Etiket: Kaynağı

  • PKK’nın Finans Kaynağı Uyuşturucu Sevkıyatına Büyük Darbe

    Şanlıurfa polisi, terör örgütü PKK’nın en büyük finansman kaynağı olan uyuşturucu ve kaçak sigara sevkiyatına darbe üstüne darbe vuruyor.

    Diyarbakır, Şırnak ve Mardin’de yapılan operasyonlarla bitme noktasına gelen ve köşeye sıkışan terör örgütüne bir darbe de Şanlıurfa’da vuruldu. Doğu illerinden batı illerine sevkiyat yapılan güzergahlardan bir olan Şanlıurfa’da kaçak sigara ve uyuşturucu operasyonlar ardı ardına geliyor. Son günlerde yapılan operasyonlarla batı illerine götürülmeye çalışılan yüz binlerce paket kaçak sigara ve yüzlerce kilo uyuşturucu madde ele geçirildi.

    Son olarak yine PKK terör örgütüne finansman sağlamak amacıyla batı illerine götürülmeye çalışılan 6 kilo 150 gram eroin ele geçirildi. Şanlıurfa İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Şube Müdürlüğü ekipleri, sabaha karşı bir TIR’da yaptığı aramada eroin maddesi ele geçirildi. Dedektör köpeği Hera’nın da kullanıldığı aramada, TIR’ın gizli bölgelerine zulalanmış halde 6 kilo 150 gram eroin ele geçirildi. Olayla ilgili U.A. isimli şahıs gözaltına alınırken eroinin yaklaşık 15 bin kişiyi zehirleyebilecek miktarda olduğu öğrenilen eroinin piyasa değerinin yaklaşık 400 bin lira olduğu belirtildi. Son günlerde ele geçirilen eroin, esrar ve kaçak sigaraların piyasa değerinin ise 2 milyon Türk Lirası’nı geçtiği öğrenildi.

  • Siyah Çay Bilinçli Tüketildiğinde Şifa Kaynağı

    Son dönemlerde zararlarından sıkça söz edilen siyah çay, bilinçli tüketildiğinde bir şifa kaynağı haline gelebiliyor.

    Siyah çay hakkında doğru bilinen yanlışlara değinen Yrd. Doç. Dr. Gülcan Arusoğlu, siyah çayın, zihinsel performansı artırmasının yanı sıra antioksidan ve antikanserojen olduğunu ayrıca kalp damar hastalığı risklerini azaltabildiğini belirtti. Arusoğlu, kansızlığı olan bireylerin yemek öncesinde ve sonrasında ortalama 1 saat çay içmemeleri gerektiğini kaydetti.

    Yeterli ve sağlıklı beslenildiğinde siyah çay tüketiminin bilinenin aksine faydalı olduğunu belirten İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Gülcan Arusoğlu, “Antioksidan öğeleri açısından baktığımızda gerek yeşil çay gerekse siyah çay veya beyaz çay arasında bir fark yok” dedi.

    “ÇAY ZİHİNSEL PERFORMANSI ARTIRIYOR”

    “Çayın içerisinde bulunan L-theanin maddesinin yine çay içerisinde bulunan kafeinle birleşerek bu etkiyi gerçekleştirdiği düşünülüyor” diyen Yrd. Doç. Dr. Gülcan Arusoğlu, açıklamalarına şöyle devam etti: “Günde 3-4 bardak içilen çay zihinsel performansı artırıyor. Yani zinde olma, odaklanma, algıda seçicilik, canlılık gibi etkiler söz konusu. Çay bilinçsiz tüketildiğinde ise sayılan bu faydalar elde edilemiyor. Kalp damar hastalıklarında ve bir takım felçlerde günde 2-3 bardak çay içmenin bu riskleri azaltabileceğine dair pek çok çalışma var.”

    “ÇAY, GÜNLÜK SIVI ALIMINA SUDAN SONRA İYİ BİR ALTERNATİF”

    Siyah çayın doğru tüketimi ve doğru demlenmesi konusunda uyarılarda bulunan Yrd. Doç. Dr. Arusoğlu, “Çay mümkün olduğu kadar yemek aralarında tüketilmelidir. Yemekle birlikte tüketilmesini ise önermiyoruz. Günlük beslenmemiz sağlıklı ve dengeliyse çay; sudan sonra, sıvı ihtiyacımızın tamamlanmasında iyi bir alternatiftir. Bilinçsiz içildiğinde ise kansızlık, duyarlılık ve gerginlik gibi istenmeyen sebeplere yol açabilir. Aslında çay günlük toplam sıvı alımı için ilave olarak son derece önemli bir katkıdır.

    Özellikle gebe ve emziren kadınların çay içimini sınırlandırmaları gerekir. Gebelerde günlük 200 mg kafein aşılmamalıdır. Duyarlı ve hipertansiyonu olan bireylerde ise çayı mümkün olduğu kadar açık ve limonlu olarak tüketmelerini öneriyoruz. Kahvaltı edilirken önerilen içim yöntemi yine çayın açık ve limonlu olmasıdır. Çocuklarda ise çay tüketimini önermiyoruz” açıklamalarında bulundu.

  • Erzurum Büyükşehir Belediyesi, Kent Mutluluğunun Kaynağı Oldu

    Erzurum’un mutluluğu akademik olarak araştırıldı. “Kentsel Mutluluk: Erzurum Örneği” adlı saha çalışmasında Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin, kentte yaşayan insanları pek çok bakımdan mutlu ettiği ve kentsel mutluluk bakımından Erzurum’un mutlu bir kent olduğu belirlendi. Atatürk Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Sosyoloji Bölümü tarafından gerçekleştirilen, proje yürütücüsü olarak Sosyoloji Bölüm Başkanı Doç. Dr. Mevlüt Özben ile Yrd. Doç. Dr. Cengiz Kılıç ve Arş. Gör. Sait Gülsoy’un yer aldığı “Kentsel Mutluluk: Erzurum Örneği” adlı saha çalışmasında önemli sonuçlara ulaşıldı.

    Sosyoloji Bölüm Başkanı Doç. Dr. Mevlüt Özben, araştırmayla ilgili yaptığı değerlendirmede, Türkiye’de TÜİK’in tüm illeri kapsayan ve kısmi analizlere yer veren mutluluk araştırmasından sonra Türkiye’de bir ilin ilk kez “Kentsel mutluluk araştırması” kapsamında çalışılmasının önemine dikkat çekti. Doç. Dr. Özben yaptıkları akademik çalışmaya ilişkin şunları söyledi: “Kentsel Mutluluk: Erzurum Örneği adlı araştırmamızın konusu, kolektif bir varlık olarak kabul ettiğimiz kentlerin ve elbette Erzurum’un mutluluğu ya da mutsuzluğuna ilişkindir. Araştırma desenimizi oluştururken belirli bir kavram setinden ve kendimizce oluşturduğumuz bir analiz modelinden hareket ettik. Bu çerçevede Erzurum merkezde (Yakutiye, Palandöken ve Aziziye ilçe sınırları içinde kalan yerlerde) 450 kişiyle anket çalışması ve yaklaşık 40 kişi ile de yarı yapılandırılmış sorular eşliğinde derinlemesine görüşmeler gerçekleştirdik. Kolektif bir varlık olarak kabul ettiğimiz kentin (Erzurum’un) mutluluğunu ya da mutsuzluğunu araştırırken, söz konusu bu kolektif varlıkla aracısız olarak temas eden Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere, Erzurumlu olmak, Erzurum Kültürü, Erzurum’un kimliği, Erzurumluların şehir hakkını kullanıp kullanamadığı, Erzurum Büyükşehir Belediye Spor, tüketim ve sosyalleşme hatta kar ve kar yağışına kadar pek çok değişkeni kentsel mutluluk bağlamında inceledik.”

    “BAŞKAN SEKMEN, İNSANLARA GÜVEN VE UMUT KAYNAĞI OLDU”

    Araştırmada ulaştıkları sonuçlar hakkında da bilgi veren proje yürütücüsü Doç. Dr. Mevlüt Özben, 2013 TÜİK verileri ile mukayese edildiğinde bu verilerin biraz daha üzerinde olacak şekilde Erzurum’un kentsel mutluluk bakımından mutlu bir kent olduğu sonucuna ulaştıklarını kaydetti. Doç. Dr. Mevlüt Özben, “Bu mutluluğun ortaya çıkmasında şunların ön plana çıktıklarını tespit ettik. Burada bir parantez açmak ve özellikle nitel ölçümlerde ulaştığımız şu veriyi paylaşmak isteriz. Buna göre mevcut belediye başkanı Erzurumluları heyecanlandırıyor ve kendisinden beklentiler de bir hayli yüksek. Bir görüşmecinin vurguladığı şekliyle ‘Büyükşehir Belediye Başkanı heyecan ve umut veriyor.’ Son genel seçimlerdeki siyasal tercihler ile Büyükşehir Belediyesi’nden memnuniyeti çaprazladığımızda da ilgi çekici sonuçlar elde ettik” dedi. Doç. Dr. Özben, çalışmayla ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Atatürk Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Sosyoloji Programı adına yürüttüğümüz çalışmada şöyle düşündük: Yurtdışında Londra’da, Rio’da benzerleri var. Yapılmış çalışmalar… Bizde 2013 yılında TÜİK tarafından il bazında bir memnuniyet çalışması yapıldı, bir mutluluk çalışması yapıldı. Fakat tabi daha sınırlı… Biz Türkiye’de ilk kez bir kent özelinde bunu yaptık ve daha nitelikli bir çalışma oldu çünkü daha derinlemesine gerçekleştirdik. Bir kavram seti kullandık. Bu kavram seti içerisinde en önemlisi ‘Şehir Hakkı’ diye bir kavram söz konusu. ‘Şehir Hakkı’ şu: O kentte yaşayanlar kentin fiziki ve diğer kaynaklarına ne oranda erişim sağlıyorlar, ulaşabiliyorlar ve kendilerini ne oranda oralı görebiliyorlar. ‘Oralı olmak’ aidiyet bildirmesi açısından çok önemli. Tabi şehrin değişimine, yönetimine ne oranda katılabiliyorlar. Bunları böyle bir paket olarak topladığımızda ‘Şehir Hakkı’ diye bir kavram ortaya çıkıyor. İnsanların bu ‘Şehir Hakkı’nı ne ölçüde kullandıkları üzerinden başka kavramlar ürettik ve bunlar üzerinden bir analiz gerçekleştirmeye çalıştık. Kent, kollektif bir varlık. Yani, bazen şiirlere, bazen edebi metinlere, bazen söze yansıdığı şekliyle deyim yerindeyse nefes alıp veren kolektif bir varlık. Çok farklı insanların bir araya gelerek müştereken oluşturdukları bir çerçeve. Bu çerçeveye biz kent diyoruz. Dolayısıyla kolektif bir varlığın mutlu mu ya da mutsuz mu olduğu önemli bir sorunsal. Bizi böylesi bir çalışma yapmaya iten temel faktör bu sorunsalın bizzat kendisi…”

    ANKET VE NİTEL GÖRÜŞME

    Özben, çalışmayla ilgili sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir kavram setinden hareketle kendi analiz modelimizi oluşturduk. Burada iki şeye dikkat ettik. Birincisi, kent kişi etkileşimi: Kentin kültürü, kentin yapısı ve kişi arasındaki ilişki… İkincisi ise, kişi kent yönetimi arasındaki ilişki: Varlığın burada kent yönetimiyle teması ve ikisinin hep birlikte yaptığı şeyler. Bu, kollektif varlık dediğimiz şeyin mutlu ya da mutsuzluğuna ilişkin birtakım sonuçlar bize verecekti. Böyle bir bağlamdan hareket ettik ve o yüzden de Erzurum Büyükşehir Belediyesi bu araştırma içerisinde bizim için sorgulanacak önemli şeylerden bir tanesi oldu. Önemli oranda bunun üzerine yürüdük. Başka başlıklarımız da var tabi ki. Bunları sorgulamaya çalıştık. Bir yöntemimiz var tabi ki… Belli araştırma teknikleri kullandık. Anket ve nitel görüşme. Hem nitel ölçüm yaptık hem nicel ölçüm yaptık. 450 kişiyle ki, Erzurum’un merkez nüfusu düşünüldüğünde uygun rakam yaklaşık dört yüzlerdedir, biz hata paylarını, güven aralığını biraz daha şey yapmak açısından 450 kişiyle anket görüşmesi yaptık, anket yaptık. Yaklaşık 40 kişiyle de derinlemesine nitel görüşmeler gerçekleştirdik. Tabi hem anket ölçümlerinde hem nitel ölçümlerde, biliyorsunuz Erzurum şehir merkezi Yakutiye, Palandöken ve Aziziye olmak üzere 3 bölgeye ayrılıyor. Bunların üçünün de ilçe nüfusları farklı. Oranlamaları bu nüfuslara göre yapmaya çalıştık. Yani oran açısından bakıldığında doğru bir temsil ortaya çıkması için gayret gösterdik.”

    “ERZURUM’DA FARK OLUŞTURAN BİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ VAR”

    “Anket sonuçları ve nitel görüşmelerde de elde ettiğimiz bulgular 2013 TÜİK verilerinin bize vermiş olduğu şeyin biraz daha üzerinde Erzurum’u mutlu bir kent yapıyor” diyen Doç. Dr. Özben, şöyle konuştu: “Bu şu anlama gelmez, tabi onu da açıkça söylemek lazım; Erzurum mutlu bir kent, sanki bu imgelem dünyamızda, ‘Bu kentte yaşayan herkes çok mutlu, bu kentte yaşayan herkesin hiçbir derdi yok’ Böyle bir şey değil tabi, ama genel anlamda belli parametreler, belli değişkenler üzerinden baktığımızda insanların mutlu, mutsuz, gelecekten umutlu, umutsuz ve benzeri bir takım durumlarına ilişkin bilgiler edinebiliyoruz. Bizim için ölçü buydu. Yani, önemli taraf buydu ve bunun üzerine yürüdük. Çıkan sonuçlara baktığımızda, özellikle nitel görüşmelerde, çünkü nitel görüşmelerde insanların anlam dünyalarına giriyorsunuz, iç dünyalarına giriyorsunuz ve anket gibi çok daha yüzeysel geri dönüşler yerine daha nitelikli daha derin geri dönüşler alıyorsunuz. Orada şunu gördüm: Erzurum Büyükşehir Belediyesi ki, bu çalışmanın önemli bir ayağı olduğunu belirtmiştim, kentsel mutluluğun önemli figürlerinden bir tanesi, en önemlisi… Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin kentte büyük bir fark oluşturduğunu gördük. Sayın Mehmet Sekmen Büyükşehir Belediye Başkanı seçileli yaklaşık 2 yıl oldu. Bu süre zarfında insanlar geçmişe de atıf yaparak, Başkanımızdan çok memnun ve mutlu olduklarını anket ve görüşmelerde ifade etti. Sayın Sekmen’in Büyükşehir’in faaliyetleri kapsamında fark oluşturduğunu, heyecan uyandırdığını, gelecekle ilgili büyük umutlara neden olduğunu ve tabi beklentileri de beraberinde getirdiğini gördük. Dolayısıyla insanlar son seçimlerde ya da yerel seçimlerde kime oy vermiş olurlarsa olsunlar şunu kabul ediyorlar: Erzurum’da fark oluşturan bir Büyükşehir Belediyesi var. Bir takım noktalarda bu kendini zaten gösteriyor. Bir memnuniyet var. Bu memnuniyet çeşitli anlamlarda da insanların anlam dünyalarına, kendilerini daha iyi hissetmelerine yansıyor.”

    ERZURUM BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NDEN MEMNUNİYET YÜZDE 90,9

    Araştırmadan elde edilen sonuçlardaki Büyükşehir Belediyesi ile ilgili ayrıntılara da değinen Doç. Dr. Özben, “Bir kadın görüşmeci, özellikle bu ışıklandırma faaliyetlerinin kendilerini mutlu ettiğini söyledi. Şöyle söylemişti: ‘Başka bir şehirden bir misafirimiz geldiğinde gururla Erzurum’u gezdiriyorum. Erzurum’u o beğendikçe ben de çok mutlu oluyorum.’ Bu ufak detaylar üzerinden de yürüdüğümüzde böyle bir şey ortaya çıkıyor. Biz, kentsel mutluluğa etki ettiğini düşündüğümüz için Büyükşehir Belediyesi’nin çevre temizliğinden altyapısına, ulaşım imkânlarından yapılaşmaya varıncaya kadar pek çok şeyi ‘Total Belediyecilik’ başlığı altında birleştirdik ve bununla insanların belediye hizmetlerinden ne derece memnun olup olmadıklarını sorgulamaya çalıştık. Bunu yaparken de çapraz bir tablo yaptık, yani sosyo ekonomik durumlarına göre kendilerini yoksuldan zengine kadar sınıflandıran insanları ayrı ayrı değerlendirip çaprazladık tabloda. Toplamda şöyle bir sonuç çıktı: Bütün kategoriler, yani yoksuldan ‘Yoksul değilim ama geçim sıkıntısı çekiyorum’ diyenlere, ‘Orta halliyim ama gelirim ancak yetiyor’ diyenlere, ‘Zengin değilim ama ekonomik durumum iyi’ diyenlere ve nihayet ‘Zenginim’ diyenlere varıncaya kadar bunların tümünü birlikte değerlendiğimizde Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nden memnuniyet toplamda yüzde 90,9’a tekabül ediyor. Bunun içerisinde şu ayrımı vermek lazım, ‘doğrudan memnunum’ ve ‘kısmen memnunum’ var. Memnun olmayan kesim ise yüzde 9,1’e karşılık geliyor. Bu memnuniyeti ifade etmesi bakımından çok yüksek bir rakam ve tabi ki bunun içerisinde ‘Total Belediyecilik’ dedik ve pek çok başlığı sorgulamamız önemli. Nitelde de bire bir insanlarla görüşürken de bunlara dikkat ettik. İnsanlar Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin kar temizleme çalışmalarından tutun da diğer unsurlara varıncaya kadar memnun.”

    “ERZURUM; MUTLU BİR KENTTİR”

    Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen’in bir Erzurumlu olarak insanları mutluluk ve güven verdiğini belirten Doç. Dr. Özben, sözlerini şöyle tamamladı: “Özellikle gençlerle görüştüğümüzde şunları elde ettik: Bir takım etkinliklerden büyük bir memnuniyet duyuyorlar, özellikle Kış Festivali… Mesela bir görüşmeci şunu söyledi: İstanbul’da İstiklal Caddesi’nde o Kar Küresi’ni görünce ‘Artık bizim de bir Başkanımız var. İşte Başkan bu’ dedim. Büyükşehir Belediye Başkanı bir Erzurumlu olarak insanları mutlu etmesini biliyor. İnsanlarla direk yaptığımız konuşmalarda bunu gördük, çok net bir şekilde gördük. Büyükşehir Belediye’sinden hem memnuniyet var hem de beklenti var. Onu da belirtmek lazım. Dünyadaki bütün kentlerin sorunları var. Mutlak her şey çok iyi, her şey toz pembe değil. Bütün kentlerin iyiden kötüye giden yanları var, ama bizim çalışmamızda Erzurum’a ‘Kentsel Mutluluk’ bağlamında baktığımızda, Büyükşehir Belediyesi’nin bu mutluluk oranlarına etkisi üzerinden baktığımızda yaptığımız ölçümlerde daha olumlu ve daha umut vadeden bir durumda. Bu yüzden ‘Erzurum Büyükşehir Belediyesi mutlu ediyor’ şeklinde bir cümle kurmak doğru olur. Seçimlerde kime oy verilmiş olursa olsun, ‘Kent bir kolektif varlıktır’ demiştik, bu kolektif varlık büyük oranda, büyük yüzdelerle Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nden memnun. Biz, bu ‘Memnuniyetle mutluluk arasındaki ilişki’yi sorguladık ve yine aynı şeye ulaştık. Yani Erzurum Büyükşehir Belediyesi pek çok bakımdan mutlu ediyor. Genel olarak şunu söyleyebiliriz ki, bir kent içerisinde yaşayanların içinden geçtikleri hayati süreci de kapsar. Biz bu ‘Kentsel Mutluluk: Erzurum Örneği’ adlı saha çalışmasında tam da bu süreci çalıştık. Ulaştığımız sonuç, ‘Söz konusu sürecin belirli oranlarda mutlu bir şekilde deneyimlendiği’ olmuştur. Bu veriler ışığında diyebiliriz ki: Kentsel mutluluk bakımından Erzurum Mutlu bir kenttir.”

  • (Özel Haber) Kar Geçim Kaynağı Oldu

    Muş’ta, üç gündür etkili olan kar yağışı hayatı felç ederken, bir yandan da geçim kaynağı haline geldi.

    Kent merkezinde yaklaşık 1,5 metreye ulaşan kar kalınlığı cadde ve ara yolları ulaşıma kapattı. Kar yağışı nedeniyle 368 köyden 360’ının ulaşıma kapalı olduğu Muş’ta, çatılarda biriken kar geçim kaynağı oldu. Ücret karşılığı çatı temizleyen işsiz vatandaşlar kış boyunca çatı temizlemeyi hedefliyor. 4 çocuk babası olan ve çatıdaki karları temizlemeye başlayan Ahmet Dinçer, günlük 100-150 lira kazanmaya başladıklarını söyledi. Çatıların büyük ve küçüklüğüne göre ücreti belirleyip para kazanmaya başladıklarını ifade eden Dinçer, “Muş’ta 3-4 günden beri kar yağışı devam ediyor. Kar kalınlığı bir metreyi aştı. Bizim işimiz olmadığı için kar atıyoruz. Mesleğim yok 3-4 çocuğum var. Kira ödemek zorundayım, kar atarak para kazanmaya çalışıyorum. Kar yağışı devam ediyor ve ulaşım tam olarak durmuş durumda” dedi.

    Kar yağışının kendileri için ekmek kapısı olduğunu kaydeden Dinçer, “Kar yağışı bize ekmek kapısı oldu. Günlük yevmiyemiz 100 ile 150 TL arasında değişiyor. Çatı başı aldığımız fiyat, çatının büyüklük veya küçüklüğüne göre 300-400-500 TL arasında değişiyor” ifadelerini kullandı.

    Üniversiteye hazırlanan Yusuf Çakır da, çatı temizleyerek aile bütçesine katkıda bulunmak istediğini vurgulayarak, “Üniversiteye hazırlanıyorum. Kar yağışıyla birlikte okul harçlığımı çıkartmaya çalışıyorum. Eniştemle birlikte çatı tutarak ekmek paramı çıkarmak ve babama yük olmamak için kar temizliği yapıyorum. Kar yağışı böyle devam ederse birkaç çatı daha tutup yevmiyemizi çıkarırız” şeklinde konuştu.

  • Yabani Otlar Köylülerin Geçim Kaynağı Oluyor

    Balıkesir’in Kapıdağ Yarımadası ve eteklerinde yetişen yabani otlar köylülerin geçim kaynağı oluyor.

    Marmara ve Ege Bölgeleri mutfağının vazgeçilmezleri arasında yer alan yabani ot yemekleri yoğun ilgi görüyor. Kapıdağ Yarımadası’nda yetişen turp otu, hindibağı, arapsaçı, şevketi bostan, kazayağı, labada, ısırgan, rezene gibi yabani otlar Marmara Bölgesi’nin vazgeçilmezleri arasında gösteriliyor. Demetler halinde satılan otlar 2 ila 4 lira arasında ilçede haftanın iki günü kurulan pazartesi ve cumartesi pazar yerlerinde alıcı bulabiliyor.

    Bu otları toplayarak pazarlarda satan köylü kadınlar, “Sabahları erkenden kalkıp Kapıdağ eteklerine çıkıyoruz. Bu otlar belli bölgelerde bulunuyor. Onları toplayıp pazarlara getiriyoruz. Bugünlerde otlarımız büyük ilgi görüyor. Bu otlar aynı zamanda şifada dağıttığı için büyük ilgi görüyor” diye konuştu.