdayı sağlıklı ürünler olarak Bursalıların sofralarına taşıyacaklarını dile getiren BESAŞ Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mustafa Bektaş, “Proje ile bir taraftan 193 çiftçimize destek sağlarken diğer taraftan bir şifa kaynağı olan karabuğday ürünlerini Bursa halkımızla buluşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Emeği geçen hem çiftçilerimize hem de çalışanlarımıza teşekkür ediyorum” dedi.

  • Mantar geçim kaynağı oldu

    Yeşil bitki örtüsü, gür ormanları, endemik bitki türleri ve verimli toprakları ile tarım ve ormancılık faaliyetlerinin yoğun bir şekilde yapıldığı Tekirdağ’ın Saray ilçesinde mantar önemli bir geçim kaynağı oldu.

    Her yıl sonbahar yağmurları ile birlikte Saray ormanlarında yetişen ve halk arasında “ayı mantarı”, “çörek mantarı”, “bolet mantarı” veya “porçini mantarı” olarak da bilinen doğa mantarı Güngörmez Mahallesi’nde vatandaşlar tarafından toplanıyor ve satışa sunuluyor.

    Tekirdağ Damızlık Manda Yetiştiricileri Birliği tarafından Saray ilçesinde manda yetiştiriciliğinin yanı sıra doğa mantarının da tanıtımı yapılıyor ve düzenlenen tanıtım etkinliklerine Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi de destek veriyor.

    “Saray mantarını tanıtmaya devam edeceğiz”

    Saray ilçesinde imalathanelerdeki üretim artışının yanı sıra 2018 yılında sonbahar yağışlarının başlamasının ardından doğa mantarında yüksek verim artışı gerçekleşti. Doğa mantarı toplayan vatandaşları ziyaret eden Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak, kırsal kalkınma ile tarım ve hayvancılık alanında üretim artışına büyük önem verdiklerini belirterek, Saray doğa mantarının tanıtım çalışmalarına destek vermeye devam edeceklerini belirtti.

    Avrupa ülkelerine ihraç ediliyor

    Saray doğa mantarı ile ilgili açıklama yapan Güngörmez Mahallesi Muhtarı Şefik Akdere, “Doğada yetişen bolet mantarı Güngörmez Mahallesi için çok önemli bir geçim kaynağı. Mahalle sakinlerimiz, bu mantarı toplayarak hem köy meydanında tezgahlarda satarlar hem de tüccarlara satarlar. Mantarlarımız ağırlıklı olarak İtalya, Fransa ve İspanya gibi Avrupa ülkelerine ihraç ediliyor. Çok lezzetli mantar türleri yetişiyor Güngörmez Mahallesi’nde ve bu mantarlar ülkemizde ve yurt dışında çok seviliyor” dedi.

    Tamamen organik bir ürün

    Doğal koşullarda yetişen ve kültür mantarı olarak yetiştiriciliği yapılamayan doğa mantarı, besin değeri yüksek olduğu gibi gıda piyasasında da yoğun talep görüyor. Tat ve lezzet bakımından ete en yakın mantar çeşitlerinden olan doğa mantarı, içerdiği protein, vitamin ve mineraller ile sağlığa büyük fayda sağlıyor.

    Saray ilçesinde kültür mantarı yetiştiriciliği de yapılıyor

    Ekonomik getirisi yüksek bir tarımsal ürün olan mantarın “istiridye mantarı” olarak bilinen türü, Saray’daki girişimciler tarafından kurulan imalathanelerde de üretilmeye başlandı. Kültür mantarı yetiştiriciliğinin başlanması sonucunda üretim miktarı katlanarak arttı. Mantar imalatından önemli bir gelir sağlayan Saraylı girişimciler, imalathanelerini zaman içerisinde daha da büyüttü.

    Doğa mantarı ve kültür mantarı yetiştiriciliği, her geçen yıl sürekli artan bir ivmeyle Saray ilçesinde yükselen bir ekonomik değer olmaya devam ediyor.

  • (Özel) Yola saçılan pamuklar geçim kaynağı oldu

    Türkiye’nin pamuk üretiminin önemli bölümünün yapıldığı Şanlıurfa’da tarlalarda hasat devam ederken, dar gelirli aileler ve çocuklar yola saçılan kirli pamukları toplayıp satarak aile bütçelerine katkı sağlıyor.

    Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) kapsamında sulu tarımın yaygınlaştığı Harran Ovası’nda pamuk, çiftçinin umudu olmaya devam ediyor. Tekstil, yağ sanayii ve hayvancılık sektöründe önemli oranda ham madde sağlayan pamuk hasadının başlamasıyla birlikte bölgede ’beyaz altın’ olarak adlandırılan pamuk tarlalarında hasat sürüyor. Özel kasa yapılan kamyon ve traktörlere istiflenen pamukların geri kalan kirli veya yola saçılmış olanları ise dar gelirli aileler ile çocukların geçim kaynağı oldu. Kamyonlardan yola savrulan kirli pamukları toplayan dar gelirli aileler, bunları kilosunu 1 liraya yol kenarına kurulan seyyar komisyonculara satıyor. Şanlıurfa-Akçakale karayolu üzerinde çoğunluğu çocuklardan oluşan kişiler, gün boyunca torbalarına istifledikleri kirli pamukları satarak aile ekonomilerine katkı sağlamaya çalışıyor.

    Yola saçılan pamukları toplayan 11 yaşındaki Muhammed Budak, “Yol kenarındaki pamukları topluyorum. Pamukları satarak okul harçlığımı çıkarıyorum. Günlük yaklaşık 10 kilo pamuk topluyorum, kilosunu da 1 ile 2 lira arasında satıyorum. Günlük 10-15 lira para kazanıyorum” diye konuştu.