Etiket: Kayıp

  • Kışın Karda Ve Buzda Kayıp Düşmelere Dikkat

    Kış mevsiminin gelmesiyle buzda kayıp düşerek sakatlanmaların sayısı artarken, uzmanlar kayarak düşmenin ciddi sakatlıklara ve ölümlere neden olabileceği uyarısında bulunuyor.

    Kış aylarında soğuk ve yağışlı havalarla birlikte buzlu veya karlı zeminde kayıp düşmeler artıyor. Bunun sonucunda kol ve bacaklarda kırıklar, hatta kafa yaralanmaları meydana geliyor. Ancak bazı basit önlemlerle bu yaralanmalar azaltılabiliyor. Buzlu havada yürümenin inceliklerine dikkat çeken Medicana Konya Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahi Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Elif Akpınar, “Kış aylarında buzlanma ve yerde kaymalar arttığı için düşmeler ve kazalar da artmaktadır. Düşmeler sonucunda ufak doku hasarları olduğu gibi büyük kemik kırıkları kafa travmaları da oluşabilir. Kaymayı önlememiz için bazı önlemler almamız gerekiyor. İlk olarak giydiğimiz ayakkabılar önemli. Ayakkabılarımızı buzda kaymayacak kauçuk tabanlı ayakkabılar seçmemiz lazım. Topuklu ve kösele ayakkabılar kaymaya neden olabilir. Bunun dışında yürüdüğümüz zaman adımlarımızı küçük küçük omuz hizamızdan fazla atmamamız gerekiyor. Özellikle merdiven, kaldırım gibi yerlerde yürürken dengemizi sağlamak için mutlaka tek elimizin boş olmasına dikkat etmeliyiz. Ayağımız kaydığı zaman elimizle kendimizi, başımızı ve belimizi koruyabiliriz” dedi.

    “YERE DÜŞTÜĞÜMÜZ ZAMAN HEMEN YERDEN KALKMAYA ÇALIŞMAYALIM”

    “Düştüğümüz zaman öncelikle kafamızı korumamız gerekiyor” diyen Akpınar, “Kafamızın direk yere çarpmasını önlemek için kolumuzla önlem almalıyız. Kafa travmaları, kafatası kırıklarına ve beyin kanamalarına neden olabilir. Ayrıca düşmeler sonucu omurga hasarları da oluşabilir. Omurga hasarları bel kırıklarına da neden olabilir. Düştüğümüz zaman hemen yerden kalkmaya çalışmayalım. Önce bir süre bekleyip herhangi bir yerimizde ağrı, hasar olup olmadığına kendimizi dinleyerek bulalım. Eğer çok şiddetli bir bel ağrımız varsa ya da çok ciddi bir kafa travmamız varsa yerimizden kıpırdamayıp yardım çağıralım. Eğer düşme sonucunda günlerce geçmeyen baş ağrıları oluyorsa mutlaka erken dönemde doktora başvurmamız gerekiyor. Kafatası kırıkları oluşmuş olabilir ve kafatası kırıkları ciddi beyin kanamalarına neden olabilir” diye konuştu.

    “YAŞLILARIN KARLI VE BUZLU HAVALARDA TEK BAŞLARINA DIŞARI ÇIKMAMALARINI ÖNERİYORUZ”

    Yaşlı kimselerin karlı ve buzlu havalarda dışarıda olmalarının risk olduğunu anlatan Elif Akpınar, “İlerleyen yaşla birlikte reaksiyon verme yeteneğimiz azalır. Bununla birlikte görme ve reflekslerimiz yavaşlar. Bu yüzden yaşlılar düşmeye karşı kendini koruyamazlar. Kemik erimesi hastalığı yaşla birlikte geliştiği için özellikle yaşlıların karlı ve buzlu havalarda tek başlarına dışarı çıkmamalarını öneriyoruz. Kalça kırığı, bel kırığı, bacak vb. uzuvların kırıkları gibi ciddi problemlere neden olabilir” ifadelerini kullandı.

  • Kayıp Kızın Bulunduğu Evde Uyuşturucu Ele Geçirildi

    Karabük’te, annesinin kayıp başvurusu yaptığı 15 yaşındaki kız çocuğunun bulunduğu evde uyuşturucu maddeler ele geçirildi.

    Karabük’te eşinden boşanan S.E. isimli kadın, 22 Kasım’da polise başvurarak kızı B.Ü.’nün (15) kayıp olduğunu bildirdi. Bunun üzerine Asayiş Şube Müdürlüğü ile Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerinin yaptığı araştırmalar sonunda, B.Ü.’nün Ankara Caddesi Köprübaşı mevkisinde oturan E.A. adlı kadının evinde olduğu tespit edildi. Ekipler tarafından evde yapılan aramada 8 adet extacy hap, 80 gram toz halinde uyuşturucu madde, uyuşturucu içmek için pet şişeden hazırlanmış düzenek ele geçirildi. B.Ü. ifadesi alındıktan sonra ailesine teslim edilirken, gözaltına alınan E.A. isimli kadın ise çıkarıldığı nöbetçi mahkemece tutuklanarak Karabük T Tipi Cezaevine konuldu.

  • Kayıp Şahıs Cinayete Kurban Gitmiş

    Giresun’un Keşap ilçesinde 2 gün önce kaybolan yaşlı adamın bıçaklanarak öldürüldüğü ortaya çıktı.

    Keşap İlçe Emniyet Amirliğine geçtiğimiz perşembe günü gelen Salih Dinçsoy’un (70) yakınları kayıp ihbarında bulundu. Olayla ilgili İl Emniyet Müdürü Uğur Öztürk’ün ve asayiş ekiplerinin yaptığı 2 günlük titiz çalışma sonucu olayla ilgili M.S. (18), O.K. (19) ve İ.B (16) gözaltına alındı. Zanlılar polis nezaretinde Karakoç Köyüne götürülerek Dinçsoy’un toprağa gömülmüş cesedine ulaştı. Yapılan ilk incelemede Salih Dinçsoy’un bıçaklanarak öldürüldüğü belirlendi. Dinçsoy’un cenazesi otopsi yapılmak üzere Trabzon Adli Tıp Kurumuna kaldırıldı.

    Polis olay ile ilgili soruşturmaya devam ediyor.

    Öldürülen Salih Dinçsoy’un 2009 yılından dönemin Giresun Valisi Mustafa Taşkesen’den plaket aldığı ve Giresun Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu (ASKF) Eski Genel Başkan Yardımcısı olduğu öğrenildi.

  • Giresun’da 5 Gündür Kayıp Olan Orhan Türkmen’in Cansız Bedeni Bulundu

    Giresun’da 5 gündür kayıp olan gencin cesedine ulaşıldı.

    Edinilen bilgilere göre, Giresun’un Dereli ilçesine bağlı Yavuzkemal beldesi nüfusuna kayıtlı 19 yaşındaki Orhan Türkmen, 5 gün önce “balığa gidiyorum” diye çıktığı evine bir daha dönmedi. 5 gündür her yerde aranan Türkmen, Tirebolu ilçesinde bulunan limanda dalgıçların yaptığı aramalar sonucu cesedine ulaşıldı. Tirebolu Devlet Hastanesi’ne kaldırılan gencin cansız bedeni otopsi için Trabzon Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

  • Tulay: “Satranca Ayrılan Zaman Kayıp Değil, Kazançtır”

    Türkiye Satranç Federasyonu Başkanı Gülkız Tulay, öğrencilerin sınav döneminde yaptığı spor ve sosyal faaliyetlerin ‘kaybedilen zaman’ olarak görüldüğünü aktararak, “Oysa son zamanlarda satrançla ilgilenen çocukların okullardaki ve sınavlardaki başarıları göz önüne alındığında, satranca ayrılan zaman bir kayıp değil, tam tersine bir kazançtır” dedi.

    600 bin lisanslı sporcularının olduğunu belirten Tulay, lisanslı sporcu sayısı bakımından Türkiye’nin en fazla sporcuya sahip federasyonu olduklarını söyledi. 2010 yılından bu yana Federasyon Başkanlığı yapan Tulay, satrancın okullarda 2005 yılından beri seçmeli ders olarak okutulması ile alt yaş grubunda katılımın oldukça arttığını vurgulayarak, “Daha çok 7-9 yaşlarında ciddi bir sayı teşkil ediyor. Ana okullarında son zamanlarda önemli projeler yapmaya başladık. ‘Ana Okullarında Yaygınlaşma’ diye bir projemiz var. Geçtiğimiz ay bin ana okulunda satranç sınıfları açtık. Satranç oldukça yaygın bir halde” diye konuştu.

    Tulay, satranç oynayan ve oynamayan çocuklar arasındaki IQ farkları ile ilgili bilimsel araştırmalar bulunduğunun altını çizerek, “Satranç oynayan çocuklarla oynamayan çocuklar arasında yapılan araştırmalara göre yüzde 7 civarında IQ seviyelerinde artış olduğu tespit edilmiş. Özellikle satrancın faydalarına baktığımızda temel eğitimin esasını oluşturan faydaları var. Satranç, düşünerek hareket etmeyi, doğru düşünmeyi, karşı tarafın hamlesini düşünerek kendi hamlenizi yapmayı, odaklanmayı, konsantrasyonu, sosyal bakış açısını ve öz güveni geliştiren, temel eğitimin esas temellerini oluşturan konulara çok önemli katkılar sağlayan bir branş. Satranç hem bir spor hem de eğitime katkı sağlıyor” ifadelerini kullandı.

    “SATRANCA AYRILAN ZAMAN KAYIP DEĞİL”

    Son zamanlarda okul idarecileri, öğretmenler ve velilerinin satrancı desteklemeye başladığını vurgulayan Tulay, şunları aktardı:

    “Bizler, sınav dönemlerinde çocukları mümkün olduğunca sosyal faaliyetlerden uzak tutmaya çalışırız. Çünkü sosyal faaliyetler ve spora harcanan zamanı kaybedilen zaman olarak görürüz. Oysa son zamanlarda satrançla ilgilenen çocukların okullardaki ve sınavlardaki başarıları göz önüne alındığında, satranca ayrılan zaman bir kayıp değil, tam tersine bir kazançtır. Çünkü satranç çocuklara bir planlama bakış açısı da getiriyor. Zamanı daha efektif kullanmayı öğretiyor. Bütün bunlar, çocukların, öğrencilerin akademik hayatlarına katkı sağlayan unsurlar. Satranç ile ilgilenen çocuklar baktığımızda sınavlarda çok başarılılar. Çünkü bütün sınavlarda etki eden faktörler esasında sporcuların satranç hayatlarında da önemli olan unsurlar. Satranç oynayan çocuklar özellikle matematik ve fen dallarında daha başarılılar. Bu da yine satrancın kazanımlarını derse ve matematiğe güzel yansıtabilmelerinden kaynaklanıyor.”

    “SATRANÇ OYUN DEĞİL, SPOR”

    “Satranç oyun mu, spor mu?” tartışmaları ile ilgili de konuşan Tulay, “Sporda, bir müsabaka vardır, bir skor, hakem, disiplin vardır. Bunlar sporun temel prensipleridir. Bunlara baktığınızda hepsi satrançta var. O yüzden tartışmaya gerek yok. Tam tersi, spordan farklı ve daha fazla şeyler var. Her spor branşının mutlaka eğitime bir katkısı vardır. Ama satranç direkt olarak eğitime katkı sağlayan bir spor. Satranç bir spor. Ama spordan daha fazlası” şeklinde konuştu.

    Başkan Gülkız Tulay, doping konusuna da değinerek, “Konsantrasyonu arttırmak, dikkat toparlamayı sağlamak için ilaçlar vardır mutlaka. Ama sporcularımızın hiçbiri onları tercih etmezler. Bunlarla ilgili zaman zaman testler yapılıyor. Şu ana kadar çok şükür ki dopingle ilgili bir sıkıntı yaşamadık. Zaten doping ile anılan spor branşlarına baktığınızda satrancı içlerinde göremezsiniz. Doping hiçbirimizin istemediği konular. Maalesef olimpiyat dereceleri yapan sporcular dopinge takılıyor. Biz o anlamda çok başarılıyız ve mutluyuz. Çünkü satranç uzun süre konsantrasyon gerektiriyor. Ön çalışmayı gerektiriyor, o yüzden dopingle satrancın bir ilgilisi bulunmuyor” dedi.

    “ALTYAPIYA ÖNEM VERİYORUZ”

    Uluslararası arenada gençlerin başarıları ile dikkat çektiğini söyleyen Başkan Tulay, “2014-2015’te 18 yaş altında girdiğimiz turnuvaların hepsinden hemen hemen kupalarla döndük. 2014 yılında Yunanistan’da Avrupa Okullar Satranç Şampiyonası vardı. Burada 21 madalya aldık ve katılan ülkeler arasında birinci olduk. 2015 yılında aynı turnuva Konya’da yapıldı. Burada da 27 madalya ile yine ülke olarak birinci olduk. Yine Hırvatistan’da yapılan turnuvaya 25 sporcu ile katılıp 5 kupa ile döndük. Bu büyük bir başarı. Daha çok altyapıya önem veriyoruz. Özellikle gençlerde çok başarılıyız. Ama A Milli Takım’da da yükselen bir başarımız var. 2014 yılında yapılan Dünya Satranç Olimpiyatları’nda 21. olduk. Bu oldukça önemli bir başarıdır. Daha önceki olimpiyatlarda 40’lı derecelerde iken 21. olmak gerçekten önemli bir başarıdır” ifadelerini kullandı.

    “SPOR YAPAN ÖĞRENCİYE SINAVDA EK PUAN VERİLMELİ”

    Tulay, Türkiye’de eğitim sisteminin çok çalışmaya ve okula çok zaman ayırmaya yönelik olduğunu ifade ederek, “Tabi çocukların, gençlerin spora ya da sosyal aktivitelere çok fazla zaman ayırmadıklarını görüyoruz. Spora zaman ayıran çocukların sınavlarda ek puan alması lazım. Biz bunun mücadelesini veriyoruz. TEOG’da böyle bir girişimin yapıldığını memnuniyetle öğrenmiş durumdayız. Biz de satranç branşı olarak zaman zaman bu tür girişimlerde bulunuyoruz. Spor yapan çocuklara mutlaka destek verilmesi lazım. Aksi halde yaşlar ilerledikçe sporcular maalesef bırakma aşamasına geliyor. Ekonomik kaygı, meslek kaygısı ve bunun gibi kaygılar insanların biraz daha sınavlara yönelmesini, üniversite puanlarından daha iyi puanlar almasına yönelik çalışmalar yapmasına neden oluyor. Bunun için de derse daha fazla zaman ayırmaları gerektiriyor” dedi.