Etiket: Kaynağı

  • Tek geçim kaynağı olan hayvanları çalındı

    Iğdır’da kimliği belirsiz kişi veya kişiler, girdikleri ahırdaki hayvanları çalarak kayıplara karıştı.

    Alınan bilgilere göre, olay, il merkezine bağlı Yukarı Çarıkçı köyünde meydana geldi. Kimliği belirlenemeyen hırsız ya da hırsızlar, girdikleri ahırda bulunan 3 büyükbaş hayvanı çalarak kayıplara karıştı. Sabah uyandığında olayı fark eden hayvanların sahibi Nurettin Ok, hemen jandarma ekiplerine haber verdi. Ekipler olayla ilgili soruşturmayı çok yönlü sürdürüyor.

    Yaşanan hırsızlık olayından sonra etkili olan kar yağışı ve tipi nedeniyle hiçbir iz olmadığını belirten Nurettin Ok, “Akşam saat 17.00 gibi hayvanlara yem verdikten sonra ahıra koyduk ve eve gittik. Saat 23.00’e kadar oturduk ve sonra uyuduk. Sabah saat 04.00-05.00 civarında kalktım ve ahıra gittiğimde hayvanlar içeride yoktu. Hayvanlarım çalınmıştı, ama kimler tarafından götürüldüğünü bilmiyorum. Yağan kar ve fırtına nedeni ile bir iz de bulup takip edemedik” dedi.

    “Bütün birikimimi götürdüler”

    64 yaşında olduğunu ifade eden Ok, “Şimdiye kadar çalıştığım birikimim, iki inek ve bir tosundu. Kendimde rahatsızım, eşimde 2007’den beri kanser hastası. 10 nüfusum var, bütün birikimim bu hayvanlardı. Onu da alıp götürdüler. Başka bir dalım kalmadı. Gerekli yerlere bildirdik, hava şartlarının elverişsiz olmasından dolayı henüz bir iz bulamadılar. Bütün yetkililerden yardımcı olmalarını bekliyoruz ve mağduruz” ifadelerini kullandı.

    Nurettin Ok’un eşi Fatma Ok ise sabah inekleri sağmaya gittiğinde bulamadığını belirterek, “Çalınan ineklerden başka bir geçim kaynağımız yok. Kendim kanser hastasıyım ve 10 nüfusum var. Şimdi ne ile idare edeceğiz bilmiyorum. İnekleri çalanların birazcık Allah korkusu var ise eğer geri getirsinler. Buradan yetkililere sesleniyor ve rica ediyorum, bize yardım etsinler” şeklinde konuştu.

  • Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Çelik: “Terörün en büyük finans kaynağı uyuşturucudur”

    Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Hüseyin Çelik, “Uyuşturucu teröründe finans kaynağıdır. Ülkenin en önemli sorunu terördür. İkisi arasındaki bağlantı sebebiyle uyuşturucu ile mücadelenin terörle mücadele anlamına geliyor. Kararlılıkla mücadeleye devam edeceğiz” dedi

    Üsküdar Üniversitesi Bağımlılık Uygulama ve Araştırma Merkezi (BAUMER) ile Bağımlılık Psikiyatrisi Derneğinin (BPD) ortaklaşa düzenlediği “10. Ulusal Alkol ve Madde Bağımlılığı Kongresi”, Antalya Belek’te başladı. Bu yıl “Bağımlılık sarmalı, biyopsikososyal modelde bireye özgü tedaviler” teması ile düzenlenen kongrede, psikiyatri dünyasının önde gelen isimleri önemli araştırmalarını paylaşacak. Tedavi hedeflerinin bireyselleştirilmesi ve sağlıklı tedavi seçeneklerinin de ele alınacağı Kongre’de panel ve oturumların yanı sıra çalışma grupları da yer alıyor.

    Başkanlığını Üsküdar Üniversitesi Bağımlılık Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Nesrin Dilbaz’ın üstlendiği, Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın açılışını yaptığı Kongre’de Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Hüseyin Çelik de “Dünden Bugüne Bağımlılık Politikaları” başlıklı konuşma yaptı.

    “Uyuşturucuyla mücadele terörle mücadeledir”

    Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Hüseyin Çelik, uyuşturucu ile her mücadelenin terörle mücadelede eş anlama geldiğini söyledi. Çelik, 2014 yılında uyuşturucu sentetik madde kullanımında artış gözlenince Bakanlar Kurulunda konunun yeniden gözden geçirildiğini, bu çerçevede kamu kurumlarının birlikte çalıştırılacak şekilde mekanizmanın yeniden güçlendirilerek çalışmasının sağlandığını aktardı. Bir başbakan yardımcısı ve 8 bakanın içinde bulunduğu ve illerde de Vali yardımcılarının da olduğu koordinasyon kurulları oluşturulduğunu hatırlatan Çelik, “Mücadele için uygulama merkezimiz ve eylem planlarımız hazırlandı. Toplumun da desteğini alarak mücadelemizde eylerimiz arka arkaya gelmeye başladı. Geldiğimiz noktada toplumsal farkındalığımızı da önemli kazanımlar elde ettik. Birlikte çalışma kültürü ve sonuç almada önemli mesafe aldık. Mevzuat değişikliğini neredeyse bitirdik. Artık belediyeler STK’lar yerel kurumlar da bu işi sahiplenmeye mücadelede bize güç katmaya başladılar. Dolayısıyla yeni dönemde biz artık sonuç odaklı bir süreci yönetmek istiyoruz. Özellikle uyuşturucu ile mücadelede hem ihbar eden içinde yer alan kolluk kuvvetlerinin gücünü daha da arttırmak için ödül mekanizmasını güçlendirmek istiyoruz. Sağlık çalışanlarımız ve tedavi merkezlerimizin sorumluluklarını arttırarak mücadelede etkin olmak için 360 derece diyebileceğimiz bir yaklaşımla sonunda güçlü bir şekilde mücadele edeceğiz. Bu yapılanmamız diğer ülkelere de örnek gösteriliyor. Uyuşturucu biliyoruz ki teröründe finansman kaynağıdır. Ülkenin en önemli bir sorun alanı terördür. İkisini arasında yaptığımız bağlantı nedeniyle de uyuşturucu ile her mücadelenin terörle mücadelede eş anlama geldiğini bildiğimiz için kararlılıkla mücadeleye devam edeceğiz” dedi.

  • Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakan Yardımcısı Daniş: “1 milyar avroluk kaynağı vatandaşımızın, yatırımcılarımızın kullanımına sunacağız”

    Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakan Yardımcısı Mehmet Daniş, “Önümüzdeki dönemde 801 milyon avrosu AB katkısı olmak üzere ulusal bütçeden yapacağımız katkıyla birlikte yaklaşık 1 milyar avroluk kaynağı vatandaşımızın, yatırımcılarımızın kullanımına sunacağız” dedi.

    Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunun (TKDK) AB Katılım Öncesi Yardım Aracı (IPARD) programının birincisinin kapanışı gerçekleştirilirken, IPARD II programının da tanıtımı yapıldı. Düzenlenen törene Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakan Yardımcısı Mehmet Daniş, TKDK Başkanı Dr. Ahmet Antalyalı, Yönetim Otoritesi Başkanı Muhammed Adak ve çok sayıda kişi katıldı. Bakan Yardımcısı Daniş, yaptığı konuşmada Bakanlığın bütçesinin TBMM Genel Kurulunda onaylandığını belirterek, “Bütçemizin Türk tarımına hayırlı olmasını temenni ediyorum” dedi.

    Daniş, IPARD programının 42 ilde uygulandığına dikkat çekerek, “Programın ana hedefleri tarım ve gıda sektörlerine katkı sağlamak. Gıda güvenliği, çevre ve diğer standartlara ilişkin kırsal alanların sürdürülebilir kalkınmasına katkı sağlamaktır” şeklinde konuştu.

    2011 yılından bu yana IPARD-I kapsamında 15 ayrı çağrı ilanına çıkıldığını belirten Daniş, bu süreçte yaklaşık 11 bin yatırımcı proje sahibi ile sözleşme imzalandığını kaydetti. Daniş, IPARD II’nin 2020 yılına kadar süreceğinin altını çizerek, tarım ve gıda sektörlerinin sürdürülebilir modernizasyonuna ve kırsal ekonomik faaliyetlerin çeşitlendirilmesine daha yüksek oranlardaki desteklerle devam edileceğini söyledi. Daniş, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Önümüzdeki dönemde 801 milyon avrosu AB katkısı olmak üzere ulusal bütçeden yapacağımız katkıyla birlikte yaklaşık 1 milyar avroluk kaynağı vatandaşımızın, yatırımcılarımızın kullanımına sunacağız.”

  • UNESCO korumasındaki yufka geçim kaynağı oldu

    Tunceli’nin Ovacık ilçesinde, Birleşmiş Milletler Bilim, Eğitim ve Kültür Örgütü’nün (UNESCO) Somut Olmayan Kültür Mirası Listesi’ne dahil edilen yufka, kadınların geçim kaynağı oldu.

    İşsizlik seviyesinin yüksek olduğu ve özellikle kadınların iş bulmakta büyük sıkıntı yaşadığı Ovacık’ta yaşayan 6 kadın, işsizliğin üstesinden gelmek ve geçimlerini sağlayabilmek için yufka üretmeye başladı. UNESCO korumasına geçtiğimiz günlerde dahil edilen yufkadan yaklaşık bir yıldır kazanç sağlayan kadınlar, günlük 100-150 arası yufka üretiyor. Yufka dışında mayalı ekmek ve gözleme de yapan kadınlar, elde ettikleri gelirle aile ekonomisine katkıda bulunuyor.

    “Hem aileye katkıda bulunuyor hem de evimizin gerekli ihtiyaçlarını karşılıyoruz”

    Ovacık’ta işsizlik seviyesinin çok yüksek olmasından yakınan Birgül Karataş (43), ilçedeki kadınların iş bulma konusunda sıkıntı yaşadığını söyledi. İlçe genelinde problem olan işsizlikle baş edebilmek ve aile ekonomisine destek sunmak için 5 kadın arkadaşıyla birlikte yufka üretmeye başladığını belirten Karataş, “Yaptığımız işle birlikte hem aileye katkıda bulunuyor hem de evimizin gerekli ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Ayrıca, yöremizde yoğun olarak tüketilen yufka dışında mayalı ekmek ve çeşitli içerikte gözlemeler hazırlıyoruz. Sabah saat 07.00 sıralarında işe geliyoruz. İlk iş olarak yufka yapacağımız hamuru yoğuruyoruz. Yaklaşık bir saate yakın bir süre yufka hamurunu bekletiyoruz ve pişirime hazır hale getiriyoruz. Daha sonra yufka yapmak için ateşi yakıyoruz. Bizim yaptığımız yufka, odun ateşinde pişiyor ve doğal üretiyoruz. Genellikle akşam saat 17.00’a kadar yufka yapıyoruz” dedi.

    “Kış, yufka satışını düşürdü”

    Kış mevsiminin gelmesiyle birlikte yufka satışında düşüş yaşandığını da ifade eden Karataş, “Bizler kadınlar olarak elimizden geldiğince çalışıyoruz. Aile bütçesine katkıda bulunuyoruz. İşsizliğin önüne geçmeye çalışıyoruz. Çocuklarımıza yardımcı oluyoruz. Öte yandan yufkadan yöremize özgü bir yemek türü olan şiri, müşterilerin siparişine göre hazırlıyoruz” diye konuştu.

  • Kar çocukların neşe kaynağı oldu

    Ardahan’ın Posof ilçesinde etkili olan kar yağışı çocukların neşe kaynağı oldu.

    Ardahan’ın Posof ilçesinde dün akşam saatlerinden itibaren etkili olan kar yağışı hayatı olumsuz yönde etkilerken, kar çocuklar için eğlence kaynağı oldu. Okul bahçesinde kartopu oynayan çocuklar, gönüllerince eğlendi.