Etiket: Kayıp

  • Erzurumlu Salih Bozdağ kimliğini kaybetti, sonra…

    Erzurum’un Karayazı ilçesine bağlı Karasu köyünde yaşayan ve nüfus cüzdanını kaybeden Salih Bozdağ’ın başına gelmeyen kalmadı. Adına şirket kurulan ve iki milyon liralık kredi çekilen Bozdağ, milyonlarca liralık borcun sahibi oldu. Okuma yazma bilmeyen ancak yüzlerce evrakta imzası bulunan Bozdağ, “Cezaevine girmek istemiyorum ne olur beni kurtarın” dedi.

     

    Karayazı ilçesine bağlı Karasu köyünde çiftçilikle uğraşan 45 yaşındaki 8 çocuk babası Salih Bozdağ nüfus cüzdanını kaybedince hayatı karardı. 2005 yılında çalışmak için gitti İstanbul’da adına şirket kurulan ve bankalardan binlerce liralık kredi kullanılan Bozdağ, bir anda yaklaşık 4 milyon liralık borcun sahibi oldu. 2006 yılından bu yana köyde çiftçilikle uğraştığını ve son iki yıldır neredeyse hergün bir haciz evrakı aldığını anlatan Bozdağ, ne yapacağını bilmediğini söyledi.

    “OKUMA YAZMA BİLMİYORUM” 
    Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunduğunu ve ilgili tüm kurumlara dilekçe gönderdiğini kaydeden Salih Bozdağ, şunları söyledi. “Okuma yazma bilmiyorum ama yüzlerce evrakta imzam var. Birçok bankadan kredi çekmiş, binlerce liralık karşılıksız çek imzalamışım. Her birini benim adımı ve kimlik bilgilerimi kullanarak yapmışlar. Şimdi her yerden haciz kararı geliyor. Üzerime kayıtlı birkaç dönümlük arazim var. Şimdi ne satabiliyorum ne de ekip biçebiliyorum. Zaten yıllardır Kaymakamlık ve köylülerin yardımıyla geçiniyoruz. Tüm bunlardan dolayı cezaevine girersem ailem iyice perişan olur. Avukat tutacak gücüm yok. Ne olur bana yardım edin” dedi.

     
    Karasu Köyü muhtarı Harun Öğürce de Salih Bozdağ’ın yaşadıkları karşısında şaşkın olduklarını ve çaresizce beklediklerini belirtti. Bozdağ’ın yıllardır köyde çiftçilik yaptığını ve ticaretle ilgisi olmadığını anlatan muhtar Öğürce, “Salih ve ailesi Kaymakamlığın yaptığı yardımlarla geçiniyor ama şimdi yaklaşık 4 milyon lira borcu var. Bu borç nasıl ödenecek, bu dertten nasıl kurtulacak bizde bilmiyoruz” dedi.

     

    Kaynak: Onur SAĞSÖZ / Star

  • Ünlü sanatçı dolandırıldı!

    Ünlü şarkıcı ve besteci Ümit Sayın, kendisini polis olarak tanıtarak “Terör örgütü PKK’nın kişisel bilgilerinizi kullanarak yolsuzluk yaptıklarını tespit ettik” diyen çete tarafından dolandırıldı.

     

    Alınan bilgiye göre; ünlü şarkıcı ve besteci Ümit Sayın’ın kız arkadaşı, şarkıcının telefonun devamlı meşgul çalması üzerine kayıp müracaatıyla polise başvurdu. Polis, sanatçının telefonunun beş saat boyunca meşgul olması üzerine bankalardaki hesaplarını incelemeye aldı. Sayın’ın 30 bin lirayı dolandırıcılara ait hesaba gönderdiğini tespit eden polis, banka yetkililerini arayarak 11 bin liranın havalesi esnasında hesabı bloke ettirdi. 19 bin lirayı bankadan çeken şebeke liderinin kimliği tespit edildi.

     

    Telefonu kapattıktan sonra polislerin araması sonucu dolandırıldığını fark eden Sayın, Çengelköy Polis Karakolu’na giderek şikayette bulundu. Sanatçıyı cep telefonundan arayan şahısların kendilerini polis olarak tanıttıkları, konuştukları sırada ise arkadan telsiz sesi geldiği öğrenildi. Kontör dolandırıcıların terör örgütünü ortadan kaldırmak için bir operasyon yaptıklarını bunun için daha sonradan örtülü ödenekten kendisine geri verilmek üzere bazı hesaplara para havalesi yapmalarını istedikleri belirtildi. Polis, 19 bin TL’nin çekildiği bankanın güvenlik kameralarını inceledi. Eşkalleri belirlenen şüphelileri güvenlik güçleri arama her yerde aramaya başladı.

     

    DOLANDIRICILARLA 5 SAAT ARALIKSIZ KONUŞMUŞ
    Polis merkezine giden sanatçının kız arkadaşı kendisinden haber alamadığını ileri sürdü. 5 saat sonra polisin telefonun açan Ümit Sayın dolandırıldığı kişiler tarafından yaklaşık 5 saat telefon konuşması yaptığı öğrenildi. Polis yaptığı araştırmada bestecinin telefon görüşmeleri sırasında, parça parça halinde 30 bin TL para havale ettiği öğrendi. Bu havalelerden 11 bin TL’sinin kimse parayı çekmeden bloke edildi. Ancak 19 bin liranın paranın havale edildiği hesaptan çekildiği tespit edildi.
    Polis olayla ilgili soruşturmayı sürdürüyor.

  • Kayıp Türkler ‘Dadaş’ çıktı

    Kayıp Türkler olarak gündeme gelen ve Moğolistan’ın kuzey sınırındaki Sayan Dağları yamaçlarında yaşayan, Türkçe konuşan ‘dukha’ adlı topluluğun atalarının Erzurumlu olduğu belirlendi.

     

    AHMET AKBUĞA

    Atatürk Üniversitesi Asılsız Soykırım İddialarıyla Mücadele Derneği (ASİMED) Başkanı Yrd. Doç. Dr. SavaşEğilmez, yaptıkları araştırma sonucunda Atlas Dergisi Yayın Yönetmeni Özcan Yüksek ve fotoğrafçı Selcen Küçüküstel tarafından hazırlanan “Dukha Halkı Kayıp Türkler” belgeseli sonrasında gündeme gelen kayıp Türklerin Erzurumlu olduklarını söyledi. Eğilmez, şöyle konuştu:

     

    “Belgeselin sahibi yapımcılar şu tespitlerde bulunuyorlar; Tarih öncesini yaşayan ve bizimle aynı dili konuşan bir toplumla karşı karşıyayız. Bundan 10 bin yıl önce insanların yaşadığı şekilde yaşıyorlar. Her şeyi ortaklaşa paylaşıyorlar. Aralarında eşitlikçi ilişkiler var. Suç işlemiyorlar. Kadın erkekten ya da erkek kadından üstün değil. Ren geyikleriyle birlikte onların vahşi göç yollarında onlarla birlikte dolaşıyorlar. Moğolistan’a Tuva’dan gelen, avlarını paylaşan, ormanlardan yemiş toplayan, doğayla uyumlu ortaklaşmacı bir toplum olan Dukhalar, Sayan Dağları’nda yaşayan ve nesli hızla tükenen ren geyikleriyle birlikte göçebe olarak yaşıyor. Ren geyiklerinin sütü ve peyniriyle, topladıkları yaban yemişleriyle beslenen bu topluluk Türkçe’nin lehçelerinden birini konuşuyor. Şaman inançlarını sürdüren Dukhalar, doğa ile çok özel ilişkiler içindeler. Kirlenmesin diye nehirlerde ellerini biler yıkamıyorlar.

     

    Belgeselde anlatılan yaşam tarzı, şaman toplulukların bir çoğunda var olan geleneksel yaşam biçimidir. Konuştukları lehçeden bazı örnekler şu şekildedir; Kaçan: Ne zaman. Tanardı: Yarın. Keni: Hani. Neymiş : Neden. Neçe :Ne kadar Moğolistan toprakları, gerek Türk tarihi gerekse Türk kültürü bakımından önemli bir konuma sahiptir. Bu coğrafyada Türk tarihinin ve kültürünün devam ettiğinin en önemli göstergesi, Moğolistan etnik grupları arasında yer alan Türk kökenli azınlıkların halen yaşattıkları kültür tarzıdır. Bilindiği gibi Moğolistan nüfusunu teşkil eden 24 boy içinde yer alan Kazak, Hoton, Tuva ve Duhalar (Tsaatan/Geyik Çobanları) olmak üzere dört boy eski Türk kültürünü devam ettirmektedir. Bunlardan Duhalar hem yaşam tarzı hem de kendilerine has kültür özelliği ile araştırılması gereken önemli topluluklardandır. Bunlara çekilen belgeselde söylendiği gibi kayıp Türkler demek yerine kaybolmak üzere olan Türkler demek daha doğru bir tabirdir. Zira Duhalar çok uzun yıllardan beri bilinmekte ve az da olsa üzerinde çalışmalar yapılmaktadır. Duhaların Erzurum ile bağlantısı da olabilir. Yaptığımız araştırmalarda XV. yy da Erzurum’da hakim olmuş Duharlu sülalesinin atalarından olabileceği ihtimali ortaya çıkmıştır. Moğol istilası ile bölgemize gelen Duharlu sülalesi, XV.yy da bölge tarihinde aktif bir rol oynamıştır. Akkoyunlu ve Karakoyunluların Anadolu’ya gelişleri ve bu coğrafyada faaliyet göstermeleri şüphesiz Anadolu’nun Türkleşmesi için mühim hadiselerden biridir. Bu iki devlet, birbirlerine her fırsatta zarar vermiş, birbirlerinin şehirlerini yağmalamış, birbirlerinin vatandaşlarını öldürmüşler ve birbirlerinin arazilerini işgal etmişlerdir. Bu oymak Akkoyunlu-Karakoyunlu mücadelelerinde etkin bir rol oynamıştır.Başlangıçta, Akkoyunlularla beraber olan Erzurum Duharluları,Bayburt, İspir ve Rize çevresinde de hakim unsur olmuşlardır. Duharlular, Kara Yusuf’un 1410 yılında bu bölgeleri ele geçirmesiyle Karakoyunlulara katıldılar. Duharlular, 1457 yılında Bayburt kalesini savaşmaksızın Uzun Hasan’a teslim ettiler. Safevilerin, Akkoyunluları yıkmasından ve Osmanlıların Doğu Anadolu’yu ele geçirmelerinin ardından Duharlu oymağı, kendi topraklarında, Osmanlı Tımar sistemi içinde yaşamını sürdürmüştür. Bazı kaynaklar Duharluların bilinen en eski bölgelerinin Toharistan olduğunu belirtmektedir. Göktürk Hakanlığı döneminde bu bölgeye, bugün ki Moğolistan topraklarından Türklerin geldiği de bilinmektedir. İsim benzerliği ve bunlar göz önüne alındığında, Erzurum Duharluları ile Moğolistan’da bulunan Duhalar arasında bir bağlantı olduğu söylenebilir. Tabi ki bunu kesin bir şekilde ifade edebilmek için, daha net bilgilerin ortaya çıkarılması lazım. Bu konudaki çalışmalarımıza devam edip, sonuçlarını en kısa zamanda yayınlayacağız.”

    Moğolistan’a Tuva’dan gelen, avlarını paylaşan, ormanlardan yemiş toplayan, doğayla uyumlu ortaklaşmacı bir toplum olan Dukhalar, Sayan Dağları’nda yaşayan ve nesli hızla tükenen ren geyikleriyle birlikte göçebe olarak yaşıyor. Ren geyiklerinin sütü ve peyniriyle, topladıkları yaban yemişleriyle beslenen bu topluluğun Türk dilini konuşması dikkat çekiyor. Şaman inançlarını sürdüren Dukhalar, doğa ile çok özel ilişkiler içindeler. Kirlenmesin diye nehirlerde ellerini bile yıkamıyorlar.