Etiket: Kaynağı

  • Alternatif gıda kaynağı yetiştirme üzerine çalışma başladı

    Alternatif gıda kaynağı yetiştirme üzerine çalışma başladı

    Iğdır Üniversitesi Ziraat Fakültesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Bilal Keskin ve Doç. Dr. Süleyman Temel, insan ve hayvan beslenmesinde alternatif bir bitkisel kaynak olması düşünülen Atriplex nitens bitkisini yetiştirmek için çalışmalara başladı.

    Iğdır Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Hakkı Alma, artan küresel ısınma ve nüfus artışıyla birlikte her geçen gün besin gereksiniminin daha da önemli olduğu ve bu nedenle ekstrem iklim ve toprak koşullarında yetişebilen türlerin tercih edilmesi tespiti uyarınca, “Üniversitemiz öğretim üyelerinden Prof. Dr. Bilal Keskin ve Doç. Dr. Süleyman Temel, gübre ve sulama gereksinimi duymayan Atriplex nitens bitkisini temin ederek, Iğdır Üniversitesi Tarımsal Uygulama ve Araştırma Merkez Müdürlüğü sahasında bilimsel çalışmalara başlamışlardır. İki yıllık araştırma sonuçları, Atriplex nitens bitkisinin bölge koşullarına iyi bir şekilde uyum sağladığını ve birim alandan elde edilen verimin yüksek olduğunu göstermiştir. Araştırmacılar bu bitkinin genç döneminde oluşturdukları yapraklarının insan gıdası olarak, ileri gelişme dönemlerinde ise tüm bitki aksamının yonca ve mısır bitkisi gibi hayvan beslenmesinde kullanılabilecek. Bitkinin marjinal alanlarda yetişebilmesi, ürettiği materyalin insan ve hayvan beslenmesinde kullanılabilmesi göz önüne alındığında, bölge için ekonomik bir alternatif bitki olabileceğini ve bu tür çalışmaların, Üniversitemiz bünyesinde devam edecektir” dedi.

  • Siirt’te köylülerin yeni gelir kaynağı olan polen hasadına başlandı

    Siirt’te köylülerin yeni gelir kaynağı olan polen hasadına başlandı

    Siirt’in Şirvan ilçesinde arıcılar yeni gelir kapısı olan polen hasadına başladı.

    Siirt’te daha önce sadece bal üreten arıcılar, korona virüs nedeniyle arı mamullerine ilginin artması ile birlikte Şirvan dağ yamaçlarında değişik türde çiçeklerle buluşan arıların taşıdığı polenleri toplamaya başladı. Vatandaşların korona virüs salgınından korunmak için arı ürünlerine yöneldiğini belirten arıcılardan Mehdi Şalk, hasadına başladıkları polenleri satarak ek gelir elde ettiklerini söyledi. Korona virüs sebebi ile arı ürünlerine özellikle de polene olan talebin arttığını belirten Şalk, “Baba mesleği arıcılık yapıyorum. Bundan 25 yıl evvel babamdan devraldım. İlk aldığımda kovanlarımız tuzaksızdı, düz kovandı. Sonra sağdan soldan edindiğim bilgiye göre kendi kendime dedim polen tuzağı deniyeyim. Polen tuzaklı kovanlar getirdik, polen tuzaklı kovanlar daha faydalı daha da ekonomiye katkısı oluyor. 230 civarında polen tuzağımız var. Burada 15-20 gün polen hasadımız oluyor. Polenler ekonomiye ek bir katkısı oluyor. Polen ek gelirdir. Katkısı oluyor muhakkak. Bal olmadığı sene ciddi bir sıkıntı içine düşüyoruz. Pandemi hastalıklarından sonra arı ürünleri ciddi bir rağbet gördü. İyisi yerlisi olduğu zaman çok ciddi bir şifa kaynağıdır. Polen,bal, propolis, bizimkiler organik ürünlerdir. Şifa kaynağıdır. Allah nasip ederse inşallah Eylül’de tekrar piyasaya sürmeyi düşünüyoruz” dedi.

    Şirvan ilçesinde daha önce sadece bal üretimi yapan arıcıların artık diğer arı ürünlerini de üretmeye başladığını belirten Tarım ve Orman İl Müdürü Ergün Demirhan, Şirvan eteklerinde değişik türde çiçeklerle buluşan arıların taşıdığı polenlerin 250 civarında kovanla üretmeye ve hasat etmeye başladıklarını söyledi. Demirhan, “Şirvan ilçesi arıcılık ve polen üretimi konusunda en avantajlı ilçelerden bir tanesidir. Bölge çiçek florası yönünden çok zengindir. Bu yıl ilk olması sebebi ile köyümüzden 100 kilogram civarında polen verimi bekliyoruz. Cevizlik köyümüzün poleni, yüksek dağ eteklerinde zengin flora çeşidinden elde edildiği için yüksek kalitesi ile rekabet gücü yüksek olacak zaman içinde markalaşacaktır” diye konuştu.

  • Dağlardan topladığı kekikler geçim kaynağı oldu

    Dağlardan topladığı kekikler geçim kaynağı oldu

    Batman’ın Gercüş ilçesinde 57 yaşındaki bir kadın dağlardan topladıkları kekikleri satarak ev geçimini sağlıyor.

    Gercüş’te yaşayan 57 yaşındaki Seve Turan, eşi ile birlikte her gün sabah saatlerinde dağa çıkarak kekik topluyor. Dağdan topladığı kekikleri kilosu 40 liradan satan Turan, aile geçimine katkıda bulunuyor. Geçim kaynağının kekik olduğunu belirten Seve Turan, “Kekiği ovaladıktan sonra elekten geçiriyorum. Topladığımız kekiği 3 gün gölgede bırakıyoruz kuruması için daha sonra temizliyoruz. 3 elekten geçirdikten sonra temizlenebiliyor. Kilosunu 40 liradan satıyorum. Günde 1 kilogram toplayabiliyoruz. Bu nedenle ev ihtiyaçlarımızın tamamını karşılayamıyoruz. 13 sene çalıştım eşim trafik kazası geçirince ona bakmak için işi bırakmak zorunda kaldım. Eşim 65 yaş üstü olduğundan dolayı şuan onun yaşlılık maaşıyla ve kekik toplayarak geçiniyoruz” dedi.

  • Büyükşehir’den yeni bir enerji kaynağı daha

    Büyükşehir’den yeni bir enerji kaynağı daha

    Büyükşehir Belediyesi, Erzurum’da yenilenebilir enerji yatırımlarına bir yenisini daha ekledi. Büyükşehir Belediyesi, evsel atıkların oluşturduğu metan gazını elektrik enerjisine dönüştürerek Erzurum’da hem ekosistemi koruma altına aldı, hem de kuruma yepyeni bir gelir kapısı kazandırdı. Hayata geçirdiği çevresel yatırım projeleriyle bir model haline gelen Büyükşehir Belediyesi, Erzurum’un evsel atıklarının depolandığı sahayı kendi kaynaklarını kullanarak adeta elektrik santraline dönüştürdü. Çöplerin oluşturduğu ve karbondioksitten 28 kat daha zararlı olan metan gazının elektrik enerjisine dönüştürülmesini sağlayan Büyükşehir Belediyesi, geçtiğimiz yılın temmuz ayından bu yana toplamda 9 bin 692 Megawat elektrik üretti. Söz konusu yatırımla metan gazının ekosisteme vereceği zararın önüne geçmeyi de başaran Erzurum Büyükşehir Belediyesi, aynı zamanda kuruma sürdürülebilir bir de gelir kalemi kazandırdı.

    HEM ÇEVREYİ KORUYOR, HEM PARA KAZANDIRIYOR

    Konuyla ilgili olarak bir açıklama yapan Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, giderek tükenen enerji kaynakları karşısında tüm dünyanın yenilenebilir enerji üretimi için seferber olduğunu hatırlatarak, Erzurum’da güneş ışınlarından sonra metan gazından da enerji elde etmeyi başardıklarını söyledi. Metan gazının, karbondioksitten 28 kat daha zararlı olduğunu ve sera gazı etkisi yaparak atmosfere bile ciddi zararlar verebildiğini vurgulayan Başkan Sekmen, Büyükşehir Belediyesi’nin hayata geçirdiği bu projeyle çok büyük bir çevre tehdidini de ortadan kaldırdıklarını kaydetti. Çeşitli işlemlere tabi tutulmak suretiyle metan gazını elektrik enerjisine dönüştürerek, Erzurum’da yepyeni bir kaynak oluşturduklarını anlatan Başkan Mehmet Sekmen, “Bu yatırımımız iki ayrı amaca birden hizmet ediyor. Yani Büyükşehir Belediyesi olarak metan gazının atmosfere salınımını engellemenin yanı sıra bu işten aynı zamanda gelir de elde ediyoruz” diye konuştu.

    YENİLENEBİLİR ENERJİDE ERZURUM MODELİ

    Geçtiğimiz yılın temmuz ayından bu yana faaliyet gösteren yatırım sayesinde bu yılın haziran ayı sonuna kadar üretilen elektrik enerjisi miktarının neredeyse 10 bin Megawata ulaştığını açıklayan Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, şunları kaydetti: “Günümüzde yenilenebilir enerji kaynakları oluşturabilmek çok büyük bir önem taşıyor. Biz de bu bağlamda işe güneş enerji sistemleriyle (GES) başlamıştık. Şehrimizin muhtelif noktalarında kurduğumuz GES’lerle Erzurum’daki çok önemli bir potansiyeli değerlendirmiş olduk. Bununla da yetinmeyerek evsel atıklardan enerji üretilmesi sürecine yoğunlaştık ve bunu da başardık. Bu yatırımlarımızın her birisi, aslında şehrimiz ve bölgemiz için model olma niteliği taşıyor. Dolayısıyla özel sektörün ilgisini de bu yöreye çekmiş oluyoruz. Erzurum’u sahip olduğu kendi değerleri ve potansiyelleri üzerinden geliştirmeye, güzelleştirmeye ve kalkındırmaya devam edeceğiz”

  • Keçiboynuzu pekmezi kadınların geçim kaynağı oldu

    Antalya’nın Akseki ilçesinde yaşayan kadınlar, keçiboynuzu pekmezi yapıp satarak evine ekonomik katkı sağlıyor. Mahalle halkı imece usulüyle bir araya gelip Ağustos ayı boyunca topladıkları keçiboynuzundan Aralık ayında pekmez üretimine başladı. Köylü kadınlar ortalama 80-100 kilogram arasında ürettiği keçiboynuzu pekmezinin kilogramını 30 liradan satışa sunuyor. Ağustos ayında toplanan keçiboynuzunun pekmez yapılması için Aralık ayına kadar bekletilmesinin sebebi ise soğuk havanın verdiği kalite.

    Ağustos ayının 15’inden sonra keçi boynuzunu topladıklarını anlatan Fatma Büyükarslan, “Kasım-Aralık ayında ise pekmez yapmaya başlıyoruz. Topladığımız zaman hemen pekmez yapılmaz. Çünkü sıcaklarda pekmez ekşi olur. Ekşi olmaması için Kasım-Aralık ayını bekleriz. Havalar serinleyince yapıyoruz” dedi.

    Kazanlarda 7-8 saat kaynatılıyor

    Toplanan keçiboynuzundan yarı yarıya pekmez elde eden kadınlar kilogramını 30 TL’den sattıkları pekmez için keçiboynuzunu ezdikten sonra suyun içinde üç gün bekletiyor. Şırasını keten çuvallarda süzüp kaynatıyorlar. Kaynayan şırayı kazanlarda bir saat durduktan sonra dinlenmeye alan kadınlar şırayı yeniden süzüp süreyle 7-8 saat tekrar kaynatıp pekmez haline dönüştürüyor. Aksekili kadınlar ortalama 50-60 kilo keçi boynuzundan 20 kilo pekmez çıkartıyor.

    Komşularla yardımlaşarak yapılıyor

    Komşularla birlikte 3-4 aile bir araya gelip yardımlaşarak pekmez yaptıklarını anlatan Fatma Büyükarslan, “Komşularımıza sırayla bir araya gelerek keçi boynuzlarını elde çekiçle döverek eziyoruz. Keçi boynuzunu makinelerde çekmiyoruz. Makinede çekilen pekmez iyi olmaz. Çünkü ince çekiliyor. Biz bunları döverek yapıyoruz. Çünkü elde kırılan keçi boynuzunun pekmezine paha biçilmez. Çok lezzetli oluyor. Hepimizin hazır müşterileri var, pekmezin yapılacağı tarihleri bekliyorlar” dedi.