Etiket: Kaynağı

  • Merkel: “İslam terörizmin kaynağı değildir “

    Almanya’da 53’üncüsü yapılan çok sayıda ülkenin katıldığı Münih Güvenlik Konferansında konuşan Almanya Şansölyesi Angela Merkel, DEAŞ gibi terörist gruplarla mücadelede İslam ülkeleri ile koordineli çalışılması gerektiğinin hayati öneme sahip olduğuna işaret ederek, “İslam terörizmin kaynağı değildir” dedi.

    Almanya Şansölyesi Angela Merkel ve ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence, gündeminde Rusya’nın olduğu güvenlik konferansında konuştu. ABD Başkanı Trump’ın İslam ülkelerine karşı geçici seyahat yasağı koymasını tenkit eden Angela Merkel konuşmasında İslâmın terörizmin kaynağı olmadığını, terörizmle mücadelede öncelikle Müslüman ülkelerle işbirliği içinde olmanın hayatı önem taşıdığını söyledi.

    Avrupa – Rusya ilişkilerinin gergin olmasına rağmen DEAŞ ve benzer gruplara karşı Rusya ile birlikte mücadele etmenin önemli olduğunu vurguladı.

    Merkel, Trump yönetiminin milletlerarası kuruluşlara karşı yaklaşımı konusunda, Avrupa Birliği, NATO ve Birleşmiş Milletler gibi uluslararası kuruluşların korunması ve güçlendirilmesi konusuna vurgu yaptı.

    Merkel, birlikte hareket etmenin herkesi daha fazla güçlendireceğine işaret ederek, milletlerarası kuruluşların çoğu yerde yeteri kadar etkili olmadığını görmek gerektiğine vurgu yaptı.

    ABD Başkan Yardımcısı Pence, Başkan Trump’ın NATO’nun yanında olacağını, kimsenin bu konuda tereddüt etmemesi gerektiğini söyledi.

    Pence, Başkan Trump’ın kendisini, ABD’nin NATO’yu kuvvetle destekleme mesajını iletmek üzere bu toplantıya gönderdiğini, kimsenin bundan şüphe etmemesi gerektiğini söyledi.

    ABD Başkan Yardımcısı Pence’in Başbakan Binali Yıldırım, Baltık ülkeleri, Estonya, Litvanya ve liderleriyle Ukrayna’nın lideri Petro Poroşento ile görüşmesi bekleniyor.

  • Esrarengiz kokunun kaynağı bulundu

    Tekirdağ’ın Çerkezköy ilçesinde 2 haftadır etkili olan ve Şehit Dinçer Ersoy İlkokulu‘ndaki eğitimi de durma noktasına getiren kokunun nedeni belirlendi. Polisin yaptığı çalışmalar sonucu kokunun, kanalizasyona boşaltılan kimyasal atıktan kaynaklandığını belirledi.

    4 Şubat’tan bu yana özellikle Gaziosmanpaşa Mahallesi’nde yaşayanları canından bezdiren ve kanalizasyon bacalarından çevreye yayılan kokuyu araştıran polis, bir vatandaşın Beyazsu Sokağı üzerindeki bir benzin istasyonu yakınlarından kanalizasyona kimyasal atık döküldüğü ihbarında bulundu. Bu ihbarı soruşturan ve güvenlik kamerası kayıtlarından yola çıkan polis, Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesindeki bir fabrikanın atık suyunu alan ve bunu arıtma tesisine götürmesi gereken şirketin, vidanjördeki atığı kanalizasyona boşalttığını tespit edildi. Polis, vidanjörün sürücülerinin kimliğinin de belirlenmesi için çalışma başlattı.

    Plakası tespit edilen vidanjörlerin İstanbul’dan geldiği belirlendi. Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet gösteren fabrikadan atığı alan firma hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunuldu.

    Öte yandan Çerkezköy İlçe Emniyet Müdürlüğü, kokudan en çok etkilenen ve koku nedeniyle sınıflara giremeyen Şehit Dinçer Ersoy İlkokulu velileri ile Okul Aile Birliği üyelerini ifadelerini aldılar. Aileler ve Okul Aile Birliği üyeleri, kokuya neden olan kişiler hakkında şikayetçi olduklarını beyan ettiler.

    “Büyük Yanlış”

    Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak, beraberindeki CHP Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer ve TESKİ Genel Müdürü Şafak Başa ile birlikte Çerkezköy’e gelerek incelemelerde bulundu. Atık suyu alan firmanın atığı kanalizasyona boşalttığının belirlenmesiyle ilgili açıklama yapan Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak, “4 Şubat gününden itibaren koku olayını Büyükşehir Belediyesi ve TESKİ ekipleri araştırdı. Bütün tedbirleri aldık. Kanalizasyonlar incelendi. Olay şimdi adli araştırma safhasında olduğu için net bir şekilde bir şey söylememiz doğru olmaz. Bunu kanalizasyona salanlar ortaya çıkacaktır. Gerçekten çok üzüldüm. Çerkezköy’e yapılan büyük bir yanlış, yazık” dedi.

    Ayrıca CHP Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer de TESKİ Genel Müdürü Şafak Başa ile birlikte yaptığı açıklamada, “4 Şubat’tan bu yana Çerkezköy’de ki bu koku gerçekten herkesi bezdirdi. Bunun sebebini 4 Şubat’tan bugüne kadar sürekli istişare yaptık. Rögarları temizledi TESKİ fakat koku gitmedi. Özellikle Şehit Dinçer Ersoy İlkokulu’nda yoğun şekilde hissedilen bu koku hakkında sevindirici haber aldık. Rögar aracılığı ile kimyasal bir atık atıldığını biliyorduk, kimin yaptığını da polisimiz aracılığı ile tespit etmiş olduk. 4 Şubat gecesi, iki tankerin Beyazsu sokak üzerindeki rögar kapağını açarak bir atık attığı tespit edildi. Şuan soruşturma aşaması devam ediyor. Bu bir hainliktir. Vatandaşın sağlığı ile oynamak ciddi anlamda bir suçtur. Kar ve maliyet hesabı ile bu atığı buraya atan firma cezasız kalmayacak. TESKİ ilk günden bugüne kadar hiç kimseyi cevapsız bırakmadı. Şimdi İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile görüştük, Şehit Dinçer Ersoy İlkokulu’ndaki öğrencileri FETÖ’den kalan dershane binasına taşınabileceği gündemde ve hazırlıklar yapılıyor” dedi.

    TESKİ Genel Müdürü Şafak Başa ise, “TESKİ olarak rögarlaın başına polis, zabıta koyacak halimiz yok. Bu yapılanın mağdurun kurumumuz TESKİ ve Çerkezköy halkıdır. Sonuna kadar vatandaşlara ve TESKİ’ye verilen zararı hukuki yollarla sorulacaktır. Ayrıca kokunun yoğunca yaşandığı okul bölgesindeki alt yapı kollektör hattı TESKİ tarafından yenilenecek ve değiştirilecektir” ifadelerine yer verdi.

  • Besaş’tan şifa kaynağı yeni bir ekmek

    Bursalıları yıllardır sağlıklı ve ekonomik ekmekle buluşturan BESAŞ, ürün yelpazesine “siyez” buğdayından yapılan ekmeği de kattı. Dünyada glisemik endeksi insanlara en uygun gıda olan, savaş gibi durumlar için bazı ülkelerin stoklarda tuttuğu ürünler arasında yer alan siyez unundan yapılan yeni ekmeğin 400 gramı 5.75 liradan satılıyor.

    Yıllık 70 milyon adet ekmek üretimi ile Bursa’nın ekmek ihtiyacının yüzde 20’ni karşılayan BESAŞ, 24 çeşitlik ekmek ürün yelpazesine bir yenisini daha ekledi. Siyez unundan yapılan organik siyez tam buğday ekmeği, BESAŞ’ın bütün bayilerinde satışa sunuldu. Francala, kepekli, ayçekirdekli, çavdarlı, tam buğdaylı, köy ekmeği, mısırlı, zeytinli, haşhaşlı, tam tahıllı, yulaflı, ruşeymli, cevizli ekmeğin yanında küçük (roll) ekmek, kepekli küçük ekmek, tuzsuz küçük ekmek, şampiyon ekmek, light ekmek, çikolatalı ekmek, timsah ekmek, organik ekmek, sandaviç ekmeği, hamburger ekmeği çeşitlere şimdi de organik siyez tam buğday ekmeği eklendi.

    Şifa kaynağı

    Toplam üretimin yüzde 13’ünü oluşturan çeşit ekmekler, Türk Gıda Kodeksine uygun ambalajlı olarak satışa sunulurken, siyez tam buğday ekmeği de tam bir şifa kaynağı olarak raflarda yerini aldı. 14 kromozomlu yapısı ile genetiği değişmeden günümüze kadar gelmiş, Hititler ve Frigler tarafından da tarımı yapılmış olan siyez buğdayı, günümüz buğdayının atası kabul ediliyor. Türkiye’de sadece Kastamonu yöresinde dağlık arazilerde yetiştirilen siyez buğdayı, zararlılara dayanıklı, kurak şartlarda ve fakir topraklarda rekabet gücü yüksek bir tür olarak bilinir. Siyez unu ile yapılan ürünler kilo aldırmazken, karbonhidrat değeri oldukça düşük, protein değerleri ise çok yüksektir. Lifli yapısından dolayı sindirimi kolaylaştırır ve bağırsakları temizleyici özelliği vardır. Yüksek antioksidan ihtiva eder. Hücre yapısını korur ve yaşlanmayı geciktirir. Kan şekerini hızlı yükseltmez. Dünyada glisemik endeksi insanlara en uygun gıda siyez unudur, uzun süre tokluk hissi verir. Anne sütünü arttırır, folik asit miktarı çok fazladır. İçeriğinde bulunan B1 vitaminleri, sinir ve sindirim sistemini düzenler. Yüksek mineral ve selülozdan dolayı besin emilimini hızlandırır, kabızlığı engeller ve bağırsak kanserini önler. Kandaki yağları düşürücü yönü olduğu bilinen posa/lif bakımından oldukça zengin bir gıdadır. Kolesterolü düşürür. Radyasyonu emmez ve radyasyona karşı dayanıklıdır. Bu bakımdan bazı ülkelerde nükleer savaşlara karşı, askeri ve sivil amaçlar için stokta tutulan ürünlerden biridir.

    Siyez buğday unu, içme suyu, ekşi maya ve tuzdan yapılan hiçbir katkı maddesi bulunmayan tamamen organik ekmek 400 gramlık poşetlenmiş olarak 5.75 liradan satışa sunuluyor.

  • Sağlık kaynağı besinler hasta edebilir

    Diyetisten Laleş Güzel, “Sürekli tükettiğiniz ve sağlıklı olduğunu düşündünüz birçok gıda vücudunuzda olumsuz etkilere neden olabilir” dedi.

    Memorial Diyarbakır Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Diyetisyen Laleş Güzel, gıda intoleransı ve alınması gereken önlemler hakkında bilgi verdi. Her yiyeceğin besin değerinin birbirinden farklı olduğunu ve hiçbir besinin bir diğerinin yerini tam olarak tutamayacağını anlatan Güzel, “Uzmanlar genellikle besinleri yasaklamak yerine, porsiyon kontrolünü sağlayarak tüketilmesini önermektedir. Ancak sağlıklı olduğunu düşünerek tüketilen birçok besin, vücutta olumsuz etkiler yaratabilmekte, kilo alımını tetiklemektedir. Bu durumda, gıda intolerans testi ile hangi besinin vücuda olumsuz etki yaptığını öğrenebilir, ona göre önlem alarak daha kolay kilo verilebilir” dedi.

    “Vitamin deposu besinler bile sağlığınızı bozabilir”

    Vitamin deposu sebze ve meyveleri tüketirken dikkatli olunması gerektiğine dikkat çeken Güzel, “Örneğin çok sağlıklı olduğunu düşündüğümüz yumurta, brokoli, enginar, domates gibi birçok besin eğer vücudumuz tarafından sindirilemiyor ise, vücudumuz bu gıdaların içindeki proteinlere karşı tepki vermeye başlar. Bu olumsuz etki “Gıda İntoleransı” olarak adlandırılır ve vücutta kilo almaya yol açar. Bu durum birçok kronik rahatsızlığa neden olarak yaşam kalitesini düşürür” diye konuştu.

    “Her 8 kişiden birinde gıda intoleransı görülüyor”

    Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada gıda intoleransı tanısı konmuş ortalama 1 milyar kişinin bulunduğunu vurgulayan Güzel, şunları kaydetti:

    “Yani ortalama dünyada her 8 kişiden birinde bu durum söz konusudur. İş ve sosyal yaşamı, ruh ve beden sağlığını olumsuz yönde etkileyen gıda intoleransı, kilo almak ve kilo verememek, migren, cilt problemleri,

    nedeni bilinmeyen ödem, kabızlık, gaz, mide krampları, şişkinlik ya da ishal, kronik yorgunluk, romatizmal hastalıklar, baş ağrısı, solunum yolu hastalıkları, farenjit, nezle, grip ve ağız yaraları, Crohn hastalığı, irritabl bağırsak sendromu, kronik burun akıntısı, OSB, depresyon ve uyku bozukluğu gibi problemlere neden olabilir. Diyetisyen kontrolündeki diyet sürecinde kişi eğer kilo veremiyor aksine kilo alıyorsa, kronik yorgunluk, ödem, gaz, mide krampları, şişkinlik, kabızlık ya da ishal varsa bu durumda vücudun yabancı gıdalara karşı toleransı olup olmadığını anlamak için gıda intolerans testinin yapılması doğru seçenek olacaktır. Bunun için bu konuda uzman bir beslenme ve diyet uzmanına başvurulmalıdır. Çıkan sonuçlar değerlendirilerek hangi besinlerden uzak durulması, hangilerine beslenme düzeninde yer verilmesi gerektiği belirlenmelidir.”

  • Ali Rıza Efendi’nin Zübeyde hanıma aşkı ilham kaynağı oldu

    Cumhuriyeti’in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün babası Ali Rıza Efendi’nin eşi Zübeyde hanıma hitap ettiği “Gülizar-ı Cenneti Zübeydem” sözünden esinlenerek Didim Belediyesince Akbük’te yapılan Zübeyde Hanım Parkına konulacak heykelde son aşamaya gelindi

    Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım adına Didim Belediyesince Akbük’te yapılan parka konulacak olan heykel, Türkiye’de bir ilk olacak. Didim Belediyesi Heykel ve Seramik atölyesinde çalışan Heykeltıraş Olgaç Demirkol tarafından yapılan titiz araştırmalar ve çalışma neticesinde, Atatürk’ün babası Ali Rıza Efendi’nin eşi Zübeyde hanıma hitap ettiği “Gülizar-ı Cenneti Zübeydem” sözünü kitaplardan bulan ve ayrıca Zübeyde Hanım’ın yaşadığı sıkıntılar ve 4 çocuğunu küçük yaşlarda kaybetmesinden yol çıkarak hazırlanacak heykel, özellikleriyle farklı bir anlam taşıyor.

    “Evlat acılarını heykele yansıttı”

    Mustafa Kemal Atatürk’ün 6 kardeş olduğunu ve bunlardan Naciye (12 yaşında), Fatma (4 yaşında), Ahmet (9 yaşında) ve Ömer (9 yaşında) küçük yaşlarda hayatını kaybettiğini ve annesi Zübeyde hanımın 4 çocuk acısı çektiğini öğrendiğini belirten Demirkol, hayatta kalan çocuklarının ise Mustafa Kemal Atatürk ve Makbule hanım olduğunu söyledi.

    Olgaç Demirkol, Zübeyde Hanım’ın yaşadığı bu acılar nedeniyle hazırladığı 5 yapraklı heykelin ortasında Zübeyde hanımın yer alacağını etrafındaki 5 yaprağın ise ölen çocukların simgeselleştirildiğini söyledi. Parkta konulacak heykele ayrıca iki Gül yaprağının da ekleneceğini söyleyen Demirkol bunların da eşi Ali Rıza Efendi ile Mustafa Kemal Atatürk olacağını dile getirdi.

    Heykelin yapımı öncesinde Zübeyde hanım hakkında bir çok araştırma yapıp kitaplar okuduğunu kaydeden Demirkol Atatürk’ün babası Ali Rıza Efendi’nin eşi Zübeyde hanım hitap ettiği “Gülizar-ı Cenneti Zübeydem” sözünü kendisini çok etkilediğini söyledi.

    İlham aldığı sözün ardından hazırlanan bu heykelin yapımı öncesinde Belediye Başkanı Deniz Atabay’a bilgi verdiğini ve maketi görmesinin ardından onay aldığını belirten Olgaç Demirkol, “Ülkemizde bugüne kadar yapılmayan ve farklı bir anlam taşıyan heykel yaptık. 2,5 aydır bununla uğraşıyorum. Gaz beton ile heykel örülüp ardından oyularak şekle sokuldu. Rengi beyaz kalacak ve çalışmaların tamamlanmasının ardından parka konulacak” dedi.

    “Farklı bir eser oldu”

    Didim Belediye Başkanı Deniz Atabay ise hazırlanan heykelin farklı bir anlamı olduğunu ve bugüne kadar Zübeyde Hanım için hazırlanan heykel ve büstlerden farklı olduğunu söyledi. Atatürk’ün babası Ali Rıza Efendi’nin eşi Zübeyde hanım hitap ettiği “Gülizar-ı Cenneti Zübeydem” sözünün kendisini de etkilediğini belirten Atabay Didim Belediyesi seramik atölyesinden bu tür güzel eserlerin çıkmasının da kendileri için memnuniyet verici olduğunu ifade etti. Heykelin tamamlanmasının ardından açılışla konulacağını söyleyen Başkan Atabay Didim’de kente yönelik dokunuşların devam edeceğini dile getirdi.